Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 899 içerik listeleniyor

  • ANTİSENS TEKNOLOJİSİ

    ANTİSENS TEKNOLOJİSİ

    ANTİSENS NEDİRSense, m-RNA veya DNA molekülünün 5’- 3’ ipliğidir. Sense’in komplementeri olan iplik de antisens olarak isimlenir.ANTİSENS TEKNOLOJİSİAntisens teknoloji insan, hayvan ve bitkilerdeki hastalıkların daha spesifik tedavisi ve yeni keşifleri için ayrıca, fonksiyonel genomik çalışmalar için çok güçlü silahlardan oluşan uygun tekniklerdirDoğal olarak oluşan bu mekanizma sekansa spesifik olup ilk kez Caenorhabtidis elegans nematodunda...

    https://www.biyologlar.com/antisens-teknolojisi
  • Bakteri Hücrelerinin Boyanması

    Mercekler üzerinde çalışan Hollandalı Antony Van LEEUWENHOOEK ( Antoni Van Lövenhuk ), 1676 yılında karabiber tanelerini suda bırakarak 1 – 2 hafta sonra bu sudan aldığı bir damlayı basit mikroskobu ile incelemiş ve bakterileri keşfetmiş. Bu çalışmada , biberi su içerisinde çoğalan bakterileri daha iyi görebilmek ve incelemek üzere boyama tekniğini öğreneceksiniz. Kullanılan Araç ve Gereçler : taneli karabiber – su karışımı İmmersiyon objektifli mikroskop...

    https://www.biyologlar.com/bakteri-hucrelerinin-boyanmasi
  • SOMATİK REKOMBİNASYON

    Rekombinasyon : Bir bileşiği oluşturan unsurların ayrılmalarını takiben yeniden birleşmeleri; tekrar bir araya gelmeye, genetikte homolog kromozomlar arasında cross-over sonucu gen kombinasyonlarının oluşumuna denir. Çeşitli bireylerde bulunan vasıflar döllenmeden sonra iki gametin birleşmesinden meydana gelen zigotta yeniden kombine olurlar. Şu halde genetik çalışmalar, ancak eşeyli üreyen organizmalarda yapılabilir. Dünyada yüksek bitkiler ve hayvanlar genellikle...

    https://www.biyologlar.com/somatik-rekombinasyon
  • KROMOZOM ANOMALİLERİ

    I- OTOZOMAL KROMOZOM HASTALIKLARI A- TRİZOMİK SENDROMLAR 1. Mongolizm (Down sendromu) 2. Trizomi 18 sendromu (Edwards sendromu) 3. Trizomi 13 sendromu (Patau sendromu) 4. Trizomi C sendromu 5. Trizomi 22 sendromu B. DELESYON SENDROMLARI 1. Kedi miyavlaması sendromu (Cri-du chat) 2. 4 No'lu kromozomun kısa kolunun delesyonu (Wolf-Hirschhorn sendromu) 3. 18 No'lu kromozomun kısa ve uzun kollarının delesyonları 4. Monozomi G sendromu (G Delesyon sendromu) 5. Halka (Ring) kromozomu sendromu...

    https://www.biyologlar.com/kromozom-anomalileri
  • DUYU ORGANLARIMIZ

    Duyu organları (Organa sensoria), canlının kendi iç dünyasında ortaya çıkan değişiklikler ile yaşadığı ortamdaki çeşitli uyarılan (Fiziksel, kimyasal. me­kanik) alarak MSS’ne iletilmesini sağlayan organlardır. Bundan 2000 yıl önce Aristo’nun, dokunma, koku, tad, işitme ve görme olmak üzere 5 duyu tanım­lamasına karşın, bugün bunlara ilaveten basınç, ağrı. sıcak, soğuk, hareket, denge. açlık. tokluk vb. duyuların da varlığını biliyoruz. Bu...

    https://www.biyologlar.com/duyu-organlarimiz
  • Ökaryotlarda Homolog rekombinasyon

    Homolog rekombinasyonun olması çoğu ökaryotik hücrede mitoz ve mayoz için esastır. Mitoz sırasında homolog rekombinasyon, iyonlaştırıcı radyasyon veya DNA'ya hasar verici kimyasalların neden olduğu çift iplikli kırıkları tamir etmeye yarar.[21] Bunların tamir edilmemesi durumda somatik hücrelerde kromozom parçaları arasında büyük ölçekli yer değişimlerine (rearrangement) yol açar,[22] bu da kansere neden olabilir. Mayozda homolog rekombinasyon, profaz I...

    https://www.biyologlar.com/okaryotlarda-homolog-rekombinasyon
  • GENOTİP

    Herhangi bir organizmanın genlerinin tamamına genotip adı verilir. Bir insanın kromozomlarındaki genlerin tümü, o insanın kalıtsal tipini yani genotipini oluşturur. Bu genlerin bir kısmı kendi varlığını belli eder bu tür genlere dominant genler denir, diğer kısmının etkisi gizli kalır buna da resesif genler denir. Genotip bulunduğu ortamın koşullarına göre değişiklik göstermez. Genotip ile ortamın koşullarının karşılıklı etkilerinin bir sonucu olarak...

    https://www.biyologlar.com/genotip
  • Gen Amplifikasyonu Nedir

    Genetik'de, kromozomların yapısı ve düzenlenmesi ile ilişkili olarak çok defa yüzlerce kopya halinde rRNA çoğaltılmasına "Gen kuvvetlendirilmesi" (amplifikasyonu) ya da "Redunanz" denir Ürünlerine büyük gereksinim duyulan, (özellikle işlevsel enzim üretenler) bazı genlerin seçilerek çoğaltılmasına ilişkin düzenek, ilk defa Pavan tarafından tahmin edilmiş, fakat başlangıçta kimsenin dikkatini çekmemiştir Klasik gen tanımında, her genin belirli bir işlevi...

    https://www.biyologlar.com/gen-amplifikasyonu-nedir
  • DNA’nın FONKSİYONLARI

    Hücre içinde meydana gelen bütün biyolojik olayların tek yöneticisi DNA’dır. DNA bu temel görevleri, kendisinde kodlanan ve türe özgü spesifik genetik (Bilgiler) yardımıyla gerçekleştirir. Diğer bir ifadeyle esas fonksiyonlarını tam ve eksiksiz olarak yürütebilmesi, birçok özel yardımcı moleküller ve proteinlerin(enzim) aracılığıyla olur. Özellikle, olayların gelişmesi, hızlanması ve doğru yönde ilerlemesi için enzimlerin rolleri oldukça önemlidir....

    https://www.biyologlar.com/dnanin-fonksiyonlari
  • EPİGENETİK

    Merhaba arkadaşlar. Sizlere bu yazımda, epigenetik hakkında bilgi vermek, özelliklerini anlatmak, sonuçları hakkında bilgi vermek ve epigenetikle ilgili çalışmaları anlatmak istiyorum. Epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda irsi olan, gen ifadesi değişikliğini inceleyen bilim dalıdır. Yani fenotipik değişimi, gen ekspresyonu değişikliklerini, varyasyonları inceler. Değişimler, DNA’daki gen dizilimi etkilememekte fakat canlı...

    https://www.biyologlar.com/epigenetik
  • Kıkırdak doku

    Kıkırdak veya kartilaj hayvansal bir dokudur. Vücutta yarı taşıyıcı bir görev üstlenir. Kemik dokudan daha yumuşak ve esnek bir matrise sahip olan kıkırdak dokuda damar bulunmaz, kıkırdak hücreleri bu matristen difüzyon yoluyla madde alış verişi yaparlar. Kıkırdak eklemlerde, göğüs kafesinde, kulakta, burunda, boğazda ve omurlararası disklerde bulunur. Üç ana kıkırdak tipi mevcuttur. Bunlar: hiyalin, elastik ve fibröz kıkırdak (fibrokartilaj). Hücreler ...

    https://www.biyologlar.com/kikirdak-doku
  • KÖK HÜCRE ve KORDON KANI

    Kök hücre nedir? Kök hücreler, bir çok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip olan hücrelerdir, yani vücudun kaynak hücreleridir Kök hücre vücuttaki bütün hücrelerin yapıtaşıdır. Hastalıkla savaşan beyaz kan hücreleri, oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri ve trombositler gibi kan bileşenlerinin temelidir; kanın, organların oluşumunu ve bağışıklık sisteminin kurulmasına kadar bir çok görevi yerine...

    https://www.biyologlar.com/kok-hucre-ve-kordon-kani
  • HCV Genotipleme

    HCV genomu 9600 nükleotid uzunluğundaki tek bir RNA iplikçiğinden oluşur. Genomik dizilerinde çeşitlilik gösteren 6 HCV genotipi bulunur. Avrupa ve Kuzey Amerika’yı da içeren birçok coğrafik bölgede Genotip 1 baskındır. Genotip 2 ve 3’ünde geniş bir yayılımı vardır. Genotip 2 oransal olarak Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’da yaygındır. Genotip 3 Güneydoğu Asya, Avusturalya, Güney Amerika, Kuzey Avrupa’da özellikle damar içi uyuşturucu kullanıcılarında...

    https://www.biyologlar.com/hcv-genotipleme
  • Transpozonlar

    Transpozonlar bİr hücrenin genomunda farklı yerlere, transpozisyon olarak adlandırılan bir süreçle hareket edebilen DNA dizileridir. Bu süreç ile mutasyonlara ve genomdaki DNA miktarının değişmesine neden olurlar. Çeşitli hareketli genetik elemanlar mevcuttur, bunlar transpozisyon mekanizmalarına göre sınıflandırılırlar. Retrotranspozonlar (veya Sınıf I transpozonlar) bir RNA ara ürün aracılığıyla kendilerini kopyalayarak hareket ederler. DNA transpozonları (veya...

    https://www.biyologlar.com/transpozonlar
  • Sanfilippo Sendromu

    Sanfilippo Sendromu

    Sanfilippo Sendromu bir Mukopolisakarid bozukluğudur ve yaygın olarak MPS - III adıyla da bilinmektedir. Bu bozukluk ismini, 1963 yılında A.B.D. ‘de sendromu tanımlayan ilk doktorlardan biri olan Dr. Sylvester Sanfilippo‘dan almıştır.Vücutta sürekli madde mübadelesi süreci yaşanmaktadır. Gerekli maddeler kullanılır, gereksiz maddeler tahlilden geçerek vücuttan atılır. Sanfilippo Sendromlu çocuklar, heparan sülfat olarak adlandırılan kullanılmış...

    https://www.biyologlar.com/sanfilippo-sendromu
  • Atardamar

    Atardamar veya diğer adıyla arter, kalpten vücüda kan taşıyan damarlardandır. Pulmoner arter ve umblikal arterler dışında oksijenlenmiş kanı taşırlar. Dolaşım sistemi hayatın devam etmesi için son derece önemli bir sistemdir. Tam olarak hücrelere oksijen ve besin taşınması fonksyonun yanı sıra, karbondioksit ve atık ürünlerin taşınması, pH düzeyinin düzenlenmesi ve plazma, protein ve immün sistem akışkanlınğının sağlanması gibi fonksyonlar da vardır....

    https://www.biyologlar.com/atardamar
  • KROMOZOM TEORİSİ

    Genler kromozomlar üzerinde yerleşmiş gerçek fiziksel birimlerdir.Bir özelliği oluşturan iki genin biri kromozom çiftinin birinde ,diğeri ise diğer çift üzerinde bulunur. Genler ve Kromozomlar : Kromozom incelendiğinde ,Diploit (2n) kromozumlu canlıların hemen hepsinde 2 çeşit kromozom bulunduğu görülmüştür.Bunlat vücut kromozomu (somatik yada otozom) ve eşey ( gonozom ) kromozomudur. Vücut Kromozomu : Genelde canlıların vücut hücrelerinde 2n-2 tane kromozom...

    https://www.biyologlar.com/kromozom-teorisi-2
  • Nörofibromatozis'in Genetiği (Kalıtımı)

    NF otozomal dominant bir hastalıktır. Otozomal demek, NF geninin otozom adı verilen 22 çift kromozomdan bir çiftinde bulunması demektir (NF1 geni 17 numaralı kromozomda, NF2 geni 22 numaralı kromozomda bulunmaktadır). Bu kromozomlar (17 ve 22) hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunduğu için NF her iki cinsiyette de görülür, yani hasta olan anne ya da babadan hastalık kız ya da erkek çocuklarına geçebilir. Dominant (baskın) terimi ise kromozom çiftinde bulunan hastalık ile...

    https://www.biyologlar.com/norofibromatozisin-genetigi-kalitimi
  • Moleküler Genetik

    Moleküler genetik departmanı klinik amaçlarla kalıtsal bir hastalığa yol açan mutasyon ve/veya genotiplerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yapmaktadır. Hastalığa neden olan mutasyonların saptanmasının yanında bir genetik hastalığın taşıyıcılık analizi ve multifaktöriyel hastalıklara yatkınlık analizi de çalışılmaktadır. Tek gen hastalıkları (Talasemi, FMF), Multifaktöriyel Hastalıklar (Kanser), Mitokondriyal Hastalıklar (LHON) moleküler genetik...

    https://www.biyologlar.com/molekuler-genetik
  • Pipetleme ve DNA Kalıbı

    Pipetlemeye su ile (ilk olarak) başlanmak daha iyi olur. Daha sonra sırasıyla diğer bileşenler pipetlenir. PCR reaksiyon bileşenleri farklı bir sırada pipetlenirse sonuçlarda pek farklılık görülmez. DNA kalıbına primer bağlanma ihtimalini azaltmak ve ilk denatürasyon basamağından önce polimerazın çalışmasını engellemek amacıyla; reaksiyon bileşenlerinin pipetlenmesi buz üzerinde yapılır ve tüpler de buz içinde tutulur. Plazmidler laboratuvarda kullanılıyorsa;...

    https://www.biyologlar.com/pipetleme-ve-dna-kalibi
  • Kistik Fibrozis

    Kistik Fibrozis, CFTR (cystic fibrosis transmembrane conductance regulator) genindeki mutasyonlara bağlı olarak gelişen, otozomal resesif geçişli genetik bir hastalıktır. Hastalık salgı sistemini bozarak birçok farklı sistemde patolojilere yol açmaktadır (Şekil-1).1 İnsidans Kistik fibrozis, 1960’lı yıllardan bu yana genetik hastalıklar içinde en popüler olanıdır. Beyaz ırkta 1:2500-3000 oranında görülme ve 1:25 taşıyıcı sıklığı ile en sık rastlanan ve...

    https://www.biyologlar.com/kistik-fibrozis
  • Human Papilloma Virus

    HPV, genital bölge ve mukoza enfeksiyonları yapan, "condyloma acuminatum" adı verilen siğil şeklinde lezyonların oluşumuna neden olan ve servikal kanserle ilişkili olduğu kesin olarak saptanmış bir virüstür. Yaklaşık 100 farklı genotipi bulunan bu virüs vücuda girdiğinde hücre içine yerleşmekte ve immün sistemin zayıfladığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. HPV Moleküler Genetiği Papovavirüs ailesinden olan HPV, 72 kapsomerli, 45-50 nm boyutlarında, ikosahedral...

    https://www.biyologlar.com/human-papilloma-virus
  • KALITIM

    Kalıtım (soya çekim), anne ve babadaki özelliklerin oğul döllere geçmesine denir. Üremeyle sağlanır. Çevrenin ve kalıtımın etkisiyle canlıda ortaya çıkan özelliklere karakter denir. Örneğin; göz rengi, boy uzunluğu, kan grubu birer karakterdir. Yalnız Çevrenin Etkisiyle Belirlenen Karakterler Çevre şartlarının meydana getirdiği kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon denir. Beslenmeye bağlı olarak dişi embriyolardan kraliçe arı ve işçi arının...

    https://www.biyologlar.com/kalitim-1
  • Hemoglobin oluşumu

    Hemoglobin oluşumu • Hemoglobin yapımı proeritroblastlarda baslar ve önemsiz düzeyde de olsa retikülosit evresinde bile devam eder. • Hemoglobin 4 hem zincirinin (,,,) bir araya gelmesiyle olusur. • Hemoglobinin alt tipleri vardır, yetiskinlerde en sık rastlanan hemoglobin A dır. • Her bir hemoglobin molekülünde 4 demir atomu vardır ve dolayısıyla her bir hemoglobin 4 molekül oksijen (8 atom oksijen) baglayabilir. • Hemoglobin zincirlerinin dogası oksijen baglanması...

    https://www.biyologlar.com/hemoglobin-olusumu
  • KÖK HÜCREARAŞTIRMALARI VE ETİK BOYUTU

    1. KÖK HÜCREARAŞTIRMALARI VE ETİK BOYUTU AYSEL KARAGÖZ DOKU MÜHENDİSLİĞİ BIOTECHNOLOGY 2. İÇERİK• Kök hücre (KH) ve kullanım alanlarına ait genel bilgiler - Kök hücre nedir? - KH çeşitleri ve kaynakları (elde edilme şekilleri) - Kullanım alanları • Kök hücre araştırmalarına dair Etik sorular • Kök hücre araştırmalarının yasal boyutu • Kök hücre ve Doku mühendisliği • Görüş, öneri ve tartışmalar 3. KÖK HÜCRE (KH) Kök hücreler...

    https://www.biyologlar.com/kok-hucrearastirmalari-ve-etik-boyutu
  • Hidrokarbon nedir?

    Sadece karbon ve hidrojen atomları ihtiva eden organik bileşikler. Hidrokarbonlar çok çeşitlidir. Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir. Mesela metan tabii gazların temel maddesidir. Benzin hidrokarbonlar karışımı olduğu gibi benzen, naftalin ve asetilen de birer hidrokarbondur. Hidrokarbonlar teorik bakımdan da önemlidir. Çünkü organik bileşiklerin birçok sınıfının sistematik olarak adlandırılmasında hidro karbonların adlandırılması esastırhidrokarbon ...

    https://www.biyologlar.com/hidrokarbon-nedir
  • Gen amplifikasyonu

    Genetik'de, kromozomların yapısı ve düzenlenmesi ile ilişkili olarak çok defa yüzlerce kopya halinde rRNA çoğaltılmasına "Gen kuvvetlendirilmesi" (amplifikasyonu) ya da "Redunanz" denir. Ürünlerine büyük gereksinim duyulan, (özellikle işlevsel enzim üretenler) bazı genlerin seçilerek çoğaltılmasına ilişkin düzenek, ilk defa Pavan tarafından tahmin edilmiş, fakat başlangıçta kimsenin dikkatini çekmemiştir. Klasik gen tanımında, her genin belirli bir işlevi...

    https://www.biyologlar.com/gen-amplifikasyonu
  • Greenpeace’ten nükleere karşı dava

    Greenpeace’ten nükleere karşı dava

    Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santral projesi ile ilgili olarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açtık. Davanın nedeni, santral için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasının içeriğinin hukuka aykırı olması.

    https://www.biyologlar.com/greenpeaceten-nukleere-karsi-dava
  • Mast hücresi

    Mast hücresi veya mastosit,(mikroskobik görüntü) bazik boyalarla boyanan, histamin ve heparin açısından zengin granüllere sahip bir hücredir. Bağışıklık sisteminde önemli bir rolü vardır, özellikle alerji ve anafilaksideki yeriyle tanınır. Mast hücreleri kemik iliğinde köken alır ve dolaşıma öncü hücreler olarak girerler. Daha sonra değişik dokulara yerleşip, farklı olgun mastosit tiplerine farklılaşırlar (değişirler). Vücuttaki dokularda, özellikle kan...

    https://www.biyologlar.com/mast-hucresi
  • T hücresi

    T hücreleri, lenfositlerin bir alt kümesini oluşturur ve bağışıklık yanıtında önemli bir yere sahiptir. 'T' kısaltması timüsden gelmektedir ki timüs bu hücrelerin son olgunlaşma evrelerinin geçtiği organdır. Sitotoksik T hücreleri (CD8+) enfekte hücreleri yok eder. Bu hücreler 'öldürücü' veya sitotoksik hücrelerdir, zira tanıdıkları antijenler gösteren belirli hücreleri hedef alır, yok ederler. Yardımcı T hücreleri (CD4+) bağışıklık yanıtında 'aracı'...

    https://www.biyologlar.com/t-hucresi
  • B hücresi

    kullan, ara B hücresi, humoral bağışıklık yanıtında büyük bir rol oynayan lenfositlerdir. Bu hücreler ilk defa 1960'larda kuşlarda tespit edilmişlerdir. 'B' kısaltması, kuşlarda bu hücrelerin olgunlaştığı organ olan Bursa Fabricius'dan gelmektedir. Öte yandan Bursa Fabricus kuşlara ait bir organdır ve memelilerde bulunmaz. İnsan vücudu her gün milyonlarca farklı B hücresi tipi üretir ve her tipin zarında belirli bir antijene bağlanabilecek özel (özgün) bir...

    https://www.biyologlar.com/b-hucresi
  • Mendel Yasaları Kalıtım Ile Ilgili Sorular

    1 Canlılarda çeşitli kalıtsal Özelliklerin kuşaktan kuşağa aktarımını sağlayan yapıya ne ad veri*lir? A) Kromozom B ) Mutasyon C) Gen D) Genotip 2 l Dil yuvarlama II Altı parmaklılık 7 III Yarık dudak IV Kulak memesinin yapışık yada ayrık olması Yukarıda kilerden hangileri kalıtsal özelliklere Örnek verilebilir? A) l-II B ) II-IV C) II-III-IV D) l-II-III-IV 3 Genetik biliminin temelini ilk ortaya atan kişi aşağıdakilerden hangisidir? A) Mendel B ) Lamarck...

    https://www.biyologlar.com/mendel-yasalari-kalitim-ile-ilgili-sorular
  • Mendel'in kalıtıma kazandırdıkları

    Kalıtsal özelliklerin oğul dölleriyle nasıl aktarıldığını ilk inceleyen bilimadamı Gregor Mendel bezelyeler üzerinde çalışmış ve bezelyelerde karakterlerin nasıl taşındığını araştırmıştır. Mendel'in çalışmalarında bezelye bitkisini seçmesinin sebepleri şunlardır; 1-)Bezelye bitkisi kolay yetişir ve bir yılda birden fazla ürün verebilir. 2-)Bezelye bitkisi çift eşeylidir yani dişi ve erkek organ bir çiçekte bulunur.3-)Taç yaprakları kapalı...

    https://www.biyologlar.com/mendelin-kalitima-kazandirdiklari
  • Bitki Doku Kültürü

    Bitki doku kültürü; aseptik şartlarda, yapay bir besin ortamında, bütün bir bitki, hücre (meristematik hücreler, süspansiyon veya kallus hücreleri), doku (çeşitli bitki kısımları=eksplant) veya organ (apikal meristem, kök vb.) gibi bitki kısımlarından yeni doku, bitki veya bitkisel ürünlerin (metabolitler gibi) üretilmesidir. Yeni çeşit geliştirmek ve mevcut çeşitlerde genetik varyabilite oluşturmak doku kültürünün temel amaçları arasında sayılabilir. Bu...

    https://www.biyologlar.com/bitki-doku-kulturu-1
  • Fare genom sekansı ve bunun insan hastalıkları ile ilişkisi

    Fare genomunun sekansı Aralık 2002’de yayınlanmıştır ve insan hastalık genlerinin araştırılmasını ve bunların biyokimyasal analizlerini kolaylaştırmalıdır. Bunun böyle olmasının bir kaç nedeni vardır. İlki ve en önemli olanı, fare genomu insan genomuna bezer sayıda gene sahiptir, bu genlerin %99’unun özdeş olduğu ve %96’sının sintenik (aynı gen sırasındadır) olduğu saptanmıştır. Bu, fare genomunda tanımlanan hastalık genlerinin insan gen...

    https://www.biyologlar.com/fare-genom-sekansi-ve-bunun-insan-hastaliklari-ile-iliskisi
  • Çeşitlilik, Varyasyon, Morfoloji

    Bir tür içinde pek çok karakterleri bakımından önemli ölçüde faklılıklar bulunmaktadır. Yani tür içinde aynı gen havuzunu paylaşan bireyler arasında farklılıklar mevcuttur. Başka bir deyişle, aynı türün değişik alanlarda yaşayan populasyonları (populasyonlar arası) ve aynı yöredeki bir populasyonun bireyleri arasında (populasyonlar içi) pek çok özellikleri bakımından bir çeşitlilik vardır. Populasyon içinde her bir karakter, ya da karakter kümeleri...

    https://www.biyologlar.com/cesitlilik-varyasyon-morfoloji
  • Canlıların sınıflandırılması

    Dünya üzerinde birbirine benzeyen ya da aynı özellikleri gösteren bir çok canlı türü yaşamaktadır. Canlı türlerinin sayıları ile ilgili kesin bir bilgi yoktur ancak 10 ile 30 milyon arasında canlı türü yaşadığı tahmin edilmektedir. Canlıların bu derece fazla olması bilimsel incelemeleri zorlaştırmakta ve sınıflandırma yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Sınıflandırmanın amacı, doğayı daha kolay anlaşılabilir hale getirmektir. Canlılar ortak...

    https://www.biyologlar.com/canlilarin-siniflandirilmasi-1
  • Fitoremediasyon Yöntemi-Ağır Metallerin Uzaklaştırılması

    Fitoremediasyon Fitoremediasyon tekniğinde çevresel kirleticileri absorbe eden, dokularında yüksek seviyelerde biriktiren (hiperakümülatör) ve fiziksel, kimyasal ve biyolojik süreçler aracılığıyla detoksifiye eden bitkilerin kullanımı tercih edilmektedir. 1. Fitoremediasyon Tipleri Fitoremediasyon teknolojisi temel süreç ve uygulanabilirliği temelinde farklı gruplara ayrılabilir. 2. Fitoekstraksiyon Bitki kökleri tarafından kirleticilerin alınımı ve sonrasında toprak...

    https://www.biyologlar.com/fitoremediasyon-yontemi-agir-metallerin-uzaklastirilmasi
  • HÜCRE SİKLUSU VE KANSER

    Hülya CABADAK Marmara Ün. Tıp Fakültesi, Biyofizik AD, İSTANBUL, TÜRKİYE Anahtar Kelimeler: Hücre siklusu, siklinler, siklin bağımlı kinazlar, tümör baskılayıcı gen, kanser Organizma/organ/doku gelişimi, hücrelerin büyüme ve çoğalmalarını içerdiği gibi hücre ölümlerini de sağlar. Hasarlı dokuların onarımı somatik hücrelerin ve destek dokunun çoğalması ile gerçekleşmektedir1. Hücre büyümesi, farklılaşması ve çoğalmasında rolü olan...

    https://www.biyologlar.com/hucre-siklusu-ve-kanser
  • Bitki Doku Kültürü

    Bitki doku kültürü; aseptik şartlarda, yapay bir besin ortamında, bütün bir bitki, hücre (meristematik hücreler, süspansiyon veya kallus hücreleri), doku (çeşitli bitki kısımları=eksplant) veya organ (apikal meristem, kök vb.) gibi bitki kısımlarından yeni doku, bitki veya bitkisel ürünlerin (metabolitler gibi) üretilmesidir. Yeni çeşit geliştirmek ve mevcut çeşitlerde genetik varyabilite oluşturmak doku kültürünün temel amaçları arasında sayılabilir. Bu...

    https://www.biyologlar.com/bitki-doku-kulturu-2
  • Tek gen mutasyonları ya da Mendel tipi kalıtımla geçenler (monogenik kalıtım)

    Tek gen mutasyonları ya da Mendel tipi kalıtımla geçenler (monogenik kalıtım)

    Mutant gen: Değişikliğe uğramış gendir. Kromozomların bir tanesinde mutant bir geni, ötekinde ise sağlam alleli taşıyan kişiler mutant gen yönünden heterozigottur.

    https://www.biyologlar.com/tek-gen-mutasyonlari-ya-da-mendel-tipi-kalitimla-gecenler-monogenik-kalitim
  • İnsan telomerleri 1000 nükleotit uzatılarak yaşlanma geciktirildi

    İnsan telomerleri 1000 nükleotit uzatılarak yaşlanma geciktirildi

    Gençlerde uzunluğu 8-10 bin nükleotit kadar olan telomerler her hücre bölünmesinde bir miktar kısalarak en sonunda hücrenin bölünmeyerek ölmesine neden olur. Stanford Tıp Fakültesi’nden bilim insanları yeni bir metotla insan telomerlerini 1000 nükleotit daha uzatarak yaşlanmayı geciktirdiler. Stanford Tıp Fakültesi’nden bilim insanları tarafından geliştirilen yeni bir metot sayesinde kromozomların sonlarındaki koruyucu kapak görevi yapan telomerlerin uzunluğu...

    https://www.biyologlar.com/insan-telomerleri-1000-nukleotit-uzatilarak-yaslanma-geciktirildi
  • Kök Hücre ve Yenileyici Tıp Nedir Hangi Tedavilerde Kullanılır.

    Kök Hücre ve Yenileyici Tıp Nedir Hangi Tedavilerde Kullanılır.

    Günümüzde çok popüler olan kök hücre uygulamaları aslında tedavide bilinenden çok daha eski olarak ‘kemik iliği transplantasyonu’ adı altında yapılagelen tedavilerdir.Vücudumuzda neredeyse her dokunun kendi içinde bir yedek parça deposu olarak barındırdığı kök hücreler en çok kordon kanı, kemik iliği ve yağlarda bulunmaktadır. Bulunduğu bölgede birçok dokuya dönüşme ve kendini çoğaltabilme yeteneği bulunan hücreler olarak bulunan kök hücreler, kendi...

    https://www.biyologlar.com/kok-hucre-ve-yenileyici-tip-nedir-hangi-tedavilerde-kullanilir-
  • PARSİYEL TRİZOMİ SENDROMLARI

    Total kromozom sayısı 47 dir. Fazla olan kromozom G grubu kromozomlarının yarısı büyüklüğünde metasentrik ufak bir kromozomdur. Normal insan kromozomlarının en küçüğünden de ufaktır; bu kromozomun vakaların çoğunda satellitli oluşu D veya G grubundan menşe almış delesyon olduğunu düşündürür; bu da sendromun trizomik değil, parsiyel trizomik olarak adlandırılmasına yol açar. a.Lens kolobomu b. Anal atrezi c. Hipertelorizm d. Antimongoloid katlantı e....

    https://www.biyologlar.com/parsiyel-trizomi-sendromlari
  • Biyokimya Labaratuvarında Kullanılan Malzemeler

    1. Tüpler - Deney tüpleri - Santrifuj tüpleri - Folin-wu tüpü 2. Beher ( beherglas ) 3. Erlen ( erlenmayer ) 4. Kadeh 5. Ölçü silindirleri ( mezür ) 6. Huniler 7. Kapsüller 8. Baget 9. Balon 10. Ölçü balonları ( balon joje ) 11. Piset 12. Pipet - Volümetrik pipet ( büllü pipet ) - Dereceli ( taksimatlı ) pipet - Mikropipetler - Otomatik pipetler 13. Büret 14. Bek 15. İspirto lambası 16. Havan 17. Maşa 18. Süpor ( port-tüp ) 19. Fırça 20. Spatül...

    https://www.biyologlar.com/biyokimya-labaratuvarinda-kullanilan-malzemeler
  • Genetiğin Dünya da ve Türkiye de Tarihsel Gelişimi

    Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. "Gen" terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır. Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar tutarak,...

    https://www.biyologlar.com/genetigin-dunya-da-ve-turkiye-de-tarihsel-gelisimi
  • DNA’nın FONKSİYONLARI

    Hücre içinde meydana gelen bütün biyolojik olayların tek yöneticisi DNA’dır. DNA bu temel görevleri, kendisinde kodlanan ve türe özgü spesifik genetik (Bilgiler) yardımıyla gerçekleştirir. Diğer bir ifadeyle esas fonksiyonlarını tam ve eksiksiz olarak yürütebilmesi, birçok özel yardımcı moleküller ve proteinlerin(enzim) aracılığıyla olur. Özellikle, olayların gelişmesi, hızlanması ve doğru yönde ilerlemesi için enzimlerin rolleri oldukça önemlidir....

    https://www.biyologlar.com/dnanin-fonksiyonlari-1
  • Doğuştan gelen bağışıklık sistemi nedir ?

    Doğuştan gelen bağışıklık sistemi ya da doğal bağışıklık, diğer organizmaların enfeksiyonlarına karşı spesifik olmayan yolla koruma yapan ev sahibinin savunmasındaki hücreleri ve mekanizmaları kapsayan bir bağışıklık sistemi çeşididir. Yani, doğuştan gelen bağışıklık sistemindeki hücreler patojenleri edinilmiş bağışıklıktan farklı şekilde, soysal olarak tanır ve yanıt oluşturur; uzun süreli olarak koruma yapmaz.[1]Doğuştan gelen bağışıklık...

    https://www.biyologlar.com/dogustan-gelen-bagisiklik-sistemi-nedir-
  • Kan Sayımı Yöntemleri

    Kanın şekilli elemanları veya yuvarlarının sayısını saptamak amacı ile genellikle hemositometrik yöntemler kullanılır. Hemositometrik Yöntem Kan yuvarlarının hemositometrik yöntemle sayımı için kullanılan farklı aygıtların prensibi genellikle aynıdır. Kan özel pipetlerde belirli oranlarda sulandırılır. Sulandırılmış kandan alınan örnek, hacmi belli özel bir kamaraya konarak yuvarların sayısı saptanır. Hemositometrik aygıt alyuvar ve akyuvar sayımı...

    https://www.biyologlar.com/kan-sayimi-yontemleri
  • Kontak Anahtarı Genlerimiz

    Kontak Anahtarı Genlerimiz

    Yaşamımız döllenen tek bir yumurta hücresiyle başlar ve döllenmeden sonra her gün hücre sayımız logaritmik olarak artar. İlk gün 2, ikinci gün 4, üçüncü gün 8… Yetişkinlik dönemimize geldiğimizde ise başlarda 2, 4, 8… olan hücre sayımız 100 trilyona ulaşır.Vücudumuzdaki trilyonlarca hücrenin planlı ve sistemli çalışmasını sağlayan, her hücremizde bulunan DNA’mızdaki genlerimizdir. 6 milyar harf (A, T, G ve C) tarafından oluşturulan bir insan...

    https://www.biyologlar.com/kontak-anahtari-genlerimiz
3WTURK CMS v8.1