Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 646 içerik listeleniyor

  • Gen Ekspresyonu Düzenleyicisi Yeni RNA Harfi

    Gen Ekspresyonu Düzenleyicisi Yeni RNA Harfi

    DNA’dan RNA’ya ve oradan da proteine.. Hikaye tamamlanmış gibi görünüyor. Bununla birlikte, bu genetik bilginin hücrelerimizdeki yazılma biçimi bugüne kadar son derece dolambaçsız ve açık görülüyordu : DNA için adenin, guanin, sitozin ve timin (A, G, C, T) RNA için ise adenin, guanin, sitozin ve urasil (A, G, C, U) . Ancak bu denklemin biraz basite indirgenmiş olduğu ortaya çıktı.

    https://www.biyologlar.com/gen-ekspresyonu-duzenleyicisi-yeni-rna-harfi
  • DNA Molekülündeki Şifre

    Vücudunuzun her hücresinde dünyada hiç kimsenin konuşmadığı bir dilde yazılmış, müthiş bir bilgi hazinesi saklıdır. Bu dilin alfabesi sadece dört harften meydana gelir ve her harf, "baz" veya "nükleotid" denilen kimyasal bir molekülü temsil eder. "Kodon" adı verilen genetik kelimeler de bu harflerden oluşmaktadır. Dört harfli bu DNA dili, Adenin, Timin, Guanin ve Sitozin (Cytosin) moleküllerinin A, T, G ve C harflerinden oluşur. İşte çekirdekteki bilgi bankasında...

    https://www.biyologlar.com/dna-molekulundeki-sifre
  • DNA ve RNA Moleküllerinin Farklılıkları

    Nükleik asitler hücrelerde iki ayrı biçimde bulunurlar: DNA (Deoksiribonükleik asit) ve RNA (ribonükleik asit) olarak. DNA ve RNA hücrelerde farklı işlevleri yerine getirirler. RNA ile DNA molekülleri arasındaki farklar genel hatlarıyla şöyledir: Yapılarındaki şeker farklıdır:RNA molekülünün omurgası, DNA'daki deoksiriboz şeker molekülü yerine, riboz şekerine sahiptir. Yapılarındaki baz farklıdır: DNA'daki timin (T) bazı yerine, RNA'da ürasil (U) vardır. RNA...

    https://www.biyologlar.com/dna-ve-rna-molekullerinin-farkliliklari
  • AMİNO ASİTLER ve PROTEİNLER

    I. Amino Asitler: Proteinler, DNA tarafından kodlanan 20 farklı α-amino asitten meydana gelen, lineer ve dallanmamış polimerlerdir. Proteinlerin enzimatik kataliz, hormonal regülasyon, transport ve depolama, kontraksiyon, deri ve kemiklerin yapıtaşını oluşturma ve immün savunma gibi çok önemli fonksiyonları vardır. Amino asitler, proteinlerin monomerik birimleri veya yapıtaşlarıdır ve özel bir tip kovalen bağ olan peptid bağlarıyla birbirlerine bağlanırlar. Doğada...

    https://www.biyologlar.com/amino-asitler-ve-proteinler
  • Kan Uyuşmazlığı Nedir?

    "Kan uyuşmazlığı" genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: "A", "B", "AB" ve "O" grubu .. Bir...

    https://www.biyologlar.com/kan-uyusmazligi-nedir-1
  • ANLAMSIZ MUTASYONLAR (NONSENSE MUTASYON)

    Protein sentezini sonlandıran STOP kodonunun kodlanmasına sebep olan ve protein sentezini yarıda bırakan mutasyon türüdür.Yani proteinin yapısal kısmı oluşmadan protein sentezi durdurulur. Glutamini kodlayan CAG kodonunun UAG kodonuna dönüşmesi gibi mutasyonlar buna örnektir. Bir gene bir, iki veya üçün katları olmayan nükleotidlerin eklenmesinin verdiği mRNA, çeviride bozukluk gösteren bir okuma çerçevesine neden olur ve kopmalarda görülenlere benzer aynı etkiler...

    https://www.biyologlar.com/anlamsiz-mutasyonlar-nonsense-mutasyon
  • Hayvanların Kutup İklimine Adaptasyonu

    Hayvanların Kutup İklimine Adaptasyonu

    İnsanlar 25-30 derece sıcaklıkta denize girerken, 5-10 derece sıcaklıkta mont giymeye başlarlar. Yani ısıya karşı oldukça duyarlıdır. Tüm memeli canlıların vücut sıcaklıkları 35-38 derece arasında değişkenlik gösterir. İlginç olan insanlar da bu kadar düşük ısı değişimlerinde gerçekleşen büyük farklılıklar, özellikle kutuplarda yaşayan canlılarda yaşanmaz. Yani kutuplarda dondurucu soğuklarda balıklar bile yaşamaya devam eder.Düşük ısı...

    https://www.biyologlar.com/hayvanlarin-kutup-iklimine-adaptasyonu
  • Kan Plazmasının Yapısı

    Koagulasyon sırasında bazı organik ve inorganik bileşenler plazmayı terkederek pıhtı içine katılırlar. Eğer alınan kan pıhtılaşırsa, üstteki kısım serum olarak adlandırılır. Serumun plazma ile protein içeriği farklıdır. Plazmanın büyük bölümünü su (% 90), proteinler (%9), diğer %1’lik kısmını ise inorganik tuzlar, iyonlar, azotlu bileşikler, amino asitler, vitaminler, hormonlar,besin maddeleri ve gazlar oluşturur. Kan proteinlerinden albumin ve globulin,...

    https://www.biyologlar.com/kan-plazmasinin-yapisi
  • Telomerlerin görevi nedir?

    Telomerlerin varlığı, kromozomların uçlarının rastgele çift zincir DNA kırılmalarından koruyarak istenmeyen kromozom uçlarının birleşmesinden ya da kromozomu nükleolitik parçalanmadan korur. Kromozomların bu fiziksel korunmasının dışında, ökaryotik telomerleri, kromatin organizasyonu, kromozomların replikasyonu ve hücre çoğalmasını gibi önemli hücresel görevleri vardır. Memeli telomerleri, canlı türüne, hücre türüne ve genetik geçmişe bağlı olarak...

    https://www.biyologlar.com/telomerlerin-gorevi-nedir
  • TROMBOSİTLER

    Nukleusları yoktur. 2-4 µm çapında, disk biçimli partiküllerdir. Periferik kanda mm3 te 250.000-400.000 trombosit bulunur. Trombositler, megakaryositlerden köken alırlar. Kanın pıhtılaşmasını uyarıp, kan damarlarındaki çatlakların onarılmasını sağlar ve kanın damar dışına çıkışını engellerler. Dolaşımda 14 günden az yaşarlar. Merkezi bölümleri granülomer (kromomer); periferik bölümleri ise hyalomer olarak adlandırılır. Trombositlerin hücre zarları...

    https://www.biyologlar.com/trombositler
  • AMİNO ASİT TANIMA REAKSİYONLARI

    Doğada 300’den fazla amino asit tanımlanmış olmasına rağmen memelilerde bunlardan yalnızca 20 tanesi proteinlerin yapısında yer almaktadır. Amino asitler prolin dışında aynı karbon üzerinde amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grubu bulundururlar. Prolin ise siklik bir yapıya sahiptir ve amino grubu yerine imino grubu taşır. Amino asitlerin genel gösterimleri R-CH-NH2-COOH şeklindedir. R grubu değişken gruptur. R grubunun değişmesiyle 20 çeşit primer veya standart amino...

    https://www.biyologlar.com/amino-asit-tanima-reaksiyonlari-1
  • Çiftli Geçiş Sistemi ve pORI plazmit sistemi

    Plazmit vektörler kullanılarak klonlanmış genler kromozoma entegre edilebilir ve kromozomdan hedef gen mutasyona uğratılabilir. pORI plazmit sistemi kromozom üzerinden gen mutasyonunda kullanılan sistemdir. pORI plazmitleri replikasyonunu başlatacak repA genini içermemektedir (Leenhouts ve ark., 1998). Dolayısıyla RepA proteini kromozomdan veya diğer bir yardımcı plazmitten (pVE6007) sağlandığı sürece replike olabilmekte, aksi durumda kromozoma entegre olmaktadır (Leenhouts...

    https://www.biyologlar.com/ciftli-gecis-sistemi-ve-pori-plazmit-sistemi
  • Antikor nedir ?

    Bağışan ya da Antikor, çok hücreli hayvansal organizmaların bağışıklık sistemi tarafından; kendi organizmalarına ait olmayan organik yapılara karşı geliştirilen glikoproteinin yapısındaki moleküllerdir. Bu moleküller organizmayı yabancı moleküllerin yol açması muhtemel zarar verici etkilere karşı erkenden uyararak koruyuculuk sağlarlar. immünglobulinler; IgG, IgM, IgA, IgD, IgE tipleri vardır.

    https://www.biyologlar.com/antikor-nedir-
  • Kompleman sistemi nedir

    Kompleman sistem , Komplement sistemi veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal bir kaskaddır.

    https://www.biyologlar.com/kompleman-sistemi-nedir-1
  • Genetik Çeşitlenme (Rekombinasyon)

    Genetik çeşitlenme veya rekombinasyon kromozom çiftleri arasındaki kromozomal parça değişimiyle meydana gelir. Bu süreç döllerin ebeveynlerinden farklı gen dizilimlerine sahip olmasına ve daha önce olmayan yeni alleler üretmesine öncülük eder. Evrimsel biyolojide genlerin bu karışımının canlıları Muller'in Çarkı'ından korumayı da kapsayan bazı avantajlar sağladığı düşünülmektedir. Moleküler biyolojide "rekombinasyon"; ayrıca çoğunlukla farklı...

    https://www.biyologlar.com/genetik-cesitlenme-rekombinasyon
  • DNA ve Özellikleri Hakkında Kapsamlı Bilgi

    Deoksiribonükleik asit veya kısaca DNA, tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA; bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak...

    https://www.biyologlar.com/dna-ve-ozellikleri-hakkinda-kapsamli-bilgi
  • Protein Nedir - Protein çeşitleri - Proteinin yapısı

    Protein Nedir ? Amino asitlerin belirli türde, belirli sayıda ve belirli diziliş sırasında karakteristik düz zincirde birbirlerine kovalent bağlanmasıyla oluşmuş polipeptitlerdir. Amino asitlerin polimerleridirler. Proteinler hücrelerdeki bütün biyolojik olayların yapıtaşışıdırlar. Hücreler içerisinde gerçekleşen olaylar; yüzbinlerce farklı proteinin kendilerine verilmiş olan vazifeleri yerine getirmeleri ile gerçekleşir. Proteinlerin özellikleri Proteinler,...

    https://www.biyologlar.com/protein-nedir-protein-cesitleri-proteinin-yapisi
  • Proteinlerin Denatürasyonu

    Protein denatürasyonu peptit bagları hidroliz olmadan proteinin yapısını çözülüp disorganize olması sonucunda meydana gelir.Denatüre edici etkenler; ısı,organik çözücüler,mekanik karışıştırma,kuvvetli asit yada baz, deterjan, kurşun,civa gibi maddelerdir. Ender olarak denatüre edici maddeden uzaklaştırıldıgında protein eski orjinal yapısına dönerek katlanır ve denatürasyon geridönüşümlü olarak bozulur. Bu, proteinin katlanmasının protein senaaai...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerin-denaturasyonu
  • Protein Senaaai

    Bu soruya yanıt vermek için öncelikle proteinin nasıl oluştuğunu incelemek gerekiyor. Vücudumuzda DNA molekülleri ile depolanan genetik bilgiler, translasyon dediğimiz bir olay ile amino grup asitlerden oluşan protein haline gelmektedir. Bu olay sırasında önce belirli bir miktar DNA’dan buna karşılık gelen RNA dizisi oluşur. Transkripsiyon denilen bu olaydan sonra RNA yapısında bulunan ve aktif protein senaaaine katılmayan intron dediğimiz RNA dizileri ortadan...

    https://www.biyologlar.com/protein-senaaai
  • Proteinlerin Oluşma Mekanizması

    Yapı taşları aminoasitlerdir. Canlıların yapısındaki proteinlere 20 çeşit amino asit katılır. Yapay olarak senaaalenebilen 70 kadar aminoasit vardır. Bu 20 çeşit amino asitten 12 tanesi insanlarda senaaalenebilirken 8 tanesi dışarıdan hazır olarak alınır. Proteinler çok sayıda aminoasitin dehidrasyon senaaai yoluyla birleşerek oluşturdukları polipeptidlerdir. Proteinler her canlıda farklı olduğu gibi her canlının farklı dokularında da birbirinden farklıdır....

    https://www.biyologlar.com/proteinlerin-olusma-mekanizmasi
  • Protein Kaynakları Ve Kalitesi

    Dışardan aldığımız proteinleri hayvansal ve bitkisel kaynaklı yiyeceklerden elde ederiz. Bu besinlerdeki proteinlerin kalite, çeşit ve miktarları birbirlerinden farklıdır. Sindirilebilirlik açısından en uygun olanı yumurta, et, süt ve benzeri hayvansal kaynaklı yiyeceklerden elde ettiklerimizdir. Bu besinlerdeki proteinin % 91 - 100′ü, tahıl ürünlerindeki proteinin % 79 - 90′ı, kurubaklagillerden elde edilen proteinin ise % 69 - 90′ı sindirilir. Kullanılabilirlik...

    https://www.biyologlar.com/protein-kaynaklari-ve-kalitesi
  • Protein Gereksinimi ve Protein Yetersizliği

    Günlük protein gereksinimi vücut yapısına göre ve bazı özel durumlara göre değişiklikler gösterebilir. Sağlıklı bir kişinin günlük gereksinimi kilogram başına 0.8 - 1.2 gram kadardır. Hastalık durumlarında, çocuklarda, büyüme çağlarında ve spor yapan insanlarda bu oran artmaktadır. Sporcularda protein kullanımının spor yapmayanlara göre artması, proteinin zaman zaman enerji temininde kullanılmasından, sportif yüklenmelerde yıkımın artmasından ve vücut...

    https://www.biyologlar.com/protein-gereksinimi-ve-protein-yetersizligi
  • Genetik kod nedir ?

    Genler, fonsiyonel etkilerini, genellikle, hücredeki fonksiyonların çoğundan sorumlu, proteinlerin üretimiyle ifade ederler. Proteinler amino asit zincirleridir ve bir genin DNA dizisi (bir RNA aracılığıyla) bir proteinin kendine has dizisini üretmede kullanılır. Yazılım (transkripsiyon) denilen bu süreç, genin DNA dizisine kaşılık gelen bir diziye sahip bir RNA molekülü üretimiyle başlar. Ardından, bu mesajcı RNA molekülü translasyon denilen bir süreçle, RNA...

    https://www.biyologlar.com/genetik-kod-nedir-
  • Apoptozis hakkında bilgiler

    APOPTOZİS Yüksek organizmalarda hücre ölümü iki farklı mekanizma ile gerçekleşir. Klasik hücre ölümü nekroz olarak adlandırılır.Şiddetli bir travma, zararlı bir uyarı ile meydana gelir. Genellikle gruplar halinde hücreleri etkiler.Morfolojik olarak ER, mitokondride dilatasyon, plazma membranının iyon transportunun bozulması,hücrelerin şişmesi ve lizisi tipiktir.Nükleer kromatin flokulasyonu, DNAnın nonspesifik klavajı, hücrelerin parçalanması ile hücre içeriği...

    https://www.biyologlar.com/apoptozis-hakkinda-bilgiler
  • İnsersiyon nedir ?

    İnsersiyon veya ensersiyon genetikte bir DNA dizisine bir veya daha çok baz çiftinin eklenmesidir. İnsersiyon mutasyonu olarak da adlandırılır. DNA polimerazın kayma yapması sonucu insersiyonlar sık olarak mikrosatelit bölgelerinde olabilir. İnsersiyonlar, büyüklük olarak tek bir baz çiftinden tüm bir kromozoma kadar olabilir. Kromozom seviyesinde insersiyon terimi , kromozomun içine uzun bir dizinin girmesi anlamında kullanılır. Mayoz bölünme sırasında dengesiz...

    https://www.biyologlar.com/insersiyon-nedir-
  • Gıdalarda Protein Tayini ( Kjeldahl Yöntemi )

    Gıdalarda çok çeşitli amaçlarla protein analizleri yapılmaktadır. Örneğin; 1. Gıda maddesinin mevcut kalite standartlarına uygunlunun belirlenmesi acıyla: Örneğin; bir çok standartta her bir gıda maddesi için protein oranı, şu standartdan aşağı olamaz gibi kriterler konulmuştur, 2. Gıda maddesinin besleme değerini belirlemek amacıyla: Gıdaların besleme içeriği toplam ham protein miktarının haricinde diğer bazı kalite indeksleri ile de belirlenmektedir,...

    https://www.biyologlar.com/gidalarda-protein-tayini-kjeldahl-yontemi-
  • Protein Sekans Analiz Cihazı

    The Procise Protein Sekanslama Sistemi protein/peptidlerin N-terminal amino asitlerini sırasıyla keserek, oluşan fenilthiohyantoin (PTH) bağlı amino acid kökünü analiz eder. Procise sisteminde kullanılan kimyasal proses, 1950 yılında P. Edman tarafından geliştirilen protein ve peptitlerin aşamalı olarak bozunmasına dayalı teknikden türetilmiştir. Edman Degradasyon Tekniğinde, bir proteinin amino ucu spesifik olarak phenylisothiocyanate (PITC) ile reaksiyona girer. Procise...

    https://www.biyologlar.com/protein-sekans-analiz-cihazi
  • Antikorların Yapısı ve Özellikleri

    Antikorların bir çeşit protein olduğunu daha önce belirtmiştik. Bu yüzden öncelikle proteinlerin yapısını inceleyelim. Proteinler, aminoasitlerden oluşurlar. 20 farklı aminoasit, farklı sıralamalarda ardarda gelerek farklı proteinleri meydana getirir. Bu, 20 farklı renkte boncuk kullanarak, değişik kolyeler yapmaya benzer. Proteinler arasındaki fark da bu aminoasitlerin diziliminden kaynaklanır. Ancak önemli bir nokta vardır; aminoasitlerin diziliminde yapılacak bir...

    https://www.biyologlar.com/antikorlarin-yapisi-ve-ozellikleri
  • DNA fragmantasyonunda rol oynayan inaktif proteinler

    i) ICAD, kaspaz-3 ve kaspaz-7 tarafından ikiye ayrılır; kısa kol (S) 40 kDa’luk DNA’ya oligomerize olur. Bu fragmantasyona caspase activated DNase (CAD) adı da verilir. Bu fragmantasyon, nükleus içindeki DNA’ları 180 bp’lik düzenli parçalara ayırır ve kromatin fragmantasyonuna neden olur. ii) Poli(ADP-riboz) polimeraz (PARP): DNA hasarı başladığında aktive olur. Histonlar gibi nükleer proteinlere ADP-riboz polimerlerini ekler. DNA tamir sürecini uyararak...

    https://www.biyologlar.com/dna-fragmantasyonunda-rol-oynayan-inaktif-proteinler
  • Sitokrom-C

    Sitokrom-C’nin mitokondrilerden salınımı olayı, halen tartışmalıdır. Sitokrom-C, a) PT poru yoluyla,[6] b) Bax ile mitokondrilerde sitokrom C’nin geçmesi için kanallar oluşması yoluyla[12] ve c) su dolan mitokondrilerin dış membranlarının patlaması yoluyla sitoplazmaya girebilir. p53 birçok genin kopyalanmasını sağlayan tümör supresör genlerden biridir ve “inducible NO” tarafından upregülasyonu gerçekleştirilir. MDM2 geni p53’ü etkinleştirir ve Bax genini...

    https://www.biyologlar.com/sitokrom-c
  • ENZİMLER (BİYOLOJİK KATALİZÖRLER)

    Katalizör :Bir reaksiyona girerek aktivasyon enerjisini düşürüp,reaksiyonun daha düşük sıcaklıkta gerçekleşmesini sağlayan kimyasal moleküllerdir. Canlılarda her kimyasal reaksiyonun başlangıcı için bir enerji engeli vardır. İşte reaksiyonun başlayabilmesi için gerekli olan en düşük enerji miktarına aktivasyon enerjisi denir. Enzimler canlı hücrelerdeki bütün biyokimyasal reaksiyonları hızlandıran ve bu enerji engelini azaltan biyolojik katalizördürler....

    https://www.biyologlar.com/enzimler-biyolojik-katalizorler
  • Transkripsiyon faktörü

    Moleküler biyolojide bir transkripsiyon faktörü genlerin transkripsiyonunu düzenlemek için DNA üzerinde belli bir diziye bağlanabilen bir proteindir. Bunlar diziye-özgün DNA bağlanma proteini olarak da adlandırılır. Transkripsiyon faktörleri tek başına veya bir komplekste yer alan başka proteinlerle beraber, RNA polimeraz tarafından bir genin transkripsiyonunu ya (bir aktivatör olarak) kolaylaştırırlar veya (bir represör olarak) engeller. Biyolojik rolleri ...

    https://www.biyologlar.com/transkripsiyon-faktoru
  • Protein Sentezi

    Bu konumuzda canlıların yapıtaşı olan proteinin sentezini anlatacağız. Aşağıdaki Ders notu protein sentezinin en önemli yerlerini çıkartılarak oluşturulmuştur. Bu konuya çalıştıktan sonra Protein Sentezi ile İlgili Olan konu anlatımlı Videomuzu izleyiniz. Böylece daha akılda kalıcı olmuş olur.Ökaryot bir hücrenin hangi proteinleri sentezleyebileceğine ait bilgi çekirdekteki DNA larda saklıdır. Proteinlerin çeşitli olması; bir proteinde bulunan amino...

    https://www.biyologlar.com/protein-sentezi-1
  • Genetiğin Dünyada ve Türkiyedeki Tarihi

    Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. “Gen” terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır. Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar...

    https://www.biyologlar.com/genetigin-dunyada-ve-turkiyedeki-tarihi
  • Glikozilasyon

    Glikozilasyon enzimler aracılığıyla sakkaritlerin birbirine bağlanarak proteinlere lipitlere veya organik moleküllere bağlı glikanlar oluşturma sürecidir. Glikozilasyon çevrimle eş zamanlı ve çevrim sonrası bir değişim sürecidir. Glikanlar membran proteinlerinde ve salgılanan proteinlerde çeşitli yapısal ve işlevsel rollere sahiptir. Endoplazmik retikulumda sentezlenen proteinlerin çoğunluğu glikozilasyona uğrar. Bu süreç enzim güdümlü ve konuma özgündür bu...

    https://www.biyologlar.com/glikozilasyon
  • Nükleik Asitler

    Nükleik Asitler

    Nükleik asitler, bütün canlı hücrelerde ve virüslerde bulunan, nükleotid birimlerden oluşmuş polimerlerdir. En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA)'dır. İnsankromozomlarını oluşturan DNA milyonlarca nükleotitten oluşur. Nükleik asitlerin başlıca işlevi genetik bilgi aktarımını sağlamaktır, ancak bazı RNA türleri katalizör olarak da işlev görürler. RNA'yı oluşturan kimyasal gruplar. P, fosfat; Z, riboz şeker; A, C,...

    https://www.biyologlar.com/nukleik-asitler-1
  • Lipaz ve Lipaz Türleri

    Lipaz, lipitlerin ester bağlarının hidrolizini katalizleyen bir enzimdir. Lipazlar esterazların bir alt sınıfıdır. Lipazlar, çoğu canlıda gıdasal lipitlerin (yani trigliseritlerin) sindirimi, taşınması ve işlenmesinde önemli rol oynarlar. Bazı virüslerde dahi lipaz genleri bulunur. Kobay pankreatik lipaz ilişkili protein İşlev Çoğu lipaz bir lipit substratın gliserol omurgasının belli konumlarında etkir. İnsanlarda sindirim sisteminde yağları sindirmekten...

    https://www.biyologlar.com/lipaz-ve-lipaz-turleri
  • Biyokataliz Nedir

    Nişasta çözeltisi deney tüpünde tükürükle karıştırılırsa, nişasta molekülleri malt şekerine parçalanır. Burada tükürükde bulunan bir enzim olan “ALFA-AMİL AZ” etkilidir. Nişasta, tepkime maddesi (=substrat). alfaamilazın katalitik etkisi ile “MALTOZ” yani ürüne (=produkt) parçalanır. Enzimler genelde “-az” son ekini alır; ama tükürükdeki “PİTYALİN”, midenin “PEPSİN”, acı bademin “EMULZİN” adlı enzimlerindeki gibi bazıları da...

    https://www.biyologlar.com/biyokataliz-nedir
  • Miyofibril

    Miyofibriller, kas dokuda bulunan ve kas dokunun en önemli özelliği olan kasıp gevşemeyi sağlayan protein iplikçiklerdir. Çizgili (iskelet) kası ve kalp kasında düzgün diziliminden dolayı bu kaslar mikroskop altında çizgili görünürler. Miyofibrillerin filamentleri, yani miyoflamentler, iki tipten oluşur: kalın ve ince. İnce filamentler başlıca aktin proteininden oluşur ve nebulin filamentleriyle sarmalanmıştır. Kalın filamentler başlıca miyozin proteininden...

    https://www.biyologlar.com/miyofibril
  • Denatürasyon

    - Bir proteinin ya da bazı diğer kompleks moleküllerin üç boyutlu yapısının hidrojen bağlarının kırılmasından dolayı çözülmesi (bozulması) - Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimi. - DNA’nın çift iplikli durumdan tek iplikli duruma geçmesi.

    https://www.biyologlar.com/denaturasyon
  • Proteinler ve Protein Yapısı

    Hücre içerisinde bol olarak bulunan ve hücrenin kuru ağırlığının % 50’sini oluşturan organik moleküler proteinlerdir. Tümünde karbon, hidrojen, azot ve oksijen bulunur. Pek çoğunda da kükürt bulunur. Bazı proteinlerin yapılarındaysa bunlara ek ele­mentler olarak Özellikle fosfor, demir, çinko ve bakır bulunur. Genellikle proteinler saf kristal olarak izole edilebilirler. Molekül ağırlıkları da çok fazladır. Proteinlerin yapıtaşı olan amoniasitlerin sayıları...

    https://www.biyologlar.com/proteinler-ve-protein-yapisi
  • Kan uyuşmazlığı ve sarılık

    Gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: "A", "B", "AB" ve "O" grubu .. Bir de "Rh" söz konusudur. Birey, "D" proteinine sahipse Rh pozitif (+), değilse Rh negatif (-) olarak ifade edilir. Rh (-) kişilerin vücudunda D proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi...

    https://www.biyologlar.com/kan-uyusmazligi-ve-sarilik
  • Nokta mutasyon

    Nokta mutasyon

    DNA baz diziliminde nükleotidlerde oluşan değişiklikler nokta mutasyonlarını oluşturur. Üreme hücrelerinde oluşan nokta mutasyonları döllere aktarılır. Örneğin, orak hücre anemisinde hemoglobinin bir polipeptid zincirini sentezleyen geninde bir nokta mutasyonu oluşmuştur. Bu, anormal bir proteinin üretilmesine neden olur. DNA'da bir timin yerine adenin girmesi, mRNA’da adenin yerine urasilin gelmesine ve bu da translasyonda valin adlı amino asitin yanlışlıkla proteinin...

    https://www.biyologlar.com/nokta-mutasyon
  • Elektroforez

    Elektroforez, bir çözeltide asılı taneciklerin, elektrik alanı etkisiyle ayrılması.Bu asılı küçük parçacıklar bakteri hücreleri,virüsler,protein molekülleri veya sentetik parçacıklar olabilir.Doğal olarak bu parçacıkların çoğu elektrik yükü taşır. Arne Tiselius tarafından geliştirilmiş olan elektroforezden, özellikle tıpta ve biyokimyada, kandaki çeşitli protein ve lipitlerin ayrılması, tanınması ve miktarının ölçülmesinde yararlanılır. Ayrıca...

    https://www.biyologlar.com/elektroforez
  • Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA) Nedir?

    Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA), tekrarlayan ateş ve periton, sinoviyum veya plevra enflamasyonu ile karakterize otozomal resessif bir hastalıktır. Karın ağrısı en belirgin özellik olmakla beraber hastaların bir kısmında da artrit bulguları ön plandadır. Vaskülit ve amiloidoz hastalığın dikkat edilmesi gereken yönleridir. Amiloidoz, böbrek yetmezliğine yol açabilmesi nedeniyle, en önemli komplikasyonudur. Ancak kolşişin tedavisi ile AAA atakları azaldığı hatta...

    https://www.biyologlar.com/ailesel-akdeniz-atesi-aaa-nedir
  • Proteinlerin Yapısal Özellikleri

    Protein yunanca “proteios” kelimesinden türetilmiş ve “en önemli” yada “en önde yer alırım” manasındadır. Gerçekten de proteinler hayat için son derece gerekli organik bileşikler olup katalizleme, taşıma, kasılma, immun koruma, büyüme ve farklılaşmanın kontrolü gibi biyolojik olayların yönetiminde görev alırlar. Canlılığın başlıca özelliklerinden olan büyüme, çoğalma ve kendi kendini onarma süreçleri proteinler ve bunlarla çok önemli...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerin-yapisal-ozellikleri
  • Proteinlerin Sınıflandırılması

    A - Proteinler içeriklerine göre iki sınıfa ayrılır. 1 - Homoproteinler (Basit Proteinler) : Hidroliz ile (5.6 N HCl’de, 105-110oC’de 24 saat) sadece amino asitleri veren proteinlerdir. Albumin ve bazı globulinler, glutelin, prolamin, histon, protamin, kollagen, elastin ve keratin bu gruba örnek oluştururlar. 2 - Heteroproteinler (Konjuge Proteinler) : Hidroliz ile amino asitlerden başka organik ve inorganik ürünler (prostetik grup) de verirler. Heteroproteinler prostetik...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerin-siniflandirilmasi
  • Proteinlerde Üçüncül Yapı

    Helezonlaşmış, bükülmüş ve katlanmış protein moleküllerindeki hidrojen bağları sulu çözeltide bu yapının devamını sağlayamaz. Bu sarmallaşma, bükülme ve katlanmaların daha başka bağlarla sağlamlaşması proteinin üçüncül yapısının özelliğini oluşturur. Üçüncül yapıyı meydana getiren hidrojen bağlarından başka van der Waals çekmeleri, iyon bağları ve disülfid bağlarıdır. Bu çekmeler ve bağlar polipeptid zincirindeki amino asitlerin yan...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerde-ucuncul-yapi
  • Proteinlerde Dördüncül Yapı

    Birden fazla polipeptid zincirinden ibaret oligomerik proteinler üçüncül yapılarını kazanmış ve alt birim (monomer) olarak adlandırılan protein zincirlerinin bir araya gelerek salkımlar, topluluklar yapmalarıyla dördüncül yapıyı oluştururlar. Bu yapı daha çok proteinin polimerizasyonunu yansıtır. Oligomerdeki alt birimler birbirlerine kovalan bağlanmamalarına rağmen oligomerik protein sulu çözeltide tek molekül gibi davranır. Proteinin biyolojik görevini yerine...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerde-dorduncul-yapi
  • Proteinlerde Üç Boyutlu Yapı - Konformasyon ve Genel Prensipleri

    Proteinler; belirli bir kimyasal yapıya ve molekül ağırlığa, genlerle belirlenen bir tek amino asit dizisine: iyi belirlenmiş üç boyutlu bir yapıya (konformasyon) sahiptir. Konformasyon, basit bağlar etrafında mümkün olan dönmeler sonucunda bağlarda kopma olmaksızın çok çeşitli pozisyonlarda bulunabilen grupların uzaysal düzenini ifade eder. Konformasyon; proteinlerde daha çok ikincil, üçüncül ve dördüncül yapıların beraberliğini ve bütünlüğünü izah...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerde-uc-boyutlu-yapi-konformasyon-ve-genel-prensipleri
3WTURK CMS v8.1