Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 135 içerik listeleniyor

  • Popüler Bilim ve Gelecek "Ayna Nöronlar"

    Popüler Bilim ve Gelecek "Ayna Nöronlar"

    Ayna Nöronlar: Beyindeki bu hücreler, sadece bir hareket ortaya koyduğumuzda değil ayrıca aynı hareketin başkaları tarafından gerçekleşmesini gözlemlediğimizde de ateşlenmektedir.

    https://www.biyologlar.com/populer-bilim-ve-gelecek-ayna-noronlar
  • KÖK HÜCRELERE BAKIŞ:TANIMLAR, KAVRAMLAR ve SINIFLANDIRMALAR

    KÖK HÜCRELERE BAKIŞ:TANIMLAR, KAVRAMLAR ve SINIFLANDIRMALAR

    İki binli yıllarla beraber kök hücrelerin rejeneratif tıp (yenileyici tıp) alanındaki öneminin giderek arttığını ve tıbbın geleceğini şekillendirme potansiyelini gözlemlemekteyiz.

    https://www.biyologlar.com/kok-hucrelere-bakistanimlar-kavramlar-ve-siniflandirmalar
  • Hayvan embriyonik organizatörler şimdi insan hücrelerinde keşfedildi

    Hayvan embriyonik organizatörler şimdi insan hücrelerinde keşfedildi

    Canlı, aşılanmış bir civciv embriyosunda insan embriyonik kök hücreleri (kırmızı)I. MARTIN ET AL., NATURE , 2018

    https://www.biyologlar.com/hayvan-embriyonik-organizatorler-simdi-insan-hucrelerinde-kesfedildi
  • Hayvan embriyonik organizatörler şimdi insan hücrelerinde keşfedildi

    Hayvan embriyonik organizatörler şimdi insan hücrelerinde keşfedildi

    Canlı, aşılanmış bir civciv embriyosunda insan embriyonik kök hücreleri (kırmızı)I. MARTIN ET AL., NATURE , 2018

    https://www.biyologlar.com/hayvan-embriyonik-organizatorler-simdi-insan-hucrelerinde-kesfedildi
  • Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

    Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

    Bu görsel özet, hem insan hepatomu hem de nöronal progenitör hücrelerde Zika virüsü enfeksiyonunun hücresel mimarinin önemli yapısal değişikliğe neden olduğunu gösteren Cortese ve arkadaşlarının bulgularını göstermektedir.

    https://www.biyologlar.com/zika-enfeksiyonunun-insan-hucresini-nasil-degistirdigini-gorun-
  • Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

    Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

    Bu görsel özet, hem insan hepatomu hem de nöronal progenitör hücrelerde Zika virüsü enfeksiyonunun hücresel mimarinin önemli yapısal değişikliğe neden olduğunu gösteren Cortese ve arkadaşlarının bulgularını göstermektedir.

    https://www.biyologlar.com/zika-enfeksiyonunun-insan-hucresini-nasil-degistirdigini-gorun-
  • Araştırmacılar, yeme bozukluklarının genetik yapısını keşfediyor.

    Araştırmacılar, yeme bozukluklarının genetik yapısını keşfediyor.

    Bir nöro-psikiyatrik genetik danışman olan Jehannine Austin, yeme bozukluğuna sahip insanların, bu bozuklukların biyolojik kökenlerini anlamalarına yardımcı oluyor.

    https://www.biyologlar.com/arastirmacilar-yeme-bozukluklarinin-genetik-yapisini-kesfediyor-
  • Araştırmacılar, yeme bozukluklarının genetik yapısını keşfediyor.

    Araştırmacılar, yeme bozukluklarının genetik yapısını keşfediyor.

    Bir nöro-psikiyatrik genetik danışman olan Jehannine Austin, yeme bozukluğuna sahip insanların, bu bozuklukların biyolojik kökenlerini anlamalarına yardımcı oluyor.

    https://www.biyologlar.com/arastirmacilar-yeme-bozukluklarinin-genetik-yapisini-kesfediyor-
  • Orta beyin - Mesencephalon Nedir

    Orta beyin - Mesencephalon Nedir

    Orta beyin ya da mesencephalon (Grekçe: mesos - orta, enkephalos - beyin), merkezi sinir sisteminin; görme, işitme, motor kontrol, uyku/uyanma, uyarılma (tetiklik) ve sıcaklık regülasyonu ile ilgili bir parçasıdır.

    https://www.biyologlar.com/orta-beyin-mesencephalon-nedir
  • BAĞ DOKUSUNUN TEMEL FONKSİYONLARI, BAĞ DOKUSUNUNUN KÖKENİ, GLİKOZAMİNOGLİKANLAR

    Desteklik Yumuşak dokuları destekleme Vücut şeklinin sağlanması Hücre ve organları birbirine bağlama Savunma *Fagositik ve immunokompetan hücreleri ile (makrofaj, plazma, lenfosit gibi) *Bağ dokusunun temel maddesinin bileşenleri epitelden geçen mikroorganizmaların yayılmasını önleyen fiziksel bir engel oluşturur. Akışkanlığı azdır. Ancak hiyaluronidaz üreten bakteriler bağ dokusunun akışkanlığını artırarak güçlü yayılmaya yol açar. Beslenme Kan...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusunun-temel-fonksiyonlari-bag-dokusununun-kokeni-glikozaminoglikanlar
  • Doğurganlık - Fertilite Nedir

    Kadında Doğurganlık Kadınlarda doğurganlık, gebe kalabilme ve bebek sahibi olabilmektir. Bir kadında doğurganlık13 yaş civarında adetlerin başlamasıyla başlar ve genellikle bu 45 yaş civarında sonlanır. Fakat potansiyel olarak doğurganlık yaklaşık 51 yaş civarına dek yani menapoza kadar sürer. Kız çocuğunun anne karnında 5 aylıkken sahip olduğu yumurta sayısı yaklaşık 6-7 milyondur, bu sayı doğumda 1-2 milyona düşer, çocukluk çağında yavaş yavaş...

    https://www.biyologlar.com/dogurganlik-fertilite-nedir
  • KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ

    Üçüncü haftanın ortasına dek besin gereksinimini yalnızca diffüzyonla sağlayan embriyo, bu haftadan sonra daha gelişmiş bir sisteme gereksinim duyar. Kardiyovasküler sistem gelişimi, geç presomit embriyonun splanik mezoderm tabakasındaki mezenşimal hücrelerin çoğalması ve anjiyogenik demetler (kan adacıkları) olarak adlandırılan izole hücre kümelerini oluşturması ile başlar. Hücreleri angioblastlardır. Kalp hücrelerinin ataları primitif çizginin hemen...

    https://www.biyologlar.com/kardiyovaskuler-sistemin-gelisimi
  • KALP TÜPÜNÜN OLUŞUMU ve POZİSYONU

    Başlangıçta, kardiyogenik alanın merkezi kısmı prokordal plağın ve nöral plağın ön kısmında yerleşiktir. Nöral tüpün kapanması ve beyin veziküllerinin oluşumundan sonra merkezi sinir sistemi, baş bölgesine doğru merkezi kardiyojenik alan ve gelecekteki perikardiyal boşluk üstüne doğru hızla büyür. Prokordal plak (gelecekteki buccopharyngeal membran) ve kardiyojenik plağın merkezi kısmı ileri doğru çekilir. Beynin büyümesi ve embriyonun baş yönünde...

    https://www.biyologlar.com/kalp-tupunun-olusumu-ve-pozisyonu
  • KALP SEPTUMLARININ OLUŞUMU

    Kalbin büyük septumlarının oluşumu gelişimin 27. ve 37. günleri arasında şekillenir. İki aktif olarak büyüyen doku kütlesi kaynaşıncaya kadar birbirlerine doğru büyürler ve lümeni 2 ayrı kanala ayırırlar. Septum, tek bir doku kütlesinin lümenin zıt tarafına ulaşıncaya kadar aktif büyümesiyle de oluşabilir. Doku kitlelerinin oluşumu ekstraselüler matriksin sentezlenmesi, depolanması ve hücre çoğalmasına bağlıdır. Endokardiyal yastıkçıklar olarak...

    https://www.biyologlar.com/kalp-septumlarinin-olusumu
  • EMBRİYOLOJİK GELİŞİM EVRELERİ

    4. Hafta -Başlangıçta embriyo hemen hemen düzdür ve yüzeyinde 4-12 somit seçilir. -24. günden başlayarak embriyoda,1. yutak(mandibula)kavsi ve 2.yutak(hyoid) kavsi belirir. -1. yutak kavsinin büyük bir bölümünden mandibula(alt çene), öne doğru uzantısından ise maxilla (alt çene) oluşur. -Kalp ventralde büyük bir çıkıntı şeklinde seçilir ve kan pompalar. -26. günde embriyoda üç çift yutak kavsi gözlenir.Nöral tüpün ön açıklığı kapanmıştır. ...

    https://www.biyologlar.com/embriyolojik-gelisim-evreleri
  • TRUNCUS ARTERİOSUS ve CONUS CORDİS’TEKİ SEPTUM OLUŞUMU

    5. hafta sırasında, truncusun sefalik parçasında bir çift sırt ortaya çıkar. Truncus yastıkları olan bu kabartılar sağ arka duvarda ve sol alt duvarda yerleşiktir. Sağ üstteki distal olarak ve sola doğru büyürken, sol alttaki distale ve sağa doğru büyür. Aortik keseye doğru büyürken, yapılar birbiri etrafında kıvrılır ve gelecekteki septumun ilk spiral görünümünü yansıtır. Tam kaynaşmadan sonra, aorticopulmoner septum olarak adlandırılan bir septum...

    https://www.biyologlar.com/truncus-arteriosus-ve-conus-cordisteki-septum-olusumu
  • Zigotun Yarıklanması

    Zigotun peş peşe mitozla bölünmesi sonucu yeni hücrelerin oluşması olayına yarıklanma denir. İlk mitoz bölünme sonucu oluşan iki yavru hücreye blastomer denir. Zigot 12-16 blastomerlik döneme ulaştığında, görünümü duta benzediğinden morula adı verilir. Döllenmeden bu yana 3 gün geçmiştir. Morula uterusa ulaştıktan sonra yapısında değişmeler başlar. Ortasında sıvı toplanır, hücreler kenara doğru itilir. Bir grup blastomer yassılaşarak kenara doğru...

    https://www.biyologlar.com/zigotun-yariklanmasi
  • ARTERLER

    Arterler, kanı kalpten kapiller yatağa taşıyan efferent damarlardır. 1-Elastik (İletici-Büyük) Arterler: Aort ve büyük dallarını kapsar. Elastinden dolayı taze yapılarda sarı renkte izlenirler. Çapları 7 mm’den fazla ancak çaplarına göre duvarları incedir. Arterlerde en gelişmiş tabaka tunika mediadır. Kanın kalpten uzaklaştırılmasını ve kalp atımı sonucu basınç dalgalanmalarını yumuşatır. Sistolde elastik lamina gerilir ve basınç değişimini...

    https://www.biyologlar.com/arterler
  • GAMETLERİN OLUŞUMU

    Hayvanların büyük çoğunluğunda erkek ve dişi birey ayrı ayrı olduğundan, dişiden dişi gamet, erkekden de erkek gamet oluşturulur. Omurgalılarda gametler, üreme organlarındaki diploid eşey ana hücrelerinin mayozla bölünmesinden meydana gelir. Eşey organlarına gonad denir. Bütün canlıların gametleri ister mayozla oluşsun, ister mitozla oluşsun mutlaka haploid kromozomludur. a. Sperm Oluşumu: Spermler, erkek gametler olup, erkek üreme organlarındaki (testisler)...

    https://www.biyologlar.com/gametlerin-olusumu
  • İnsan vücudunun oluşumundaki organizasyon düzeylerini, hiyerarşik düzeni içinde açıklayınız.

    vücudu trilyonlarca hücreden meydana gelmiştir. Hücreler, dokuları oluşturmakta ve dokular ise organları, organlar da sistemleri meydana getirmektedir. Hücrelerin temel yapıları aynı olmakla birlikte şekil ve görev bakımından önemli farklılıkları bulunmaktadır. Hücre, vücudun temel yapı taşıdır. Dokular, hücrelerin bir araya gelerek oluşturdukları yapılardır. Genellikle aynı işi görebilecek biçimde özelleşme göstermektedirler ve hücreler özel yapılar ya...

    https://www.biyologlar.com/insan-vucudunun-olusumundaki-organizasyon-duzeylerini-hiyerarsik-duzeni-icinde-aciklayiniz-
  • KOROİD PLEKSUS VE SEREBROSPİNAL SIVI (BOS)

    MSS’nin kafatası ve vertebral kemikler tarafından korunan duyarlı bir sinir dokusu içerdiğinden bahsedilmiştir. MSS içerisinde bulunan pia-arachnoid aralıkta bir sıvı bulunur. Bu sıvı su yastığı görevine sahiptir. Serebrospinal sıvı (beyin omirilik sıvısı = BOS) adını alan bu sıvı aynı zamanda beyin ventrikülleri ile medulla spinalisin merkezi kanalını da doldurur. Beyin ventriküler sistemi içerisindeki sıvı serbest şekilde subarachnoid boşluktaki sıvı ile...

    https://www.biyologlar.com/koroid-pleksus-ve-serebrospinal-sivi-bos
  • MSS Differensiyasyonu ve Proliferasyonu

    Nöral tüp embriyonun dorsumu boyunca ektodermal bir katlantı şeklinde gelişir. Buradan kopan hücreler her iki tarafta nöral krestleri oluşturur. Nöral krestlerden kraniospinal ve sempatik ganglionlar, adrenal medulla ve diğer bazı hücreler gelişir. Başlangıçta duvarları tek tabaka halindeki epitel olan nöral tüpe ait hücreler süratli bir bölünme göstererek nöroblastlara differansiye olur. Nöroblastlar da nöron ve spongioblastlara dönüşür. Spongioblastlar sonradan...

    https://www.biyologlar.com/mss-differensiyasyonu-ve-proliferasyonu
  • Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

    Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

    https://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir
  • DİŞİN GELİŞİMİ

    Her diş bir mezodermal ve bir ektodermal komponente sahiptir. Ektodermal komponent sadece mineden oluşur. 5-6. haftalarda oral ektoderm alt ve üst çenede atnalı şeklinde linear kalınlaşmalar gösterir. Bu labiodental laminalar başlangıçta solid ve ortadan ikiye ayrılmış olup alttaki mezoderme doğru uzanırlar. Dış labial kenar, dudak ile çene kemiğinin alveolar çıkıntısı arasında bir oluk oluşturmak üzere yarılırken (gelecekteki vestibül) iç kenar, dental lamina,...

    https://www.biyologlar.com/disin-gelisimi
  • EVRİMİN KANITLARI

    Temel bilimlerin önemli karakteri, ortaya atılan bir düşünce ya da teorinin bilimsel yöntemlere dayalı olarak yapılan gözlemlerle kanıtlanmasıdır. Buna göre, bir temel bilim olan biyolojide de teorik olarak verilen bilgilerin, laboratuvar koşullarında yapılan bilimsel gözlemlerle doğrulanması gerekmektedir. Ancak, evrimin süreklilik göstermesi ve çok yavaş ilerlemesi, bu konuda ortaya atılan teorilerin gözlemlerinin yapılmasını; bir başka deyişle evrimin...

    https://www.biyologlar.com/evrimin-kanitlari
  • Midenin Epitelyal Hücreleri

    Midenin Epitelyal Hücreleri

    1-Yüzey prizmatik hücreler: Mide tek tip uzun, prizmatik hücrelerden meydana gelmiş epiteli ile diğer sindirim yolları bölgelerinden ayırt edilir. Mide epiteli kardiada özefagusun stratifiye yassı epiteline bitişik ve keskin şekilde başlar ve pilorusta barsak epiteli ile devam eder. Prizmatik hücreler koruyucu görevinin yanısıra çözünmez yapıdaki musini de salgılarlar, salgılanan nötral mukopolisakkarit materyal, içerdiği bikarbonat ve potasyum konsantrasyonuyla...

    https://www.biyologlar.com/midenin-epitelyal-hucreleri
  • PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

    PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

    Büyük, yassı bir organ olan pankreas duedonumun konkavitesi içerisinde yerleşmiştir. Posterior abdominal duvar peritonu arkasında sola doğru dalağın hilumuna ulaşacak şekilde uzanır

    https://www.biyologlar.com/pankreasin-histolojik-yapisi
  • Kaplumbağalar ve özellikleri

    Ordo 2: Chelonia (=Testudinata) (Kaplumbağalar) Mesozoik’in Permien döneminden günümüze kadar gelmiş olan bu takımın 14 kadar ailesi ve 350 kadar türü bulunur. Aktüel kaplumbağalar ile geçmiş jeolojik devirlerde yaşayanlar arasında büyük bir fark yoktur. Çok uzun ömürlüdürler. 20-100 yıl hatta bazı karasal türlerde olduğu gibi 200 yıl kadar yaşayanları (Örneğin Galapagos kaplumbağası, Testudo elephantopus) da vardır. Kaplumbağalar, diğer sürüngenlerden...

    https://www.biyologlar.com/kaplumbagalar-ve-ozellikleri
  • Kaplumbağalar ve özellikleri

    Ordo 2: Chelonia (=Testudinata) (Kaplumbağalar) Mesozoik’in Permien döneminden günümüze kadar gelmiş olan bu takımın 14 kadar ailesi ve 350 kadar türü bulunur. Aktüel kaplumbağalar ile geçmiş jeolojik devirlerde yaşayanlar arasında büyük bir fark yoktur. Çok uzun ömürlüdürler. 20-100 yıl hatta bazı karasal türlerde olduğu gibi 200 yıl kadar yaşayanları (Örneğin Galapagos kaplumbağası, Testudo elephantopus) da vardır. Kaplumbağalar, diğer...

    https://www.biyologlar.com/kaplumbagalar-ve-ozellikleri-1
  • ENDOKRİN SİSTEM

    Endokrin sistem, başlıca köken aldıkları epitel ile ilişkilerini kaybetmiş bezlerden meydana gelmiştir. Bu bezlerin duktusları olmayıp salgılarını (hormonlar) direkt olarak ya kan ya da lenf dolaşımına boşaltırlar; dolayısı ile bu tip bezlere duktussuz bezler veya iç salgı bezleri denir. Vücudun endokrin salgı yapan dokuları üç ayrı şekilde görülür: 1- Bağımsız ayrı bezler halinde; bu tip bezler saf endokrin fonksiyona sahiptirler. Örneğin hipofiz, tiroid,...

    https://www.biyologlar.com/endokrin-sistem
  • HİPOFİZ (Pituitary Gland)

    Hipotalamus tarafından kontrol edilen hipofizial hormon sekresyonu; geçmişte nöroendokrin sistemin bir fonksiyonu olarak görülürken, bugün merkezi sinir sistemi, otonomik sinir sitemi, endokrin sistem ve immun sistem arasında etkileşim sonucu gerçekleştiği bilinmektedir. Hipofiz endokrin bezler içerisinde en karışık olanıdır. İki değişik dokudan meydana gelmiştir. Hipofizin endokrin bez kısmı olan adenohipofiz oral ektodermden gelişen Rathke kesesi olarak dorsal yönde...

    https://www.biyologlar.com/hipofiz-pituitary-gland
  • Nörohipofiz

    Nörohipofiz; tuber cinereuma ait median eminence, infundibular stem ve infundibular uzantıyı (pars nervosa) içerir. Her üç kısım da aynı karekterdeki hücrelere, aynı sinirlere ve kan akımına sahip olup aynı aktif hormonal prensipleri gösterir. Hypotalamohipofiziyal traktusu meydana getiren miyelinsiz sinir lifleri ve yüz bin kadar bu nöroksekretuar nöronlara ait sinir sonlanmaları nörohipofizde yer alır. Bu sinir liflerinin perikaryonları hypothalamusta supraoptik ve...

    https://www.biyologlar.com/norohipofiz
  • Hipofiz Histogenezisi

    Hipofiz iki ayrı kaynaktan köken alır. Bir parçası, primitif bukkal (yanak) kavite ektoderminin evaginasyonu ile oluşur. Bu oluşum Rathke kesesi olarak diensefalon tabanına doğru uzanır. Cep (kese) diensefalonun tabanından aşağı doğru büyüyen infundibulum ile bağlantı kurar. İnfundibulumdan nöral sap ve pars nervoza gelişecektir. Rathke kesesi orijinal sapının yırtılması ile faringeal tavandan kopar ve adenohipofiz olarak gelişir. Kesenin anterior duvar hücreleri...

    https://www.biyologlar.com/hipofiz-histogenezisi
  • EPİFİZ (KORPUS PİNEALİS)

    Korpus pinealis, diğer adıyla epifizis serebri 5-8 mm boyunda, 5mm çapında ve 100-200mg ağırlığında küçük, koni şekilli bir cisimcik olup bir sap ile 3. ventrikül tavanına bağlanmıştır. Bağlantı yeri dışında bez pia mater ile sarılmıştır. Pia mater’den oluşan kapsül bol damarlıdır. İnce bir kapsül şeklini almış olan pia materden ayrılan septumlar organ içerisine girer ve organı tam olmayan lobüllere ayırır. Lobüller Pinealosit (ya da epiteloid...

    https://www.biyologlar.com/epifiz-korpus-pinealis
  • Tiroid Bezi Fonksiyonları

    Gebelik döneminde T3 ve T4 plasental bariyeri geçer ve beyin gelişiminde önemli rol oynar. Fetal tiroid bezi fonksiyonuna gestasyonun 14. haftasında başlar. Fetal gelişim sırasında tiroid hormon yetersizliği MSS’de geri dönüşümsüz hasara neden olur. Nöron sayısında azalma, myelinizasyonda hata ve zeka geriliği gözlenir. Eğer maternal tiroid yetersizliği fetal tiroid bezinin gelişimden önce olursa ciddi bir zeka geriliği gerçekleşir. Son çalışmalar...

    https://www.biyologlar.com/tiroid-bezi-fonksiyonlari
  • BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER, SUPRARENAL BEZLER)

    Her bir böbreğin üst kutbuna birer adet olarak yerleşen, yağ doku içine gömülmüş suprarenal ya da adrenal bezler kabaca piramit şekilli yassılaşmış organlardır. Her biri 5 cm. uzunluğunda, 3 cm. genişliğinde ve 1 cm’den daha az kalınlıkta ve 7-10 gr. ağırlıktadır. Adrenal bezler steroid hormonları ve kateşolaminleri salgılarlar. Organın arterior yüzeyinde içeri doğru çöküntü şeklinde hilum görülür. Taze bir organın enine kesitinde iki bölge ayırt...

    https://www.biyologlar.com/bobrek-ustu-bezleri-adrenal-bezler-suprarenal-bezler
  • KALITSAL HASTALIKLAR

    I- Hücre Bölünmesi Esnasındaki Hataya Bağlı Olanlar : A. NONDİSJUNCTİON : Kromozom anomalilerinden en önemlisi olup, mayozda gametlere az veya çok sayıdaki kromozom gitmesi olayıdır. 2 şekilde olur. 1. Ayrılamama 2. Anafazda gecikme Mayotik bölünme sırasında oluşan nondisjunction olayı; 2 ayrı hücreye gitmesi gereken bir kromozom çiftinin heriki üyesinin birbirinden ayrılmayıp yeni hücreye gitmesi şeklindedir. Böylece gametlerden birinde adı geçen kromozomdan...

    https://www.biyologlar.com/kalitsal-hastaliklar
  • HÜCRE KÜLTÜRÜ BESİYERİ VE SOLUSYONLAR

    Hücre kültürü besiyerleri laboratuar ortamında hücrelerin normal metabolik aktivitelerini sürdürebilmeleri için gerekli olan mikroçevreyi sağlayan besleyici solusyonlardır. Hücre kültürü besiyerleri içeriklerindeki aminoasit, karbonhidrat, vitamin ve iyonlarla hücrelerin gelişimini desteklerler. Laboratuar ortamında hücrelerin çoğaltılabilmesi için uygun pH sıcaklık ve nemin sağlanması çok önemlidir. Hücre kültürü besiyerleri içeriklerindeki iyonlarla gerekli...

    https://www.biyologlar.com/hucre-kulturu-besiyeri-ve-solusyonlar
  • Gözün yapısı göz anatomisi

    Gözün yapısı göz anatomisi

    Fotoğraf makinasının yapısı, insan gözüne benzetilmiştir. Gözde ışığın içeri girmesine imkan veren ve karanlıkta genişleyip aydınlıkta daralan göz bebegi (iris), gelen ışınların odaklanmasını sağlayan mercek (Iens) ve arkada çok duyarlı film gibi görev yapan sinir tabakası (retina) vardır. Göz merceği ile odaklaştırılan görüntü sinir tabakasını uyarır.Bu görüntü göz siniri yoluyla beynimizin arka kısımlarındaki görme merkezine ulaştırılır....

    https://www.biyologlar.com/gozun-yapisi-goz-anatomisi
  • İRİS NEDİR

    1. Lens ve korpus siliyarenin önünde, ön kamarayı arka kamaradan ayıran bir diyaframdır. Hafif nazal tarafındaki dairesel açıklık pupilladır. 2. Stroma (mesoderm) ve pigment epitelyumu (nöral ektoderm) olmak üzere iki tabakadan oluşur. 3. Sfinkter pupilla adelesi arka stromada pupiller zondadır. Dilatatör pupilla adelesi iris kökünden sfinkter pupilla adelesine kadar uzanır. Her iki adele de nöral ektodermden köken alırlar. 4. Kanlanması irisin majör arteriyel...

    https://www.biyologlar.com/iris-nedir
  • GÜMÜŞ ÇÖKTÜRME YÖNTEMLERİ

    Altın ve gümüş tuzlarının kullanıldığı yüzlerce teknik vardır. Bu teknikleri ilk kez Ramon y Cajal kullanmıştır. Camillo Golgi (1843-1926) ve Santiago Ramon y Cajal (1852-1934) ın geliştirdikleri teknikler önem taşır. Bu araştırıcılar sinir doku gösterimi üzerine çalışmalarından dolayı 1906 Nobel ödülünü paylaşmışlardır. Bu yöntemler özellikle glial elementlerin gösterimi için uygundur. Her iki araştırıcı da sinir sistemi çalışmaları için...

    https://www.biyologlar.com/gumus-cokturme-yontemleri
  • GÖZDE RETİNAL YAPI ve FONKSİYON

    1. Retinanın fonksiyonu ışık enerjisi şeklinde kendine sunulan bilgiyi, beyin tarafından kabul edilebilecek bir şekle dönüştürmektir. 2. Retinanın ana fonksiyonel komponentleri fotoreseptörlerdir. 3. İnsan beyni dış dünyadaki nesneleri tespit etmek için en çok kontrastlarla ilgilenir. Işığı elektrokimyasal enerjiye çevirirken, retina karanlık ve aydınlık kontrast durumunun oluşturduğu bilgiyi, görsel beyinde anlamı olan nöral sinyallere çevirir. 4. Retina...

    https://www.biyologlar.com/gozde-retinal-yapi-ve-fonksiyon
  • Multifaktöryel kalıtımsal hastalıklar

    Öyle özellik yada hastalıklarımız vardır ki, Mendelyen kalıtıma uymazlar. Ör, göz, saç rengimiz, deri rengi yada konjenital doğum kusurları, Alzheimer hastalığı, şizofreni v.s. gibi. Bu özellikler yada hastalıkların oluşmasında birden fazla gen ve çevresel etkiler önemli rol oynarlar. Multifaktöryel kalıtım, sürekli değişebilen, ölçülebilen özellikleri içeren, Mendeliyen kalıtım tipi göstermeyen kalıtımdır. Toplumdaki dağılımları Gauss eğrisine...

    https://www.biyologlar.com/multifaktoryel-kalitimsal-hastaliklar
  • SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI

    Sinir sistemi yapıları, sinir dokusundan yapılıdır. Sinir dokusu diğer dokular­da olduğu gibi kendine özgü hücreler ile bu özel hücrelere destek ödevi gören ara hücrelerden yapılıdır. Sinir dokusunun fonksiyonel ve morfolojik temel hücreleri nöronlardır. İnsan sinir sistemi kapsamında 10-15 milyar nöron vardır. Herbir nöron, impuls alma, impuls iletme ve impuls üretme yete­neğine sahip çok özel bir hücredir. Sinir dokusunda bulunan diğer hücreler...

    https://www.biyologlar.com/sinir-sisteminin-yapisi
  • BEYİN SAPININ TRANSVERSAL ALTBÖLÜMLERİ

    a.Medulla oblongata (Omurilik soğanı) : Medulla oblongata (Medulla, Bulbus). beyin sapının omurilikle birleşen en alt bölümüdür. Omurilikle olan kesintisiz devamlılığı nedeniyle, bazı anatomistler tarafından omuriliğin. for.magnum’un üstünde kalan genişlemiş bir bölümü olarak kabul edilir. Medulla,taşıdığı çıkan-inen yollar yanında, VII, IX, X, XI ve XII. kranial sinir ve retiküler formasyon çekirdekleri nedeniyle yaşamsal öneme sahiptir, özellikle...

    https://www.biyologlar.com/beyin-sapinin-transversal-altbolumleri
  • KROMOZOM ANOMALİLERİ

    I- OTOZOMAL KROMOZOM HASTALIKLARI A- TRİZOMİK SENDROMLAR 1. Mongolizm (Down sendromu) 2. Trizomi 18 sendromu (Edwards sendromu) 3. Trizomi 13 sendromu (Patau sendromu) 4. Trizomi C sendromu 5. Trizomi 22 sendromu B. DELESYON SENDROMLARI 1. Kedi miyavlaması sendromu (Cri-du chat) 2. 4 No'lu kromozomun kısa kolunun delesyonu (Wolf-Hirschhorn sendromu) 3. 18 No'lu kromozomun kısa ve uzun kollarının delesyonları 4. Monozomi G sendromu (G Delesyon sendromu) 5. Halka (Ring) kromozomu sendromu...

    https://www.biyologlar.com/kromozom-anomalileri
  • KROMOZOM TEORİSİ

    Genler kromozomlar üzerinde yerleşmiş gerçek fiziksel birimlerdir.Bir özelliği oluşturan iki genin biri kromozom çiftinin birinde ,diğeri ise diğer çift üzerinde bulunur. Genler ve Kromozomlar : Kromozom incelendiğinde ,Diploit (2n) kromozumlu canlıların hemen hepsinde 2 çeşit kromozom bulunduğu görülmüştür.Bunlat vücut kromozomu (somatik yada otozom) ve eşey ( gonozom ) kromozomudur. Vücut Kromozomu : Genelde canlıların vücut hücrelerinde 2n-2 tane kromozom...

    https://www.biyologlar.com/kromozom-teorisi-2
  • Genetik Danışma Hangi Durumlarda Alınmalı

    Doğumsal anomaliler, zeka gerilikleri, nöral tüp defektleri, yarık dudak veya damak problemleri, anomalili düşükler, 2.İleri anne yaşı (35 yaş ve üzeri) veya diğer sebeplerle doğum öncesi tanı, 3.Düşükler (Tekrarlayan gebelik kayıpları), 4.Kısırlık (infertilite), 5.Akraba evlilikleri, 6.Eşlerden birinde tanımlanmış dengeli kromozomal translokasyon taşıyıcılığı, 7.Kendisinde ya da akrabalarında genetik hastalık ve/veya taşıyıcılığının saptanması...

    https://www.biyologlar.com/genetik-danisma-hangi-durumlarda-alinmali
  • Genetik Danışma ve Doğum Öncesi Tanı

    Genetik hastalıklar genellikle ağır fiziksel ve mental patolojilerle birlikte görülmektedir. Tedavinin genellikle sınırlı olduğu bu hastalıklardan korunmada, genetik danışma ve doğum öncesi tanı önem kazanmıştır. Genetik hastalık öyküsü olan aileler, yeni bir gebelikten önce genetik tanı merkezlerine başvurmalıdırlar. Genetik hastalık riski taşıyan ailelerin sağlıklı çocuklara sahip olma şanslarını arttırmak amacıyla doğum öncesi tanı uygulamaları...

    https://www.biyologlar.com/genetik-danisma-ve-dogum-oncesi-tani
  • Genetik Hastalıklar Hakkında Sık Sorulan Sorular

    1. Genetik Hastalıkların tekrarı önlenebilir mi? Evet, önlenebilir. Konusunda uzman genetik danışmanlar tarafından verilecek genetik danışma hizmeti önem taşımaktadır. Genetik teknolojilerdeki ilerlemelerin sağladığı olanaklarla ailenin sağlıklı bir bebeğe sahip olma olasılığı artırılabilmektedir. 2. Akraba evliliklerinde hasta çocuk sahibi olma riski artar mı? Akraba evliliği; resesif (çekinik) ve multifaktöriyel genetik hastalıklarda hasarlı...

    https://www.biyologlar.com/genetik-hastaliklar-hakkinda-sik-sorulan-sorular
3WTURK CMS v8.1