Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 664 içerik listeleniyor

  • Glikoproteinlerin Yapısı ve Fonksiyonları

    Glikoproteinler, bakteriden insana kadar pek çok canlıda bulunur ve farklı işlevlere sahiptir. Kısa oligosakkarit zincirlerine sahip bu proteinler pek çok hücresel olayda hormonlar, virüsler ve başka maddeler tarafından hücre yüzeyinin tanınmasında görev alırlar. Ayrıca hücre yüzey antijenleri, hücre dışı matriksin elemanı, gastrointestinal ve ürogenital yolun müsin salgısı olarak görev yaparlar. Bunların yanında albümin hariç plazmadaki globuler proteinlerin...

    https://www.biyologlar.com/glikoproteinlerin-yapisi-ve-fonksiyonlari
  • Kolesterol Analizi Yöntemi

    Karaciğer, bağırsak, adrenal korteks ve yumurtalıklar, testisler ve plasentayı kapsayan üreme dokuları vücudun kolesterol havuzuna en büyük katkıyı yapmasına rağmen, kolesterol insanlarda hemen hemen tüm dokular tarafından sentezlenir. Kolesterol insanlardaki en yaygın steroldür ve vücutta belli sayıda bir grup işleve sahiptir. Örneğin kolesterol bütün hücre zarlarının bir bileşenidir ve safra tuzları, steroid hormonları ve D vitaminin öncül maddesidir. ...

    https://www.biyologlar.com/kolesterol-analizi-yontemi
  • Amino Asit Tanıma Reaksiyonları

    Doğada 300’den fazla amino asit tanımlanmış olmasına rağmen memelilerde bunlardan yalnızca 20 tanesi proteinlerin yapısında yer almaktadır. Amino asitler prolin dışında aynı karbon üzerinde amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grubu bulundururlar. Prolin ise siklik bir yapıya sahiptir ve amino grubu yerine imino grubu taşır. Amino asitlerin genel gösterimleri R-CH-NH2-COOH şeklindedir. R grubu değişken gruptur. R grubunun değişmesiyle 20 çeşit primer veya standart amino...

    https://www.biyologlar.com/amino-asit-tanima-reaksiyonlari
  • Sinaps Deneyi

    Sinapslarda hem uyarıyı götüren nörona (örneğin aksonunun son kısmı), hem de uyarıyı alan nörona ait (örneğin dendritinin yüzeyi) kısımlar bulunur. Bu kısımlar membran yapılarıdır (aksolemma, dendrolemma gibi) ve şişkinlikler halinde sonlanan aksonun membranına presinaptik membran, uyarıyı alacak olan hücrelerin membranına postsinaptik membran, ikisinin arasındaki 200 - 300 Angstron'lık aralığa sinaps aralığı denir. Bu aralıktan dolayı aksonla gelen...

    https://www.biyologlar.com/sinaps-deneyi
  • Sinir kas deneyleri

    Sinir-kas preparatının hazırlanması Spinal hale getirilen kurbağa omuriliği de zedelenerek felç edilir. Hayvan sırt üstü yatırılarak karnı açılır. İçindeki bütün organlar, omurgasının yan tarafından çıkan ve geriye doğru uzanan sinirlere zarar vermeden çıkarılır. Omurga, ön ekstremitelerin kaide kısmına gelen hizadan kesilerek vücudun ön kısmından ayrılır. Deri aşağıya doğru sıyrılır. Arka ekstremitelere doğru uzanan Nervus ischiadicus siniri...

    https://www.biyologlar.com/sinir-kas-deneyleri
  • Kas Deneyleri

    İkiz seğirme - Bu deneyde, kas kasılması kuvvet uyarıcı genlik etkilerini incelemek için genlik artan uyaranlara bir dizi verecektir. Kasılma kuvveti üzerine gerginliği etkisi - Burada bir micropositioner yükselterek kas gerginliği artacaktır. ​ Kasılma kuvveti üzerindeki uyarıcı frekansın etkisi - Bu deneyde, farklı darbe aralıklarla ikiz darbeleri ile kas uyarmak ve kas kasılmaları üzerindeki etkilerini belirlenecek. Tetanoz - laboratuvar bu bölümünde, farklı...

    https://www.biyologlar.com/kas-deneyleri
  • Lipitler ( Yağlar) Hakkında Bilgi

    Lipidlerin Tanımı Bloor’a göre lipidler, yüksek yağ asitlerini, bunların oluşturduğu doğal bileşikleri ve bunlarla kimyasal olarak bağlanan maddeleri kapsayan doğal bir madde grubudur. Suda çözünmezler. Ancak eter, benzen, kloroform gibi organik çözücülerde çözünürler.Yağ asitlerinin esteridirler veya esterleşebilirler. Canlı organizmalar tarafından kullanılabilirler. Lipidlerin Önemi Lipidler önemli depo yakıt maddeleridir. Isısal enerji değeri 9...

    https://www.biyologlar.com/lipitler-yaglar-hakkinda-bilgi
  • Steroid Hormonların Metabolizmaları

    Kandaki normal fizyolojik düzeyleri 10-10 ile 10-8 M arasında bulunan bu hormonlar iyi karakterize edilmiş plazmadaki proteinlerle taşınmaktadırlar. Plazma albuminleri spesifik olmayan bir şekilde ve sınırsız oranda steroid hormonları bağlar ve taşır. Ancak bunun sadece mineralokortikoidler (aldosteron) için önemi vardır. Diğer hormonlar affinitesi ve seçiciliği yüksek proteinlere (globulinlere) bağlanarak taşınırlar. Bu proteinler hormonları vaktinden önce...

    https://www.biyologlar.com/steroid-hormonlarin-metabolizmalari
  • Doğuştan gelen bağışıklık sistemi nedir ?

    Doğuştan gelen bağışıklık sistemi ya da doğal bağışıklık, diğer organizmaların enfeksiyonlarına karşı spesifik olmayan yolla koruma yapan ev sahibinin savunmasındaki hücreleri ve mekanizmaları kapsayan bir bağışıklık sistemi çeşididir. Yani, doğuştan gelen bağışıklık sistemindeki hücreler patojenleri edinilmiş bağışıklıktan farklı şekilde, soysal olarak tanır ve yanıt oluşturur; uzun süreli olarak koruma yapmaz.[1]Doğuştan gelen bağışıklık...

    https://www.biyologlar.com/dogustan-gelen-bagisiklik-sistemi-nedir-
  • Mast hücresi

    Mast hücresi veya mastosit,(mikroskobik görüntü) bazik boyalarla boyanan, histamin ve heparin açısından zengin granüllere sahip bir hücredir. Bağışıklık sisteminde önemli bir rolü vardır, özellikle alerji ve anafilaksideki yeriyle tanınır. Mast hücreleri kemik iliğinde köken alır ve dolaşıma öncü hücreler olarak girerler. Daha sonra değişik dokulara yerleşip, farklı olgun mastosit tiplerine farklılaşırlar (değişirler). Vücuttaki dokularda, özellikle kan...

    https://www.biyologlar.com/mast-hucresi-1
  • Kompleman sistemi nedir

    Kompleman sistemi nedir

    Kompleman sistem , Komplement sistemi veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal bir kaskaddır.

    https://www.biyologlar.com/kompleman-sistemi-nedir
  • Kan Plazmasının Yapısı

    Koagulasyon sırasında bazı organik ve inorganik bileşenler plazmayı terkederek pıhtı içine katılırlar. Eğer alınan kan pıhtılaşırsa, üstteki kısım serum olarak adlandırılır. Serumun plazma ile protein içeriği farklıdır. Plazmanın büyük bölümünü su (% 90), proteinler (%9), diğer %1’lik kısmını ise inorganik tuzlar, iyonlar, azotlu bileşikler, amino asitler, vitaminler, hormonlar,besin maddeleri ve gazlar oluşturur. Kan proteinlerinden albumin ve globulin,...

    https://www.biyologlar.com/kan-plazmasinin-yapisi
  • Eritrositler

    Eritrositler

    Çekirdeksiz, hemoglobin ile dolu, bikonkav disk biçimli, fonksiyonlarını damar içinde gerçekleştiren kanın şekilli elemanıdır. Giemsa veya Wright ile boyandıklarında somon-pembe renkte boyanırlar. Periferik kanda milimetre küpte dişide 4-4.5 milyon; erkekte 5-5.5 milyon kadar bulunur. Daha yüksek rakımda yaşayanlarda, düşük rakımlarda yaşayanlara göre daha fazla eritrosit bulunur. Eritrositler çekirdek ve organel içermemelerine karşın sitozollerinde çözünür...

    https://www.biyologlar.com/eritrositler
  • MONOSİTLER VE NÖTROFİLLER

    MONOSİTLER 12-15 µm çaplarıyla en büyük kan hücreleridir. Lökositlerin %3-8’ ini oluştururlar. Çekirdekleri iri böbrek biçimli ve kaba kromatinlidir. 2 çekirdekçikleri bulunur. Hareketli, fagositik (dokuda) hücrelerdir. Golgi kompleksleri çekirdek yakınındadır. GER, mitokondri, serbest ribozomları azdır. Hücre periferinde mikrotubuller, mikrofilamentler, pinositotik veziküller ve filopodlar bulunur. Elektron-dens primer lizozomları (azürofilik granüller) ve az...

    https://www.biyologlar.com/monositler-ve-notrofiller
  • EOZİNOFİLLER (ASİDOFİLLER) VE BAZOFİLLER

    10-14 µm çapında, dolaşımda ve smearlerde yuvarlak, bağ dokulara geçişleri sırasında pleomorfiktirler. Çekirdekleri 2 loplu , organelden fakir hücrelerdir. Küçük ve merkezi yerleşimli Golgi, az miktarda GER, genellikle sentriyollerin komşuluğunda birkaç mitokondrileri bulunur. Kemik iliğinde üretilirler. İnterlökin-5 öncül hücrelerin çoğalmasını ve olgun hücrelere farklanmalarını sağlar. Eozinofilik granüller (spesifik granül ) ve azürofilik granüller...

    https://www.biyologlar.com/eozinofiller-asidofiller-ve-bazofiller
  • TROMBOSİTLER

    Nukleusları yoktur. 2-4 µm çapında, disk biçimli partiküllerdir. Periferik kanda mm3 te 250.000-400.000 trombosit bulunur. Trombositler, megakaryositlerden köken alırlar. Kanın pıhtılaşmasını uyarıp, kan damarlarındaki çatlakların onarılmasını sağlar ve kanın damar dışına çıkışını engellerler. Dolaşımda 14 günden az yaşarlar. Merkezi bölümleri granülomer (kromomer); periferik bölümleri ise hyalomer olarak adlandırılır. Trombositlerin hücre zarları...

    https://www.biyologlar.com/trombositler
  • AMİNO ASİT TANIMA REAKSİYONLARI

    Doğada 300’den fazla amino asit tanımlanmış olmasına rağmen memelilerde bunlardan yalnızca 20 tanesi proteinlerin yapısında yer almaktadır. Amino asitler prolin dışında aynı karbon üzerinde amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grubu bulundururlar. Prolin ise siklik bir yapıya sahiptir ve amino grubu yerine imino grubu taşır. Amino asitlerin genel gösterimleri R-CH-NH2-COOH şeklindedir. R grubu değişken gruptur. R grubunun değişmesiyle 20 çeşit primer veya standart amino...

    https://www.biyologlar.com/amino-asit-tanima-reaksiyonlari-1
  • T hücresi nedir ?

    T hücreleri, lenfositlerin bir alt kümesini oluşturur ve bağışıklık yanıtında önemli bir yere sahiptir. 'T' kısaltması timüsden gelmektedir ki timüs bu hücrelerin son olgunlaşma evrelerinin geçtiği organdır. Sitotoksik T hücreleri (CD8+) enfekte hücreleri yok eder. Bu hücreler 'öldürücü' veya sitotoksik hücrelerdir, zira tanıdıkları antijenler gösteren belirli hücreleri hedef alır, yok ederler. Yardımcı T hücreleri (CD4+) bağışıklık yanıtında...

    https://www.biyologlar.com/t-hucresi-nedir-
  • Doğal öldürücü hücre nedir ?

    Doğal öldürücü hücre veya doğal kātil hücre diye adlandırılan bir çeşit lenfosit hücresi. Doğal öldürücü hücreler kemik iliğinde yapılırlar, kan, kemik iliği ve dalakta bulunurlar. Doğal bağışıklığın bir parçasını oluşturan doğal öldürücü hücrelerin uyarılmaya ihtiyaçları yoktur. Mikropları direkt saldırarak imhā etmezler, bunun yerine virüsler tarafından enfekte edilmiş vücut hücrelerine ve kanser hücrelerine saldırırlar. Doğal kātil...

    https://www.biyologlar.com/dogal-oldurucu-hucre-nedir-
  • TRANSFORMASYON

    Transformasyon rekombinant DNA teknikleri kullanılarak hücre dışı uygulamalar ile farklı bir genotipten hücre genotipine doğrudan bir modifikasyon işlemidir. Transformasyon terimi genel olarak ekzogenik DNA’nın hücre içine alınıp hücre genetiği ile bütünleşmesi anlamına gelir (Şekil 1). Transformasyon işlemine başlamdan önce ilgilenilen gen bölgesi plazmid vektör ile ligaz enzimi aracılığıyla birleştirilir. Bu işleme ligasyon adı verilir (Şekil 2). Genellikle...

    https://www.biyologlar.com/transformasyon
  • Kompleman sistemi nedir

    Kompleman sistem , Komplement sistemi veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal bir kaskaddır.

    https://www.biyologlar.com/kompleman-sistemi-nedir-1
  • Mast hücresi nedir ?

    Mast hücresi veya mastosit,(mikroskobik görüntü) bazik boyalarla boyanan, histamin ve heparin açısından zengin granüllere sahip bir hücredir. Bağışıklık sisteminde önemli bir rolü vardır, özellikle alerji ve anafilaksideki yeriyle tanınır. Mast hücreleri kemik iliğinde köken alır ve dolaşıma öncü hücreler olarak girerler. Daha sonra değişik dokulara yerleşip, farklı olgun mastosit tiplerine farklılaşırlar (değişirler). Vücuttaki dokularda, özellikle kan...

    https://www.biyologlar.com/mast-hucresi-nedir-
  • Apoptozis hakkında bilgiler

    APOPTOZİS Yüksek organizmalarda hücre ölümü iki farklı mekanizma ile gerçekleşir. Klasik hücre ölümü nekroz olarak adlandırılır.Şiddetli bir travma, zararlı bir uyarı ile meydana gelir. Genellikle gruplar halinde hücreleri etkiler.Morfolojik olarak ER, mitokondride dilatasyon, plazma membranının iyon transportunun bozulması,hücrelerin şişmesi ve lizisi tipiktir.Nükleer kromatin flokulasyonu, DNAnın nonspesifik klavajı, hücrelerin parçalanması ile hücre içeriği...

    https://www.biyologlar.com/apoptozis-hakkinda-bilgiler
  • Apoptozis ve Nekroz Nedir?

    Doku yasami, hücresel çogalma ve apoptozis gibi hücre ölüm islemleri arasindaki siki dengeyle sürdürülür. Apoptozis hem fizyolojik hem de patolojik olarak istenmeyen, hasar görmüs ya da potansiyel olarak neoplastik hücrelerin uzaklastirilmasinda basvurulan bir hücre intihar mekanizmasidir. Bu içsel intihar formunun temelinde genetik mekanizma vardir. Melekler Mekanı - Apoptozis ve Nekroz Nedir? Apoptozis tipik morfolojik ve biyokimyasal özelliklere sahiptir. Göze çarpan...

    https://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-nekroz-nedir
  • Kemiosmotik Hipotez Nedir

    ETZ yoluyla e- nakli ile açığa çıkan serbest enerjinin, ATP üretiminde nasıl kullanıldığını açıklar. İç mitokondri zarı yoluyla, matriksten membranlar arası boşluğa e- transportu olurken beraberinde proton transportu da olur. Bo olay sonucunda iç mitokondri zarı boyunca bir elektriksel gradient ve pH gradienti oluşur. Bu proton gradienti ile ortaya çıkan enerji ATP sentezini sağlamaya yeterlidir. ATP sentetaz enzim kompleksi (V. kompleks), ETZ tarafından yaratılan...

    https://www.biyologlar.com/kemiosmotik-hipotez-nedir
  • İDRAR SEDİMENTİ ( MİKROSKOP ile İDRAR İNCELEMESİ )

    İDRAR SEDİMENTİ ( MİKROSKOP ile İDRAR İNCELEMESİ )

    İdrar sedimentinin incelenmesi, ucuz, noninvaziv ve kolaylıkla uygulanabilmesi açısından aile hekimliği pratiğinde sık başvurulan bir tanı yöntemidir. Aile hekimlerinin idrar sedimentini değerlendirme yeteneğine sahip olması bir çok kolaylık sağlar. Bu yöntemle böbrek biyopsisi yapmadan hastalığın nedeni, aktivitesi ve şiddeti hakkında bilgi edinilebilir, birçok hastalık tanınabilir.

    https://www.biyologlar.com/idrar-sedimenti-mikroskop-ile-idrar-incelemesi-
  • Protein Sekans Analiz Cihazı

    The Procise Protein Sekanslama Sistemi protein/peptidlerin N-terminal amino asitlerini sırasıyla keserek, oluşan fenilthiohyantoin (PTH) bağlı amino acid kökünü analiz eder. Procise sisteminde kullanılan kimyasal proses, 1950 yılında P. Edman tarafından geliştirilen protein ve peptitlerin aşamalı olarak bozunmasına dayalı teknikden türetilmiştir. Edman Degradasyon Tekniğinde, bir proteinin amino ucu spesifik olarak phenylisothiocyanate (PITC) ile reaksiyona girer. Procise...

    https://www.biyologlar.com/protein-sekans-analiz-cihazi
  • Apoptozun temel işlevi ve amaçları

    Apoptoz (programlanmış hücre ölümü) ve sağ kalım mekanizmalarının anlaşılması, biyolojik bilimler alanında, yeni binyılın ilk yıllarından itibaren devrim niteliğinde gelişimlere yol açmıştır. Apoptoz organizmanın nükleuslu hücrelerinde genetik olarak programlanmış bir hücre ölümü şeklidir. Bu hücre ölüm şekli, hücrenin nekroz ve kompleman lizisiyle yok oluşundan farklı mekanizmalarla oluşmaktadır. Apoptozda komşu hücreler hiçbir zarar görmez....

    https://www.biyologlar.com/apoptozun-temel-islevi-ve-amaclari
  • DNA fragmantasyonunda rol oynayan inaktif proteinler

    i) ICAD, kaspaz-3 ve kaspaz-7 tarafından ikiye ayrılır; kısa kol (S) 40 kDa’luk DNA’ya oligomerize olur. Bu fragmantasyona caspase activated DNase (CAD) adı da verilir. Bu fragmantasyon, nükleus içindeki DNA’ları 180 bp’lik düzenli parçalara ayırır ve kromatin fragmantasyonuna neden olur. ii) Poli(ADP-riboz) polimeraz (PARP): DNA hasarı başladığında aktive olur. Histonlar gibi nükleer proteinlere ADP-riboz polimerlerini ekler. DNA tamir sürecini uyararak...

    https://www.biyologlar.com/dna-fragmantasyonunda-rol-oynayan-inaktif-proteinler
  • Sitokrom-C

    Sitokrom-C’nin mitokondrilerden salınımı olayı, halen tartışmalıdır. Sitokrom-C, a) PT poru yoluyla,[6] b) Bax ile mitokondrilerde sitokrom C’nin geçmesi için kanallar oluşması yoluyla[12] ve c) su dolan mitokondrilerin dış membranlarının patlaması yoluyla sitoplazmaya girebilir. p53 birçok genin kopyalanmasını sağlayan tümör supresör genlerden biridir ve “inducible NO” tarafından upregülasyonu gerçekleştirilir. MDM2 geni p53’ü etkinleştirir ve Bax genini...

    https://www.biyologlar.com/sitokrom-c
  • Yapay apoptoz meydana getiren yöntemler ve yetersiz apoptozda tedavi stratejileri

    a) Gen tedavisi (örneğin Bcl-2, cFLIP ve IAPS’yi hedef alanlar) b) Smac/DIABLO taklitçileri veya IAP antagonistleri[18] c) Fotodinamik tedavi d) Recombinant TRAIL (bir ölüm reseptör ligandı) e) PKB/Akt sinyalinin inhibisyonu f) p53 aktivitesinin ortaya çıkmasına neden olan MDM2 inhibisyonu Gen Tedavisi. a) Anti-apoptotik Bcl-2: Antisense mRNA kullanılarak (18 bp’lik oligonükleotid antisense Bcl-2 mRNA=G-3139) inhibe edilir. b) cFLIP ve IAPS antisensleriyle, SCID (severe...

    https://www.biyologlar.com/yapay-apoptoz-meydana-getiren-yontemler-ve-yetersiz-apoptozda-tedavi-stratejileri
  • PARP inhibisyonu

    En az 6 PARP geni tanımlanmıştır. p53 gibi PARP-1’in de ikili etkisi vardır. Bir taraftan apoptoza neden olur. Diğer taraftan DNA tamirinde rol oynar. PARP-1 inhibisyonu, bir taraftan DNA hasarı nedeniyle hücre ölümüne neden olurken, diğer taraftan hücre ömrünü uzatır. Bu nedenle, PARP-1 inhibitörleri, duruma göre, hem aşırı apoptozlu hastalıklarda, hem de yetersiz apoptozun eşlik ettiği hastalıklarda kullanılabilir. PARP-1 inhibitörleri, DNA tamirini azaltma...

    https://www.biyologlar.com/parp-inhibisyonu
  • Yağ (Lipid) Metabolizması

    Besinlerle alınan yağ moleküllerinin büyük kısmını trigliserid adı verilen moleküller oluşturmaktadır.Bunun yanında fosfolipid, ve kolestrol molekülleri yağlı besinlerde daha az miktarlarda bulunular. Lipidler yapı itibariyle gliserin ve yağ asitlerinin teşkil ettiği moleküllerdir.Lipid molekülleri hidrofobik özellik göstermelerine karşın organik eriticilerde çözünürler.Örneğin alkol, eter, aseton ve klorofom gibi uçucu sıvılar içerisinde çözünebilir. ...

    https://www.biyologlar.com/yag-lipid-metabolizmasi
  • Glikokaliks Nedir Görevleri Nelerdir

    Glikokaliks, Hücre zarının yüzeyinde, özellikle şekerlerce zengin özel bir yapıdır. Hücre zarı ile ilgisine göre, iki tip glikokaliks vardır: Hücre zarına bağlı olan glikokaliks, hücre zarının bütün uzantıları, çöküntüleri, kavisleri, oyuntuları gibi, onun bütün hareketlerine ve değişikliklerine tamamen uyar ve hücre zarıyla birlikte görülür. Bu tür glikokaliks omurgalıların alyuvar duvarlarında, safra kesesi ve sindirim borusundaki ince uzantıların...

    https://www.biyologlar.com/glikokaliks-nedir-gorevleri-nelerdir
  • Glikozilasyon

    Glikozilasyon enzimler aracılığıyla sakkaritlerin birbirine bağlanarak proteinlere lipitlere veya organik moleküllere bağlı glikanlar oluşturma sürecidir. Glikozilasyon çevrimle eş zamanlı ve çevrim sonrası bir değişim sürecidir. Glikanlar membran proteinlerinde ve salgılanan proteinlerde çeşitli yapısal ve işlevsel rollere sahiptir. Endoplazmik retikulumda sentezlenen proteinlerin çoğunluğu glikozilasyona uğrar. Bu süreç enzim güdümlü ve konuma özgündür bu...

    https://www.biyologlar.com/glikozilasyon
  • Glikokaliks

    Glikokaliks

    Hücre zarı ile ilgisine göre iki tip glikokaliks vardır: Hücre zarına bağlı olan glikokaliks hücre zarının bütün uzantıları çöküntüleri kavisleri oyuntuları gibi onun bütün hareketlerine ve değişikliklerine tamamen uyar ve hücre zarıyla birlikte görülür. Bu tür glikokaliks omurgalıların alyuvar duvarlarında safra kesesi ve sindirim borusundaki ince uzantıların etrafında fagositoz yapan birçok hücrenin yüzeyinde ve protozoa'da görülür. Hücre zarına...

    https://www.biyologlar.com/glikokaliks
  • PERFÜZYONİSTİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

    Görev Ekstra Korporeal Sirkülasyon ve Mekanik Yaşam desteği gerektiren kalp, büyük damar ve organ nakillerinde yapılacak müdahalelerde ekipteki cerrah ve anestezi uzmanı ile işbirliği yaparak operasyonun yapılabilmesi için kardiyopulmoner sistemini izole edip kalp akciğer makinesini kullanarak perfüzyon görevini üstlenmektir. Perfüzyonist; Cerrah ve Anestezi Uzmanına ameliyat sırasında veya gereksinim halinde post-operatif dönemde perfüzyon konusunda yardım etmek,...

    https://www.biyologlar.com/perfuzyonistin-gorev-ve-sorumluluklari
  • Perfüzyonist Kimdir?

    Perfüzyonist Kimdir?

    Sağlık Bakanlığı tarafından verilmiş '' Perfüzyonistlik Yetki Belgesi '' olanlar ve 26 Nisan 2011 yılında resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren kanuna göre;

    https://www.biyologlar.com/perfuzyonist-kimdir
  • Mineral Madde ile Beslenme Mekanizmaları

    Elektroosmozun bir iyon iletimi mekanizması olduğu, hidrate iyonların su moleküllerini sürükleyen ve membranlardaki porlar, kapilerler boyunca yaratılan elektrik alanları, yani potansiyel farklılıkları ile iyonik madde taşınması gerçekleştirdiği belirtilmişti. Elektriksel potansiyel farkı DE, elektriksel yükün bir noktadan diğerine gitmesi ile yapılan işin ölçütüdür. Daha önce değinildiği üzere yukarıda kısaca incelenmiş olan itici güçlerden de çok daha...

    https://www.biyologlar.com/mineral-madde-ile-beslenme-mekanizmalari
  • Bitkilerde Su İletimi

    Temel mekanizmalar ile topraktan su ve mineral madde alarak gene bu mekanizmalarla kabuk parankiması hücrelerine iletirler. Kabuk parankimasında da benzeri mekanizmalarla hücreden hücreye iletilen su ve mineral maddeler merkez silindirdeki cansız ksilem elementlerine, trake veya trakeidlere girerek kılcallık ve özellikle yaprakların stomalarındaki terlemenin sağladığı negatif basınçla, emişle yerüstü organlarına iletilir. Ancak uyku dönemi sonunda çok yıllık bitkilerde...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerde-su-iletimi-2
  • DÜNYADAKİ PERFÜZYON OKULLARI

    The Society of Great Britian and Ireland Clinic Perfusion : İngiltere ve İrlanda klinik perfüzyonu The Society of Perfusionists 1974 yılında kurulan ve perfüzyon eğitimi veren önemli bir eğitim kurumudur. Okulun ana hedefi perfüzyon teknolojinin ilerlemesini için Klinik Perfuzyonist yetişirmeye yardımcı olmaktır. Okul bünyesinde 380 bilim adamı bulunmaktadır ve hastanelerinde yılda 33000 önemli ameliyat yapılmaktadır. Giriş şartları Eğitimli klinik perfuzyonistin...

    https://www.biyologlar.com/dunyadaki-perfuzyon-okullari
  • Lipaz ve Lipaz Türleri

    Lipaz, lipitlerin ester bağlarının hidrolizini katalizleyen bir enzimdir. Lipazlar esterazların bir alt sınıfıdır. Lipazlar, çoğu canlıda gıdasal lipitlerin (yani trigliseritlerin) sindirimi, taşınması ve işlenmesinde önemli rol oynarlar. Bazı virüslerde dahi lipaz genleri bulunur. Kobay pankreatik lipaz ilişkili protein İşlev Çoğu lipaz bir lipit substratın gliserol omurgasının belli konumlarında etkir. İnsanlarda sindirim sisteminde yağları sindirmekten...

    https://www.biyologlar.com/lipaz-ve-lipaz-turleri
  • Nörotransmitter Nedir

    Nöronlar arasında veya bir nöron ile başka bir (tür) hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmitter (uyarıcılara tepki) denir. Sinir sistemi boyunca sinirsel sinyaller bu kimyasal taşıyıcılar yardımıyla iletilir. Sinir hücrelerinin taşıdığı sinyaller nöronlar üzerinde son derece hızlı ilerler. Bu hız sinir hücresini türüne göre 1m/sn ile 12m/sn arasında değişir. Sinir hücreleri arasındaki bağlantı ve sinyal aktarımını ise sinaps...

    https://www.biyologlar.com/norotransmitter-nedir-1
  • Perfüzyon Nedir ?

    Perfüzyon Nedir ?

    Perfüzyon kelimesi Fransızca "perfuse" kelimesinden türemiş olup (bir şey üzerine) tamamen akıtmak/ dökmek/boşaltmak anlamına gelmektedir.

    https://www.biyologlar.com/perfuzyon-nedir-
  • TULAREMİ ( Tavşan Ateşi) HASTALIĞI

    Hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalık olan Tularemi, bildirimi zorunlu hastalıkları arasında bulunuyor. Hastalık birdenbire hızla yükselen ateş, şiddetli baş ağrısı, kırıklık, bulantı, kusma ve ishalle ortaya çıkıyor. İnsandan insana bulaşmayan bu hastalık, fare, sıçan, sığır, kedi, köpek gibi hayvanların dışkılarının veya leşlerinin suya karışması sonucu insanlara bulaşıyor. Ayrıca, hastalık kene, sivrisinek gibi hayvanların ısırmasıyla da...

    https://www.biyologlar.com/tularemi-tavsan-atesi-hastaligi
  • MAVİ BEBEK SENDROMU NEDİR ?

    Doğuştan gelen bir kalp bozukluğudur. Sağ ve sol karıncıkları ayıran zarda bir açıklık vardır; ayrıca akciğerlere giden damarlarda daralma olmuştur. Bu sebeplerden ötürü akciğerlere pompalanan kanın bir kısmı sol kalbe geçer. Dolayısıyla küçük kan dolaşımı tam manası ile gerçekleşemez. * Belirtileri: - Bebek fazla hareket ettiği zaman morarır. - El parmaklarının uçları şişer ve yuvarlaklaşır. - Bebek en ufak bir harekette çabuk yorulur ve zor nefes...

    https://www.biyologlar.com/mavi-bebek-sendromu-nedir-
  • Proteinlerde Üç Boyutlu Yapı - Konformasyon ve Genel Prensipleri

    Proteinler; belirli bir kimyasal yapıya ve molekül ağırlığa, genlerle belirlenen bir tek amino asit dizisine: iyi belirlenmiş üç boyutlu bir yapıya (konformasyon) sahiptir. Konformasyon, basit bağlar etrafında mümkün olan dönmeler sonucunda bağlarda kopma olmaksızın çok çeşitli pozisyonlarda bulunabilen grupların uzaysal düzenini ifade eder. Konformasyon; proteinlerde daha çok ikincil, üçüncül ve dördüncül yapıların beraberliğini ve bütünlüğünü izah...

    https://www.biyologlar.com/proteinlerde-uc-boyutlu-yapi-konformasyon-ve-genel-prensipleri
  • Mikoplazma genitalyum nedir?

    Mikoplazma genitalyum; Mycoplasma genitalium bakterisinin neden olduğu, cinsel yolla bulaşan ve erkeklerde nongonokoksik üretrite (NGU) neden olan bir hastalıktır. M. genitalium kadınlarda; bakteriyel vaginoz ve servisit gibi hastalıklarda saptanabilmektedir. Çoğu mikoplazma genitalyum enfeksiyonu belirti vermeden seyrettiğinden, şüpheli bireylerin taranması büyük önem taşımaktadır.1,2 Mikoplazma genitalyumun semptomları nelerdir? Çoğu hastada semptom görülmemekle...

    https://www.biyologlar.com/mikoplazma-genitalyum-nedir
  • Glikoproteinler ve Biyomedikal Önemi

    Glikoproteinlerin saptanma, saflaştırma ve yapısal analizi için kullanılan yöntemler Proteinler ve enzimleri saflaştırmak için kullanılan klasik yöntemler glikoproteinler için de kullanılabilir. Glikoproteinlerin izolasyonu ve karakterizasyonu için bir çok kromatografik/elektroforetik yöntem geliştirilmiştir. Afinite kromatografisi tek basamaklı yöntem olarak veya genel kromatografik/elektroforetik yöntemler ile birleştirilerek kullanılabilir. Bu şekilde a1-asit...

    https://www.biyologlar.com/glikoproteinler-ve-biyomedikal-onemi
  • Tıbbı laboratuvar hizmetlerinde bakteriyel ve mikotik hastalıklarda kültür sonuçları hangi zaman aralığında veriliyor ?

    Koliform grup bakteriler, Enterobacteriaceae familyası içinde yer alan, fakültatif anaerob, gram negatif, spor oluşturmayan, 35 oC' de 48 saat içinde laktozdan gaz ve asit oluşturan, çubuk şeklindeki bakterilerdir. Bu grupta yer alan ve gıda mikrobiyolojisi açısından önemli olan mikroorganizmalar; Citrobacter freundii, Enterobacter aerogenes, Enterobacter cloacae, Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae 'dir. Koliform grup mikroorganizmalara pek çok gıda hammaddesinde...

    https://www.biyologlar.com/tibbi-laboratuvar-hizmetlerinde-bakteriyel-ve-mikotik-hastaliklarda-kultur-sonuclari-hangi-zaman-araliginda-veriliyor-
3WTURK CMS v8.1