Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 653 içerik listeleniyor

  • X kromozomu inaktivasyonu

    X kromozomu inaktivasyonu

    X Kromozomu inaktivasyonu, dişi memeli hücrelerinde iki adet bulunan X kromozomlarından birinin inaktive edilmesi işlemidir.

    https://www.biyologlar.com/x-kromozomu-inaktivasyonu
  • ERKEK ÜREME SİSTEMİ

    Erkek üreme sistemini oluşturan erkek üreme organları (Organa genitalia masculina),cinse özgü hücrelerin (Spermatozoon) ve hormonların (Androjenler) oluşumunu sağlayan TESTİSLER ile GENITAL YOLLAR, EKLENTİ BEZLER ve CİNSEL BİRLEŞME ORGANI-PENİS’ten ibarettir. Erkeğin üremedeki sorumluluğu,- ürettiği spermatozoonları kadın üreme kanalına iletmek olduğundan, üremede erkek oldukça aktif olmak zorundadır. Kadın genital yollardan farklı olarak. erkek genital...

    https://www.biyologlar.com/erkek-ureme-sistemi
  • BİTKİ KÖKLERİ TARAFINDAN SUYUN ABSORBSİYONU

    Köklerden suyun etkili bir şekilde emilimi için kök yüzeyi ve toprak arasında yakın temas gereklidir. Su alınımı için gerekli yüzey alanını sağlayan bu temas, toprak içinde kök ve kök tüylerinin büyümesi sonucu en üst düzeye çıkar. Kök epidermis hücrelerinin uzan­tısı olan kök tüyleri, kökün yüzey alanını büyük öl­çüde arttırarak topraktan su ve iyonların absorbsiyon kapasitesini arttırır. 4 aylık çavdar (Secale) bitkilerinin kök tüylerinin,...

    https://www.biyologlar.com/bitki-kokleri-tarafindan-suyun-absorbsiyonu
  • DUKTUS DEFERENS (Vas deferens,Sperma kanalı)

    Duktus deferens, epididimin kuyruk bölümünün ucundan başlayıp, epididim kanalının devamı şeklinde uzanan, kalın kassal bir borudur. Vas deferens 40-50 cm uzunluğunda olup. sadece spermiumlarm iletimiyle görevlidir. Önce scrotum içinde epididim’in iç yanında. testis’in arka kenarı boyunca yukarıya doğru seyreden vas deferens. daha sonra funiculus spermaticus içinde olarak inguinal kanalı geçer ve karın boşluğuna girer. Karın boşlu­ğuna girdikten sonra funiculus...

    https://www.biyologlar.com/duktus-deferens-vas-deferenssperma-kanali
  • Mantarların özellikleri üreme sistemleri ve çeşitleri

    FUNGİ( GERÇEK MANTARLAR) Mantarlar Hakkında Genel Bilgi Mantarların Fizyolojisi Mantarların Metabolizması Mantarların Üremesi Yapılarına Göre Mantarlar Basit Mantarlar Yüksek Mantarlar Mantarlar; ökoryot hücre tipine sahip hücre sayısı fazla ve hücrelerinde gerçek anlamda zar ile çevrili çekirdek ve birçok organeli olan(yanda şekilde görüldüğü gibi)( küf mantarları[ ekmek küfü, peynir küfü], mayalar[ bira mayası], şapkalı mantarlar bu gruba dâhildirler),...

    https://www.biyologlar.com/mantarlarin-ozellikleri-ureme-sistemleri-ve-cesitleri
  • DUYU ORGANLARI

    İnsanlar daima değişen bir çevre içinde yaşarlar.çevredeki değişen her durum ,içinvücudun bütün sistemleri kendini ayarlamak zorunda kalır.yani vücut dışardan gelen bilgilerizamanında değerlendirerek bunlara anlamlı ve uyumlu cevaplar çıkarır .Bu açıdan baktığımızda insanı çevresiyle devamlı bilgi aliş verişi içinde görürüz.Dış ortamdan gelen bilgiler duyu organları yoluyla sinir sistemine taşınır.Duyu organları içide özelleşmiş hücre grupları...

    https://www.biyologlar.com/duyu-organlari-1
  • GENEL BİYOLOJİ PDF SUNUMLAR

    FOTOSENTEZ: http://www.aof.anadolu.edu.tr/kitap/IOLTP/2282/unite04.pdf HÜCRE :http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bdergi/yeniufuk/icerik/hucre.pdf HÜCRE BÖLÜNMESİ: http://demiraylisesi.googlepages.com/mitoz.pdf MİTOKONDRİ; http://www.ctf.edu.tr/anabilimdallari/pdf/23/Mitokondri.pdf BİTKİ FİZYOLOJİSİ: http://www20.uludag.edu.tr/~tys/lisans%20dersler/bitki%20fizyolojisi.pdf HÜCRE VE HÜCRE BÖLÜNMELERİ :http://oynaogrenegitimi.com/odev/hucre.pdf CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI...

    https://www.biyologlar.com/genel-biyoloji-pdf-sunumlar
  • İŞİTME ve DENGE ORGANI (Organum vestibulocochleare)

    İşitme denge organı kısaca KULAK (L.auris, Gr.otos=kulak) olarak adlandırılır. Dış, orta ve iç olmak üzere üç bölümden oluşan kulak, merkez sinir sistemin­deki bağlantıları sayesinde SES ve YER ÇEKİMİ değişimlerini algılamada özelleşmiş, analitik kapasiteye sahip bir organımızdır. Kulakla ilgili hastalıklar, kulak- burun-boğaz bilim dalı (Otorinolaringoloji) hekimleri tarafından tedavi edilir. Dış, orta ve iç kulağı ayrı ayrı inceliyeceğiz. a. Dış...

    https://www.biyologlar.com/isitme-ve-denge-organi-organum-vestibulocochleare
  • PİNOSİTOZ NEDİR?

    Pinositoz (Eski Yunanca pino içmek sito hücre demektir.) hayvansal hücrelerin sıvı haldeki maddeleri vezikül oluşturarak sitoplazmalarına almalarına verilen isim. Hücre zarının içeri doğru çökmesi ile oluşan küçük cepler daha sonra zarın kapanması ile içi sıvı dolu pinositotik vakuollere dönüşür. Bu yolla hücre iyonları ve küçük molekülleri sıvı ile birlikte bünyesine alır. 1) Zardan geçemeyen sıvı haldeki moleküllerin hücreye alınmasını sağlar....

    https://www.biyologlar.com/pinositoz-nedir
  • Ribozomların Biyosentezi

    Ribozomların Biyosentezi

    Tüm hücre komponentleri, ayrıcasız, biyosentez yoluyla, doğrudan yada dolaylı olarak DNA'dan köken alır. Ribozomların sentezi de DNA tarafından kodlanır. Ribozomların sentez yolu, çekirdekli hücrelerde (eukar-yotlarda) çekirdeksizlerden (prokaryotlardan) farklıdır. Bacillussubtilis'de DNA'nın % OJ3'ü 16 S rRNA'yı ve % 0.25'i 23 S rRNA'yı kodlar. Bundan ve diğer organizmalarda yapılan gözlemlerden anlaşıldığı kadarıyla DNA'nın belirli bir kısmı (cistron) rRNA...

    https://www.biyologlar.com/ribozomlarin-biyosentezi
  • İNSAN ANATOMİSİ VE İSKELET

    Anatomik Duruş Baş dik ve alın öne bakan, kollar yanda ve sarkık olan, avuç içleri öne dönük, ayaklar birleşik ve ayak uçları öne doğru olan vücut duruşuna anatomik duruş denir. Anatomide kullanılan terimler vücudun bu durumuna göre tanımlanır ve adlandırılırlar. İnsan Vücudunun Ana Bölgeleri Vücudu yapan organ ve oluşumların daha iyi kavranılması, yerlerinin belirlenmesi ve hastalıkların kolay tanımlanması için vücut, bölgelere ayrılarak incelenir. ...

    https://www.biyologlar.com/insan-anatomisi-ve-iskelet
  • EKLEMLER HAKKINDA BİLGİ

    ARTHROLOGIA (EKLEMBİLİM) Vücudumuzdaki kemikler iskeleti oluşturmak üzere birbirleriyle birleşmişlerdir. Hareketli olsun veya olmasın kemiklerin herhangi bir şekilde birbirleriyle birleştikleri yerlere eklem (L.articulatio, Art. ; Gr.arthron) denir. Eklemlerin, morfolojik ve fonksiyonel sınıflamaları yapılmıştır. Fonksiyonel sınıflamada: eklemler hareket olanakları dikkate alınarak oynamaz (Syn­arthrosis). Yarı oynar (Amphiarthrosis) ve oynar eklemler (Enarthrosis)...

    https://www.biyologlar.com/eklemler-hakkinda-bilgi
  • Bağışıklık Yetersizliği ve İmmün Sistem

    Bağışıklık yetersizliği hastalıkları ortak özellikleri infeksiyona duyarlığın artması olan çeşitli hastalıklardan oluşan bir gruptur. Birincil bağışıklık yetersizliği bağışıklık bozukluğunun olduğu yere göre sınıflanır : B hücresi (antikor yapan hücreler), T hücresi virus ve diğer mikroplarla savaşan ve/veya antikor yapan hücrelere yardım eden hücre), fagositoz (Mikropların savunma hücrelerinin içine alınıp parçalanması) işlemine ve komplemana...

    https://www.biyologlar.com/bagisiklik-yetersizligi-ve-immun-sistem
  • BAŞ-BOYUN ve GÖVDE EKLEMLERİ

    Baş-boyun eklemleri : 1.Temporomandibuler eklem (Art.temporomandibularis) : Mandibula kolunun kondiler çıkıntısındaki başçık ile os temporale’deki fossa mandibularis arasında oluşmuş bikondiler bir eklemdir. İnce ve gevşek bir kapsüle sahiptir. Eklem bağları lig.laterale, lig.mediale, lig.sphenomandibulare ve lig.stylomandibulare’dir. 2 Atlantooksipital eklem (Art.atlantooccipitalis) : Atlas’ın lateral kitlelerindeki konkav eklem yüzleri ile oksipital kemiğin...

    https://www.biyologlar.com/bas-boyun-ve-govde-eklemleri
  • Endospor

    Bazı bakteri hücreleri (Clostridium, Bacillus, Desulfotomaculum, Sporosarcina cinsleri) içinde "endospor" meydana gelir. Bunlar bakterilerin canlı fakat uyuşuk (dormant) formlarıdır. Endosporlar bakterilerin vejetatif şekillerine (bakterilerin beslenen ve çoğalan şekli) göre fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı daha dayamklıdırlar. Konserve gıdalarda problem teşkil ederler. Endosporları öldürmek için otoklavda 120 °C 'de 10-15 dakika bekletmek gerekir. Endosporların çok...

    https://www.biyologlar.com/endospor
  • KAFATASI (Cranium)

    KAFATASI (Cranium)

    İnsan vücudunun.en üst pozisyondaki beyin ve duyu organlarını taşıyan bölümü baş (Caput) olarak adlandırılır.İşitme kemikçikleri ve dil kemiği hariç toplam 22 kemikten oluşan baş iskeletine kafatası (Cranium) denir.

    https://www.biyologlar.com/kafatasi-cranium
  • Kolorimetrik Yöntemlerle Biyolojik Parametrelerin İncelenmesi

    Kolorimetrik Yöntemler: test materyalin UV absorbsiyonunun ölçülmesi veya bir belirteç ile reaksiyonu sonucu oluşan renkli bir bileşiğin görünür alanda spektral olarak belirlenmesine dayanır. Mikropalet okuyucu cihazlar birçok deneyle paralellik göstermektedir. Reaksiyon sonucu oluşan renk ve şiddetine göre hücre sayısı ve olayları yansımaktadır. Kolorimetrik yöntemler aşağıdaki özellikleri yansıtmaktadır: a. Protein içerikleri (metilen mavisi, Coomassie blue,...

    https://www.biyologlar.com/kolorimetrik-yontemlerle-biyolojik-parametrelerin-incelenmesi
  • Tek hücreli canlılar nelerdir

    Tek hücreli canlılar (yada Prokaryot), yeryüzünde yaklaşık olarak 3-4 milyar yıl önce oluşmuş ilk canlı biçimleridir. Daha sonraki evrim süreci yavaştı ve yaklaşık olarak 3 milyar yıl boyunca Kambriyen öncesi devirde tüm canlılar mikroskobikti. Yani,dünya tarihinin büyük bir kısmında tek canlı biçimi mikroorganizmalardı. Trias döneminden beri mikroorganizmaların morfolojilerinin çok az değiştiğini gösterececek şekilde 220 milyon yıllık bir kehribarın...

    https://www.biyologlar.com/tek-hucreli-canlilar-nelerdir
  • İŞİTME ve DENGE ORGANI (Organum vestibulocochleare) KULAK

    İşitme denge organı kısaca KULAK (L.auris, Gr.otos=kulak) olarak adlandırılır. Dış, orta ve iç olmak üzere üç bölümden oluşan kulak, merkez sinir sistemin­deki bağlantıları sayesinde SES ve YER ÇEKİMİ değişimlerini algılamada özelleşmiş, analitik kapasiteye sahip bir organımızdır. Kulakla ilgili hastalıklar, kulak- burun-boğaz bilim dalı (Otorinolaringoloji) hekimleri tarafından tedavi edilir. Dış, orta ve iç kulağı ayrı ayrı inceliyeceğiz. 1.Dış...

    https://www.biyologlar.com/isitme-ve-denge-organi-organum-vestibulocochleare-kulak
  • MİKROORGANİZMALARLA GENETİK MADDE AKTARIMI - GEN TRANSFERİ

    Bakterilerde genetik materyalin küçük veya büyük bir bölümü bir bakteriden diğerine çeşitli mekanizmalar aracılığı ila aktarılıp, sonunda önemli genetik değişiklikler oluşabilmektedir. Verici bakteriden alıcı bakteri hücresine, bakteri genomunun aktarılması sonucu her iki bakteri hücresinin genetik özelliklerini birlikte içeren melez bakteriler meydana gelirler. Bakterilerde görülen bu olaylar sırasında, yüksek canlılarda olduğundan farklı olarak, iki...

    https://www.biyologlar.com/mikroorganizmalarla-genetik-madde-aktarimi-gen-transferi
  • ÜRETRA

    Üretra (Urethra), mesane’de toplanmış olan idrarı dışarı atmaya yarıyan, mukoza ile kaplı, kassal bir borudur. Kadında sadece idrarın geçtiği bu yol, erkekte aynı zamanda gerektiğinde ejekulat’ın atılması için de kullanılır. Üretranın iki deliği vardır. Mesanenin içine açılan deliğine ostium urethrae internum, dışarıya açılan deliğine ostium urethrae externum denir. Kadın ve erkek üretrası arasında şekil, büyüklük ve fonksiyonel yönden...

    https://www.biyologlar.com/uretra
  • Bulboüretral bez (Gl.bulboıırethralis)

    Cowper bezleri olarak ta adlandırılan gl.bulbourethralis’ler iki bez olup.prostat’ın aşağısında, membranöz üretranın iki yanında, ürogenital diafragma içinde yer alırlar. Herbiri bezelye büyüklüğünde (0.7-lcm çapında) olan bezler, şeffaf, albuminden zengin, alkali, mukoid karakterli salgılarını boşaltma kanalları ile üretraya akıtırlar. Testesteron kontrolü altındaki salgı .seksüel uyan ile üretraya boşalır. Taze iken kaygan, akıcı ve öze! kokulu olan...

    https://www.biyologlar.com/bulbouretral-bez-gl-bulboiirethralis
  • Hayvansal Dokular

    Hayvansal dokular, embriyonik dönemde köken aldığı tabakalara göre ; -Ektoderm Kökenli Dokular:Epitel doku ve Sinir Doku -Mezoderm Kökenli Dokular:Bağ, Kan,Yağ, Kıkırdak, Kemik, Kas Doku -Endoderm Kökenli Dokular:Tükrük Bezleri Tiroid bezi,...... olmak üzere üç kısımda incelenir. 1 EPİTEL DOKU: Vücudun dış yüzeyini ve iç yüzeyini örten hücrelerden ve salgı yapabilen bezlerden oluşur.Hücreler arası boşlukları az ,kandamarları ve sinir bulunmaz.Beslenmesini...

    https://www.biyologlar.com/hayvansal-dokular
  • Kulağın Anatomik Yapısı

    Kulak (auris), işitme işlevini gören ve denge organını içinde bulunduran anatomik yapıdır. Üç kısımda incelenir: Dış kulak, Orta kulak, İç kulak. İki kısımdan oluşur. Dışa doğru çıkıntı yapan kısmına kulak kepçesi adı verilir. Kulak kepçesi sesin yönünün belirlenmesinde işlev görür. Burayı orta kulağa bağlayan kanal ikinci kısmı yapar ve dış kulak yolu adını alır. Dıştan içe doğru uzanan bu kanal yaklaşık 2,5 cm kadardır ve S harfi...

    https://www.biyologlar.com/kulagin-anatomik-yapisi-1
  • MOLEKÜLER MARKERLAR

    Bitkiler; virüs, bakteri, fungus, nematod ve böcekler tarafından saldırıya uğramaktadırlar. Bitkiler bunlara karşı kendilerini koruyacak bağışıklık sistemlerine sahip değillerdir. Bununla birlikte kendilerini korumak için ya devamlı yada teşviklenme durumunda faaliyete geçen antimikrobial savunma mekanizmaları ve dayanıklılık genleri (R) taşımaktadırlar. Dayanıklılık ıslahının amacı, dayanıklı genlerinin belirlenmesi, kültür bitkilerine aktarılması ve...

    https://www.biyologlar.com/molekuler-markerlar
  • Hücre İncelemesi

    Hücrenin Keşfi Ve Hücre Teorisi Bütün canlılar hücre adı verilen birimlerden meydana gelmiştir. Hücre ilk defa 1665 yılında Robert Hooke tarafından keşfedilmiştir. Robert Hooke şişe mantarından aldığı kesiti mikroskopta incelemiş ve gördüğü yapılara hücre adını vermiştir. Hooke’tan 30 yıl sonra Leeuwenhoek geliştirdiği mikroskop ile bakterileri, kan ve kas hücrelerini incelemiştir. 19. yüzyılda Schleiden ve Schwann bütün canlıların hücrelerden...

    https://www.biyologlar.com/hucre-incelemesi
  • Sindirim Sistemi

    Sindirim sistemi veya gastrointestinal sistem, sindirim borusu (''sindirim kanalı'' veya ''gastrointestinal kanal'') ile sindirim bezlerini içeren, çok hücreli hayvanlarda yiyeceğin vücuda alınımı, sindirilmesi, gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesi ve atık maddelerin vücuttan atılması ile ilgilenen organ sistemidir. Sindirim sistemi ve sindirim borusu hayvandan hayvana belirli oranda değişiklik gösterir. Örneğin bazı hayvanlar çok odalı midelere sahiptirler. Çoğu...

    https://www.biyologlar.com/sindirim-sistemi
  • Solunum Sistemi

    Solunum Sistemi

    Solumak, hayatta kalmak için temel ögelerden biridir. Vücutta birikmiş olan karbondioksitin atılması, bunun yerine, oksijen alınması işlemine solunum adı verilir.

    https://www.biyologlar.com/solunum-sistemi
  • KAN LABORATUVARDA ÇALIŞANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN GÜVENLİK KURALLARI

    Laboratuvarda özellikle kanla çalışan kişilerin kendilerini kan yoluyla bulaşması mümkün olan hastalıklara karşı koruması çok önemlidir. Bu hastalıklara örnek olarak günümüzde büyük önemi olan AIDS ve Hepatit B verilebilir. Kan yoluyla bulaşan hastalıklardan laboratuvar çalışanlarının korunması için dikkat edilmesi gereken kurallar aşağıda verilmiştir. 1. Lateks eldiven mutlaka giyilmelidir. Bu eldivenler mümkünse pudra içermeyen eldivenler seçilmelidir....

    https://www.biyologlar.com/kan-laboratuvarda-calisanlarin-dikkat-etmesi-gereken-guvenlik-kurallari
  • Kan Yapımı (Hematopoez)

    Yaşam süreleri hayli kısa olan kan hücrelerinin hematopoetik organlardan sürekli üretilmeleri gerekir. Embriyogenezin erken dönemlerinde vitellüs kesesinin mezoderminden üretilen kan hücreleri, daha sonraki dönemde karaciğer ve dalaktan, fetal dönemin sonunda ise kemik iliğinden üretilir.Kök hücreler bir daha geri dönüşümü olmayacak şekilde farklılaşabilme yeteneğine sahip hücrelerdir. Tüm kan hücreleri kemik iliğindeki tek bir hücreden gelişmiştir. Bunlara...

    https://www.biyologlar.com/kan-yapimi-hematopoez
  • Kistik Fibrozis

    Kistik Fibrozis, CFTR (cystic fibrosis transmembrane conductance regulator) genindeki mutasyonlara bağlı olarak gelişen, otozomal resesif geçişli genetik bir hastalıktır. Hastalık salgı sistemini bozarak birçok farklı sistemde patolojilere yol açmaktadır (Şekil-1).1 İnsidans Kistik fibrozis, 1960’lı yıllardan bu yana genetik hastalıklar içinde en popüler olanıdır. Beyaz ırkta 1:2500-3000 oranında görülme ve 1:25 taşıyıcı sıklığı ile en sık rastlanan ve...

    https://www.biyologlar.com/kistik-fibrozis
  • Hücre Fizyolojisi

    Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi. Bir müze müdürü olan İngiliz Robert Hooke 1663 yılında mantar ve diğer bitki örneklerini bir jiletle keserek mikroskop altında 30 kat büyüterek inceledi. Bu incelemeler sonucunda bitkilerin "hücre" adını verdiği küçük...

    https://www.biyologlar.com/hucre-fizyolojisi-1
  • Sinir hücresi

    Sinir hücresi ya da nöron sinir sisteminin temel fonksiyonel birimidir. Başlıca işlevi bilgi transferini gerçekleştirmektir. İnsan sinir sisteminde yaklaşık olarak 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmektedir. Normal bir sinir hücresi 50.000-250.000 kadar başka nöronla bağlantılıdır. Yaptıkları özelleşmiş işlere bağlı olarak farklı şekillerde ve çeşitlerde olabilirler. Nöronların büyük bir çoğunluğu dört farklı yapıya sahiptir: Soma, dendritler, akson ve...

    https://www.biyologlar.com/sinir-hucresi
  • Mast hücresi

    Mast hücresi veya mastosit,(mikroskobik görüntü) bazik boyalarla boyanan, histamin ve heparin açısından zengin granüllere sahip bir hücredir. Bağışıklık sisteminde önemli bir rolü vardır, özellikle alerji ve anafilaksideki yeriyle tanınır. Mast hücreleri kemik iliğinde köken alır ve dolaşıma öncü hücreler olarak girerler. Daha sonra değişik dokulara yerleşip, farklı olgun mastosit tiplerine farklılaşırlar (değişirler). Vücuttaki dokularda, özellikle kan...

    https://www.biyologlar.com/mast-hucresi
  • T hücresi

    T hücreleri, lenfositlerin bir alt kümesini oluşturur ve bağışıklık yanıtında önemli bir yere sahiptir. 'T' kısaltması timüsden gelmektedir ki timüs bu hücrelerin son olgunlaşma evrelerinin geçtiği organdır. Sitotoksik T hücreleri (CD8+) enfekte hücreleri yok eder. Bu hücreler 'öldürücü' veya sitotoksik hücrelerdir, zira tanıdıkları antijenler gösteren belirli hücreleri hedef alır, yok ederler. Yardımcı T hücreleri (CD4+) bağışıklık yanıtında 'aracı'...

    https://www.biyologlar.com/t-hucresi
  • Tek gen bozukluklarının tespiti

    Mutasyonlar iki tip olabilir: nükleotid substitüsyonları ve nükleotidlerin daha geniş parçalarını içeren mutasyonlar, yani insersiyonlar ve delesyonların sebep olduğu nokta mutasyonları. Bunların örnekleri tablo 4.1’de gösterilmiştir. Delesyonların bazılarının bitişik genlere uzandığı ve kesinlikle bunların sebep olduğu hastalıkların tek gen bozukluğu olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bir gendeki tek nükleotid değişikliklerinin tümü fenotipik...

    https://www.biyologlar.com/tek-gen-bozukluklarinin-tespiti
  • DNA Replikasyonu

    DNA, bazı virüsler hariç, tüm canlıların genetik maddesidir. Hücresel aktiviteyi yönlendiren bir program ihtiva eder. Bu program RNA da kopya ve proteinde tercüme edilir. DNA ilk defa 1869'da F. Miescher tarafından beyaz kan hücrelerinde bulunmuştur. Önceleri DNA'nın sadece hayvansal, RNA'nın da sadece bitkisel hücrelerde bulunduğu zannedilmiş, fakat yıllar sonra hem DNA ve hem de RNA'nın her iki hücre çeşidinde de bulunduğu anlaşılmıştır. 1944'de O. Avery ve...

    https://www.biyologlar.com/dna-replikasyonu-1
  • Hücre zarından madde geçişi hakkında bilgi

    Hücre zarı ya da hücre membranı, hücrenin dış kısmında bulunan, molekülleri özelliklerine göre hücre içine alan veya dışarı bırakan katmana denir.Ayrıca Hücre zarını ayırarak doğrudan analizlerden önce hücre zarının moleküler yapısı hakkındaki kuramlar, dolaylı kanıtlara dayanmaktadır. Hücre ilk defa 1665 yılında Robert Hooke tarafından keşfedilmiştir. Robert Hooke Şişe mantarından aldığı kesiti mikroskopta incelemiş ve oda şeklinde yapılar...

    https://www.biyologlar.com/hucre-zarindan-madde-gecisi-hakkinda-bilgi
  • Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri

    Hücreler ortamdan ham materyali alırlar. Enerji üretirler: Bu enerji iç ortam dengesini sağlamak, ve sentez reaksiyonlarını yürütmek için gereklidir. Termodinamiğin 2. Kanununa karşı koymak ancak enerji ile mümkündür. Kendi moleküllerini sentez ederler. Organize bir şekilde büyürler. Çevreden gelen uyarılara cevap verirler. Çoğalırlar (bazı istisnalar haricinde). Hücrelerin Yapısal Özellikleri: Kalıtsal bilgiler DNA içinde saklanır. Genetik kod temelde...

    https://www.biyologlar.com/hucrelerin-fonksiyonel-ozellikleri
  • HÜCRELERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLER

    Hücreler arasında pek çok benzerlik olmasına rağmen, çok belirgin farklılıklar da vardır. Bu farklılıklar hücreleri çeşitli ana guruplara ayırmamıza yardımcı olur. İki yaygın ana gurup şunlardır. Prokaryotlar Eukaryotlar (Karyot=nükleus, Pro=önce, Eu=gerçek anlamına gelmektedir.) Prokaryotlarla Eukaryotlar arasındaki en temel farklar prokaryotların bir nükleusa (çekirdek) ve membrana bağlı organellerinin (birkaç istisna haricinde) olmamasıdır. Her ikisinin...

    https://www.biyologlar.com/hucreleri-birbirinden-ayiran-ozellikler
  • HÜCRE SİKLUSU VE KANSER

    Hülya CABADAK Marmara Ün. Tıp Fakültesi, Biyofizik AD, İSTANBUL, TÜRKİYE Anahtar Kelimeler: Hücre siklusu, siklinler, siklin bağımlı kinazlar, tümör baskılayıcı gen, kanser Organizma/organ/doku gelişimi, hücrelerin büyüme ve çoğalmalarını içerdiği gibi hücre ölümlerini de sağlar. Hasarlı dokuların onarımı somatik hücrelerin ve destek dokunun çoğalması ile gerçekleşmektedir1. Hücre büyümesi, farklılaşması ve çoğalmasında rolü olan...

    https://www.biyologlar.com/hucre-siklusu-ve-kanser
  • Hücre Fizyolojisi

    Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi. Bir müze müdürü olan İngiliz Robert Hooke 1663 yılında mantar ve diğer Bitki örneklerini bir jiletle keserek mikroskop altında 30 kat büyüterek inceledi. Bu incelemeler sonucunda Bitkilerin "hücre" adını verdiği küçük...

    https://www.biyologlar.com/hucre-fizyolojisi-2
  • Yağ Asitlerinin Fiziksel Özellikleri

    Yağ asitlerinin hem fiziksel hem de fizyolojik özellikleri karbon zincirinin uzunluğuna ve moleküldeki çift bağların sayısına (yağ asidinin doymamışlık derecesine) bağlıdır. Karbon sayısı düşük olan (10'a kadar) yağ asitleri adi ısıda sıvı ve uçucudur. Daha fazla sayıda karbona sahip olanlar (12:0 ve daha büyük zincirli doymuş yağ asitleri) vucut sıcaklığında katıdır. Bunların erime noktaları molekül ağırlığının artması ile yükselir. Bilinen...

    https://www.biyologlar.com/yag-asitlerinin-fiziksel-ozellikleri
  • Genler ve hastalıklar

    Genler ve hastalıklar

    Birçok hastalığın ortaya çıkması veya ilerlemesinde genetik faktörler önemli rol oynamaktadır. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda genetik sebeplerden kaynaklanan 7000 civarında hastalık tespit edildi ve her geçen gün bunlara yenileri eklenmekte. Sadece son birkaç yıl içinde genomumuzun 12000 değişik noktasında 982 hastalığa ait noktasal mutasyonlar keşfedildi. Genetik rahatsızlıkların sınıflandırılmasıGenetik sebeplerden kaynaklanan rahatsızlıklar üç ana...

    https://www.biyologlar.com/genler-ve-hastaliklar
  • Lipitlerin Sınıflandırılması

    Lipitlerin Sınıflandırılması

    Lipidler değişik şekillerde sınıflandırılabilir. Yapılarına bakılarak lipidler Basit Lipidler, Bileşik Lipidler, Türev Lipidler gibi sınıflandırılabilir. Burada lipidlerin %50'lik alkolde hazırlanan KOH çözeltisiyle hidroliz olup olmamalarına yani sabunlaşıp sabunlaşmadıklarına göre 2 sınıfa ayrılması esasına dayanan sistem kullanılmıştır. Bunların da alt sınıfları vardır. ...

    https://www.biyologlar.com/lipitlerin-siniflandirilmasi
  • PROTEİN SAFLAŞTIRMADA ÇÖKTÜRME YÖNTEMİ

    İlgili proteinin diğer proteinlerden ayrılmasında veya proteinlerin deriştirilmesinde kullanılan çöktürme işlemi, proteinleri saflaştırma işlemlerinin çoğunda kullanılmaktadır. Araştırmanın amacına uygun olarak proteinleri çöktürme işlemi santrifüjleme ve filtrasyonla elde edilen fraksiyonda veya doğrudan fermantasyon ortamında yapılabilir. Protein molekülünün yüzeyindeki hidrofilik ve hidrofobik grupların dağılımı proteinlerin çeşitli çözücülerdeki...

    https://www.biyologlar.com/protein-saflastirmada-cokturme-yontemi
  • Hücre görüntüleme teknikleri

    Temel tıp bilimleri ve biyolojide sistem, organ ve doku fonksiyonu hakkında bugün eriştiğimiz bilgi düzeyinin temeli, fonksiyonel birim olan hücre ve yapıları hakkındaki bilgilerimiz nedeniyledir. Bu nedenle bilim insanları tarih boyunca, gözle göremedikleri bu mikro evrendeki yapıları görünür hale getirip, deneysel bilgiler toplayabilmek için farklı büyütme araçları, mikroskoplar üretme çabasında olmuşlardır. Her ne kadar Janssen’in 16. yüzyılda ürettiği...

    https://www.biyologlar.com/hucre-goruntuleme-teknikleri
  • Glikoproteinlerin Yapısı ve Fonksiyonları

    Glikoproteinler, bakteriden insana kadar pek çok canlıda bulunur ve farklı işlevlere sahiptir. Kısa oligosakkarit zincirlerine sahip bu proteinler pek çok hücresel olayda hormonlar, virüsler ve başka maddeler tarafından hücre yüzeyinin tanınmasında görev alırlar. Ayrıca hücre yüzey antijenleri, hücre dışı matriksin elemanı, gastrointestinal ve ürogenital yolun müsin salgısı olarak görev yaparlar. Bunların yanında albümin hariç plazmadaki globuler proteinlerin...

    https://www.biyologlar.com/glikoproteinlerin-yapisi-ve-fonksiyonlari
  • Kolesterol Analizi Yöntemi

    Karaciğer, bağırsak, adrenal korteks ve yumurtalıklar, testisler ve plasentayı kapsayan üreme dokuları vücudun kolesterol havuzuna en büyük katkıyı yapmasına rağmen, kolesterol insanlarda hemen hemen tüm dokular tarafından sentezlenir. Kolesterol insanlardaki en yaygın steroldür ve vücutta belli sayıda bir grup işleve sahiptir. Örneğin kolesterol bütün hücre zarlarının bir bileşenidir ve safra tuzları, steroid hormonları ve D vitaminin öncül maddesidir. ...

    https://www.biyologlar.com/kolesterol-analizi-yontemi
  • Amino Asit Tanıma Reaksiyonları

    Doğada 300’den fazla amino asit tanımlanmış olmasına rağmen memelilerde bunlardan yalnızca 20 tanesi proteinlerin yapısında yer almaktadır. Amino asitler prolin dışında aynı karbon üzerinde amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grubu bulundururlar. Prolin ise siklik bir yapıya sahiptir ve amino grubu yerine imino grubu taşır. Amino asitlerin genel gösterimleri R-CH-NH2-COOH şeklindedir. R grubu değişken gruptur. R grubunun değişmesiyle 20 çeşit primer veya standart amino...

    https://www.biyologlar.com/amino-asit-tanima-reaksiyonlari
3WTURK CMS v8.1