Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 663 içerik listeleniyor

  • Bakterilerde Hareket ve Hareket Tipleri

    Hareketli (motil) bakteriler Kamçı (Biyoloji) bakteriyel kayma seğirmeli hareket ve batmazlık (buoyuans) değişmesi yoluyla hareket ederler. Seğirmeli hareketlilikte bakteriler tip IV piluslarını bir kanca olarak kullanır tekrar tekrar onu uzatır bir yere saplar ve büyük bir kuvvetle (>80 pN) geri çeker. Gram-negatif bakterin kamçıları. Taban kanca iplikçiği döndürür.Bakteriyel türler kamçılarının sayı ve düzenine göre farklılık gösterirler; bazılarının...

    https://www.biyologlar.com/bakterilerde-hareket-ve-hareket-tipleri
  • Pelvis ve Üreter

    Bilindiği gibi üreterin üst genişlemiş kısmı olan pelvis, böbrek hilumunda yerleşmiştir ve majör ve minör kalikslere ayrılır. Her bir minör kaliks de bir medullar papillanın etrafını şapka şeklinde örter. Pelvis duvarı üreterin duvarından daha incedir ve boşaltıcı yolların duvar kalınlığı başlangıçtan sonlandığı yere doğru giderek artar. Peritonun arkasında posterior abdominal duvar içerisinde yer alan üreterin uzunluğu 25-30 cm kadardır ve idrar...

    https://www.biyologlar.com/pelvis-ve-ureter
  • İDRAR KESESİ (Mesane)

    Kesitlerde, idrar kesesi üreter görünümüne sahiptir. Transizyonel epitel daha kalındır ve boş idrar kesesinde epitel 6-8 tabakadan oluşmuştur. Fakat kese dolu iken bu tabakaların sayısı 2-3’e iner. Elektron mikroskobide, yüzeysel hücrelerin apikalinde, membran ile örtülü düzleşmiş vesiküllerin bulunduğu görülür. Bu vesiküller dolu mesanede artan hücre yüzeyine yayılırlar. Özellikle üreterik ve üretral orifislerin yakınında olmak üzere lamina propria...

    https://www.biyologlar.com/idrar-kesesi-mesane
  • İnfeksiyonun Mekanizması

    Doğada çok yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardan ancak çok az bir bölümü insan ve hayvanlar için hastalık yapıcı niteliktedirler (patojenik mikroorganizmalar). Geri kalan büyük bir bölümü ise infeksiyon veya hastalık oluşturamamaktadırlar (apatojenik mikroorganizmalar). Ancak, genellikle hastalık oluşturmadığı bilinen bazı etkenler de, fazla stres nedeniyle konakçının direncinin kırıldığı hallerde veya bazı özel durumlarda, (immun yetmezlik...

    https://www.biyologlar.com/infeksiyonun-mekanizmasi
  • ÜRETRA

    İdarar kesesini dış ortama bağlayan terminal üriner boşaltım yolu uretradır. Erkek uretrası ile dişi üretrası arasında belirgin farlılıkları vardır. Erkek Üretrası Erkek üretrası 15-20 cm uzunluktadır ve 3 bölgeye ayrılır: 1- Pars Prostatika: İdrar kesesinin internal üretral orifisinden inferior olarak başlar ve prostat bezini kateder. Bu kısma iki duktus ejekülatorius ve prostat bezleri duktusları açılır. 2- Pars Membranasea: Sadece 2 cm uzunlukta olan bu...

    https://www.biyologlar.com/uretra-1
  • Bakterilerde Okaryotik Prokaryotik Hucre

    Mikroorganizmaların Hücre Yapıları Ökaryötik Hücre Nedir; Ökaryötik yapılı canlı hücresinin (alg, maya, mantar, protozoon, ve gelişmiş canlılar) temel özelliği, genetik şifreleri taşıyan DNA’nın bir zarla çevrili olan çekirdekte bulun­masıdır. Prokaryotik Hücre Nedir; Prokaryotik yapıdaki hücrelerde (Bakteriler) ise hücre duvarların kompleks olması ve tek kromozomdan ibaret olan genetik materyalin sitoplazma içerisinde dağınık bir şe­kilde...

    https://www.biyologlar.com/bakterilerde-okaryotik-prokaryotik-hucre
  • Hücre Duvarı Yapısı,  Bakteri Hücre Duvarı

    Hücre Duvarı Yapısı, Bakteri Hücre Duvarı

    Bakteri hücresinin sitopiazmik membranı ile kapsülü arasındaki yapılar (pilus ve flagellalar hariç) hücre duvarını oluştururlar.

    https://www.biyologlar.com/hucre-duvari-yapisi-bakteri-hucre-duvari
  • Bakterilerde spor

    Bakterilerde spor, zor çevre şartlarından kendi neslini koruma için geliştirdiği bir form değişikliği olup, bakteri sporlu iken üreyip çoğalamaz ancak yıllarca (örneğin B. anthracis’te 2500 yıl) sonra bile vejetatif hale gelebilecek şekilde, korunabilmektedir. Aerobik bakterilerden Bacillus cinsi (B. anthracis, B. subtilis, B. ccreus, B. megatarium) ile anaerobik bakterilerden Clostridium cinsi (Cl. tetani, Cl botulinum, Cl. perfiringens, Cl. septicum, vs) bakterilerde...

    https://www.biyologlar.com/bakterilerde-spor
  • DUDAKLAR

    Oral kavite üst ve alt dudakların karşı karşıya gelmesi ile anterior olarak kapatılmıştır. Her bir dudağın esas maddesi elastik fibröz bağ dokusu içerisine gömülmüş halde bulunan orbikülaris oris kasına ait çizgili kas liflerinden oluşur. Dudaklar dıştan, kıl follikülleri, yağ bezleri ve ter bezlerini içeren deri ile örtülüdür. Dudakların serbest kenarlarında epitel, fazla miktarda keratohyalin ve kalın bir stratum lusidumun bulunması ile modifiye olmuştur....

    https://www.biyologlar.com/dudaklar
  • YANAK

    Yanaklar dudaklardakine benzer bir yapıya sahiptir. Esas yapısı çizgili ve elastik fibröz bağ dokusu olan yanaklar için müköz membran ile örtülmüştür. Müköz membran stratifiye yassı non-keratinize epitel ile döşelidir. Yanaklar aynı zamanda bir submukozaya sahiptir. Submukoza, zengin vasküler ağ içeren elastik bağ dokusundan meydana gelmiştir. Elastik lifler dışta çizgili kas etrafındaki ve içte de lamina propria içerisindeki elastik liflerle devam eder. Elastik...

    https://www.biyologlar.com/yanak
  • Evrime bir kanıt: Reseptör G-Proteinleri

    Bu yazımızda, 2011 yılında bir proje olarak tamamlanmış reseptör G-Proteinleri projesinden bahsedeceğiz. Bu proje evrimsel bir kanıt olarak sunulmaktadır. Bir çoğumuzun yeni duyduğu bu terimi aslında birçok canlı türü hücrelerini dış katmanlardan koruyan hücre zarlarında milyonlarca yıldır kulanmaktadırlar. Birçok üniversiteden bilim adamlarının ortak yürüttüğü 100 canlı türünde yapılan çalışmada hücre zarların da yer alan reseptör G-Proteinlerinin...

    https://www.biyologlar.com/evrime-bir-kanit-reseptor-g-proteinleri
  • Pilus (Fimbria)

    Flagellalardan daha kısa ve daha ince tüysü yapılar olup, sitoplazmik membrandan kö­ken alırlar. Protein yapısındadırlar. Antijenik farklılıkları vardır. Bakterilerde iki çeşit pilus bulunabilir. 1. Konakçının hücre ve dokularına tutunmaya yarayan piluslar (Escherchia coli’lerdeki Colonisatioıı Factor Antigens I, CFA II, CFA III, üropatojen E. coli’lerdeki P pi­luslar, Streptococcus’lardaki M ve X proteinler gibi). 2. Bakteriyel konjugasyonda verici hücrenin...

    https://www.biyologlar.com/pilus-fimbria
  • Dilin histolojik yapısı

    Dil oral kavite alt yüzeyinde yer alan ve serbestçe hareket edebilen bir gövde ile farinksin anterior duvarının bir kısmını oluşturan ve farinksin tabanına yapışmış bir kökten oluşan müsküler bir organdır. Dil üst ya da dorsal yüzeyinde V şekilli bir yiv olan sulkus terminalis ile üçte ikilik anterior kısım ve üçte birlik posterior kısım olarak ikiye ayrılır. Bu V şeklindeki sulkus terminalisin apeksi posterior olarak uzanır. V noktasının apeksinde posteriora...

    https://www.biyologlar.com/dilin-histolojik-yapisi
  • Dilde Bulunan Papillalar

    Dilde Bulunan Papillalar

    Dört tip papilla bulunur: 1- Filiform papilla (papilla filiformes): Başlıca V şeklindeki terminal sulkusa paralel ve dilin orta hattının sağında ve solunda sıralar halinde dizilmişlerdir. İnce, uzun, koni şekilli olan bu papillalar bağ dokunun çıkıntıları olup, ileri derecede keratinize çok katlı yassı epitelle örtülüdürler. Yükseklikleri 2 ile 3 mm arasında değişir. Filiform papillalar en küçük papillalar olup insanda çok sayıda bulunur. Hemen bütün dorsal...

    https://www.biyologlar.com/dilde-bulunan-papillalar
  • Bakterilerde Hücre Yapısı

    Bakteri hücresi ışık mikrokobu ile incelendiğinde, yuvarlak (kok), basil (çomak, çu­buk), virgül, filament (uzun saç benzeri) gibi morfolojik yapısı ile, kapsül, flagella ve spor gibi yapıları görülebilir. Gram boyama metodu kullanıldığında hücre duvarı yapı­sı hakkında (Gram pozitif veya Gram negatif) bilgi edinilir Bir bakteri hücresinin ana yapıları merkezden dışa doğru şunlardır: 1- Genetik materyal (kromozom) 2- Sitoplazma 3- Sitoplazmik membran 4-...

    https://www.biyologlar.com/bakterilerde-hucre-yapisi
  • Tad Tomurcukları

    Tad duyusundan sorumlu olan tad tomurcukları sirkumvallat, foliate ve fungiform papillaların epiteli içerisinde ve bunların arasındaki yüzey epiteli içerisinde yerleşmişlerdir. Aynı zamanda damak (palate) ve epiglottiste de (küçük dil) birkaç tad tomurcuğu bulunmaktadır. Kesitlerde, düşük büyütmede koyu boyanan epitel içerisinde, soluk, fıçı şekilli cisimcikler olarak görülür. Tad tomucuğunun apeksinde epitel yüzeyine açılan küçük bir tad poru bulunmaktadır....

    https://www.biyologlar.com/tad-tomurcuklari
  • Bakteri ve Virus Hucresi Yapisi

    Bakteri ve Virüslerde Kalıtım Moleküler genetikte bakteri ve virüslerin kullanılması ile önemli sonuçlar elde edildi. Molekülerbiyolojik bilgilerin çoğu bağırsak bakterisi Escherichia coli ve onun virüslerinden kazanıldı. E. coli küçük bir ortamda rahatça kultive edilebilir. Döl üretme potansiyeli yüksek olup, anlaşılır ve derli toplu bir genoma sahip olduğu için genetik obje olarak çok uygundur. Tek bir E. coli hücresi 10 saatte 1 milyardan daha fazla döl...

    https://www.biyologlar.com/bakteri-ve-virus-hucresi-yapisi
  • Dişlerin Histolojik yapısı

    Dişler, oral kavitenin ana komponenti olup sindirim işleminin başlaması için esastır. Alt ve üst çene kemiklerine gömülü durumdadırlar. Esas olarak dişler ektoderm ve mezoderminin derivasyonlarıdır. Her biri başlıca bağ dokusu içinden, fakat epitel içinden de köken alan kalsifiye materyal ile örtülü olan özel şekilde gelişmiş dermal papilladan meydana gelmiştir. Üst ve alt çene kemikleri içerisine gömülmüş olan dişler iki arkus halinde düzenlenme gösterir....

    https://www.biyologlar.com/dislerin-histolojik-yapisi
  • Yağların Canlılardaki Önemi ve İlk Koaservat Yapılarının Oluşumu

    Dünya üzerinde yaşamış, yaşayan ve bildiğimiz kadarıyla yaşayacak olan her canlının atası olan koaservatlar (ilk hücre öncesi formları) ve bunların oluşumlarını inceleyeceğiz. Önceki yazılarımızda da açıkladığımız gibi "canlı" dediğimiz varlık formunun oluşabilmesi, bazı biyokimyasal tepkimelerin gerçekleştirilebilmesine ve sürerliliğine bağlıdır. İşte bu yazımızda bu sürerliliğin adım adım nasıl kazanıldığını görecek ve dıştan...

    https://www.biyologlar.com/yaglarin-canlilardaki-onemi-ve-ilk-koaservat-yapilarinin-olusumu
  • Antijen – Antikor ve İmmünbiyoloji

    Kızamık tipik bir çocuk hastalığıdır. Bu hastalık bir virüs tarafından öksürükle taşınır. Virüs vücut hücrelerini enfekte edip onları tahrip eder. Vücut sıcaklığının artıp deride kırmızı lekelerin görülmesi, hastalığın semptomudur. Birkaç gün sonra ateş düşer ve semptomlar kaybolur. Virüs, bakteri ve mantarlar, organizmaları sürekli olarak tehdit eder. Aşağı or-ganizasyonlu hayvanlar, yiyici hücrelerin Fagositoz özellikleri ile mikroplan yok...

    https://www.biyologlar.com/antijen-antikor-ve-immunbiyoloji
  • Hidrotermal Bacalarda Yaşamın Oluşumu: Demir Kükürt Kuramı

    Yüzyıllarca insanoğlu canlı populasyonlarının sadece güneşe bağlı olarak yaşadığını ve bu şekilde evrildiğini düşünüyordu. Güneşe bağlı yaşamları bir piramit gibi düşündüğümüzde piramitin en alt kısımında fotosentez yoluyla organik madde üreten ototrof canlılar geliyordu. Piramitin orta kısmında bu ototrof canlıların ürettiği besinlerle beslenen otçul heterotrof canlılar, piramitin en üst kısmında ise bu canlılarla beslenen etçil heterotrof...

    https://www.biyologlar.com/hidrotermal-bacalarda-yasamin-olusumu-demir-kukurt-kurami
  • Mine (Enamel)

    Dişin sadece taç kısmını çevreleyen mine, bağ dokusundan gelişen kemikten farklı olarak, oral kavitenin ektodermal kökenli yapılarının, mineralize olmasıyla meydana gelen vücudun en sert materyalidir. %96-98’i başlıca kalsiyum fosfat hidroksiapatit olmak üzere inorganik maddelerdir. Mine %1 oranında organik materyal içerir. Organik matriks kollajen içermez, enamelin olarak adlandırılan bir protein içerir. Enamelin, aspartik asit, serin, glisin, protein ve glutamik asit...

    https://www.biyologlar.com/mine-enamel
  • Sementum

    Sementum diş kökü dentinini boyundan apekse kadar örter ve dişi periodontal membrana bağlar. Sementum, osteosit benzeri hücreler olan sementositler tarafından salgılanan kemik benzeri materyalin oluşturduğu ince bir tabakadır. Kemik yapısında olduğu gib, %65 mineralden oluşan kalsifiye matriksi içerisinde kaba kollajen bandlar görülür. Bununla birlikte kemikten farklı olarak Haversian sisteme sahip değildir ve beslenme periodontal membrandaki kan damarları tarafından...

    https://www.biyologlar.com/sementum
  • Virusların Morfolojik ve Kimyasal Özellikleri

    İnsan ve hayvanlarda infeksiyon ve/veya hastalık oluşturan viruslar (genel bir terim olarak, hayvan virusları) morfolojik özellikleri yönünden fazla çeşitlilik göstermemekle beraber, elektron mikroskopik muayenelerde olgun viruslarda bazı farklı formlar gözlemlenmiştir. Normal ışık mikroskopları ile görülebilen (1000 x veya 1500 x büyütmeli) Poxviridae familyası virusları hariç tutulursa, diğer virusların morfolojik karakterleri (olgun virus partiküllerinin genel...

    https://www.biyologlar.com/viruslarin-morfolojik-ve-kimyasal-ozellikleri
  • METABOLİZMANIN REGULASYONU

    Mikroorganizmaların yaşamaları ve üremeleri için beslenmeleri gereklidir. Mikroplar, çevrelerindeki gıdaları, kendileri tarafından sentezlenen ve çeşitli etkilere sahip olan enzimleri yardımı ile yaralanabilecek duruma getirirler. Bu nedenle, enzimlerin aktivitesi mikroorganizmaların hayatları için zorunludur. Ancak, bunların da zamanında ve yeterince sentezlenmeleri ve koordine bir şekilde görev yapmaları önemlidir. Bu işlem bir regülasyon veya kontrollerle...

    https://www.biyologlar.com/metabolizmanin-regulasyonu
  • Periodontal Membran

    Dens fibröz bağ dokusu olan periodontal membran veya ligament alveolar kemiğin modifiye olmuş periosteumudur ve dişin boyun bölgesinde gingivayı destekler. Periodontal ligamanetin fonksiyonları: dişi bağlamak, desteklemek, diş hareketi sırasında kemiğin yeniden şekillendirmek, profriyosepsiyon ve dişin çıkmasını sağlamaktır. Alveolar kemik ve sementum arasında uzanan kuvvetli, kalın kollajen lif demetleri görülür. Bandların uç kısımlarından kollajen lifler...

    https://www.biyologlar.com/periodontal-membran
  • Diş Eti (Gingiva)

    Oral müköz membran olan diş eti, her dişi boyun kısmının üzerinde ve dişin görünen kısmının altında bir yaka gibi sarar. Alveolar kemiğin periosteumuna yapışmıştır. Diş yakınında, gingiva diş etrafında gingival yaprak (crest) şeklinde uzanır, bunun tepesi ve diş arasında dar bir gingival yarık bulunur. Gingival yarığın tabanında, daha derinde gingiva diş tacının etrafına yapışmıştır. Bu bağlantı enamel kutikulasında olur ve sementumun üst...

    https://www.biyologlar.com/dis-eti-gingiva
  • DİŞİN GELİŞİMİ

    Her diş bir mezodermal ve bir ektodermal komponente sahiptir. Ektodermal komponent sadece mineden oluşur. 5-6. haftalarda oral ektoderm alt ve üst çenede atnalı şeklinde linear kalınlaşmalar gösterir. Bu labiodental laminalar başlangıçta solid ve ortadan ikiye ayrılmış olup alttaki mezoderme doğru uzanırlar. Dış labial kenar, dudak ile çene kemiğinin alveolar çıkıntısı arasında bir oluk oluşturmak üzere yarılırken (gelecekteki vestibül) iç kenar, dental lamina,...

    https://www.biyologlar.com/disin-gelisimi
  • Listeria Monocytogenes

    L. monocytogenes bu cinste evcil hayvanlarda enfeksiyon oluşturan tek türdür. Toprak, dışkı ve bitkilerde yaygın olarak bulunur. Bozulmuş, pH’sı nötral veya alkali olan bitkilerde daha çok bulunur. Silaj gibi pH’sı yüksek, bozulmuş bitkisel yemlerde canlı kalır, çoğalır ve klinik hastalık oluşturur. Toprak ve dışkıda 2-16 ay, çeşitli gıda maddelerinde (süt vb.) 5-26 ay canlı kalabilir. Hücresel Özellikleri Gram pozitif çomak Isıya bağlı olarak...

    https://www.biyologlar.com/listeria-monocytogenes
  • ANA TÜKRÜK BEZLERİ

    Oral ile ilişkili ve devamlı olarak saliva (tükrük) salgılayan pek çok, küçük, intrinsik minor bez vardır. Bu salgı oral kavite müköz membranını, ağız vestibülünü ve dudakları nemlendirir. Minör tükrük bezleri ( lingual, labial, bukkal, molar ve palatin tonsil) oral kavitenin farklı kısımlarında submukozada yerleşim gösterirler. Bu bezlere ilave olarak 3 çift, büyük major ekstrinsik bez daha vardır, bu bezlerin duktusları oral kaviteye açılır. Parotis,...

    https://www.biyologlar.com/ana-tukruk-bezleri
  • Parotis Bezleri

    Ana tükrük bezleri içerisinde en büyüğü olan parotis bezleri (kulak altı tükrük bezi) kulağın önünde ve aşağısında yer alır. Arkada mastoid çıkıntı ve önde mandibular ramus arasındadır. Zigomatik arkusun altında yüze doğru anterior bir uzantı vardır. Ana duktus olan Stensen duktusu bu sınırdan ileri doğru uzanır, yanağı geçer ve ikinci üst molar dişin karşısında ağız boşluğuna açılır. Fasial sinir (kranial sinir VII) bezi boydan boya kateder ve...

    https://www.biyologlar.com/parotis-bezleri
  • Sublingial Bez

    Sublingial bez (Dilaltı tükrük bezi) gerçekte tek bir bez olmayıp ağız tabanı müköz membranı altında yer alan bezler topluluğudur. Submandibular bezin anterioründe duktusuna çok yakın yerleşim gösterir ve bezin her kısmı bağımsız ağızlaşan bir duktusa sahiptir. Asinuslarının çoğunluğu müközdür, fakat seröz yarım aylara sahip karışık asinuslarda vardır. Müköz sekresyonların çoğunluğu sulfatlanmış polisakkaritlerdir. Saf seröz bezler enderdir....

    https://www.biyologlar.com/sublingial-bez
  • SİNDİRİM YOLLARI TABAKALARI

    Sindirim kanalı özofagus proksimalinden anal kanal distaline kadar uzanan içi boş bir tüptür. Bu sindirim yollarının her bir bölümü aynı organizasyona sahiptir. Ancak bu tabakaların yapı ve kalınlıkları gördükleri fonksiyonlardan dolayı değişik bölgelerde farklılık gösterir ve esas olarak 4 tabakadan oluşur. İçten dışa doğru genel sindirim yolları tabakaları: 1- Tunika mukoza (müköz membran) 2- Tunika submukoza (submukoza) 3- Tunika muskularis (muskularis...

    https://www.biyologlar.com/sindirim-yollari-tabakalari
  • ÖZOFAGUS

    Özofagus yaklaşık 25 cm uzunluğunda nisbeten düz, müsküler bir tüptür. Krikoid kıkırdağın inferior sınırında farinksin alt ucu ile devam eder. Boyunun altında ve mediastinimda yoluna devam ederek diaframı deler ve mideye açılır. Duvarı, daha önce açıklanan 4 tabakaya da sahiptir. Müköz membran stratifiye yassı non-keratinize epitel, lamina propria ve muskularis mukozadan meydana gelmiştir. Özofagus epiteli üstte farinks epiteli ile devam eder. Bazal tabakalarında...

    https://www.biyologlar.com/ozofagus
  • MİDENİN HİSTOLOJİK YAPISI

    Her ne kadar boşken kalın barsaktan biraz daha genişse de mide oldukça fazla genişleyebilme özelliğine sahiptir. Genişlediğinde mide 2-3 litre materyal alabilir. Özofagusun mideye açıldığı yerde bulunan bir sfinkter (özofagogastrik veya kardiak sfinkter) sayesinde gıda maddelerinin tekrar özefagusa gitmesi önlenmiş olur. Daha kuvvetli diğer bir sfinkter (pilorik sfinkter) mide-ince barsak kavşağında bulunur. Özofagusun mideye açıldığı kardiak orifisin solunda ve...

    https://www.biyologlar.com/midenin-histolojik-yapisi
  • Hayvansal Dokular

    Bu bölümde hayvan dokusuna kısaca değinilecektir. Çok hücrelilerde hücrelerin bir araya gelip özelleştiği ve bunların da, organizmada belli görevleri üstlenen dokuları oluşturdukları görülür Her hücre birliğinin görevi farklıdır. Buna göre EPİTEL, BAĞ, DESTEK (KEMİK ve KIKIRDAK), KAS ve SİNİR Dokuları ayrılır. Dokular organların yapısal maddeleridir. Hayvan vücudu da, bitkilerdeki gibi, dışa doğru bir doku ile sarılır. Bu dokuya örtü dokusu veya...

    https://www.biyologlar.com/hayvansal-dokular-2
  • Midenin Epitelyal Hücreleri

    Midenin Epitelyal Hücreleri

    1-Yüzey prizmatik hücreler: Mide tek tip uzun, prizmatik hücrelerden meydana gelmiş epiteli ile diğer sindirim yolları bölgelerinden ayırt edilir. Mide epiteli kardiada özefagusun stratifiye yassı epiteline bitişik ve keskin şekilde başlar ve pilorusta barsak epiteli ile devam eder. Prizmatik hücreler koruyucu görevinin yanısıra çözünmez yapıdaki musini de salgılarlar, salgılanan nötral mukopolisakkarit materyal, içerdiği bikarbonat ve potasyum konsantrasyonuyla...

    https://www.biyologlar.com/midenin-epitelyal-hucreleri
  • İnce Barsak Mukozal Yüzey Özelleşmeleri

    1- Sirküler Plikalar (Plicae Circulares, Kerckring Kapakçıkları) Submukoza ile birlikte mukozanın kalıcı, sirküler veya spiral katlantılarıdır. Bu katlantılar barsak çevresinin 2/3 veya daha fazlasına kadar uzanır, ender olarak da bütün lümeni çevirebilir. Bazı plikalarda dallanma görülebilir. Plikalar duodenumda pilorusa 5-6 cm kadar uzaklıkta başlar, maksimum gelişmesine terminal duodenum ve proksimal jejunumda ulaşır, sonradan azalarak ileumun distal yarısında...

    https://www.biyologlar.com/ince-barsak-mukozal-yuzey-ozellesmeleri
  • İnce Bağırsak Epiteli

    İntestinal mukoza epiteli basit prizmatik tiptir, fakat bir hücre tipinden daha fazla hücre içerdiği için mide yüzey epitelinden farklıdır. İntestinal mukoza epitelini çizgili kenarlı absorptif prizmatik hücreler, paneth hücreleri, goblet hücreleri, enterokromaffin hücreler ve diğerleri oluşturur. a- Prizmatik Absorptif Hücreler – Enterositler: İnce bir bazal lamina üzerine oturmuş olan uzun, silindirik hücrelerdir. Çekirdek ince-uzun ve ovoid olup, tabana yakın...

    https://www.biyologlar.com/ince-bagirsak-epiteli
  • Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

    Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

    1970'lerde yapılan çalışmalarda arkeler farklı bir yaşam biçimine sahip canlılar olarak kabul edilmişti.

    https://www.biyologlar.com/arkelerin-biyolojik-ekonomik-onemi
  • Arkelerde Sistematik Yapı

    Üst alem: Archaea Bölüm / Sınıf Crenarchaeota Euryarchaeota Korarchaeota Nanoarchaeota Arkeler, Arkea (Yunanca αρχαία, "eskiler" 'den türetme; tekil olarak Arkaeum, Arkaean, veya Arkaeon), veya Arkebakteriler, canlı organizmaların bir ana bölümüdür. Yabancı literatürde bu gruptaki canlılar Archaea veya Archaebacteria, grubun tek bir üyesi ise tekil olarak Archaeum, Archaean, veya Archaeon olarak adlandırılır Arkeler, Ökaryotlar ve Bakteriler, üç-saha sisteminin...

    https://www.biyologlar.com/arkelerde-sistematik-yapi
  • ÇİPURA (Sparus aurata Lin., 1758) BALIĞININBİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

    Şahin SAKA-Kürşat FIRAT Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik BölümüYetiştiricilik Anabilim Dalı İskele-Urla, 35440 İZMİR GİRİŞ Günümüzde Akdeniz Bölgesi’nde oldukça iyi bir pazara sahip olan çipura balığına ait çalışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Yetiştiricilik çalışmalarında elde edilen bilgiler ise daha birçok konunun çalışılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır (Tandler ve Helps, 1985, Conides, 1992). ...

    https://www.biyologlar.com/cipura-sparus-aurata-lin-1758-baligininbiyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri
  • LEVREK (Dicentrarchus labrax Lin., 1758) BALIĞININ BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

    Yrd.Dç.Dr. Kürşat FIRAT & Şahin SAKA Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik BölümüYetiştiricilik Anabilim Dalı İskele-Urla, 35440 İZMİR GİRİŞ Su ürünleri yetiştirme teknolojisinin gelişimi ile beraber levrek kültürü üzerindeki çalışmalarda yoğunlaşmıştır. Ülkemizde önceleri çipura balığının besiye alınması ve daha sonrada larva üretimine geçilmesini takiben, levrek larvalarının kültür çalışmalarında yoğun artışlar...

    https://www.biyologlar.com/levrek-dicentrarchus-labrax-lin-1758-baliginin-biyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri
  • Çekum, Kolon ve Rektum

    Kalın barsaklarda bulunan intestinal bezler ince barsaklardakine oranla daha fazla bir derinliğe sahiptir ve daha sıkı şekilde biraraya gelmişlerdir. Bezlerin derinliği rektumda artarak 0,75 mm’ye ulaşır, kolonda 0,5 mm’dir. Goblet hücreleri oldukça fazladır, enterokromaffin hücrelere ender olarak rastlanır. Paneth hücreleri genellikle yetişkin insanda bulunmaz. Bezlerin derinliği boyunca görülen hücrelerin çoğunluğu süratli mitozise uğrayan undifferansiye epitelyal...

    https://www.biyologlar.com/cekum-kolon-ve-rektum
  • PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

    PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

    Büyük, yassı bir organ olan pankreas duedonumun konkavitesi içerisinde yerleşmiştir. Posterior abdominal duvar peritonu arkasında sola doğru dalağın hilumuna ulaşacak şekilde uzanır

    https://www.biyologlar.com/pankreasin-histolojik-yapisi
  • ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA GENEL PRENSİPLER

    Antibiyotikler tedavide en çok kullanılan ve kullanımında en çok hata yapılan bir ilaç grubudur. İnsan vücudunun her organında enfeksiyon gelişebileceğinden her daldaki hekimin antibiyotik kullanımını iyi bilmesi gerekir. Antibiyotiklere direnç gelişimi ve tedaviye yeni antibiyotiklerin girmesi gibi nedenlerle de bilgilerin devamlı yenilenmesi zorunludur. Antibiyotik kullanımında dikkat edilmesi gereken kuralları şöyle sıralayabiliriz.1. Antibiyotik kullanma...

    https://www.biyologlar.com/antibiyotik-kullaniminda-genel-prensipler
  • KARACİĞERİN HİSTOLOJİK YAPISI

    Yumuşak kıvamlı olan karaciğer vücutta bulunan en ağır bezdir. Ağırlığı 1,5 kg veya daha fazla olabilen karaciğer üst abdomende, diaframın altında yerleşmiştir. Taze iken koyu kırmızı veya kırmızımsı kahverengidir; bu renkten başlıca karaciğere olan zengin kan akımı sorumludur. Karaciğer kanını çölyak (celiac) arterden köken alan arterlerden ve portal ven yolu ile intestinal yollardan alır. Venöz boşaltım inferior vena kavaya olduğundan karaciğer...

    https://www.biyologlar.com/karacigerin-histolojik-yapisi
  • Aminoglikozidler

    Duyarlı organizmalara karşı konsantrasyona bağlı bakterisidal aktivite gösterirler.Bazısı P.aeriginosa ve diğer Gr(-) basillere,bazısı Mycobakterilere etkilidir.Paramomisin kolonun protozea enfeksiyonlarında,Spektinomisin N.gonorhae tedavisinde kullanılmıştır.Aerob Gr(-) basil ve Gr(+) koklara etkisi Penisilinler veya Sefalosporinlerle additif veya sinerjistik olabilir.Rezistans az düzeydedir ve tedavi sırasında ortaya çıkışı nadirdir. Nefrotoksisite,ototoksisite ve...

    https://www.biyologlar.com/aminoglikozidler
  • SAFRA KESESİNİN HİSTOLOJİK YAPISI

    Safra kesesi kendisinin sistik duktusu ile bağlandığı ana hepatik duktusun kör, armut şeklinde bir divertikülümüdür. Bazen, Luşka duktusları olarak adalandırılan embriyonik safra duktus kalıntıları da bağ dokusunda görülmektedir. Bunlar karaciğerin safra duktusuna açılır. Bu embriyonik kalıntılar bu organın lümeni ile ilişki kurmazlar. Safra kesesi yaklaşık 8 cm uzunlukta ve 4 cm çapındadır, oldukça fazla genişleyebilme özelliğine sahiptir. Duvarı 3...

    https://www.biyologlar.com/safra-kesesinin-histolojik-yapisi
  • TESTİSLERİN HİSTOLOJİK YAPISI

    Testis ekzokrin ve endokrin salgılama görevlerinden dolayı karışık bir bezdir. Ekzokrin ürünü, başlıca seks hücreleridir ve bu nedenle testis sitogenik bez olarak kabul edilebilir. Endokrin ürünü belirli, özelleşmiş hücreler tarafından sentez edilen bir iç salgı maddesidir. Testisler normal spermatogenez için gerekli olan 34°C-35°C’yi sağlamak amacıyla karın boşluğu dışında, vücut ısısından 2°C-3°C daha düşük ısıda olan skrotum içerisinde yer...

    https://www.biyologlar.com/testislerin-histolojik-yapisi
3WTURK CMS v8.1