Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 663 içerik listeleniyor

  • BİYOKİMYA DERSİ ÇALIŞMA SORULARI ( 445 soru )

    1) Biyokimyanın tanımı nasıldır? Canlı hücrelerin kimyasal yapı taşlarını ve bunların katıldığı reaksiyonları inceleyen bilim dalı… 2) Biyokimyanın amacı nedir? Canlı hücrelerle ilgili kimyasal olayların moleküler düzeyde tam olarak anlaşılmasını sağlamak 3) Biyokimyanın konuları nelerdir? Hücre bileşenlerinin doğası hakkındaki bilgilerin toplanması Hücre içinde sürekli olarak meydana gelen kimyasal dönüşümlerin incelenmesi 4) Canlı...

    https://www.biyologlar.com/biyokimya-dersi-calisma-sorulari-445-soru-
  • Bitkilerin Mineral Madde Beslenmesi Mekanizmaları

    Elektroosmozun bir iyon iletimi mekanizması olduğu, hidrate iyonların su moleküllerini sürükleyen ve membranlardaki porlar, kapilerler boyunca yaratılan elektrik alanları, yani potansiyel farklılıkları ile iyonik madde taşınması gerçekleştirdiği belirtilmişti. Elektriksel potansiyel farkı DE, elektriksel yükün bir noktadan diğerine gitmesi ile yapılan işin ölçütüdür. Daha önce değinildiği üzere yukarıda kısaca incelenmiş olan itici güçlerden de çok daha...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerin-mineral-madde-beslenmesi-mekanizmalari
  • KALP İSKELETİ

    Kalp yapılarını destekleyen, kalp kası ve kalp kapaklarının bağlandığı fibröz sıkı bağ dokusu yapısıdır. Yaşlılarda kalp iskeleti kireçlenebilir, hatta bazen kemikleşebilir. 3 bölümden oluşur. Septum membranaceum: İnterventriküler septumun üst fibröz kısmıdır. Kollajen lifler paralel düzenlenmiştir.. Trigonum fibrosum: Anulusların arasını, Os.atrioventiculare sinistrum ile aorta arasındaki aralığın sol köşesini dolduran üçgen biçimli bölümdür....

    https://www.biyologlar.com/kalp-iskeleti
  • LENFATİK VASKÜLER SİSTEM

    Lenfatik vasküler sistem, fazla ekstraselüler sıvının (lenf) interstisyal doku boşluklarından lenfatik kapillere aktarılarak tekrar dolaşıma katılmasını sağlayan damarlardan oluşur. Lenfatik damarlar merkezi sinir sistem ile orbita, iç kulak, epidermis, kıkırdak ve kemik dışındaki tüm organlarda bulunur. Kardiyovasküler sistemden farklı olarak açık bir sistemdir. Lenf dolaşım sistemi ise dokularda ucu kapalı tübüllerle (lenfatik kapiller) başlar, birleşerek...

    https://www.biyologlar.com/lenfatik-vaskuler-sistem
  • Sefaleksinli Bordet-Gengou agar (C-BGA)

    1 BGA agar baz yukarıda “A”da veya “B”de tarif edildiği gibi hazırlanır, otoklavlanır ve 55°C‟ye soğutulur.2 Sefaleksin suplement besiyerine at kanı ilavesi aşamasında ilave edilir.(a) Bunun için derin dondurucudan sefaleksinin 10mg/mL stok* solüsyonu önceden çıkarılmış ve oda ısısına getirilmiş olmalıdır.*NOT: 10 mg/mL‟lik sefaleksin stok solüsyonunun hazırlanışı için bkz. Ek-2.(b) Besiyeri karıştırılırken stok solüsyondan 1 mL -aseptik olarak-...

    https://www.biyologlar.com/sefaleksinli-bordet-gengou-agar-c-bga
  • Solunum Sistemi

    Solunum sisteminin esas fonksiyonu, solunan havadan oksijeni almak ve vücut metabolizması sonucunda oluşan toksik bir ürün olan karbondioksiti atmaktır. Oksijen kuşkusuz hücre metabolizması için gereklidir ve akciğerlerden hücrelere dolaşım sistemi yolu ile taşınır, karbondioksit de tersine bir yol izleyerek hücrelerden akciğerlere taşınır. Solunum sistemi akciğerler ve dış ortam ile bağlantılı solunum yollarından oluşmuştur. Solunum sistemi iki bölüme sahiptir....

    https://www.biyologlar.com/solunum-sistemi-1
  • Bakteriyosinler

    Gıdaların korunması ve muhafaza sürelerinin uzatılmasında, düşük sıcaklık veya ısıl işlem uygulaması, paketleme yöntemleri gibi prosesler ve tuz, şeker ve antimikrobiyal katkı maddeleri gibi katkılar kullanılmaktadır. Ancak yine de gıda kaynaklı sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilmektedir. Gıdaların güvenliğinin sağlanmasında mümkün olduğunca proses uygulamalarından kaçınılması ve doğal katkı maddelerinin kullanımı gerekmektedir. Bu amaçla...

    https://www.biyologlar.com/bakteriyosinler
  • Su ve Mineral Madde Metabolizması

    Bitki hücresine alınan su canlılığı sağlayan tüm olayların yürümesi için gerekli ortamı sağlar. Bilindiği gibi su yarıkovalent, elektron çiftlenmesi ile oluşan O - H bağlarının 105 derecelik açı yapması ve daha çok -2 yüklü oksijene yakın olan elektron çiftlerinden oluşması nedeniyle çift kutuplu, dipol bir moleküldür. Bu nedenle su reverzibl olarak H(3)O +, hidroksonyum ve hidroksil şeklinde iyonlarına ayrılabilir. Mineral iyonları çevrelerine zıt...

    https://www.biyologlar.com/su-ve-mineral-madde-metabolizmasi-2
  • ENERJİ ve KARBON METABOLİZMASI

    Bilindiği gibi canlıların birincil enerji kaynağı güneş enerjisidir. Besin zinciri ototrof - kendibeslek yeşil organizmaların güneş enerjisini kullanarak inorganik CO2 gazının karbonunu suyun protonu ile redükleyip - indirgeyip organik bileşikler sentezlemesi ile başlar. Canlılık ışığın fiziksel enerjisinin kimyasal bağ enerjisine dönüştürülerek canlılık ve sürdürülmesi için gerekli işlerde kullanımı ile yürür. Bu işlemler ve işlerin toplamına...

    https://www.biyologlar.com/enerji-ve-karbon-metabolizmasi-1
  • Gen Klonlanmasında Rekombinant DNA Teknolojisi

    Gen Klonlanmasında Rekombinant DNA Teknolojisi

    Daha önceki bölümlerde aşamalarını anlattığım ve oluşturulan rDNA 'ların hücrelere aktarılması sırasında çeşitli yöntemler kullanılır. Rekombinant DNA moleküllerin hücreye aktarılması sırasında(bu hücreler konak hücrelerdir) rekombinant molekülün aktarılacağı organizmaya bağlı olarak çeşitli aktarım (transfer) yöntemleri mevcut olup, aktarım işlemi, "transformasyon" adını alır. Bu yöntemler; 1)Kimyasal teknikler(kalsiyum-fosfat transfeksiyonu) ...

    https://www.biyologlar.com/gen-klonlanmasinda-rekombinant-dna-teknolojisi
  • LARİNKS

    Lariks, farinks ve trakeyi birleştiren bir solunum yolları bölümüdür. Solunum iletim sisteminin bir parçası olması yanında larinks aynı zamanda konuşmada da önemli bir rol oynar. Duvarında, hyalin ve elastik kıkırdak iskeleti, bir miktar bağ dokusu, çizgili kas ve müköz bezler yer alır. Larinks kıkırdaklarından bazıları çift, diğer bazıları ise tek olarak bulunur. Tiroid, krikoid ve epiglottis tek, aritenoid, kornikulate ve kuneiform ise çift olan...

    https://www.biyologlar.com/larinks
  • The corn snake genome sequenced for the first time

    The corn snake genome sequenced for the first time

    Wild-type corn snakes typically exhibit, over a light orange background coloration, a pattern of dark orange dorsal saddles and lateral blotches that are outlined with black

    https://www.biyologlar.com/the-corn-snake-genome-sequenced-for-the-first-time
  • Trans-Isolate (T-I) besiyeri hazırlanması

    Katı faz içinAktif kömür                   2 gNişasta (eriyebilir)        2.5 gAgar                            10 g0.1M MOPS* tampon (pH 7.2)  500 mLSıvı faz içinTriptik soya buyyon bazı     30 gGelatin                              10 g0.1M MOPS tampon (pH 7.2)    500 mLSPS                                  250 mgVitox veya Isovitalex        10 mLBesiyerinin...

    https://www.biyologlar.com/trans-isolate-t-i-besiyeri-hazirlanmasi
  • TRAKE

    Trake 10-12 cm uzunluğunda ve 2-2,5 cm çapında rijid bir tüp olup yukarıda krikoid halka ile devam eder. Aşağıda ise süperior mediastinum içinde, sağ ve sol ana bronşlara ayrılana kadar devam eder. Nispeten ince bir duvara sahiptir, solunum ve postural hareketler sonucu uzama ve bükülme özelliklerini gösterir. Trake 20 kadar at nalı şeklinde kıkırdağın üst, üste gelmesi ile oluşmuştur. Trakenin posterior kısımları kıkırdaktan yoksundur. Komşu hyalin kıkırdak...

    https://www.biyologlar.com/trake
  • AKCİĞERLERİN ÖZELLİKLERİ

    Akciğerler bir çift organ olup toraks boşluğunun her iki tarafında yer alır. Toraks boşluğu ince bir mezotelyal membran ile örtülüdür ve bu örtü parietal plevra adını alır. Parietal plevra akciğerin kökü olan hilumda içe doğru dönüş yaparak akciğerleri visseral plevra olarak örter. Parietal ve visseral plevralar arasındaki boşluk ince, sulumsu, seröz bir mayi ile doldurulmuştur; bu boşluğa plevral kavite denir. Dolayısı ile akciğerler mediastinuma çok...

    https://www.biyologlar.com/akcigerlerin-ozellikleri
  • New species of pterosaur discovered in Patagonia
  • Transport across the cell <b class='text-danger'>membran</b>e super final
  • Koliform grubu bakterıler ve bunlar hakkında bilgi

    Koliform bakteriler gıda ve suların sıhhi durumunu gösteren göstergeç bakterilerdir. Tanım olarak çubuksu, Gram-negatif olup 35-37 °C'de laktoz fermante ederek asit ve gaz üretirler. Koliformlar sıcak kanlı hayvanların dışkılarında bolca bulunurlar, ama sulak ortamlarda, toprakta ve bitkilerde de bulunurlar. Coğu zaman kloliformalar kendileri hastalığa neden olmazlar ama kolay kültürlenirler, ve varlıkları dışkı kaynaklı zararlı patojenlerin de mevcut olabileceğine...

    https://www.biyologlar.com/koliform-grubu-bakteriler-ve-bunlar-hakkinda-bilgi
  • Corynebacterium türleri ve Difteri

    Difteri, başta tonsiller, farinks, larinks ve burun olmak üzere deri, konjonktivalar ile genital bölgede yerleşim gösterebilen akut bakteriyel bir hastalıktır. Hastalık aerob, gram pozitif bakteri Corynebacterium diphtheriae’nin toksijenik gravis, mitis veya intermedius biyotiplerinden biri ile ortaya çıkabilir. Diğer bazı Corynebacterium türlerinin de (C. ulcerans, C. pseudotuberculosis) toksin üretebildiği ve difteri kliniğinden sorumlu olabileceği bilinmektedir (1).Difteri...

    https://www.biyologlar.com/corynebacterium-turleri-ve-difteri
  • Alveoller

    Alveoller polihedral veya hegzagonal şekillidir ve tek duvara sahiptir. Bu duvar, solunum bronşiolleri, duktus alveolaris, atrium veya alveolar keselere açılarak havanın akışına izin verir. Yan yana bütün alveoller açıldığında yaklaşık 150 m 2 genişliğinde gaz değişim alanı oluştururlar. Alveoller sıkıca paketlenmişlerdir ve her bir alveolün duvarı tam değildir. Bunun yerine komşu alveoller birbirlerinden interalveolar septum ile ayrılmışlardır. Herbir alveol...

    https://www.biyologlar.com/alveoller
  • Alveolar Makrofajlar

    Alveolar makrofajlar (alveolar fagositler veya toz hücreleri – dust cell) sadece interalveolar septumun interstisyumunda bulunmazlar, aynı zamanda alveolar yüzey ve alveolar boşlukta da bulunabilirler. Oldukça geniş olan bu hücreler 15-40 µm çapa sahiptir. Düzensiz şekilli olan bu hücreler düzensiz bir çekirdek ve bir çekirdekçik içerirler. Sitoplazmaları granüler veya vakuollü (köpüksü) görülebilir. Bilinen organellere ilaveten belirgin bir Golgi kompleksi, primer...

    https://www.biyologlar.com/alveolar-makrofajlar
  • Pirazinamidaz (PYZ) testi

    ReaktiflerPirazinamid solüsyonu Pirazinamid distile suda 2 mg/mL olacak şekilde hazırlanır 0.45 μm membran filtreden geçirilerek steril edilir. Steril burgu kapaklı derin dondurucu tüplerine tevzi edilir. -20°C‘de saklanır. PYZ reaktifi (ferroz amonyum sülfat) %20‘lik (2 g ferroz amonyum sülfat, 10 mL steril distile suda) olacak şekilde hazırlanır. -20°C‘de saklanır. Güvenlik uyarısı!Pirazinamid toz formunda tehlikelidir! Deriye temas etmemeli ve...

    https://www.biyologlar.com/pirazinamidaz-pyz-testi
  • Hiss serum su karbonhidrat besiyeri ve Karbonhidrat fermentasyon testi

    Karbonhidrat besiyerinin hazırlanması C. diphtheriae için karbonhidrat setine glikoz, maltoz, sukroz ve nişasta konur. Genel Corynebacterium spp test setine ise glikoz, maltoz, galaktoz, dekstrin, sukroz ve laktoz konur. Laboratuvar bu setlerden hangisini kullanacağını göz önüne alarak şeker ve nişasta içeren karbonhidrat besiyerlerini hazırlamalıdır. Andrade indikatörü20 mL distile suda 100 mg asit fuksin karıştırılır. 3.2 mL 1N NaOH damlatarak ilave edilir. Bu...

    https://www.biyologlar.com/hiss-serum-su-karbonhidrat-besiyeri-ve-karbonhidrat-fermentasyon-testi
  • Kist Hidatik (Kistik Ekinokokkoz)

    Kistik ekinokkozis, ülkemizde, özellikle hayvanlarda çok yaygın olması nedeniyle, önemli halk sağlığı sorunlarına neden olan ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan zoonotik karakterli bir hastalıktır. Halk arasında kist hastalığı olarak bilinen bu hastalığın etkeni, Echinococcus granulosus adı verilen bir parazittir. Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Ancak, sıklıkla köpeklerdir. Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar....

    https://www.biyologlar.com/kist-hidatik-kistik-ekinokokkoz
  • Kan-Hava Bariyeri

    Alveol içerisindeki hava ile pulmoner kapiller içerisindeki kan arasında bulunan yapıları içerir ki bu yapılar kat edilerek gaz değişimi meydana gelir. Kan ve alveollerdeki hava arasında oldukça incelmiş olan bu engeli (bariyer) oluşturan yapılar; 1- Pulmoner yüzey epiteli üzerindeki ince surfaktant, 2- Tip I alveolar hücreler, 3- Birleşmiş pulmoner epitel bazal laminası ve kapiller endotelinin bazal laminası, 4- Kapiller endotel hücreler (hücreler oldukça incelip...

    https://www.biyologlar.com/kan-hava-bariyeri
  • Neisseria meningitidis  ve Bakteriyel menenjitler

    Neisseria meningitidis ve Bakteriyel menenjitler

    Bakteriyel menenjitler dünya genelinde - özellikle küçük çocuklarda, beyin hasarı, sekeller ve ölümle sonuçlanabilen ciddi tablolara yol açtıklarından dolayı- halen en önemli enfeksiyöz hastalıklardır. En sık rastlanan üç meningeal patojen olan Neisseria meningitidis, Haemophilus influenzae ve Streptococcus pneumoniae vakaların %80'den fazlasını oluştururlar. Erken ve özgül tanı hasta yönetiminde ve hastalığın kontrolü ile ilgili önlemlerin alınmasında...

    https://www.biyologlar.com/neisseria-meningitidis-ve-bakteriyel-menenjitler
  • Fotosistem Nedir, Fotosistemler

    Klorofil ve karonitoidlere sadece plastidlerde rastlanır. Bunlar fotokimyasal reaksiyon üniteleridir ve “renkmaddesi bütünü” veya “fotosistem” diye adlandırılır ve birarada bulunurlar. Kloroplastı tilakoid renk membranlarının içine yerleşen bu maddelerden her biri, 300 renk maddesi molekülünden oluşur. Bir fotosistemdeki tüm renk maddesi molekülleri ışık enerjisini emer; ama buenerjiyi sistemde sadece bir tane aktif klorofil molekülü, gerçek fotosentez...

    https://www.biyologlar.com/fotosistem-nedir-fotosistemler
  • Donnan Dengesi

    Benzer şekilde örneğin bitki hücre çeperindeki orta lamelde yer alan pektik asitlerin karboksil kökü, membran lipidleri arasındaki fosfolipidler gibi sabit iyonların yerleştiği iyon kanalları kütle akışı ile mineral iyonlarının ile geçişine elektrokimyasal direnç gösterir. Görünür serbest alanda dahi iyonların suyla birlikte hareketine engel olur. Sitoplazmik membranlardaki lipidlerin çok yüksek direncinin fosfolipidlerce dengelenmesinde olduğu gibi direnci...

    https://www.biyologlar.com/donnan-dengesi
  • Bitkilerde Su İletimi

    Yukarıda incelenmiş olan temel mekanizmalar ile topraktan su ve mineral madde alarak gene bu mekanizmalarla kabuk parankiması hücrelerine iletirler. Kabuk parankimasında da benzeri mekanizmalarla hücreden hücreye iletilen su ve mineral maddeler merkez silindirdeki cansız ksilem elementlerine, trake veya trakeidlere girerek kılcallık ve özellikle yaprakların stomalarındaki terlemenin sağladığı negatif basınçla, emişle yerüstü organlarına iletilir. Ancak uyku dönemi...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerde-su-iletimi-1
  • Apoptozis ve kaspazlar

    Apoptozis, organizma tarafından düzenlenen enerji bağımlı hücre ölümüdür. Programlı hücre ölümü olarak da adlandırılan bu süreç, doku homeostazının korunmasında kritik bir role sahip olduğu gibi, fetal gelişim ve erişkin dokulardaki pekçok fizyolojik olayda da önemli rollere sahiptir. Apoptozis terimi ilk kez 1972 yılında Kerr ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır (1). Kerr, fizyolojik olarak ölen hücrelerin çekirdeklerinde yoğunlaşmış kromatin...

    https://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-kaspazlar
  • Kserofitlik ve Su Ekonomisi Ökofizyolojisi

    Protoplazmanın susuzluğa dayanıklılığı özellikle likenler, yosunlar, eğreltiler ve ciğerotlarında görülürse de yüksek bitkilerde susuz koşullara karşı geliştirilmiş olan daha karmaşık mekanizmalar etkili olur. Grup olarak bazı otsular, koniferler ve sklerofillerde yüksek dayanıklılık görülür. Susuzluk toleransı varyete ve genotipler düzeyinde bile büyük açılımlar gösterebilir. Örneğin ciğer otları türlerinde aynı düzeydeki su eksikliğine dayanma...

    https://www.biyologlar.com/kserofitlik-ve-su-ekonomisi-okofizyolojisi-1
  • MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ

    Canlıda yumuşak kıvamlı olan merkezi sinir sistemi (MSS) dokusu en küçük bir travmaya karşı oldukça duyarlı olup yeterli bir beslenme ve korunmaya ihtiyaç gösterir. Korunmada en önemli etken beyin ve medulla spinalisi çeviren bütün haldeki kemik kılıftır. Kemik kılıf burada kranium (kafa tası çatısı) ve vertebral sütundur. Kemik kılıf içerisinde menenjler (beyin zarları) adı verilen üç membranöz oluşum bulunur. Bunlar dıştan içe doğru; 1- Dura mater...

    https://www.biyologlar.com/merkezi-sinir-sistemi
  • Arachnoid

    Arachnoid beyin yüzeyini sulkuslara uzanmadan örten ve durayı döşeyen ince, vasküler olmayan bir membrandır. Arachnoid bağ dokusundan meydana gelmiş bir öze sahiptir, iç ve dış yüzeyleri tek katlı mezotelyal hücrelerle döşelidir. Piamater ile Arachnoid arasında ince bir boşluk bulunur. Bu boşluğun genişliği değişik yerlerde farklıdır ve boşluk sayısız trabekülalarla kesintiye uğramıştır. Bu trabekülaların yüzeyleri de mezotelle örtülüdür. Trabekülalar...

    https://www.biyologlar.com/arachnoid
  • Pia Mater

    Beyin yüzeyini sıkıca saran pia mater arachnoidin aksine serebral sulkusların derin kısımlarına kadar sokulur. İnce bir zar olan pia mater sıklıkla iki tabakalı olarak tarif edilir: a- İntima Pia: En içte bulunan membranöz tabakadır. Sıkı bir ağ halinde düzenlenmiş retiküler ve elastik liflerden meydana gelmiştir. Çok sayıda astrosit ayakları pia matere yapışmıştır. Glia elemanları ile bir arada olduklarından pia-glial zar adını alır. Hemen altındaki sinir...

    https://www.biyologlar.com/pia-mater
  • KOROİD PLEKSUS VE SEREBROSPİNAL SIVI (BOS)

    MSS’nin kafatası ve vertebral kemikler tarafından korunan duyarlı bir sinir dokusu içerdiğinden bahsedilmiştir. MSS içerisinde bulunan pia-arachnoid aralıkta bir sıvı bulunur. Bu sıvı su yastığı görevine sahiptir. Serebrospinal sıvı (beyin omirilik sıvısı = BOS) adını alan bu sıvı aynı zamanda beyin ventrikülleri ile medulla spinalisin merkezi kanalını da doldurur. Beyin ventriküler sistemi içerisindeki sıvı serbest şekilde subarachnoid boşluktaki sıvı ile...

    https://www.biyologlar.com/koroid-pleksus-ve-serebrospinal-sivi-bos
  • Fotosentezde kullanılan klorofil a(koyu yeşil rekli pigment) ve klorofil b(açık yeşil renkli pigment) pigmentleri birbirlerinde dönüşebilirler mi?

    Çimen, ısırgan otu gibi çeşitli bitkilerden ekstraksiyonla elde edilen yağda çözünen pigmentlerdir. Mg içeriğine bağlı olarak zeytin yeşilinden koyu yeşile kadar değişen renk tonlarında bulunurlar. Klorofil yeşil sebzelerin, meyvelerin ve yaprakların karakteristik özelliğini oluşturmaktadır. Klorofil, bütün yeşil bitkilerde fotosentez sonucu oluşan pigmentlerdir. Bunlar, bitki hücrelerinin fotosentezini gerçekleştiren organel olan kloroplastların membranında...

    https://www.biyologlar.com/fotosentezde-kullanilan-klorofil-akoyu-yesil-rekli-pigment-ve-klorofil-bacik-yesil-renkli-pigment-pigmentleri-birbirlerinde-donusebilirler-mi
  • Isı değişikliklerinin kalp hareketlerine etkisi

    İki küçük kaba fizyolojik su konur. Bunlardan biri buzdolabına diğeri 35-40° etüve konarak amaçlanan ısıya gelmeleri beklenir. Bundan sonra şu deneyler yapılır; Önce soğuk fizyolojik sudan pipet ile alınarak kimografa bağlı kalp üzerine damlatılır. Kalp hareketlerinde bir yavaşlama görülür. Kalp hareketleri yavaşladıktan sonra sıcak sudan pipetle alınarak tekrar kalp üzerine damlatılır. Bu sefer kalp hareketlerinin hızlandığı görülür. Sıcak ve soğuk...

    https://www.biyologlar.com/isi-degisikliklerinin-kalp-hareketlerine-etkisi
  • Nükleik asitlerin biyolojik fonksiyonları

    Nukleik asitlerin hücre içindeki en önemli görevlerinden birisi de, kuşkusuz, DNA'nın replikasyonu ve bu sayede genetik bilgilerin nesillere aktarılması ile genlerin ekspresyonu (transkripsiyon ve translasyon)'dur. 02. DNA Replikasyonu Hücreler, tek kromozomlu (prokaryotik) veya çok kromozomlu (ökaryotik) olsunlar, DNA'lar genetik bilgileri taşıdıklarından, her hücre bölünmesinde, bunların da çok az hata ile replike olması ve yeni sentezlenen DNA'nın kardeş hücrelere...

    https://www.biyologlar.com/nukleik-asitlerin-biyolojik-fonksiyonlari
  • XXV International Congress of Entomology

    XXV International Congress of Entomology

    ESA is honored to host ICE 2016, the XXV International Congress of Entomology, under the theme Entomology without Borders. The event is expected to bring together the largest delegation of scientists and experts in the history of the discipline, who will meet in exciting, easily-accessible, and affordable Orlando, Florida, USA. Make important connections with entomologists and scientists from around the world. Present to this global audience and compete in global competitions. Participate in...

    https://www.biyologlar.com/xxv-international-congress-of-entomology
  • ENDÜSTRİYEL ATIKSULAR İLE İLGİLİ SORULAR

    1-)Bir endüstriyel atıksu karakterizasyonunda dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? -biyolojik olarak parçalanabilirlik -kirletici konsantrasyonları -atıksuyun hacmi -Atıksudaki değişmeler -İşletimde sorun yaratabilecek özel karakteristikler 2-)Endüstriyel atıksularda askıda Katı Maddeler (AKM) hangi prosesler ile giderilebilir? -Çöktürme -Izgaradan geçirme veya öğütme -süzme -yüzdürme -Kimyasal Madde ilavesiyle -yumaklaştırma-Çöktürme -arazide arıtma ...

    https://www.biyologlar.com/endustriyel-atiksular-ile-ilgili-sorular
  • Renal Cisimcik ( Corpusculum Renales Malpighi )

    Nefronun epitel ile döşeli genişlemiş kısmı olan Bowman kapsülü kapiller yumak tarafından işgal edilmiştir, kapiller yumak glomerulus adını almaktadır. Renal cisimcik bu şekilde çift duvarlı bir fincan şeklini kazanmış olur. Kapiller yumağı sıkıca saran Bowman kapsülünün dış ya da parietal yaprağı (kapsüler epitel) ile iç ya da visseral yaprağı (glomerular epitel) arasında dar bir boşluk (kapsüler boşluk) bulunur. Bütün renal cisimcik (Bowman kapsülü +...

    https://www.biyologlar.com/renal-cisimcik-corpusculum-renales-malpighi-
  • Kimyasal Evrim Nedir

    Özetle belirtmek gerekirse, yerkürenin oluşumunu izleyen dönemlerle bugünkü atmosfer bileşimi farklıdır. Örneğin eski sediman kayaçlarında, okside olmuş demir ve uranyum minerallerine rastlanmazdı. Bu ise başlangıç dönemlerinde atmosferde oksijenin serbest halde bulunmadığının kanıtıdır. Yerkürenin ilk oluşum dönemini andıran başka gezegenlerin atmosferleri karşılatırılarak, yerkürenin ilk atmosferi ile ilgili bilgiler elde edilebilir. O zamanki atmosfer esas...

    https://www.biyologlar.com/kimyasal-evrim-nedir
  • Jukstaglomerular Apparatus

    Afferent arteriol glomerulusa ulaştığında tunika mediasındaki düz kas hücreleri “epiteloid” karakter kazanırlar. Çekirdekleri yuvarlaklaşır ve sitoplazmalarında granüller oluşur. Granüller sıradan hematoksilen-eozin preperasyonlarında gösterilemezler, fakat PAS, metilen mavisi ve bazik fuksin boyamalarından sonra görülebilirler. Jukstaglomerular (JG) hücreler adını alan bu hücrelerde iyi gelişmiş granüler endoplazmik retikülüm, belirgin bir Golgi apparatus ve...

    https://www.biyologlar.com/jukstaglomerular-apparatus
  • Proksimal Kıvrıntılı Tübül (Tubulus Contortus Proximalis)

    Bir renal cisimciğin üriner kutbundan başlayan proksimal kıvrıntılı tübül (tübülüs proksimalis kontortus) yaklaşık 14 mm uzunluğa sahiptir ve toplam tübül çapı duvar kalınlığı ile birlikte 50-60 mikron kadardır. Adından da anlaşılacağı üzere kıvrıntılı bir şekilde seyreder ve pek çok minor bükülmeler ve kıvrılmaları yanında böbrek kapsüler yüzeyine doğru geniş bir viraj alır. Düzleşerek sonlanır ve en yakın medullar ışına girerek burada...

    https://www.biyologlar.com/proksimal-kivrintili-tubul-tubulus-contortus-proximalis
  • Moleküler Kompleksin Evrimi

    ‘Moleküler zaman yolculuğu’ kullanılarak karmaşıklığın evrimi tekrar yaratıldı. Canlı hücrelerin çoğunun yaptıkları işler “moleküler makineler”ce gerçekleştirilir. Bunlar biyolojik bir fonksiyonu yerine getirmek için birlikte çalışan özelleşmiş proteinlerin oluşturdukları fiziksel topluluklardır. Bu yapıların oluşumunu sağlayan evrim basamakları uzun zamandır bilim insanlarını şaşırtıyor ve yaratılışçıların da favori hedefleri oluyordu. 8...

    https://www.biyologlar.com/molekuler-kompleksin-evrimi
  • Henle Kulpu

    Henle kulpu inen ayakta proksimal tübülün düz kısmı, inen ve çıkan ayaklarda ince bölüm ve çıkan ayakta distal tübülün düz kısmından meydana gelmiştir. İnen ve çıkan ayaklar birbirlerine çok yakın olmak üzere böbrek içerisinde radyal düzenlenmişlerdir. İnsanlarda Henle kulpunda bazı farklılıklar görülmektedir. Juxtamedullar nefronların Henle kulpları uzun olup medullar papillanın apeksine kadar uzanabilir. Subkapsüler nefronların Henle kulpları daha...

    https://www.biyologlar.com/henle-kulpu
  • Toplayıcı Tübüller

    Toplayıcı tübüller ya da boşaltıcı duktuslar nefronun bir parçası olarak kabul edilmemektedir. Her bir distal kıvrıntılı tübül, kısa bir toplayıcı tübül yan dalı vasıtası ile bir toplayıcı tübüle açılır. Bu şekilde pek çok yan dal bulunmaktadır. Toplayıcı tübül medullar ışına girerek aşağı, medullaya doğru iner. Medullanın daha merkezi kısımlarında pek çok toplayıcı tübül birleşerek geniş bir duktus oluşturur, bu da bir papillanin apeksine...

    https://www.biyologlar.com/toplayici-tubuller
  • Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

    Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

    https://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir
  • ANTİBİYOTİK GRUPLARI

    1.SULFANOMİDLER Etki mekanizması, Bakterilerin metabolizması için gerekli olan para amino benzoik asit (PABA)’in ,üreme döneminde kullanılmasını engelleyerek bakteriostatik etki yaparlar. Bu olgunun bakteri türüne göre değişik çeşitleri vardır. Sulfanomidlerden etkilenenler: a. folik asit biyosentezinde PABA‘yı yapıtaşı olarak kullanan ve bunu üremekte olduğu besi çevresinden sağlamak zorunda olanlar. b. Kendileri PABA sentezi yapan ve folik asit sentezinde ara...

    https://www.biyologlar.com/antibiyotik-gruplari
  • Antibiyotikler ve Sağlığa Etkileri

    Her canlı yaşamını sürdürebilmek için dış etkilerden korunmak zorundadır. Mikroorganizmalarda birer canlı olduklarından bu kurama uymuşlar, kendilerini yok etme niteliğinde olan antibiyotiklere direnç mekanizmalarını geliştirmeye başlamışlardır. Bakterilerdeki rezistans üç biçimde belirir. 1. Bazı bakterilerde belirli antibiyotiklere karşı doğal bir direnç vardır. Örneğin gram negatif bakterileri penisilin, ve diğer birçok bakterileri, antimikotik preparatlar...

    https://www.biyologlar.com/antibiyotikler-ve-sagliga-etkileri
3WTURK CMS v8.1