Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 129 kayıt bulundu.

FİTOTERAPİ Bitkilerle tedavi

Fitoterapi, bitkilerin bilimsel temele dayalı akılcı bir yaklaşımla hastalıkların tedavisi veya önlenmesinde kullanımını anlamına gelmektedir. Bitki ve Tedavi sözcüklerinden oluşan fitoterapi, terimi ilk kez, Fransız hekim Henri Leclerc(1870-1955) tarafından `La Presse Medical` adlı dergide, 1939 yılında kullanılmış olsa da bitkilerin tedavide kullanılışı aslında insanlığın ortaya çıkışı ile başlar. İlk insanlar, bitki ve hayvanları izleyerek tedavi...

http://www.biyologlar.com/fitoterapi-bitkilerle-tedavi

Senozoyik

(3. zaman) . Memeli ve Ot devri 65 milyon önce başlamış, 2 milyon yıl önce sonlanmıştır. Yaklaşık olarak 63 milyon sürmüştür. Senozoik tersiyer ve kuaterner olmak üzere iki döneme ayrılarak incelenir. Tersiyer başında ikinci toplu yok oluşun ardından yeryüzünde her şey yeniden başladı. Yaşam tümüyle normal hale gelinceye kadar yaklaşık 10 milyon yıl geçmişti. Büyük felaketten keseli ve plasentalı memelilerin ilkel tipleri az bir kayıpla kurtulmuştu....

http://www.biyologlar.com/senozoyik

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler.

http://www.biyologlar.com/virusler-hakkinda-bilgi

Virüs morfoloji tipleri

Virüs morfoloji tipleri

Bir bütün virüs taneciği, virion olarak da adlandırılır, aslında bir gen taşıyıcısından fazla bir şey değildir; kapsit olarak adlandırılan bir protein örtü ile çevrili nükleik asitten ibarettir.

http://www.biyologlar.com/virus-morfoloji-tipleri

Darwin Neyi Öğretti

Darwin Türlerin Kökeni`ni yazdığı sıralarda insanlar, yeryüzünün ve canlıların geçmişte nasıl yaratılmışlarsa aynı biçimde hiç değişmeden var olmaya devam ettiklerine inanıyorlardı. Yüce bir irade dünyaya `ol` demişti ve o, en tamam haliyle oluvermişti. Bu değişmez doğa inancı insanlığı 19. yüzyıla kadar idare etti. Sonra Darwin`in kitabı çıktı ortaya. Tam da büyük altüst oluşlarla insanlığın makus talihinin değişmeye başladığı dönemdi. Ve...

http://www.biyologlar.com/darwin-neyi-ogretti

Bağ Dokusu Hücreleri Nelerdir

Sabit ( fibroblast, yağ hücreleri) ve başka bölgelerden bağ dokusuna gelip bağ dokusunda geçici olarak kalan hareketli hücreleri içerir. Fibroblastlar: En fazla bulunan hücrelerdir. Bağ dokusununun ana hücreleridir. Lifleri ve hücrelerarası maddeyi sentezlerler. Bağ dokusunun onarımından sorumlu hücrelerdir. Onardıkları alanda scar dokusu şekillenir. Bu hücrelerin aktif formu fibroblast; inaktif formları ise fibrosit olarak adlandırılır. Normal şartlar altında...

http://www.biyologlar.com/bag-dokusu-hucreleri-nelerdir

MAKROFAJ SİSTEMİ (Mononükleer Fagositik Sistem)

Ortak fonksiyonları fagositoz ve pinositoz ile vücut savunması ve çöpçülük; kökenleri kemik iliği kanda monosit bağ dokularında makrofaj olan ve ortak morfoloji olarak bol lizozom, GER, iyi gelişmiş Golgi kompleksi ve pseudopodlara sahip hücrelerin oluşturduğu bir sistemdir. Bu sistemin hücreleri normalde bağ dokularında histiyosit , aktive olduklarında aktive edilmiş makrofaj şeklinde bulunurlar. Hücreleri; *Karaciğerde Kuppfer hücreleri *MSS’de mikroglia...

http://www.biyologlar.com/makrofaj-sistemi-mononukleer-fagositik-sistem

Bilim, İnanç ve Eğitim

Bilim müfredatında herhangi bir tür yaratılışcılığın bulunmasına karşı çıkan biyologlar ve diğerleri ifade özgürlüğüne karşı değillerdir ve dinsel inancı ortadan kaldırmaya çalışmıyorlar.Onlar yaratılış öykülerinin sadece tarih ya da çağdaş toplum gibi derslerinde öğretilmesini kabul edilebilir bulsalar da bu inançların geçerli bilimsel hipotezler olmadığını bilim derslerinde yeri olmadığını savunmaktadır.Malesef,bilim dersleri almış...

http://www.biyologlar.com/bilim-inanc-ve-egitim

Kozmetik Yönetmeliği

23 Mayıs 2005 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 25823 Yönetmelik Sağlık Bakanlığından: Kozmetik Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı; kozmetik ürünlerin, yanılmaya yol açmayacak ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde, doğru ve anlaşılabilir bilgiler ile tüketiciye ulaşmasını sağlamak üzere, sahip olmaları gereken teknik niteliklerine, ambalaj bilgilerine, bildirimlerine, piyasaya arz...

http://www.biyologlar.com/kozmetik-yonetmeligi

Solunum Sistemi ve Organları

Solunum Sistemi ve Organları

Solunum sistemi organları nelerdir ? Solunum nasıl gerçekleşir, Solunum sistemi ve Karbon dioksit

http://www.biyologlar.com/solunum-sistemi-ve-organlari

RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs)

Hemaglutinin - Nöraminidaz aktivitesinin olmaması ile diğer paramiksovirüslerinden ayrılır. Karakteristik olarak sinsityal dev hücreler oluşturulur. Yüzeyinde bulunan dikensi çıkıntılar kaynaştırıcı proteinlerdir. Bulaşma damlacık yolu ve kirli ellerin ağız veya buruna direkt teması iledir. Yenidoğan ve süt çocuğunda öldürücü akut solunum yolu enfeksiyonunun (pnömoni, bronşiyolit) en sık sebebidir. Enfeksiyon solunum yoluna yerleşiktir, viremi görülmez....

http://www.biyologlar.com/rsv-respiratuar-sinsityal-virus

Onaylanmış Kuruluş (Notified Body) nedir?

Avrupa Birliği mevzuatı, CE İşareti taşıması gereken ürünlerden yüksek risk taşıyan ürünlerin, piyasaya arz edilmeden önce konusunda uzman, üçüncü bir taraf olan ve AT Resmi Gazetesi'nde yayımlanmış kuruluşlar tarafından uygunluk değerlendirmesine tabi tutulmasını şart koşmaktadır. Bu ürünlerin test, muayene ve/veya belgelendirmesini yapmak üzere üye ülkeler tarafından altyapısı yeterli görülen test, muayene ve/veya belgelendirme kuruluşları arasından...

http://www.biyologlar.com/onaylanmis-kurulus-notified-body-nedir

RHİNO VİRÜSLERİ

Rhinovirüsler soğuk algınlığının temel nedenidir. 100'den fazla serolojik tipi vardır. 33 °C'de daha iyi replikasyona uğrar. (Bu yüzden primer olarak burun ve konjonktivayı tutar) Asite dayanıksızdırlar (mide asiti virüsü öldürür) Rinoviruslar için hücre yüzeyinde yerleşik bir adezyon proteini olan ICAM-I bulunur. 2 tür bulaşma vardır: 1. Damlacık yoluyla 2. Solunum damlacıklarının eşyalara kontaminasyonu ile Klinik Hapşırık Burun akıntısı Boğaz...

http://www.biyologlar.com/rhino-virusleri

İnsanın evrimi

İnsan, omurgalılara omurgasızlardan daha yakındır(omurgası var) Memelilere diğer omurgalılardan daha yakın(tüylü, süt bezi var, kulakta 3 kemik) Primatlara da diğer memelilerden daha yakın(pençe yerine tırnak, 4 kesici diş) Şempanze ve gorile diğer primatlardan daha yakın. İnsan- şempanze ayrımı yaklaşık 4-14 milyon yıl önce oluştu, 5-6 diyenler de var, kesin değil. İnsanla şempanzenin DNA ve protein yapıları %99 benzer, gorille %98,6 İnsanda 23 kromozom...

http://www.biyologlar.com/insanin-evrimi-1

HAYVANLARIN YAYILIŞI VE İNSAN

İnsan ve hayvan arasındaki ilişkiler aslında ekolojinin konusudur. İnsanlar, ekonomik nedenlerle, hayvanların dünya üzerindeki yayılışını sınırlayan, daraltan ve genişleten önemli bir etken olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle dolaylı olarak hayvan coğrafyasını ilgilendirmektedirler. 1. Av Olarak Hayvanlar İnsanların bugün olduğu gibi geçmişte de bitkisel besinlerin yanısıra, hayvansal besinlerden de yararlanmış oldukları fosillerden anlaşılmaktadır....

http://www.biyologlar.com/hayvanlarin-yayilisi-ve-insan

Kaplan Güveleri

Kaplan Güveleri

Arctiidae güveler içerisinde en ışıl ışıl ve gösterişli olanlardan bazılarını barındırır. Bazı türleri diğer böcekleri taklit eder ve Lepidoptera’ya ait olmalarına rağmen ona benzemezler.Yaygın Adı:Kaplan GüveleriFamilya: ArctiidaeTakım: LepıdopteraTür Sayısı: 10.000 civarında (264′ü A.B.D.’de)Kanat Açıklığı: 13 mm-8 cm arasında Fiziksel Özellikleri: Yetişkinleri genelde güvelerin en parlak renklileri arasındadır; beyaz, donuk kahverengi veya...

http://www.biyologlar.com/kaplan-guveleri

KARDİYOVASKÜLER SİSTEMİN GELİŞİMİ

Üçüncü haftanın ortasına dek besin gereksinimini yalnızca diffüzyonla sağlayan embriyo, bu haftadan sonra daha gelişmiş bir sisteme gereksinim duyar. Kardiyovasküler sistem gelişimi, geç presomit embriyonun splanik mezoderm tabakasındaki mezenşimal hücrelerin çoğalması ve anjiyogenik demetler (kan adacıkları) olarak adlandırılan izole hücre kümelerini oluşturması ile başlar. Hücreleri angioblastlardır. Kalp hücrelerinin ataları primitif çizginin hemen...

http://www.biyologlar.com/kardiyovaskuler-sistemin-gelisimi


KALP TÜPÜNÜN OLUŞUMU ve POZİSYONU

Başlangıçta, kardiyogenik alanın merkezi kısmı prokordal plağın ve nöral plağın ön kısmında yerleşiktir. Nöral tüpün kapanması ve beyin veziküllerinin oluşumundan sonra merkezi sinir sistemi, baş bölgesine doğru merkezi kardiyojenik alan ve gelecekteki perikardiyal boşluk üstüne doğru hızla büyür. Prokordal plak (gelecekteki buccopharyngeal membran) ve kardiyojenik plağın merkezi kısmı ileri doğru çekilir. Beynin büyümesi ve embriyonun baş yönünde...

http://www.biyologlar.com/kalp-tupunun-olusumu-ve-pozisyonu

Bitki ekolojisi

Doğal sistemler, kendi kendilerini denetleyebilme özelliğine sahiptir, tabiattaki her canlının birbiriyle dengeli yaşaması olayına “eksilten geri bildirim” "negative feedback" olarak adlandırılır. Dünyadaki oksijen üretim ve tüketiminin denge halinde olması ve bu dengenin yapay veya doğal afetlerle bozulması sonucu çevrenin ekolojik yapısı ve sisteminde değişimler baş gösterir. Örneğin; bir orman yangınından sonra, ormanın tekrar oluşması için, çeşitli...

http://www.biyologlar.com/bitki-ekolojisi

KALP TULUMUNUN OLUŞUMU

Kalp, başlangıçta, perikardiyal boşlukta bulunan düz bir tüp şeklindedir. İntraperikardiyal kısım, gelecekteki bulboventriküler kısımdır. Atrial kısım ve sinus venosus hala çifttir ve septum transversum mezenşimindeki perikardiyum dışında uzanır. Kalp tüpü uzamaya devam eder ve kıvrılmaya başlar. Tüpün sefalik parçası ventral ve kaudal yönlerde ve sağa doğru kıvrılırken, kaudal atrial kısmı ise dorsokraniyal yönde ve sola doğru taşınarak kalp tulumu...

http://www.biyologlar.com/kalp-tulumunun-olusumu

Sivrisineklerin Coğrafi Yayılışı

Sivrisineklerde çok kısıtlı yöresel yayılış (endemizm) görülmemektedir. Genellikle Dünya'nın her anakarasında, kan emebilecekleri canlıların yaşadığı tropikal, subtropikal ve ılıman iklim kuşaklarında yaygındırlar. Sivrisineklerin yayılışında, bölgelerinin dışına çıkmalarını önleyen büyük denizler, yüksek dağlar ve geniş çöller gibi coğrafik engeller birer sınırlayıcı faktör olmuşlardır (Alten, 1991). Bu doğal nedenlerle, belirli sivrisinek...

http://www.biyologlar.com/sivrisineklerin-cografi-yayilisi

TRUNCUS ARTERİOSUS ve CONUS CORDİS’TEKİ SEPTUM OLUŞUMU

5. hafta sırasında, truncusun sefalik parçasında bir çift sırt ortaya çıkar. Truncus yastıkları olan bu kabartılar sağ arka duvarda ve sol alt duvarda yerleşiktir. Sağ üstteki distal olarak ve sola doğru büyürken, sol alttaki distale ve sağa doğru büyür. Aortik keseye doğru büyürken, yapılar birbiri etrafında kıvrılır ve gelecekteki septumun ilk spiral görünümünü yansıtır. Tam kaynaşmadan sonra, aorticopulmoner septum olarak adlandırılan bir septum...

http://www.biyologlar.com/truncus-arteriosus-ve-conus-cordisteki-septum-olusumu

Ixobrychus minutus - Küçük Balaban

Ixobrychus minutus - Küçük Balaban

Ixobrychus minutus - Küçük Balaban, Cüce Balaban Adana: Karataş, Tuzla Bu çok küçük balıkçıl, 27–36 cm büyüklüğünde, 40–58 cm kanat açıklığında ve 60-150 gr ağırlığında olup Ixobrychus'un diğer türleri içinde dünyadaki en küçük balıkçılların biridir. Kısa bir boyunları, uzunca gagaları ve kahverengimsi sarı alt parçaları vardır. Erkeğin arkası ve tacı siyahtır ve kanatlar her kanattaki büyük beyaz bir yamayla siyahtır. Dişinin, daha...

http://www.biyologlar.com/ixobrychus-minutus-kucuk-balaban

VİTELLİN ve UMBLİKAL ARTERLER

Vitellin arterler başlangıçta vitellus kesesini besleyen az sayıda çift damarlardır. Giderek kaynaşırlar ve bağırsağın dorsal mezenterinde yerleşik arterleri oluştururlar. Erişkinde, celiac, superior mezenterik ve inferior mezenterik arter olarak bulunurlar. Bu damarlar sırasıyla ön, orta ve son bağırsağın türevlerini kanlandırırlar. Umbilikal arterler dorsal aortanın çift ventral dallarıdır ve allontoisin yakın komşuluğunda plasentaya yönelirler. 4. hafta...

http://www.biyologlar.com/vitellin-ve-umblikal-arterler

Deri yoluyla bulaşan hastalıklar

ŞARBON (ANTRAKS) Hayvandan Hayvana Nasıl Bulaşır? Bulaşma nerdeyse her türlü olabilmektedir.Özellikle bulaşma ağız, solunum ve deri yolu (özellikle derideki yaralardan) ile olmaktadır. Bulaşmanın diğer bir yolu da bulaşık su ve yiyecekler ile olur.Ülkemizde özellikle ölü hayvanların dere kenarlarına sorumsuzca atılması büyük risk oluşturmaktadır. Hastalıktan ölen hayvanların açıkta bırakılmaları ile yırtıcı hayvan ve kuşların parçalaması sonucu...

http://www.biyologlar.com/deri-yoluyla-bulasan-hastaliklar

Anguilla anguilla Yılan Balığı ve Özellikleri

Yılan Balıklarının Sistematikteki Yeri Yılan balıkları modern sınıflandırmada balıklar sınıfının Apodes takımından kemikli balıklar alt sınıfı Anguillidae familyasına dahildirler. Günümüzde Anguilla cinsi içinde 19 tür bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemli yılan balığı türleri : Avrupa yılan balığı Anguilla anguilla Amerikan yılan balığı Anguilla rostrata Japon yılan balığı Anguilla japonica Yılan balıkları gerçek bir balık türüdür....

http://www.biyologlar.com/anguilla-anguilla-yilan-baligi-ve-ozellikleri


KAN DAMARLARININ GENEL YAPISI

Birçok damar, bazı farklılıklar olmasına rağmen benzer özellikler gösterir ve farklı şekillerde sınıflandırılırlar. Örneğin yüksek basınçlı damarların duvarları (subclavian arterler), düşük basınçta kan ileten damarlardan (subclavian venler) daha kalındır. Arteriyel damarların çapları her dallanmada azalmasına rağmen venlerin çapları her katılımda artar. Kapiller ve venüller gibi küçük damarlarda duvar yapısı daha basitleşmesine rağmen...

http://www.biyologlar.com/kan-damarlarinin-genel-yapisi


ARTERLER

Arterler, kanı kalpten kapiller yatağa taşıyan efferent damarlardır. 1-Elastik (İletici-Büyük) Arterler: Aort ve büyük dallarını kapsar. Elastinden dolayı taze yapılarda sarı renkte izlenirler. Çapları 7 mm’den fazla ancak çaplarına göre duvarları incedir. Arterlerde en gelişmiş tabaka tunika mediadır. Kanın kalpten uzaklaştırılmasını ve kalp atımı sonucu basınç dalgalanmalarını yumuşatır. Sistolde elastik lamina gerilir ve basınç değişimini...

http://www.biyologlar.com/arterler

ARTERLERDEKİ ÖZELLEŞMİŞ DUYSAL YAPILAR

Arterlerde 3 tip özelleşmiş duysal yapı bulunur. Bunlar karotid sinuslar, karotid cisimler ve aortik cisimlerdir. Karotid sinusler: A.carotis communis'in çatallanma yerinin hemen distalinde, internal karotid arter duvarında yerleşik bir baroreseptördür. Bu alanda damarın adventisyası biraz kalındır ve glossofarengeal sinirden zengin duysal sinir sonlanmaları alır. Bu bölgedeki media incedir ve kan basıncı artışında gerginleşir; bu gerginlik sinir sonlanmalarını uyarır....

http://www.biyologlar.com/arterlerdeki-ozellesmis-duysal-yapilar



KALP DUVARININ TABAKALARI

1- Endokardiyum ......................................T.intima 2- Miyokardiyum .......................................T.media 3- Epikardiyum ..........................................T.adventisya Endokardiyum Endotel: Tek katlı yassı epiteldir ve damar içermez ve kalbe giren ve çıkan damarların endotelleri ile devamlılık gösterir. Subendotelyal tabaka: Kollajen ve elastik lifleri, düz kas hücrelerini içeren gevşek bağ dokusudur. Subendokardiyal tabaka: En kalın endokardiyum...

http://www.biyologlar.com/kalp-duvarinin-tabakalari

Miyokardium

En kalın tunikadır. Kompleks spiraller şeklinde düzenlenen çizgili kalp kası hücrelerinin oluşturduğu tabakadır. Bazı kalp kası hücreleri tipik kontraktil hücrelerdir. Bazıları endokrin salgılama yaparken bazıları impuls üretmek ve iletmek için özelleşmiş hücrelerdir. Atriumda ince, sol ventrikülde en kalındır. Kalp kası düzenlenimi çok farklılık gösterir. Ventriküllerdeki miyokard erginde kompakt iken embriyoda süngerimsi ağ yapısı oluşturur. Ventrikül...

http://www.biyologlar.com/miyokardium

LENFATİK VASKÜLER SİSTEM

Lenfatik vasküler sistem, fazla ekstraselüler sıvının (lenf) interstisyal doku boşluklarından lenfatik kapillere aktarılarak tekrar dolaşıma katılmasını sağlayan damarlardan oluşur. Lenfatik damarlar merkezi sinir sistem ile orbita, iç kulak, epidermis, kıkırdak ve kemik dışındaki tüm organlarda bulunur. Kardiyovasküler sistemden farklı olarak açık bir sistemdir. Lenf dolaşım sistemi ise dokularda ucu kapalı tübüllerle (lenfatik kapiller) başlar, birleşerek...

http://www.biyologlar.com/lenfatik-vaskuler-sistem

Genel Mikrobiyoloji Hakkında Kısa Bilgi

Mikroorganizmalar yer yüzünde bulunan ilk canlılardır. Bir tahmine göre günümüzden 3 milyar önce ilk bakteriler oluşmuş iken, insan sadece 3 milyon yıldan bu yana yeryüzünde bulunmaktadır.Mikrobiyoloji tek bir çatı altında toplanamayacak kadar büyük bir bilim dalıdır. Bu nedenle çeşitli alt gruplara bölünmüştür. Genel mikrobiyoloji tüm alt bölümleri incelerken, gıda mikrobiyolojisi, klinik mikrobiyoloji, veteriner mikrobiyoloji, tarım mikrobiyolojisi,...

http://www.biyologlar.com/genel-mikrobiyoloji-hakkinda-kisa-bilgi


6. Ulusal Çevre ve Ekoloji Öğrenci Kongresi

6. Ulusal Çevre ve Ekoloji Öğrenci Kongresi

Canlıların çevreleriyle ve birbirleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji denir. Bir canlının çevresi beslenme, üreme, barınma gibi ihtiyaçlarını karşıladığı biyolojik,sosyolojik,kültürelhertürlüfaaliyetisürdürdüğüyerdir.Bu yüzden ekolojinin çalışma alanı son derece geniştir. Ekoloji kavramı, 19.yüzyılın başından günümüze gerek doğal bilimler gerekse sosyal bilimlerdeki gelişmelere bağlı olarak anlam ve içerik açısından hayli...

http://www.biyologlar.com/6-ulusal-cevre-ve-ekoloji-ogrenci-kongresi

Kolera Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Kolera Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Kolera; vibrio kolera adlı bakterilerin insanların ince bağırsaklarında parazitlenmeleriyle gelişen bir bulaşıcı hastalıktır. İlk Hindistan da ortaya çıkmıştır.1827-1975 yılları arasında dünyaya yayılmaya başlamıştır.”EL TOR “vibroyununa bağlı olan son büyük salgın celebeş’ten çıkmış ve 1965’te Basra körfezine,1970’te Afrika’ya ve sonrada Avrupa ya yayılmıştır. Yalnızca insanlarda görülür. Kusma ve dışkı yoluyla bulaşır. Sonralarda...

http://www.biyologlar.com/kolera-nedir-belirtileri-nelerdir-nasil-tedavi-edilir


Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

http://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir



İnfeksiyonun Mekanizması

Doğada çok yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardan ancak çok az bir bölümü insan ve hayvanlar için hastalık yapıcı niteliktedirler (patojenik mikroorganizmalar). Geri kalan büyük bir bölümü ise infeksiyon veya hastalık oluşturamamaktadırlar (apatojenik mikroorganizmalar). Ancak, genellikle hastalık oluşturmadığı bilinen bazı etkenler de, fazla stres nedeniyle konakçının direncinin kırıldığı hallerde veya bazı özel durumlarda, (immun yetmezlik...

http://www.biyologlar.com/infeksiyonun-mekanizmasi

Virusların Morfolojik ve Kimyasal Özellikleri

İnsan ve hayvanlarda infeksiyon ve/veya hastalık oluşturan viruslar (genel bir terim olarak, hayvan virusları) morfolojik özellikleri yönünden fazla çeşitlilik göstermemekle beraber, elektron mikroskopik muayenelerde olgun viruslarda bazı farklı formlar gözlemlenmiştir. Normal ışık mikroskopları ile görülebilen (1000 x veya 1500 x büyütmeli) Poxviridae familyası virusları hariç tutulursa, diğer virusların morfolojik karakterleri (olgun virus partiküllerinin genel...

http://www.biyologlar.com/viruslarin-morfolojik-ve-kimyasal-ozellikleri

Primatların Evrimi

Bu süreçde meydana gelen ilk memeli formlarından biri de primatlardır. Uzun kuyruklu maymunlar; gibbon, orangutan, goril ve şempanze gibi kuyruksuz maymunlar ve insanın içinde yer aldığı primatların atasının, bugün yaşayan ve ilkel bir insektivor olan Tupaia (Şekil 53) ya benzer bir canlı olduğu ileri sürülmektedir. Çünkü bu hayvanda dişler primatlarda olduğu gibi, kesici, köpek, ön ve arka öğütücü şeklinde farklılaşmıştır (heterodonti), üyeleri 5...

http://www.biyologlar.com/primatlarin-evrimi

Bitki Nedir?

Canlılar dünyasının en önemli gruplarından biri bitkiler, öbürü hayvanlardır. Fotosentezle kendi besinini kendisi üretebilen, kökü, gövdesi ve yaprakları olan üstün yapılı bitkiler bu özellikleriyle hayvanlardan kolayca ayırt edilebilir. Oysa evrimin daha alt basamaklarında bitkilerle ya da hayvanlarla ortak özellikler taşıyan, ama gerçek anlamda ne bitki, ne de hayvan sayılabilen pek çok canlı vardır. Uzmanlar, sınıflandırmada büyük güçlük çıkaran bu...

http://www.biyologlar.com/bitki-nedir

YILAN BALIĞI BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Yılan balıkları eski yıllardan beri insanların ilgisini çekmiştir. Su bulunan bir çok yerde yılan balığına rastlandığı halde yumurtlama ve yavrulama sırasında izlenememesi, yumurtalı veya karnında yavru bulunan bir balığa rastlanamaması bu ilginin çok eskiden beri doğmasına neden olmuştur. Dünyadaki toplam yılan balığı istihsali; Avrupa yılan balığı (Anguilla anguilla ) (1990-1991) 23 950 ton, Japon yılan balığı ( Anguilla japonica ) 109 100 ton, Amerikan...

http://www.biyologlar.com/yilan-baligi-biyolojisi-ve-yetistiriciligi

 
3WTURK CMS v6.0