Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 1560 kayıt bulundu.
Bitki Evrimi 5/5: Çayır İmparatorluğu

Bitki Evrimi 5/5: Çayır İmparatorluğu

Yeşil bir gezegende yaşıyoruz. Bize bu gayet sıradan, alışılmış ve dolayısıyla önemsiz geliyor ama bitkiler Dünya üzerinde yaşayan en önemli canlılar.

http://www.biyologlar.com/bitki-evrimi-55-cayir-imparatorlugu

Lösemi Gen Düzenleme Tekniği ile Tedavi Edilecek

Lösemi Gen Düzenleme Tekniği ile Tedavi Edilecek

Kansere yakalanan insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Hastanelerin onkoloji bölümündeki hasta sayısında da gözle görülür bir artış var.

http://www.biyologlar.com/losemi-gen-duzenleme-teknigi-ile-tedavi-edilecek

Mars yüzeyi mikrobiyal yaşam için fazla toksik olabilir

Mars yüzeyi mikrobiyal yaşam için fazla toksik olabilir

Mars yüzeyindeki perklorat bileşiği, morötesi ışınlarıyla birlikte Mars yüzeyini bakteriler için ölümcül bir hale getiriyor olabilir.

http://www.biyologlar.com/mars-yuzeyi-mikrobiyal-yasam-icin-fazla-toksik-olabilir

Apoptoz Nedir ? Hücreler neden apoptoz geçirir ? Apoptoa Aşamaları Nelerdir ?

Apoptoz Nedir ? Hücreler neden apoptoz geçirir ? Apoptoa Aşamaları Nelerdir ?

APOPTOZ NEDİR? Apoptoz veya programlanmış hücre ölümü, vücutta doğal olarak meydana gelen bir süreçtir. Ve bu süreçlerin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Bu tip hücre ölümü DNA’nın bir ya da daha fazla nükleozom parçalarına ayrılması, kromatin yoğunlaşması ve çekirdek parçalanması gibi özel şekilsel değişikliklerle karakterizedir. Normal şartlarda apoptoz, vücudun her bir parçasının içerik ve büyüklüğünün fizyolojik gereksinimlerin belirlediği sınırlar içinde kalmasını sağlar. Apoptozun başlanması ve baskılanması karmaşık bir düzenleyici sinyal ağı tarafından kontrol edilir. HÜCRELER NEDEN APOPTOZ GEÇİRİR? Hücrelerin kendilerini imha etmesini gerektirecek birkaç örnek vardır. Örneğin; reglin doğal sürecide dahil dokunun uterustan temizlenmesi gerekir. APOPTOZ GEÇİREN HÜCRELERDEKİ BİYOKİMYASAL DEĞİŞİKLİKLER Kromatin değişikliklerinin başlamasından kısa süre önce, hücresel aktivitelerde ve sinyal iletiminde yaygın olarak kullanılan kalsiyumun sitoplazma içi miktarında hafif artma görülür. Bu artış bazı sessiz enzimleri aktive ederek bazı yapısal değişikliklere yol açar. Kalsiyuma bağlı endonükleaz ve transglutaminaz sessiz enzimler arasındadır. Bazı hücrelerde ise, apoptozun geç döneminde kalsiyum artışı olması kalsiyumun apoptozun değişik dönemlerinde farklı roller üstlenebildiğini düşündürmektedir. Çekirdek değişikliklerine endojen kalsiyum magnezyum bağımlı nükleazların aktivasyonu neden olur. Bu nükleazlar bazı hücrelerde sürekli olarak bulunurken bazılarında apoptozdan önce görülür. Nükleozomlar arasında   kromatini bölerler ve apoptotik hücre DNA’sı hepsinin uzunluğu 180-200 çifti ve katları olan parçalara ayrılır. Bu parçalar agaroz elektroforezde apoptoza özgü merdiven görünümü oluştururlar. Apoptozun belirgin yapısal özelliği olan sitoplazmik yoğunlaşmanın mekanizması bilinmemektedir. Bunun sonucunda önce hücre yüzeyinde çıkıntılar, sonra hücre içeriğini ayıran apoptotik cisimler oluşur. APOPTOZ SIRASINDA NE OLUR? Apoptoz uyarısı olan hücre bir hazırlık döneminden geçer. Geriye dönüşümlü olan bu dönemde hücrelerin sitoplazmasında bazı genlerin uyardığı m-RNA ve protein yapımı olduğu görülür. Protein yapımını önleyen ajanlar apoptozisi önlemektedir. Apoptozis sırasında değişmez şekilde ortaya öıkan metabolik bir olay dizisi bulunmaz. Aktif RNA ve protein sentezine duyulan gereksinim hücre tipine ve apoptotik uyarının türüne bağlıdır. Bu durum hemen bütün hücrelerde fizyolojik hücre ölümünü baskılayan ya da başlatan düzenleyici proteinlerin bulunması ile açıklanabilir. Belli bir hücre tipinde baskılayıcıların ve başlatıcıların göreceli yıkım hızları apoptozu başlatan veya durduran RNA ve prtein sentezinin durup durmayacağını belirler. Sonuç olarak, hücre boyutu azalma geçirir. Hücresel bileşenler ve organeller yıkılır ve yoğunlaşır. Kabarcık şekilli toplar denilen şekiller hücrenin yüzeyindedir. Hücre daha küçük parçalara ayrılır. Bu parçalar hücrede bulunur. Apoptotik cisimcikler tarafından parçalanır ve fagosite edilir. APOPTOZUN AŞAMALARI Apoptoz hücrenin kendini yok etmek için bir takım metabolik ve fizyolojik işlemleri devreye soktuğu bir olaydır. Apoptoz uyarısı alan hücre bulunduğu ortamdan uzaklaşır, komşu hücrelerle bağlantısını koparır ve büzüşür, kromatini yoğunlaşır piknotik bir görünüm alır. DNA’sı nükleozomlarından kesilir jel elektroforezinde tipik merdiven bant görünümü alır . ancak hücre organelleri yapısal bütünlükleri korur. Hücre zarı yapısında bulunan fosfotidil serin hücre zarının iç halinde kopar, apoptotik cisimcikler ayrılır. Apoptotik cisimcikler maktofaj tarafından tanınır ve fagosite edilir, ancak enflamasyon görülmez. APOPTOZ VE KANSER Hücrelerin normal apoptotik süreçten kaçmalarını sağlayan bir özellik kazanmaları hemen bütün kanser hücrelerinde gözlenen bir özelliktir. Tümör hücreleri veya antiapoptotik proteinlerin aşırı yapımıyla ya da proapoptotik proteinlerin yapımlarının ya da etkilerinin azalmasıyla apoptoza dirençli bir nitelik kazanırlar. Örneğin, foliküler B hücreli lenfomada kromozomal bir yer değiştirme sonucu Bcl-2 proteinin yapımı artmaktadır. P53 yoluyla başlatılan apoptoz yolundaki proteinlerin yapımları ya da işlevlerindeki bozuklukların insanlardaki kanserlerin nerdeyse yarısında etkili olduğu gösterilmiştir. 7 Apaf-1’in metastatik melanom hücrelerinde yapının olmadığı gösterilmiştir. Bazı kanser türlerinde ölüm reseptörlerinden biri olan CD95’in yapımının azaldığı bulunmuştur. Kanserleşme ve apoptoz düzenlenmesinin bozulması arasındaki ilişki kemoterapötiklere ya da radyasyona direnç oluşturarak da klinik tıbbı ilgilendiren sonuçlara yol açabilmektedir. AIDS, Alzheimer , Parkinson, insüline bağlı tip diyabet, hepatit C ve miyokard enfarktüsü gibi hastalıklarda apoptoz hızlanırken, otoimmün hastalıklar ve kanserlerde apoptoz yavaşlar. APOPTOZ ÖNLEYİCİLERİ Apoptotik olayı dengede tutan çok değişik apoptoz baskılayıcıları belirlenmiştir. Baslılayıcılarım bir kısmı normalde genomda bulunan genlerdir. Büyüme faktörleri apoptozu önleyici işlev görmektedir. Bir diğer grup viral kaynaklıdır. Virüs enfeksiyonların hücrede apoptoza neden olur. Bu viral hücresel proteinin apoptoz sırasında kaspazlar tarafından parçalandığı gösterilniştir. Çekirdek larninlerinin parçalanmasının çekirdek büzülmesi ve tomurcuklanmaya, hücre iskelet proteinlerinin parçalanmasının tüm hücre şeklinin kaybına neden olduğu, PAK2’nn kazpaz tarafından parçalanmasının apoptotik hücrede aktif kabarcık oluşturduğu gösterilmiştir. Kaynaklar: http://www.klinikgelisim.org.tr/kg22_3/4.pdf http://www.journalagent.com/terh/pdfs/TERH_14_1_1_20.pdf http://cu.dergipark.gov.tr/download/article-file/25371 http://www.iiste.org/Journals/index.php/JSTR/article/viewFile/27984/28728 Derleyen: Merve Erman

http://www.biyologlar.com/apoptoz-nedir-hucreler-neden-apoptoz-gecirir-apoptoa-asamalari-nelerdir-

Trikotilomani Nedir

Trikotilomani Nedir

Sürekli saçlarını çekip koparan birini görürseniz bir şeylerden şüphelenmeye başlayın. Trikotilomani kişinin dürtülerine dayanamayıp sürekli saçlarını çekmesi olarak adlandırılan bir rahatsızlıktır.

http://www.biyologlar.com/trikotilomani-nedir

Kısırlığın Genetik Sebeplerini Çözebilen Yeni Teknik

Kısırlığın Genetik Sebeplerini Çözebilen Yeni Teknik

Bilim insanları, genetik olarak kısır olan bir erkek fareden sağlıklı yavrular meydana gelmesini sağladı ve bu şekilde insanlardaki kısırlığın da genetik yaygın temellerine karşı potansiyel yeni bir yaklaşım ile çözüm üretebilme şansını yarattı.

http://www.biyologlar.com/kisirligin-genetik-sebeplerini-cozebilen-yeni-teknik

Avrupa porsulları (Meles Meles)

Avrupa porsulları (Meles Meles)

Avrupa porsuğu (Meles Meles), Avrupa'nın çoğu bölgesinde görülebilen bir memeli türüdür. Avrupa porsuklarının birkaç yaygın ismi daha mevcuttur. European badger - Meles meles. Photo © Cordier Sylvain / Getty Images.

http://www.biyologlar.com/avrupa-porsullari-meles-meles

Probiyotikler Kolon Kanserini Tedavi Edebilir Ve Önlemeye Yardımcı Olabilirler

Probiyotikler Kolon Kanserini Tedavi Edebilir Ve Önlemeye Yardımcı Olabilirler

Yeni bir çalışma, iltihaplı bağırsak hastalığıyla ilgili kolorektal kanserin tedavisinde ve önlenmesinde probiyotiklerin potansiyelini göstermektedir.

http://www.biyologlar.com/probiyotikler-kolon-kanserini-tedavi-edebilir-ve-onlemeye-yardimci-olabilirler

Amfibiler Neden  Yok Oluyor?

Amfibiler Neden Yok Oluyor?

Son yıllarda, bilim adamları ve Doğa koruma uzmanları, amfibi popülasyonlarında küresel bir azalma olduğu konusunda halkı bilinçlendirmek için çalışmalar yapıyor. Red-eyed tree frog. Photo © Alvaro Pantoja / ShutterStock

http://www.biyologlar.com/amfibiler-neden-yok-oluyor

Heterokromi veya Heterochromia nedir? Heterokromi çeşitleri nelerdir ?

Heterokromi veya Heterochromia nedir? Heterokromi çeşitleri nelerdir ?

Heterokromi, iki göz rengi arasında fark olmasıdır. Heteros farklı, kromi de renk demektir. Heterokromi bir hastalıktan veya ailesel nedenlerden meydana gelebilir. Genelde gözlerden bir tanesi daha açık ya da daha koyudur.

http://www.biyologlar.com/heterokromi-veya-heterochromia-nedir-heterokromi-cesitleri-nelerdir-

Türkiye'de yeni bir bitki türü keşfedildi "Verbascum gimgimense"

Türkiye'de yeni bir bitki türü keşfedildi "Verbascum gimgimense"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak görev yapanMehmet Fırat, Muş'un Varto ilçesinde yeni bir "Verbascum" türü keşefettigini açıkladı.

http://www.biyologlar.com/turkiyede-yeni-bir-bitki-turu-kesfedildi-verbascum-gimgimense

Nekroz nedir ? Nekroz tipleri nelerdir ? Nekroz aşamaları ve mekanizması

NEKROZ NEDİR? Rastgele gelişen, genler tarafından kontrol edilemeyen düzensiz bir süreçtir. En yaygın nedeni hipoksidir. Arsenik, siyanid, insektisitler gibi toksik maddeler ve ağır metaller nekroza neden olur. Nekroz sırasında mitokondriyal ROS üretimi artar, nonapoptotik proteazlar aktive olur, ATP üretimi azalır ve Ca++ kanalları açılır 24,25. Nekroz tipleri; • Koagülasyon nekrozu; en sık karşılaşılan nekroz türü olup her tür iskemik olayda gözlenir. Sitoplazma proteinleri koagulasyona uğrar, çekirdek kaybolur. Beyin hariç diğer tüm dokularda hipoksik ölümün karakteristiğidir. • Likefaksiyon nekrozu (kollikuasyon nekrozu, erime nekrozu); dokunun enzimatik sindirimi ile gerçekleşir, en sık beyin dokusunda ve apselerde izlenir. • Kazeöz nekroz; tüberküloz hastalığında ortaya çıkar, granulomların merkezinde eozinofilik heterojen hücre kitleleri birikir. • Yağ nekrozu; hasarlı pankreas hücreleri ve makrofajlarda lipaz enzimi ile açığa çıkan yağ asitlerinin kalsiyumla birleşmesiyle oluşan beyaz tebeşirimsi bölgelerle karakterizedir. • Kangrenöz nekroz; büyük ve derin yaralanmalarda dokuya implante olan bakterilerin etkisi ile oluşur. • Fibrinoid nekroz; bağ dokusunda ve damarlarda gözlenir. Damar duvarında fibrin benzeri protein materyal birikimi izlenir. NEKROZ’UN AŞAMALARI Dışarıdan gelen fiziksel ve kimyasal uyarılar (ısı, yanma, toksik md.) hücrenin iyon dengesini bozar. DNA tamirinden sorumlu nuklear enzim PARP (Poli ADP-riboz polimeraz) NAD+ ’ı ikiye bölerek NAD kaybına neden olur. Bu durumda gerçekleşen ATP noksanlığı, iyon pompası yetersizliğine yol açar. Böylece hücre sıvı alır ve organeller şişer. Plasma membran bütünlüğü bozulur ve osmotik basınç nedeniyle hücre patlar. Hücre ölümünü takiben hücre içeriğinin hücreler arası boşluğa salınması yangı (enflamasyon, iltihaplanma) olayına sebep olur. Bu olayın karakteristik özelliği makrofaj ve nötrofillerin nekrotik dokuya göç etmesidir. Göç eden bu hücreler nekrotik dokuyu fagosite eder. Bu nedenle enflamasyon nekrozun önemli bir işaretidir24,25. NEKROZ MEKANİZMASI Fas, TNF reseptörlerinin aktivasyonu veya hücresel stres sonucu RIP1 ve RIP3 (Receptor interacting proteinler) aktive olur. RIP1 ve RIP3 mitokondriyonu ya direkt aktive eder ya da NADPH oksidazın oluşturduğu ROS ile indirekt olarak etkileyip nekrozu indükler4 . Nekrotik uyarı ayrıca PARP’i aktive eder. PARP1 de kalpain aktivasyonu, RIP kinazların aktivasyonu ya da PAR polimerazlar yoluyla nekroza neden olur. PAR polimeraz ve kalpain, AIF salınımını sağlayarak nekrotik hücreleri indüklerler. Kalpain, Ca++ ile aktive olan kaspaz proteaz ailesi üyesidir ve lizozomal enzim salınımına neden olan kathepsin aktivasyonuna katkıda bulunur24,25,22,23. Bcl-2 ailesinin bir diğer proteini olan BNIP, direkt olarak mitokondriyal por oluşumunu aktive eder. Mitokondriyal porlar; mitokondriyon dış membranında Voltaj bağımlı anyon kanalı (VDAC), iç membranında Adenin nukleotit translokaz (ANT), matrikste Peptidil prolil izomeraz cyclophilin D ‘den oluşur. Mitokondriyal porlar, aşırı ROS ve Ca++ üretiminde açılan geniş kanallardır 7,26,27. Bcl-2 ailesi proteini Nix ise endoplazmik retikülümden Ca++ salınımına neden olur. Kalsiyum, endoplazmik retikülüme yakın olan mitokondriyon matriksine geçer ve mitokondriyal porların açılmasına neden olur. RIP kinazlar da ROS üretimini elektron transport zinciri yoluyla sağlarlar. Aşırı Ca++ ve ROS artışı porun uzun süre açık kalmasına neden olur. Bu durumda hücre oksidatif fosforilasyon yoluyla ATP üretmez hale gelir ve nekroz gerçekleşir26,27. Kaynaklar 1. Bellamy COC, Malcomson RDG, Harrison DJ and Wyllie AH. Cell death in health and disease: the biology and regulation of apoptosis. Seminar in Cancer Biol. 6: 3-16, 1995. 2. Ellis, RE, Yuan, J and Horvitz, HR. Mechanisms and functions of cell death. Annu. Rev. Cell Biol. 7: 663-698, 1991. 3. Kerr JF, Wylie AH, Currie AR. Apoptosis: a basic biological phenomenon with wide-ranging implications in tissue kinetics. Br J Cancer 1972;26:239-257. 4. Hengartner MO, Ellis RE. and Horvitz HR. Caenorhabditis elegans gene ced-9 protects cells from programmed cell death. Nature 356: 494-499, 1992. 5. Andrew GR, Catherine B, Christopher SP. Education and debate, What is apoptosis, and why is it important, BMJ 2001;322:1536-1538. 6. Vaux DL, Korsmeyer SJ. Cell death in development. Cell. 96:245-254; 1999. 7. Franz TA, Kidson SH. Mapping of interdigital apoptosis in the chick and duck hindlimb. Embryology. 93(2):85-94. 1997. 8. Marti A, Ritter PM, Jager R. Mouse mammary gland involution is associated with cytochrome-c release and caspase activation. Mech Dev. 104(1-2):89-98.2001. 9. Ford WCL. Biological mechanisms of male infertility. The Lancet. 357:21.1223-1224, 2001.10. Blanch A, Liu H, Goodyer C. Caspase-6 role in apoptosis of human neurons, amyloidogenesis and Alzheimer’s disease. J Biol Chem. 274(33):23426-23436, 1999. 11. Hughes Fm, Gorospe WC. Biochemical identification of apoptosis in granulosa cells: evidence for a potential mechanism underlying follicular atresia. Endocrinology. 129(5):2415- 2422, 1991. 12. Kannan K, Jain Sk. Oxidative stress and apoptosis. Pathophysiology. 7(27):153-163, 2000. 13. Adams JM, Cory S. Life or death decions by the Bcl-2 family. Trends. Biochem Sci 2001;26:61-6. 14. Adrain C, Martin SJ. The mitochondrial apoptosome: a killer unleashed by the cytochrome seas. Trends Biochem Sci 2001; 26:390-7. 15. Spierings DC, de Vries EG, Vellenga E. et al: Tissue distribution of the death ligand TRAİL and its receptors. J Histochem Cytochem 52(6): 821-831; 2004. 16. Vousden KH, Lu X. Live or let die: the cells response to p53. Nat Rev Cancer 2002;2:594- 604. 17. Curtin JF, Cotter TG. Live and let die: regulatory mechanism in Fas mediated apoptosis. Cell Signal 2003;15:983-92. 18. Danial NN, Korsmeyer SJ, Cell death: critical control points. Cell2004;116:205-219. 19. Kroemer G, Galluzi L, Brenner C. Mitochondrial membrane permeabilization in cell death. Physiol Rev. 2007;87:99-163. 20. Smaili S. Hsu Y et al. Mitochondria in Ca+2 signaling and apoptosis. J. Bioener and Biomem. 2000; 32(1):35-46. 21. Strasser A, O’Connor L, Dixit VM. Apoptosis signaling. Annu Rev Biochem 2000;69:217-45. 22. Palmer AM. Greengrass PM. Cavalla D. The role of mitochondria in apoptosis. Drug News & Perspectives, 2000; Vol. 13, No.6, 378-384. 23. Galluzi L, Aaronson SA, Abrams J. et al: Guidelines for the use and interpretation of assays for monitoring cell death in higher eukaryotes. Cell Death Differ 16: 1093-1107; 2006. 24. Golstein P, Kroemer G. Cell death by necrosis: towards a molecular definition. Trends Biochem Sci 2007;32:37-43. 25. Nicotera P, Bernassola F, Melino G. Regulation of the apoptosis-necrosis switch. Oncogene 2004;23:2757-2765. 26. Baines CP. Role of the mitochondrion in programmed necrosis. Front Physiol. 2010 Nov 29;1:156. 27. Zong WX, Thompson CB. Necrotic death as a cell fate. Genes Dev. 2006 Jan 1;20(1):1-15. 28. Gozuacik D, Kimchi A. Autophagy and cell death. Curr Top Dev Biol 2007;78:217-25. 29. Castedo M, Perfettini JL, Roumier T, Andreau K, Medema R, Kroemer G. Cell death by mitotic catastrophe: a molecular definition. Oncogene 2004 23, 2825–2837.30. Chernikov VP , Belousova TA , Kakturskiĭ LV . Morphological and biochemical criteria for cell death. Arkh Patol. 2010 May-Jun;72(3):48-54. 31. Kroemer G, Galluzzi L, Vandenabeele P. Classification of cell death. Cell Death Differ. 2009 January ;16(1): 3–11.32. Frisch SM, Ruoslahti E. Integrins and anoikis. Curr Opin Cell Biol. 1997 Oct;9(5):701-6.33. Sperandio S, de Belle I, Bredesen DE. An alternative, nonapoptotic form of programmed cell death. Proc Natlc Acad Sci USA 2000;97:14376-14381. 34. Ross MH, Pawlina W. Histology a text and atlas. 6th edition. London: Wolters Kluwer, Lippincott Williams&Wilkins; 2011.p.93-97. Apoptoz ve Nekrozun Moleküler Mekanizması Arş. Gör. Gülfidan COŞKUN* Yrd.Doç.Dr. Hülya ÖZGÜR*  ARŞİV 2011; 20: 145 145 *Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı, ADANA

http://www.biyologlar.com/nekroz-nedir-nekroz-tipleri-nelerdir-nekroz-asamalari-ve-mekanizmasi

Biyolojide Mutajen Ne Anlama Gelir ? Mutajen Nedir ?

Biyolojide Mutajen Ne Anlama Gelir ? Mutajen Nedir ?

ABD Sağlık ve İnsan Kaynakları Departmanına göre, sigara dumanı otuzdan fazla kanserojen tipini içeriyor. Image: Science Picture Co./Corbis

http://www.biyologlar.com/biyolojide-mutajen-ne-anlama-gelir-mutajen-nedir-

Ateroskleroz

Ateroskleroz, atardamarları (arterleri) etkileyen bir hastalıktır. Yaygın olarak "damar sertleşmesi" olarak adlandırılan arteriosklerozun bir türüdür.

http://www.biyologlar.com/ateroskleroz

Horozların Ötüş Hiyerarşisi

Horozların Ötüş Hiyerarşisi

‘’Her horoz kendi çöplüğünde öter,’’ atasözünü mutlaka duymuşsunuzdur. Tabii ki bu atasözü ile kastedilenin biyolojik olarak horozlar olmadığı aşikar.

http://www.biyologlar.com/horozlarin-otus-hiyerarsisi

Kanser Araştırmalarında, DNA Yanlış Eşleşme Onarım Mekanizması İnceleniyor

Kanser Araştırmalarında, DNA Yanlış Eşleşme Onarım Mekanizması İnceleniyor

Kansere karşı geliştirilen tedaviler, son yıllarda bağışıklık sistemi elemanlarını güçlendirmek ve kanser hücrelerine karşı verdikleri yanıt sürelerini uzatmak üzerine geliştiriliyor. HHMI BioInteractive

http://www.biyologlar.com/kanser-arastirmalarinda-dna-yanlis-eslesme-onarim-mekanizmasi-inceleniyor

Agresif Beyin Kanseri Zika Virüsü İle Tedavi Edilebilecek

Agresif Beyin Kanseri Zika Virüsü İle Tedavi Edilebilecek

Zika virüsü geçtiğimiz yıllarda defalarca salgınlar ve oluşturduğu ciddi sağlık problemleri ile gündeme geldi. Ancak bu sefer durum biraz farklı.

http://www.biyologlar.com/agresif-beyin-kanseri-zika-virusu-ile-tedavi-edilebilecek

Vasopressin ve Antidiüretik Hormon (ADH)

Vasopressin ve Antidiüretik Hormon (ADH)

Vasopressin, ve Antidiüretik Hormon (ADH) olarak da bilinen Arginin Vasopressin (AVP), insan dahil olmak üzere memelilerin büyük çoğunluğunda bulunan bir hormondur.

http://www.biyologlar.com/vasopressin-ve-antidiuretik-hormon-adh

Tardigrat - Tardigrade Hakkında Özel Bilgiler

Tardigrat - Tardigrade Hakkında Özel Bilgiler

Dünya'nın En Dayanıklı Hayvanı Tardigrat "Ramazzottius varieornatus" elektron mikroskop görüntüsü, Credit: Kazuharu Arakawa ve Hiroki Higashiyama

http://www.biyologlar.com/tardigrat-tardigrade-hakkinda-ozel-bilgiler

Gen Ölçeğinde Evrim: Genler Kaynaşarak, Yeni Genler Yapabiliyor

Gen Ölçeğinde Evrim: Genler Kaynaşarak, Yeni Genler Yapabiliyor

Bakterilerle yapılan deneyler, var olan genlerin kaynaşarak, yeni proteinler üretebilen yepyeni genler oluşturabildiklerini ortaya koydu.

http://www.biyologlar.com/gen-olceginde-evrim-genler-kaynasarak-yeni-genler-yapabiliyor

Kötü haber! Balıkların çoğu plastik yiyor, daha da kötüsü bu hoşlarına gidiyor!

Yakın zamanda yapılan çalışmalar pek çok balık türünün, plastik çöpleri, kokusu nedeni ile yiyecek zannettiğini düşündürüyor. Görsel: https://waste-management-world.com/a/in-depth-celebrity-backing-as-un-declares-war-on-plastic-waste-

http://www.biyologlar.com/kotu-haber-baliklarin-cogu-plastik-yiyor-daha-da-kotusu-bu-hoslarina-gidiyor

Genetik Polimorfizm Nedir

Genetik Polimorfizm Nedir

Genetik polimorfizm, bir popülasyonda, farklı allellere bağlı olarak, genetik olarak belirlenmiş iki ya da daha çok alternatif fenotipin görülmesidir.

http://www.biyologlar.com/genetik-polimorfizm-nedir

Kötü haber! Balıkların çoğu plastik yiyor, daha da kötüsü bu hoşlarına gidiyor!

Kötü haber! Balıkların çoğu plastik yiyor, daha da kötüsü bu hoşlarına gidiyor!

Yakın zamanda yapılan çalışmalar pek çok balık türünün, plastik çöpleri, kokusu nedeni ile yiyecek zannettiğini düşündürüyor.

http://www.biyologlar.com/kotu-haber-baliklarin-cogu-plastik-yiyor-daha-da-kotusu-bu-hoslarina-gidiyor-1

Kar leoparlarının nesli artık tehlike altında değil. Nesilleri çoğalıyor.

Kar leoparlarının nesli artık tehlike altında değil. Nesilleri çoğalıyor.

Kar leoparları için iyi haber. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), yaban hayatının koruma statüsünü değerlendirdi ve bu kediyi nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinden çıkardı. Photo: Eric Kilby/flickr

http://www.biyologlar.com/kar-leoparlarinin-nesli-tehlike-altinda-degil-artik-nesilleri-cogaliyor

Evrimsel Tıp Nedir?

Evrimsel Tıp Nedir?

Evrimsel tıp en basit tanımıyla modern evrim teorisinin tıptaki sağlık ve hastalık anlayışına uygulanmasıdır. Peki, bu gerçekten mantıklı mıdır?

http://www.biyologlar.com/evrimsel-tip-nedir

Genetik Çalışmalar ve Etik Kurallar

Genetik Çalışmalar ve Etik Kurallar

Teknoloji iki taraflı keskin bir kılıç gibidir. Dolayısıyla sorumlulukla ele alınması gerekir.

http://www.biyologlar.com/genetik-calismalar-ve-etik-kurallar

Zincirleme Polimeraz Tepkimesi Nedir?

Zincirleme Polimeraz Tepkimesi Nedir?

Zincirleme Polimeraz Tepkimesi (İng. Polymerase Chain Reaction – PCR ), DNA’nın belli bir bölümünün milyonlarca kopyasını yapmak için laboratuvarda kullanılan bir tekniktir.

http://www.biyologlar.com/zincirleme-polimeraz-tepkimesi-nedir

Genomun Getirdikleri

Genomun Getirdikleri

Teknoloji insan bedenine girdi. Bunu normal kabul edip direnç göstermemekte yarar var. Belki ileride bambaşka şeyler gelişecek.

http://www.biyologlar.com/genomun-getirdikleri

Robert Hooke Kimdir ? Yaşamı ve Çalışmaları Nelerdir ? Mikroskobu nasıl İcat etmiştir ?

Robert Hooke Kimdir ? Yaşamı ve Çalışmaları Nelerdir ? Mikroskobu nasıl İcat etmiştir ?

Robert Hooke Doğum: 28 Temmuz 1635 – Ölüm ; 3 Mart 1703), İngiliz doğa filozofu, mimar ve birden fazla branşta ihtisas sahibi olmuş bilge birisiydi.

http://www.biyologlar.com/robert-hooke-kimdir-yasami-ve-calismalari-nelerdir-mikroskobu-nasil-icat-etmistir-

Tiroid Hormonlarının Biyosentezi

– Tiroid hormonları üç aşamada üretilip hazırlanırlar. Her üç aşamada da, tiroid stimulan hormon etkilidir. – Birinci aşamada, tiroid bezi folikül hücreleri, kandaki iyodu tutup biriktirirler. -İkinci aşamada, folikül hücrelerinde üretilen proteinlere iyot bağlanması gerçekleşir ve iyotlu tiroglobulin oluşur. – Üçüncü aşamada ise, tiroglobulin proteolitik enzimler aracılığıyla parçalanır ve tiroid hormonları meydana gelir. 1. Folikül hücrelerinde iyot birikimi – İyot, vücuda canlının aldığı besin ile alınır ve sindirim kanalı yolu ile emilip, kana geçer. – Kanda bulunan iyot, anorganik haldedir (iyon halindedir-I). Anorganik iyodun kandaki yoğunluğu çok düşüktür. – Buna karşın, folikül hücrelerinin az miktarda da olsa, iyodu tutma yetenekleri çok yüksektir. – Normal tiroid bezi ve serum iyot yoğunluğu oranı 20/1 dir. – Deneysel olarak bir sıçana radyoaktif iyot enjeksiyonundan 15 dakika sonra, enjekte edilen iyodun % 90′ ı tiroid bezi tarafından tutulur. – Tiroid bezi folikül hücrelerinden başka, balıkların solungaçlarındaki bazı hücreler, memelilerde tükürük bezi hücreleri, mide bezlerinin hücreleri, süt bezi hücreleri, çok az miktarda da olsa, iyot tutarlar. – Bazı kimyasal maddeler, tiroid bezi folikül hücresinde iyot birikimini engeller ve bu yolla, tiroid hormonlarının sentezlenmelerini engellemiş olur. – Negatif feedback mekanizmasına göre, tiroid hormonlarının kandaki miktarının azalmasıyla, tiroid stimulan hormon miktarı artar (çünkü tiroid hormonları tiroid stimulan hormon üzerinde durdurucu etkiye sahiptirler). – Artan tiroid stimulan hormonun etkisiyle, tiroid bezi aşırı derecede uyarılır ve bez aşırı derecede büyür. – Diğer bir deyişle, bez de guatr meydana gelir. Işte tiroid bezinde guatr meydana getirmeleri nedeniyle, bu maddelere guatrojen maddeler denir. – Anorganik iyot, folikül hücrelerine bazal zarlarından aktif taşınma yolu ile alınır. Perklorat (Cl04-), tiyosiyanat (SCN-) ve selenosiyanat (SeCN-) gibi anyonlar, folikül hücrelerine kandan anorganik iyot alınmasını engellerler. Brom (Br-) ve nitrit (NO2) iyonları da, yüksek oranda alındıklarında, tiroid üzerinde guatrojen etki meydana getirirler. 2.Protein sentezi ve sentezlenen proteinin iyotlanması – Kandan folikül hücrelerine geçen anorganik iyot, hücrelerde, peroksidaz enzimi aracılığıyla moleküler iyoda (I2) dönüşür. Bu esnada folikül hücrelerinde, tiroglobulin sentezi de yapılmaktadır. – Tiroglobulin, glikoprotein tabiatlıdır. – Molekülün sentezlenecek protein yarımı için, bilgiyi mRNA nukleustan getirir ve tiroglobulinin peptid zincirleri, ribozomlarda m RNA bilgisiyle üretilir. – Sentezlenen protein GER keseleri ve buradan Golgi aygıtına geçer. – Protein molekülüne galaktoz, fruktoz ve sialik asit gibi şekerlerin eklenmesi Golgi aygıtında meydana gelir ve böylelikle tiroglobulin sentezi tamamlanmış olur. – Bundan sonraki evre, sentezlenen tiroglobuline, iyodun bağlanma evresidir. Bu bağlanmayı, tirozin iodinaz enzimi katalize eder. – Tirozin iodinaz, ribozomlarda sentezlenip, GER keseleri ve Golgi yoluyla, salgı taneciklerine geçtiğinde inaktif haldedir. Ancak tiroglobulinin eksositozla apikal hücre yüzeyinden lümene atılması esnasında aktivite kazanır ve aktive olan tirozin iodinaz, tiroglobulin molekülündeki tirozin aminoasitlerine iyodun bağlanmasını sağlar. – Tirozine önce bir molekül iyot bağlanır ve monoiodotirozin (MIT) meydana gelir. Bunu takiben bir molekül iyodun daha bağlanmasıyla da, diiodotirozin (DIT) molekülüoluşur. İki molekül diiodotirozin molekülü birleşmesiyle tiroksin (T4) ortaya çıkar. Bir molekül monoiodotirozin ile bir molekül diiodotirozin birleşmesi ile de, triiodotironin (T3) oluşur. Böylece, tiroglobulin molekülü içinde MIT, DIT, T3 ve T4 meydana gelmiş olur. 3. Tiroglobulinin proteolitik enzimler aracılığıyla parçalanması – Tiroid hormonlarının üretiminin son evresi olan bu evrede, folikül hücrelerinin apikal hücre zarlarından lümene doğru uzayan mikrovilluslarla çevrilen küçük bir kolloid parçası, endositozla folikül hücresine alınır ve böylelikle, kolloid taneciği oluşur. – Kolloid tanecikleri, hücre içinde çeşitli proteolitik enzimleri içeren primer lizozomlarla birleşirler ve lizozom enzimleri iyotlu tiroglobulin molekülünü parçalar. Bu molekülün parçalanmasıyla MIT, DIT, T3 ve T4 molekülleri serbest hale geçerler. – MIT ve DIT, henüz hücre içinde iken, deiyodinaz enzimi aracılığıyla parçalanıp, iyotlarından arınırlar. Serbest kalan iyot  molekülleri, yeniden tiroglobulindeki tirozin amino asitlerinin iyotlanmasında kullanılırlar. – T3 ve T4 folikül hücrelerinin bazal taraflarından geçip, foliküller etrafında yaygın bir şekilde bulunan kapiller sistemi yolu ile genel dolaşıma katılmış olurlar. https://www.biyolojigunlugu.com/forum/?view=thread&id=2513&part=1#postid-2709

http://www.biyologlar.com/tiroid-hormonlarinin-biyosentezi

Türkiye'de Yaşayan Engerek Türleri

Türkiye'de Yaşayan Engerek Türleri

Türkiye sınırları içerisinde bir çok sürüngen türünün varlığının yanı sıra çok sayıda engerek türüde de hayatlarını sürdürmektedir.

http://www.biyologlar.com/turkiyede-yasayan-engerek-turleri

Vücudunuzun içindeki parazitler, aslında sizi koruyor olabilir

Vücudunuzun içindeki parazitler, aslında sizi koruyor olabilir

Parazitlerin, konakladığı canlılar için genelde kötü olduklarını söylemek mümkün. Pek çoğu hastalıklara ve ölüme sebep oluyor, bu yüzden çoğu tür gibi biz insanlar da genelde ne pahasına olursa olsun enfeksiyondan kaçınmaya çalışıyoruz. Fakat ortaya çıktığına göre bazı parazitler tek başlarına muhtemelen zararlı olsalar da, aslında konakların daha ölümcül enfeksiyonlarla başa çıkmalarında yardımcı olabiliyorlar. Parazitliğin ne zaman önemli olduğunu anlamak, bulaşıcı hastalıkları nasıl yönettiğimiz bakımından önemli etkilere sahip, fakat şu an bu olgu hakkında çok az şey biliyoruz. Evolution Letters bülteninde yayınlanan yeni çalışma, parazitlerin konaklarını diğer enfeksiyonlardan korumak için kolayca farklı işleyişler evrimleştirebildiğini söylüyor. Bu durum, konak korumasının doğada da yaygın olması gerektiğini akla getiriyor. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” görüşü, insan toplumunda uzun bir süredir mevcuttu fakat bu, insanların anlaşmazlığına özgü olmaktan uzak. Doğal hayat, parazitlerin bazı koşullar altında zararlı olduğu ve diğer durumlarda yararlı olduğu örneklerle dolu. http://www.sciencealert.com/parasites-inside-your-body-could-actually-be-protecting-you https://www.biyolojigunlugu.com/vucudunuzun-icindeki-parazitler-aslinda-sizi-koruyor-olabilir/

http://www.biyologlar.com/vucudunuzun-icindeki-parazitler-aslinda-sizi-koruyor-olabilir

Hormonlarımız Vücudumuzu ve Zihnimizi Nasıl Etkiliyor?

Hormonlarımız Vücudumuzu ve Zihnimizi Nasıl Etkiliyor?

Kendi davranışımızın kendi sorumluluğumuz altında olduğunu düşünmekten hoşlanırız. Yani, düşüncelerimiz bilinçli kontrolümüz altındadır ve vücut hareketlerimizi de çoğunlukla aklımızla kontrol ederiz.

http://www.biyologlar.com/hormonlarimiz-vucudumuzu-ve-zihnimizi-nasil-etkiliyor

Yiyecekler ve Su ile Bulaşan Hastalıklar

Yiyecekler ve Su ile Bulaşan Hastalıklar

Günümüz hayat şartlarında sağlık için temizlik çok önemli hale geldi. Her elimize aldığımız besini direkt olarak ağıza atmamız yapılacak en büyük hatalardan biridir.

http://www.biyologlar.com/yiyecekler-ve-su-ile-bulasan-hastaliklar

Ekolojik Fırsat: Adaptif Yayılmanın Tetikleyicisi

Ekolojik Fırsat: Adaptif Yayılmanın Tetikleyicisi

Ekolojik fırsat, türlerin farklılaşmasında hayati bir öneme sahip olup adaptif yayılmanın başlamasında anahtar bir rol oynamaktadır.

http://www.biyologlar.com/ekolojik-firsat-adaptif-yayilmanin-tetikleyicisi

Tür Çeşitliliğinin Korunması

Tür Çeşitliliğinin Korunması

Dünya, insanlığın varlığı için gerekli olan besin, ilaç ve diğer altyapıyı sağlayan muhteşem bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır.

http://www.biyologlar.com/tur-cesitliliginin-korunmasi

Değiştirilmiş DNA Nükleotitleri Yeni Malzemeler Üretebilir

Değiştirilmiş DNA Nükleotitleri Yeni Malzemeler Üretebilir

DNA, genetik bilgiyi depolamak için evrilmiş olsa da, ilkesel olarak bu zincir benzeri molekül, yeni malzemeler yapmaya da uyumlanabilir.

http://www.biyologlar.com/degistirilmis-dna-nukleotitleri-yeni-malzemeler-uretebilir

Kim içiyor bu kadar sütü?

Kim içiyor bu kadar sütü?

Türkiye'de laktoz intolerans oranı yaklaşık %70! Kim içiyor bu kadar sütü? Gaz yapmıyor mu?

http://www.biyologlar.com/kim-iciyor-bu-kadar-sutu


Kısa Kuyruklu  Zehirli Sivri  Fareler - Sivri Fareler

Kısa Kuyruklu Zehirli Sivri Fareler - Sivri Fareler

Soricidae familyasından Sivri fare , uzun burunlu, küçük gözlü, böcekçil memeliler olarak adlandırılsalar da kimi zaman kısa kuyruklu sivri fareler kurbağa, fare türleri veya fare yavruları ile beslenirler.

http://www.biyologlar.com/kisa-kuyruklu-zehirli-sivri-fareler-sivri-fareler

Feromon Nedir ? Feromon Türleri nelerdir ?

Feromon Nedir ? Feromon Türleri nelerdir ?

Feromon, aynı türden üyeler arasındaki sosyal ilişkileri düzenlemeye yarayan kimyasal madde veya bir organizma tarafından çevreye salgılanan ve aynı türün öteki üyelerinin davranış ve gelişmesine etki eden bir maddedir. Fotoğraf temsilidir.

http://www.biyologlar.com/feromon-nedir-feromon-turleri-nelerdir-

İnsan Hücreleriyle "Konuşan" Bağırsak Bakterileri Yeni Tedavilere İmkân Tanıyabilir!

İnsan Hücreleriyle "Konuşan" Bağırsak Bakterileri Yeni Tedavilere İmkân Tanıyabilir!

Bilim insanları, bazı bozuklukları tedavi etme potansiyeline sahip moleküller üretmek üzere, genetik mühendisliği bağırsak bakterileri için bir yöntem geliştirdiler. Credit: The Rockefeller University

http://www.biyologlar.com/insan-hucreleriyle-konusan-bagirsak-bakterileri-yeni-tedavilere-imkn-taniyabilir

İlginç bir mantar ölenlerin parmakları

İlginç bir mantar ölenlerin parmakları

Xylaria polimorpha (yaygın olarak ölenlerin parmakları olarak bilinir), Avrupa ve Kuzey Amerika'daki saprofit bir mantar türüdür.

http://www.biyologlar.com/ilginc-bir-mantar-olenlerin-parmaklari

Türkiye'deki İstilacı Balık Türleri

Türkiye'deki İstilacı Balık Türleri

Fotoğraf görsel Pseudorasbora parva (Temminck ve Schlegel,1846)

http://www.biyologlar.com/turkiyedeki-istilaci-balik-turleri

Türkiyenin Tatlı Su Balıkları

Türkiyenin Tatlı Su Balıkları

Fotoğraf temsilidir. Tatlı su balıkları bakımından zengin olan ülkemizde, tatlısu göllerinin olduğu bölgelerde balıkçılık ve turizm gelişmiştir. Türkiye’de 40’nın üzerinde tatlısu balığı türü mevcuttur. Bunların başlıcaları şu şekilde sıralanabilir.

http://www.biyologlar.com/turkiyenin-tatli-su-baliklari

İstilacı Türlerin Yayılma Yolları Nelerdir ?

1. Doğal bir engelin kaldırılması yoluyla Coğrafi engellerle ayrılmış olan su ortamları abiyotik koşullar bakımından (iklim, tuzluluk vb.) farklı olmalarından dolayı farklı türleri barındırır. Ancak bu engel kaldırıldığında iki taraftan da canlı türleri geçiş yapar. Yeni ortama uyum sağlayabilen türler bu ortama yerleşerek yerli türlerle rekabete girerler ve çoğunlukla kazanan yabancı türler olur. Yüzyılın başlarında Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Akdeniz’e 250 den fazla tür, 34 yeni cins ve 13 yeni familya ya ait Kızıldeniz kökenli balık ve en az bu sayı kadar omurgasız canlı türü geçmiş ve geçmeye devam etmektedir (Bunlar sadece bilinen sayılardır.) (Mooney ve Cleland, 2001; Lasram ve ark, 2008). Akdeniz’de bulunan yerel türlerin bir kısmı daha sığ, sıcak ve yüzey sularını tercih eden Kızıldeniz türlerinin besin habitatlarını istila etmelerine rağmen yaşamlarını devam ettirmişlerdir (Golani, 1993). Gece beslenen 2 tür (Sargocentron rubrum ve Pmpheris vonicolensis) Akdeniz’de sayılarını hızlı bir şekilde attırmışlardır. Gece beslenmek Akdeniz’de yaşayan türlerin yabancı oldukları bir stratejidir. Böylelikle bu türler yerel türlerin henüz kullanmadıkları kaynakları sömürdükleri için başarılı olmuşlardır. 2. Gemilerle Denizler ve okyanuslarda artan gemi trafiği sonucu birçok canlının yumurta ve larvaları gemilerin sintine sularında veya geminin su kesimi altındaki yüzeyine yapışık olarak uzun mesafelerde yolculuk edebilmektedir. Bu şekilde yeni bir ortama giren yumurta ve larvalar, eğer canlı kalabilmişlerse ve yeni ortama uyum sağlayabilmişlerse, hızla yayılmaya başlarlar. Bu duruma örnek olarak; Neogobius melanostomus (Pallas, 1814) gösterilebilir. Neogobius melanostomus Azak Denizi’nde, Hazar Denizi’ nin tüm kıyı şeridinde, Karadeniz’de ve Marmara Denizi’nin İstanbul kıyılarında bulunmaktadır (Charlobois ve ark., 1997). Neogobius melanostomus Azak Denizi’nde 1950’lerin sonlarında gözlenmiştir ve Hazar Denizi’nde barbunya stokları ile taşınmıştır. Bu balıklar deniz tuzluluğunda meydana gelen artış sebebiyle 1980’lerin sonlarında yok olmuştur. Bunun sebebi yüksek buharlaşma oranı ve denize dökülen akarsuların sulama amaçlı kullanılmasıdır. Daha sonra tür 1968 yılında Volga Nehri’nde gözlenmiştir ve hızlı bir şekilde sayısını arttırmıştır. 1980’lerde tüm Moskova Nehri’ni istila etmiştir. Baltık Denizi’ndeki Gdansk Körfezi’nde 1990’ da (Jude ve ark., 1992) bulunan tür, bu alana gemilerin balast sularıyla taşınmıştır. Taşındıkları alanda hızlı bir şekilde üreyen bu tür diğer nehirlere ve denizlere de taşınarak dağılım alanını arttırmıştır. Kanada’da 1990 yılında ilk kez bu türün gözlenmesi Laurentian - Büyük Göllerindeki istilanın işaretidir. Tür bu oldukça büyük olan akuatik ekosistemi 5 yıl içerisinde kısa sürede istila etmiştir (Corkum ve ark., 2004). Bu tür sıcaklık stresine oldukça dayanıklıdır. Küçük balıklar, balık yumurtaları, chironomid larvaları, poliketler gibi türlerle beslenmektedir. Neogobius melanostomus yerel alanında bulunan türler için tehlike oluşturmazken Karadeniz, Azak ve Hazar Deniz’lerinde bulunan türler için güçlü bir rekabetçidir ve Gobius niger (Linnaeus, 1758), Zoarces viviparus (Linnaeus, 1758), populasyonlarının azalmasına sebep olmaktadır (Besin ve sığınak rekabeti). 3. Balıklandırmayla Tatlı su ekosistemlerine balık aşılama çalışmaları, birçok ülkede balıkçılık yönetiminde sıkça başvurulan bir uygulamadır. Dünyanın birçok yerinde egzotik balık türleri doğal yayılım alanları dışındaki habitatlara götürülüp aşılanmaktadır. Kütlesel ölçekte aşılamanın çok uzun bir geçmişinin olmadığı bilinmektedir. Egzotik balık türlerinin yeni habitatlara aşılanması oransal olarak yeni bir olgudur. Ekonomik değeri yüksek olan ve o göl için yabancı olan balık türleri, 1970’li yıllarda bazı göllerimize aşılanmıştır. Bunların içinde en çok kullanılan tür sudak veya tatlı su levreği olarak bilinen balık türüdür. Ayrıca göletlere ve kanallara aşırı yosunlaşmaya karşı mücadelede Ot Sazanı Ctenopharyngodon idella (Valenciennes, 1844) (Çin kökenli bir balık türü) de aşılanmıştır. Sudak, Eğirdir Gölü’nde endemik (Dünya üzerinde sadece o bölgede bulunan tür) birçok balık türünün yok olmasına neden olurken, sadece doğal yaşam alanı olan Çin’de doğal olarak üreyebilen, ülkemizde yapay olarak üretilebilen (Ctenopharyngodon idella) ot sazanı oldukça yararlı olmuştur. Biyolojik mücadelede kullanılmak üzere ülkemiz sularına getirilen bir diğer istilacı tür örneği de Gambusia holbrooki (Girard, 1859)’ dir. Tür dünyada çok yaygın olan bir istilacı türdür. (Ekosistem fonksiyonu ve birkaç yerel tür üzerindeki ekolojik etkisi iyi bir şekilde çalışılmıştır ve belgelenmiştir Gambusia holbrooki ve Gambusia affinis sadece Amerika ve Meksika’da yerel olan türlerdir (Carmona-Catot ve ark., 2011). Ancak bu türün 50 den daha fazla sayıda ülkeye geçmiş olduğu bilinmektedir. Ancak bu türün 50 den daha fazla sayıda ülkeye geçmiş olduğu bilinmektedir. Tür sivrisinekle mücadele amaçlı olarak 71 kullanılmaktadır. Sivrisinek balığı, GISP (Global Invasive Species Programme)’e göre dünyanın en kötü 100 istilacı türünden bir tanesidir. Başka bir örnek olarak; Nil nehrinin tatlı su levreğinin (Lates niloticus), balık miktarını yükseltmek için Afrika'daki Victoria Gölü'ne 1957 yılında aşılanmasını gösterebiliriz. Aşılamadan bu güne kadar göl, 200 kadar endemik türünü yitirmiş ve geriye kalan 150 tür de nesli tehlike altında olan türler listesine girmiştir. Mozambik tilapyası (Tilapia mosambica) ile ilgili de istilacı örneği verilmektedir (Bright, 1997). Çeşitli istilacı türlerin su kaynaklarına aşılanması, yerli balık faunasının yok olması, dolayısıyla biyoçeşitliliğin azalması, habitatlara hastalık ve parazitlerin girmesi açısından da önemli bir tehlike olarak kaydedilmektedir (Maitland ve Campbel, 1992). 4. Kaza sonucu Bazı yabancı kültür balıkları ticari olarak üretildikleri işletmelerden kaçarak veya kaçırılarak civarındaki doğal sulara adapte olabilir. Örneğin; gökkuşağı alabalıkları üretimi yapılan çiftliklerden kaçarak civarlarındaki akarsulara yerleşmektedirler. Karadeniz’de Rus kefali adı verilen Çin kökenli balığın varlığı aynı durum sonucu ortaya çıkmıştır. Adana’da Seyhan ve Ceyhan nehirlerinde tatlı su çipurasının varlığı da bu şekilde açıklanmaktadır. Birçok tür amaç dışı olarak yeni habitatlarda sorunlara yol açmıştır. Aşılama veya stoklama materyalinin temiz olmaması diğer türlerle karışık olması gibi durumlar bu sonucu doğurmaktadır. Zambia da Nil tilapyası Tilapia nilotica yanında aşılama canlı materyali ile birlikte Viktorya çiklit balığı da girmiş, Tilapya türlerinin girişi sonrasında Barbus luhonda türü yok olmuştur (Thys van den Audenaurde, 1994). Nazmi POLAT*, Melek ZENGİN*, Aysun GÜMÜŞ*Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Kurupelit, Samsun, TÜRKİYE

http://www.biyologlar.com/istilaci-turlerin-yayilma-yollari-nelerdir-

Canlı Hücrede DNA Baz Çifti Değiştirebilen Moleküler Makine Geliştirildi

Canlı Hücrede DNA Baz Çifti Değiştirebilen Moleküler Makine Geliştirildi

Yeni platform, hastalıkla ilişkilendirilen DNA nokta mutasyonlarının en yaygın karşılaşılanlarını eski hâline getirme konusunda umut vaat ediyor.

http://www.biyologlar.com/canli-hucrede-dna-baz-cifti-degistirebilen-molekuler-makine-gelistirildi

Kara Biomları

Kara Biomları

Biyomları dünyanın en büyük habitatlarıdır. Bu habitatlar, bitki örtüsü ve onları dolduran hayvanlarla tanımlanır. Her arazi biyomu yeri, bölgesel iklim tarafından belirlenir. Credit: Jonathan & Angela Scott/AWL Images/Getty Images

http://www.biyologlar.com/kara-biomlari

Bilim insanları, astım, saman nezlesi ve egzama için genetik risk faktörlerini tespit ediyorlar.

Bilim insanları, astım, saman nezlesi ve egzama için genetik risk faktörlerini tespit ediyorlar.

Büyük bir uluslararası çalışma, neden bazı kişilerin astım, saman nezlesi ve egzamadan muzdarip olduğunu açıklayan 100’den fazla genetik faktörü tespit etmiştir. Credit: QIMR Berghofer

http://www.biyologlar.com/bilim-insanlari-astim-saman-nezlesi-ve-egzama-icin-genetik-risk-faktorlerini-tespit-ediyorlar-

Evrimsel Psikoloji Nedir?

Evrimsel Psikoloji Nedir?

Türlerin Kökeni’nin son sayfalarında, doğal seçilim yoluyla evrim teorisini açıklayan Darwin cüretli bir öngörüde bulunmuştur (Darwin, 1970, s. 468):

http://www.biyologlar.com/evrimsel-psikoloji-nedir

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0