Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 144 kayıt bulundu.

DSÖ: Antibiyotik Direnci Modern Tıbbın Sonunu Getiriyor

Dünya Sağlık Örgütü genel direktörü Margaret Chan, dünyanın bir antibiyotik krizine girdiğini ve bunun rutin operasyonları imkansız hale getiren ve bacaktaki yaralanmayı bile ölümcül kılan bir durum olduğunu öne sürerken, bakterilerin yaygın antibiyotiklere karşı “modern tıbbın sonunu getirebilecek kadar” dirençli hale geldiğini belirtti. Margaret Chan’in iddiasına göre şu ana dek bulunan her antibiyotik yararsız kalma riski altında, bu da rutin...

http://www.biyologlar.com/dso-antibiyotik-direnci-modern-tibbin-sonunu-getiriyor

AMİNO ASİT TANIMA REAKSİYONLARI

Doğada 300’den fazla amino asit tanımlanmış olmasına rağmen memelilerde bunlardan yalnızca 20 tanesi proteinlerin yapısında yer almaktadır. Amino asitler prolin dışında aynı karbon üzerinde amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grubu bulundururlar. Prolin ise siklik bir yapıya sahiptir ve amino grubu yerine imino grubu taşır. Amino asitlerin genel gösterimleri R-CH-NH2-COOH şeklindedir. R grubu değişken gruptur. R grubunun değişmesiyle 20 çeşit primer veya standart amino...

http://www.biyologlar.com/amino-asit-tanima-reaksiyonlari-2

Kserofitlik ve Su Ekonomisi Ökofizyolojisi

Protoplazmanın susuzluğa dayanıklılığı özellikle likenler, yosunlar, eğreltiler ve ciğerotlarında görülürse de yüksek bitkilerde susuz koşullara karşı geliştirilmiş olan daha karmaşık mekanizmalar etkili olur. Grup olarak bazı otsular, koniferler ve sklerofillerde yüksek dayanıklılık görülür. Susuzluk toleransı varyete ve genotipler düzeyinde bile büyük açılımlar gösterebilir. Örneğin ciğer otları türlerinde aynı düzeydeki su eksikliğine dayanma...

http://www.biyologlar.com/kserofitlik-ve-su-ekonomisi-okofizyolojisi

PH-Tuzluluk- Kireç ve Bitkiler için Önemi

Toprak Reaksiyonu (pH) Nedir? Toprak pH'sı, bir toprak çözeltisindeki asitliği veya alkaliliği tanımlayan bir ölçüdür. Asitliğin miktarı öncelikle H+ ve OH ֿ iyonlarının konsantrasyonlarına bağlıdır. Toprak daha fazla asidik olurken H+ iyonları konsantrasyonu artar, bunun sonucunda pH azalır. pH=7'de H+ ve OH ֿ iyonlarının konsantrasyonları birbirine eşittir. Toprak pH'sı doğrudan ve/veya dolaylı olarak toprak içerisinde meydana gelen birçok fiziksel, kimyasal...

http://www.biyologlar.com/ph-tuzluluk-kirec-ve-bitkiler-icin-onemi

KITALARIN VE KARA PARÇALARININ KONUMLANMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE KURAMLAR

Mevcut hayvan yayılışının açıklanmasında Kararlılık, Köprüler ve Kıtaların kayma kuramı olmak üzere üç temel kuramdan yararlanılmıştır. Bunlar: 1. Kararlılık (Permanenz) Kuramı Dünyadaki kıtaların ve bununla ilgili olarak ana karaların ve deniz tabanlarının oluşumundan beri ufak abzı değişiklilikerin dışında durumunu ve konumunu koruduğu ve değişmediğini varsayılmıştır. Bu kuramın en önemli savunucularından olan Wallace (1876) zoocoğrafik...

http://www.biyologlar.com/kitalarin-ve-kara-parcalarinin-konumlanmasi-ile-ilgili-gorus-ve-kuramlar

OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI

OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI

İli : ANTALYA Adı : OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1972 Alanı : 34.425 ha. Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde, Antalya ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Antalya-Kemer-Kumluca devlet karayolu ile ulaşılır. Kaynak Değerleri :           Batı Toroslar’ın genç dağlar kuşağını içine alan yörenin jeolojik yapısı, genellikle kalker ve serpantin kayaçlarından meydana gelir. Akdeniz Bölgesi’nin bütün ekolojik şartlarına...

http://www.biyologlar.com/olimpos-beydaglari-sahil-milli-parki

Bilirubin tayini ( testi)

Bilirubin eritrositlerin yıkım ürünlerinden biridir.Bu yüzden normalde kanda belirli bir düzeyde (yaklaşık 1mg/dl) bulunur ve karaciğer tarafından dolaşımdan alınarak safra yollarına dökülür.Bu düzeyin üstüne çıkmasına hiperbilirubinemi denir.Normalde idrarda bilirubin bulunmaz. Bilirubin karaciğere gelmeden önce serumda albumine bağlı olarak bulunur. Bu glukronatlaşmamış bilirubin (albümine bağlı bilirubin –indirekt bilirubin) böbreklerden atılmadığı...

http://www.biyologlar.com/bilirubin-tayini-testi

Biyoloji Eğitiminde Evrim ve Yaratılışcılık

Biyolojik bilimlerin temeli olan evrim kurami çagimizin belki de en önemli bilimsel devrimlerinden biridir. Yeryüzündeki canli türlerinin ortak bir atadan evrimleserek ortaya çiktigini, yeryüzündeki yasamin ortak bir geçmisi paylastigini öne süren evrim kurami, insanin kendine ve dogaya bakis açisini degistirmistir. Sayet insan bugünkü konumuna evrim sonucu geldiyse evrimin yasalarini ögrenebilir ve kendinin ve diger canli türlerinin evrimini yönlendirebilir (1). Canli...

http://www.biyologlar.com/biyoloji-egitiminde-evrim-ve-yaratiliscilik

Yeryüzündeki levhalar nasıl harekete geçti?

Yeryüzündeki levhalar nasıl harekete geçti?

Tektonik levhaların Dünya’nın yüzeyi boyunca hareketini neyin tetiklediğinin üzerindeki sır perdesi Sidney Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından kaldırıldı.

http://www.biyologlar.com/yeryuzundeki-levhalar-nasil-harekete-gecti

Toprak Yapısı ve Su Verimliliği

Toprağın bitkilere su sağlayabilme potansiyelini belirlemek üzere kullanılan Tarla Kapasitesi, Daimi Solma Noktası veya Yüzdesi, Su Basıncı (P), Su Tansiyonu, Nem eşdeğeri, Su Potansiyeli veya Yayınım Basıncı Eksikliği, Toplam Toprak Suyu Stresi, Kılcallık Kapasitesi gibi birçok terimler vardır. Burada konu bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan bazı terimlerle ele alınacaktır. Toplam toprak su stresi, (Total soil moisture stress) konuya enerjetik açıdan...

http://www.biyologlar.com/toprak-yapisi-ve-su-verimliligi

Deniz Biyolojisi

Su an yeryüzünde görebildiginiz tüm canlilar, dogadaki canlilarin çok küçük bir bölümünü teskil etmektedir.Yeryüzünün üçte ikisinin sularla kapli oldugunu düsündügümüz zaman, okyanus ve denizlerde yasayan canlilar aleminin ne kadar devasal oldugunu anlayabiliriz. Yapilan arastirmalara göre dünya üzerindeki su kütlesinin hemen hemen tamami volkanik patlamalardan atmosfere salinan su buharindan husule gelmistir. Atmosfere salinan yüksek miktardaki su buhari yogunlasarak...

http://www.biyologlar.com/deniz-biyolojisi

Fosil Nedir

Fosilleri inceleyen bilim dalına paleontoloji, fosil toplayıp bunlar üzerinde çalışma yapan kişilere de paleontollog denir. Fosiller bir polen tanesi küçüklüğünde ya da dev bir dinazorun kemiği büyüklüğünde olabilir. Bir hayvan ya da bitkinin fosilleşmesi için milyonlarca yıl devam eden bir süreç gerekmektedir. Genellikle hayvan ya da bitkilerin sert kısımları bu uzun süreç boyunca dayanıklılık gösterebilir. Jeolojik zamanlarda yaşamış olan canlıların...

http://www.biyologlar.com/fosil-nedir

Deniz Biyolojisi Hakkında Bilgi

Su an yeryüzünde görebildiginiz tüm canlilar, dogadaki canlilarin çok küçük bir bölümünü teskil etmektedir.Yeryüzünün üçte ikisinin sularla kapli oldugunu düsündügümüz zaman, okyanus ve denizlerde yasayan canlilar aleminin ne kadar devasal oldugunu anlayabiliriz. Yapilan arastirmalara göre dünya üzerindeki su kütlesinin hemen hemen tamami volkanik patlamalardan atmosfere salinan su buharindan husule gelmistir. Atmosfere salinan yüksek miktardaki su buhari...

http://www.biyologlar.com/deniz-biyolojisi-hakkinda-bilgi

Evrim Kuramı ve Maymun Sorunu

"Evet,insanlar gerçekten de bir evrim geçirdi;ancak yalnızca maymunlardan hatta diğer memeli hayvanlardan türemedi. Bizler, en uzağı ilk bakteriler olan uzun bir atalar soyundan evrildik" Lynn Margulis (Ortak yaşam Gezegeni, Türkçesi:Ela Uluhan,Varlık/Bilim s:10) İnsan kanı ile maymun kanı arasında büyük bir benzerlik vardır. Örneğin 287 aminoasitten oluşan hemoglobin A molekülü insan ve şempanzede tıpatıp aynıdır. Aynı molekül bakımından insan ve goril kanı...

http://www.biyologlar.com/evrim-kurami-ve-maymun-sorunu

Akdeniz İklimi Hakkında Bilgi

Akdeniz İklimi Hakkında Bilgi

Yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı özelliğe sahip olan bu iklim gerçek olarak Akdeniz ve Ege Bölgelerimizde görülür.

http://www.biyologlar.com/akdeniz-iklimi-hakkinda-bilgi

Karından Ayaklılar Salyangoz, Sümüklü böcekler

Salyangoz, sümüklüböcek, deniz salyangozu, ve sarmal sedef kabuklu, yumuşakçaların karından ayaklılar sınıfında yer alır. Bu hayvanlarda da öteki yumuşakçalarda olduğu gibi bir ayak ve bir manto boşluğu bulunur. Baş gölgeleri çoğunlukla iyi gelişmiştir ve tek parçadan oluşan sarmal biçimli bir kabukları vardır. • Salyangoz Salyangozlar dünyanın her yerinde bulunur. Bazıları okyanuslarda, bazıları ise ırmak, göl ve benzeri tatlı sularda yaşarlar....

http://www.biyologlar.com/karindan-ayaklilar-salyangoz-sumuklu-bocekler

Bir balığın ve kurbağanın cinsiyetini hangi özelliklerine bakarak nasıl anlayabiliriz?

Türkiye’de göl, dere, çay, nehir gibi iç sularda ve bazı nemli ortamlarda yaşayan pek çok kurbağa türü bulunmaktadır. Kurbağaların hemen hepsi üreme zamanlarında suya bağımlı olup, hayatlarının diğer zamanlarında karada yaşamaktadırlar. Kurbağalar, ilkbahar ve yaz aylarında sulara yumurta bırakır. Yumurtaların bırakıldığı bazı su ortamlarının yaz aylarında kuruması sebebiyle kurbağa yumurta ve larvaları olumsuz şekilde etkilenmekte ve hatta büyük...

http://www.biyologlar.com/bir-baligin-ve-kurbaganin-cinsiyetini-hangi-ozelliklerine-bakarak-nasil-anlayabiliriz

BÖCEKLERDE TRAKE SOLUNUMU

Stigma dudağının hemen altında trake sitemi başlar. Filogenetik olarak her segment kendi otonom stigmasına sahiptir. Bununla beraber bazı ilkel böceklerde ve gelişmiş böceklerin çoğunda, her segment bir çift stigma taşımaz. Ektodermin, stigmaların bulunduğu yerden içeriye çökmesiyle oluşurlar. Şekil 28.47/a’da basit ilkel bir trake sistemi şematize edilmiştir. Her stigmadan uzanan kısa bir dal yatay olarak vücut içerisine girerek bir dorsal, bir visceral ve bir de...

http://www.biyologlar.com/boceklerde-trake-solunumu

Toprak Yapısı ve Su Verimliliği

Toprağın bitkilere su sağlayabilme potansiyelini belirlemek üzere kullanılan Tarla Kapasitesi, Daimi Solma Noktası veya Yüzdesi, Su Basıncı (P), Su Tansiyonu, Nem eşdeğeri, Su Potansiyeli veya Yayınım Basıncı Eksikliği, Toplam Toprak Suyu Stresi, Kılcallık Kapasitesi gibi birçok terimler vardır. Burada konu bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan bazı terimlerle ele alınacaktır. Toplam toprak su stresi, (Total soil moisture stress) konuya enerjetik açıdan...

http://www.biyologlar.com/toprak-yapisi-ve-su-verimliligi-2

Kuş ve Doğa Fotoğrafçılığı Çekim Rehberi

Fotoğrafik Donanım Fotoğrafa yeni başlayanlar için piyasadaki seçeneklerin fazlalığı büyük bir kaybolmuşluk ve şaşkınlık yaratabilir. Bu psikoloji içinde ve arkadaşlardan alınan duyumlarla bilinçsiz seçimler yapabiliriz. Ancak fotoğraf malzemelerinin pahalı olması yanlışlardan dönmeyi zorlaştırır. Bu yüzden seçimimizi bilinçli yapmak büyük önem taşır. Teknoloji süratle gelişmekte olduğundan, son yenilikleri içeren modelleri seçmekte yarar vardır....

http://www.biyologlar.com/kus-ve-doga-fotografciligi-cekim-rehberi

Sivrisinek Evrelerinin Özellikleri

Sivrisinekler holometabol böceklerdir. Yani tam başkalaşım gösterirler. Hayat döngülerinde dört dönem bulunmaktadır. Yumurta evresi Sivrisinek yumurtaları 0.6-1 mm boyunda bir ucu sivri, diğer ucu daha küt olan iğ şeklinde yapılardır. Yumurtaların alt yüzleri üst yüzlerinden daha dış bükeydir (Şekil 6). Yumurtaların bir ucunun biraz yanında {Anopheles türleri) ya da ucunda (Culex ve Aedes türleri) küçük bir delik bulunur. Bu delikten dölleme hücresi girer ve...

http://www.biyologlar.com/sivrisinek-evrelerinin-ozellikleri

Anophelinae Alt Ailesine bağlı Türkiye'de Bulunan Türlere Ait Sucul Evrelerin Ekolojisi

Anopheles türleri yumurtaları su yüzeyine tek tek bırakır. Yumurtalar su yüzeyinde birbirlerine değerek sanki bir dantel gibi beşli ya da altılı gruplar yaparlar. Yumurta inkübasyon (gelişme) süresi yüzey suyunun sıcaklığına bağlıdır. Yumurtaların kuruluğa dayanıklılığı, yaşlarına, türlere ve çevre koşullarına göre değişir (Horsfall, 1955). Erginlerin verimliliği onların büyüklüğüne ve fizyolojik yaşlarına bağlıdır {Shannon and Hadjinicalao,...

http://www.biyologlar.com/anophelinae-alt-ailesine-bagli-turkiyede-bulunan-turlere-ait-sucul-evrelerin-ekolojisi

Anophelinae Alt Ailesine Bağlı Türkiye'de Bulunan Türlere Ait Ergin Sivrisineklerin Ekolojisi

Çiftleşme, kan emme ve Üreme Doğada, sperm depolama keseleri boş olan hiçbir dişiye rastlanmamıştır. Bundan dolayı, Buxton and Leeson (1949), çiftleşmenin normal olarak ergin çıkışından hemen sonra, beslenmeden önce gerçekleştiğini belirtmişlerdir. Birçok Anopheles sürü, çiftleşmeden önce erkeklerinin esem adı verilen kümeler yapmasına ihtiyaç duyar. Dişiler bu esemlerin içine girer ve çiftleşme havada gerçekleşir. Cambournac and Hill (1940), A. airoparvus...

http://www.biyologlar.com/anophelinae-alt-ailesine-bagli-turkiyede-bulunan-turlere-ait-ergin-sivrisineklerin-ekolojisi

Türkiye`nin kene riski haritası

Türkiye`de ilk 2002 yılında görülen kene ısırmaları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı, her geçen yıl giderek artıyor. 2002 yılından bu zamana kadar bin 100 köyde 2 bin 315 hastalık vakası görüldü. Bugüne kadar kene tarafından ısırılan 140 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı, KKKA Hastalığı risk haritasını çıkardı. Buna göre vakalar çoğunlukla Orta Anadolu ve Orta Karadeniz Bölgesi`nde, yani Kelkit...

http://www.biyologlar.com/turkiyenin-kene-riski-haritasi

Mikroskop tipleri, patolojide kullanım alanları

Mikroskop tipleri, patolojide kullanım alanları

Mikroskop (16. yy) Lensler ve büyüteçler, Antik Yunan uygarlığında bile biliniyormuş. Ancak onlar bu lensleri yapmayı değil, sadece ortası kenarlarından daha geniş kristallerin etkilerini biliyormuş.

http://www.biyologlar.com/mikroskop-tipleri-patolojide-kullanim-alanlari

Toprak suyunun sınıflandırılması

Toprak suyunun sınıflandırılması temelde topraktaki fiziksel haline göre yapılır. Gravitasyonel, yerçekimi etkisinde süzülen, serbest akan su oranı porozitesi ve por çapı ortalaması yüksek ve organik maddesi az topraklarda fazladır. Bu su fazından bitkiler ancak süzülüp akarken kısa bir süre yararlanabilir. Toprağın profili burada önem kazanır, örneğin alt tabakalarda killi bir tabaka olması bu suyun birikmesine neden olur ve bu tabakaya kadar uzanan köklerin...

http://www.biyologlar.com/toprak-suyunun-siniflandirilmasi

Bakteriyosinler

Gıdaların korunması ve muhafaza sürelerinin uzatılmasında, düşük sıcaklık veya ısıl işlem uygulaması, paketleme yöntemleri gibi prosesler ve tuz, şeker ve antimikrobiyal katkı maddeleri gibi katkılar kullanılmaktadır. Ancak yine de gıda kaynaklı sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilmektedir. Gıdaların güvenliğinin sağlanmasında mümkün olduğunca proses uygulamalarından kaçınılması ve doğal katkı maddelerinin kullanımı gerekmektedir. Bu amaçla...

http://www.biyologlar.com/bakteriyosinler

Karbonhidratlarda solunumun kalitatif tayini

Bir cam kap içine solunumu şiddetli olan (çimlenmekte) olan Pisum sp. (bezelye) tohumları konur. Solunum sırasında açığa çıkan CO2 gazının emilmesi için tohumların bulunduğu bölümle KOH kristalleri taşıyan plastik gaz geçiren bir kap yerleştirilir. Bu cam kabın çıkışına bağlı U boru renkli sıvıya batırılır. Solunumu şiddetli olan bezelye tohumları balon içindeki havadan O2 alır, dışarı CO2 verirler. Ancak dışarı verilen CO2 KOH kristalleri...

http://www.biyologlar.com/karbonhidratlarda-solunumun-kalitatif-tayini

Toprak Yapısı ve Su Verimliliği

Toprağın bitkilere su sağlayabilme potansiyelini belirlemek üzere kullanılan Tarla Kapasitesi, Daimi Solma Noktası veya Yüzdesi, Su Basıncı (P), Su Tansiyonu, Nem eşdeğeri, Su Potansiyeli veya Yayınım Basıncı Eksikliği, Toplam Toprak Suyu Stresi, Kılcallık Kapasitesi gibi birçok terimler vardır. Burada konu bunlar arasında en yaygın olarak kullanılan bazı terimlerle ele alınacaktır. Toplam toprak su stresi, (Total soil moisture stress) konuya enerjetik açıdan...

http://www.biyologlar.com/toprak-yapisi-ve-su-verimliligi-1

Apoptozis ve kaspazlar

Apoptozis, organizma tarafından düzenlenen enerji bağımlı hücre ölümüdür. Programlı hücre ölümü olarak da adlandırılan bu süreç, doku homeostazının korunmasında kritik bir role sahip olduğu gibi, fetal gelişim ve erişkin dokulardaki pekçok fizyolojik olayda da önemli rollere sahiptir. Apoptozis terimi ilk kez 1972 yılında Kerr ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır (1). Kerr, fizyolojik olarak ölen hücrelerin çekirdeklerinde yoğunlaşmış kromatin...

http://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-kaspazlar

Kserofitlik ve Su Ekonomisi Ökofizyolojisi

Protoplazmanın susuzluğa dayanıklılığı özellikle likenler, yosunlar, eğreltiler ve ciğerotlarında görülürse de yüksek bitkilerde susuz koşullara karşı geliştirilmiş olan daha karmaşık mekanizmalar etkili olur. Grup olarak bazı otsular, koniferler ve sklerofillerde yüksek dayanıklılık görülür. Susuzluk toleransı varyete ve genotipler düzeyinde bile büyük açılımlar gösterebilir. Örneğin ciğer otları türlerinde aynı düzeydeki su eksikliğine dayanma...

http://www.biyologlar.com/kserofitlik-ve-su-ekonomisi-okofizyolojisi-1

TÜRKİYENİN BİTKİ ÖRTÜSÜ

Türkiye, barındırdığı bitki türleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Yaklaşık 9.000 den fazla bitki türünün mevcut olduğu ülkemizde, yüksek dağ çayırlarından, bazı tropik bitkilere; bozkırlardan, iğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlar kadar çok çeşitli bitki toplulukları bulunmaktadır. Dünyanın başka yerlerinde hiç bulunmayan ülkemize has (endemik) bitki türleri de bitki varlığımızın önemli bir kısmını oluşturmaktadır....

http://www.biyologlar.com/turkiyenin-bitki-ortusu

ANORGANİK EVRİM NEDİR

GÜNEŞ SİSTEMİNİN VE ÖZELLİKLE DÜNYANIN OLUŞUMU ÜZERİNE GÖRÜŞLER Evrensel patlamadan belirli bir süre sonra, maddeler, galaksiler ve onların içinde yıldız sistemleri halinde düzenlenmeye başlamıştır. Büyük bir olasılıkla, evren­sel gaz ve toz bulutlarının yoğunlaşmasıyla sabit yıldızlar ortaya çıkmıştır. Yoğunlaş­makta, daha doğrusu büzülmekte olan tüm cisimlerde, meydana gelen yüksek basınçtan ve sürtünmeden dolayı, özellikle merkezlerinde...

http://www.biyologlar.com/anorganik-evrim-nedir

Güneş Sisteminin Oluşumu ve Atmosferin Kısa Bir Tarihi

Bu yazımızda sizlere kısaca Güneş sisteminin oluşumundan ve Dünya atmosferinin ilk oluşumundan günümüze kadar süre gelen tarihinden bahsetmek istiyoruz. Bu yazımızda Dünyanın ilkel atmosferinin nasıl tespit edildiğini, hangi gazlardan oluştuğunu ve nasıl değişim geçirdiğini daha iyi anlayacağınızı umuyoruz. Önce güneş sistemimizin nasıl meydana geldiğini anlamak için yazımıza başlayalım. Güneş Sistemi'nin Oluşumu Güneş sistemi, yaklaşık 4.57...

http://www.biyologlar.com/gunes-sisteminin-olusumu-ve-atmosferin-kisa-bir-tarihi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

1- Ne? Ortak mirasımız;“Karbon Uygarlığı ” Milyonlarca yıllık doğal süreçlerle oluşan karbon varlıklarımızı sorumsuzca harcıyoruz.Son 125 yılda 1 trilyon varil petrol tüketildi, küresel orman varlığı ise 1850-1980 yılları arasında %15 azaldı. 2- Neden? Dünyanın Battaniyesi Kalınlaştı CO2 ve diğer sera gazları,dünyanın ortalama sıcaklığının yaklaşık 15oC düzeyinde kalmasını sağlar.Ama fosil yakıtların tüketilmesi ve orman alanlarının yok...

http://www.biyologlar.com/iklim-degisikligi

DOĞAL VE KUVVETLENMİŞ SERA ETKİSİ NEDİR?

Yeryüzündeki tüm yaşam biçimleri için vazgeçilmez bir ortam olan atmosfer, kendilerine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunan birçok gazın karışımından oluşur. Atmosferin bileşimi durağan değildir; zamandan zamana, yerden yere değişebilir. Atmosferi oluşturan başlıca gazlar, azot (% 78.08) ve oksijen (% 20.95), temiz ve kuru hava hacminin % 99’unu oluşturur. Bu gazlar atmosferin en bol bulunan bileşenleri ve Yerküre üzerindeki yaşam için çok önemli...

http://www.biyologlar.com/dogal-ve-kuvvetlenmis-sera-etkisi-nedir

KURBAĞA BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Türkiye’de göl, dere, çay, nehir gibi iç sularda ve bazı nemli ortamlarda yaşayan pek çok kurbağa türü bulunmaktadır. Kurbağaların hemen hepsi üreme zamanlarında suya bağımlı olup, hayatlarının diğer zamanlarında karada yaşamaktadırlar. Kurbağalar, ilkbahar ve yaz aylarında sulara yumurta bırakır. Yumurtaların bırakıldığı bazı su ortamlarının yaz aylarında kuruması sebebiyle kurbağa yumurta ve larvaları olumsuz şekilde etkilenmekte ve hatta büyük...

http://www.biyologlar.com/kurbaga-biyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

MİDYE BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Aynur LÖK Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Yetiştiricilik Bölümü Bornova-Izmir Mollusca filumunun Bivalvia klasisi içinde yer alan Mytilidae familyası geniş bir yayılım alanına sahiptir. Bu familyanın en önemli türleri ise Mytilus galloprovincialis (kara midye veya Akdeniz midyesi) ve Mytilus edulis (mavi midye veya Avrupa midyesi), Modiolus barbatus (at midyesi) ve Perna sp., (Afrika midyesi)’dir. Ülkemiz sularında ise Mytilidae familyasının ekonomik olarak...

http://www.biyologlar.com/midye-biyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

İSTİRİDYE BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Aynur LÖK - Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Yetiştiricilik Bölümü Bornova-izmir Mollusca bireylerinin tüketimi insanoğlunun tarihi ile yakından ilgilidir. Bugün arkeolojik verilerden de anlaşılacağı gibi, deniz kıyısında yerleşim alanları oluşturmuş insanların balık avlamadan önce bu sabit canlıları tükettikleri bilinmektedir. Mağaralarda çok miktarda yenmiş midye ve istridye kabukları bulunmuş; ve bunların bir kısmından kolye yapılmışlardır....

http://www.biyologlar.com/istiridye-biyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

DOĞAL VE KUVVETLENMİŞ SERA ETKİSİ NEDİR ?

Yeryüzündeki tüm yaşam biçimleri için vazgeçilmez bir ortam olan atmosfer, kendilerine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunan birçok gazın karışımından oluşur. Atmosferin bileşimi durağan değildir; zamandan zamana, yerden yere değişebilir. Atmosferi oluşturan başlıca gazlar, azot (% 78.08) ve oksijen (% 20.95), temiz ve kuru hava hacminin % 99’unu oluşturur. Bu gazlar atmosferin en bol bulunan bileşenleri ve Yerküre üzerindeki yaşam için çok önemli...

http://www.biyologlar.com/dogal-ve-kuvvetlenmis-sera-etkisi-nedir-

İklim değişikliği, istilacı yabancı türler ve asidifikasyonun üçlü etkisi

Balıkçılar, sağlıklı deniz ekosistemlerine oldukça bağımlıdır, ancak iklim değişikliği işlerin yürüyüşünü tamamen değiştirdi. İstanbul Üniversitesi'nden Nuran Ünsal göç modellerindeki değişikliklere ve balık stokları üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Yüksek ekonomik değere sahip palamut, lüfer ve uskumru gibi göç eden balık türleri sonbahar aylarında güneye, Akdeniz'e doğru ve ilkbahar aylarında beslenmek üzere kuzeye, Karadeniz'e doğru göç...

http://www.biyologlar.com/iklim-degisikligi-istilaci-yabanci-turler-ve-asidifikasyonun-uclu-etkisi

AROMATİK VE TIBBİ BİTKİLER

Doğaya dönüşümün bir slogan haline geldiği günümüz dünyasında tıbbi ve aromatik bitkiler Türkiye'de de önemli bir yere gelmiştir. Türkiye pek çok bitkinin gen merkezi olmasının yanında, bazı endemik türlerin de bulunduğu coğrafik bölgeleri içermektedir. İnsanlar yüzyıllardan beri hastalıklara karşı elde ettikleri bitkiler ile çare bulmaya çalışmışlardır. Hastalıkları, bitkiler ile tedavi etme yöntemleri oldukça başarılı sonuçlar vermiştir....

http://www.biyologlar.com/aromatik-ve-tibbi-bitkiler

Kirlenmiş Suda Bulunan Maddelerin Etkileri ve Toksikolojisi

Kirli sulara çeşitli kaynaklardan karışması muhtemel kirleticilerin türleri ve canlılara olan sınır konsantrasyonları belirtilmiştir. Oksijen eksikliğinin nedeni olarak kolay ayrışabilir organik maddeler Kolay ayrışan organik maddece zenginleşmiş sularda oksijen yetmezliği ortaya çıkabilir. Asimilasyonun yetersiz kalması halinde alglerde solunum ile oksijen azalmasına neden olurlar. Oksijenin suda çözünürlüğü ve suda yaşayan canlıların oksijen gereksinimi...

http://www.biyologlar.com/kirlenmis-suda-bulunan-maddelerin-etkileri-ve-toksikolojisi

Türkiye'de Su Kirliliği Sorunları

Büyük bir su potansiyeline sahip olan ülkemizde düzensiz kentleşme ve endüstrileşme sonucu su kirliliği hızla yayılma göstermektedir. Arıtma tesislerinin bulunmaması, çevre sağlığı görevini ve kontrollerini tamamiyle yüklenen bir organizasyon olmaması nedeniyle kirliliğin boyutları farkında olunamayan ciddi boyutlarda gelişme göstermektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, su kaynaklarımızın ne kadarının doğal kriterler bakımından sağlıklı bir düzeyde olduğunu...

http://www.biyologlar.com/turkiyede-su-kirliligi-sorunlari

KALBİN İÇİNDEKİ BOŞLUKLARIN YAPISI

Kalp dört gözlüdür. Bunlar: Atrium dextrum, atrium sinistrum, ventriculus dexter ve ventriculus sinister. AT­Rİ­UM­’LA­RIN GENEL YAPISI Atrium’lar damarlardan (venler) gelen kanın ventricül’lere geçmesini sağlayan kalbin boşluklarıdır. Kal­bin ta­ba­nin­da bu­lu­nan at­ri­um­lar at­ri­um dext­rum ve si­nist­rum ol­mak üze­re iki ta­ne­dir­ler. At­ri­um­lar ven­ler­le al­dık­la­rı kir­li ka­nı vent­ri­cül­le­re nak­let­me­ye...

http://www.biyologlar.com/kalbin-icindeki-bosluklarin-yapisi

Neden terliyoruz?

Genel olarak sıcaklığının yükseldiği, dans, spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında terleriz. Terleyerek vücudumuzun ısısını sabit tutmuş oluruz. Bunun için vücuda yayılmış en az 2 milyon ter bezi görev yapmaktadır. Fiziksel aktiviteler dışında da heyecan, korku, utanma ve sıkılma gibi pek çok olay, fizyolojik bir neden olmadığı halde bizi terletir. Vücut ısısı dış sıcaklıklar veya gerilim yüzünden artış gösterdiğinde kan dolaşımı hızlanır....

http://www.biyologlar.com/neden-terliyoruz

Plastik Ambalajların Sağlık Üzerine Etkileri

Plastik imhası bütün dünyada çözümlenmemiş bir sorundur. Ayrıca plastik materyalin yanması veya yakılması ile açığa CO, HCN, HCl, benzen, fosgen gibi zehirli gazlar çevreyi tehdit etmekte, yangınlarda duman ve zehirli gazlara bağlı ölümleri artırmaktadır. Bazı plastik türlerinin kullanım amaçları ve sağlık üzerine etkileri verilmiştir. Polivinil Klorid (PVC) Besin paketleri, plastik streç, kozmetik, bina kiremitleri, emzik, banyo perdesi, oyuncak, su...

http://www.biyologlar.com/plastik-ambalajlarin-saglik-uzerine-etkileri

Kurbağaların Anatomisi , Biyolojisi,

Türkiye’de göl, dere, çay, nehir gibi iç sularda ve bazı nemli ortamlarda yaşayan pek çok kurbağa türü bulunmaktadır. Kurbağaların hemen hepsi üreme zamanlarında suya bağımlı olup, hayatlarının diğer zamanlarında karada yaşamaktadırlar. Kurbağalar, ilkbahar ve yaz aylarında sulara yumurta bırakır. Yumurtaların bırakıldığı bazı su ortamlarının yaz aylarında kuruması sebebiyle kurbağa yumurta ve larvaları olumsuz şekilde etkilenmekte ve hatta büyük...

http://www.biyologlar.com/kurbagalarin-anatomisi-biyolojisi

DUYU ORGANLARI

İnsanlar daima değişen bir çevre içinde yaşarlar.çevredeki değişen her durum ,içinvücudun bütün sistemleri kendini ayarlamak zorunda kalır.yani vücut dışardan gelen bilgilerizamanında değerlendirerek bunlara anlamlı ve uyumlu cevaplar çıkarır .Bu açıdan baktığımızda insanı çevresiyle devamlı bilgi aliş verişi içinde görürüz.Dış ortamdan gelen bilgiler duyu organları yoluyla sinir sistemine taşınır.Duyu organları içide özelleşmiş hücre grupları...

http://www.biyologlar.com/duyu-organlari-1

DERİ (Cutis)

Deri, insan vücudunun en büyük organı olup, yaklaşık alanı 1,5 – 2 m2, ortalama kalınlığı 1-2 mm (Göz kapaklarının derisi 0,5 mm, sırtın üst bölüm derisi 5 mm kalınlığında) ‘dir. Vücudu, mekanik, osmotik, kimyasal, ışık ve termal zararlı etkenlere karşı koruyan deri, vücut ısısının düzenlenmesinde (Termoregülasyon) de rol oynar. Ultraviyole ışığının etkisi ile D vitamininin oluşumu deri sayesinde gerçekleşir. Deri, sahip olduğu ter ve yağ...

http://www.biyologlar.com/deri-cutis

 
3WTURK CMS v6.0