Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 12 kayıt bulundu.

TUNDRA

Kutuplarda, toprakları sürekli don olan dağların yüksek kesimlerinde ve yaz aylarında kısa bir vejetasyon dönemine sahip olan bölgelerde görülür. Sıcaklık 0°C'lik bir izoterm gösterir; arktik yani alpinik vejetasyon (likenler, yosunlar ve bodur çalılıklar) yaygındır; ağaçlar sürekli büyüme yeteneğini yitirmişlerdir. Soğuk ve berrak sular, bu donmuş topraklarda derinlere süzülüp akamadıklarından, gölet, turba ve bataklıklar oluştururlar. Aşırı iklim şartları (biyosönötiğin ikinci kuralına göre) tür bakımından fakir kommünitelerin oluşumuna neden olur. Öncelikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'nın kuzey kıyılarını içine alan arktik tundralarda, ren geyikleri (Rangifer), kutup tilkisi (Alopex lagopus), kartavşanları ya da kutuptavşanları (Lepus timidus ve Lepus articus), misköküzü (Ovibos, bugün sadece Grönland'da yaşar), lemmingler (Lemmus) ve birkaç tür kazıcı fare gibi az sayıda memeli hayvan türü bulunmaktadır. Bunlara kıtaların buzul kenarındaki kutupayıları (Thalarctos) ve arktik deniz memelileri de dahildir. Tundralar, kuş ve böcek faunası bakımından da fakirdir. Bu hayvanların tipik özellikleri, soğuğa dayanıklılık, yaz döneminde gece ve gündüz işlerliği, vücut renklerinin açık renkli olması olarak sayılabilir. Arktik ve antarktik tundralarla karşılaştırılabilen yüksek dağ biyotopları "Oreal", alpinik bir formasyon olarak ağaç sınırının üst yarısında görülür. Ada biçimindeki bu küçük bölgelerin özel memeli faunası oluşmamış; fakat tundralardaki gibi tipik kuşlar ve böcekler meydana gelmiştir. Özellikle ülkemizin yüksek dağlarında tipik bir böcek faunasına rastlanır. Tundralar, özünde bir buzul relikti olan ekosistemlerdir. Buzul dönemlerde, tundralar önemli ölçüde genişlemiştir. Bu genişleme sırasında faunanın bir kısmının (örneğin mamut ve yünlü gergedanların) soyu tükenmiş, diğer türler de (misköküzü, rengeyikleri ve kutupayısı) iyice azalmıştır. Yaşamaya uygun olmayan aşırı iklim koşulları, kommünitenin az sayıda üyesine ve özellikle insan müdahalesine karşı büyük ölçüde duyarlı olan canlılara etkili olmuştur. Sivrisineklerin çok büyük miktarlarda bulunması tundralar içinde tipiktir. Çünkü larvalar için çok sayıda uygun su birikintileri bulunur. Ancak buralarda sivrisineklerin kan emmesi (dişilerin) ve bununla ilişkili olarak bitki özsuyu (erkek) ile beslenme zorunluluğu, sınırlayıcı bir durum oluşturur.

http://www.biyologlar.com/tundra

Bazı canlıların kromozom sayıları

Afrika kirpisi 90 Afrika vahşi köpeği 78 Ağaç sansarı 38 Alg 148 Altın çakal 74 Amerikan porsuğu 32 Amerikan sansarı 38 Amerikan vizonu 30 Antilop 60 Arpa 14 Asya porsuğu 44 At 64 Kızıl tilki 38 Atkuyruğu 216 Aulacantha (protozoa) 1600 Avrupa ağaç sansarı 38 Avrupa kokarcası 40 Avrupa vizonu 38 Avustralya vahşi köpeği(dingo) 78 Aynalı sazan 104 Balıkçıl (sansar türü bir hayvan) 38 Benekli kokarca 64 Bengal tilkisi 60 Bezelye 14 Buğday 42 Çakal 78 Çavdar 14 Çizgili kokarca 50 Çöl tilkisi 64 Deniz yıldızı 36 Domuz 38 Drosophila melanogaster(sirkesineği) 8 Echidna(Kirpiye benzer) 64 Eğreltiotu 1200 Eşek 62 Fare 40 Farekulağı 8 Fasulye 22 Fındık faresi 48 Fıravun faresi 36 Fossa (Madagaskar çakalı) 42 Gelincik 40 Gine domuzu 16 Goril 48 Gri Tilki 66 Güve 62 güvercin 60 hamster 44 Hindi 82 İnek 60 İnsan 46 İri fare 42 Kaba tilki 50 Kaba yonca 16 Kanguru 12 Kedi 38 Kızıl geyik 68 Koyun 54 Köpek 78 Kumru 16 Kurt 78 Kutup porsuğu 42 Lahana 18 Mısır 20 Orman tilkisi 88 Panda 52 Pirinç 24 Platypus(gagalı memeli) 52 Patates 48 Rakun 38 Ren geyiği 70 salyangoz 24 Samur 38 Sırtlan 40 Sivrisinek 6 Siyah ayı 74 Su samuru 38 Şempanze 48 Tavşan 44 Tavuk 78 Tibet tilkisi 36 Tilki 34 Toprak solucanı 36 Turp 18 tütün 48 Uzun kuyruklu kaya kangurusu 22 Vahşi köpek 78 Yabani Tavşan 46 Yeleli kurt 76 Yulaf 42

http://www.biyologlar.com/bazi-canlilarin-kromozom-sayilari

Çöl ekosistemi

Sahra ve Arabistan çöllerindeki vahalarda en önemli bitki, hurma ağacıdır. Hurma, besin değeri yüksek bir meyvedir. Bu bölgelerdeki insanlar, hurma ağaçlarının gövdesini yapıların duvarlarında, dallarını da çatı yapımında kullanırlar. Ağacın dallarından ip yapımında ve yakacak olarak da yararlanırlar. Dünya nüfusunun yalnızca % 5'i çöllerde yaşar. Ancak, çöller, bitki ve hayvan türleri açısından hiç de sanıldığı gibi “yoksul” bölgeler değildir. Her çölde, buradaki yaşam koşullarına, dünyanın başka bölgelerindeki canlılardan çok farklı özellikleri nedeniyle uyum sağlamış birçok bitki ve hayvan türü yaşar. Çöl ekosistemleri de dünyanın birçok başka bölgesindeki ekosistemler kadar zengindir. Çöllerdeki insanların büyük çoğunluğu göçebe bir yaşam sürer. Kimileri de, “vaha” adı verilen, su kaynaklarının yakınındaki küçük ve verimli bölgelerde yaşar. Her zaman gözle görünmese de, çöl, hiç su bulunmayan bir yer değildir. Yağmurlu mevsimlerde, yağmur suları çöllerde geçici akarsular, göller ve su birikintileri oluşturur. ABD'deki Chihuahuan Çölündeki Rio Grande ya da Mısır'daki Nil gibi akarsuları ve kutup çöllerindeki buz örtüsünü de unutmamak gerekir. Çöllerdeki akarsuların çoğu, çölün dışındaki dağlık alanlardan kaynaklanır. Bu akarsulardan, tarım alanlarının sulanmasında yararlanılır; çöllerde kurulu kentler de genellikle bu akarsuların yakınında gelişir. Çöllerdeki yeraltı suları, genellikle, yüzyıllar boyunca toprak altına sızan suların toplanmasıyla oluşur. Kimi zaman bu yeraltı suları, bir yerde yeryüzüne çıkacak bir yol bulur. ‹şte,vahalar bu su kaynaklarının çevresinde oluşur. Sıcak çöllerde, gündüzleri hava sıcaklığı çok yüksektir. Gökyüzünde neredeyse hiç bulut olmadığından, güneş ışınları doğrudan yeryüzüne gelir. Havada bulut olmaması, geceleri de ısının hemen gökyüzüne yükselmesine ve havanın hemen soğumasına neden olur. Çok az yağmur yağmasına karşın, geceleri havanın çok çabuk soğumasına bağlı olarak sis oluşur ve çiğ düşer. Bu bölgelerde yaşayan canlılar, aşırı sıcağa ve su azlığına dayanıklıdır. Örneğin, bazı böcekler, su gereksinimlerini, bedenlerine yapışan çiğ damlacıklarından karşılarlar. Böceğin sırtındaki minik Kaktüslerin kökleri, yağmur yağdığında olabildiğince çok su toplayabilmek için çevresine yayılır. Topladığı suları, gövdesinde ya da yapraklarında biriktirir. Kaktüslerin yüzeyi de, su kaybını önleyen, özel bir maddeyle kaplıdır. Dünyadaki insanların yalnızca % 5'i çöllerde yaşar. Bu insanların büyük çoğunluğu göçebe bir yaşam sürer. Kimileri de, “vaha” adı verilen, su kaynaklarının yakınındaki küçük ve verimli bölgelerde yerleşmişlerdir. Bazı çöllerde hemen hiç gölge bulunmaz. Hayvanlar kumun sıcaklığından, yürümekte bile güçlük çekerler. Çöllerdeki kertenkelelerin çoğu bu sorunu, bacaklarını sırayla havaya kaldırıp serinleterek çözerler. Damlacıklar, böcek öne doğru eğildiğinde toplaşıp su damlası haline gelerek böceğin ağzına akar. Başka birçok hayvansa, özel olarak su içmez; su gereksinimlerini yedikleri besinlerden karşılarlar. Sıcak çöllerdeki birçok hayvan, sıcaklardan korunmak için gündüzleri kendini yeraltına gömer, geceleri dışarı çıkar. Örneğin, fenek tilkisi gündüzleri, kumun içine açtığı bir çukurun içinde geçirir. Akşamüzeri hava serinleyince ava çıkar. Fenek tilkisi gibi, çölde yaşayan memeli hayvanların, serinlemelerine yardımcı olan büyük kulakları vardır. Kulaklarının uzunluğu, yüzey alanını artırır. Bu durum, vücut sıcaklığını düşürücü etki yapar. Çöl bitkilerinin çoğunun geniş bir alana yayılan, yüzeye yakın kökleri vardır. Bu sayede toprağa sızan yağmur suyunu olabildiğince emerler. Çöl bitkilerinin yaprakları çok küçük olduğundan, yüzeylerinden suyun buharlaşması da az olur. Bazı çöl bitkilerinden dökülen tohumlar, yıllarca toprakta bozulmadan kalır. Yağmurdan sonra, bu tohumlar filizlenerek çabucak büyür ve birkaç gün içinde çiçeklenir, tohumlarını döker ve kuraklık yeniden başlayınca ölürler. Çöllerde görülen bitkilerden kaktüsler, susuz yaşama konusunda en başarılı bitkilerdendir. Kökleri, yağmur yağdığında olabildiğince çok su toplayabilmek için çevresine yayılır. Topladığı suları, gövdesinde ya da yapraklarında biriktirir. Kaktüslerin yüzeyi de, su kaybını önleyen, özel bir maddeyle kaplıdır. Bazı çöllerdeki kaktüs ve çalı benzeri bitkiler, yılan, kertenkele, kaplumbağa, kuş gibi canlılara hem besin, hem de barınak sağla.

http://www.biyologlar.com/col-ekosistemi

Adaptasyon ve Rekabet

Hayvanların Adaptasyonu Bir canlının doğal olarak yaşadığı ürediği yere habitat denir. Canlılar habitatlarında yaşam şansını bulurlar çünkü özellikleri ile ortama uyum sağlamış, adapte olmuşlardır. Bazı hayvanlar soğuk iklimli kutup bölgelerine adapte olabilmişken, bazıları kuru iklimli çöllerde yaşamaya uyum sağlamıştır. Çöllerde gece dondurucu soğuk görülürken, gündüz sıcaklık 50oC ulaşabilmektedir. Kutup bölgelerinde gözlenen adaptasyonlar ...Isı kaybını engellemek için kürklerinin kalın olması. Örneğin; kutup ayısı, fok ...Isı kaybını engellemek için vücutlarının çok yağlı olması. Örneğin; kutup ayısı,fok ...Beyaz renkli kürkleri ile gizlenip, kamufle olmak. Örneğin; kutup tilkisi ...Genellikle ısı kaybını düşürmek için yüzeyin hacme oranı küçüktür. Genellikle çevreye daha fazla ısı vermesi için yüzeyin hacme oranı büyüktür. Çöl bölgelerinde gözlenen adaptasyonlar ...Kuma göre kamuflaj oluşturma ...Uzun periyotlarda susuz kaldıkları için kuru dışkı ve az miktarda üre oluşturma ...Develerin rüzgar estiğinde gözlerine kum girmesini engelleyen uzun kirpikleri vardır. Ayrıca develer büyük ayaklara sahiptir. Böylece kumda yürürken batmazlar. ...Genellikle çevreye daha fazla ısı vermesi için yüzeyin hacme oranı büyüktür. Ayrıca hayvanlar yedikleri besin çeşitleriyle de bulundukları ortama uyum sağladıklarını gösterir. Karnivorlar ( etçiller ) örneğin kediler, köpekler büyük köpek dişlerine sahiptir. Yırtıcı kuşlar geniş pençelere ve sivri gagalara sahiptir. Bitkilerin Adaptasyonu Kuru iklimlerde yaşayan bitkiler yer altındaki suya ulaşabilmek için daha uzun köklere sahiptir. Bazı bitkiler yapraklarından su kaybını azaltmak için kalın mumsu kutikula tabakasına sahiptir. Kaktüsler geniş gövdelerinin içinde su depo eder. Yaprakları su kaybını azaltmak için iğne şeklini almıştır. Rekabet ve Popülasyonlar Yaşamın devamlılığında gerekli olan kaynaklar için tüm canlılar birbirleriyle rekabet eder. Bitkiler ışık, yaşam alanı, su ve topraktan alınan besinler için rekabet eder. Belirli bir habitatta yaşayan aynı tür canlıların sayısına popülasyon denir. Belirli bir habitatta yaşayan, birbirleri üzerinde etkili olan ve beslenme ağıyla bir denge haline kavuşan organizmalar grubuna kommünite denir. Grafikte görüldüğü gibi, dengeli bir çevrede av-avcı populasyonundaki değişim düzenlidir. Eğer popülasyonda av olanların sayısı artarsa, yırtıcı hayvanların sayısı da artış gösterir. Dolayısıyla populasyondaki birey sayısı artar. Fakat populasyonda yırtıcı hayvanların sayısı artarsa daha fazla besine ihtiyaç olacağından sonuçta birey sayısı azalır. Bunun anlamı yırtıcı hayvanlar için az besin olması sonucunda populasyon yeniden azalır. Av popülasyonundaki birey sayısı azaldığında avcı yeterince besin bulamayacakları için popülasyonlarındaki birey sayıları yeniden azalır. Popülasyon Büyüklüğünü Etkileyen Faktörler Hazır besin miktarı Besin veya diğer kaynaklar için rekabet Hastalık Yırtıcı hayvanların sayısı Bitkiler arasında ışık için rekabet Bitki otlayan hayvanların sayısı (Bitkiler için) Bitki topraktaki su ve minarelerin miktarı (Bitkiler için)

http://www.biyologlar.com/adaptasyon-ve-rekabet

Come Together

Come Together

Paul McCartney Greenpeace'in “Kuzey Kutbu'nu Kurtar” kampanyasına destek verdiğini açıkladı. Beatles'ın son temsilcisinin çocuklarımızın geleceği için kaleme aldığı çağrıyı paylaşıyoruz.

http://www.biyologlar.com/come-together

GENETİK ÇEŞİTLİLİK NEDİR

Genetik çeşitlilik, bir bireyin sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin toplamıdır. Bir tür içinde pek çok sayıda birey vardır. Tek yumurta ikizleri hariç, bir canlı türü içindeki bireylerin her biri, genetik bakımdan birbirinden az veya çok farklıdır. Bireylerin akrabalık dereceleri uzaklaştıkça, aralarındaki genetik farklılıklar da artmaktadır. Bireyler arasındaki farklılıklar, söz konusu bireylerin, belirli bir karakter için aynı genin farklı çeşidine (aleline), ya da değişik gen kombinasyonlarına sahip olmalarından ileri gelmektedir. Bireyler arası genetik çeşitlilik bu nedenle ortaya çıkmaktadır.Aynı şekilde, bir genin, belirli bir canlı türünün farklı populasyonları arasında farklı frekanslarda (sıklıkta) bulunması, ya da değişik kombinasyonlarda olması, bireyin ait olduğu populasyonların birbirinden farklı olmasına ve populasyonlar arası genetik çeşitliliğe yol açmaktadır. Örneğin, belirli bir türün farklı populasyonlarının hastalıklara, kuraklığa, soğuklara, vb. etkenlere karşı farklı düzeylerde dayanıklılık göstermeleri, söz konusu populasyonların, gen frekansları ve gen kombinasyanları bakımından farklılıklar göstermesinden ileri gelmektedir. Bu ve benzeri karakterleri kontrol eden genler, anne-baba aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılmakta; bu yapılırken, yeni genetik kombinasyonlar ve yeni genetik çeşitlilik ortaya çıkmakta; böylece değişen çevre koşullarına türün uyum esnekliğinin artması sağlanmaktadır. Bir tür içinde yeteri düzeyde ve zengin bir genetik çeşitlilik olursa, bitki ve hayvan genetikçileri, değişen ihtiyaçlara cevap veren, yeni koşullara uyabilen ve istenilen özellikleri sergileyen yeni bitki ve hayvan ırklarını üretebilirler. Son yıllarda genetik çeşitlilik derecesini ölçmeye yarayan, populasyon genetiği ve moleküler [elektroforez, moleküler işaretleyiciler ve gen dizilim(sekans) analizleri gibi ] genetik ilkelerine dayanan, çeşitli yöntemler geliştirilmiştir[2].Genetik çeşitliliğin meydana gelme nedenleri;a. Genetik değişimde, coğrafi bölgeler önemli rol oynamaktadırlar. Çok bölgesel geniş alanlara yayılmış türler, endemik türlere kıyasla iki kat daha çok genetik çeşitliliğe sahiptir. Bunun en tipik örneği, birbirinden çok uzak bölgelerde (kutuplarda, çöllerde ve ılıman (bölgelerde) yaşayan tilkilerin morfolojik bakımdan önemli genetik farklılıklara sahip olmasıdır. Kutup bölgesinde yaşayan tilkiler aşırı soğuklara dayanabilmek için, fazla enerji sağlayan şişman ve yağlı bir yapıya, vücut sıcaklığının kolayca kaybedilmemesi için, sivri olmayan kulaklara ve çeneye sahiptir. Çöl tilkisinde ise bu morfolojik yapı tamamen tersinedir.b. Yaşam süresi de genetik çeşitlilik üzerinde etkili olmaktadır. Örneğin; çok yıllık bitkiler, kısa ömürlü bir yıllık bitkilere göre daha yüksek genetik çeşitlilik gösterir.c. Toplumlar arasındaki göçler de genetik çeşitliliği artırır. Bu yolla farklı gen akımı meydana gelmesi, bunun başlıca nedenidir.d. Yaşam için gerekli kaynakların elde edilebilmesinin de (besin, su, ışık, sıcaklık) genetik çeşitlilik meydana getirdiği vurgulanmaktadır

http://www.biyologlar.com/genetik-cesitlilik-nedir

Kalıtsal çeşitlilik etkenleri nelerdir.

Genetik Çeşitlilik ve Evrim Evrimsel değişikliği sağlayan birçok mekanizma vardır. (Doğal Seçilim,Yapay Seçilim,Akraba Seçilimi,Cinsel Seçilim...) Ancak evrimsel değişikliğin sağlanmasında ''Genetik Çeşitlilik'' bu kısımda olmazsa olmazıdır. Genetik Çeşitlilik Nedir? Genetik çeşitlilik, bir bireyin sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin toplamıdır. Genetik çeşitlilik, popülasyonların değişen çevrelerine uyum sağlamalarına olanak tanır. Daha fazla varyasyon ve genetik çeşitlilik sayesinde, popülasyondaki bazı bireyler, çevre için uygun olan alel varyasonlarına sahip olurlar. Bu bireylerin, aynı alelleri taşıyan döller vererek hayatta kalma olasılığı daha yüksektir. Bu bireylerin başarılı olmaları sonucu popülasyon, daha fazla nesille süre gelmeye devam edecektir. Genetik Çeşitliliğin Önemi Bir türün kendi içindeki çeşitliliğin, türler arasındaki çeşitliliğin devam edip sürdürülmesinde veya tersinde çeşitliliğin azalmasında önemli bir rol oynar. Genetik Çeşitliliğe Etki Eden Faktörler Genetik çeşitliliğin sağlanmasında ve bu çeşitliliğin yayılmasında üç ana kaynak vardır. 1.Mutasyon DNA’da meydana gelen değişikliklerdir. Tek bir mutasyonun büyük etkileri olabilir, fakat çoğu durumda, evrimsel değişim çok sayıda mutasyonun birikimine dayanır. 2. Gen Akışı Genlerin bir popülasyondan diğerine her türlü hareketidir ve evrimsel çeşitliliğin önemli bir kaynağıdır. 3. Eşey Bir popülasyona yeni gen kombinasyonları kazandırabilir. Bu genetik karılma genetik çeşitliliğin bir diğer önemli kaynağıdır. Genetik Çeşitliliğin Gerçekleşmesinin Sebepleri 1. Genetik değişimde, coğrafi bölgeler önemli rol oynamaktadırlar. Çok bölgesel geniş alanlara yayılmış türler, endemik türlere kıyasla iki kat daha çok genetik çeşitliliğe sahiptir. Bunun en tipik örneği, birbirinden çok uzak bölgelerde (kutuplarda, çöllerde ve ılıman bölgelerde) yaşayan tilkilerin morfolojik bakımdan önemli genetik farklılıklara sahip olmasıdır. Kutup bölgesinde yaşayan tilkiler aşırı soğuklara dayanabilmek için, fazla enerji sağlayan şişman ve yağlı bir yapıya, vücut sıcaklığının kolayca kaybedilmemesi için, sivri olmayan kulaklara ve çeneye sahiptir. Çöl tilkisinde ise bu morfolojik yapı tamamen tersinedir. 2. Yaşam süresi de genetik çeşitlilik üzerinde etkili olmaktadır. Örneğin; çok yıllık bitkiler, kısa ömürlü bir yıllık bitkilere göre daha yüksek genetik çeşitlilik gösterir. 3. Toplumlar arasındaki göçler de genetik çeşitliliği artırır. Bu yolla farklı gen akımı meydana gelmesi, bunun başlıca nedenidir. 4. Yaşam için gerekli kaynakların elde edilebilmesinin de (besin, su, ışık, sıcaklık) genetik çeşitlilik meydana getirdiği vurgulanmaktadır.

http://www.biyologlar.com/kalitsal-cesitlilik-etkenleri-nelerdir-

Köpeklerin sınıflndırılması ve varyason

Kangal, Akbaş ve Anadolu çoban köpeğinin ayrı ırklar olup olmadığı mevzuu tartışmalıdır ve Türkiye'deki otoritelerce Kangal'ın dünyada safkan bir ırk olarak tanınması için çalışmalar yapılmaktadır. Bu konu ile ilgili bir tartışma henüz askıda kalmalıdır.  Köpeğe benzeyen türleri ve tilkiye benzeyen türleri köpekgiller ailesi içerisinde iki ayrı kol altında toplamak amacı ile Vulpini ve Canini adında iki oymağa ayrılırlar. Ancak buna rağmen Canini oymağında (asıl köpekler) tilkiye benzeyenler ve Vulpini oymağında da (asıl tilkiler) köpeklere benzeyenler bulunur. Yeleli kurt (Chrysocyon brachyurus) Çöl tilkisi (Vulpes zerda), köpekgiller ailenin en küçüğü. Köpek (Canis lupus familiaris) Afrika yaban köpeği (Lycaon pictus) Oymak Vulpini Cins ; Vulpes Kızıl tilki (Vulpes vulpes) Bengal tilkisi (Vulpes bengalensis) Afgan tilkisi (Vulpes cana) Güney Afrika tilkisi (Vulpes chama) Korsak tilkisi (Vulpes corsac) Tibet tilkisi (Vulpes ferrilata) Cüce tilki (Vulpes macrotis) Soluk tilki (Vulpes pallida) Kum tilkisi (Vulpes rueppelli) Ova tilkisi (Vulpes velox) Çöl tilkisi (Vulpes zerda) Cins ; Alopex Kutup tilkisi (Alopex lagopus) Cins ; Urocyon Boz tilki (Urocyon cinereoargenteus) Ada boz tilkisi (Urocyon littoralis) Cins ; Otocyon İri kulaklı tilki (Otocyon megalotis) Oymak ; Canini Cins Dusicyon Falkland tilkisi (Dusicyon australis) Cins; Pseudalopex And tilkisi (Pseudalopex culpaeus) Arjantin gri tilkisi (Pseudalopex griseus) Darvin tilkisi (Pseudalopex fulvipes) Pampa tilkisi (Pseudalopex gymnocercus) Peru çöl tilkisi (Pseudalopex sechurae) Brezilya dövüş tilkisi (Pseudalopex vetulus) Cins: Atelocynus Kısa kulaklı tilki (Atelocyon microtis) Cins: Cerdocyon Yengeç yiyen tilki (Cerdocyon thous) Cins: Speothos Çalı köpeği (Speothos venaticus) Cins: Chrysocyon Yeleli kurt (Chrysocyon brachyurus) Cins: Nyctereutes Rakun köpeği (Nyctereutes procyonoides) Cins: Cuon Asya yaban köpeği (Cuon alpinus) Cins: Lycaon Afrika yaban köpeği (Lycaon pictus) Cins: Canis Kurt (Canis lupus), Köpek ve Dingo dahil Kızıl kurt (Canis rufus) Kır kurdu (Canis latrans) Altın çakal (Canis aureus) Kara sırtlı çakal (Canis mesomelas) Çizgili çakal (Canis adustus) Habeş kurdu (Canis simensis) Kangal bir türdür... Aynı türdeki canlılar arasında mutasyon yada çevresel etkiler sonucunda oluşan farklılıklara varyasyon adı verilir. Örnek İnsanda varyosyon örnekleri: - Saç rengi - Göz rengi - Boy uzunluğu - Vücut ağırlığı - Kan basıncı - Kırmızı yeşil renk körlülüğü - Bitişik kulak memesi

http://www.biyologlar.com/kopeklerin-siniflndirilmasi-ve-varyason

Tilki

Tilki

Fotoğraf: Mustafa GÜR

http://www.biyologlar.com/tilki

Biyoçeşitliliğe Yönelik Tehditler Nelerdir ?

Biyoçeşitliliğe Yönelik Tehditler Nelerdir ?

Biyolojik çeşitliliğine yönelik tehditlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor; doğal çevremizi bencil çıkarlarımız için değiştiriyoruz. Peki, böyle davranarak nereye gidiyoruz? Fotoğraf: National geographic

http://www.biyologlar.com/biyocesitlilige-yonelik-tehditler-nelerdir

Uzun Kulaklı Çöl <b class=red>Tilkisi</b> - Vulpes zerda Hakkında Bilgi

Uzun Kulaklı Çöl Tilkisi - Vulpes zerda Hakkında Bilgi

Çöl tilkileri; latince adı Vulpes zerda dır. Bu tilkiler Fennek tilkisi olarak da adlandırılırlar, köpekgiller (Canidae) familyasının en küçük mensuplarındandır.

http://www.biyologlar.com/uzun-kulakli-col-tilkisi-vulpes-zerda-hakkinda-bilgi

Dünyadaki En Güzel  Tilki Türleri

Dünyadaki En Güzel Tilki Türleri

Tilkilerin çok sevimli canlılar olduğunu hepimiz biliyoruz. Sizlere en güzel ve en çarpıcı tilki türlerinden bazıların tanıtacağımızı düşünüyoruz!

http://www.biyologlar.com/dunyadaki-en-guzel-tilki-turleri

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0