Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 142 kayıt bulundu.
Yeni çalışma sonuçlarına göre D vitamini soğuktan ve Gripten koruyor!

Yeni çalışma sonuçlarına göre D vitamini soğuktan ve Gripten koruyor!

Yeni bir araştırmaya göre, D vitamini takviyesi soğuk algınlığı ve grip de dahil olmak üzere akut solunum yolu enfeksiyonlarına karşı özellikle çok eksik kişilerde korunmaya yardımcı olabilir.

http://www.biyologlar.com/yeni-calisma-sonuclarina-gore-d-vitamini-soguktan-ve-gripten-koruyor

Bilim Adamları Yağ Yakmayı Tetikleyen Beyin Sinyalizasyon Molekülünü Buldu !

Bilim Adamları Yağ Yakmayı Tetikleyen Beyin Sinyalizasyon Molekülünü Buldu !

ScrippsAraştırma Enstitüsü Dr. SupriyaSrinivasan liderliğindeki bir araştırma ekibi, bağırsakta yağ yakmayı tetikleyen bir beyin hormonunu tespit etti.

http://www.biyologlar.com/bilim-adamlari-yag-yakmayi-tetikleyen-beyin-sinyalizasyon-molekulunu-buldu-

Mutasyonlar

Mutasyon, DNA içindeki dört tür nükleotid halkasından bir veya daha fazlasında değişmedir. Bir tek halkada bile değişiklik anımsayacağınız gibi DNA mesajında bir harfin değişmesi demektir.DNA’dan kopya alan mesajcı RNA değişikliği içerecektir ve protein yapmakta olan makine tarafından farklı okunacaktır. Ortaya değişmiş bir protein çıkacak ve amino asit zincirinde bir halka farklı olacak, sonuç olarak da proteinin işlevi değişecektir. Mutasyonların en...

http://www.biyologlar.com/mutasyonlar

Serum Protein Analizleri

Proteinler azot, karbon,oksijenin yani sira fosfat,kukurt ve diger bazi elementleri de tasiyan organik bilesiklerdir.Hucrenin kuru agirliginin ¾ unu olustururlar.Enzimatik aktivite, savunma,tasima,depolama,mekanik hareket,mekanik destek,biyolojik sinyal,buyume ve farklilasma iletimi gibi fonksiyonlarinin yani sira yapisal bilesen olarak da davranirlar. Proteinler,amino asit polimerleridir.Protein yapisinda yer alan aminoasitlerin belirli sayi ve sirada dizilisi ve daha sonra uc boyutlu yapinin...

http://www.biyologlar.com/serum-protein-analizleri-1

Besiyeri Hazırlanmasında Kullanılan Maddeler

Besiyeri bileşimine giren maddeler gelişme açısından; a) Gelişme için gerekli olanlar, b) inhibitörler olarak 2 gruba ayrılabilir. Gelişme için gerekli olan maddeler doğrudan mikroorganizmaların beslenme şekilleri ile ilgilidir ve bu maddeler besiyeri içinde bir anlamda zorunlu olarak bulunurlar. İnhibitörler ise gelişmesi istenmeyen mikroorganizmalar için gerektiğinde selektif besiyerlerine ilave edilirler. Besiyerlerine giren kimyasal maddeler hakkında aşağıda kısaca...

http://www.biyologlar.com/besiyeri-hazirlanmasinda-kullanilan-maddeler

NANOBİYOTEKNOLOJİ

Nanobiyoteknoloji kelimesi iki kavramıiçinde barındırıyor: Bunlardan birincisi bir büyüklük tanımı: Nano, yani milimetrenin milyonda birine karşılık gelen bir büyüklük. İkincisi ise biyoteknoloji kavramı, yani biyoloji ve biyokimya temelli yöntemlerin uygulamalarını araştıran, ortaya koyan, onları ürüne dönüştüren, teknoloji temelli çalışma alanı. İkisinin birleşmesi ile ortaya çıkan nanobiyoteknoloji ise, bir yandan canlı hücrenin milyarlarca yıllık...

http://www.biyologlar.com/nanobiyoteknoloji

NANOBİYOTEKNOLOJİ

Nanobiyoteknoloji kelimesi iki kavramıiçinde barındırıyor: Bunlardan birincisi bir büyüklük tanımı: Nano, yani milimetrenin milyonda birine karşılık gelen bir büyüklük. İkincisi ise biyoteknoloji kavramı, yani biyoloji ve biyokimya temelli yöntemlerin uygulamalarını araştıran, ortaya koyan, onları ürüne dönüştüren, teknoloji temelli çalışma alanı. İkisinin birleşmesi ile ortaya çıkan nanobiyoteknoloji ise, bir yandan canlı hücrenin milyarlarca yıllık...

http://www.biyologlar.com/nanobiyoteknoloji-1

Bakerilerde Hücre dışı yapılar

Hücre zarının dışında bakteriyel hücre duvarı bulunur. Bakteriyel hücre duvarları peptidoglikan (eski metinlerde mürein olarak adlandırılırdı)'dan oluşur. Peptidoglikan, peptit zincirlerle birbirine çapraz bağlanmış polisakkarit zincirlerden oluşur, bu peptitler, hücredeki diğer protein ve peptitlerden farklı olarak, D-amino asitler içerir. Bakteri hücre duvarları bitki ve mantar hücre duvarlarından farklıdırlar; bitki hücre duvarları selülozdan,...

http://www.biyologlar.com/bakerilerde-hucre-disi-yapilar

Keratin Nedir? Yapısı ve İşlevi Nelerdir?

Keratin Nedir? Yapısı ve İşlevi Nelerdir?

Keratin bir protein çeşitidir. Keratin, polipeptit adı verilen zincirden oluşur. Bu polipeptit zinciri ile sülfür köprüsü birbirine bağlanmaktadır. Sülfür köprüleri sülfür atomlarının bulunduğu aminoasitlerin içinde yer almaktadır.Yukarıda anlattığımız biyolojik olayı örnekleyecek olursak; saçlarımız birbirlerine sülfür köprüleriyle bağlı olan keratin molekülleridir. Saçlarımızda ki değişiklik ile saçlarımızda ki sülfür bağları...

http://www.biyologlar.com/keratin-nedir-yapisi-ve-islevi-nelerdir

HİPOFİZ BEZİ VE HORMONLARI

...Ara beyinin ön tarafında bulunan ,nohut büyüklüğünde ,pembe renkli bir endokrin bezdir. ...İnsanda yaklaşık 5-6 gram ağırlığında olup ince bir sapla beyin tabanındaki hipotalamusa bağlanmıştır. ...Hipofiz bezi ön,ara ve arka lop olarak üç bölümden oluşur.Bu bölümlerden farklı özellikte hormonlar salgılanır. ...Hipofizin hormon salgılaması hipotalamus tarafından kontrol edilir. ...Vücuttaki hormon dengesini düzenleyen hipotalamus gerekli olduğu durumlarda...

http://www.biyologlar.com/hipofiz-bezi-ve-hormonlari

Biyolojik Silah Nedir ve Nasıl Uygulanır ?

Biyolojik Silah Nedir ve Nasıl Uygulanır ?

Üzerinde sıklıkla durulan biyolojik silahlar, herhangi bir saldırıda kullanıldıklarında benzeri nadir görülen insan yapımı bir salgına neden olmaktadırlar;

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silah-nedir-ve-nasil-uygulanir-

İndirgenemez komplekslik nedir?

İndirgenemez komplekslik kavramı, Akıllı Tasarım (AT) hareketini savunanların en fazla başvurdukları ve belki de AT’nin bilimsel bir teori olduğunu savunmak için kullandıkları yegâne argüman olarak karşımıza çıkıyor. Aslında indirgenemez komplekslik, AT’nin ispatlanması için kullanılamaz yani doğru olması AT’nin doğruluğunu göstermez ama bu yazımda bu konuyu bir kenara bırakıp indirgenemez kompleksliğin bilimsel konumunu inceleyeceğim. İndirgenemez...

http://www.biyologlar.com/indirgenemez-komplekslik-nedir

KALP DUVARININ TABAKALARI

1- Endokardiyum ......................................T.intima 2- Miyokardiyum .......................................T.media 3- Epikardiyum ..........................................T.adventisya Endokardiyum Endotel: Tek katlı yassı epiteldir ve damar içermez ve kalbe giren ve çıkan damarların endotelleri ile devamlılık gösterir. Subendotelyal tabaka: Kollajen ve elastik lifleri, düz kas hücrelerini içeren gevşek bağ dokusudur. Subendokardiyal tabaka: En kalın endokardiyum...

http://www.biyologlar.com/kalp-duvarinin-tabakalari

ZEHİRLİ MANTARLAR

Mantarlarla zehirlenme sonucu görülen ölümlerin toplam zehirlenme olaylarının % 1 ile 4’ünü oluşturduğu bazı ülkelerde istatistiklerle saptanmıştır. Yurdumuzda bu konuda istatistiksel bilgiler olmamakla birlikte bahar aylarında mantar zehirlenmesi sonucu ölümler sıklıkla görülmektedir. Zehirli mantarların çoğunu yenen türlerden ayırmak zordur. Örneğin Amanita phalloides’in iyi bir tadı olduğu söylenmektedir. Yenebilen bir mantarın zehirli türden ayrılması...

http://www.biyologlar.com/zehirli-mantarlar-1

Mikrosistin nedir ?

Mikrosistinler, bir grup siyanobakteri cinsi tarafından üretilen bir grup siklik heptapeptit hepatotoksinlerdir. Bu siyanobakteri cinslerinin en tanınmışı Mikrosististir. Mikrosistinlerin bu organizmada ve diğer siyanobakterilerde bulunduğu görülmüştür. Günümüze kadar 60 mikrosistin tanımlanabilmiştir. Mikrosistis Mikrosistis, siyanobakterilerin bir grubu olup ve göl veya nehirler gibi tatlı su sistemlerinde düşük yoğunluklarda doğal olarak bulunan bir mikroskopik...

http://www.biyologlar.com/mikrosistin-nedir-

Miyokardium

En kalın tunikadır. Kompleks spiraller şeklinde düzenlenen çizgili kalp kası hücrelerinin oluşturduğu tabakadır. Bazı kalp kası hücreleri tipik kontraktil hücrelerdir. Bazıları endokrin salgılama yaparken bazıları impuls üretmek ve iletmek için özelleşmiş hücrelerdir. Atriumda ince, sol ventrikülde en kalındır. Kalp kası düzenlenimi çok farklılık gösterir. Ventriküllerdeki miyokard erginde kompakt iken embriyoda süngerimsi ağ yapısı oluşturur. Ventrikül...

http://www.biyologlar.com/miyokardium

BİYOKİMYA DERSİ ÇALIŞMA SORULARI ( 445 soru )

1) Biyokimyanın tanımı nasıldır? Canlı hücrelerin kimyasal yapı taşlarını ve bunların katıldığı reaksiyonları inceleyen bilim dalı… 2) Biyokimyanın amacı nedir? Canlı hücrelerle ilgili kimyasal olayların moleküler düzeyde tam olarak anlaşılmasını sağlamak 3) Biyokimyanın konuları nelerdir? Hücre bileşenlerinin doğası hakkındaki bilgilerin toplanması Hücre içinde sürekli olarak meydana gelen kimyasal dönüşümlerin incelenmesi 4) Canlı...

http://www.biyologlar.com/biyokimya-dersi-calisma-sorulari-445-soru-

TRAKE

Trake 10-12 cm uzunluğunda ve 2-2,5 cm çapında rijid bir tüp olup yukarıda krikoid halka ile devam eder. Aşağıda ise süperior mediastinum içinde, sağ ve sol ana bronşlara ayrılana kadar devam eder. Nispeten ince bir duvara sahiptir, solunum ve postural hareketler sonucu uzama ve bükülme özelliklerini gösterir. Trake 20 kadar at nalı şeklinde kıkırdağın üst, üste gelmesi ile oluşmuştur. Trakenin posterior kısımları kıkırdaktan yoksundur. Komşu hyalin kıkırdak...

http://www.biyologlar.com/trake

Apoptozis ve kaspazlar

Apoptozis, organizma tarafından düzenlenen enerji bağımlı hücre ölümüdür. Programlı hücre ölümü olarak da adlandırılan bu süreç, doku homeostazının korunmasında kritik bir role sahip olduğu gibi, fetal gelişim ve erişkin dokulardaki pekçok fizyolojik olayda da önemli rollere sahiptir. Apoptozis terimi ilk kez 1972 yılında Kerr ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır (1). Kerr, fizyolojik olarak ölen hücrelerin çekirdeklerinde yoğunlaşmış kromatin...

http://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-kaspazlar

“Hayat Molekülleri”nin Nasıl Doğru Dizildikleri, İşlevleri ve Çalışma Prensipleri

“Bu moleküller bu doğru dizilimi nereden biliyorlardı da bu şekilde birleştiler ve sizin ‘Hayat Molekülü’ dediğiniz molekülleri oluşturdular?” Çok yerinde de bir soru olur, eğer henüz konuyu tam olarak kavrayamadıysanız. Hemen cevaplayalım: Bilmiyorlar, bilmiyorlardı, bilmeyecekler. Eğer ki -örneğin- aminoasitlerin bir seferde doğru şekilde birleşerek, birdenbire karmaşık bir proteini oluşturduğunu sanıyorsanız, Biyoloji'nin ABC'sinden bile habersizsiniz...

http://www.biyologlar.com/hayat-molekullerinin-nasil-dogru-dizildikleri-islevleri-ve-calisma-prensipleri

ANORGANİK EVRİM NEDİR

GÜNEŞ SİSTEMİNİN VE ÖZELLİKLE DÜNYANIN OLUŞUMU ÜZERİNE GÖRÜŞLER Evrensel patlamadan belirli bir süre sonra, maddeler, galaksiler ve onların içinde yıldız sistemleri halinde düzenlenmeye başlamıştır. Büyük bir olasılıkla, evren­sel gaz ve toz bulutlarının yoğunlaşmasıyla sabit yıldızlar ortaya çıkmıştır. Yoğunlaş­makta, daha doğrusu büzülmekte olan tüm cisimlerde, meydana gelen yüksek basınçtan ve sürtünmeden dolayı, özellikle merkezlerinde...

http://www.biyologlar.com/anorganik-evrim-nedir

Proksimal Kıvrıntılı Tübül (Tubulus Contortus Proximalis)

Bir renal cisimciğin üriner kutbundan başlayan proksimal kıvrıntılı tübül (tübülüs proksimalis kontortus) yaklaşık 14 mm uzunluğa sahiptir ve toplam tübül çapı duvar kalınlığı ile birlikte 50-60 mikron kadardır. Adından da anlaşılacağı üzere kıvrıntılı bir şekilde seyreder ve pek çok minor bükülmeler ve kıvrılmaları yanında böbrek kapsüler yüzeyine doğru geniş bir viraj alır. Düzleşerek sonlanır ve en yakın medullar ışına girerek burada...

http://www.biyologlar.com/proksimal-kivrintili-tubul-tubulus-contortus-proximalis

Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

http://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir

ANTİBİYOTİK GRUPLARI

1.SULFANOMİDLER Etki mekanizması, Bakterilerin metabolizması için gerekli olan para amino benzoik asit (PABA)’in ,üreme döneminde kullanılmasını engelleyerek bakteriostatik etki yaparlar. Bu olgunun bakteri türüne göre değişik çeşitleri vardır. Sulfanomidlerden etkilenenler: a. folik asit biyosentezinde PABA‘yı yapıtaşı olarak kullanan ve bunu üremekte olduğu besi çevresinden sağlamak zorunda olanlar. b. Kendileri PABA sentezi yapan ve folik asit sentezinde ara...

http://www.biyologlar.com/antibiyotik-gruplari

ANTİBİYOTİKLERİN BAKTERİLERE ETKİSİ

Yaşadığımız yüzyılın özellikle ikinci yarısı yıllarından sonra, bakteri ve virüs genetiği, bunların morfolojik yapıları, kapsadıkları komplike protein, nükleoprotein ve diğer kimyasal bileşimleri, enzimleri saptanmıştır. Enfeksiyon etkenlerinin organizmada üreyip çoğalabilmeleri, patolojik yerleşimlerini oluşturabilmeleri için, gerekli olan yaşam kapsamlarının biri üzerinde etkili olabilecek antimikrobikler üzerindeki araştırmalar da yönünü bulmuş ve...

http://www.biyologlar.com/antibiyotiklerin-bakterilere-etkisi-1

Bakteri hücreleri arasında haberleşme (Cell-to-cell communication: quorum sensing)

Yakın zamana kadar tek ve çok hücreli organizmaları ayırmada önemli bir fark çok hücrelilerde hücrelerarası iletişimin olmasıydı. Yüksek canlılarda hücreler arasında sinyallerin gelip gitmesi, karmaşık sinyal yollarının olması onları tek hücrelilerden ayıran bir özellikti. Şimdi ise aynı türden yada farklı türlerden bakterilerin kendi aralarında haberleşebildiğini biliyoruz. Üstelik bu özellik bakterilerin yaşamsal fonksiyonlarıyla yakından ilişkili. Bir...

http://www.biyologlar.com/bakteri-hucreleri-arasinda-haberlesme-cell-to-cell-communication-quorum-sensing

Nükleotitlerin sentezi hakkında bilgi

Nükleotid oluşumu için gerekli olan pürin ve pirimidin bazlarının HCN den sentezlenebildiği gösterilmiştir. Bu kimyasal oluşum sürecinde diaminomaleonitril (DAMN), anahtar role sahip bir ara kademe olarak görülmektedir.

http://www.biyologlar.com/nukleotitlerin-sentezi-hakkinda-bilgi

ÖZOFAGUS

Özofagus yaklaşık 25 cm uzunluğunda nisbeten düz, müsküler bir tüptür. Krikoid kıkırdağın inferior sınırında farinksin alt ucu ile devam eder. Boyunun altında ve mediastinimda yoluna devam ederek diaframı deler ve mideye açılır. Duvarı, daha önce açıklanan 4 tabakaya da sahiptir. Müköz membran stratifiye yassı non-keratinize epitel, lamina propria ve muskularis mukozadan meydana gelmiştir. Özofagus epiteli üstte farinks epiteli ile devam eder. Bazal tabakalarında...

http://www.biyologlar.com/ozofagus

MİDENİN HİSTOLOJİK YAPISI

Her ne kadar boşken kalın barsaktan biraz daha genişse de mide oldukça fazla genişleyebilme özelliğine sahiptir. Genişlediğinde mide 2-3 litre materyal alabilir. Özofagusun mideye açıldığı yerde bulunan bir sfinkter (özofagogastrik veya kardiak sfinkter) sayesinde gıda maddelerinin tekrar özefagusa gitmesi önlenmiş olur. Daha kuvvetli diğer bir sfinkter (pilorik sfinkter) mide-ince barsak kavşağında bulunur. Özofagusun mideye açıldığı kardiak orifisin solunda ve...

http://www.biyologlar.com/midenin-histolojik-yapisi

Hücresel evrim nedir

Kimyasal maddelerden bir canlı meydana getirmeye yönelik ilk çalışma Rus biyokimyacı Aleksandr Ivanoviç Oparin (1894-1980) tarafından denenmiştir. Oparin, elektriksel olarak zıt yüklere sahip olan arapzamkı ve jelatin kökenli mikroskobik yapılar arasında meydana getirdiği birlik içinde, kimyasal reaksiyonların meydana gelebildiğini ve birliği kuşatan zarın su absorbe edebildiğini göstermiştir. 1930 lu ve 1940 lı yıllarda kimyasal evrim ve canlılığın ortaya...

http://www.biyologlar.com/hucresel-evrim-nedir

Atmosferde oksijen konsantrasyonunun artışı ve sonuçları

Kimyasal maddelerden bir canlı meydana getirmeye yönelik ilk çalışma Rus biyokimyacı Aleksandr Ivanoviç Oparin (1894-1980) tarafından denenmiştir. Oparin, elektriksel olarak zıt yüklere sahip olan arapzamkı ve jelatin kökenli mikroskobik yapılar arasında meydana getirdiği birlik içinde, kimyasal reaksiyonların meydana gelebildiğini ve birliği kuşatan zarın su absorbe edebildiğini göstermiştir. 1930 lu ve 1940 lı yıllarda kimyasal evrim ve canlılığın ortaya...

http://www.biyologlar.com/atmosferde-oksijen-konsantrasyonunun-artisi-ve-sonuclari

Midenin Epitelyal Hücreleri

Midenin Epitelyal Hücreleri

1-Yüzey prizmatik hücreler: Mide tek tip uzun, prizmatik hücrelerden meydana gelmiş epiteli ile diğer sindirim yolları bölgelerinden ayırt edilir. Mide epiteli kardiada özefagusun stratifiye yassı epiteline bitişik ve keskin şekilde başlar ve pilorusta barsak epiteli ile devam eder. Prizmatik hücreler koruyucu görevinin yanısıra çözünmez yapıdaki musini de salgılarlar, salgılanan nötral mukopolisakkarit materyal, içerdiği bikarbonat ve potasyum konsantrasyonuyla...

http://www.biyologlar.com/midenin-epitelyal-hucreleri

Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

1970'lerde yapılan çalışmalarda arkeler farklı bir yaşam biçimine sahip canlılar olarak kabul edilmişti.

http://www.biyologlar.com/arkelerin-biyolojik-ekonomik-onemi

Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları

Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları

Son on yılda biyokimya, moleküler biyoloji ve bakteriyolojideki ilerlemeler, bakterilerin antikanser ajan olarak kullanımının yanı sıra, antikanser ilaçların verilmesinde kemoterapiye duyarlı ajan ve gen tedavisi için vektör olarak kullanımına kadar kullanışlı bir çok yönlerini ortaya koymuştur.

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-biyoteknolojide-kullanim-alanlari

ÇİPURA (Sparus aurata Lin., 1758) BALIĞININBİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Şahin SAKA-Kürşat FIRAT Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik BölümüYetiştiricilik Anabilim Dalı İskele-Urla, 35440 İZMİR GİRİŞ Günümüzde Akdeniz Bölgesi’nde oldukça iyi bir pazara sahip olan çipura balığına ait çalışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Yetiştiricilik çalışmalarında elde edilen bilgiler ise daha birçok konunun çalışılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır (Tandler ve Helps, 1985, Conides, 1992). ...

http://www.biyologlar.com/cipura-sparus-aurata-lin-1758-baligininbiyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

Antimikrobiklere karşı direnç

Hemen her sınıftan antimikrobiklere karşı gelişen direnç halk sağlığını tehdit etmekte, çok ilaca dirençli, hatta bazı durumlarda panrezistan mikroorganizma enfeksiyonları toplumda ve özellikle hastanelerde sorun oluşturmaktadır. Metisiline dirençli stafilokok enfeksiyonları ciddi bir halk sağlığı sorunudur; 1960’li yıllarda görülmeye başlayan metisilin direnci 1980’li yıllardan sonra özellikle hastanelerde artmış ve son yıllarda toplum kökenli MRSA’lar...

http://www.biyologlar.com/antimikrobiklere-karsi-direnc

TİROİD BEZİ

Boynun ön bölgesinde yer alan tiroid bezi birbirleri ile dar olan isthmus aracılığı ile birleşmiş iki lateral lobdan meydana gelmiştir. İsthmus 2. ve 4. trakeal kıkırdaklar arasında yer alır. Yaklaşık 5 cm boyunda 2,5 cm genişliğinde 20-30 gr ağırlığında olan lateral loblar ise trakenin üst kısmı ile larinksin inferioru arasında yerleşim gösterirler. Çoğunlukla bu iki tiroid yan loblarına ilaveten bir üçüncü piramidal lobdan bahsedilir. Bu 3. lob isthmusun...

http://www.biyologlar.com/tiroid-bezi

Bakteri nedir?

Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardırbakteri Tipik olarak bir gram toprakta bulunan...

http://www.biyologlar.com/bakteri-nedir

Genler ve Gen Transferi

Çok hücreli bir organizmanın herbir hücresi genellikle aynı genetik maddeyi içerir.DNA molekülleri,hücredeki en büyük moleküllerdir ve çoğunlukla kromozom olarak adlandırılan yapılarda paketlenir.Ökaryotik hücreler genellikle birden fazla,çoğu bakteri ve viruslar ise bir tek kromozoma sahiptir.Bir tek kromozom binlerce gen taşıyabilir.Bir hücrenin tüm genleri ve genler arasındaki DNA'ları,birlikte,hücresel genomu oluşturur. Bir tek kromozomda kaç tane gen vardır ?...

http://www.biyologlar.com/genler-ve-gen-transferi

TIBBİ BİTKİLERİN ETKİLERİ VE KULLANIMLARI

ADAÇAYI (SALVİA OFFİCİNALİS) Taşıdığı uçucu yağdan dolayı antibakteriyel,antifungal ve antiviral etkilidir.Antiseptik etkisinden de dolayı dişeti, boğaz ve damak iltihaplanmalarına karşı etkilidir.Çayı dişeti ve ağıziçi rahatsızlıklarında da gargara şeklinde kullanılır. Östrojenik özelliğinden dolayı hormon düzenleyici olarak (ağrılı düzensiz adet şikayetlerinde) menopozda, terleme ve ateş basmasında kullanılır.Ayrıca kuvvet verici ve uyarıcı...

http://www.biyologlar.com/tibbi-bitkilerin-etkileri-ve-kullanimlari

Peptidoglikan Nedir

N-asetil muramik asit ile N-asetil glikoz amin şeker molekülleri ile az sayıda L-alenin, D-alenin, D-gulutamik asit, lizin veya diaminopimelik asitten oluşur. Peptidoglikan tabaka sadece prokaryot hücrelerde bulunur. Şekerin, kovalent bağ ve amino asitlerle çapraz bağlanmasıyla glikan zincirleri oluşur. Amino asitlerden oluşan tetra peptidin, çapraz bağlarla bağlanmasıyla oluşur. İçinde peptit bağı vardır. Yağlarla birleşerek karbonhidratları oluşturur. Bakteri hücre...

http://www.biyologlar.com/peptidoglikan-nedir

Antibiyotik Nedir Antibiyotik Etkileri Nelerdir

Antibiyotik, herhangi bir mikroorganizma tarafından, başka bir mikroorganizmayı öldürmek veya çoğalmasını durdurmak için üretilen her türlü madde. Antibiyotik üretimi, onu üreten mikroorganizma için selektif bir avantaj sağlar. Örnek olarak, Penicillium tarafından üretilen antibiyotikler, doğada rekabet halinde olduğu diğer mikroorganizmaların büyümesini önleyerek Penicillium'a rekabette önemli bir avantaj sağlar. Etkileri Antibiyotiklerin iki çeşidi vardır;...

http://www.biyologlar.com/antibiyotik-nedir-antibiyotik-etkileri-nelerdir

ANTİBİYOTİKLERİN BAKTERİLERE ETKİSİ

Yaşadığımız yüzyılın özellikle ikinci yarısı yıllarından sonra, bakteri ve virüs genetiği, bunların morfolojik yapıları, kapsadıkları komplike protein, nükleoprotein ve diğer kimyasal bileşimleri, enzimleri saptanmıştır. Enfeksiyon etkenlerinin organizmada üreyip çoğalabilmeleri, patolojik yerleşimlerini oluşturabilmeleri için, gerekli olan yaşam kapsamlarının biri üzerinde etkili olabilecek antimikrobikler üzerindeki araştırmalar da yönünü bulmuş ve...

http://www.biyologlar.com/antibiyotiklerin-bakterilere-etkisi

POLİPEPTİT HORMON GÖSTERİMİ

Endokrin hücre granüllerindeki polipeptit hormonları birkaç yöntemle göstermek olasıdır. Elektronmikroskobik Görünümler: İmmünositokimyasal tekniklerle özel bir polipeptid içerdiği gösterilebilen granüllerin granül büyüklüğü, şekli ve densitesi olmak üzere özel bir ultrastrüktürel görünüme sahip olmaları ile tanınabilirler. Ultrastrüktürel görünümlerle osmium kullanmadan alde¬hitle tespit edilip resine gömülmüş dokulardan alınan yarı ince-ince kesit...

http://www.biyologlar.com/polipeptit-hormon-gosterimi

DNA’nın yapısı

J.Monod Temel biyolojik değişmez DNA’dır. İşte bunun için Mendel’in kalıtsıl çizgilerin değişmez taşıyıcısı olarak geni tanımlaması, Avery’nin bunu kimyasal olarak saptaması (Hershey’in de doğrulaması), Watson ile Crick’in de onun eşlenici değişmezliğinin yapısal temellerini açığa çıkarmaları, kuşkusuz, biyolojide yapılmış olan en büyük buluşlardır. Bunlara, bütün anlamını ve geçerliliğini bu yeni buluşlar yoluyla kazanmış olan...

http://www.biyologlar.com/dnanin-yapisi-1

Doku Mühendisliği ile Yedek Organlar Oluşturma

Dünyada ve ülkemizde, organ yetmezliğinden dolayı hastanelerde tedavi gören ve organ bağışı için sıra bekleyen pek çok hasta bulunmaktadır. Organ naklinin yapılabilmesi için uygun bağışçıların bulunabilmesi çok uzun ve acılı bir süreçtir. Operasyon sonrasında da nakledilen organı vücuda kabul ettirebilmek için yan etkileri kaçınılmaz olan, bağışıklık sistemini zayıflatıcı ilaçlar kullanılır. Son yıllarda yapılan, doku mühendisliği alanındaki...

http://www.biyologlar.com/doku-muhendisligi-ile-yedek-organlar-olusturma

RNA’nın Yapısı, Çeşitleri ve İşlevleri

RNA , tek nükleotit zincirinden oluşur.Yapısında şeker olarak riboz bulunur.Bazları adenin , guanin, sitozin ve urasildir.Çekirdek,kloroplast, mitokondri , stoplazma da bulunur.Ribonükleaz enzimi tarafından hidrolize edilir. Hücrelerde büyüklük ve görev bakımından üç çeşit RNA vardır.RNA sentezi , RNA polimerazın DNA’nın nükleotit ipliğinin birine tutunması ile başlar.RNA polimeraz DNA molekülünün şifrelenecek ipliği boyunca hareket eder.Enzim DNA şifre...

http://www.biyologlar.com/rnanin-yapisi-cesitleri-ve-islevleri

Hormonlar Hakkında Ayrıntılı Bilgi

Alm. Hormone (n.pl.), Fr. Hormones (m.pl.), İng. Hormones. Vücuttaki iç salgı bezlerinden ve bâzı hücrelerden salgılanarak, kan yoluyla hedef hücrelere varan, hücrelerdeki çeşitli metabolik olayları düzenleyerek vücutta çok önemli işler başaran kimyâsal maddeler. Vücutta hücrelerarası yönetimi sağlayan iki haberleşme sistemi vardır. Birisi sinir sistemidir, diğeri ise hormonal haberleşme sistemidir. Hormonal sistem sinir sistemine göre oldukça yavaştır. Her ne...

http://www.biyologlar.com/hormonlar-hakkinda-ayrintili-bilgi

Proteinler

Genler taşıdıkları bilgileri kullanarak proteinleri oluşturur.Yine genler oluşturdukları bu proteinler sayesinde hücre veya organizma düzeyinde tüm biyokimyasal olayları takip eder.Bu biyokimyasal tepkimeler sonucunda organizmaların sahip oldukları fenotipler belirlenir.Protein sentezi prokaryotik hücrelerin sitoplazmasında sentezlenir.Proteinlerin translasyonu için genetik bilgiyi taşıyan bir DNA molekülü veya RNA’ya ihtiyaç vardır.Ayrıca DNA’daki genetik bilgiyi...

http://www.biyologlar.com/proteinler

AZOTLU BİLEŞİKLER

Bitkisel sekonder metabolitlerin çoğunun yapısında azot bulunur. Bu grupta bulunan bileşikler arasında, insanlara toksisiteleri ve tıbbi özellikleri nedeniyle hayli ilgi çekici olan alkaloitler ve siyanojenik gliko­zitler ilk akla gelenlerdir. Bu bileşikler, aynı zaman­da, herbivorlara karşı savunma elemanları olarak da bilinir. Azotlu sekonder metabolitlerin pek çoğunun biyosentezi genel amino asitlerden gerçekleşir. Bu bölümde, alkaloitler, siyanojenik glikozitler,...

http://www.biyologlar.com/azotlu-bilesikler

 
3WTURK CMS v6.0