Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 2474 kayıt bulundu.

Klorofil ve Karotenoidler Deneyi

Bir havan içine hücrelerin parçalanmasını kolaylaştırmak için kum ve alkol konup Urtica sp. (ya da koyu yeşil yapraklı başka bir bitki taflan) yaprakları da ilave edilip iyice ezilir. Koyu yeşil renkte boyalı bir eriyik elde edilir, buna ham klorofil eldesi adı verilir. Bu ham extre fluoresans özelliği gösterir, beyaz ışığa tutulursa ............ ................. renkte görülür. Ham klorofil extresi hem klorofil hem de karotin ve ksantofil boyalı maddelerini...

http://www.biyologlar.com/klorofil-ve-karotenoidler-deneyi

Bakteriyosinler

Gıdaların korunması ve muhafaza sürelerinin uzatılmasında, düşük sıcaklık veya ısıl işlem uygulaması, paketleme yöntemleri gibi prosesler ve tuz, şeker ve antimikrobiyal katkı maddeleri gibi katkılar kullanılmaktadır. Ancak yine de gıda kaynaklı sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilmektedir. Gıdaların güvenliğinin sağlanmasında mümkün olduğunca proses uygulamalarından kaçınılması ve doğal katkı maddelerinin kullanımı gerekmektedir. Bu amaçla...

http://www.biyologlar.com/bakteriyosinler

Su ve Mineral Madde Metabolizması

Bitki hücresine alınan su canlılığı sağlayan tüm olayların yürümesi için gerekli ortamı sağlar. Bilindiği gibi su yarıkovalent, elektron çiftlenmesi ile oluşan O - H bağlarının 105 derecelik açı yapması ve daha çok -2 yüklü oksijene yakın olan elektron çiftlerinden oluşması nedeniyle çift kutuplu, dipol bir moleküldür. Bu nedenle su reverzibl olarak H(3)O +, hidroksonyum ve hidroksil şeklinde iyonlarına ayrılabilir. Mineral iyonları çevrelerine zıt...

http://www.biyologlar.com/su-ve-mineral-madde-metabolizmasi-2

Gebelikte rekombinant dna teknolojisi

Moleküler biyolojide ve genetik mühendis­lik alanında önemli bir aşama olan bu teknolo­ji, başka yöntemlerle tanınamayan birçok gene tik hastalığın pre ve postnatal tanısına olanak vermektedir. Teknolojinin esası, restriksiyon en donükleaz’lar adı verilen bir grup dna enzimi aracılığı ile özgül genler içeren dna parçacık­larının elde edilmesidir. Daha sonra bu dna par­çaları bakteriofaj, plasmid ve kosmid gibi uy­gun vektörlerle birleşmekte trekombinasyon)...

http://www.biyologlar.com/gebelikte-rekombinant-dna-teknolojisi

SİNERJETİK SİSTEMDE EVRİMİN TANIMI

Evrim, Hücre Bilincinin, Değişen Doğa Koşullarının Farkına Varıp, Kendilerini Yeniden Dizayn Etmeleri Olgusudur. Zaman, değişim ve dönüşümün göstergesi; hayat da zamanın bir dilimi olduğundan, bir insan olarak bizlerin hayatının da bu değişim-dönüşüm sisteminin (yani evrimin) bir adımı olması zaten beklenen bir durumdur. Tüm duygu, düşünce ve davranışlarımız, bu değişim ve dönüşüm sistemi çerçevesinde, enerjinin bir şekilden diğerine...

http://www.biyologlar.com/sinerjetik-sistemde-evrimin-tanimi

Rekombinant DNA Teknolojisi

Rekombinant DNA Teknolojisi

Rekombinat DNA teknolojisi ile bir çok canlının genetik yapısı yeniden düzenlenebilmektedir. Bu şekilde, bitkilerden daha verimli ürünler elde edilebilir. Rekombinant DNA teknolojisi, doğada kendiliğinden oluşması mümkün olmayan, çoğunlukla farklı biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin, genetik mühendislik teknolojisiyle kesilmesine ve elde edilen farklı DNA parçalarının birleştirilmesi işlemlerini kapsayan bir teknolojidir. Rekombinant DNA ise; bu...

http://www.biyologlar.com/rekombinant-dna-teknolojisi

ENERJİ ve KARBON METABOLİZMASI

Bilindiği gibi canlıların birincil enerji kaynağı güneş enerjisidir. Besin zinciri ototrof - kendibeslek yeşil organizmaların güneş enerjisini kullanarak inorganik CO2 gazının karbonunu suyun protonu ile redükleyip - indirgeyip organik bileşikler sentezlemesi ile başlar. Canlılık ışığın fiziksel enerjisinin kimyasal bağ enerjisine dönüştürülerek canlılık ve sürdürülmesi için gerekli işlerde kullanımı ile yürür. Bu işlemler ve işlerin toplamına...

http://www.biyologlar.com/enerji-ve-karbon-metabolizmasi-1

Gen Klonlanmasında Rekombinant DNA Teknolojisi

Gen Klonlanmasında Rekombinant DNA Teknolojisi

Daha önceki bölümlerde aşamalarını anlattığım ve oluşturulan rDNA 'ların hücrelere aktarılması sırasında çeşitli yöntemler kullanılır. Rekombinant DNA moleküllerin hücreye aktarılması sırasında(bu hücreler konak hücrelerdir) rekombinant molekülün aktarılacağı organizmaya bağlı olarak çeşitli aktarım (transfer) yöntemleri mevcut olup, aktarım işlemi, "transformasyon" adını alır. Bu yöntemler; 1)Kimyasal teknikler(kalsiyum-fosfat transfeksiyonu) ...

http://www.biyologlar.com/gen-klonlanmasinda-rekombinant-dna-teknolojisi

SİNERJETİK SİSTEM VE DARWİNİST EVRİMİN YORUM FARKLARI

Örnek:karanlık mağaralarda yaşayan ve gözleride olan balıkların neden gözlerinin işlevsiz olduğuna dair Darwinist evrimin ve Sinerjetik sistemin yorumlarına bakalım: DARWİNİST YORUM: Tamamen karanlık mağaralarda yaşayan balık türleri, körelmiş ve işlevsiz gözlere sahiptir. Bu balıkların görebilen ataları mağaralarda yaşamaya başlayınca gözlerin işlevini korumaya yönelik hiçbir doğal seçilim baskısı kalmamıştır. Bu yüzden, iyi görüşe sahip...

http://www.biyologlar.com/sinerjetik-sistem-ve-darwinist-evrimin-yorum-farklari

Rekombinant DNA Teknolojisi Kullanım Alanları

Rekmonbinant DNA teknolojisi, genlerin yeni sıralanışlarını içeren DNA molekülleri meydana getirebilmek için in vitro teknikler kullanarak ve bu genlerin modifiye genlerin içinde çoğalmalarına devam edebilecekleri konakçı organizmalara veya hücreye yerleştirilebilmelerinde kullanılabilecek vektörlerin olusturması amacı tasıyan bir teknolojidir. Rekombinant teknolojisinin kullanım alanları cok geniştir. Kullanım alanlarına bakıldıgında ilaç geliştirme...

http://www.biyologlar.com/rekombinant-dna-teknolojisi-kullanim-alanlari


XII. İÜGEN Uluslararası Katılımlı <b class=red>Molekül</b>er Biyoloji ve Genetik Kış Okulu

XII. İÜGEN Uluslararası Katılımlı Moleküler Biyoloji ve Genetik Kış Okulu

İstanbul Üniversitesi Genetik Kulübü'nün artık gelenekselleşen bir etkinliği olan XII. İÜGEN Uluslararası Katılımlı Moleküler Biyoloji ve Genetik Kış Okulu 6-7-8 Mart 2015 tarihinnde İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Cemil Bilsel Oditoryumu'nda gerçekleşecektir. Etkinlikte, çeşitli üniversitelerden katılım sağlayacak olan lisans ve yüksek lisans öğrencileri, biyoloji ve medikal bilimlerin çok çeşitli alanlarından farklı konulara, moleküler biyoloji...

http://www.biyologlar.com/xii-iugen-uluslararasi-katilimli-molekuler-biyoloji-ve-genetik-kis-okulu

Nanoteknoloji ve Mikrodünyalardaki Yaratılış

Nanoteknoloji ve Mikrodünyalardaki Yaratılış

Teknoloji ilerledikçe kullandığımız araçların boyutları giderek küçülüyor. İlk bilgisayar bir oda kadar büyüktü. Önce bir çalışma masasının, sonra da dizlerin üstüne konabilecek kadar küçüldü.

http://www.biyologlar.com/nanoteknoloji-ve-mikrodunyalardaki-yaratilis

Bakteriyofajlar Hakkınmda Bilgi

Bakteriyofaj (bakteri ve Yunanca phagein, ‘yemek’ fiilinden türetme), bakterileri enfekte eden bir virüstür. Terim genelde kısaltılmış hali olan faj olarak kullanılır. Ökaryotları (hayvan, bitki ve mantarları) enfekte eden virüsler gibi fajlarda da büyük bir yapısal ve işlevsel çeşitlilik vardır. Tipik olarak proteinden oluşan bir kabuk ve içinde yer alan genetik malzemeden oluşurlar. Genetik malzeme DNA veya RNA olabilir, ama genelde 5 - 500 kilo baz çifti...

http://www.biyologlar.com/bakteriyofajlar-hakkinmda-bilgi

İnsanın Mikroekolojisi

Mikroekolojik açıdan incelendiğinde insan vücudunda sadece kendi hücreleri bulunmaz. İnsan vücudu kendi hücre sayısından daha fazla tek hücreli mikroorganizmaya (bakteri ve mantar) ev sahipliği yapar. Mikroplar doğumdan hemen sonra bebeğin ağız ve burun gibi dışa açılan boşluklarına yavaş yavaş yerleşmek suretiyle koloniler teşkil eder. Yetişkin bir insandaki toplam mikroorganizma sayısı 1014-1015’tir (bu sayı insanın kendi hücrelerinin sayısından yaklaşık...

http://www.biyologlar.com/insanin-mikroekolojisi

Bakterilerin endospor durumu, endospor meydana gelişi

Bakterilerin endospor durumu, endospor meydana gelişi

Endospor, bir bakterinin uygun olmayan koşullar altında sitoplazma yüzeyini minimuma indirerek metabolizmasını en düşük halde çalıştırmasıyla ortamın dış etkilerinden korunması amaçlı olarak aldığı haldir.

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-endospor-durumu-endospor-meydana-gelisi

Genel biyoloji vize soruları

1.Hücre zarının görevi nedir? - Hücre içi ile hücre dışı arasında madde alış verişini sağlayan esnek, canlı ve seçici geçirgen bir zardır. 2.Endoplazmik retikulum kaç çeşittir ve görevi nedir? - Üzerine ribozom taşıyan granüllü ve granülsüz olmak üzere iki çeşittir. Hücre içinde maddelerin taşınması, depolanması ve kimyasal reaksiyonların yapıldığı yerdir. 3.Sentrozomun görevi nedir? - Kendini çoğaltmak ve bölünme sırasında iğ ipliklerini...

http://www.biyologlar.com/genel-biyoloji-vize-sorulari

Moloküler Tıpta Biyomühendislik ve İnovasyon

Moloküler Tıpta Biyomühendislik ve İnovasyon

Gaziantep’te 20-21 Mart 2015 tarihleri arasında, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından ‘’Moleküler Tıpta Biyomühendislik ve İnovasyon Buluşmaları ’’ konulu sempozyum düzenlenecektir.Fikirlerimizi paylaşmak ve güçlü bir sinerji yaratmak adına sizi de aramızda görmekten onur ve mutluluk duyacağız.(Kayıtlar için 10 Mart 2015 Salı son tarihtir. Sempozyum ile ilgili ayrıntılı bilgiye www.sanko.edu.tr/saniva adresinden ulaşabilirsiniz.) Doç. Dr. E. İlker...

http://www.biyologlar.com/molokuler-tipta-biyomuhendislik-ve-inovasyon

FOSFOR DÖNGÜSÜ

FOSFOR DÖNGÜSÜ

Fosfor da, canlılar için gerekli temel maddelerdendir.Hücrelerde nükleik asitlerin enerji aktarımlarını sağlayan adenozin trifosfat (ATP) maddesinde,hücre zarının yapısında,ayrıca kemik ve dişlerin yapısında bulunur. Fosfor diğer elementler gibi doğada bileşikler halinde bulunur. Fakat bu bileşikler suda kolay çözünmezler.Fosfor bileşikleri özel- likle kemik,diş,kabuk gibi hayvansal atıklarda ve doğal kayaçlarda bulunurlar.Bu bileşikler suda çözünmedikleri...

http://www.biyologlar.com/fosfor-dongusu

Koliform grubu bakterıler ve bunlar hakkında bilgi

Koliform bakteriler gıda ve suların sıhhi durumunu gösteren göstergeç bakterilerdir. Tanım olarak çubuksu, Gram-negatif olup 35-37 °C'de laktoz fermante ederek asit ve gaz üretirler. Koliformlar sıcak kanlı hayvanların dışkılarında bolca bulunurlar, ama sulak ortamlarda, toprakta ve bitkilerde de bulunurlar. Coğu zaman kloliformalar kendileri hastalığa neden olmazlar ama kolay kültürlenirler, ve varlıkları dışkı kaynaklı zararlı patojenlerin de mevcut olabileceğine...

http://www.biyologlar.com/koliform-grubu-bakteriler-ve-bunlar-hakkinda-bilgi

Corynebacterium türleri ve Difteri

Difteri, başta tonsiller, farinks, larinks ve burun olmak üzere deri, konjonktivalar ile genital bölgede yerleşim gösterebilen akut bakteriyel bir hastalıktır. Hastalık aerob, gram pozitif bakteri Corynebacterium diphtheriae’nin toksijenik gravis, mitis veya intermedius biyotiplerinden biri ile ortaya çıkabilir. Diğer bazı Corynebacterium türlerinin de (C. ulcerans, C. pseudotuberculosis) toksin üretebildiği ve difteri kliniğinden sorumlu olabileceği bilinmektedir (1).Difteri...

http://www.biyologlar.com/corynebacterium-turleri-ve-difteri

Doğal seçilim ne denli yaygındır?

Biyologların doğal seçilimle ilgili sorabileceği en basit sorulardan biri de, ilgiçtir, yanıt verilmesi en güç olanlardan biridir. Doğal seçilim, bir popülasyonun genel genetik oluşumunun değişiminden ne derecede sorumludur? Doğal seçilimin canlıların fiziksel özelliklerinin çoğunu oluşturduğundan kimsenin ciddi bir kuşkusu yoktur - gaga, biseps, beyin gibi büyük ölçekteki özelliklerin oluşumunun başka mantıklı bir açıklaması yoktur. Ancak, doğal seçilimin,...

http://www.biyologlar.com/dogal-secilim-ne-denli-yaygindir

Su Döngüsü (SU ÇEVRİMİ), madde döngüsü, Karbon ve Oksijen Döngüsü ,Azot döngüsü, Fosfor döngüsü

Yaşama birliklerinde ve onun büyütülmüşü olan tabiatta canlılığın aksamadan devam edebilmesi için bazı önemli maddelerin kullanılan kadar da üretilmesi gerekmektedir.Doğada ekolojik önemi olan bu maddeler canlılar ve çevreleri arasında alınıp verilir.Bu maddeler güneş enerjisi yardımıyla belirli yörüngeleri izleyerek dolaşımlarını tamamlarlar.Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına madde döngüsü denir.Tüm maddeler döngü yoluyla sürekli olarak canlılar...

http://www.biyologlar.com/su-dongusu-su-cevrimi-madde-dongusu-karbon-ve-oksijen-dongusu-azot-dongusu-fosfor-dongusu

Çeşitlilik açıklanıyor

Darwin değişkenlerin nereden geldiğini söyleyememenin yanısıra yeni özelliklerin bir sonraki nesillerde nasıl yayıldığını da açıklayamadı. Yavrunun ebeveynlerin özelliklerinin karışımını aldığı karma kalıtıma (blending inheritance) inanıyordu. Ancak Darwin bile bu kuramın sorunlu olduğunu anlamıştı, çünkü eğer özellikler gerçekten karışmış olsaydı, herhangi nadir ve yeni bir özellik, bu özelliği taşımayan bireylerin nesiller boyu çoğalmasıyla...

http://www.biyologlar.com/cesitlilik-aciklaniyor

Alveoller

Alveoller polihedral veya hegzagonal şekillidir ve tek duvara sahiptir. Bu duvar, solunum bronşiolleri, duktus alveolaris, atrium veya alveolar keselere açılarak havanın akışına izin verir. Yan yana bütün alveoller açıldığında yaklaşık 150 m 2 genişliğinde gaz değişim alanı oluştururlar. Alveoller sıkıca paketlenmişlerdir ve her bir alveolün duvarı tam değildir. Bunun yerine komşu alveoller birbirlerinden interalveolar septum ile ayrılmışlardır. Herbir alveol...

http://www.biyologlar.com/alveoller

E.coli, Enterobacter aerogenes, Enterobacter cloacae, Citrobacter freundii, Klebsiella pneumoniae genel ve sısteamtık bilgi

E.coli Alem: Eubacteria Şube: Proteobacteria Sınıf: Gamma Proteobacteria Takım: Enterobacteriales Familya: Enterobacteriaceae Cins: Escherichia Tür: E. coli Genelde E. coli kısaltması ile veya koli basili olarak bilinen Escherichia coli (okunuşu Eşerişiya koli), memeli hayvanların kalın bağırsağında yaşayan faydalı bakteri türlerinden biridir. Normalde bağırsakta yaşadığı için, E. coli 'nin çevresel sularda varlığı dışkı kirlenmesinin bir belirtisidir. ...

http://www.biyologlar.com/e-coli-enterobacter-aerogenes-enterobacter-cloacae-citrobacter-freundii-klebsiella-pneumoniae-genel-ve-sisteamtik-bilgi

Kan-Hava Bariyeri

Alveol içerisindeki hava ile pulmoner kapiller içerisindeki kan arasında bulunan yapıları içerir ki bu yapılar kat edilerek gaz değişimi meydana gelir. Kan ve alveollerdeki hava arasında oldukça incelmiş olan bu engeli (bariyer) oluşturan yapılar; 1- Pulmoner yüzey epiteli üzerindeki ince surfaktant, 2- Tip I alveolar hücreler, 3- Birleşmiş pulmoner epitel bazal laminası ve kapiller endotelinin bazal laminası, 4- Kapiller endotel hücreler (hücreler oldukça incelip...

http://www.biyologlar.com/kan-hava-bariyeri

Türkiye'de <b class=red>Molekül</b>er Biyoloji ve Genetik Eğitimi

Türkiye'de Moleküler Biyoloji ve Genetik Eğitimi

Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Korkut Ulucan ÜLKE TV'de Şaban Özdemir'in sunduğu ARTI/EKSİ'de Moleküler Biyoloji ve Genetik konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

http://www.biyologlar.com/turkiyede-molekuler-biyoloji-ve-genetik-egitimi

Neisseria meningitidis  ve Bakteriyel menenjitler

Neisseria meningitidis ve Bakteriyel menenjitler

Bakteriyel menenjitler dünya genelinde - özellikle küçük çocuklarda, beyin hasarı, sekeller ve ölümle sonuçlanabilen ciddi tablolara yol açtıklarından dolayı- halen en önemli enfeksiyöz hastalıklardır. En sık rastlanan üç meningeal patojen olan Neisseria meningitidis, Haemophilus influenzae ve Streptococcus pneumoniae vakaların %80'den fazlasını oluştururlar. Erken ve özgül tanı hasta yönetiminde ve hastalığın kontrolü ile ilgili önlemlerin alınmasında...

http://www.biyologlar.com/neisseria-meningitidis-ve-bakteriyel-menenjitler

Kütle Akışı ve Şişme ile Su alımı

Sıvıların yerçekimi etkisiyle akışı ve benzeri olayları hidrostatik basınç farkı gibi potansiyel enerji farklılıkları sağlar. Bu şekilde DH değerinin sıfırdan büyük olduğu yer değiştirme olayına kütle akışı - “mass flow” denir. Bu tür olaylarda çözücü ve çözünen tüm maddelerin atom ve molekülleri aynı şekilde hareket eder. Kütle akışı vaküolde, hücrelerarası boşluklarda ve canlı hücreler arasında da plazmodezmler üzerinden olur. ...

http://www.biyologlar.com/kutle-akisi-ve-sisme-ile-su-alimi-1

Fotosistem Nedir, Fotosistemler

Klorofil ve karonitoidlere sadece plastidlerde rastlanır. Bunlar fotokimyasal reaksiyon üniteleridir ve “renkmaddesi bütünü” veya “fotosistem” diye adlandırılır ve birarada bulunurlar. Kloroplastı tilakoid renk membranlarının içine yerleşen bu maddelerden her biri, 300 renk maddesi molekülünden oluşur. Bir fotosistemdeki tüm renk maddesi molekülleri ışık enerjisini emer; ama buenerjiyi sistemde sadece bir tane aktif klorofil molekülü, gerçek fotosentez...

http://www.biyologlar.com/fotosistem-nedir-fotosistemler

Donnan Dengesi

Benzer şekilde örneğin bitki hücre çeperindeki orta lamelde yer alan pektik asitlerin karboksil kökü, membran lipidleri arasındaki fosfolipidler gibi sabit iyonların yerleştiği iyon kanalları kütle akışı ile mineral iyonlarının ile geçişine elektrokimyasal direnç gösterir. Görünür serbest alanda dahi iyonların suyla birlikte hareketine engel olur. Sitoplazmik membranlardaki lipidlerin çok yüksek direncinin fosfolipidlerce dengelenmesinde olduğu gibi direnci...

http://www.biyologlar.com/donnan-dengesi

1. Ulusal Bitki Biyolojisi Kongresi

1. Ulusal Bitki Biyolojisi Kongresi

Saygıdeğer meslektaşlarımız ve bitki bilimine gönül vermiş dostlarımız, Bilindiği gibi, Ulusal Botanik Kongresi’nin düzenlenmesi fikri tam 10 sene önce Botanikçilerin arasında yeşermeye başlamıştı. Ancak, o zamanlar yapılan nabız yoklamalarına göre, Botanik Kongresi’nin Ulusal Biyoloji Kongrelerinin düzenlenmesine sekte vuracağı gibi bir düşünce ağırlık kazanmıştı. Bu nedenle Ulusal Botanik Kongresi düşüncesi ulusal boyutta uygulamaya...

http://www.biyologlar.com/1-ulusal-bitki-biyolojisi-kongresi

CANLILARIN EVRİMİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER

A- Lamark’in Evrim Görüsü: 1-Kullanma – Kullanmama:Vücudun kullanilan organlari gelisir.Kullanilmayanlar ise körelir. 2-Kazanilan özelliklerin Kalitimi:Kullanma veya kullanmama ile kazanilan özellikler yeni nesillere aktarilir. Elestirisi: *-Kullanilan karakterler gelisir *-Kazanilan karakterler sadece bireye özgüdür *-Kazanilan karakterler kalitsal degildir *-Kazanilan karakterler kalitsal sinirlar içindedir *-Kazanilan karakterler modifikasyondur Modifikasyon:Çevresel...

http://www.biyologlar.com/canlilarin-evrimi-ile-ilgili-gorusler

Gama Işınlama Sterilizasyonu Nedir

Gama Işınlama Sterilizasyonu Nedir

Bu makale de sizlere, günlük hayatta kullandığımız gıdaların ve tek kullanımlık tıbbi ürünlerin sterilizasyonu sağlamak için kullanılan gama ışınlama yöntemini anlatacağım.

http://www.biyologlar.com/gama-isinlama-sterilizasyonu-nedir

Populasyon Dengesini Bozan Etmenler

Hardy-weinberg prensibi populasyon dengede kaldigi sü4rece geçerlidir.fakat populasyon daki genlerin frekansi uzun süre dengede kalamaz.Genlerin frekansinin degismesine mutasyon , seleksiyon , göçler , izolasyon ve rasgele olmayan evlilikler neden olur. 1- Göçler : Göç komsu iki populasyon arasindaki gen akisi olarak tanimlanabilir. 2- Izolasyon ( Ayrilma – Tecrit) : Büyük populasyon lar çesitli nedenlerle (dag , deniz, ve çöl olusumu ile veya kitalarin kaymasi ile) küçük...

http://www.biyologlar.com/populasyon-dengesini-bozan-etmenler

Ototrof canlıların Işık enerjisini kimyasal enerjiye nasıl dönüştürdüklerini tüm basamaklarıyla açıklayınız.

Ototrof canlıların Işık enerjisini kimyasal enerjiye nasıl dönüştürdüklerini tüm basamaklarıyla açıklayınız.

Bitkiler ve algler günes ışığını kullanarak besinlerini kendileri üretir. Kendi besinlerini kendi sentezleyen, su (H2O), karbondioksit (CO2) ve inorganik tuzlardan organik maddeyi oluşturan, enerjiyi bu organik bileşiklerde depolayan canlılardır. Kendi içinde: Fotosentetik ototroflar. (Fototroflar) Biyokimyasal olaylar için gereksinim duydukları enerjiyi güneş ışınlarından, fotosentezle sağlayan canlılardır. Örn : Yeşil ve mor bakteriler. Kemosentetik ototroflar....

http://www.biyologlar.com/ototrof-canlilarin-isik-enerjisini-kimyasal-enerjiye-nasil-donusturduklerini-tum-basamaklariyla-aciklayiniz-

Heterotrof görüşü

Heterotrof hipotezi’ne göre, ilk canlı heterotrof bir organizma olup, cansız maddelerin uzun bir “kimyasal evrim” geçirmesiyle meydana gelmiştir. Cansız maddelerin bir araya gelerek canlıları nasıl oluşturduğuna ait görüşler, Oparin ve Haldane gibi bazı bilim adamlarının hipotezlerine dayandırılmaktadır. Bu bilim adamları ilk atmosferde serbest oksijenin bulunmadığını, oksijenin su ve oksitlere bağlı olabileceğini iddia etmektedirler. Ayrıca ilk atmosferde...

http://www.biyologlar.com/heterotrof-gorusu

BAKTERİLER NASIL DİRENÇ KAZANIR?

Bakterilerin kendilerini koruma yöntemleri bakteriler kadar çeşitlilik gösterir. Bunlardan biri antibiyotikle karşılaşınca dayanabilenin çoğalması ve daha dayanıklı nesiller oluşturmasıdır. Bu çok hızlı gerçekleşmez. Tüberküloza yol açan bakteri bu şekilde direnç geliştirir. Bir diğer yol, bakterinin kendine yeni bir ‘yüz takınmasıdır’. Bunu da genetik yapısını değiştirerek yapar. Antibiyotikle daha önce karşılaşmıştır ve antibiyotiğin...

http://www.biyologlar.com/bakteriler-nasil-direnc-kazanir

Apoptozis ve kaspazlar

Apoptozis, organizma tarafından düzenlenen enerji bağımlı hücre ölümüdür. Programlı hücre ölümü olarak da adlandırılan bu süreç, doku homeostazının korunmasında kritik bir role sahip olduğu gibi, fetal gelişim ve erişkin dokulardaki pekçok fizyolojik olayda da önemli rollere sahiptir. Apoptozis terimi ilk kez 1972 yılında Kerr ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır (1). Kerr, fizyolojik olarak ölen hücrelerin çekirdeklerinde yoğunlaşmış kromatin...

http://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-kaspazlar

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi Ana Konuları:  Analitik Performans Bilgi Teknolojileri Bireysel Tıp Biyoinformatik Biyokimyasal Hematoloji ve Hemostaz Çevre Sağlığı ve Laboratuvar Diabetes Mellitus Eğitim Endokrinoloji ve Metabolizma Enfeksiyöz Hastalıklar Enflamatuvar Hastalıklar Enzimoloji ve Klinik Enzimoloji Epigenetik Fitoterapi Gebelik ve Laboratuvar Hasta Başı Testler İdrar Analizi İmmünolojik Hastalıklar İleri Laboratuvar...

http://www.biyologlar.com/xxvii-ulusal-biyokimya-kongresi

Üriner antijen testi

Üriner antijen testi, idrara geçen Legionella antijenlerinin saptanmasına dayalı hızlı bir testtir; ICT kart test ile 15 dakika içinde, ELISA ile 2-3 saat içinde sonuç alınır. Günümüzde üriner antijen testi klinik örneklerin DFA incelemesinin yerini almıştır . Özellikle hastalığın erken tanısında ve salgınlarda büyük kolaylık sağlar. Bazı yazarlar üriner antijen testini Lejyoner hastalığında bir devrim olarak nitelemektedirler. Öyle ki; testin...

http://www.biyologlar.com/uriner-antijen-testi

BioForm III

BioForm III

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü Engineering In Medicine & Biology Society (EMBS) Chapter Ailesi Gelenekselleşen BioForm Etkinliği 3.'sü İle Sizlerle!!!   Kuruluşunun  2.yılında Chapter kazanıp IEEE Global Platformu’nda resmen tanınmış olan YTÜ IEEE EMBS Chapter ailesi “tıp ve biyoloji bilimlerini mühendislik teknolojisi ile birleştirme” amacıyla çıktıkları yolda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. 25-26 Kasım 2015...

http://www.biyologlar.com/bioform-iii

Ototrof Hipotezi

Tüm canli organizmalarin hayatta kalmalari için besine ihtiyaç duyduklari düsünülecek olursa, ilk canlinin da kendi besinini kendisinin yapmasi gerekliligi ortaya çikar. Iste bu görüse göre ilk canli kendi besinini üretebilen ototrof bir canlidir. Diger canlilar da bunlardan meydana gelmistir. Ancak bugünkü anlamda ototroflarin, dünyanin olustugu ilk günlerdeki gibi olumsuz ve basit çevrede olusmasi mümkün degildir. Ototroflarin bu ilk kompleks yapiyi kazanmalari için...

http://www.biyologlar.com/ototrof-hipotezi

DNA'nın görünümü

DNA'nın görünümü

  Deoksiribonükleik asit veya kısaca DNA, tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA; bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak...

http://www.biyologlar.com/dnanin-gorunumu

Hacettepe Biyoloji ve Uygulamaları Kongresi

Hacettepe Biyoloji ve Uygulamaları Kongresi

Kongre Tarihi : 27-28-29 Haziran 2016 Kongr Adresi : Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü K Salonu

http://www.biyologlar.com/hacettepe-biyoloji-ve-uygulamalari-kongresi

Klorofil a ve Klorofil b

Bulunuşu: Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve e şeklinde adlandırılır. Bunların molekülleri birbirine çok benzer. Damarlı yeşil bitkilerde klorofil a ve b 3/1 oranında bulunur. Diğer klorofiller bu bitkilerde bulunsa bile çok az veya eser miktardadır. Klorofil bitkide kloroplast adı verilen organellerin içinde bulunur. Klorofil a, bakteriler hariç bütün yeşil bitkilerde, Klorofil b, yüksek bitkilerde ve yeşil yosunlarda bulunur. Klorofil d...

http://www.biyologlar.com/klorofil-a-ve-klorofil-b


Fotosentezde kullanılan klorofil a(koyu yeşil rekli pigment) ve klorofil b(açık yeşil renkli pigment) pigmentleri birbirlerinde dönüşebilirler mi?

Çimen, ısırgan otu gibi çeşitli bitkilerden ekstraksiyonla elde edilen yağda çözünen pigmentlerdir. Mg içeriğine bağlı olarak zeytin yeşilinden koyu yeşile kadar değişen renk tonlarında bulunurlar. Klorofil yeşil sebzelerin, meyvelerin ve yaprakların karakteristik özelliğini oluşturmaktadır. Klorofil, bütün yeşil bitkilerde fotosentez sonucu oluşan pigmentlerdir. Bunlar, bitki hücrelerinin fotosentezini gerçekleştiren organel olan kloroplastların membranında...

http://www.biyologlar.com/fotosentezde-kullanilan-klorofil-akoyu-yesil-rekli-pigment-ve-klorofil-bacik-yesil-renkli-pigment-pigmentleri-birbirlerinde-donusebilirler-mi

İmmüno onkoloji ile kanser tedavisinde yeni bir çağın kapıları açılıyor!

İmmüno onkoloji ile kanser tedavisinde yeni bir çağın kapıları açılıyor!

Son bir kaç yılda immüno onkolojide çok önemli gelişmeler yaşandıİmmüno onkoloji alanında ilk önemli sonuçların 2012 yılında alınmaya başlandığını ama çalışmaların geçmişinin 30 yıl geriye kadar gittiğini söyleyen Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Medikal Onkoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Çelik, immüno onkoloji ile kanser tedavisinde yeni bir çağa girildiğini ve hızla kemoterapisiz bir döneme doğru gidildiğini belirtti. Kanser...

http://www.biyologlar.com/immuno-onkoloji-ile-kanser-tedavisinde-yeni-bir-cagin-kapilari-aciliyor

 
3WTURK CMS v6.0