Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 136 içerik listeleniyor

  • Lökositlerin işlevleri

    Lökositler (akyuvarlar) vücudumuzu çeşitli mikroplara ve yabancı maddelere karşı savunan ve bağışıklığı sağlayan kan hücreleridir. İşlevlerine göre farklı alt gruplara ayrılırlar. Nötrofil parçalılar (granülositler). Vücudumuza giren  mikropları ve yabancı maddeleri yutarak yok ederler (fagositoz). Kemik iliğinden kana geçen nötrofiller dolaşımda  eritrositler gibi uzun süre kalmazlar, dokulara ya da iltihap bölgelerine geçerler. Dolaşımda kalma...

    https://www.biyologlar.com/lokositlerin-islevleri
  • Anne sütündeki vitaminler ve miktarları

    Anne Sütünün Antienfektif Öğeleri: • Laktoferrin: Demiri bağlayarak patojen mikroorganizmaların üreme­sini engelleyen bakteriostatik etkisi olan bir proteindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve büyüme etmenidir. • Bifidus Faktörü: Barsak pH’sını düşürerek, diyareye neden olan mik­roorganizma ve mantarların üremesine engel olan Laktobasillus bifidus adlı yararlı bakterinin oluşumunu sağlar. • Lizozim: Bakterisidal etkisi olan bir enzimdir. •...

    https://www.biyologlar.com/anne-sutundeki-vitaminler-ve-miktarlari
  • HİSTOLOJİ PREPARATLARI BOYAMA TEKNİKLERİ VE BOYALAR

    Belki de alınmamaktadır. Negatif boyamada yapıların şekilleri boyanın penetre olrnasından değil boya ile çevrelendiğinden gösterilmektedir. Bazen boyalar yenir. Daha kusursuz olarak, boya reaktifleri organizmanın fizyolojik aktivitelerine bağlı olan değişik yollarla canlı hücre içine alınabilir. Bu ise vital boyama ve supra-vital boyama olarak adlandırılır.Daha da genellersek, boya alınımı, boya-doku veya reaktif-doku affiniteleri nedeniyledir. Bazı doku...

    https://www.biyologlar.com/histoloji-preparatlari-boyama-teknikleri-ve-boyalar
  • EPİTEL HÜCRELERİNİN BİYOLOJİSİ

    Hücreler farklılaşırken zamanla yüklenecekleri çeşitli fonksiyonlara ait morfolojik ve fizyolojik özellikler kazanırlar. İyon Transportu Yapan Epitel Hücreleri: Bütün hücreler ATP’yi kullanarak kontsantrasyona ve elektriksel güç gradyanına karşı belirli iyonları taşırlar (Aktif transport). İyon transportu ve onu izleyen sıvı akımı çeşitli epitel hücrelerinde zıt yönlere (Apikalden bazale, bazalden apikale ) olabilir. Her iki durumda da sıkı bağlantılar...

    https://www.biyologlar.com/epitel-hucrelerinin-biyolojisi
  • HİSTOLOJİ LABORATUVARI TEMEL BOYAMA YÖNTEMLERİ

    Boyanmamış preperatlarda çoğu doku elemanları renksizdirler. Değişik kırma indeksine sahip olmaları nedeniyle ışık mikroskobu ile hücresel detayı görmek güçtür. Farklı morfolojik kısımların, farklı boyalarla boyanması gereklidir. Bu durumda çekirdek sitoplazmadan, kas bağ dokusundan farklı boyanarak, morfolojik inceleme kolaylaşır. Boyalar histokimyasal işlemlerle, dokuların kimyasal reaksiyonlarını ortaya koyar.Histolojik Boyamanın Kimyasal Temeli:Genel olarak...

    https://www.biyologlar.com/histoloji-laboratuvari-temel-boyama-yontemleri
  • Köpek Hastalıkları

    Tüm hayvanlar yaşamları boyunca çeşitli enfeksiyonlara maruz kalırlar.Anneden alınan antikorların etkisi sona erdiğinde enfeksiyonlara karşı zayıf hale gelirler.Enfeksiyona yakalanmadan önce,kendi bağışıklıklarını geliştirmeleri için gerekli olan yeterli miktarda antikoru üretecek B hücrelerine sahip olmaları gerekir.Özellikle köpek üretim merkezleri,barınaklar,pansiyonlar,pet shop ve dog showlar gibi kalabalık çevrelerde bulunan yavrular yüksek risk...

    https://www.biyologlar.com/kopek-hastaliklari
  • BAĞ DOKUSUNUN TEMEL FONKSİYONLARI, BAĞ DOKUSUNUNUN KÖKENİ, GLİKOZAMİNOGLİKANLAR

    Desteklik Yumuşak dokuları destekleme Vücut şeklinin sağlanması Hücre ve organları birbirine bağlama Savunma *Fagositik ve immunokompetan hücreleri ile (makrofaj, plazma, lenfosit gibi) *Bağ dokusunun temel maddesinin bileşenleri epitelden geçen mikroorganizmaların yayılmasını önleyen fiziksel bir engel oluşturur. Akışkanlığı azdır. Ancak hiyaluronidaz üreten bakteriler bağ dokusunun akışkanlığını artırarak güçlü yayılmaya yol açar. Beslenme Kan...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusunun-temel-fonksiyonlari-bag-dokusununun-kokeni-glikozaminoglikanlar
  • Bağ Dokusu Hücreleri Nelerdir

    Sabit ( fibroblast, yağ hücreleri) ve başka bölgelerden bağ dokusuna gelip bağ dokusunda geçici olarak kalan hareketli hücreleri içerir. Fibroblastlar: En fazla bulunan hücrelerdir. Bağ dokusununun ana hücreleridir. Lifleri ve hücrelerarası maddeyi sentezlerler. Bağ dokusunun onarımından sorumlu hücrelerdir. Onardıkları alanda scar dokusu şekillenir. Bu hücrelerin aktif formu fibroblast; inaktif formları ise fibrosit olarak adlandırılır. Normal şartlar altında...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusu-hucreleri-nelerdir
  • MAKROFAJ SiSTEMi (Mononükleer Fagositik Sistem)

    Ortak fonksiyonları fagositoz ve pinositoz ile vücut savunması ve çöpçülük; kökenleri kemik iliği kanda monosit bağ dokularında makrofaj olan ve ortak morfoloji olarak bol lizozom, GER, iyi gelişmiş Golgi kompleksi ve pseudopodlara sahip hücrelerin oluşturduğu bir sistemdir. Bu sistemin hücreleri normalde bağ dokularında histiyosit , aktive olduklarında aktive edilmiş makrofaj şeklinde bulunurlar. Hücreleri; *Karaciğerde Kuppfer hücreleri *MSS’de mikroglia...

    https://www.biyologlar.com/makrofaj-sistemi-mononukleer-fagositik-sistem
  • ESAS BAĞ DOKUSU TİPLERİ

    Gevşek (Areolar ) Bağ Dokusu: Papıller dermis, hipodermis, plevra, perikard ve periton gibi seröz zarların yapısında ve mukozal membranların yapısında bulunur. Bağ dokusunun tüm hücreleri bulunur ancak fibroblast ve makrofajlar çoktur. Liflerden kollajen ve elastik lifler daha fazla, retiküler lifler ise az miktarda bulunur. Amorf temel madde çoktur. Esnek ve bol damarlı bir dokudur ancak çekmelere karşı dayanıksızdır. Sıkı Bağ Dokusu: Kollajen lifler yapıya...

    https://www.biyologlar.com/esas-bag-dokusu-tipleri
  • BAĞ DOKUSUNUN FONKSİYONLARI VE HORMONLARIN ETKİLERİ

    Depolama: Lipid, su, elektrolitler (öz. Na+ ), plazma proteinlerinin 1/3’ü Savunma: Hücreleri ve hücrelerarası amorf temel maddesi ile bu fonksiyonu yerine getirir. Yangı alanına sırasıyla nötrofil – lenfosit, makrofaj – plazma hücreleri gelir. Etken ortadan kaldırılamazsa alan etrafında fibröz kapsül oluşturulur. Onarım: Fibroblastlar – scar dokusu oluşur. Transport: Kan damarlarından zengin amorf temel madde diffüzyona uygundur. Destek: Lifleri ile bu görevi...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusunun-fonksiyonlari-ve-hormonlarin-etkileri
  • Bakerilerde Hücre dışı yapılar

    Hücre zarının dışında bakteriyel hücre duvarı bulunur. Bakteriyel hücre duvarları peptidoglikan (eski metinlerde mürein olarak adlandırılırdı)'dan oluşur. Peptidoglikan, peptit zincirlerle birbirine çapraz bağlanmış polisakkarit zincirlerden oluşur, bu peptitler, hücredeki diğer protein ve peptitlerden farklı olarak, D-amino asitler içerir. Bakteri hücre duvarları bitki ve mantar hücre duvarlarından farklıdırlar; bitki hücre duvarları selülozdan,...

    https://www.biyologlar.com/bakerilerde-hucre-disi-yapilar
  • KEMİK DOKUNUN HÜCRELERİ NELERDİR

    Kemik dokusunda 4 tip hücre ayırt edilir: ■Osteoprogenitör hücre ■Osteoblast ■Osteosit ■Osteoklast Osteoprogenitör Hücreler ; Kemiğin ana hücreleri olup mezanşimden kaynaklanırlar. Genellikle soluk boyanan nukleuslu,asidofilik sitoplazmalı hücreler olup endosteumda, periyosteumun iç katında ve Havers kanal-ları gibi bölgelerde bulunurlar. Osteoprogenitor hücreleri mitozla olgun kemik hücrelerine fark-lılaşmaktadırlar. Bu hücreler kemik büyümesinde, zedelenmesi...

    https://www.biyologlar.com/kemik-dokunun-hucreleri-nelerdir
  • KEMİKTE ONARIM - KEMİĞİN REJENERASYONU NEDİR

    Organizmada herhangi bir nedenle hasar gören dokular belirli bir oranda kendilerini yenileye-bilmektedirler. Kemik dokusu bu onarım işini en iyi yapanlardan birisidir. Kemiğin kırılması du-rumunda, kırık bölgesinde yeni bir kemik dokusu oluşarak bölge tamamen normal hale gelmek-tedir. Kırık meydana geldiğinde dokunun kan damarlarıda hasar gördüğünden kanama oluşurve bu bölgedeki kan pıhtılaşır. Kırık bölgesindeki doku da bozulmuştur ve ortadan...

    https://www.biyologlar.com/kemikte-onarim-kemigin-rejenerasyonu-nedir
  • Medikal Biyolojiye Giriş

    HÜCRE BİLİMİ En ilkel yapılı hücre prokaryotik hücredir.Nukleus zarı bulunmaz. DNA hücre sitoplazmasında bulunur.Organellere sahip değildir. Örnek bakteri hücresi verilebilir. İleri yapı göstaeren hücreler eukaryotik hücrelerdir.DNA materyali nukleus zarı ile çevrelenmiştir.Çok değişik organelleri mevcuttur. Örnek insan hücresi verilebilir. HÜCREYİ İNCELEME YÖNTEMLERİ DOKU KÜLTÜRLERİ VİTAL BOYAMA HÜCRE ORGANELLERİNİN AYRILMASI YÖNTEMİ TESPİT YÖNTEMİ...

    https://www.biyologlar.com/medikal-biyolojiye-giris
  • HİSTOLOGLARCA UYGULANAN BOYAMA İŞLEMLERİ

    Histologlarca kullanılan temel boyama teknikleri aşagıdaki tabloda verilmiştir. Tablo :Histolojide Kullanılan Boyama Süreçlerinin Esas Tipleri BOYAMA YÖNTEMİ BELİRLEDİĞİ YAPILAR NEREDE NE İLE 1- Vital Boyama a-partiküllerin Makrofaj sistemi. canlı dokular trypan mavis fagositozu b-canlı yapıların Mitokondri canlı hücreler Janus green spesifik boyanması 2- Seçilen Çözünebilirlik yağ damlacıkları dondurma kesitler Sudan boyaları gibi lizokromlar 3- Renkli...

    https://www.biyologlar.com/histologlarca-uygulanan-boyama-islemleri
  • PREPARAT BOYAMA TEKNİKLERİ VE BOYALAR

    Belki de alınmamaktadır. Negatif boyamada yapıların şekilleri boyanın penetre olrnasından değil boya ile çevrelendiğinden gösterilmektedir. Bazen boyalar yenir. Daha kusursuz olarak, boya reaktifleri organizmanın fizyolojik aktivitelerine bağlı olan değişik yollarla canlı hücre içine alınabilir. Bu ise vital boyama ve supra-vital boyama olarak adlandırılır.Daha da genellersek, boya alınımı, boya-doku veya reaktif-doku affiniteleri nedeniyledir. Bazı doku...

    https://www.biyologlar.com/preparat-boyama-teknikleri-ve-boyalar
  • Transplantasyon immünolojisi

    TRANSPLANTASYON İMMÜNOLOJİSİ VE TARİHÇESİ İmmünoloji İnsan İmmün (Bağışılık) sistemi zararlı olan organizmaları vücuttan uzaklaştırmaktadır. Bu sistem, vücudumuzun yaklaşık iki trilyon hücresini koruyan, antibadi ve sitokinler üreten hareketli askerleridir. Virüs, bakteri ve tümör hücreleri veya transplante edilmiş hücreler gibi yabancı ya da vücuda ait olmayan hücrelerle koordineli bir biçimde hızlıca çok yönlü bir atağa geçmektedir. Her ne...

    https://www.biyologlar.com/transplantasyon-immunolojisi
  • Dokular ile ilgili Soru Bankası

    1-‘’ Hücreleri birbirine sitoplazmik uzantılarla bağlantılı olup sertleşen ara maddesi içerisinde çeşitli iyon ve tuzlar bulunur.’’ Yukarıdaki verilen özellikler hangi dokuya aittir? A) Epitel doku B ) Bağ dokusu C) Kıkırdak dokusu D) Kemik dokusu E) Kas dokusu 2-Alyuvarlar, vücutta sayılarını artırırken aşağıdakilerden hangisi görülmez? A) Kırmızı ilikte hücre çoğalmasının hızlanması B ) Protein sentezinin artması C) Hemoglobin sentezinin artması...

    https://www.biyologlar.com/dokular-ile-ilgili-soru-bankasi
  • Hıv Virüsünün Yapısı (AIDS)

    Hıv Virüsünün Yapısı (AIDS)

    1983 yilinda Galla ve Monagnier AIDS etkeni HIV(Human immunodeficiency virüs)'yi tanimladilar. 1986 yilinda Bati Afrika'da HIV2 adinda bu virüsün yeni bir tipi bulundu. AIDS'in kelime anlami: Edinilmis bagisiklik yetmezligi sendromudur. AIDS'e neden olan HIV retrovirideae grubunun Lentivirineae ailesinde yer alir. HIV disindaki lentiviruslar diger canlilari enfekte ederler. FIV(feline immunodeficiency virüs)kedileri, SIV(simian immunodeficiency virüs) insan olmayan primatlari enfekte eder....

    https://www.biyologlar.com/hiv-virusunun-yapisi-aids
  • Hayvansal Dokular

    Hayvansal dokular, yapısına,görevlerine göre epitel doku,bağ ve destek doku,kas doku,sinir doku olmak üzere dört bölümde incelenir. A.Epitel Doku * Vücudun iç ve dış yüzeyini örter. * Hücreleri sık dizilişli, hücreler arasında çok az ara madde var. * Bütün doku,bağ dokusundan yapılmış taban zarı üzerine oturur. * Kan damarları taşımaz.Beslenme ,bağ dokusu aracılığı ile difüzyon ile olur. * Epitelyum dokunun başlıca görevleri şunlardır. Koruma: Vücudu...

    https://www.biyologlar.com/hayvansal-dokular-4
  • HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞİ

    Hücre zarı,seçici geçirgen bir yapıya sahiptir.Molekülün büyüklüğüne,yağda veya suda çözünmesine,polaritesine, ortamdaki yoğunluğuna veya türüne göre zar üzerinden madde taşınmasını dört farklı şekilde gerçekleştirir. Hücre zarından madde geçişi • Pasif Taşıma • Difüzyon • Kolaylaştırılmış Difüzyon • Osmoz • Plazmoliz • Deplazmoliz • Diyaliz • Aktif taşıma • Endositoz • Fagositoz • Pinositoz • Ekzositoz Pasif taşıma ...

    https://www.biyologlar.com/hucre-zarindan-madde-gecisi
  • LENFATİK VASKÜLER SİSTEM

    Lenfatik vasküler sistem, fazla ekstraselüler sıvının (lenf) interstisyal doku boşluklarından lenfatik kapillere aktarılarak tekrar dolaşıma katılmasını sağlayan damarlardan oluşur. Lenfatik damarlar merkezi sinir sistem ile orbita, iç kulak, epidermis, kıkırdak ve kemik dışındaki tüm organlarda bulunur. Kardiyovasküler sistemden farklı olarak açık bir sistemdir. Lenf dolaşım sistemi ise dokularda ucu kapalı tübüllerle (lenfatik kapiller) başlar, birleşerek...

    https://www.biyologlar.com/lenfatik-vaskuler-sistem
  • Solunum Sistemi

    Solunum sisteminin esas fonksiyonu, solunan havadan oksijeni almak ve vücut metabolizması sonucunda oluşan toksik bir ürün olan karbondioksiti atmaktır. Oksijen kuşkusuz hücre metabolizması için gereklidir ve akciğerlerden hücrelere dolaşım sistemi yolu ile taşınır, karbondioksit de tersine bir yol izleyerek hücrelerden akciğerlere taşınır. Solunum sistemi akciğerler ve dış ortam ile bağlantılı solunum yollarından oluşmuştur. Solunum sistemi iki bölüme sahiptir....

    https://www.biyologlar.com/solunum-sistemi-1
  • İnsanın Mikroekolojisi

    Mikroekolojik açıdan incelendiğinde insan vücudunda sadece kendi hücreleri bulunmaz. İnsan vücudu kendi hücre sayısından daha fazla tek hücreli mikroorganizmaya (bakteri ve mantar) ev sahipliği yapar. Mikroplar doğumdan hemen sonra bebeğin ağız ve burun gibi dışa açılan boşluklarına yavaş yavaş yerleşmek suretiyle koloniler teşkil eder. Yetişkin bir insandaki toplam mikroorganizma sayısı 1014-1015’tir (bu sayı insanın kendi hücrelerinin sayısından yaklaşık...

    https://www.biyologlar.com/insanin-mikroekolojisi
  • Leishmania ve sağlık yönünden önemi

    Leishmania'lar omurgalı konağın retikulo-endotelial sistemine ait belirli hücrelerde içinde parazitlenen canlılardır. Dokularda, yalnız kamçısız olan Leishmania biçimi bulunur. Taşıyıcı böceklerde ise hücre dışı yaşam gösteren ve kamçılı olan Leptomonas biçimi bulunur. Omurgalı konağın karaciğer, dalak, kemik iliği, lenf düğümleri, damar endotelinde RES hücreleri içinde parazitlenir. Kanda, monositlerde ve makrofajlarda da yerleşir. Parazitlendiği...

    https://www.biyologlar.com/leishmania-ve-saglik-yonunden-onemi
  • Solunum İletim Sistemi Arasında Fonksiyonel İlişki

    Daha önce de açıklandığı gibi, solunum iletim sistemi tüplerinin rijid olması bükülmezliğini korumak için şarttır ve bu bükülmezlik trakeden en küçük bronşlara kadar her bölümde bulunan kıkırdakların varlığı ile sağlanmıştır. Tüpler gene de uzunluklarını ve çaplarını değiştirebilme özelliğine sahiptir. Çap değiştirebilme düz kas ile sağlanır, bu düz kaslar otonomik sinir sistemi tarafından inerve edilir. Bütün akciğer dokusunda ve...

    https://www.biyologlar.com/solunum-iletim-sistemi-arasinda-fonksiyonel-iliski
  • Alveoller

    Alveoller polihedral veya hegzagonal şekillidir ve tek duvara sahiptir. Bu duvar, solunum bronşiolleri, duktus alveolaris, atrium veya alveolar keselere açılarak havanın akışına izin verir. Yan yana bütün alveoller açıldığında yaklaşık 150 m 2 genişliğinde gaz değişim alanı oluştururlar. Alveoller sıkıca paketlenmişlerdir ve her bir alveolün duvarı tam değildir. Bunun yerine komşu alveoller birbirlerinden interalveolar septum ile ayrılmışlardır. Herbir alveol...

    https://www.biyologlar.com/alveoller
  • Alveolar Makrofajlar

    Alveolar makrofajlar (alveolar fagositler veya toz hücreleri – dust cell) sadece interalveolar septumun interstisyumunda bulunmazlar, aynı zamanda alveolar yüzey ve alveolar boşlukta da bulunabilirler. Oldukça geniş olan bu hücreler 15-40 µm çapa sahiptir. Düzensiz şekilli olan bu hücreler düzensiz bir çekirdek ve bir çekirdekçik içerirler. Sitoplazmaları granüler veya vakuollü (köpüksü) görülebilir. Bilinen organellere ilaveten belirgin bir Golgi kompleksi, primer...

    https://www.biyologlar.com/alveolar-makrofajlar
  • Kan-Hava Bariyeri

    Alveol içerisindeki hava ile pulmoner kapiller içerisindeki kan arasında bulunan yapıları içerir ki bu yapılar kat edilerek gaz değişimi meydana gelir. Kan ve alveollerdeki hava arasında oldukça incelmiş olan bu engeli (bariyer) oluşturan yapılar; 1- Pulmoner yüzey epiteli üzerindeki ince surfaktant, 2- Tip I alveolar hücreler, 3- Birleşmiş pulmoner epitel bazal laminası ve kapiller endotelinin bazal laminası, 4- Kapiller endotel hücreler (hücreler oldukça incelip...

    https://www.biyologlar.com/kan-hava-bariyeri
  • Plevra

    Paryetal plevra torasik kavitenin duvarını döşerken, visseral plevra akciğerleri yüzeyini örter ve hilumda birbirleri ile devamlılık gösterirler. Plevra ince tabaka halinde fibröz bağ dokusudur. Bu bağ dokusu kollajenöz lifler, elastik ve başlıca fibroblast ile makrofaj olmak üzere birkaç hücre içerir. Plevra mezotel hücrelerden oluşmuş bir tabaka ile örtülüdür ve bağ dokusu içerisinde çok sayıda lenf ve kan kapillerleri ile birkaç küçük sinir lifi bulunur....

    https://www.biyologlar.com/plevra
  • MSS Differensiyasyonu ve Proliferasyonu

    Nöral tüp embriyonun dorsumu boyunca ektodermal bir katlantı şeklinde gelişir. Buradan kopan hücreler her iki tarafta nöral krestleri oluşturur. Nöral krestlerden kraniospinal ve sempatik ganglionlar, adrenal medulla ve diğer bazı hücreler gelişir. Başlangıçta duvarları tek tabaka halindeki epitel olan nöral tüpe ait hücreler süratli bir bölünme göstererek nöroblastlara differansiye olur. Nöroblastlar da nöron ve spongioblastlara dönüşür. Spongioblastlar sonradan...

    https://www.biyologlar.com/mss-differensiyasyonu-ve-proliferasyonu
  • Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

    Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

    https://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir
  • İnfeksiyonun Mekanizması

    Doğada çok yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardan ancak çok az bir bölümü insan ve hayvanlar için hastalık yapıcı niteliktedirler (patojenik mikroorganizmalar). Geri kalan büyük bir bölümü ise infeksiyon veya hastalık oluşturamamaktadırlar (apatojenik mikroorganizmalar). Ancak, genellikle hastalık oluşturmadığı bilinen bazı etkenler de, fazla stres nedeniyle konakçının direncinin kırıldığı hallerde veya bazı özel durumlarda, (immun yetmezlik...

    https://www.biyologlar.com/infeksiyonun-mekanizmasi
  • Pulpa - Diş pulpası

    Diş pulpası, embriyonik dental papillanın mezenşiminden gelişir ve pulpa kavitesini doldurur. Dental pulpa, vaskülarizasyon yönünden zengin ve bir çok sinirle desteklenen gevşek bağ dokusu yapısındadır. Pulpa kavitesi ana pulpal boşluk ve kök kanallarından oluşmuş olup dişin genel şeklini alır. Pulpa, hücreler ve hücreler arası maddelerden meydana gelir. Hücreler şekil yönünden mezenşimal hücreleri andırır fakat potansiyelleri yönündan farklıdır. Pulpa...

    https://www.biyologlar.com/pulpa-dis-pulpasi
  • Listeria Monocytogenes

    L. monocytogenes bu cinste evcil hayvanlarda enfeksiyon oluşturan tek türdür. Toprak, dışkı ve bitkilerde yaygın olarak bulunur. Bozulmuş, pH’sı nötral veya alkali olan bitkilerde daha çok bulunur. Silaj gibi pH’sı yüksek, bozulmuş bitkisel yemlerde canlı kalır, çoğalır ve klinik hastalık oluşturur. Toprak ve dışkıda 2-16 ay, çeşitli gıda maddelerinde (süt vb.) 5-26 ay canlı kalabilir. Hücresel Özellikleri Gram pozitif çomak Isıya bağlı olarak...

    https://www.biyologlar.com/listeria-monocytogenes
  • SİNDİRİM YOLLARI TABAKALARI

    Sindirim kanalı özofagus proksimalinden anal kanal distaline kadar uzanan içi boş bir tüptür. Bu sindirim yollarının her bir bölümü aynı organizasyona sahiptir. Ancak bu tabakaların yapı ve kalınlıkları gördükleri fonksiyonlardan dolayı değişik bölgelerde farklılık gösterir ve esas olarak 4 tabakadan oluşur. İçten dışa doğru genel sindirim yolları tabakaları: 1- Tunika mukoza (müköz membran) 2- Tunika submukoza (submukoza) 3- Tunika muskularis (muskularis...

    https://www.biyologlar.com/sindirim-yollari-tabakalari
  • T. Submukoza

    Kollajenöz, retiküler ve elastik lifleri içeren fibröz bağ dokusundan meydana gelmiş olan bu tabaka kasılmış midede görülen rugae veya longitidünal katlantılara kadar uzanır. Fibroblast, makrofaj, plazma hücreleri ve lenfositlere ilaveten genellikle birkaç da yağ hücresi bulunur. Tabaka içerisinde kan ve lenf kapillerleri, submukozal (Meissner’s) sinir pleksuslarının periferal sinirleri görülür. Muskularis mukozayı ve kan damarlarını innerve...

    https://www.biyologlar.com/t-submukoza
  • İnce Barsak Mukozal Yüzey Özelleşmeleri

    1- Sirküler Plikalar (Plicae Circulares, Kerckring Kapakçıkları) Submukoza ile birlikte mukozanın kalıcı, sirküler veya spiral katlantılarıdır. Bu katlantılar barsak çevresinin 2/3 veya daha fazlasına kadar uzanır, ender olarak da bütün lümeni çevirebilir. Bazı plikalarda dallanma görülebilir. Plikalar duodenumda pilorusa 5-6 cm kadar uzaklıkta başlar, maksimum gelişmesine terminal duodenum ve proksimal jejunumda ulaşır, sonradan azalarak ileumun distal yarısında...

    https://www.biyologlar.com/ince-barsak-mukozal-yuzey-ozellesmeleri
  • Çekum, Kolon ve Rektum

    Kalın barsaklarda bulunan intestinal bezler ince barsaklardakine oranla daha fazla bir derinliğe sahiptir ve daha sıkı şekilde biraraya gelmişlerdir. Bezlerin derinliği rektumda artarak 0,75 mm’ye ulaşır, kolonda 0,5 mm’dir. Goblet hücreleri oldukça fazladır, enterokromaffin hücrelere ender olarak rastlanır. Paneth hücreleri genellikle yetişkin insanda bulunmaz. Bezlerin derinliği boyunca görülen hücrelerin çoğunluğu süratli mitozise uğrayan undifferansiye epitelyal...

    https://www.biyologlar.com/cekum-kolon-ve-rektum
  • ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA GENEL PRENSİPLER

    Antibiyotikler tedavide en çok kullanılan ve kullanımında en çok hata yapılan bir ilaç grubudur. İnsan vücudunun her organında enfeksiyon gelişebileceğinden her daldaki hekimin antibiyotik kullanımını iyi bilmesi gerekir. Antibiyotiklere direnç gelişimi ve tedaviye yeni antibiyotiklerin girmesi gibi nedenlerle de bilgilerin devamlı yenilenmesi zorunludur. Antibiyotik kullanımında dikkat edilmesi gereken kuralları şöyle sıralayabiliriz.1. Antibiyotik kullanma...

    https://www.biyologlar.com/antibiyotik-kullaniminda-genel-prensipler
  • KARACİĞERİN HİSTOLOJİK YAPISI

    Yumuşak kıvamlı olan karaciğer vücutta bulunan en ağır bezdir. Ağırlığı 1,5 kg veya daha fazla olabilen karaciğer üst abdomende, diaframın altında yerleşmiştir. Taze iken koyu kırmızı veya kırmızımsı kahverengidir; bu renkten başlıca karaciğere olan zengin kan akımı sorumludur. Karaciğer kanını çölyak (celiac) arterden köken alan arterlerden ve portal ven yolu ile intestinal yollardan alır. Venöz boşaltım inferior vena kavaya olduğundan karaciğer...

    https://www.biyologlar.com/karacigerin-histolojik-yapisi
  • İnterstisyum

    Lobuli testis içerisinde interstisyel doku seminiferöz tübüller arasında yer alır. İnterstisyel dokuda kollajen lifler, kan ve lenf damarları, sinir lifleri ve pek çok tip hücreler bulunur. Hücreler başlıca fibroblast, makrofaj, mast hücreleri, undifferansiye mezenşimal hücreler ve testise özgü Leydig hücreleridir. Kan damarları ve sinirler organa mediastinumdan girer ve gene buradan organı terk eder. Leydig hücreleri genellikle tübüller arasındaki üçgen şeklindeki...

    https://www.biyologlar.com/interstisyum
  • Bakteri nedir?

    Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardırbakteri Tipik olarak bir gram toprakta bulunan...

    https://www.biyologlar.com/bakteri-nedir
  • HİSTOLOJİK DOKULARIN BOYANMASI

    HİSTOLOJİK DOKULARIN BOYANMASI

    Bekli de alınmamaktadır. Negatif boyamada yapıların şekilleri boyanın işlemesinden değil boya ile çevrelendiğinden gösterilmektedir.

    https://www.biyologlar.com/histolojik-dokularin-boyanmasi
  • Endotoksin Nedir

    Endotoksinler bakteri gibi patojenlerin içinde bulunan, potansiyel olarak toksik olabilecek bileşiklerdir. Endotoksinler bakteri tarafından salgılanmazlar, ama bakterinin parçalanırsa ortama salınan, onun yapısal bir bileşenidirler. Endotoksinler ile enterotoksinler karıştırılmamalıdır. Lipopolisakkaritler ve diğer endotoksinler Endotoksinlerin klasik örneği, çeşitli Gram-negatif bakterilerin dış membranında bulunan lipopolisakkaritler veya lipo-oligosakkaritlerdir. LPS...

    https://www.biyologlar.com/endotoksin-nedir
  • TRANSPLANTASYON İMMÜNOLOJİSİ VE TARİHÇESİ

    İmmünoloji İnsan İmmün (Bağışılık) sistemi zararlı olan organizmaları vücuttan uzaklaştırmaktadır. Bu sistem, vücudumuzun yaklaşık iki trilyon hücresini koruyan, antibadi ve sitokinler üreten hareketli askerleridir. Virüs, bakteri ve tümör hücreleri veya transplante edilmiş hücreler gibi yabancı ya da vücuda ait olmayan hücrelerle koordineli bir biçimde hızlıca çok yönlü bir atağa geçmektedir. Her ne kadar çevre immün cevabı stimüle etse de,...

    https://www.biyologlar.com/transplantasyon-immunolojisi-ve-tarihcesi
  • TRANSPLANTASYON ve İMMÜN YANIT

    MHC gen bölgesi 6. kromozom (6p21.31) üzerinde yerleşmiş olup, yaklaşık olarak 4 Mbp lik bir yer kaplar. En uzun haplotype (110-160 kb) DR53 grup haplotiplerdir. Jan Klein 1977 yılında Sınıf I, II ve III olmak üzere ilk tanımlamayı yapmıştır. Günümüzde HLA sınıf III’ e ait olan bölgenin telomerik ucundaki 0.3 Mbp kısmın sınıf IV bölgesi olarak isimlendirilmesi önerilmektedir. Klasik HLA antijenleri sınıf I geni icindeki HLA-A, -B, -C bölgesinde ve Sınıf II...

    https://www.biyologlar.com/transplantasyon-ve-immun-yanit
  • HAYVANLARDA ve İNSANLARDA ÜREME

    I. HAYVANLARDA ÜREME Gerek omurgalılarda gerekse omurgasızlarda üreme organlarına gonad denir. Genellikle dişi organ ovaryum, erkek organ testis olarak adlandırılır. Omurgasız hayvanların bazılarında cinsiyet ayrılmamış olup, bir birey hem erkek hem de dişi organı bulundurur. Böyle hayvanlara hermafrodit denir. * A. OMURGASIZ HAYVANLARDA ÜREME · Süngerlerde özel bir üreme organı yoktur. Vücudun birçok yerindeki hücreler (mezenşim tabakasındaki amipsi...

    https://www.biyologlar.com/hayvanlarda-ve-insanlarda-ureme
  • Aterom Nedir

    Aterom, atardamarların duvarlarında oluşan anormal yangısal (enflamatuvar) makrofaj akyuvar birikmesidir. Bu anatomik bozukluklar (lezyonlar) çocukluğun geç döneminde, yaklaşık 10 yaşından önce gelişmeye başlar ve zamanla iyice gelişir. Cerrahi müdahale ile, örneğin baypas ameliyatıyla atardamar yerine yerleştirilmiş toplardamarlar hariç, toplardamarlarda aterom gelişmez. Bu birikimler arter tüpünün endotel tabakası ile düz kas tabakası arasında olur. Patologlar,...

    https://www.biyologlar.com/aterom-nedir
3WTURK CMS v8.1