Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 160 kayıt bulundu.

Serum lipitlerinin kalitatif ve kantitataif tayini

Bol miktarda C, H ve O nin yanı sıra az miktarda P, N gibi elementleri de taşıyan lipidler, suda çözünmeyen ancak eter, kloroform ve aseton gibi nonpolar organik çözücülerde çözünen bir grup organik biyomoleküldür. İnsan plazmasında bulunan başlıca lipidler kolesterol, kolesterol esterleri, triaçilgliseroller, fosfolipidler ve serbest yağ asitleridir. Dolaşımda lipoproteinler şeklinde bulunurlar. Lipoproteinler lipidler ile proteinlerin birleşmesinden meydana gelirler....

http://www.biyologlar.com/serum-lipitlerinin-kalitatif-ve-kantitataif-tayini

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler.

http://www.biyologlar.com/virusler-hakkinda-bilgi

Virüs morfoloji tipleri

Virüs morfoloji tipleri

Bir bütün virüs taneciği, virion olarak da adlandırılır, aslında bir gen taşıyıcısından fazla bir şey değildir; kapsit olarak adlandırılan bir protein örtü ile çevrili nükleik asitten ibarettir.

http://www.biyologlar.com/virus-morfoloji-tipleri

Gram Boyama

Gram Boyama

Ilk olarak Hans Christian Joachim Gram tarafindan bu boyama yöntemini uygulamis ve bakterilerin büyük çogunlugunun gram olumlu ve gram olumsuzluk boyanma özelligi gösterilmistir.

http://www.biyologlar.com/gram-boyama

BİTKİLERDE AZOT KAPSAMAYAN ORGANİK BİLEŞİKLER

1)Karbonhidratlar 2)Lipitler Bunlar da karbonhidratlar,bitkide kuru maddenin yaklaşık %50-80’ini oluşturur.Kimi karbonhidratlar yaygın bulunmalarına rağmen,kimileri daha özeldir(Zarda olanlar).Yani türe özel,zar ve sitoplazmaya özel veya serbest ve depo maddesi şeklinde faaliyet göstermekte olan özel karbonhidratlar vardır.Karbonhidratların en ilginç yönü moleküllerin hızlı ve sürekli olarak birinin diğerine dönüşmesidir.Fizyolojik olarak aktif hücrelerde görülen...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-azot-kapsamayan-organik-bilesikler

Bakterilerde Hücresel yapı

Bakterilerde Hücresel yapı

Bakteri hücresi hücre zarı olarak adlandırılan bir lipit zarla çevrilidir. Bu zar, hücrenin içindekiler içine alıp, besinler, protein ve sitoplazmanın diğer gerekli bileşenlerini hücrenin içinde tutar.

http://www.biyologlar.com/bakterilerde-hucresel-yapi

Auramin - Rhodamin ile Boyama Yöntemi

Direkt mikroskopi teknikleri konusunun giriflinde verilen genel bilgiler ve yayma preparatın hazırlanması aflamaları hem karbol fuksin boyama hem florokrom boyama yöntemlerinde aynıdır. Rutinde tanı amaçlı en sık karbol fuksinli (Erlich Ziehl Neelsen- EZN , Kinyon) boyama kullanılmakla birlikte, daha duyarlı ve hazırlanan preparatın daha hızlı taranmasını sağlayan florokrom boyalar da kullanılabilir. Bu boyama yöntemlerinde, daha küçük bir büyütme ile daha genifl bir...

http://www.biyologlar.com/auramin-rhodamin-ile-boyama-yontemi

Hücre Fizyolojisi

Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi. Bir müze müdürü olan İngiliz Robert Hooke 1663 yılında mantar ve diğer bitki örneklerini bir jiletle keserek mikroskop altında 30 kat büyüterek inceledi. Bu incelemeler sonucunda bitkilerin "hücre" adını verdiği küçük...

http://www.biyologlar.com/hucre-fizyolojisi

İNSANDA ENDOKRİN SİSTEM

...İnsanlarda ve diğer hayvanlarda endokrin bezlerin salgıları(hormonlar) doğrudan kana verilir ve sadece hedef dokuda etkilidir. ...Çünkü her hormon için hücre zarları üzerinde seçici ve alıcı reseptörler (glikoproteinler ve glikolipitler) bulunur. ...Vücudumuzdaki bir çok olayın gerçekleşmesi birden fazla hormon çeşidiyle sağlanır. ...Örneğin kan şekerinin ayarlanması,pankreastan ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan dört ayrı hormonla sağlanır. Hormonlar...

http://www.biyologlar.com/insanda-endokrin-sistem


Fiksatif seçimi ve süresi

Uygun bir fiksatif seçimi, yapılması arzulanan analize bağlıdır. Örneğin, suda hazırlanmış bir fiksatif dokudaki glikojen, alkolde hazırlanmış bir fiksatif ise lipitleri eriteceğinden,söz konusu maddelerin araştırılmasında kullanılmazlar. Nukleus ya da kromozomlar incelenecekse asit fiksatifler çok sık kullanılır. Aseton, formalin ve glutaraldehit en az denatürasyona neden olduklarından ve enzimleri de iyi koruduklarından enzim etkenliğini araştırmada...

http://www.biyologlar.com/fiksatif-secimi-ve-suresi

ETİL ALKOL BULUNAN TESPİT SOLUSYONLARI

Etil alkol bazen bir fiksatör bazende dehidratan (dokunun suyunu alma)’ dır. Etil alkolun su miktarı azaltılacak olursa tespit solusyonu olur. Bu alkol hücre ve doku elemanlarını bozmadığı histoşimik araştırmalarda kullanılır. a) Mutlak AlkolYüksek konsantrasyonlarda kullanılır. Örn: % 99. 9    Tespit süresi: Parçalar 2 gün alkol içinde bırakılır. Ancak alkol bu süre içinde 3-5 defa yenilenir.Yıkama : Yıkama yapılmaz.Üstünlüğü : Dokunun bütün boyalarla...

http://www.biyologlar.com/etil-alkol-bulunan-tespit-solusyonlari

FORMALDEHİTLİ TESPİT SOLÜSYONLARI

Formaldehit sıvı yada formol halde bulunur. Kuvvetli bir koagülanttır (pıhtılaştırıcıdır). Dokuya süratle nüfuz eder. Sitoplazma için iyi bir tespit edicidir. Lipit gibi inklüzyonları iyi muhafaza eder. a-Tuzlu formol :Formol içerisine  NaCl ilave edilmesiyle elde edilir. İzotonik bir solusyondur. NaCl…………………………… 8 gr.Formaldehid………………….. 200 ccSaf su ……………………...…. 800 ccb. Nötr FormolSinir sistemini tespit eder....

http://www.biyologlar.com/formaldehitli-tespit-solusyonlari

TEMELİNDE DİKROMAT BULUNAN TESPİT SOLUSYONLARI

Kromik asit ve bunun tuzları dokuya az nüfuz eder ve tam olmayan tespit edicilerdir. Potasyum dikromat hücrenin stoplazmik yapısını iyi korur fakat nükleusları bozar. Yağları eritmez. Kullanılacağı zaman tek başına kullanılmaz. Bir takım karışımın terkibine girer. A – Tellyernicki fiksatifi% 3’lük Potastum dikromat …………………………………….95 cc.Asetik asit ……………………………….……………………………5 cc. Kullanılacağı...

http://www.biyologlar.com/temelinde-dikromat-bulunan-tespit-solusyonlari

MAYA MANTARLARI

Maya hücreleri; yuvarlak, oval ve silindir biçiminde bir görünümde olup tek hücrelidirler.Boyutları, türlere ve kültür koşullarına göre değişmek üzere, 2-10x3-16 mikrometre arasında değişmektedir.Bazı koşullarda, çok sayıda hücre yanyana gelerek uzun zincirler (pseudohifa) oluşturabilirler.Boyutları, genellikle bakterilerden daha büyüktürler.Hücre duvarı, maya hücrelerine şekil verir ve oldukça sert bir kimyasal yapıdadır.Bileşiminde glikoz ve annoz...

http://www.biyologlar.com/maya-mantarlari

Hayvansal Dokular

Hayvansal dokular, yapısına,görevlerine göre epitel doku,bağ ve destek doku,kas doku,sinir doku olmak üzere dört bölümde incelenir. A.Epitel Doku * Vücudun iç ve dış yüzeyini örter. * Hücreleri sık dizilişli, hücreler arasında çok az ara madde var. * Bütün doku,bağ dokusundan yapılmış taban zarı üzerine oturur. * Kan damarları taşımaz.Beslenme ,bağ dokusu aracılığı ile difüzyon ile olur. * Epitelyum dokunun başlıca görevleri şunlardır. Koruma: Vücudu...

http://www.biyologlar.com/hayvansal-dokular-4

Bitki Fizyolojisi Ders Notları

Fizyolojinin başlangıçı tohumun çimlenmesiyle başlar.Çünkü bitkilerin hayat devreleri spor ya da tohum faaliyetleriyle başlar.Çimlenme embriyodan ekolojik isteğe göre optimum koşullarda normal bitki yapılarını oluşturma yeteneğidir.Bir tohum gömleğinden radikula belirmesi çimlenmenin en önemli kısmıdır.Bu devrede sert koruyucunun engel olmaktan çıkarılması esnasında ise bir çok fizyolojik olayların başlamasıdır.Çünkü buradaki fizyolojik olayların...

http://www.biyologlar.com/bitki-fizyolojisi-ders-notlari-1

BİTKİLERDE AZOT KAPSAMAYAN ORGANİK BİLEŞİKLER

1)Karbonhidratlar 2)Lipitler Bunlar da karbonhidratlar,bitkide kuru maddenin yaklaşık %50-80’ini oluşturur.Kimi karbonhidratlar yaygın bulunmalarına rağmen,kimileri daha özeldir(Zarda olanlar).Yani türe özel,zar ve sitoplazmaya özel veya serbest ve depo maddesi şeklinde faaliyet göstermekte olan özel karbonhidratlar vardır.Karbonhidratların en ilginç yönü moleküllerin hızlı ve sürekli olarak birinin diğerine dönüşmesidir.Fizyolojik olarak aktif hücrelerde...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-azot-kapsamayan-organik-bilesikler-1

ARKELERİN SİSTEMATİĞİ HAKKINDA BİLGİ

ARKELERİN SİSTEMATİĞİ HAKKINDA BİLGİ

Arkeler, Arkea ( Yunanca αρχαία, "eskiler" 'den türetme; tekil olarak Arkaeum, Arkaean, veya Arkaeon), veya Arkebakteriler, canlı organizmaların bir ana bölümüdür. Yabancı literatürde bu gruptaki canlılar Archaea veya Archaebacteria, grubun tek bir üyesi ise tekil olarak Archaeum, Archaean, veya Archaeon olarak adlandırılır Arkeler, Ökaryotlar ve Bakteriler, üç-saha sisteminin ( İngilizce three domain system) temel gruplarıdır. Bakteriler gibi arkaeler de çekirdeği...

http://www.biyologlar.com/arkelerin-sistematigi-hakkinda-bilgi

EKOSİSTEM ÖĞELERİ

Ekolojik sistemler, değişik çeşit organizmalarla, onların cansız çevrelerinin oluşturduğu ve bir bütün olarak ele alınabilen birimlerdir. Ekolojik sistemlere kısaca ekosistem denir. Doğada ekosistem örnekleri son derece çeşitlidir. Örneğin, Beyşehir Gölü, İç Anadolu, İzlanda, Karadeniz, Kapıdağ Yarımadası, Kıbrıs, Borneo, Adası gibi geniş alanları kaplayan birimler ekosistem sayılabilecekleri gibi; içinde bitkileri, salyangozu, balığıyla kendi kendine...

http://www.biyologlar.com/ekosistem-ogeleri

Fosfor Döngüsü ve Mikrobiyolojisi

Fosfor hücrelerin çekirdeklerinde ve sitoplazmalarında bulunan DNA ve RNA’nın temel yapı taşlarından biridir. İnorganik P: çözünmez inorganik P bileşikleri bitkilere büyük ölçüde yarayışsız durumdadır. Fakat birçok mikroorganizma fosfatları çözerek yarayışlılığını arttırabilir. Bu tür bakteriler çoğunlukla kök yüzeyi üzerinde yaygındırlar. Pseudomonas, Mycobacterium, Micrococcus, Bacillus, Flavobacterium, Penicillum, Sclerotium, Fusarium, Aspergillus...

http://www.biyologlar.com/fosfor-dongusu-ve-mikrobiyolojisi

MİNERAL (İYON) METABOLİZMASI

Bitkilerin kimyasal kompozisyonu: Bitkilerin % 75 su ve % 25 kuru madde Kuru maddenin % 90’ ı organik % 10’ u inorganik Organik maddelerin başlıcalarını karbonhidrat, yağ ve protein olduğu, yağ ve karbonhidratların C, H, O ve N’ dan oluştuğu yani organik maddelerin 4 temel elementten meydana geldiği bilinmektedir. Bu 4 elementi sırasıyla P, S, K, Ca ve Mg izler. Yapılan analizlerde bitkilerde 60’ dan fazla elementin bulunduğu test edilmiştir. Bunlardan 16 elementin...

http://www.biyologlar.com/mineral-iyon-metabolizmasi

BİTKİ HORMONLARI ( fitohormonlar )

Bilimsel Süreç 1880 yılı başlarında, Julius Sachs araştırmaları sonucunda bitkinin farklı parçaları arasındaki gelişimin düzenlenmesini sağlayan “kimyasal mesajcıların” (chemical messengers) varlığını ileri sürmüştür. Ancak, Sachs‟ın düşüncesinin esası Charles Darwin tarafından yazılmış olan “The Power of Movements in Plants” (Bitkilerde Hareketlerin Kaynağı) isimli bir kitaptan gelmektedir. Charles Darwin ve oğlu Francis Darwin tarafından...

http://www.biyologlar.com/bitki-hormonlari-fitohormonlar-

Kuşlar Davranış Biçimleri ve Anatomik Özellikleri

Akciğerli, sıcak kanlı, bedeni tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı ve iki kanatlı, yumurtlayan omurgalı havanlardır. Çeneler,gagayı oluşturan boynuzsu bir kılıfla kaplanmıştır. Kuşun, yalnızca arka üyeleri yürümesine yarar; ön üyeleriyse kanatlara dönüşmüştür. İşte bu yüzden kuş iki ayaklıdır. Bazı türlerin kanatları uçmaya elverişli değildir. Kuşlar iskeletleri ve yumurtlayarak (ovipar) üremeleri bakımından sürüngenlere yakındırlar....

http://www.biyologlar.com/kuslar-davranis-bicimleri-ve-anatomik-ozellikleri

GİBERELLİNLER : Bitki Boyu Düzenleyicileri

Giberellinler Japonya’da 2. Dünya Savaşı yıllarında keşfedilmiştir, fakat bu sırada batı ile ilişkiler kopuk olduğundan batı bu keşfi 1950’lerde öğrenmiştir. Yüzyıl önce, Asya‟daki çiftçiler çeltik tarlalarındaki pirinç fidelerinin aşırı ölçüde boylandıklarını ve ince kaldıklarını gözlediler. Bu durumda, fideler olgunlaşmadan ve çiçek oluşturmadan önce, ince ve cılız oluyor ve bu sebepten dik duramayıp erkenden ölüyordu veya verim...

http://www.biyologlar.com/giberellinler-bitki-boyu-duzenleyicileri

ORGANİK BİLEŞİKLERİN TAYİNİ

Ayraçlar: İndikatörler (Ayıraçlar): Belirli şartlarda belirli maddelerle reaksiyona girerek uğradığı değişiklikle o maddenin varlığını gösteren maddelere ayıraç veya indikatör denir. Fehling Reaktifi Alman kimyager Herman von Fehling tarafından geliştirilmiştir. Bir organik maddenin redüktör (kimyasal bir reaksiyonda başka maddelere elektron veren madde) olup olmadığını anlamak için kullanılır. Redükleyici sekerleri (glukoz gibi monosakkaritler ve maltoz,...

http://www.biyologlar.com/organik-bilesiklerin-tayini

Kuru Distilasyon Yöntemi

Bitki kısımlarında mevcut maddeler çeşitli yöntemlerle belirlenirler.Çünkü;her elelment belirli deneysel etkilerle kendisini ortaya çıkartır.Bir tüpe buğday ve bezelye taneleri konulur.Tüp üç yıkama şişesine bağlanır. 1.I.şişede,CoCl’ye batırılmış mavi renkli süzgeç kağıdı ile Pb(CH3CO)2 eriyiğine batırılmış veyaz renkli süzgeç kağıdı vardır. 2.II.şişede,Nessler ayıracı bulunur. 3.III.şişede ise,Ba(OH)2 eriyiği mevcuttur. Buğday ve bezelye...

http://www.biyologlar.com/kuru-distilasyon-yontemi

BİYOKİMYA DERSİ ÇALIŞMA SORULARI ( 445 soru )

1) Biyokimyanın tanımı nasıldır? Canlı hücrelerin kimyasal yapı taşlarını ve bunların katıldığı reaksiyonları inceleyen bilim dalı… 2) Biyokimyanın amacı nedir? Canlı hücrelerle ilgili kimyasal olayların moleküler düzeyde tam olarak anlaşılmasını sağlamak 3) Biyokimyanın konuları nelerdir? Hücre bileşenlerinin doğası hakkındaki bilgilerin toplanması Hücre içinde sürekli olarak meydana gelen kimyasal dönüşümlerin incelenmesi 4) Canlı...

http://www.biyologlar.com/biyokimya-dersi-calisma-sorulari-445-soru-

FOSFOR DÖNGÜSÜ

FOSFOR DÖNGÜSÜ

Fosfor da, canlılar için gerekli temel maddelerdendir.Hücrelerde nükleik asitlerin enerji aktarımlarını sağlayan adenozin trifosfat (ATP) maddesinde,hücre zarının yapısında,ayrıca kemik ve dişlerin yapısında bulunur. Fosfor diğer elementler gibi doğada bileşikler halinde bulunur. Fakat bu bileşikler suda kolay çözünmezler.Fosfor bileşikleri özel- likle kemik,diş,kabuk gibi hayvansal atıklarda ve doğal kayaçlarda bulunurlar.Bu bileşikler suda çözünmedikleri...

http://www.biyologlar.com/fosfor-dongusu

Alveolar Makrofajlar

Alveolar makrofajlar (alveolar fagositler veya toz hücreleri – dust cell) sadece interalveolar septumun interstisyumunda bulunmazlar, aynı zamanda alveolar yüzey ve alveolar boşlukta da bulunabilirler. Oldukça geniş olan bu hücreler 15-40 µm çapa sahiptir. Düzensiz şekilli olan bu hücreler düzensiz bir çekirdek ve bir çekirdekçik içerirler. Sitoplazmaları granüler veya vakuollü (köpüksü) görülebilir. Bilinen organellere ilaveten belirgin bir Golgi kompleksi, primer...

http://www.biyologlar.com/alveolar-makrofajlar

E.coli, Enterobacter aerogenes, Enterobacter cloacae, Citrobacter freundii, Klebsiella pneumoniae genel ve sısteamtık bilgi

E.coli Alem: Eubacteria Şube: Proteobacteria Sınıf: Gamma Proteobacteria Takım: Enterobacteriales Familya: Enterobacteriaceae Cins: Escherichia Tür: E. coli Genelde E. coli kısaltması ile veya koli basili olarak bilinen Escherichia coli (okunuşu Eşerişiya koli), memeli hayvanların kalın bağırsağında yaşayan faydalı bakteri türlerinden biridir. Normalde bağırsakta yaşadığı için, E. coli 'nin çevresel sularda varlığı dışkı kirlenmesinin bir belirtisidir. ...

http://www.biyologlar.com/e-coli-enterobacter-aerogenes-enterobacter-cloacae-citrobacter-freundii-klebsiella-pneumoniae-genel-ve-sisteamtik-bilgi

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi

XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi Ana Konuları:  Analitik Performans Bilgi Teknolojileri Bireysel Tıp Biyoinformatik Biyokimyasal Hematoloji ve Hemostaz Çevre Sağlığı ve Laboratuvar Diabetes Mellitus Eğitim Endokrinoloji ve Metabolizma Enfeksiyöz Hastalıklar Enflamatuvar Hastalıklar Enzimoloji ve Klinik Enzimoloji Epigenetik Fitoterapi Gebelik ve Laboratuvar Hasta Başı Testler İdrar Analizi İmmünolojik Hastalıklar İleri Laboratuvar...

http://www.biyologlar.com/xxvii-ulusal-biyokimya-kongresi

Koaservat nedir? İlkin Koaservat Yapıları Nasıl Oluşmuştur? Yağların Canlılık Evrimi'ndeki Önemi...

Koaservatlar, "cansız" veya inorganik moleküllerden oluşan, ilk "canlı" (organik moleküllerden oluşan kompleks) özellikli moleküllerdir. Yani Dünya üzerinde var olan, olmuş ve olacak her canlının atası, ilkin hücreler olarak düşünebileceğimiz koaservatlardır. Bunlar, günümüz hücrelerinden çok daha ilkeldirler ve sadece bir zırh ile zırh içerisinde hapsolmuş moleküllerden ibarettirler. Ancak bu zırh belli oranda molekül transferine izin vermektedir; dolayısıyla...

http://www.biyologlar.com/koaservat-nedir-ilkin-koaservat-yapilari-nasil-olusmustur-yaglarin-canlilik-evrimindeki-onemi-

“Hayat Molekülleri”nin Temelleri, Oluşumları ve Koaservatların Gelişimi

Hayat Molekülleri, ya da diğer bir ismiyle organik moleküller en azından bizim bildiğimiz ve tanımladığımız anlamıyla canlılığın var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için gereken moleküllerdir. Temel olarak nükleotitler, lipitler, proteinler ve karbonhidratlar "hayat molekülleri"dir. Bu moleküllerin hepsinin genel formları üç aşağı beş yukarı benzer olsa da, işlevleri kimyasal ve fiziksel özelliklerinden dolayı birbirlerinden tamamen farklıdır. Ve bu...

http://www.biyologlar.com/hayat-molekullerinin-temelleri-olusumlari-ve-koaservatlarin-gelisimi

“Hayat Molekülleri”nin Nasıl Doğru Dizildikleri, İşlevleri ve Çalışma Prensipleri

“Bu moleküller bu doğru dizilimi nereden biliyorlardı da bu şekilde birleştiler ve sizin ‘Hayat Molekülü’ dediğiniz molekülleri oluşturdular?” Çok yerinde de bir soru olur, eğer henüz konuyu tam olarak kavrayamadıysanız. Hemen cevaplayalım: Bilmiyorlar, bilmiyorlardı, bilmeyecekler. Eğer ki -örneğin- aminoasitlerin bir seferde doğru şekilde birleşerek, birdenbire karmaşık bir proteini oluşturduğunu sanıyorsanız, Biyoloji'nin ABC'sinden bile habersizsiniz...

http://www.biyologlar.com/hayat-molekullerinin-nasil-dogru-dizildikleri-islevleri-ve-calisma-prensipleri

e.colinin bütün suşları hastalık yapar mı?

Bakterilerde "suş", ortak özellikleri ile başka suş'lardan ayırdedilebilen bir gruptur. Bu farklılıklar genelde moleküler düzeyde algılanabilse de bakterinin fizyolojisi ve yaşam döngüsüne etki edebilirler, örneğin patojenliğe yol açabilirler. Farklı E. coli suşları farklı hayvanlarda yaşadıkları için sudaki dışkı kirlenmesinin kaynağını anlamak mümkündür. Yeni E. coli suşları doğal mutasyonlar sonucu sürekli olarak belirmektedir ve bunların...

http://www.biyologlar.com/e-colinin-butun-suslari-hastalik-yapar-mi

Bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi kontrol eden maddeler hakkında bilgi veriniz.

Bitki büyüme ve gelişmesinde en önemli rol oynayan hormonlardan 5 ana hormon grubu bitki bünyesinde mevcut olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bunlar; Oxinler, Sitokininler, Gibberellinler ,Etilen ve ABA’dır. Bitki bünyesinde meydana gelen fizyolojik faaliyetlerin çoğunluğu bu hormonların kontrolü altındadır. Hormonların etkileri daima bir denge içersinde birbirlerini tamamlayıcı veya bir diğerinin etkisini azaltıcı olarak ortaya çıkar. Günümüzde...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-buyumeyi-ve-gelismeyi-kontrol-eden-maddeler-hakkinda-bilgi-veriniz-

Biyoloji Olimpiyatı Seçme Sınavı Soruları

1. Eşey hormonlarının kimyasal yapısı aşağıdaki bileşiklerden hangisine uyar? A) Karbonhidrat B ) Protein C) Lipit D) Steroit E) Mukopolisakkarit 2. Bir bitki hücresi hipertonik bir çözeltiye konulduğunda ilk olarak aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir? A) Hücre porlarının kapanması B ) Hücrenin patlaması C) Plazmoliz D) Ozmotik basıncın dengelenmesi E) Metabolik işlevlerin durması 3. Aşağıdakilerden hangisi prokaryotik hücreler için geçerli değildir? A)...

http://www.biyologlar.com/biyoloji-olimpiyati-secme-sinavi-sorulari

Evrime bir kanıt: Reseptör G-Proteinleri

Bu yazımızda, 2011 yılında bir proje olarak tamamlanmış reseptör G-Proteinleri projesinden bahsedeceğiz. Bu proje evrimsel bir kanıt olarak sunulmaktadır. Bir çoğumuzun yeni duyduğu bu terimi aslında birçok canlı türü hücrelerini dış katmanlardan koruyan hücre zarlarında milyonlarca yıldır kulanmaktadırlar. Birçok üniversiteden bilim adamlarının ortak yürüttüğü 100 canlı türünde yapılan çalışmada hücre zarların da yer alan reseptör G-Proteinlerinin...

http://www.biyologlar.com/evrime-bir-kanit-reseptor-g-proteinleri

Yağların Canlılardaki Önemi ve İlk Koaservat Yapılarının Oluşumu

Dünya üzerinde yaşamış, yaşayan ve bildiğimiz kadarıyla yaşayacak olan her canlının atası olan koaservatlar (ilk hücre öncesi formları) ve bunların oluşumlarını inceleyeceğiz. Önceki yazılarımızda da açıkladığımız gibi "canlı" dediğimiz varlık formunun oluşabilmesi, bazı biyokimyasal tepkimelerin gerçekleştirilebilmesine ve sürerliliğine bağlıdır. İşte bu yazımızda bu sürerliliğin adım adım nasıl kazanıldığını görecek ve dıştan...

http://www.biyologlar.com/yaglarin-canlilardaki-onemi-ve-ilk-koaservat-yapilarinin-olusumu

YAĞLAR ve ÖZELLİKLERİ

Özellikleri Suda erimezler. Eter , alkol , aseton gibi organik çözücülerde erirler. C ve O oranından fazla olduğundan enerji verimide fazladır. Hücre zarından geçemezler. 1 mol gliserol 3 mol yağ asidin dehidrasyon ile birleşmesinden oluşur. Sentezlerinde 3 ester bağı kurulur. Sentezlerinde 3 mol H2O açığa çıkar. 3 mol H2O ile hidrolize edilirler. Yağların hidrolizi lipaz ile gerçekleşir. Sudan III ile kırmızı renk verirler. Bitki ve hayvan hücrelerinde...

http://www.biyologlar.com/yaglar-ve-ozellikleri

Hücrede aktif ve pasif taşıma

Hücrede aktif ve pasif taşıma

Hücre, canlılarda yapı ve görev bakımından en küçük birimdir. Bütün canlılar hücrelerden yapılmıştır. Yeni hücreler, daha önce var olan bir hücrenin bölünmesi sonucu oluşurlar. Yüksek organizasyonlu hayvanlar şekil, büyüklük ve işlevleri farklı olan pek çok hücreden oluşurlar. Hücrelerin şekillerinin çok değişik olması nedeni ile bütün hücreleri içeren bir hücre şekli göstermek olanaksızdır. Bununla beraber bütün hücrelerde mikroskobik yapı...

http://www.biyologlar.com/hucrede-aktif-ve-pasif-tasima

Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

Arkelerin Biyolojik Ekonomik önemi

1970'lerde yapılan çalışmalarda arkeler farklı bir yaşam biçimine sahip canlılar olarak kabul edilmişti.

http://www.biyologlar.com/arkelerin-biyolojik-ekonomik-onemi

Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları

Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları

Son on yılda biyokimya, moleküler biyoloji ve bakteriyolojideki ilerlemeler, bakterilerin antikanser ajan olarak kullanımının yanı sıra, antikanser ilaçların verilmesinde kemoterapiye duyarlı ajan ve gen tedavisi için vektör olarak kullanımına kadar kullanışlı bir çok yönlerini ortaya koymuştur.

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-biyoteknolojide-kullanim-alanlari

Arkelerde Sistematik Yapı

Üst alem: Archaea Bölüm / Sınıf Crenarchaeota Euryarchaeota Korarchaeota Nanoarchaeota Arkeler, Arkea (Yunanca αρχαία, "eskiler" 'den türetme; tekil olarak Arkaeum, Arkaean, veya Arkaeon), veya Arkebakteriler, canlı organizmaların bir ana bölümüdür. Yabancı literatürde bu gruptaki canlılar Archaea veya Archaebacteria, grubun tek bir üyesi ise tekil olarak Archaeum, Archaean, veya Archaeon olarak adlandırılır Arkeler, Ökaryotlar ve Bakteriler, üç-saha sisteminin...

http://www.biyologlar.com/arkelerde-sistematik-yapi

ÇİPURA (Sparus aurata Lin., 1758) BALIĞININBİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Şahin SAKA-Kürşat FIRAT Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik BölümüYetiştiricilik Anabilim Dalı İskele-Urla, 35440 İZMİR GİRİŞ Günümüzde Akdeniz Bölgesi’nde oldukça iyi bir pazara sahip olan çipura balığına ait çalışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Yetiştiricilik çalışmalarında elde edilen bilgiler ise daha birçok konunun çalışılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır (Tandler ve Helps, 1985, Conides, 1992). ...

http://www.biyologlar.com/cipura-sparus-aurata-lin-1758-baligininbiyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

Aminoglikozidler

Duyarlı organizmalara karşı konsantrasyona bağlı bakterisidal aktivite gösterirler.Bazısı P.aeriginosa ve diğer Gr(-) basillere,bazısı Mycobakterilere etkilidir.Paramomisin kolonun protozea enfeksiyonlarında,Spektinomisin N.gonorhae tedavisinde kullanılmıştır.Aerob Gr(-) basil ve Gr(+) koklara etkisi Penisilinler veya Sefalosporinlerle additif veya sinerjistik olabilir.Rezistans az düzeydedir ve tedavi sırasında ortaya çıkışı nadirdir. Nefrotoksisite,ototoksisite ve...

http://www.biyologlar.com/aminoglikozidler

Helicobacter pylori

Helicobacter pylori (Helikobakter pilori- Hp) mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duedenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir. Önceleri Campylobacter pylori olarak adlandırılan bu bakteri, yapılan birçok araştırmanın sonucunda 1989 yılında Camplobacter ailesine ait olmadığına karar verilmiş ve kendi adıyla anılan...

http://www.biyologlar.com/helicobacter-pylori

Laktik Asit Bakterilerinin tiplendirmesinde kullanılan fenotipik yöntemler

Suşlar arasındaki ayrımı sağlayabilmek için gen ekpresyonunun ürününü karakterize eden(gözlemlenebilir karakterleri) ve genelde genus-tür düzeyinde identifikasyona olanak sağlayan geleneksel fenotipik yöntemler arasında morfolojik, fizyolojik, metabolik, biyokimyasal özellikler ve kemotaksonomik markörler (hücresel yağ asitleri, mikolik asit, polar lipitler, quininler, poliaminler, hücre duvarı bileşikleri, ekzopolisakkaritler) ile beraber faj tiplendirmeleri, hücre...

http://www.biyologlar.com/laktik-asit-bakterilerinin-tiplendirmesinde-kullanilan-fenotipik-yontemler

 
3WTURK CMS v6.0