Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 180 kayıt bulundu.



Anadolu'da Evrim (Evolution in Anatolia) - Bölüm 1

Anadolu'da Evrim (Evolution in Anatolia) - Bölüm 1

  Konuşmacı: Babür ERDEM Konu: Anadolu'da Evrim. (Anadolu'nun jeolojik evrimine paralel olarak üzerindeki biotanın evrimleşmesi) Yer: Hacettepe Üniversitesi, Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi

http://www.biyologlar.com/anadoluda-evrim-evolution-in-anatolia-bolum-1

Anadolu'da Evrim (Evolution in Anatolia) - Bölüm  2

Anadolu'da Evrim (Evolution in Anatolia) - Bölüm 2

  Konuşmacı: Babür ERDEM Konu: Anadolu'da Evrim. (Anadolu'nun jeolojik evrimine paralel olarak üzerindeki biotanın evrimleşmesi) Yer: Hacettepe Üniversitesi, Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi

http://www.biyologlar.com/anadoluda-evrim-evolution-in-anatolia-bolum-2

Cumhuriyet'in Başlangıç Döneminde Patoloji

Prof.Dr. Hamdi Suat Aknar (1873-1936) (Soyadı kanunundan sonra Aknar) Tıp Fakültesi'nde patoloji kürsüsünü kuran, modern patoloji eğitimini temellerini atan, gerektiğinde cephede hekimlik yapan, gerektiğinde laboratuvarda o döneme göre son derece ileri araştırmalar yapan ve deneysel karsinogenez (Kanser gelişimi) konusunda çalışmalarıyla uluslararası ün kazanan bir Türk hekimidir. Tıbbiyeyi bitirdikten sonra (1899), Almanya'ya gönderilmiş, döneminin önde gelen tıp bilim adamları ile çalışmış, çok değerli araştırmalar yapmıştır. Patolojide Alman okulunu öğrenen Hamdi Suat, 1904'te İstanbul'a dönmüş ve Gülhane'nin patolojik anatomi hocalığına atanmıştır. 1909 yılında Haydarpaşa'da askeri ve mülki tıbbiyelerin birleştirilmesiyle oluşturulan Darülfünun Tıp Fakültesi Patolojik Anatomi Hocalığına getirilmiş, bu görevi 1933 Reformu'na kadar sürdürmüştür. Hamdi Suat, kendisinden önce daha çok teorik derslerden ibaret olan Patoloji'yi uygulama alanına sokmuştur. Patoloji laboratuarını kurmak ve daha sonra geliştirmek için çalışmış, eğitim sistemini değiştirerek pratik uygulamalara ve deneysel araştırmalara büyük önem vermiştir. Hamdi Suat çok sayıda araştırma ve inceleme yapmıştır. Almanca ve Fransızca yayınlanan 40 makalesi, ayrıca 5 de Türkçe makalesi vardır. Özellikle veba, deri hastalıkları, bitki ve hayvanlarda tümör gelişimi üzerine çalışmalar yapmıştır. Öğrenciler için Genel Patoloji (Teşrih-i Marazi-i Umumi, 1914), Otopsi ve Adli Tıpta Önemi (Fethi Meyyit ve Tıbbı Adlide Ehemmiyeti, 1921) adlı ders kitaplarını yazmıştır. Bu kitapların 1929 ve 1930'daki 4. baskılarını latin harfleri ile bastırarak, kitaplarını latin harfleri ile yayınlayan ilk üniversite hocası olmuştur. Ayrıca Hamdi Hoca kürsüsüne ilk kez kadın asistan doktoru kabul eden üniversite hocasıdır. Almanya'da tıp öğrenimi gören Dr. Semiramis Rıfat Tezel 'i ihtisasını yapmak üzere kürsüye kabul etmiştir. Kendi adıyla anılan "Hamdi Erili" içinde uzun yıllar bozulmadan ve renk değişikliğine uğramadan saklanabilen doku ve organlardan oluşan 1800 olguluk büyük bir patoloji müzesi kurmuştur. İlk Patoloji kürsüsünü Gülhane Askeri Hastanesi'nde 1904'te kurmuş, otopsi ve mikroskopiye dayalı ilk Patoloji eğitimini 1907'de başlatmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında tifüs salgını üzerine araştırmalar yapmış ve ilk kez tifüs aşısı uygulamasını gerçekleştirmiştir. O dönemde ülke sağlık ortamının en önemli konularını ele alan Milli Tıp Kongresinin daha üçüncüsünde kanserin ana gündem olmasını sağlamıştır. Kanserin günümüzde kazandığı önemi neredeyse yetmiş yıl öncesinden görmüş ve bilim insanları kadar ulusal sağlık politikalarını belirleyenlerin ilgisini de çekmeyi başarmıştır. Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nun öncülü sayılan "Kanserle Mücadele ve Taharri Cemiyeti" 1933'te Hamdi Suat Aknar'ın girişimleri ile kurulmuştur. Hamdi Suat Aknar, döneminin önde gelen patologları arasında saygın bir bilim adamı olarak yer almıştır. Alman Patoloji Cemiyetinin ilk Türk üyesi olmuş, çeşitli uluslararası toplantılarda ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 1930 yılında Bakü'de toplanan Rus Tıp Kongresi, ulaşımdaki zorluklar nedeniyle Hamdi Suat geciktiği için açılışını ertelemiştir. "Acta Cancrologica" dergisinin yayın kuruluna seçilmiştir. Türk ve dünya tıbbına büyük katkıları olmuş, çok değerli doktorlar, bilim adamları yetiştirmiştir. Bunlar arasında Kamile Şevki (Mutlu) ve Perihan Çambel, Hamdi Suat Okulu'nun temsilcileri olarak önemli hizmetler vermişlerdir. Ölümünden çok uzun bir dönem sonra 1974'te TÜBİTAK hizmet ödülüne layık bulunmuştur. Modern Patolojinin kurucusu olan Hamdi Suat Aknar 1933 de üniversite reformunun getirdiği ve uzun yıllar eleştiri konusu olan bir uygulama ile Darülfünun'dan uzaklaştırılmış, Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam'ın müdahalesiyle Vakıf Gureba Hastanesi'nde çalışmaya devam etmiş, 13 Mart 1936'da tüberkülozdan ölmüştür. Prof.Dr. Hamdi Suat Aknar (1873-1936) (Soyadı kanunundan sonra Aknar) Tıp Fakültesi'nde patoloji kürsüsünü kuran, modern patoloji eğitimini temellerini atan, gerektiğinde cephede hekimlik yapan, gerektiğinde laboratuvarda o döneme göre son derece ileri araştırmalar yapan ve deneysel karsinogenez (Kanser gelişimi) konusunda çalışmalarıyla uluslararası ün kazanan bir Türk hekimidir. Tıbbiyeyi bitirdikten sonra (1899), Almanya'ya gönderilmiş, döneminin önde gelen tıp bilim adamları ile çalışmış, çok değerli araştırmalar yapmıştır. Patolojide Alman okulunu öğrenen Hamdi Suat, 1904'te İstanbul'a dönmüş ve Gülhane'nin patolojik anatomi hocalığına atanmıştır. 1909 yılında Haydarpaşa'da askeri ve mülki tıbbiyelerin birleştirilmesiyle oluşturulan Darülfünun Tıp Fakültesi Patolojik Anatomi Hocalığına getirilmiş, bu görevi 1933 Reformu'na kadar sürdürmüştür. Hamdi Suat, kendisinden önce daha çok teorik derslerden ibaret olan Patoloji'yi uygulama alanına sokmuştur. Patoloji laboratuarını kurmak ve daha sonra geliştirmek için çalışmış, eğitim sistemini değiştirerek pratik uygulamalara ve deneysel araştırmalara büyük önem vermiştir. Hamdi Suat çok sayıda araştırma ve inceleme yapmıştır. Almanca ve Fransızca yayınlanan 40 makalesi, ayrıca 5 de Türkçe makalesi vardır. Özellikle veba, deri hastalıkları, bitki ve hayvanlarda tümör gelişimi üzerine çalışmalar yapmıştır. Öğrenciler için Genel Patoloji (Teşrih-i Marazi-i Umumi, 1914), Otopsi ve Adli Tıpta Önemi (Fethi Meyyit ve Tıbbı Adlide Ehemmiyeti, 1921) adlı ders kitaplarını yazmıştır. Bu kitapların 1929 ve 1930'daki 4. baskılarını latin harfleri ile bastırarak, kitaplarını latin harfleri ile yayınlayan ilk üniversite hocası olmuştur. Ayrıca Hamdi Hoca kürsüsüne ilk kez kadın asistan doktoru kabul eden üniversite hocasıdır. Almanya'da tıp öğrenimi gören Dr. Semiramis Rıfat Tezel 'i ihtisasını yapmak üzere kürsüye kabul etmiştir. Kendi adıyla anılan "Hamdi Erili" içinde uzun yıllar bozulmadan ve renk değişikliğine uğramadan saklanabilen doku ve organlardan oluşan 1800 olguluk büyük bir patoloji müzesi kurmuştur. İlk Patoloji kürsüsünü Gülhane Askeri Hastanesi'nde 1904'te kurmuş, otopsi ve mikroskopiye dayalı ilk Patoloji eğitimini 1907'de başlatmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında tifüs salgını üzerine araştırmalar yapmış ve ilk kez tifüs aşısı uygulamasını gerçekleştirmiştir. O dönemde ülke sağlık ortamının en önemli konularını ele alan Milli Tıp Kongresinin daha üçüncüsünde kanserin ana gündem olmasını sağlamıştır. Kanserin günümüzde kazandığı önemi neredeyse yetmiş yıl öncesinden görmüş ve bilim insanları kadar ulusal sağlık politikalarını belirleyenlerin ilgisini de çekmeyi başarmıştır. Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nun öncülü sayılan "Kanserle Mücadele ve Taharri Cemiyeti" 1933'te Hamdi Suat Aknar'ın girişimleri ile kurulmuştur. Hamdi Suat Aknar, döneminin önde gelen patologları arasında saygın bir bilim adamı olarak yer almıştır. Alman Patoloji Cemiyetinin ilk Türk üyesi olmuş, çeşitli uluslararası toplantılarda ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 1930 yılında Bakü'de toplanan Rus Tıp Kongresi, ulaşımdaki zorluklar nedeniyle Hamdi Suat geciktiği için açılışını ertelemiştir. "Acta Cancrologica" dergisinin yayın kuruluna seçilmiştir. Türk ve dünya tıbbına büyük katkıları olmuş, çok değerli doktorlar, bilim adamları yetiştirmiştir. Bunlar arasında Kamile Şevki (Mutlu) ve Perihan Çambel, Hamdi Suat Okulu'nun temsilcileri olarak önemli hizmetler vermişlerdir. Ölümünden çok uzun bir dönem sonra 1974'te TÜBİTAK hizmet ödülüne layık bulunmuştur. Modern Patolojinin kurucusu olan Hamdi Suat Aknar 1933 de üniversite reformunun getirdiği ve uzun yıllar eleştiri konusu olan bir uygulama ile Darülfünun'dan uzaklaştırılmış, Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam'ın müdahalesiyle Vakıf Gureba Hastanesi'nde çalışmaya devam etmiş, 13 Mart 1936'da tüberkülozdan ölmüştür.

http://www.biyologlar.com/cumhuriyetin-baslangic-doneminde-patoloji

23. Ulusal Biyoloji <b class=red>Kongresi</b>

23. Ulusal Biyoloji Kongresi

23. Ulusal Biyoloji Kongresi, 5-9 Eylül 2016 tarihlerinde sizlerin katılımıyla Gaziantep’ te düzenlenecektir.

http://www.biyologlar.com/23-ulusal-biyoloji-kongresi


3. Uluslararası Biyosidal <b class=red>Kongresi</b>

3. Uluslararası Biyosidal Kongresi

Kongre Tarihi : 22-25 Kasım 2016 Kongre Merkezi : Antalya Maritim Pine Beach Hotel

http://www.biyologlar.com/3-uluslararasi-biyosidal-kongresi

II. BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ 2016

II. BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ 2016

Kongre Tarihi: 10-12 Mart 2016 Kongre Merkezi : Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komşuoğlu Kültür ve kongre merkezi

http://www.biyologlar.com/ii-biyoloji-ogrenci-kongresi-2016


3. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji <b class=red>Kongresi</b>-2015

3. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi-2015

Sizlere “3. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi-2015” in bilimsel programını duyurmanın onuru içindeyiz. Klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanında daha ileri düzeyde hasta ve eğitim hizmeti sunabilmemizin, daha fazla bilgi paylaşımında bulunarak, doğru uygulamaları yaygınlaştırmamız ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle bilimsel programı oluştururken ana prensip olarak öncelikle uzmanlık alanımızın uygulamalarına yönelik konuların seçilmesini önemsedik. Ülkemizde klinik mikrobiyoloji uygulamalarında görev alan herkesi kapsayacak bir program oluşturmaya çalıştık. Kongremizde klinik mikrobiyoloji alanındaki güncel bilgiler, sorunlar, çözüm önerileri, deneyimler ve teknolojik ilerlemeler çeşitli konferanslar, paneller, olgu sunumları, yuvarlak masa toplantıları, sözlü sunum oturumları, eğitsel kurslar ve uydu sempozyumlar aracılığıyla aktarılacaktır. Bu noktada sizlerin kongre sürecinin tamamında bizimle aynı sorumlulukla hareket etmenizi bekliyoruz. Bu kongre hepimizin olacaktır ve her bir meslektaşımızın katkısı çok değerlidir. Kongremizin camiamıza ve bilim alanımıza katkı sağlamasını amaçlarken daha fazla sayıda meslektaşımızın kongreye katılımını sağlamak hedefine ulaşmak için “Kongremize Gelemeyen Meslektaşımız Kalmasın” sloganı ile yola çıktık. Bu amaçla kongremize katılmak isteyen meslektaşlarımıza destek olabilmek için ilk kongremizden itibaren sağladığımız “Konaklama Bursu”na ek olarak bu kongrede olanaklarımız ölçüsünde “Konaklama Desteği” de vereceğiz. Burs ve desteklerle ilgili ayrıntılı bilgiyi web sayfamızda ilgili bölümlerde bulabilirsiniz. Konaklama bursu ve konaklama desteği verilmesinde 2015 yılında yapılan Tıbbi Mikrobiyoloji Yeterlik Sınavı’nda başarılı olan meslektaşlarımıza öncelik tanınacaktır. Burs almak üzere başvuran adayların 17 Ağustos 2015 tarihine kadar bildiri özetlerini sisteme yükleyerek (sistem hakkında bilgi daha sonra duyurulacaktır) kongre web sayfasında bulunan “Burs Başvuru Formunu” doldurmaları gerekmektedir. Konaklama bursu kongreye gönderilen bildiriler arasından kongre düzenleme kurulu tarafından seçilecek olan ve sözlü sunuma layık görülen çalışmaların sahiplerine verilecektir. Kongremizde; bu yıl farklı bir uygulama yaparak sözlü sunumların bir bölümünün ilgili oturumların içinde bursiyerlerimiz tarafından sunulması, böylelikle sahadaki durum hakkında bilgi sahibi olunarak oturuma geçilmesi hedeflenmektedir. Bu uygulama ile sahada çalışan meslektaşlarımızın daha çok bilgi üretmesini ve bu verilerin daha geniş bir zeminde paylaşılmasını sağlamayı arzu ediyoruz. Kongrelerimiz öncesinde yapılması gelenekselleşen kurslarımızı bu yıl daha da zenginleştirerek sizlere sunmanın gururu içindeyiz. Kurslarımızı her konumdaki meslektaşımıza bire bir ulaşabildiğimiz aktiviteler olarak değerlendiriyor ve özellikle genç meslektaşlarımızın katılımını çok önemsiyoruz. Bu amaçla kurslarımızı farklı temalarda gerçekleştirmek üzere hazırlıklarımızı tamamladık. Kurslarla ilgili ayrıntılı bilgileri “Kurslar” uzantısında bulabilirsiniz. Uzmanlık uygulamalarımızda davranış değişikliği yaratma arzusu ile gerçekleştireceğimiz bu kongrede karşılıklı paylaşımların değerine inanıyor ve bu anlamda kongreye olan bilimsel desteklerinizi çok önemsiyoruz. 3. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi-2015’de birlikte olmayı diliyor, saygılarımızı sunuyoruz. Prof. Dr. Faruk AYDIN Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği Başkanı Kongre Başkanı  Prof. Dr. Z. Çiğdem KAYACAN                                                                                                                              Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Başkanı     Prof. Dr. Burçin ŞENER Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Genel Sekreteri Kongre Sekreteri

http://www.biyologlar.com/3-ulusal-klinik-mikrobiyoloji-kongresi-2015


21. ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ

Değerli Meslektaşlarımız, Biyoloji Kongresini yeniden Ege Üniversitesi’nde düzenleyecek olmanın gurur ve heyecanı içindeyiz. Ege’nin incisi İZMİR’de 3-7 Eylül 2012 tarihleri arasında Uluslararası Katılımlı olarak gerçekleştireceğimiz 21. Ulusal Biyoloji Kongresi’ne sizleri davet etmekten büyük onur ve mutluluk duymaktayız. Kongrenin amacı her geçen gün daha da önemli hale gelen Biyolojik Bilimler konularında çalışma yapan meslektaşları bir araya getirmek, bütünleştirmek, meslek birliğini güçlendirmek; alanında ortaya çıkan yeni bilgi ve gelişmeleri paylaşmak, yeni ve güncel konuları aktarıp, sorunların tartışılacağı bir program oluşturmaktır. Kongremizin önceki yıllarda ulaşılan bilimsel düzeyinin korunmasının yanında, sosyal açıdan da zengin ve doyurucu olabilmesi için çaba göstermekteyiz. Bu amaçla, İzmir’in en güzel dönemlerinden Eylül ayı başında, İzmir’in tarihi ve turistik yerlerini görmek, doğal güzelliklerinin keyfini yaşamak, rahat ve keyifli bir ortamda Ege Üniversitesi’nin canlı ve yaşayan kampüsünde güzel bir kongre geçirmeniz en büyük dileğimizdir. Kongrenin Ege Üniversitesi Kampüs alanı içinde düzenlenecek olması, Ege Üniversitesi’nin öz kaynakları içinde özellikle genç katılımcılara ve diğer tüm katılımcılara daha ekonomik bir kongre olanağı sunmak içindir. Böylece daha uygun ve yüksek katılımlı bir kongreyi Ege Üniversitesi’ nin güzel kampüsü içinde yaparken, katılımcılar da kampüs içinde yer alan çeşitli fakülteler, bölümler ve ayrıca araştırma uygulama merkezlerini görme olanağı bulacaklardır. 3-7 Eylül 2012 tarihleri arasında İzmir’de yapılacak 21. Ulusal Biyoloji Kongresi’nde buluşmak dileklerimizle… Kongre Düzenleme Kurulu Adına, Prof. Dr. İsmail KARABOZ RESMİ WEB SİTESİ :http://www.egeweb.ege.edu.tr/ubk2012/index.php?lid=1&SayfaID=1198&cat=details

http://www.biyologlar.com/21-ulusal-biyoloji-kongresi

20. Ulusal Biyoloji Öğrenci <b class=red>Kongresi</b>

20. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi

  BİYOP biyoloji öğrencilerinin gönüllülüğü ile kurulmuş bir platform olup üniversiteler arasında ortak bir bağ kurarak bilgi paylaşmayı ve biyoloji öğrencilerinin sorunlarını ele almayı amaçlar. Her yıl düzenli olarak Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi'ni düzenlemekle ve bu kongrenin devamlılığını sağlamakla yükümlüdür. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongreleri'nde amaçlanan bilimin geleceğini oluşturacak olan biz öğrencilerin ortak bir platformda buluşması, sorunlarını paylaşması, çözümler araması, projelerini amaçlarını paylaşmasını sağlamaktır.Bu kapsamda Bülent Ecevit Üniversitesi 20. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi'ni düzenlemeye hak kazanmıştır.Kökleri cumhuriyet'in kurduğu ilk üniversitelerden birine dayanan Bülent Ecevit Üniversitesinde geleceğin bilim insanlarıyla bilimi konuşacağımız 20. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi'nde görüşmek dileğiyle.

http://www.biyologlar.com/20-ulusal-biyoloji-ogrenci-kongresi

Radyasyon Onkologları İspanya’da Buluştu

Radyasyon Onkologları İspanya’da Buluştu

Türkiye ve dünyada kanser konusunda çalışmalar yapan 500’den fazla radyasyon onkolojisi uzmanı, Truebeam Sistemi kullanarak gerçekleştirilen daha kısa kısa süreli tedavilerle elde edilen başarılı sonuçları paylaştılar. Avrupa Radyoterapi ve Onkoloji Derneği Kongresi sırasında bir araya gelen 500’ den fazla onkoloji uzmanı yüksek doz hızına sahip Varian TrueBeam sistemi ile RapidArc Radyocerrahi yöntemi kullanılarak tedavide kaydedilen önemli aşamalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu.Yıllık ESTRO Konferansı kapsamında gerçekleştirilen Varian Yeni Teknolojiler Sempozyumu’nda konuşmacılar, prostat kanseri tedavisinde çok kısa süreli stereotaktik radyoterapi uygulamaları ve merkezi sinir sistemi hastalıklarında RapidArc Radyocerrahi kullanımıyla ilgili tecrübelerini dile getirdiler. Kanser uzmanları TrueBeam Sistemi kullanılarak gerçekleştirdikleri tedavilerde toplam tedavi süresinin kısaldığını, seans sayısının azaldığını ve normal dokuların daha iyi korunması sayesinde yan etkilerin çok azaldığını bildirdiler.Türkiye adına konferansa katılan Neolife Tıp Merkezi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Abacıoğlu, kötü ve iyi huylu beyin tümörlerinin tedavisinde çerçevesiz, tek seanslı radyocerrahi uygulamaları konularına değindi. Sunumunda görüntü rehberliğinde çerçevesiz ve müdahalesiz bir şekilde hedefin lokalizasyonuyla, hastanın kafatasına çerçeve takılması gibi invazif bir prosedür olmadan daha büyük alanları, daha az seansta tedavi edebildiklerini belirten Abacıoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “TrueBeam’de yüksek doz hızı sayesinde görüntü rehberliğinde radyocerrahi işlemi diğer radyocerrahi cihazlarına göre 2 ila 5 kat daha kısa sürede, çoğunlukla 15 dakika içinde tamamlanabiliyor. Klinik deneyimlerimiz, bu tedavi yönteminden hastalarımızın hem çok iyi sonuç aldığını, hem de tedavinin konforundan çok memnun olduğunu gösteriyor.” Ayrıca konferans süresince, Varian’ın düzenlediği brakiterapi sempozyumunda erken evre meme kanserinde meme koruyucu cerrahi sonrası parsiyel meme ışınlamasında kullanılan brakiterapi, intraoperatif radyoterapi ve harici ışın radyoterapisi gibi farklı uygulama teknikleri değerlendirildi. http://www.medical-tribune.com.tr

http://www.biyologlar.com/radyasyon-onkologlari-ispanyada-bulustu

1.ULUSAL BİYOLOGLAR KONGRESİ ( PARTİ 1)

1.ULUSAL BİYOLOGLAR KONGRESİ ( PARTİ 1)

  www.biyologlar.com biyolojiye gerçekçi yaklaşımın tek adresi...

http://www.biyologlar.com/1-ulusal-biyologlar-kongresi-parti-1

15. Avrupa Biyoteknoloji <b class=red>Kongresi</b> - 15th European Congress on Biotechnology

15. Avrupa Biyoteknoloji Kongresi - 15th European Congress on Biotechnology

Biyoteknoloji Dünyası İstanbul’da Bir Araya Geliyo Biyoteknoloji Derneği’nin ev sahipliğinde Zed Etkinlik Yönetimi ve Danışmanlığı tarafından gerçekleştirilecek olan kongre 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Otel’ de biyoteknoloji dünyasını bir araya getiriyo “Bio-crossroads” teması ile 15.kez düzenlenecek olan kongre son olarak, 2009 yılında İspanya’nın Barcelona şehrinde gerçekleştirildi. 108 Kurumsal, 12 binin üzerinde kişisel üyesi bulunan Avrupa Biyoteknoli Federasyonu, 15.kongresini İstanbul’da düzenleme kararı aldı.Avrupa’nın birçok ülkesinden biyoteknoloji konusunda çalışmalar gerçekleştirmiş akademisyenler, özel sektör profesyonelleri, konuya ilgi duyan öğrenciler ve sektörle işbirliğinde bulunan kişilerin katılmasının hedeflendiği konferans 4 gün sürek. Avrupa Biyoteknoloji Kongresi 2012, 4 ana bilimsel başlık altında gerçekleştirilecek. Sağlık ve Tıp, Endüstriyel Biyoteknoloji, Bitki ve Çevre Biyoteknolojisi, Sistemler Biyolojisi ve Teknoloji isimli bilimsel başlıkların bulunduğu kongre için Makale son bildirim tarihi 1 Nisan 2012 olarak ilan edii. Dear Colleags, It is a great pleasure and challenge for the Biotechnology Association of Turkey to host one of the world's most prestigious Biotechnology events, the "15th EUROPEAN CONGRESS on BIOTECHNOLOGY of the European Federation of Biotechnology - ECB15" which will be held in Istanbul between the dates of 23rd through 26th September 22. Located at the crossroads of Europe, Asia and the Middle East, we believe that ECB15 will attract top scientists, decision and policy makers, high-tech companies, start-up companies, entrepreneurs, investors and students from all around the regn. Istanbul is unique in the way she has been hosting for so many centuries all religions in peace and harmony while embracing two continents. With one arm reaching out to Asia and the other to Europe, Istanbul has been inhabited since the end of the 4th century B.C. Remains from Hellenic, Roman, Byzantine and Ottoman periods are scattered all around the city. They include the Hagia Sophia, Basilica Cistern, Blue Mosque, Grand Bazaar, Topkapı Palace and Turkish Baths, making Istanbul a marvelous open air musm. Istanbul offers easy air connections to hundreds of cities around the world and is one of the world's most exciting conference destinations. Istanbul's outstanding infrastructure, includes modern, luxurious accommodation ranging from over 24,000 five-star hotel rooms built or renovated in the past five years to ample modestly-priced accommodation for students, its state-of-the-art conference and exhibition venues make it an excellent choice for EC5. We look forward to welcoming you to Istanbul for ECB15 in September 2012.Sincerely yos, Prof. Hüseyin Avni ÖktemChairman of the Organizing Committee,President of Biotechnology Association of TurkeyEm. Prof. Marc Van MontaguPresident of EuropeanFederation of Biotechno

http://www.biyologlar.com/15-avrupa-biyoteknoloji-kongresi-15th-european-congress-on-biotechnology


2. ULUSAL MOLEKÜLER BİYOLOJİ ve BİYOTEKNOLOJİ KONGRESİ

2. ULUSAL MOLEKÜLER BİYOLOJİ ve BİYOTEKNOLOJİ KONGRESİ

Değerli Meslektaşlarımız,  15-18 Kasım 2012 tarihleri arasında Uluslararası Katılımlı olarak gerçekleştireceğimiz 2. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji Kongresi’ne sizleri davet etmekten büyük onur ve mutluluk duymaktayız. Kongrenin amacı, Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji konularında çalışma yapan meslektaşlarımızı bir araya getirmek, söz konusu alanlarda ortaya çıkan yeni araştırma ve gelişmeleri paylaşmak, güncel konuları aktarıp, sorunların tartışılacağı bir ortam oluşturmaktır. Antalya’da yapacağımız 2. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji Kongresi’nde buluşmak üzere, selam ve saygılarımı sunarım… Prof. Dr. Mehmet KARATAŞDüzenleme Kurulu Başkanı DÜZENLEME KURULU  Prof. Dr. Sebahattin ÖZCANKongre BaşkanıAnkara Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet KARATAŞ  Düzenleme Kurulu Başkanı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Doç. Dr. Zeynep PETEK ÇAKARDüzenleme Kurulu Başkan Yardımcısıİstanbul Teknik Üniversitesi e. posta :  biyolojikongre@gmail.com WEB SİTESİ: http://www.biyoloji.gen.tr/duzenleme-kurulu/Detay/29092011143712

http://www.biyologlar.com/2-ulusal-molekuler-biyoloji-ve-biyoteknoloji-kongresi





XXXV. Türk Mikrobiyoloji <b class=red>Kongresi</b>

XXXV. Türk Mikrobiyoloji Kongresi

Ana Başlıklar • Enfeksiyon hastalıklarında hızlı tanı yöntemleri• Yeni tanı yöntemleri – yeni bakteri tanımlama yöntemleri• Dev viruslar (büyük DNA virusları) evrimsel ilişkiler ve insan sağlığı açısından önemi• Metagenomik çalışmalar – mikrobiyom ve etkileri• Çevre mikrobiyolojisi ve insan sağlığı açısından önemi• Evcil ve yabanıl hayvanların mikrobiyolojisi• Gıda mikrobiyolojisi• Yeni aşılar• Yeni tedavi yöntemleri (yeni antibiyotikler eski antibiyotikler yeni kombinasyonlar, HIV diğer)• Bağışık yanıtlar ile ilgili eski ve yeniler• Antibiyotik direnci, yeni mekanizmalar ve saptanmaları• Ulusal sürveyans sistemi• Kültür koleksiyonları (Türkiye ve Dünya) ve erişimleri• Mikrobiyoloji lisans üstü eğitimi (YL+ doktora / Tıbbi Mikrobiyoloji uzmanlık eğitimi)• İnsan genomu ve hastalığa yatkınlık ilişkisi• Çalışma grupları önerileriGenel Bilgiler Kongre YeriPine Bay Otel, Kuşadası, AydınKongre Tarihi03-07 Kasım 2012Kongre DiliKongre bilimsel dili Türkçe olacaktır. İngilizce sunumlarda Simultane tercüme yapılacaktır.Bildiri ÖzetleriKongreye gönderilecek bildiri özetleri,elektronik ortamda kongre resmi web sitesi üzerinden toplanacak olup,mail ya da posta yoluyla gönderilecek bildiriler kabul edilmeyecektir.İptallerKayıt ve konaklama ücretlerinde, 31 Temmuz 2012 tarihine kadar yapılacak iptallerde %50’si iade edilir. Bu tarihten sonra yapılacak iptallerde iade yapılmayacaktır. Tüm iadeler kongre bitiminden sonra yapılacaktır.Kongre Danışma ve Kayıt Masası Çalışma Saatleri03 – 07 Kasım 2012 tarihleri arasında, saat 08:00-20:00 süresince açık olacaktır.Yaka KartlarıTüm katılımcı ve refakatçılara yaka kartı dağıtılacaktır. Yaka kartı olmayan misafirler kongre aktivitelerine kesinlikle katılamayacaklardır.KredilendirmeToplantılar Türk Tabipler Birliği tarafından kredilendirilecektir.Katılım SertifikasıTüm katılımcılara katılım sertifikaları 06 Kasım 2012 tarihinde dağıtılacaktır. Önemli Tarihler Erken kayıt için son tarih: 31 Temmuz 2012Bildiri gönderme son tarihi: 31 Temmuz 2012Bildirisi kabul edilen katılımcılardan erken kayıt ücreti alınacaktır.Burs başvurusu: 10 Eylül 2012Kongremize katılan genç araştırmacılar, uzmanlık öğrencileri ve uzmanlara toplam 50konaklama bursu verilecektir.Burs başvuru koşulları: 35 yaşını geçmemiş olmak, önceden başka bir kongrede sunulmamış bir bildiri ile Kongreye katılmak, TMC üyelerine öncelik tanınacaktır).Biyoinformatik Kursu: Kongre öncesinde Dokuz Eylül Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD’nın katkılarıyla bir “Temel Biyoinformatik Kursu“ düzenlenecektir. Kursta Antibiyotik Direnç Genlerinin analizi, ve virusların (Kanamalı ateş virusları) moleküler epidemiyolojik yöntemler ile tiplendirilmesi konuları ele alınacaktır. Ayrıntılı program daha sonra bildirilecektir.İletişim Bilgileri BİLİMSEL SEKRETERYAKongre BaşkanıProf. Dr. Zeynep GÜLAYDokuz Eylül Üniversitesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, 35340, Balçova, İzmirE-posta: gulayz62@gmail.comKongre SekreterleriDoç. Dr. Orhan Cem AktepeAfyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, 03200 AfyonE-posta: aktepef@hotmail.comDoç. Dr. Mehmet Ali ÖktemDokuz Eylül Üniversitesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, 35340, Balçova, İzmirE-posta : ali.oktem@deu.edu.tr KONGRE SEKRETERYASIKayıt , Konaklama ve Sponsorluklar ile İlgili Yazışmalar 441. Cadde No: 1, 06610, Birlik-Çankaya – AnkaraTelefon : 0 312 454 00 00 Faks : 0 312 454 00 01E-posta : mikrobiyoloji2012@flaptour.com.trRESMİ WEB SİTESİ : http://mikrobiyoloji2012.org/index.php

http://www.biyologlar.com/xxxv-turk-mikrobiyoloji-kongresi

22. Ulusal Biyoloji <b class=red>Kongresi</b>

22. Ulusal Biyoloji Kongresi

22. Ulusal Biyoloji Kongresi Biyologlar Dayanışma Derneği Başkanı Tarık Patıhan Konuşması..

http://www.biyologlar.com/22-ulusal-biyoloji-kongresi

9.Türkiye Hemofili <b class=red>Kongresi</b>

9.Türkiye Hemofili Kongresi

Büyük Hemofili Ailesi Üyeleri; Yine Nisan ayı yine İstanbul’da lale zamanı yine hemofili günü ile birlikte kutlayacağımız Türkiye Hemofili Kongresi zamanı. İki kıta bir şehir olan İstanbul’umuzun bu kez Asya bölümünde adalar ile karşı karşıya Green Park Pendik’te sizler için hazırladığımız kongre menümüze ilk davetimizi gerçekleştiriyoruz. İki yıl önce İstanbul buluşmamıza sizleri şu cümlelerle çağırmıştık ‘’Akademisyen olarak bizlerle diğer tıp mensupları, hemofililer, onların yakınları, kamu kurumlarında görev yapan yetkililer, sivil toplum kuruluşları ve ürün sağlayıcılara düşen; bu kongreleri yakın çevresinde bulunan ülkelerden başlayarak uluslararası yapıya dönüştürmek, bu kongrelerde kendi vakalarımızın kaynaklık ettiği özgün çalışmalarımızı sunmak, bu çalışmaları itibarlı dergilerde yayınlayarak, hem hasta sağlığı, hem de ekonomik açıdan yararlı hale getirebilmek olmalıdır.’’ Kaldığımız yerden devamla birlikte gerçekleştireceğimiz 9. Türkiye Hemofili Kongresinde müjdelerle söyleyeceklerimiz yanında yapamadıklarımızı da sizlerle paylaşacağız. Kongre organizasyon komitesi olarak paylaştıkça çoğalan bir değer olarak gördüğümüz hemofili konusunun anayasası anlamındaki ‘’HemophiLINE’’ projesinin son aşaması olan ve halen geçici statüde faaliyet gösteren ulusal hemofili konseyinin kalıcı halde kuruluşunu da sizlerle birlikte kutlayacağız. 1992 yılında kurulan yani bir anlamda doğan Türkiye Hemofili Derneği bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemini tamamladıktan sonra gençlik dönemini yani 20. yaşını da sizlerle kutlamak istiyor. 20. yıl pastamızdaki mumları üflerken nefesimize nefes katanları aramızda görmek bizlere gelecek açısından daha büyük güç verecektir. Kongre Düzenleme Kurulu Kongre Tarihi ve YeriKongre 14-17 Nisan 2012 tarihleri arasında The Green Park Pendik Hotel'de gerçekleştirilecektir.Kongre Dili (oturumlarda simültane tercüme yapılacaktır) Kongrenin dili Türkçe ve İngilizcedir.Kayıt ve DanışmaKayıt ve danışma masaları, The Green Park Pendik Hotel'de 14 Nisan 2012 günü saat 08:00'de açılacak ve tüm Kongre süresince 08:00 - 19:00 saatleri arasında açık olacaktır. Misafirlerimiz K2 Kongre ve Organizasyon Firması çalışanları tarafından karşılanacaktır.KredilendirmeKongrenin tüm oturumları Türk Tabipler Birliği Sürekli Tıp Eğitimi Kredilendirme Kurulu tarafından kredilendirilecektir. ANA KONULARPANELLER• Kayıt ve Sürveyans Sistemi• Çevre ve Hemofili• Araştırmalarla Hemofili• Modern Kan Bankacılığı Düzenlemeleri• Hemofilide Ekip Çalışması• Hemofili ve İnternet• Çocukluktan Erişkinliğe Geçişte Hemofili• Erişkinlikten Yaşlılığa Geçişte Hemofili• İnhibitörde Etki Tepki• İnhibitörlü Hemofiliklerde Profilaksi Üzerine Tamamlanan ve Devam Eden Çalışmalar• Dünyaya Katılma Sürecinde Hemofili• Hemofili Üzerine Tezler• Hemofilide İlginç Deneyimler• vWH ve Kadının Sesi• Hemofili ve Ağrı• Ortopedi ve Travmatolojide Hemofilinin Yeri • Operasyonel Çözümler KONFERANSLAR• Hayatı Kaliteli ve Yaşanabilir Kılmak• Hemofili İçin Sosyal Sorumluluk• Hemofili İle Yaşamda Anlayış Birliği• Kamp Organizasyonunda Yeni Yöntemler• Hemofili Ekonomisi• Hemofili İle İrtibatlaşmada Tedavi Rehberleri• Spor ve Eksersizin Hemofiliye Katkısı• Plazma Kaynaklı Hepatitler, Medikal Çözümler ve Kanuni Haklar• Adamına Göre Profilaksi ve Uyum• Hemofili Tedavisinde Geleceğe Bakış TÜRKİYE HEMOFİLİ DERNEĞİAtatürk Bulvarı Kendir Sok. No:9/B Unkapanı, Fatih - İSTANBULT: +90 212 524 06 45 - 621 11 99 F:  +90 212 532 11 03 GSM: +90 533 467 92 01sule@turkhemoder.org RESMİ WEB SİTESİ : http://www.turkiyehemofilikongresi-9.com/site/iletisim/

http://www.biyologlar.com/9-turkiye-hemofili-kongresi

4. Ulusal Antropoloji Öğrencileri <b class=red>Kongresi</b> Davet Videosu

4. Ulusal Antropoloji Öğrencileri Kongresi Davet Videosu

  4.'süne İstanbul Üniversitesi Antropoloji Kulübü'nün ev sahipliği yapacağı Ulusal Antropoloji Öğrencileri Kongresi 14-15 Mayıs 2015 tarihlerinde İ.Ü. Cemil Bilsel Konferans Salonu'nda gerçekletirilecektir. Detaylı bilgi için www.antropolojikongresi.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 4. Ulusal Antropoloji Öğrencileri Kongresi'ne, İstanbul'a bekliyoruz.

http://www.biyologlar.com/4-ulusal-antropoloji-ogrencileri-kongresi-davet-videosu

7.ULUSAL MOLEKÜLER VE TANISAL MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ

7.ULUSAL MOLEKÜLER VE TANISAL MİKROBİYOLOJİ KONGRESİ

Değerli Meslektaşlarımız, Sizleri, Ankara Mikrobiyoloji Derneği ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 7. Ulusal Moleküler ve Tanısal Mikrobiyoloji Kongresi’ne davet etmenin mutluluk ve heyecanını taşımaktayız. 2000 yılından bu yana her iki yılda bir derneğimiz tarafından düzenlenen ve gelenekselleşen kongremizin, bu yıl da yine alanındaki yenilik ve gelişmelerin tartışılacağı, bilimsel ve sosyal paylaşımların gerçekleşeceği bir ortam yaratacağı inancındayız. Diğer kongrelerimizde olduğu gibi, son derece yoğun ilgi gören moleküler yöntemler ile ilgili bir kursun, bu yıl da yine kongre öncesi düzenleneceği bilgisini de duyurmak isteriz. Son yıllarda popülaritesi artan ve yaygın olarak kullanılan Real-time PCR uygulamalarının konu edileceği kursumuzun, özellikle genç meslektaşlarımızın ilgisini çekeceği ümidindeyiz. Günümüzde gerek içinde bulunduğumuz olumsuz ekonomik koşullar gerekse düzenlenen kongre sayısının fazla olması, hem düzenleyiciler, hem sponsor firmalar, hem de katılımcılar açısından önemli kısıtlamalar getirmektedir. Bu nedenle kongremizin kayıt ücretleri asgari düzeyde tutulmaya çalışılmış ve ulaşılabilir olması hedeflenmiştir. Klinik mikrobiyolojinin temelini oluşturan moleküler ve tanısal yöntemler ile ilgili olarak, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmak ve sosyal ilişkilerimizi pekiştirmek amacıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde sizlerle birlikte olmayı diler, 5-8 Haziran 2012 tarihinde Ankara’da buluşmak ümidiyle sonsuz sevgi ve saygılarımızı sunarız. Kongre Düzenleme Kurulu Adına Prof. Dr. Gülşen Hasçelik Kongre Başkanı RESMİ WEB SİTESİ VE MÜRACAATLAR İÇİN : http://www.molekulermikro2012.org Kongre DiliKongre resmi dili Türkçe’dir. İzinler                         Kongre katılımı için kurumlara verilmek üzere talep edilecek izin yazıları, Kongre Yürütme Kurulu aracılığı ile isteyen katılımcılara gönderilecektir. Talepler için lütfen didem.akyollu@serenas.com.tr e-posta adresinden bağlantıya geçiniz. Kredilendirme            Kongre, Türk Tabipler Birliği “Sürekli Tıp Eğitimi (STE)” Komisyonu tarafından kredilendirilecektir. İptaller                        Kayıt ve konaklama ücretlerinde, 4 Mayıs 2012 tarihine kadar yapılacak iptallerde ücret iade edilir. Bu tarihten sonra yapılacak iptallerde iade yapılmayacaktır. Tüm iadeler kongre bitiminden sonra gerçekleştirilecektir. Kayıt ve Danışma        Kayıt ve Danışma Masası, 5 Haziran 2012 gününden itibaren saat 08:30-18:00 arası hizmet verecektir. Kayıt yaptırmamış olan katılımcılar Swissôtel Ankara’da kurulacak kongre kayıt masasında kayıtlarını yaptırabilirler. Yaka Kartları               Tüm katılımcı, refakatçi ve ticari firma temsilcilerine, kategorilerine uygun yaka kartı dağıtımı, kongre kayıt masasında gerçekleştirilecektir. Yaka kartı bulunmayan katılımcıların kongre aktivitelerine katılımları mümkün olamayacaktır. Yaka kartlarının kongre boyunca tüm bilimsel ve sosyal aktivitelerde takılması gerekmektedir. Katılım Sertifikası Tüm katılımcılar kongre katılım sertifikalarını 7 Haziran 2012 tarihinden itibaren kongre kayıt masası yanında bulunacak dokunmatik ekranlı bilgisayarlara yaka kartlarının arkalarında yer alacak barkodları okutarak alabileceklerdir. Kongre KayıtlarıErken Kayıtlar               Erken kayıt ücretlerinden faydalanılabilmesi amacıyla, kongrenin “web-site” adresinde bulunan kayıt formunun ya da kongre broşürlerinde bulunan formun eksiksiz olarak doldurulup, ödeme detayları ile beraber (banka dekontu ya da kredi kartı detayları) 20 Nisan 2012 tarihine kadar Serenas Turizm’e faks ya da e-posta olarak gönderilmesi gerekmektedir. Her iki yöntemden birisi ile eksiksiz tamamlanarak gönderilen kayıt formları, Serenas Turizm tarafından değerlendirmeye alınacak ve gerekli konfirmasyon en kısa sürede, doldurulmuş kayıt formunda belirtilen e-posta adresine ya da faks numarasına iletilecektir. Tek başına kayıt formu veya banka dekontu ile yapılan başvurular teyit edilmeyecek olup bekleme listesine alınacaktır. Kongre Günü KayıtlarıÖnceden Serenas Turizm ile temasa geçerek yer durumu için onay alınması kaydı ile Swissôtel Ankara’da bulunan kayıt masasında işlem yapılabilir. Konaklama talepleri, kongre tarihlerinden en az iki ay önce Serenas Turizm ile bağlantı kurularak yaptırılmalıdır. Kongre günü gelebilecek konaklama taleplerinde konfirme garantisi verilemeyebilir. Sergi AlanlarıKongreye stand ve/veya sponsorluk başvurusu ile katılmak isteyen kuruluşlar Serenas Turizm ile bağlantıya geçebilirler. Sergi alanı, 5 Haziran 2012 tarihinden, 8 Haziran 2012 tarihine kadar, 08:00-19:00 saatleri arasında, Toplantı Salonu Ana Fuayesi’nde açık olacaktır. RESMİ WEB SİTESİ VE MÜRACAATLAR İÇİN  : http://www.molekulermikro2012.org Kongre MerkeziSwissôtel AnkaraYıldızevler Mahallesi, Jose Marti Cad. No:2Çankaya AnkaraWeb : www.swissotel.com.tr/ankara  

http://www.biyologlar.com/7-ulusal-molekuler-ve-tanisal-mikrobiyoloji-kongresi

19.Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi

4-9 Temmuz 2011 tarihleri arasında, Marmara Üniversitesi 18.Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi'ni düzenlemiştir. Kongreye Türkiye'nin 48 ilinden ve 54 farklı üniversitesinden gelen toplam 470 katılımcımız olmuştur. Kongre süresince 46 öğrenci sunumu ile 6 öğretim üyesi sunumu yapılmış ve çeşitli sosyal sorumluluk kuruluşları (LÖSEV, KIZILAY, ÇEKİRDEKTEN AĞACA, DOWN TÜRKİYE) bizlerle beraber çalışmalarını yürütmüşlerdir. Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri ve Araştırmaları Kulübü olarak 18.den aldığımız tecrübe ile şimdiye kadar yapılan kongrelerin en iyisini yapmak öncelikli hedefimizdir. Bu denli büyük bir organizasyonun getirdiği sorumluluğun farkındayız ve bunun gereklerini en iyi şekilde yerine getireceğiz. Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan Marmara Üniversitesi'nde; Geleceğin bilim insanlarıyla buluşacağımız, bilimi konuşacağımız, geleceğin bilim dünyasına büyük bir adım atacağımız kongremizde, 19. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi'nde görüşmek dileğiyle. 19. ULUSAL BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ DÜZENLEME KOMİTESİ •Harika Öykü Dinç (Kongre Düzenleme Komitesi Başkanı, BİYOP Başkanı) •Merve Has (Kongre Genel Sekreteri) •Betül Bayraktar •Ebru Türker •Ezgi Ecem Erdoğan •Kardelen Erman •Kübra Ceylan •Nazmiye Hamzaoğlu •Merve Kurt •Özge Kaya •Uğur Akcan •Sedat Karadeniz •Şahika Gürler •Sezen İğdelioğlu İETT ile ulaşım, Kadıköy’den kalkan ve “Ziverbey” durağından geçen tüm otobüsler ve minibüs ile kampüse ulaşabilirsiniz. Harika Öykü DİNÇ: oykudinc@gmail.com Merve Has: merve674@hotmail.com Genel İletişim: biyokongre19@gmail.com

http://www.biyologlar.com/19-ulusal-biyoloji-ogrenci-kongresi

12th INTERNATIONAL CONGRESS ON THE ZOOGEOGRAPHY AND ECOLOGY OF GREECE AND ADJACENT REGIONS (12. Uluslararası Zoocoğrafya ve Ekoloji <b class=red>Kongresi</b> )

12th INTERNATIONAL CONGRESS ON THE ZOOGEOGRAPHY AND ECOLOGY OF GREECE AND ADJACENT REGIONS (12. Uluslararası Zoocoğrafya ve Ekoloji Kongresi )

Dear Colleagues, It is a great honour for the Organizing Committee, to invite any professional or student who shares our mutual interest in Zoology to the 12th International Congress on the Zoogeography and Ecology of Greece and Adjacent Regions to be held in Athens, Greece, from June 18 to 22, 2012. The congress' scope includes all issues related to the animal systematics, ecology, phylogeny, phylogeography, and population genetics in Southeastern Europe and the eastern Mediterranean region. Research concerning all aspects of animal biodiversity (terrestrial, subterranean, freshwater and marine) within a geographical region that includes the Balkan and Italian peninsulas, Asia Minor and Anatolia, as well as the Near East and the Mediterranean coasts of north-eastern Africa are welcome. The official language of the 12th ICZEGAR will be English. Experience gained from the 11 previous successful congresses of this series during the last 33 years has shown that the meeting can become an important forum for contact and information exchange between scientists working on a wide range of subjects at a region with very high biodiversity. Participants will have the opportunity to discuss and collaborate on many basic and applied research subjects, such as conservation biology, biogeography, fisheries, population ecology, phylogenetics etc. Please visit regularly the web-site for updated information on all issues related to the congress. Communication via e-mail is strongly encouraged. We would like to express our special interest to welcome all of you in Athens. Sincerely, The Organizing Committee January 1, 2012: Beginning of registration and submission of abstracts and fees.March 15, 2012: Deadline for submission of abstracts.March 30, 2012: Deadline for acceptance of abstracts.April 15, 2012: Deadline for money transfers.April 15, 2012: Deadline for early registration.April 15, 2012: Deadline for notification of the day and time of presentations.May 15, 2012: Deadline for cancellation of fees.June 18, 2012: Beginning of Congress.On behalf of the organizing committee, we would like to thank you in advance for your in timely register, because what is important, is assembling the programme of our congress.Congress scheduleJune 18 – 22, 201212th ICZEGAR congress. Welcome reception and registration on Monday, June 18 from 15:00 to 20:30. The congress finishes on Friday, June 22. Contact ICZEGAR 12Section of Zoology-Marine BiologyDept. of BiologyUniv. of AthensPanepistimioupoliGR-157 84 AthensGreeceTel: +302107274372Fax: +302107274604e-mail: 12iczegar@gmail.com Organizing committees Local Organizing CommitteeMembersDr. Ioannis Anastasiou - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: ianastasiou@biol.uoa.gr) Christos Georgiadis - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: cgeorgia@biol.uoa.gr) Prof. Anastasios Legakis – Zoological Museum, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: alegakis@biol.uoa.gr) Prof. Panagiotis Pafilis - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: ppafilis@biol.uoa.gr) Dr. Aris Parmakelis - Section of Ecology & Taxonomy, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: aparmakel@biol.uoa.gr) Prof. Rosa Polymeni – Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: rpolyme@biol.uoa.gr) Kostas Sagonas – Section of Animal and Human Physiology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: costas.sagonas@gmail.com) Prof. Maria Thessalou-Legaki - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: mthessal@biol.uoa.gr) Dr. Dimitris Tsaparis - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: tsaparis@biol.uoa.gr) Treasurer Dr. Dimitris Tsaparis - Section of Zoology-Marine Biology, Dept. of Biology, Univ. of Athens (e-mail: tsaparis@biol.uoa.gr) OFFICIAL WEB SITE  http://www.zoologiki.gr/12iczegar/welcome.php

http://www.biyologlar.com/12th-international-congress-on-the-zoogeography-and-ecology-of-greece-and-adjacent-regions-12-uluslararasi-zoocografya-ve-ekoloji-kongresi-

4. ULUSLARARASI AVRASYA ORNİTOLOJİ KONGRESİ

4. ULUSLARARASI AVRASYA ORNİTOLOJİ KONGRESİ

Dear Friends and Colleagues, Please do remember that the abstract submission deadline for the 4th International Eurasian Ornithology Congress is 1 February, and registration deadline is 1 March. In case you have not paid your registration fee or sent your abstract yet, you can do this on-line from the Congress website (see below). Let me draw your attention also to the optional pre-congress field program which organized for participants from outside Hungary (details at the website) to which there are still a limited number of free places. Please do not forget that in order to validate your registration and include your abstract in the abstract volume, your payment of the registration fee must arrive on our bank account (details at the Congress website). Please regularly check the congress website for updates. Should you have any questions of problems, please do not hesitate to contact me preferably in e-mail or via skype. Please feel free to inform all your friends and colleagues who might also be interested in the Congress. Best regards, Organising Committee Organizing committee (still being updated) Tamás Enikő AnnaHead of the Organizing Committee Prof.Dr. Ilhami KizirogluFounder and Honorary President of the Congress  Members:Dr. Tamer AlbayrakDr. Csörgő TiborDr. Ali ErdoganDr. Halmos GergőKalocsa BélaKarcza ZsoltNémeth Ákos Scientific Committee Members of the Scientific Committee (being still updated)   Dr. Tamer Albayrak, University of Mehmet Akif Ersoy, Turkey Prof. Dr. Jacques Blondel, Director of Research Emeritus, CEFE-CNRS, Montpellier, France Dr. Csörgő Tibor, Eötvös Loránd University, Hungary Dr. Olga Dolnik, Researcher, Institute for Polar Ecology, Kiel, Germany Professor Gisela Kaplan, PhD (Arts, Monash), PhD (Vet.Sc.UQ), Centre for Neuroscience and Animal Behaviour, University of New England, Armidale, Australia Dr. Savas Kazantzidis, Biologist, Ornithologist, Forest Research Institute, Hellenic National Agricultural Research Foundation, Vassilika, Thessaloniki, Greece Dr. Janusz Kloskowski, Department of Nature Conservation, Institute of Biology,  M. Curie-Skłodowska University, Lublin, Poland Prof. Reuven Yosef, Ben Gurion University, Eilat, Israel Prof. Dr. Levent Turan, University of Hacettepe, Turkey Prof. Dr. Szép Tibor, Department of Environmental Sciences, College of Nyíregyháza, Hungary Prof. Dr. Michael Wink, Director Division Biology, Institute of Pharmacy & Molecular Biotechnology (IPMB), Heidelberg University;  Heidelberg; Germany TAMAS Eniko AnnaHead of the Organizing Committee 4th International Eurasian Ornithology CongressEötvös József College, Faculty of Technology and EconomicsBaja, Hungary, 12-15 April 2012 http://www.k-m-e.org/IEOC2012 ieoc2012@gmail.com RESMİ WEB SİTESİ ; http://www.k-m-e.org/IEOC2012/

http://www.biyologlar.com/4-uluslararasi-avrasya-ornitoloji-kongresi

Prof. Dr. Elif Dağlı’dan izlenimler

Prof. Dr. Elif Dağlı’dan izlenimler

Eylül 2012’de  Viyana’da gerçekleştirilen Avrupa Solunum Derneği Yıllık Kongresi’ne katılan Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Kongre izlenimlerini Medical Tribune ile paylaştı. Prof. Dr. Elif Dağlı, Avrupa Solunum Derneği Kongresi’ne bu yıl Türkiye’den 589 hekimin katıldığını söyleyerek şu bilgileri verdi: “ Türk hekimler olarak 180 bildiri sunduk ve içimizden 8 hekim de oturum başkanlığı yaptı. Kongrede öne çıkan farklı bulgular arasında astım yer aldı. Yeni bulgulara göre artık tüm ülkelerde astım artışının durduğunu söylemek mümkün diyebiliriz. Türkiye’de 1940-2000 yılları arasında astım artışındaki olumsuzluklar 1997 yılında durmuştu. Birleşik Krallık’ta çocuklarda astımın son 10 yılda %38 azalmış olduğu bildirildi. Çocuklarda astımın azalıyor olması, ilerdeki nesillerde de çok görülmeyecek anlamını taşıyor. Epidemiyolojik çalışmalar sonucu, hafif astımın kalıcı bir hastalık olmadığı ve ilerdeki yaşlarda kaybolduğu ortaya konuyor. Tanınmış araştırmacılardan Erica Von Mutius, astım fenotiplerine çok odaklanarak işin biyolojisini unuttuğumuzu söyledi. Erişkin astımında 10 yılda %6’sının düzeldiği gözlenmiş, 7-19 yaş çocuklarda ise düzelme oranı çok farklı ve astımdan kurtulmak çok daha kolay. Astımın kalıcılığında sigara, alerjenlere göre daha önemli bir etken olarak bulunmuş. Diğer bir ünlü araştırmacı Fernando Martinez de, inatçı astımı olan çocuklarda ilaçlarını muntazam kullandıkları taktirde solunum testlerinin düzeldiğini söyledi.”Avusturya’da çok sigara tüketiliyor1990 yılından buyana her yıl yapılan kongrede, Türkiye’de sigara tüketimi sonuçları hakkında bir konuşma yapan Prof. Dr. Dağlı şunları anlattı: “Kongrede yaptığım konuşma, Türkiye’de sigarayla mücadeledeki olumlu sonuçlar nedeniyle ses getirdi ve Avusturya’lılar bunu nasıl başardığımızı merak ettiler. Türkiye’de 2008-2012 yılları arasında sigara tüketimi; erkeklerde %47.9’dan %41.4’e, kadınlarda %15.2’den %13.1’e düşmüş durumda ve sigara bırakmak isteyen kadınların oranında %40’lık bir artış gözleniyor. Avusturya, sigara mücadelesinde çok geride kalmış bir ülke, bu alanda kanunları da yeterli değil ve çok sigara içen kişi mevcut. Konuşmacılardan Avusturya’lı bir hekim gebelerde artık,  Fetal Tütün Sendromu olarak adlandırılan bir tabirin ortaya çıktığını vurguladı. Sigara içen gebelerde bir ağır metal olan kadmiyumun plasentada biriktiği ve erken doğum riskini artırdığı gözlendi. Tütünün  ayrıca, teratojenik etkisi olduğu ve buna bağlı olarak; kas, kalp, mide barsak anomalilerine (şekil bozukluğu) neden olduğu ortaya kondu.”Kongrede konuşulan konulardan biri olan kistik fibrozisin beyaz ırkın en çok görülen genetik hastalığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı şöyle konuştu: “Resesif  mutant gen taşıyan anne ve babanın çocuklarında kistik fibrozis görülme riski %25’tir. Hücre zarında klorun geçişini sağlayan zarın bozukluğu ile ortaya çıkan bu hastalıkta, klorun atılamayıp içerde birikmesiyle bir kuruluk meydana geliyor. Balgam ve diğer sıvıların kuruması ile kuruyan balgam yapışarak korkunç bir akciğer harabiyetine neden oluyor. 1960’lı yıllarda bu hastalığın yaşam süresi 1-2 yıldı. Günümüzde ise yaşam süresi hızla uzamaktadır. Kistik fibrozisten sonra çocuk 3 yaşına geldiğinde bronşiektazi olma oranı da %63 olarak görülüyor.”“Hava hapsi” kavramıProf. Dr. Dağlı, kongrede önemli bir katkı olarak sunulan ‘Hava Hapsi’ terimini de şöyle anlattı: “Eskiden nefes borusunun hasarlanmış olması üzerinde çok duruyorduk (bakteri birikmesi v.b.). Kongrede ortaya konan yeni katkı da, akciğer içinde sıkışmış olan havanın (hava hapsi) çok önemli bir bileşken olduğu ve hastalığın şiddetini belirlemede önemli bir kriter olduğu söylendi. Hastalık terminale ulaştığında, akciğerlerin %80’inin hava hapsolmuş kısımdan ibaret olduğu ve hastanın %20’lik kısım ile soluk aldığı belirtildi. Buna göre ilerdeki yıllarda radyoloji ve diğer görüntüleme yöntemlerinde hava hapsinin klinik önem kazanarak daha fazla üzerinde durulacağı anlaşılıyor. Bizler hava hapsinin klinik önemi üzerinde çok durmazdık. Şimdi ise, hava hapsinin ölçülmesiyle yapılan çeşitli korelasyonlarda bunun bir prognoz göstergesi olduğu ortaya konmuş oldu.”Çocuk akciğer hastalıklarına güncel bakışProf. Dr. Dağlı, uzmanı olduğu çocuk akciğer hastalıkları hakkındaki yenilikleri de şöyle dile getirdi: “Bu alandaki yeniliklerin anlatıldığı ‘Alerjik Sensitizasyon ile Virüs Enfeksiyonları İlişkisi’ başlıklı oturumda, genler ve çevre faktörlerinin bebeğin bağışıklık sistemini etkilediği ortaya kondu. Eskiden viral enfeksiyon alan bebeklerde, nefes borusunun hassaslaşarak  alerjenlere karşı daha duyarlı olduğu düşünülürdü. Şimdi ise, önce alerjenle hassaslaşmış olan bebeklerin virüsle karşılaştığında farklı yanıt vererek bronşlarının dolduğu gibi bir sonuç belirtildi.”Obezite-Astım ilişkisiObezite-Astım ilişkisinin anlatıldığı oturumla ilgili olarak Prof. Dr. Dağlı şu bilgileri verdi: “Obezlerde,  Th2 hücre grubunun daha etkili olduğu, çocuklardaki ağır astım vakalarında ise Th2 etkisinin görülmediği belirtildi. Erişkinlerden farklı olarak hasta ağırlaştığında ortaya çıkan çok parçalı çekirdeği olan nötrofilin bulunmadığı ve bu anlamda aralarında hücre yapısı açısından fark bulunduğu bilgisi verildi. Bizim bildiğimiz etki mekanizması dışında, Th1 üzerinden etkilendiği hakkında bilgi verildi. Ayrıca, astım olmayan çocuklarda da gıda alerjisi olup anaflaktik şok yaratabileceği belirtildi.”http://www.medical-tribune.com.tr

http://www.biyologlar.com/prof-dr-elif-daglidan-izlenimler

EPİTET İSİMLERİN OLUŞTURULMASI (TÜR İSİMLERİ)

Epitet ve alttür sıfat, şimdiki zaman ve geçmiş zaman fiilleri olabilir. İlk harfi daima küçük yazılır. Canlılara epitet isimleri çok değişik kriterlere göre verilir. 1. Canlılara coğrafik alanların isimlerinin verilmesi: Bazı durumlarda canlılara ilk kez bulunduğu ülke, il, ilçe, köy ve özel coğrafik alan isimleri verilebilir. Silene anatolica (Anadolu’ya ait Silene bitkisi), Silene sipylea (Sipil dağına ait), Silene caramanica (Karaman şehrine ait). 2. Canlılara kişi (=patronomik) isimlerin verilmesi: Kişi isimleri, yeni bir canlıyı bulan veya orjinal deskripsiyonu yapan taksonomistin istediği kişinin adı verilerek elde edilir. Özel isim olmaları nedeniyle kişi isimleri önceleri ilk harfi büyük harf olacak şekilde yazılmaktaydı. Fakat 1948 Paris Uluslararası Zooloji Kongresinde alınan bir kararla tür isimlerinin ister kişi, ister ülke ve isterse il, ilçe, köy vb. ismi olsun daima küçük harfle yazılması gerekir. Bu türlü yazılmamış isimlerin mutlaka yeni yayınlarda düzeltilmesi gerekir. Örneğin: Silene Gaubae’nın Silene gaubae olarak düzeltilmesi gerekir. 3. Canlılara üzerinde yaşadığı bitki veya hayvana göre isim verilmesi: Canlılara üzerinde yaşadığı bitki veya hayvanın bilimsel ismine göre isim verilir. 4.Tautonimi’ye göre isim verme: Cins ismiyle epitet isminin aynı olması durumuna “Tautonimi” adı verilir. Özellikle 18. ve 19.yüzyılda yaşayan biyologlar çok sayıda tautonimi oluştumuşlardır. Engrolis engrolis gibi. 5. Hiçbir anlamı almayan sözcüklerden isim yapma: Bazı yazarlar zaman zaman hiç bir anlamı olmayan sözcükleri tür ismi olarak kullanmaktadır. 6. Anagram yaparak isim yapma: Bir ismin tersten yazılışı ile sözcük üretmeye “anagram” adı verilir. Bazı yazarlar tür isimlerini oluşturmada bu yöntemi uygulamaktadır. Örneğin: Cicada lodosi isimli bir tür isminden anagram yaparak bir diğer türe Cicada isodol ismi oluşturulmuştur. 7. Canlılara ekolojik ve habitat özelliklerine uygun isim verme: Bazı canlılara, ekolojik isteklerine ve habitat özelliklerini belirtmek amacıyla tür isimleri verilebilir. 8. Canlılara morfolojik yapılarına uygun olarak isim verme: Türlere morfolojik özelliklerine göre isim verilebilir. Canlıların isimlerine bakar bakmaz bazı özelliklerinin bilinmesine olanak tanıdığı için büyük yararlar sağlar. Örneğin, Pinus nigra denildiği zaman ele alınan örneğin siyah renkli olduğu hemen anlaşılır. Morfolojik özellikleri aşağıdaki karekterleri ele alınarak ortaya konur. a. Sayılar, b. Büyüklük, küçüklük terimleri, c. Renkler, d. Vücut kısımları, e. Sıfatlar.

http://www.biyologlar.com/epitet-isimlerin-olusturulmasi-tur-isimleri

Caretta caretta ( Deniz Kaplumbağaları)

Caretta caretta ( Deniz Kaplumbağaları)

Sistematiği Filum: Chordata Altfilum: Vertebrata Üst sınıf: Tetrapoda Sınıf: Reptilia Altsınıf: Anapsida Ordo: Testudines Altardo: Cryptodira Üst familia: Chelonioidae Familia: Cheloniidae Cins: Caretta Tür: Caretta Caretta Coğrafi Yayılışı Caretta Caretta Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu’nun ılıman ve subtropikal sularındaki estuarin, lagün, koy ve denizlerin kıyıya yakın kesimlerinde dağılım gösterir. C.C.’lar Atlantik Okyanusu’nda Arjantin’den Nova Scotia’ya kadar bulunur. Kuzey Amerika’daki en büyük popülasyonu Kuzey Carolina’dan Florida kıyılarına kadar olan adalarda bulunur. Bu C.C.’ler kışları Bahama Adaları’na göç ederler. Kuzey Amerika’daki diğer küçük popülasyonlar ise Texas kıyılarında bulunur. Caretta Caretta ların en büyük yuvalama alanları Umman’ın Masirah Adası’dır. Akdeniz’deki önemli yuvalama alanları Yunanistan ve Türkiye sahillerindedir. Bunlara oranla çok daha düşük ancak önemli bir popülasyona ise Kıbrıs’ta rastlanmaktadır. Tunus’ta yuvalama çok nadir, İsrail’de ise daha da azdır. Zaman zaman Campedusa (İtalya), Sicilya ve hatta Sardunya’da da yuvalama olmaktadır. Mısır ve Libya için ise veriler yetersizdir. Türkiye’de ki yuvalama alanları; Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kumluca, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur ve Göksu Deltası’dır. Fiziksel Özellikleri Ergin bireylerde karapaks (sırt kabuğu) oval şekilli ve arkaya doğru daralmış 70–75 cm boyunda ve 50–55 cm genişliğindedir (Türkiye için). Boş oldukça büyük ve üçgenimsidir. Ancak bu büyük beyinleri olduğunu göstermez; aksine bu boşluk çeneleri kapsayan kaslar tarafından kullanılır. C.C.’ların iki alt–türü (sub–species) vardır. Bunlardan C.C. gigas Pasifik ve Hint Okyanusu’nda bulunur. Genel renklenme dorsalde kırmızımsı kahverengi, ventralde kremsi sarı şeklindedir. Diğer deniz kaplumbağalarından sağlam bir kabuk, gözleri ile burun delikleri arasında kalmış iki çift prefrontal plak (bazı bireylerde bu plakların ortasında beşinci bir plak olabilir), karapaksta beş çift kotsal plak, plastronda keropakla bağlantılı ve geniş üç çift inframarjinal plak, her bir üyede iki tırnak ve tipik olarak kahverengimsi–kırmızı renklenme gibi özelliklerle farklılaşır. Beslenme Alışkanlıkları Yavru ve genç Caretta caretta bireyleri, yüzeyde akıntı çizgilerinde toplanan makroplanktonik av üzerinde beslenir. Ergin bireyler özellikle yumuşakçalar üzerinden beslenen karnivorlardır. Etoburdurlar ve sünger, deniz anası, at nalı yengeçler ve istiridye yerler. Kurbanlarının sert kabuklarını kolayca parçalayabilmelerini sağlayan çok güçlü çeneleri vardır. Geniş bir kafa, oldukça gelişmiş çene kasları ve kuvvetli gaga, sert kabuklu avlarını parçalayabilmek için meydana gelmiş adaptasyonlardır. Biyo– Ekolojileri Caretta caretta’lar ayrı eşeylidir ve eşeysel dimorfizm erginlerde görülür. Eşeyler arasındaki büyüklük dimorfizmi hakkında çelişkili bilgiler mevcuttur. Ancak ergin erkekler dişilerden daha uzun kuyruğa ve geriye doğru kıvrılmış tırnaklara sahiptir. Yavru, genç ve ergin öncesi bireylerde eşey ayrımı yapılamaz. Caldwel (1962) ve Uchida (1967)’ya göre esaret altında yetiştirilen Caretta caretta ’nın eşeysel olgunluğa ulaşması 6–7 yıl olarak tahmin edilmektedir. Serbest olarak doğada yaşayan bireyler içinse eşeysel olgunluk yaşı; Mendonca (1981)’ya göre 10–15 yıl, Zug (1983)’e göre 14–19 yıl, Frazer (1983)’e göre 22 yıl, Frazer ve Ehrhart (1985)’a göre sırtındaki eğrilerden edinilen bilgilerle 12–30 yıl olarak tahmin edilmektedir. Üreme Caretta caretta’lar kabukları 50 cm’yi geçmeden cinsel olgunluğa erişirler. Diametre cinsinden 40–42 mm olan yumurtalar med zamanı bırakılır. Yumurtalar kirletilmemiş ve iyi süzülmüş kumullardaki ya da otlu bitki örtülerindeki yuvalara bırakılır. Dişi kıyıya gelir ve gelgitin oluşturduğu yükseltiye tırmanıp orada durur, daha sonra sığ bir çukur açmak için burnunu toprağa sürter. Çukur kazılıp yumurtalar çukura bırakılınca, kaplumbağa arka ayağının tırnaklarıyla yuvayı kumla örter. Kuluçkaya yatma 31–65 gün arası sürer. Genellikle yuva başına 120 yumurta vardır ve dişi 13 günlük aralarla kuluçkaya yatar. Dişi kıyıdaki yuvaya sadece bahar ve yazları geceleyin gelir. Dişi genellikle her yıl mevsim başına 3–4 kere yuva yapar. Yuvadaki yavrular genellikle bu zamanlarda yumurtadan çıkar ve yavrular yaşamlarındaki tek karasal yaşamı bırakıp hep birlikte çabucak denize giderler. Günlük Aktiviteleri Caretta caretta’ların olağan bir gününün beslenme ve dinlenme ile geçtiği bilinmektedir. Kuluçka sezonunda güneydoğu ABD’de yapılan araştırmalar Caretta caretta’ların yuva bulunan kumsal, kıyıdaki resifler ve diğer kayalıklarda düzenli davranışlar sergilediğini göstermiştir. Çiftleşme ve /veya beslenmenin bu bölgelerde gerleşleştirildiği tahmin edilmektedir. Kuluçka dönemi dışında, kaplumbağalar yüzlerce, hatta binlerce mil öteye göç edebilmektedir. Caretta caretta’lar derin sularda yüzeydeyken ya da kıyı yakınlarındaki sularda dipte uyuyabilmektedir. Birçok dalgıç kayalıklarda kaya altında uyuyan kaplumbağa görmüştür. Yumurtadan yeni çıkan kaplumbağaların ise tipik olarak yüzeyde süzülerek uyudukları ve bu sırada ön ayaklarının sırtlarının üstüne doğru kıvrıldığı kaydedilmiştir. Kur Yapma ve Çiftleşme Caretta caretta’ların çiftleşmesi yuvalama başlangıcından birkaç hafta önce yuvalama plajı yakınları veya özel toplanma alanlarında meydana gelebilir. Birbirlerine sıkıca sarılmış çiftler çoğunlukla yüzeyde görünmekle birlikte su altında birleşmeler de rapor edilmiştir. Caretta carettalar için kur yapma ve çiftleşme dişinin ilk yumurtlama döneminden önceki kısıtlı bir zamanda gerçekleştiğine inanılmaktadır. Daha sonra yalnızca dişiler kıyıya gelir, erkekler karayı terk edince bir daha asla geri dönmez çiftleşme mevsiminde erkekler bir dişinin kafasına burnunu sürterek ya da boynunun arkasını hafifçe ısırarak ve paletlerini dikerek kur yaparlar. Eğer dişi kaçmazsa, erkek ön paletlerindeki tırnakların yardımıyla dişinin kabuğunun üstüne çıkar. Daha sonra çiftleşmek için kuyruğunu dişinin kabuğunun altına sokar. Genellikle dişilerin çiftleşmesinin gerçekleştiği kumsalda kuluçkaya yattığı ve erkeğin asıldığı kabuğundaki tırnak izlerinin kanayabildiği gözlemlenmiştir. Çiftleşme su yüzeyi ya da altında gerçekleşebilir. Bazen erkeklerin aynı dişi için kavga ettiği gözlemlenebilmektedir. Caretta caretta’ların çiftleşmelerini gözlemleyenler hem erkeklerin, hem de dişilerin agresif bir tutum sergilediğini gözlemlemiştir. Dişi yumurtlama döneminden önce bir çok erkek ile birlikte olup birkaç ay için sperm biriktirebilir. Nihayetinde yumurtalarını bıraktığında bunlar bir çok erkek tarafından döllenmiş olur. Bu davranış popülasyonda genetik çeşitliliğin devamını sağlamaya yardımcı olur. Yuva Yapma, Kuluçkalama ve Dağılım Caretta caretta’ların neden bazı kumsallara yuva yapıp diğerlerine yapmadığı bilinmemektedir. Florida’da binlerce yuva varken, kuzeydeki tıpa tıp kumsallarda çok az kaplumbağa vardır. Bu yuva dağılımı yüzyıllar önce var olan ısı, kumsal görünümü ya da saldırının az olması gibi tercih nedenlerinin durumunu ortaya koyabilir. Bugün, insanlar Caretta carettaların yuva yaptığı yerlere etki etmektedir.sahilde dalma, deniz koyları, suni aydınlatma ve beslenmenin oluşturduğu kumsal erozyonu bir zamanların taze ve temiz kumsallarını etkilemektedir. Bu durumun gelecek yuvaları da etkileyeceği kesindir. Caretta carettaların nasıl, nerede ve ne zaman yuva yaptığını daha iyi anladıkça, yuva habitatları daha iyi korunmuş olacak. Kumsal Seçimi Çoğu dişi genellikle her seferinde daha önce yuva yaptıkları kumsala geri dönmektedir. Sadece aynı kumsalda görünmekle kalmayıp, daha önceki yuvalarının çok yakınlarına yuva yaparlar. Yuva Yapma Davranışları Sadece dişiler yuva yapar ve bunu genellikle geceleri yaparlar. Dişi okyanustan çıkar ve ara sıra duraksayarak yuva yapacağı yere doğru ilerler. Bazen okyanustan çıkacak, ancak bilinmeyen nedenlerle yuva yapmayacaktır. Buna “sahte çıkış” denir ve bu bazen doğal olarak, bazen ise kumsaldaki suni aydınlatma veya insanların varlığından kaynaklanmaktadır. Bazı türlerin bireylerinin sadece bir kere, bazılarının ondan daha fazla yapmasına rağmen çoğu dişi yuva yapma mevsiminde en az iki kere yuva yapar. Yuvayı İnşa Etmek Yuvalama sezonu genellikle Kuzey yarım kürede Mayıs–Ağustos, güney yarım kürede ise Ekim– Mart ayları arasındadır. Yumurtlama genellikle gece meydana gelir. Nadiren günüz yumurtlama da görülür. Yumurtlamak için kıyıya gelen dişi zaman zaman başını kaldırır ve kumsalı gözetler. Dişi bu dönemde dışarıdan gelecek uyarılara karşı çok hassastır ve rahatsız edildiğinde geri döner. Daha sonra kumsala doğru tırmanan dişi yumurtlayabileceği bir alan aramaya başlar. Bazı durumlarda yuvalamadan veya denize dönmeden önce önemli mesafeleri kat edebilir, karapakslarını gizleyebilecekleri sığ ve geri tarafta daha derin olan bir gövde çukuru açabilirler. Ön üyeler yuva açma olayında pek görev yapmazken arka üyeler karşılıklı iş görür. Yumurta Bırakma ve Gömme Yumurta oyuğu açılınca, dişi kaplumbağa yumurtaları bırakmaya başlar. Yumurta bırakma sırasında salgılanan mukusla birlikte aynı anda iki–üç yumurta bırakılır. Bu yuva yaklaşık 80–120 yuva alır. Caretta caretta yumurtaları genellikle küresel, beyaz, mukusla kaplı ve ping–pong topu büyüklüğündedir (yaklaşık 40 mm çapında ve 40 gr ağırlığında). Yumurtalar arasında küçük oval şekilli veya ikili yumurtalara da rastlanabilir. Caretta caretta yumurtaları esnektir ve deliğe düşerken kırılmazlar. Bu esneklik hem dişiye hem de yuvaya daha fazla yumurta sığmasını sağlar. Yuva yapan Caretta caretta’ların ağladıkları görülür, ancak bu sadece vücudun salgıladığı salgının atılmasıdır. Birçok insan yumurta bırakan kaplumbağanın transa geçtiniği ve rahatsız edilmemesi gerektiğini düşünür. Bu tamamen doğru değildir. Bir Caretta caretta’nın yumurta bırakırken yuvayı terk etmesi pek olası değildir, ancak bazıları rahatsız edilir ya da kendilerini tehlikede hissederlerse bunu etkileyebilir. Bu sebeple, bu işlem sırasında C.C.’lar rahatsız edilmemelidir. Yumurtaların hepsi bırakıldıktan sonra, dişi arka üyeleriyle ana çukuru kapatır ve yuvayı düzler. Kumu farklı taraflara da atarak yumurtaların avcılar tarafından bulunmasını engellemeye çalışır. Yuva kapandıktan sonra, kaplumbağa denize yönelir ve bir sonraki yuva yapma ya da göç zamanına kadar dinlenir. Dişi yuvayı bir kez terk etimi tekrar geri dönmez. Kuluçka Caretta caretta’ların kuluçkalama süresi yaklaşık 45–60 gündür. Ancak embriyoların gelişme hızını etkileyen kum sıcaklığı bunu kısaltabilir ya da uzatabilir. Serin kumların erkek, sıcak kumların dişi üretme eğilimi vardır. Yuvayı Terk Etme Yuvadan anneleri tarafından çıkarılan timsahların aksine, Caretta caretta’lar yuvadan kendi başına çıkmak zorundadır. Yumurtayı kırmak için yavrular, “caruncle” adı verilen geçici, sivri yumurta dişlerini kullanırlar. Bu diş yuvadan çıktıktan hemen sonra düşer. Yavrular, yumurta kabuklarını kırdıktan sonra karapakslarının düzelmesi için yuva içinde 26 saate kadar hareketsiz kalırlar, yuvayı terk etme ise yumurtadan çıktıktan 1–7 gün (ortalama 2,5 gün) sonra yavruların birbirlerine yardımıyla yüzeye doğru tırmanma şeklinde gerçekleşir. Yavrular yuvadan havanın serin olduğu geceleri ya da yağmur fırtınaları sırasında çıkmayı tercih ederler. Bunun nedeni bu havalarda kum sıcaklığının düşüklüğüdür. Yuvadaki bütün yavrular aynı zamanda yuvadan çıkmayabilir, bu durumda takip eden gecelerde gruplar halinde yavru çıkışı devam eder. Yuvadan çıkan yavrular ufuk aydınlığını kullanarak denize doğru yönelirler. Bu sırada kumsal gerisinde bulunan herhangi bir ışık kaynağı, yavruların yönlerini şaşırmalarına ve bu nedenle ölümlerine neden olabilir. Eğer hemen denize ulaşmazlarsa, güneşte kalmaktan, su kaybından, ya da yengeçler, tilkiler, köpekler, rakunlar yakın balıkları ve köpek balıkları gibi nedenlerle öleceklerdir. Denize ulaşan yavrular “yüzme çılgınlığı” denen ve yaklaşık 20 saat süren bir dönemde durmaksızın yüzerler. Ancak yavru Caretta caretta için o kadar çok tehlike vardır ki her 1000 yavrudan ancak biri gençliğe kadar hayatta kalabilir. Doğal ortam yaşayan Caretta carettalar için belgelenmiş ömür uzunluğu tahmini yoktur. Ancak ergin dişilerin üretimsel hayat süreleri 32 yıl, eşeysel olgunluğa ulaşma süresi 15–30 yıl olarak tahmin edilmiştir. Bu şartlarda maksimum ömür uzunluğunun 47–62 yıl olabileceği belirtilmiştir. Göç ve Yön Duyguları Göç: Deniz kaplumbağalarının beslenme alanından, yuva yaptıkları alana olan yüzlerce binlerce millik göçü hayvanlar aleminin en dikkate değer özelliklerindendir. Erişkin dişilerin kendi doğdukları bölgeye yuva yapmak için dönmeleri bu özelliği daha da çekici yapar. Deniz kaplumbağalarının nasıl ve nereye göç ettikleri onlarca yıldır bilim adamlarının odaklandığı bir noktadır. Elde edilecek bilgiler türlerin korunma stratejileri için çok büyük önem taşımaktadır. Bugün biliyoruz ki, deniz kaplumbağaları yaşamları boyu sürecek bu göçe yuvadan ilk çıkışlarıyla başlarlar. İlk kritik 48 saat içinde yavru kumsaldan okyanusa yürümek ve orada kendine avcılardan korunup yiyecek bulabileceği bir yer bulmalıdır. Atlantik ve Caribbean’da bir çok yavru körfez akıntılarına kapılır. Burada genç kaplumbağalar yeterli bir besin kaynağı ve az sayıda avcı bulurlar. Yıllarca Atlantik etrafında yüzüp durduktan sonra, bu genç kaplumbağalar kıyı kenarındaki sığ sulara dönecek kadar büyümüşlerdir. “Tüm Floride loggerheadlerinin birkaç yıllarını kıyı yakını habitatlarda beslenip büyüyerek geçirirler. Ergenliğe ve cinsel olgunluğa erişir erişmez, bir iki beslenme alanına göç ettikleri bilinir. Ergen kaplumbağaların üreme mevsimi hariç ömürleri boyunca kalacakları yer bu ilk beslenme alanıdır. Çiftleşme ve yuva yapma dönemine gelindiğinde hem dişi hem de erkek yuva yapılan kumsallara doğru göçe başlar. Bu olağan güç hayatları boyunca sürecektir. Yön: Açık okyanuslarda deniz kaplumbağaları güçü akıntılara maruz kalırlar, kısıtlı bir görüş açıları vardır; kafalarını suyun üstüne yalnızca birkaç santim çıkartabilir. Bu kısıtlamalara rağmen, deniz kaplumbağaları aynı yuva yapılan kumsalı bulmak için uzun mesafelere göç ederler. Bunu nasıl yaptıkları hayvanlar aleminin en gizemli sorularından biridir ve buna cevap bulabilmek bir çok araştırmacının odak noktası olmuştur. Umut verici yeni bir teori kaplumbağaların dünyanın manyetik alanının açı ve yoğunluğunu bulabildiğini iddia eder. Bu iki özelliği kullanarak kaplumbağa istediği yere gitmesini sağlayacak olan bulunduğu yerin enlem ve boylamını bulabilmektedir. Daha önceki araştırmalar da deniz kaplumbağalarının manyetik alanı belirleme yeteneğinin var olduğunu ispatlamıştır. Göç incelemeleri: Deniz kaplumbağalarının göçebe doğaları, onları anlama ve korumayı zorlaştırmaktadır. Özellikle kaplumbağaları kendi habitatları içinde korumak için, bu habitatların nerelerde olduğunu, kaplumbağaların orada nasıl davrandığını ve hangi yönlere doğru göç ettiğini bilmemiz gerekir. Bir çok araştırma yuva yerlerinde yapılmıştır ve bunun çok mantıklı sebepleri vardır. Araştırmacılar için bu bölgeler daha kolayca ulaşılabilirdir, ayrıca yeni deniz kaplumbağalarının üremesi soyun devamı için çok önemlidir. Koruma çalışmaları da en kolay yuva bulunan kumsallarda yönetilmektedir. Ancak, hayat döngüleri içinde deniz kaplumbağalarının gittiği bölgelerden, en az zaman harcananı yuva yapılan kumsallardır. Bir deniz kaplumbağasının hayatının % 90’ından fazlası suda–beslenerek, çiftleşerek, göç ederek ve kimse izlemediğinde deniz kaplumbağaları ne yaparsa onu yaparak geçer. Sonuç olarak, korumacılar için en büyük tehlikenin olduğu bölge en çok sorunla karşılaşılan okyanuslardır. Yaşamları boyunca onları tam olarak koruyabilmemiz için, kaplumbağaların göçebe motiflerinin ve sudaki davranışlarının tam olarak bilinmesi gerekir. Deniz kaplumbağalarının nereye gittiklerini belirlemek için bir çok metot uygulanır. Bunların en basitlerinden biri yuva yapmaya kumsala geldiğinde ayaklarından birine küçük, zararsız bir metal parçası takmaktır. Her parça kodlanmış bir numaraya sahiptir ve insanlara bulunduğu taktirde geri gönderilmesi için gerekli olan bir adres vardır. İnsanlar bu kimliği geri döndüklerinde, küçük bir ödül kazanırlar ve bu şekilde kaplumbağaların bulundukları, uğradıkları yerler bulunmuş olur. Populasyon: C. caretta’nın erkekleri hakkındaki bilgilerine azlığından dolayı populasyonlarının cinsiyet oranı tam olarak bilinmemektedir. Populasyonların yaş ve boyut kompozisyonları hakkında da kapsamlı bir bilgi yoktur. Ayrıca Henwood (1987), populasyonda kompozisyonların her sezonda değiştiğini ve böylece populasyonun büyüklüğü hakkında bilgi edinmenin karmaşık hale geldiğini belirtmiştir. Populasyon yapısı ve cinsiyet oranı hakkındaki eksik bilgiler ve deniz kaplumbağalarının yaşadığı biyolojik populasyonun sınırlarının tam olarak bilinmemesinden dolayı, populasyon bolluğu ve yoğunluğu hakkında tahmin yapabilmek zorlaşmaktadır. Bununla birlikte yuvalama kumsallarına gelen dişilerin direk sayımı veya yuva sayılarıyla ilgili bazı tahminler yapılmaktadır. C. caretta’nın üretkenlik organlarına etki eden faktörler bölgesel olarak değişkenlik göstermektedir ve populasyon içinde önemli oranlarda varyasyonlar söz konusudur. Bu varyasyonlar, belirli sahillerdeki üretkenlik durumunun belirlenmesini engeller. Aşırı yağmurlar, rüzgar erozyonu, dalga erozyonu ve sıcaklık gibi baskın genel çevresel faktörler üretkenliği etkiler. Yumurtlama sahillerindeki insanların varlığı, ziyaretçilerin olması ve çevredeki ışık kaynakları yuvalama yapmak için kumsala çıkmış dişileri rahatsız ederek denize dönmelerine neden olabilir. C. caretta yavruları, kum yengeçleri, köpek balıkları, predatör kemikli balıklar ile tilki, köpek, rukan gibi memelilere yem olmaktadır. Çeşitli kuşlar da gündüz saatlerinde yavruları avlarlar. Hastalık, şiddetli açlık ve soğuk sersemliği de ölümlere sebep olabilmektedir. Ancak belirli populasyonlar üzerindeki etkileri bilinmemektedir. Katran, yağ artığı ve plastik atıklarının yutulmasından ölümler meydana gelebilmektedir. Genç ergin öncesi ve ergin bireyler ise özellikle köpek balıkları tarafından avlanırlar. Ayrıca bu gruplar, katran veya plastik yutarak ölebilir veya yaralanabilirler. Ayrıca bot çarpmaları bilinçli avlanmalar ve çeşitli ağlara takılmalar da ölüme neden olan diğer faktörlerdir. C. caretta Avustralya, Güney Afrika ve ABD’de korunmaktadır. Balıkçılık endüstrisinin öncelikli avı olmasa da görüldükleri yerde avlanırlar. İnsanların çoğu iddia edilen beğenilmemiş tadından dolayı etini yemezler. Ancak Hindistan, Madagaskar ve Mozambik kıyılarında yaşayan insanlar tarafından hala tüketilmektedir. Her ne kadar C. caretta’nın eti, kabuğu ve derisi Cheloma mydas, Eretmochelys imbricata, Lepidchelys kempii ve Lepidochelys olivacea’ya göre değerli olmasa da yumurtaları dünyanın bir çok yerinde tüketilir. Mozambik, Madagaskar ve Umman kıyı şeritlerinde olduğu gibi C. caretta yumurtalarının protein amaçlı kullanılması, populasyonlarının gerilemesine neden olmuştur. Çoğunlukla ılık ve subtropikal bölgelerde yuvaladıklarından, C. caretta’nın üreme habitatları ve kışlama alanları arasında göç ettikleri sanılır, erkek göçleri hakkında ise çok az şey bilinmektedir. C.Caretta’nın grup göçü bilinmemektedir. Yıl boyunca açık deniz sularında kalabilirler. Florida’da bazı bireylerin, dipleri çamurlu kanallara girdikleri belirlenmiştir. Bazı populasyonlar ise yıl boyunca yuvalama kumsallarının yakınında yaşarlar ve yuvalama dönemleri arasında çatlak ve delikleri mesken edinebilirler. C. caretta’nın klasik anlamda “sürüler” oluşturduğuna dair herhangi bir gösterge yoktur. Bununla beraber, denizde ya da yuvalama kumsallarının yakınında lokal yoğunlaşmalar oluşturabilirler (Dodd, 1988). Koruma ve Yönetim C. caretta’nın da içinde bulunduğu deniz kaplumbağaları, bu türlerin durumları ve önemi kavrandıkça yakalanmalarını ve satışlarını yasaklayan, habitatlarının korunmasını da sağlayacak kanunlarla korunmaya çalışılmıştır. C. caretta, Uluslararası Tehlike Altındaki Türler Kongresinde (CITES) Ek 1’de listelenmiştir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir çok ülke bu antlaşmayı imzalamıştır. Bu listede yar alan türlerin herhangi bir şekilde gelir amaçlı satışı yasaklanmıştır. Göç eden türler konferansı hazırlıklarında uluslararası korumanın şart olduğu Ek 2 listesinde yer almışlardır. Her ne kadar bazı düzenleyici kanunlarla koruma altına alınmış olsalar da bazı bölgelerdeki yetersiz veya isteksiz güvenlik güçleri ve ülkelerin ekonomik seviyelerindeki farklılıklar C. caretta ve diğer deniz kaplumbağalarının korunmasında yeterli olmamakta ve tedbirlerin uygulanmasını güçleştirmektedir. C. caretta’nın neslini devam ettirebilmesi için bütün önemli yuvalama, beslenme, göç ve kışlama habitatlarının üzerinde önemle durulması ve biyolojik verilere dayalı korumalarının uygulanması zorunlu olmuştur. Deniz kaplumbağalarının korunması için farklı bölgelerde, farklı koruma ve yönetim alternatifleri uygulanmaktadır. C. caretta’nın derisi ve kabuğu için fazla talep yoktur ve bu nedenle uluslararası ticareti de çok iyi değildir. Yumurta ve eti ise genellikle lokal olarak tüketilmektedir. CITES uygulamaları uluslararası ticareti engellemede başarılı olabilecektir. Uluslararası ticaret, yasalar tarafından değişik derecelerde başarıyla durdurulmuştur. Örneğin, ABD ve Avustralya’da yumurta tüketimi bu sayede durmuştur. Fakat kaçak avlanma devam etmektedir. Koruma kanunlarının olmadığı bölgelerde ise kanunların çıkarılması ve uygulanması türün devamlılığı için zorunlu görünmektedir. Dişilerin üretkenlikteki önemi ve yumurtlama anlarında çok hassas olmaları nedeniyle plaja gelen dişilerin rahatsız edilmemeleri gerekmektedir. Bu, yumurtlama mevsiminde insan aktivitesinin en aza indirilmesi ve yavruların yollarını bulabilmeleri için yapay ışıklandırmaların minimuma çekilmesiyle gerçekleşebilir. Yuvalar ve dişiler sahillere giren araçlardan korunmalıdır. Çünkü bunlar kumu sıkıştırabilir veya yavruların içinden çıkamayacakları izler bırakabilirler. Ayrıca bu araçların gece kullanılması da dişilerin bu sahillere gelmesini engelleyebilir. Plaj temizlemede kullanılan ağır mekanize temizleme araçları, yumurtlama mevsiminde yumurtlama plajlarında kullanılmamalı veya zarar vermeyecek boyutlarda işletilmelidir. Yumurtalar üzerindeki kaçak avcılığın, predosyonun ve erozyonun yüksek oldu bölgelerde yeni yapılanmış yuvalar, korunmuş kuluçkalıklara taşınabilir buralarda acilen yuvalara tekrar gömülür ya da nemli plaj kumu ile doldurulmuş kutularda inkübasyona bırakılabilir. Bu tip uygulamaların yaratacağı durumlarda, yöntemin taşıdığı bazı risklerden dolayı dikkatli planlama yapılması ve yürütülmesi zorunluluğu vardır. Deniz kaplumbağalarının korunmasında kullanılan bir başka metot da yavruları ilk dönemlerinde yüksek olan predasyonlardan korunabilecekleri büyüklüğe kadar ulaştırmaktadır. Konu ile ilgili araştırmacılar tarafından habitat korunmasından sonra bu metodun kullanılması gerektiği savunulmaktadır. Bu yöntem özellikle Chelonie mydas, Eretmochelys imbricata, Lepidochelys kempii populasyonlarını arttırmak için dünyanın değişik yerlerinde kullanılmıştır. Yavru kaplumbağaların korunması için, yavru kaplumbağalar üzerindeki predasyonun azaltılması, plaj ışıklandırmalarından kaynaklanan yanlış yönelmelerin önlenmesi, kirleticilerin ve besin olarak nitelendirebilecekleri plastiklerin denize ulaşmasının engellenmesi gerekmektedir. Balıkçılıkta kullanılan ağlarla rasgele yakalanmaların ve ölümlerin yüksek olduğu bölgelerde “Kaplumbağa Dışlayıcı Aygıt (TED)”ların kullanılması balıkçılıktan kaynaklanan ölümleri azaltacak bir yöndemdir. Bu yöntem özellikle ABD’de balıkçılıktan kaynaklanan ölümlerin yüksek olduğu bölgelerde kullanılmış, ergin ve ergin öncesi kaplumbağaların kurtulmasını sağlamıştır. Kaplumbağa yaşamını tehdit eden faktörler: Deniz kaplumbağaları yaşamlarının büyük bölümünü denizde geçirmekle birlikte, nesillerini devam ettirebilmek için üreme kumsallarına son derece bağımlı olan canlılardır. Bu tip kumsalların insan eliyle farklı amaçlar için işgal edilmesi ( turizm amaçlı faaliyetler, kum alımı, otlatma, tarım için kumsalların toprak ile örtülmesi vs. ) ve artık Türkiye , Yunanistan ve Kıbrıs gibi birkaç ülkede sınırlı kalması bu bölgelere yumurta bırakan kaplumbağaların nasıl yavaş yavaş yok olmaya mahkum edildiklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, deniz ortamında gerek ergin, gerekse yavrularını trol vb. ağlarla balıkçılar tarafından tesadüfi yakalanmaları da kaplumbağa yaşamını tehdit eden önemli bir sorundur. Çözüm ve Öneriler: Yüksek yuva yoğunluğuna sahip üreme kumsallarını olumsuz yönde etkileyecek yatırımlardan kaçınılmalıdır. Gerek turizm amaçlı gerekse bu amaç dışı yapılanmalarda, özellikle deniz kaplumbağası üreme mevsimi olan Mayıs-Ekim aylarında aydınlatma ve gürültü ile ilgili tedbirlere önem verilmelidir. ( Karayolları aydınlatması, çadır ve karavan kampingleri, otel, ev vb. ) Kumsallarda, doğal yapıyı bozucu her türlü kum ve çakıl alımı önlenmelidir. Üreme kumsallarına büfe, restoran vs. sabit tesisler kurulmamalıdır. Gece kumsallar insanlar tarafından kullanılmamalı, araba, motor, bisiklet vs. araçların üreme kumsallarına girmesi engellenmelidir. Plaj şemsiyeleri toprağa gömülmeyen türden olup yumurtlama bandının gerisinde kullanılmalıdır. Deniz Kaplumbağalarının Korunması İçin Gerçekleştirilen Çalışmalar Ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler (Bern, Barselona Sözleşmeleri) çerçevesinde nesli tehlikede olan ve Türkiye sahillerini üreme alanı olarak kullanan deniz kaplumbağalarının korunması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu amaçla, Bakanlığımız koordinatörlüğünde ilgili Bakanlıklar, üniversiteler ve gönüllü kuruluşlardan oluşan “ Deniz Kaplumbağaları İzleme-Değerlendirme Komisyonu ” kurulmuştur. İzleme-Değerlendirme Komisyonu Akdeniz’ de önemli deniz kaplumbağası üreme alanı olarak belirlenmiş 17 alanda ( Ekincik, Dalyan, Fethiye-Çalış, Dalaman, Patara, Kale (Demre), Kumluca, Tekirova, Kızılot, Belek, Gazipaşa, Demirtaş, Göksu Deltası, Kazanlı, Anamur, Akyatan, Samandağ ) incelemelerde bulunarak, sorunları tespit etmekte ve bu sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar gerçekleştirmektedir. KAYNAKÇA: 1- Sınıflandırma, coğrafi dağılışı, fiziksel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, üreme, davranış özellikleri, habitatı: 2- Biyo-Ekolojileri, populasyonu: 3- Kaplumbağa yaşamını tehdit eden faktörler, Çözüm ve Öneriler, Deniz Kaplumbağalarının Korunması İçin Gerçekleştirilen Çalışmalar    

http://www.biyologlar.com/caretta-caretta-deniz-kaplumbagalari

Ulusal Disiplinlerarası Çevre <b class=red>Kongresi</b>

Ulusal Disiplinlerarası Çevre Kongresi

Sayın İlgili,Günümüzde nüfus artışı, enerji ihtiyacı, tarımsal sorunlar, biyolojik çeşitliliğin yok olmasının yanı sıra, teknoloji ve sanayinin gelişimi ile çevre sorunları giderek artmaktadır. Oysa ekosistemin bir parçası olarak insanoğlu diğer canlılar ve cansız varlıklar ile arasında var olan dengeyi korumak zorundadır.Çevre korunmasının yanı sıra eğitimsel, hukuksal, tıbbi, sosyo-ekonomik, ticari ve endüstriyel politikalar ile sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak insanoğlunun temel görevidir.Akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, sanayi kuruluşları ve öğrencilerin de katkıları ile çevre sorunlarına uygulanabilir çözümler getirmek amacıyla Sakarya Üniversitesi'nde 14-16 Mayıs 2012 tarihlerinde Ulusal Disiplinlerarası Çevre Kongresi (Uluslararası Katılımlı) düzenlenmektedir.Zengin yer altı su kaynakları, akarsu ve gölleri, florası, faunası, kuşların göç yolları üzerinde bulunması gibi birçok doğa güzelliği ile önemli tarihi ve kültürel değerlere sahip olan ilimizde düzenlenecek bu etkinliğimize katılımlarınızdan onur duyacağız. KONU BAŞLIKLARI Örgün ve Yaygın Çevre Eğitimi Stratejileri Çevre Bilinci ve Toplum: Ulaşım, Nüfus Artışı, Kentleşme, Gürültü Kirliliği Halk sağlığı ve çevre: Çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerine etkileri, önleyici tedbirler, tedavi şekilleri Tarım ve Çevre: Gübreleme, Tarımsal İlaçlar, Sulama, Monokültür, Çevre Kirliliğinin Yarattığı Tarımsal Sorunlar, Organik Tarım Doğal Hayatı Koruma: Biyolojik Çeşitlilik, Ormanlar, Sulak Alanlar, Su ürünleri, Çayır ve Meralar, Su kaynaklarının yönetimi Sürdürülebilir Kalkınma ve Çevre Kirliliği: Çevre Hukuku, Çevre Politikası, Çevre Sağlığı, Çevre Yönetimi ve Planlanması, Çevresel Etki ve Değerlendirme Çevre Kirliliğinin Önlenmesi ve Giderilmesine Yönelik İleri Teknolojiler: Biyoteknoloji, Genetik, Nanoteknoloji, Biyobozunur Malzemeler, Çevre Dostu Malzeme Üretimi Alternatif Enerji kaynakları: Biyoyakıtlar, Hidroelektrik Santralleri, Güneş Enerjisi, Rüzgar Enerjisi, Nükleer Enerji Çevre Kirliliği, Hava kirliliği ve kontrolü, Su ve atıksu arıtımı; Atıkların Arıtımı ve Değerlendirilmesi olmakla beraber bu başlıklarla sınırlı değildir. Çevre ile ilgili giderek artan sorunların ana kaynağı insanoğlunun faaliyetleridir. Bunun için çevreyi sorunları ile ekonomik, sosyal, politik, hukuksal, tıbbi yansımalarına dikkat çekilmeli ve çevre korumaya yönelik kalıcı davranış değişiklikleri yaratılmalıdır. Bilimsel toplantılar aracılığıyla, bilim insanlarının, politikacıların, sanayicilerin, kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kurum ve kuruluşların stratejik işbirliği kurabilmeleri ve uygulanabilir çözüm önerileri getirebilmeleri için gereken her adımın atılabilmesini sağlamak çok önemlidir. AMACI Bu bilimsel toplantının amacı; Ulusal bir çevre hareketinin oluşturulması ve sürdürülebilmesine yönelik akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, sanayi kuruluşları ve öğrencilerin de katkıları ile çevre sorunlarına uygulanabilir çözümler getirmek ve projeler ile işbirliğinin sağlanması, daha fazla irtibat ve koordinasyon için bir platform oluşturmaktır. Hakan S. SoyhanE-posta: hsoyhan@sakarya.edu.trE. Selcen DarçınE-posta: esdarcin@gmail.com Cengiz GülenE-posta: cevrekongresi@gmail.comGökhan CoşkunE-posta: gcoskun@sakarya.edu.tr SERENAS ULUSLARARASI TURİZM KONGRE ORGANİZASYON A.Ş.Yeni Sülün Cad. Tekirler Sokak No: 534330 1. Levent – İSTANBULTel : +90 212 282 33 73 (pbx)Faks : +90 212 282 60 49URL : www.serenas.com.trE-posta : info@udck2012.orgProf. Dr. Muzaffer ElmasSakarya Üniversitesi Rektörü http://udck2012.org

http://www.biyologlar.com/ulusal-disiplinlerarasi-cevre-kongresi

20.Ulusal Neonatoloji <b class=red>Kongresi</b> 15-18 Nisan 2012

20.Ulusal Neonatoloji Kongresi 15-18 Nisan 2012

Türk Neonatoloji Derneği olarak 20. Ulusal Neonatoloji Kongresi’ni 15-18 Nisan 2012 tarihleri arasında Bodrum Hilton Otel’de düzenliyoruz. Geçen yıl gerçekleşen kongremizde aldığımız olumlu geri bildirimler ve öneriler doğrultusunda bu yıl da bilimsel, eğitsel ve sosyal açıdan kapsamlı ve doyurucu bir program hazırlıyoruz. Bu yıl düzenlenen kongrede dünya ve ülkemizdeki güncel konuların yanında, eğitim sürecinde bulunan genç meslektaşlarımız için yararlı olacağını düşündüğümüz konular konferanslar, paneller, forumlar, serbest bildiriler ve özel kurslar da programda yer alacaktır. Bu bilimsel ve sosyal paylaşım ortamında siz değerli meslektaşlarımızla birlikte olmaktan mutluluk duyacağımızı ifade eder, saygı ve sevgilerimizi sunarız. Prof. Dr. Murat YURDAKÖK20. UNEKO Kongresi ve Türk Neonatoloji Derneği Başkanı ÖNEMLİ TARİHLER Kongre Tarihi                                                          :15-18 Nisan 2012Bildiri Son GöndermeTarihi                                         :24 Şubat 2012İndirimli Kayıt ve Konaklama  İçin Son Tarih                  :17 Şubat 2012Kayıt ve Konaklamalar için Son İptal Tarihi                    :17 Şubat 2012GENEL BİLGİLER  Kongre DiliKongre bilimsel dili Türkçe olacaktır. İngilizce sunumlarda Simultane tercüme yapılacaktır. Kongrenin web adresiwww.uneko2012.org Bildiri Hazırlama Kuralları20. Ulusal Neonatoloji Kongresi’nde tüm bildiri özetleri elektronik ortamda kabul edilecektir. Bildiri özeti göndermek için gerekli bilgilere kongre web adresinden ulaşabilirsiniz. Kongre ve Bildiri Kabul YazılarıKongre katılımı için kurumlara verilmek üzere talep edilecek kongre ve bildiri kabul yazıları, Kongre Düzenleme Kurulu aracılığı ile isteyen katılımcılara gönderilecektir. İptallerKayıt ve konaklama ücretlerinde, 17  Şubat  2012 tarihine kadar yapılacak iptallerde %50’si iade edilir. Bu tarihten sonra yapılacak iptallerde iade yapılmayacaktır. Tüm iadeler kongre bitiminden sonra yapılacaktır. Kongre Danışma ve Kayıt Masası Çalışma Saatleri:15-18 Nisan 2011 tarihleri arasında, Saat 08:00-19:30 süresince açık olacaktır. Yaka KartlarıTüm katılımcı ve refakatçılara yaka kartı dağıtılacaktır.Yaka kartı olmayan misafirler kongre aktivitelerine kesinlikle katılamayacaklardır. KredilendirmeToplantılar Türk Tabipler Birliği tarafından kredilendirilecektir. Katılım SertifikasıTüm katılımcılara katılım sertifikaları 18 Nisan 2012 tarihinde dağıtılacaktır. Online BildiriOnline bildiri son gönderim tarihi 24 Şubat 2012’dir. İLETİŞİM Bilimsel Konular ile İlgili Yazışmalar Esin KoçGazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı,  Neonatoloji Bilim Dalı,06500  Beşevler AnkaraTel     :+ 90 (312) 202 60 03 – 60 19Faks     :+ 90 (312) 215 01 43E-posta     : esinkoc@gazi.edu.tr Eren ÖzekMarmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonatoloji Bilim Dalı,34668 Haydarpaşa – İstanbulTel     :+ 90 (216) 336 32 05Faks     :+ 90 (216) 414 47 31E-posta     : ozekeren@gmail.com Kayıt ve Konaklama ile İlgili Yazışmalar Birlik Mahallesi 441. Cad. No.1 06610 Çankaya / ANKARATel     : +90 (312) 454 00 00 (Pbx)Faks     : +90 (312) 454 00 24E-posta     : uneko2012@flaptour.com.tr

http://www.biyologlar.com/20-ulusal-neonatoloji-kongresi-15-18-nisan-2012

EVRİMSEL BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ

EVRİMSEL BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu 2-3 Mayıs 2012 tarihlerinde II. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi’ni düzenleyecek. Bu yılki kongrenin teması “İnsan Evrimi”. Hacettepe Üniversitesi biyoloji öğrencileri geçen yıl yapılan kongreden farklı olarak bu yıl Evrim konusunu daha da genişletiyor. Öğrenciler ve uzmanlar katılımcılara daha geniş bir yelpazede ‘İnsan Evrimi’ ni anlatacak. Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü K Salonu’nda gerçekleştirilecek olan kongrede yedi oturum yapılacak. Kongrede öğrenci sunumlarının yanı sıra “Akdeniz, İnsan Hareketleri ve Vektör Evrimi” konusunda Prof. Dr. Bülent Alten, “Sosyobiyolojinin Kritiği” panelinde ise Prof. Dr. Suavi Aydın, Prof. Dr. Hüseyin Özel ve Doç. Dr. Ergi D. Özsoy ev sahipliği yapacak. Poster sunumlarıyla katılmak isteyen katılımcıların en geç 20 Nisan 2012, saat 23:59’a kadar evrimselbiyoloji@gmail.com adresine hazırladıkları poster sunumlarının özetini göndermeleri gerekiyor. II. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi “İnsan Evrimi” hakkında ayrıntılı bilgi almak ve katılımcı olmak için adres: www.hubito.com

http://www.biyologlar.com/evrimsel-biyoloji-ogrenci-kongresi

ULUSAL BİYOLOJİ TOPLULUKLARI KONGRESİ

ULUSAL BİYOLOJİ TOPLULUKLARI KONGRESİ

Prof. Dr. Ali SAZCI / Psikiyatrik Hastalıkların GenetiğiDoc. Dr. Ergi Deniz ÖZSOY / Moleküler Evrim ve Doğal SeçilimProf. Dr. Kemal YELEKÇİ / Virüslerle İlaç Tasarımı Nasıl YapılırProf. Dr. Mahinur s. AKKAYA / Antik DNAYard. Doc. Dr. Mehmet Baki YOKEŞ / Tehlike Altındaki Türler Üzerine AraştırmalarProf. Dr. Murat BİLECENOĞLU / Modern İnsanın İlkel Doğa AlgısıProf. Dr. Neriman ÖZHATAY / Türkiye'nin Önemli Bitki AlanlarıProf. Dr. Nihan ERGİNEL ÜNALTUNA / DNA Bankalarının Oluşturulması ve ÖnemiDoc. Dr. Nesrin ÖZÖREN / NLR Proteinleri ve İmmün AyrıcalıkProf. Dr. Oğuz TÜRKOZAN / Deniz Kaplumbağaları ve Ülkemizdeki KonumuProf. Dr. Sedat DÖNMEZ / Güncel Endüstriyel Mikrobiyolojik UygulamalarProf. Dr. Tuna EKİM / Ülkemizdeki Arazi Botaniğinde Son Gelişmeler KATILIM İÇİN ÖNKAYIT GEREKLİDİR:http://ubit.uludag.edu.tr/

http://www.biyologlar.com/ulusal-biyoloji-topluluklari-kongresi

III. Ulusal Biyosidal <b class=red>Kongresi</b>

III. Ulusal Biyosidal Kongresi

Değerli Katılımcılar; Ankara Üniversitesi, Şanlıurfa Belediyesi, Harran Üniversitesi, ARGEFAR (Ege Ünv.) ve Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi işbirliğinde, 01- 04 Kasım 2012 tarihlerinde Şanlıurfa’da “ III. Ulusal Biyosidal Kongresi ” düzenlenecektir. Sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama isteği insanlar için her zaman öncelikli konuların başında gelmektedir. İnsan sağlığı bireysel olarak sağlansa bile güvenli ve sağlıklı bir çevre olmadıkça bireysel yaşam kalitesinin ve sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi mümkün değildir. İnsan sağlığını doğrudan ilgilendiren Çevre sağlığıyla ilgili sorunların artması; gelişen bilim ve teknoloji ile daha önceleri bilinmeyen risk ve etmenlerin bilinir ve ölçülebilir olması; zararlılarla mücadelede kullanılan yöntemleri daha bilinçli yapma gereğini ortaya çıkarmaktadır. Yaşam alanlarımız olan açık ve kapalı alanlarda doğal olarak bulunabilen çeşitli canlılar ve mikroorganizmalar insanları sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek potansiyele sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Haşerelerden kaynaklanan bulaşıcı hastalıklardan korunmak, yaşam kalitemizi artırmak ve ekonomik kayıplara uğramamak için haşerelerle yoğun bir mücadele programı uygulanmaktadır. Bu amaçla birçok kimyasal ve biyolojik ürünü kullanmaktayız. Bu ürünler "BİYOSİDAL" olarak adlandırılmaktadır. Her gün bireysel olarak kullandığımız el dezenfektanları veya antibakteriyel ürünlerin yanında, belediyelerimiz tarafından haşere mücadelesinde kullanılan kimyasallar veya içme sularının dezenfeksiyonunda kullanılan kimyasallar da Biyosidal ürünlerdir. Ülkemizde bu ürünlerin piyasaya arzı ve kullanımıyla ilgili işlemler Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmaları daha geniş kesimlerle paylaşmak ve bilimsel zemine oturmak amacıyla 4-7 Kasım 2010 tarihleri arasında birincisi, 17-20 Kasım 2011 tarihlerinde ikincisi düzenlenen kongrenin, katılımcıların talebi üzerine bilgi birikiminin arttırılması, paylaşılması, sorunlara çözüm önerilerinin sunulması, tartışılması amacıyla ve yabancı uzmanların da davet edilmesiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenmiştir. Sizlerin katılımıyla birlikte gerçekleştirmeyi amaçladığımız bu kongrede buluşmak dileğiyle, Düzenleme Kurulu Adına Prof. Dr. Nuri YİĞİT Kongre Başkanı

http://www.biyologlar.com/iii-ulusal-biyosidal-kongresi

VIII. NANOBİLİM VE NANOTEKNOLOJİ KONGRESİ

VIII. NANOBİLİM VE NANOTEKNOLOJİ KONGRESİ

Ülkemizin nanobilim ve nanoteknoloji konusunda en önemli bilimsel etkinliği olan NanoTR kongrelerinin sekizincisi 2012 yılında Hacettepe Üniversitesi'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecektir. Gerek katılımcı sayısı ve gerekse davetli konuşmacı niteliği bakımından her geçen yıl daha büyük ilgi gören NanoTR konferansları artık uluslararası nitelikte bir marka olmaya adaydır. Bu kapsamda 2012 yılında düzenlenecek olan NanoTR8 Kongresi ile eş zamanlı olarak International Academy of Nanomedicine (IANM) tarafından düzenlenen 3. Dünya Kongresi de Ankara’da gerçekleştirilecektir. Böylece katılımcılar bütün dünyada nanoteknolojinin farklı alt disiplinlerinde çalışan çok nitelikli bilim insanlarıyla tanışma fırsatı bulacak ve nanoteknoloji-nanotıp konularındaki son gelişmeleri yakından takip edebileceklerdir. VIII. Türkiye Nanobilim - Nanoteknoloji Kongresi ve IANM 3rd World Congress’e; ulusal ve uluslararası düzeyde katılacak olan davetli konuşmacılar, akademisyenler, girişimciler, özel sektör-kamu temsilcileri, asistan ve öğrenciler ile birlikte 1000’in üzerinde katılımcı beklenmektedir. Sizleri 25- 29 Haziran 2012 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Kampüsü Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan ve nano-bilimin bütün yönlerinin merak ve heyecanla tartışılacağı bu kongreye davet etmekten büyük memnuniyet duyar, değerli katkı ve katılımlarınız için teşekkür ederiz. Saygılarımızla, Bilimsel programa göz atmak veya indirmek için tıklayın... Düzenleme Kurulu Adına Kongre Eş Başkanları Prof. Dr. Emir Baki DENKBAŞ Doç. Dr. Gürer Güven BUDAK Resmi Web Sitesi:  www.nanotr8.com/

http://www.biyologlar.com/viii-nanobilim-ve-nanoteknoloji-kongresi

Türkiye Zootekni Bölümlerinde Hayvan Davranışları Bilimi

Hayvan davranışları bilimi bakımından Türkiye’de son yıllarda sevindirici gelişmeler yaşanmaktadır. Lisans ve lisansüstü ders olarak hayvan davranışları, zootekni bölümü olan neredeyse tüm üniversitelerde okutulmaya başlanmıştır. Genellikle lisansta zorunlu ders olarak genel hayvan davranışları verilmekte, lisansüstünde ise seçmeli ders olarak türlere özgü davranış dersleri yer almaktadır. Ülkemizde davranış derslerinin türlere özgünleşmesi ilginçtir. Zira ülkemize kıyasla hayvan davranışları biliminin çok daha eski bir geçmişi olmasına rağmen batı ülkelerinde türlere ilişkin ayrı derslere neredeyse rastlanmamaktadır. Zootekni öğretiminin yapılanması ve bu konudaki ulusal alışkanlıklarımız ile ilişkilendirilebilecek bu oluşum aynı zamanda ülkemizde temel davranış çalışmalarına olan ilginin yetersizliğini de açıklamaktadır. Ülkemiz zootekni bölümlerinde hayvan davranışları konusunda yapılan ve Science Citation Index tarafından değerlendirmeye alınan dergilerde yayınlanan çalışmalara bakıldığında ilk yayının 1999 tarihli olduğu görülmektedir (Çam ve ark., 1999). Aynı yazarların daha sonraları davranış konularında yayınlarına rastlanmamaktadır. Bu çalışmayı, güncel değerlendirme makalesinin yazar(lar)ının da içerisinde bulunduğu 2001, 2002 ve 2003 tarihli üç araştırma makalesi izlemektedir (Savaş ve ark, 2001; Yurtman ve ark., 2002; Karaağaç ve ark., 2003). Kasım 2007 tarihi itibarıyla SCI tarafından taranan dergilerde hayvan davranışları konusunda yayınlanan Türkiye adresli toplam makale sayısı 21’dir. Makale sayıları bakımdan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü (Savaş ve ark., 2001; Yurtman ve ark., 2002; Uğur ve ark., 2004; Savaş ve ark., 2007; Tölü ve Savaş, 2007; Atasoglu ve ark., 2007), Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü (Keskin ve ark., 2004; Keskin ve ark., 2005; Tapkı ve Şahin, 2006, Tapkı ve ark., 2006) ve Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nden (Yanar ve ark., 2006; Metin ve ark., 2006; Güler ve ark., 2006) araştırma gruplarının çalışmaları dikkat çekmektedir. Anılan çalışmaların yarıya yakın bir bölümü pür uygulamalı etolojik çalışmalar olarak değerlendirilebilirler. Diğer çalışmalarda ise davranış özellikleri daha ziyade ikincil, yada destekleyici biyolojik göstergeler olarak kullanılmışlardır. Söz konusu çalışmalar türler bazında incelendiğinde küçükbaş hayvanların ağırlıklı olduğu, bunları sığırların izlediği gözlenmektedir. Türkiye adresli ve SCI indeksli yayınlar içerisinde kanatlı türlerde, biri yumurtacı tavuk diğeri güvercin özdekli olan yalnızca iki çalışmaya rastlanmıştır (Karaağaç ve ark., 2003; Savaş ve ark., 2007). Bununla birlikte, ulusal dergilerde yayınlanmış olan bazı araştırma makaleleri ile (Savaş ve Şamlı, 2000) yine bu konuda yürütülen tez çalışmalarına (Köse, 2004) da ulaşmanın mümkün olabileceği düşünülmektedir. Her ne kadar TÜBİTAK ULAKBİM bu konuda önemli adımlar atmış olsa da, ne yazık ki, ulusal paylaşım ağımızın yetersizliği nedeni ile çalışmalara ulaşmak son derece güç olabilmektedir. Bu nedenlerle değerlendirmede sadece uluslararası paylaşım kolaylığına sahip süreli yayınlar dikkate alınmıştır. Bilim insanlarının çalışma alanlarının belirlenmesinde ulusal nitelikli bilimsel toplantılar iyi birer araçtır. Zira bilimsel projeler, proje başladıktan çok kısa sonrasında bu tip toplantılarda sunulurlar. Halbuki bu çalışmaların makaleye dönüşmesi çok daha uzun bir süre alabilir. Bu bağlamda hayvan davranışları bilim alanındaki çalışmaların gelişimini takip etmek açısından Ulusal Zootekni Bilim Kongrelerinde sunulan bildiriler iyi birer araç olabileceği düşünülmüş ve 2000 yılından sonra yapılan üç Ulusal Zootekni Bilim Kongresi (2002 Ankara, 2004 Isparta ve 2007 Van) incelenmiştir. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nce organize edilen III. Ulusal Zootekni Kongresi’ne toplam 167 bildiri sunulmuş olup, Hayvansal Üretim bunlardan biri küçükbaş diğeri balarısı özdeğinde olmak üzere, yalnızca iki tanesinin hayvan davranışları konusunu içerdiği gözlenmiştir. Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nün gerçekleştirdiği IV. Ulusal Zootekni Kongresi’nde ise toplam bildiri sayısı 174, hayvan davranışları konulu bildiri sayısı 13 e ulaşmıştır. Son yapılan Van Kongre’si değerlendirildiğinde, bir önceki kongreye göre %13,2’lik bir artışla (Ankara ile Isparta arasındaki toplam bildiri sayısı artışı %4,2) toplam bildiri sayısının 197, hayvan davranışlarını konu alan bildiri sayısının ise 17 olduğu görülmektedir. Kongrelere göre hayvan davranışlarını konu edinen bildiri sayısının toplam bildiri sayısına oranı sırasıyla %1,2, %7,5 ve %8,6’dır. Bu gelişme hayvan davranışları bilim dalı bakımından sevindiricidir. Zootekni, veteriner hekimlik ve biyoloji öğrencileri için önemli bir Türkçe kaynak durumunda olan ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erdinç Demirören tarafından kaleme alınan “Hayvan Davranışları” kitabı da, bu konuda bir ilk olması nedeniyle anılmadan geçilemez (Demirören, 2007). Ancak bir tek kitabın bilim dalı için yeterli olmadığı, hayvan davranışları alanında Türkçe kaynak sıkıntısı çekildiği de bir gerçektir. Sonuç Hayvan davranışları bilimi, hayvanların çevresel düzenlemelerinde yararlı bir araç olarak görülmektedir. Bu yararlanma, çevrenin hayvanın davranışlarına göre şekillendirilmesi yanında davranış bakımından mevcut çevre koşullarına uyum sağlayabilecek hayvanların ıslah edilmesi şeklinde iki yönlüdür. Sözkonusu bilim dalından yararlanmanın anılan her iki yönünün de birlikte ele alınması ön koşuldur. Zira hayvan bilimi içerisinde bu güne değin yapılan çalışmalar göstermiştir ki, ne tek başına çevreyi ne de tek başına hayvanın genetik yapısını “yetiştiricinin arzuları doğrultusunda” optimize etmek mümkün olmuştur. Dolayısıyla optimizasyon bütüncül bir yaklaşımı gerektirir. Bu bilim dalından üretilecek bilgi hayvanların yaşamlarını daha sağlıklı sürdürmelerini, üremelerini ve üretmelerini sağlayacaktır. Bunların ötesinde hayvanlarla ilgili hukuki düzenlemelerde de bu bilim dalının vazgeçilmez katkısı bulunmaktadır. Hayvan refahının gözetilmesi anlamında Hayvanları Koruma Kanunu’nda hayvan davranışları bilim dalına doğrudan atıfta bulunulmaktadır (Kanun No: 5199; Madde 3, 5, 8 ve10). Ancak çevresel düzenlemeleri insan kontrolünde olan hayvanların davranışlarının yalnızca uygulamaya dönük olarak ele alınması, hayvan davranışları bilim dalının gelişmesini olumsuz olarak etkiler. Bilim dalının sağlıklı olarak gelişmesi için, yetiştirme olgusu altında hayvanların davranışlarına yönelik temel çalışmalara da gereksinim vardır. İlgili davranışların ortaya çıkışında etkili mekanizmaların aydınlatılabilmesi için fizyolojiden genetiğe, gelişme biyolojisinden patolojiye kadar davranışa temel oluşturan alanların kapsamı içerisinde çalışmak kaçınılmaz gözükmektedir. Söz konusu yaklaşım tarzı aynı zamanda bu konuda yetişecek genç bilim insanlarının temel etolojiyi ve ilgili alt dallarını iyi öğrenmelerini de sağlayacak niteliktedir. Zootekni açısından hayvan davranışları bilim dalının Türkiye’de son yıllarda sergilediği gelişimin niteliği sevindirici ve umut vericidir. Ancak ve ne yazık ki, zootekni bilim camiası içerisinde yapılan sohbetlerden takip edilen bir şekilde, özellikle davranışın sayısallaştırılması ve akabinde istatistiksel değerlendirilmesi konusunda bilimcilerimizin sorunlar yaşadıkları, kimi zaman bu güçlüklerin araştırmacıları söz konusu alandan vazgeçmenin eşiğine getirdiği izlenimi, çalışmaların sürekliliği açısından endişe yaratmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki tüm Dünya’da bu konuda çalışmalar yetersizdir. Bu durum söz konusu alanda bilimsel çalışma yapmaktan vazgeçmeyi değil ilgili sorunların üzerine gitmeyi ve araştırma yapmayı gerektirir. Nitekim hayvan davranışları bilimi alanında yöntem konusunda da çalışmalara gereksinim vardır. Kaynaklar Ataşoğlu, C., Yurtman, İ. Y., Savaş, T., Gültepe, M., Özcan, O. 2008. Effect of weaning on behavior and serum parameters in dairy goat kids. Animal Science Journal 79(4): 435-442. Bessei, W. 1983. Die Bedeutung der Lorenzschen Instinktlehre in der Diskussion um eine verhaltensgerechte Unterbringung von Legehennen. Züchtungskunde 55: 222-232. Çam, M., Kuran, M., Selçuk, E. 1999. Effects of time spent near mothers postpartum on the behaviour of ewes and lambs and on the growth performance of lambs in Karayaka sheep. Turk. J. Vet. Anim. Sci. 23: 335-342. Darwin, C. 1990. Türlerin kökeni. (Çev. Öner Ünalan) Onur Yayınları, Şahin Matbaası, Ankara, ss 392. Dietl, G., Nürnberg, G., Reinsch, N. 2006. A note on a quantitative genetic approach for modeling of differentiation tasks. Appl. Anim. Behav. Sci. 100: 319–326. Demirören, E. 2007. Hayvan davranışları. II. Baskı. Ege Üniversitesi Ziraat Fakül. yayınları No:547, İzmir. Hayvansal Üretim 49(2), 2008 Hayvan Davranış Bilimi ve Zootekni: Tanım ve İzlem 41 Güler, O., Yanar, M., Bayram, B., Metin, J. 2006. Performance and health of dairy calves fed limited amounts of acidified milk replacer. S. African J. Anim. Sci. 36: 149-154 Immelmann, K., Ekkehard, P., Sossinka, R. 1996. Einführung in die Verhaltensforschung. Blackwell Wissenschafts-Verlag Berlin, Wien, pp 287. Karaağaç, F., Özcan, M., Savaş, T. 2003. Verlauf von aggressivem Picken und einigen Verhaltensmerkmalen in rangordnungsinstabilen Käfiggruppen bei Legehennen. Arch. Tierz. 46: 391-396 Keskin, M., Şahin, A., Biçer, O., Gül, S. 2004. Comparison of the behaviour of Awassi lambs in cafetaria feeding system with single diet feeding system. Appl. Anim. Behav. Sci. 85: 57-64. Keskin, M., Şahin, A., Biçer, O., Gül, S., Kaya, S., Sarı, A., Duru, M. 2005. Feeding behaviour of Awassi sheep and Shami (Damascus) goats. Tr. J. Vet. Anim. Sci. 29: 435-439. Köse, K.,2004. Devriye köpeği amaçlı kullanılan alman çoban köpeği ile Belçika çoban köpeği (Malinois) ırkı köpeklerin eğitim sürelerini etkileyen faktörler. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Çanakkale, 56 s. Lorenz K. 1982 Vergleichende Verhaltensforschung. Grundlagen der Ethologie DTV Wissenschaft: München, pp 399. Lund, V., Coleman, G., Gunnarsson, S., Appleby, M. C., Karkinen, K. 2006. Animal welfare science—Working at the interface between the natural and social sciences. Appl. Anim. Behav. Sci. 97: 37-49. Metin, J., Yanar, M., Güler, O., Bayram, B., Tüzemen, N. 2006. Growth, health and behavioural traits of dairy calves fed acidified whole milk. Indian Vet. J. 83: 976-979 Millman, S.T., Duncan, I.J.H., Stauffacher, M., Stookey, J. M. 2004. The impact of applied ethologists and the international society for applied ethology in improving animal welfare. Appl. Anim. Behav. Sci. 86: 299-311. Mormede, P. 2005. Molecular genetics of behaviour: research strategies and perspectives for animal production. Livestock Production Science 93: 15–21 Sambraus, H.H. 1998. Applied ethology-it’s task and limits in veterinary practice. Appl. Anim. Behav. Sci. 59: 39-48. Sambraus, H.H. 2002. Aufgaben der Angewandten Ethologie bei Landwirtschaftlichen Nutztieren früher und heute. Gumpensteiner Tagung “Nutztierhaltung im Wandel der Zeit”, Bundesanstalt für alpenländische Landwirtschaft, Gumpenstein, A-8952 Irdning: 17-20. Sandilands, V. 2004. David Wood-Gush, the biography of an ethology mentor. Appl. Anim. Behav. Sci. 87: 173-176. Savaş, T., Şamlı, E. 2000. Tavuklarda agresyon ile sosyal hiyerarşinin yumurta verimi ve bazı davranış özelliklerine etkisi. Tarım Bilimleri Dergisi 6: 11-15. Savaş, T., Yurtman, I.Y., Karaağaç, F., Köycü, E. 2001. Einfluss der intensiven Gruppenhaltung und Geschlecht auf Oral-Stereotypien und einige Verhaltensmerkmale bei Mastlämmern. Arch. Tierz. 44: 313-322 Savaş, T., Konyalı, C., Daş, G., Yurtman, İ.Y. 2007. Effect of beak length on feed intake in pigeons (Columba livia f. domestica). Animal Welfare 16: 79-86. Smidt, D., Schlichting, M.C., Ladewig, J., Steinhardt, M. 1995. Ethologische und verhaltensphysiologische Forschung für tiergerechte Nutztierhaltung. Arch. Tierz. 38: 7-19. Steiger, A. 1993. Schlussbetrachtung zur 25. Freiburger Tagung und kritische Gedanken zur Stellung der angewandten Ethologie. Aktuelle Arbeiten zur artgemäßen Tierhaltung, Vorträge anlässlich der 25. Internationalen Arbeitstagung Angewandte Ethologie bei Nutztieren der Deutschen Veterinärmedizinischen Gesellschaft e.V. KTBL-Schriften-Vertrieb im Landwirtschaftsverlag GmbH, Münster-Hiltrup: 274-284 Tapkı, İ, Şahin, A. 2006. Comparison of the thermoregulatory behaviours of low and high producing dairy cows in hot environment. Appl. Anim. Behav. Sci. 99: 1-11. Tapkı, İ., Şahin, A., Önal, A.G. 2006. Effect of space allowance on behaviour of newborn milk-fed dairy calves. Appl. Anim. Behav. Sci. 99: 12-20. Tembrock, G. 1992. Verhaltensbiologie. 2. Auflage. Gustav Fischer Verlag, Jena, pp 386. Tinbergen, N. 1979. Tiere und ihr Verhalten. (Überstz. Hans-Heinrich Wellmann und Wolfgang Vilwock) Rowohlt Taschenbuch Verlag GmbH, Reinbek bei Hamburg, pp 191. Todes, D. 2003. İvan Pavlov: Hayvan makinesini araştırırken. (Çev. Ebru Kılıç), TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, Ankara, ss. 118. Tölü, C., Savaş, T. 2007. A brief report on intra-species aggressive biting in a goat herd. Appl. Anim. Behav. Sci. 102: 124-129. Uğur, F., Savas, T., Dosay, M., Karabayır, A., Atasoglu, C. 2004. Growth and behavioral traits of Turkish Saanen kids weaned at 45 and 60 days. Small Ruminant Research 52: 179-184. Hayvansal Üretim

http://www.biyologlar.com/turkiye-zootekni-bolumlerinde-hayvan-davranislari-bilimi

XXIV.Ulusal Biyokimya <b class=red>Kongresi</b>

XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi

Değerli Meslektaşlarım, Sizleri 25 - 28 Eylül 2012 tarihlerinde, tarih öncesi dönemden beri pek çok Anadolu Medeniyetine beşik olmuş, kucak açmış Konya’da, Hazreti Mevlana’nın kentinde yapılacak olan XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi ve Kongre öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilecek olan çalıştaylara katılmaya davet etmekten onur duyuyorum. Açılış Konferansı, kongremizin de ana konusunu oluşturan Tıbbi Laboratuvarlarda İzlenebilirlik – Standardizasyon – Harmonizasyon üzerine Prof. Dr. Lothar Siekmann tarafından yapılacaktır. Prof. Siekmann, Joint Commission for Traceability in Laboratory Medicine (JCTLM) Yönetim Kurulu Üyesi, kuruluşun IFCC Temsilcisi ve JCTLM Reference Measurement Laboratories Çalışma Grubu Başkanı olup, izlenebilirlik – standardizasyon - harmonizasyon alanında en yetkin bilimcilerden biridir. Konuşmasının meslektaşlarımız için ilgi çekici olacağını düşünüyoruz. Kongre bilimsel programında bu yıl çok sayıda genel konferans da bulunmaktadır. Bunların başında “keynote” konuşmacılarımızdan Prof. Dr. Sevil Atasoy’un yapacağı Kepçe Kulaktan Kesik Kulağa Biyokriminolojinin Önlenemez Yükselişi başlıklı konuşma tüm katılımcılarımızın dikkatini çekecektir. Ayrıca, son zamanlarda yeniden canlanan Kolesterol, Dislipidemiler ve Statinler konusundaki tartışmalara klinisyenlerin nasıl baktığına yönelik olarak Kardiyolog Prof. Dr. Sinan Aydoğdu tarafından Klinisyen Gözüyle Kolesterol Tartışmalarına Güncel Bakış başlıklı bir genel konferans verilecektir. Son zamanlarda gerek tıp alanında, gerekse özel olarak tıbbi laboratuvar alanında önemli gelişmelerin olduğu Nanoteknoloji konusunda ise başarılı genç bilim insanlarımızdan Dr. Selman Yavuz tarafından Nanoteknoloji, Tıp ve Laboratuvar başlıklı bir genel konferans verilecektir. Bunlara ek olarak Prof. Dr. Reşat Apak, oksidatif stres, antioksidan aktivite/kapasite çalışmalarında kullanılan CUPRAC yöntemi konusunda Antioksidan Aktivite/Kapasite Tayin Yöntemleri, CUPRAC Yöntemi ve İnsan Sağlığındaki Önemi başlıklı, Prof. Dr. Sema Genç ise gene güncel bir konu olan osteoporoz üzerine Osteoporoz: Klinik ve Laboratuvar Yaklaşım başlıklı birer genel konferans vereceklerdir. Kongre bilimsel programında her zaman olduğu gibi Laboratuvar Yönetimine yönelik oturumlar bulunmaktadır. Bunlardan birisi tıbbi laboratuvarlarda ISO 15189 akreditasyon süreci ve hizmet kailte standartları üzerine düzenlediğimiz bir panel olup, panelde Sağlık Bakanlığı ve TÜRKAK’ın katkılarıyla birlikte akreditasyon alanında önemli yol kat etmiş meslektaşlarımız tarafından aktarılacak bilgilere ulaşacağız. Laboratuvar Yönetimi alanındaki diğer oturum ise, yakın zamanda kaybettiğimiz, derneğimizin kurucu üyesi Uzm. Dr. M. Engiz Tezcan anısına düzenlediğimiz Yalın Laboratuvar Yönetimi, Klinisyen Laboratuvarcı İlişkisi, Hasta Güvenliği, Kritik Değerlere Yaklaşım, Risk Yönetimi ve Kaliteye Etkisi, Biyolojik Varyasyon ve Laboratuvar Sonuçlarına Katkısı, Sağlık Bakanlığı’nın Laboratuvar Hizmetleri Dairesi’nin Güncel Çalışmaları ve Hedefleri konularının işleneceği bir paneldir. Laboratuvar Yönetimi ile ilgili diğer bir panelde, IFCC Referans Aralık Komitesi Başkanı Prof. Dr. Kiyoshi Ichihara’nın yürüttüğü Küresel Referans Aralık Çalışması ve bununla bağıntılı olarak ülkemizde yapılan çok merkezli referans aralık çalışmalarının sonuçları Prof. Dr. Yahya Laleli ve Prof. Dr. Yeşim Özarda’nın katkılarıyla tartışılacaktır. Bilimsel programda yer alan dikkat çekici oturumlardan tüm katılımcıların ilgisini çekeceğini düşündüğümüz ve birisi Prof. Dr. Mustafa Gültepe moderatörlüğünde yapılacak olan Tek Karbon Metabolizması ve Nörokimya üzerine, diğeri Prof. Dr. Arzu Seven moderatörlüğünde yapılacak olan Endoplazmik Retikülum Stresi ve Metabolik Homeostaz üzerine, bir diğeri ise Prof. Dr. Ali Ünlü moderatörlüğünde yapılacak olan, güncel ve popüler bir konu olan Gıda, Vitamin ve Eser Element Destekleri üzerine konuşmalar içeren üç paneldir. Programda her zaman olduğu gibi tıbbi laboratuvar alanında yeniliklere iki panelde yer verildi. Bunlardan birisi son zamanların gözde konusu MikroRNA’lar ve Tıbbi Laboratuvar üzerine olup yakın zamanda kaybettiğimiz Hocamız Prof. Dr. Yavuz Taga anısına düzenlenmiştir, diğeri ise bizzat uygulayıcıları tarafından aktarılacak olan moleküler tanıya yönelik çalışmalar üzerinedir. Tıbbi biyokimyada özel konular kapsamında yer verdiğimiz ve bizzat uygulayıcılar tarafından verilecek olan Adipokinler ve Alkolik Olmayan Yağlı Karaciğer, Lizozomal Depo Hastalıklarında Otofaji, Siklik Nükleotid Fosfodiesterazlar ve Klinik Önemi, Gen Klonlanması ve İfade Seviyesinin Belirlenmesinde Yenilikler konulu konferansların da ilgi çekeceğini düşünüyoruz. Eğitim hemen her kongremizin bilimsel programında yer verdiğimiz bir alandır. Bu kapsamda programda iki panel bulunmaktadır. Bu panellerin birisinde lisans düzeyinde biyokimya laboratuvar eğitimi her yönüyle tartışılacaktır. Diğeri ise tarihçesiyle birlikte biyokimya uzmanlık eğitiminin, ülkemiz gerçeklerinin ve özellikle Avrupa’daki durumun tartışılacağı Uzmanlık Eğitimi Panelidir. Eğitim alanında ayrıca tüm katılımcıların ilgisini çekeceğini düşündüğümüz ve Türk Biyokimya Dergisi Baş Editörü Prof. Dr. Yahya Laleli moderatörlüğünde yapılacak olan Bilimsel Makale Yazımı konusundaki panelin de çok yararlı olacağına inanıyoruz. Bu yıl 11-12 Mayıs tarihinde Ankara’da düzenlediğimiz, çok ilgi çekmesi ve istek gelmesi üzerine Kongre öncesinde yapacağımız bir günlük Kalite Kılavuzları Temelinda Laboratuvar Hesaplamaları Kursu ve Kongre sonrasında yapacağımız, gene bir günlük LC-MS/MS ve GC-MS/MS uygulamalarının yer aldığı Laboratuvarların Yeni Gözdesi Kütle Spektrometreleri ve Klinik Uygulamaları Kursu ile ilgili bilgilere kongre sitemizden ulaşabilirsiniz. Sınırlı sayıda katılımcının yer alacağı bu kurslar için çok gecikmeden başvuru yapmanızı öneririz. Bu Kongre’de yukarıda aktardıklarımızın yanı sıra sözlü sunumlar için de önemli bir zaman ayrılmıştır. Ayrıca, genç katılımcılar için kısmi yol ve kalacak yer desteği sağlamak üzere TUBITAK’a başvuru yapılacaktır, lutfen şimdiden Dernek’e başvurunuzu yapınız. Kapanış sırasında, Bilimsel Komite tarafından seçilmiş on poster arasından, kura ile belirlenen bir katılımcıya, bir diz üstü bilgisayar, diğer dokuz katılımcıya ise kitap hediye edilecektir. Ayrıca, orada bulunan katılımcılar arasından, kura ile belirlenecek, beş meslektaşımız TBD 2013 yılı Kongresine katılım ücreti ödemeden katılabileceklerdir. Kongre’de sunulan tüm çalışmalar, SCI Expanded, Journal Citation Reports/Science Edition, Chemical Abstracts, Directory of Open Access Journals, Index Copernicus, EmbaseScopus, indekslerinde indekslenen "Turkish Journal of Biochemistry-Türk Biyokimya Dergisi", özel sayısında yer alacaktır. Bu yıl kongrede önceki yıllara göre sosyal programa daha geniş yer ayrılmıştır. Bu kapsamda 25 Eylül'de Dedeman Otel'de gerçekleşecek Açılış Kokteyli ile başlayan, 26 Eylülde yer alacak Panoramik Konya Turu ve sonrasında gerçekleştirilecek olan Semazen Gösterisi ve Akşam Yemeği ve 27 Eylül akşamı tarihi Zazadin Han’da verilecek olan yerel yemeklerin sunulacağı akşam yemeği ile devam eden programa hepinizi davet ediyoruz. Kongremiz, her zaman olduğu gibi, 28 Eylül akşamı yapılacak olan Kapanış Töreni ve Gala Yemeği ile sonuçlanacaktır. Değerli Meslektaşlarım, Hepinizi bu zengin bilimsel ve sosyal programı paylaşmaya, kongremize katılmaya davet ediyoruz. Kongremize gösterdiğiniz ilgiden dolayı şimdiden teşekkür ederiz. Ek olarak, biyokimya ve ilgili tüm alanlarda yeni bilimsel gelişmelerin paylaşılacağı bu bilimsel toplantıların gerçekleştirilebilmesi için maddi desteklerini esirgemeyen ve teknolojik gelişmeleri standlarına taşıyarak laboratuvarlarımızın çağdaşlaşmasına katkıda bulunan diyagnostik firmalarını da 24. Ulusal Biyokimya Kongresi’nde, tüm meslektaşlarımızla birlikte aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim. Saygılarımla,Prof. Dr. Nazmi ÖzerTürk Biyokimya Derneği Başkanı   Resmi Web Sitesi: http://www.biyokimyakongresi.org/kayit-ve-konaklama/konaklama-bilgileri/

http://www.biyologlar.com/xxiv-ulusal-biyokimya-kongresi

XXIV. Uluslararası Entomoloji <b class=red>Kongresi</b>

XXIV. Uluslararası Entomoloji Kongresi

19-25 Ağustos 2012 tarihinde Güney Kore (Daegu)‘de düzenlenecek olan XXIV. Uluslararası Entomoloji Kongresi (XXIV International Congress of Entomology)’nde “Insect life tables and their application” konulu bir sempozyum organize edilmiştir. Söz konusu alanla ilgili çalışmalarınızı bu sempozyuma sunarak katılmanız bizi onurlandıracaktır. A click on the following category and theme will lead you to check your presentation date(s) and time(s). We highly recommend you to check the followings: abstract title, author information, and presentation schedule. The presentation date for symposia and general oral and poster session is fixed, and will not change. The presentation order in each symposium is also finalized. The presentation order in each general oral session is not fixed yet. The order might be modified according to the moderator’s opinion, and status of registration fee payment. However, the final order will be made no later than July 21. * General-poster presentation is classified into 7 categories and the schedule is as follows.  - All abstracts for Taxonomy, Physiology and Ecology will be displayed for 3 days from 8/20 to 8/22 - All abstracts for other sections (IPM, Pathology, Medical Entomology, and Others) will be displayed for 2 days from 8/23 to 8/24 * Please click this guideline to find out how to search the session arrangement for the poster presentation. The presentation code for each participant will be delivered soon after the final schedule is confirmed. Please make your reservation for accommodations and flights according to the presentation schedules. Also, if you need any assistance for accommodations, please contact Kimstravel by e-mail (convention01@kimstravel.com). http://www.ice2012.org/

http://www.biyologlar.com/xxiv-uluslararasi-entomoloji-kongresi

IV. Ulusal Çevre ve Ekoloji <b class=red>Kongresi</b>

IV. Ulusal Çevre ve Ekoloji Kongresi

2009 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde başlatılan Ulusal Çevre ve Ekoloji Öğrenci Kongresi (UÇEK) 2010 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde 2012 yılında ise İstanbul Teknik Üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. 2012 Şubat ayında düzenlenen kongrenin son gününde, katılımcı üniversite öğrencileri tarafından oy birliği ile 4.Ulusal Çevre ve Ekoloji Öğrenci Kongresinin Hacettepe Üniversitesi Ekoloji Grubu Topluluğu bünyesinde gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Kongre “Çevre” ve “Ekoloji” alanında ya da bağlantılı bölümlerde öğrenim gören ve bu alanlarda ilgi duyan ulusal çapta lisans, yüksek lisans, doktora öğrencilerine çalışma ve araştırmalarını sunup katılımcı kitlesine aktarabilecekleri bir bilgi paylaşım ortamı sağlanması amaçlanmaktadır. Ekoloji ve Çevre konusunda ulusal alanda önemli bir yere gelmeyi amaçlayan UÇEK’e bilimsel alanda tanınmış, çok sayıda bilim insanı, akademisyen ve öğrenciler katılacaktır. Şubat 2013’de yapılacak olan kongreye; Çevre-Ekoloji ile bağlantılı bakanlıklar; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı; çeşitli çevre dernekleri, kurum ve kuruluşlar davetlidir. IV. Ulusal Çevre ve Ekoloji Öğrenci Kongresi’ne 600 kişinin katılımı öngörülmektedir. Kongre Konu Genişliği *Ekoloji *Günümüzde Enerji * Biyoçeşitlilik ve Doğa Koruma *Çevre Politikaları ve Yeşil Binalar Kongre ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://ekoloji-grubu.com/iv-ulusal-cevre-ve-ekoloji-ogrenci-kongresi-iv-ucek/ adresinden ulaşabilirsiniz.

http://www.biyologlar.com/iv-ulusal-cevre-ve-ekoloji-kongresi

4.ULUSAL ÇEVRE VE EKOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ

4.ULUSAL ÇEVRE VE EKOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ

8-9 ŞUBATTA HACETTEPE KONGRE MERKEZİNDE GERÇEKLEŞECEKTİR http://ekoloji-grubu.com/iv-ulusal-cevre-ve-ekoloji-ogrenci-kongresi-iv-ucek/

http://www.biyologlar.com/4-ulusal-cevre-ve-ekoloji-ogrenci-kongresi

13. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik <b class=red>Kongresi</b>

13. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi

Değerli Meslektaşlarım, XIII. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi 27-30 Ekim 2013 tarihleri arasında Kuşadası Pine Bay Holiday Resort Otel’de düzenlenecektir. Uluslararası katılımla gerçekleştirilen bu kongre tıbbi biyoloji ve genetik camiasının Derneğimiz tarafından düzenlenen en önemli etkinliğidir. Derneğimizin kuruluşundan beri düzenli olarak gerçekleştirilmekte olan Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongreleri  500’ü aşkın üyenin katılımı ile, gerek bilimsel ve sosyal etkinlikleri, gerekse katılımcı sayısı bakımından sürekli artan bir grafik çizmektedir. “Genom Dizisinden Gen Fonksiyonuna” başlıklı kurs yine kongre açılış günü öncesi 26 Ekim 2013 tarihinde düzenlenecektir. Her yıl olduğu gibi XIII. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik  Kongre’sinde de camiamızın kurucu isimlerinden olan Prof. Dr. Altan Günalp Araştırma Ödülü’nün yanısıra, sözel / poster bildiri ödülleri ve bu kongrede ilk kez Genç Araştırmacı Ödülleri verilecektir. Kongrelerimize geniş bir öğrenci katılımı olduğu dikkate alınarak bu yıl 25 katılımcımızın kayıt ücretleri Tıbbi Biyoloji ve Genetik Derneği tarafından karşılacaktır. Tıbbi Biyoloji ve Genetik alanındaki güncel gelişmelerin yanısıra, sorunlarımızı ve çözüm önerilerini da geniş katılımlı olarak tartışma imkanının olacağı Kongremizde, gelenekselleşen 29 Ekim Cumhuriyet Balosunu da siz değerli meslektaşlarımızla birlikte yaşayacağız. Bu vesile ile sizleri kongremize davet etmekten onur duyar, 27-30 Ekim 2013 tarihleri arasında Kuşadası’nda XIII. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi’nde buluşmayı dilerim. Saygılarımla, Prof. Dr. Turgut Ulutin Tıbbi Biyoloji ve Genetik Derneği Başkanı http://www.tbgk2013.org/

http://www.biyologlar.com/13-ulusal-tibbi-biyoloji-ve-genetik-kongresi

XXV. ULUSAL BİYOKİMYA KONGRESİ

XXV. ULUSAL BİYOKİMYA KONGRESİ

Değerli Meslektaşlarım, Sizleri 3 - 6 Eylül 2013 tarihlerinde, Ulusal Kurtuluş Savaşımızda bir bakıma son noktanın konulduğu Ege’nin İncisi İzmir’de, Kaya Otel’de yapılacak olan XXV. Ulusal Biyokimya Kongresi ve Kongre öncesinde gerçekleştirilecek olan çalıştaylara katılmaya davet etmekten onur duyuyorum. Bu kongremizi 22-26 Haziran 2014 tarihinde İstanbul'da derneğimiz tarafından yapılacak olan ve çalışmaları giderek yoğunlaşan IFCC Worldlab Kongresi'ne daha fazla zaman ayırabilmek, yoğunluğu bir nebze seyreltebilmek amacıyla biraz öne, Eylül ayının başına çekmiş bulunuyoruz. Bu tarihte farklı bir güzelliğe bürünen İzmir'imizde yapacağımız bu kongrenin de ilgi çekici ve güzel olacağını umuyor, aynı zamanda dileyen meslektaşlarımız için kongre öncesi ve/veya sonrasında kısa bir tatil yapma imkanının da doğacağını düşünüyoruz. Bu Kongre’de de Kongre öncesinde genç meslektaşlarımıza yararlı olacağına inandığımız en az iki çalıştay organize etmeyi planladık. Bu çalıştayların konusu sizlerden gelecek istekler doğrultusunda belirlenecektir. Olanaklar ölçüsünde sınırlı sayıda katılımcı kabul edebileceğimiz bu çalıştaylara, genç arkadaşlarımızın geç kalmadan kayıtlarını yaptırmalarını öneririm. Her zaman olduğu gibi, kongrede temel ve klinik (tıbbi) biyokimyanın güncel, ilgi çeken ve yenilik taşıyan konuları birbiriyle bağıntılı olarak ele alınacaktır. Kongre kapsamı, konu ve konuşmacılar konusunda sizlerden de öneriler bekliyoruz. Kongre’de sunulan tüm çalışmalar, SCI Expanded, Journal Citation Reports/Science Edition, Chemical Abstracts, Directory of Open Access Journals, Index Copernicus, EmbaseScopus, indekslerinde indekslenen "Turkish Journal of Biochemistry-Türk Biyokimya Dergisi", özel sayısında yer alacaktır. Son olarak, biyokimya ve ilgili tüm alanlarda yeni bilimsel gelişmelerin paylaşılacağı bu bilimsel toplantıların gerçekleştirilebilmesi için maddi desteklerini esirgemeyen ve teknolojik gelişmeleri standlarına taşıyarak laboratuvarlarımızın çağdaşlaşmasına katkıda bulunan diyagnostik firmalarını da 25. Ulusal Biyokimya Kongresi’nde, tüm meslekdaşlarımızla birlikte aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim. Saygılarımla, Prof. Dr. Nazmi Özer Türk Biyokimya Derneği BaşkanıAYRINTILAR

http://www.biyologlar.com/xxv-ulusal-biyokimya-kongresi

20. Ulusal Biyoloji Öğrenci <b class=red>Kongresi</b>

20. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi

Ön Kayıtlarımız: 10 Ocak / 20 Şubat 2013, Bildiri Özetleri: 01-30 Nisan 2013, Kesin Kayıtlar: 01-10 Mayıs 2013, Kongre Tarihimiz ise; 24-27 Haziran 2013 olarak belirledik. Bildiri özetlerimizin standartları yayınlandığında bu sayfa üzerinden sunumlarınızı bize iletebilirsiniz. ►Sunumlarınızı iletirken dikkat etmeniz gereken nokta; lütfen yapmak istediğiniz sunum türüne göre aşağıdan yükleme yerini “Sozlu_Sunum” yada “Poster_Sunumu” olarak seçiniz.► Ayrıca yükleme işlemi Internet Explorer tarafından güvenlik sebeplerinden ötürü yapılamamaktadır. Lütfen Fire Fox Tarayıcısı kullanarak yada Chrome Tarayıcısı üzerinden verilerinizi bize iletiniz. ► Yüklediğiniz dosyalarda lütfen 11 haneli TC Kimlik Numaranızı kullanın. Bunun sebebi, başvuru formunuz ile sunumunuzun uyuşmasıdır. Bu süreçte hiç bir özel bilginiz dışarıya çıkmayacak ve sunucularımızda güvenle saklanacaktır. Teşekkürler.   20.Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi Ekibi.     Ali Kılıç 0532 381 85 19 Evren Erten 0539 841 87 04 Facebook Sosyal Ağımız: 20.Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi ———————————————————————————————– Ali Kılıç: allikillic@gmail.com Evren Erten: evrenerten@outlook.com TARİH DAHA SONRA BİLDİRİLECEKTİR. http://biyokongre20.beun.edu.tr

http://www.biyologlar.com/20-ulusal-biyoloji-ogrenci-kongresi-1

I.Ulusal Zooloji <b class=red>Kongresi</b>

I.Ulusal Zooloji Kongresi

Saygıdeğer Meslektaşlarım,(1. Zooloji Kongresine Davet, 2013/NEVŞEHİR)Ülkemizin bilim tarihinde kapsamlı bir zooloji kongresi ne yazık ki yapılamadı. Çoğu meslektaşımız yapılan ulusal biyoloji kongrelerinde yer almayla yetindi. Bu nedenle de hep özlemini duyduğumuz sıkı işbirliğini, sorunlara birlikte bakmayı, yardımlaşmayı ve hatta bilgi aktarımını yeterince yerine getiremedik.Aslında böyle bir işbirliğini mesleğimizin diğer bir kısmını oluşturan bitki bilimcileri önemli ölçüde başardılar ve doğrusunu söylemek gerekirse Türkiye bitki bilimi, özellikle de flora konusunda çok önemli aşamalar yaptılar ve yapmaya da devam etmektedirler.Türkiye’de canlı varlıklarının son yarım yüzyılda karşı karşıya kaldıkları tehdit, habitat bozulmasına bağlı olarak yok oluş, belirli bir rakam veremesek bile bitki türlerine göre çok daha büyük tehlike altındadır. Bu hayvansal canlıların geleceği bizim mesleğimizin tutumu ile yakından ilgilidir.Burada bir şeye “kongre başkanı” olarak açıklamak getirmek istiyorum. Türkiye’deki mesleklerin tümü ne yazık ki şövenist yaklaşımları nedeniyle bir başka mesleğin yeterince gelişmesine, işbirliğine katılmasına, bilgisini kullanmasına izin vermemiştir. Bu nedenle de sorunlarımızı yeterice çözemedik. Bu sakıncaları uzun zamandan beri yaşadığımız ve gözlediğimiz için, bu kongrenin bir meslek grubunun egemenliğinden ve güdümünden arınması öngörülmüştür. Dolayısıyla 1. Ulusal Zooloji Kongresi (www.zooloji.gen.tr)  tanımından, kesinlikle biyolojinin zooloji dalında çalışanların kongresi anlamı çıkarılmamalıdır. Bu kongre, doğal olarak biyoloji bölümlerinin, veterinerlerin, ziraat mühendislerinin, su ürünleri mühendislerinin, orman mühendislerinin, çevrecilerin, hatta bilgisayar programcılarının, veri tabanı konusunda uzmanlaşmışların, jeolojinin belirli dallarında çalışanların, faunistik çalışan antropologların, adli tıpçıların, hekimlerin ve burada ilk aşamada adını zikredemeyeceğimiz uzmanların katılacağı ve bilgisini sunacağı bir kongre olarak düzenlenmesi öngörülmüştür.Kongre bilimsel çalışmaların sunulacağı geleneksel bir kongre yapısının ötesinde, bu ülkede bilime emek veren ve vermeye hazırlanan her türlü insan potansiyelimizi bir araya getirerek, gelecek için birlik oluşturma, çalışma gruplarının oluşturulmasına zemin hazırlama, işbirliği arzu ve gücümüzü kuvvetlendirmek olacaktır.Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Karataş ve Nevşehir Üniversitesi Genel Sekreteri  Sayın Doç Dr. Erdoğan Çiçek’in girişim ve katkılarıyla Nobel Bilim ve Araştırma Merkezi önderliğinde Ürgüp’te böyle bir kongrenin yapılması gündeme gelmiştir. Yıllardır böyle bir işbirliğinin özlemini çekmekte olan meslektaşlarımızın her türlü katkıyı yapacaklarını ve en azından bu konuda tarihe bir ilk olarak geçecek bu kongrenin tanığı ve onurlu konukları olacağından kuşkumuz bulunmamaktadır.Kongre sizin istek ve önerileriniz doğrultusunda şekillenecek ve son biçimini alacaktır. Ancak birçok toplantıdan edindiğimiz bilgiye göre, bu kongrede işbirliği zemininin hazırlanması yanı sıra, Türkiye’nin en çok gereksinme duyduğu üç konu masaya yatırılacak ve gerekenin yapılması için çalışma gruplarının hazırlanmasına çalışılacaktır. Bunlar sırasıyla:1. Türkiye faunasının yazılması. Bunun için gruplara göre hazırlık komitelerinin kurulması ve onlardan kapsam ve yöntem konusunda ön bilgilerin hazırlanması,2. Türkiye Ulusal Doğa Tarihi (daha önce TÜBİTAK tarafından projesi çizilmiş ve yapım aşamasına gelmiş) Müzesinin bir an önce hayata geçirilmesi için girişimleri kurumsallaştırma ve hayvansal varlıkların genetik bankasının gerçekleşmesi için girişimlerde bulunulmasını sağlama.3. Geçmişte belirli bir süre hizmet veren “Biyoloji Dergisini (Biologie)”, biyologların tümünün ve özellikle de zooloji alanında çalışanların sorunlarını, çalışmalarını ve yerine göre mesleki haberleri iletecek bir dergi olarak yeniden yaşama geçirme olacaktır.Bir daha bu kongrenin amacını vurgulamak gerekirse, bu kongre, yapılan bilimsel çalışmaların sonuçların açıklanmasından, sunulmasından öte, bu güne kadar bir türlü bir araya gelinemeyen, çeşitli hayvansal grupların ya da hayvansal yaşamı ya da biyolojisini ilgilendiren çeşitli konularda çalışanları bir araya getirme, çalışma gruplarının oluşmasına zemin hazırlama ve Türkiye Faunasının yazımı için elimizdeki potansiyeli sonunu kadar kullanma olarak düşünülmelidir. Bu konuda çalışan insanların saygınlığının, etki gücünün, bu ülkeye yapacakları katkının, bu işbirliği ile güçleneceği ve bu alanın önemini topluma kavratma için bir fırsat yaratacağını varsaydığımız için, her yaşta ve bu alanın her konusunda çalışanları katkı yapmak üzere bu kongreye davet ediyoruz.Prof. Dr. Ali DemirsoyKongre Başkanı Not: Bildiri özeti gönderimi www.zooloji.gen.tr sitemizdeki başvuru formu (bakınız http://www.zooloji.gen.tr/BasvuruFormu.aspx) kullanılarak gönderilecektir.   zoolojikongre@gmail.com   E:posta aracılığıyla gönderilen bildiri özetleri işleme alınmayacaktır. http://www.zooloji.gen.tr/

http://www.biyologlar.com/i-ulusal-zooloji-kongresi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0