Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 158 kayıt bulundu.
Antibiyotik Kıyameti Ve Bilinmesi Gerekenler

Antibiyotik Kıyameti Ve Bilinmesi Gerekenler

Antibiyotiklerin direnci bizler antibiyotikleri sıklık ve hevesle kullanmadan çok önce başlamıştır. Modern bakterilerin antibiyotiklere karşı kendilerini korumak için kullandıkları genler, 30.000 yıldan uzun bir süredir Arctic permafrost'ta donmuş antik bakterilerde bulunmuştur. (Credit: Alamy)

http://www.biyologlar.com/antibiyotik-kiyameti-ve-bilinmesi-gerekenler

Yağda Eriyen Vitaminler

A VİTAMİNİ: A Vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir.Balıkyağında, karaciğerde, tereyağı ve kremada, peynirde, yumurta sarısında bulunur.Sonradan A vitamini (retinol) ne dönüşecek olan Beta Karoten ve diğer karotenoidler ise yeşil yapraklı ve sarı sebzelerde ve tahıllarda bulunur.A vitamini karaciğerde depolanır. Isıya karşı sabit ve pişirilmeye dayanıklıdır.Yüksek miktarlarda alınması toksik reaksiyonlara (zehirlenme) neden olabilir. Vitamin A miktarı Retinol...

http://www.biyologlar.com/yagda-eriyen-vitaminler

Serum lipitlerinin kalitatif ve kantitataif tayini

Bol miktarda C, H ve O nin yanı sıra az miktarda P, N gibi elementleri de taşıyan lipidler, suda çözünmeyen ancak eter, kloroform ve aseton gibi nonpolar organik çözücülerde çözünen bir grup organik biyomoleküldür. İnsan plazmasında bulunan başlıca lipidler kolesterol, kolesterol esterleri, triaçilgliseroller, fosfolipidler ve serbest yağ asitleridir. Dolaşımda lipoproteinler şeklinde bulunurlar. Lipoproteinler lipidler ile proteinlerin birleşmesinden meydana gelirler....

http://www.biyologlar.com/serum-lipitlerinin-kalitatif-ve-kantitataif-tayini

ZAK METODU İLE SERUM <b class=red>KOLESTEROL</b> TAYİNİ

ZAK METODU İLE SERUM KOLESTEROL TAYİNİ

( TOTAL-ESTER- SERBEST KOLESTEROL )Prensip : Asetik asit ile eritilmiş kolesterolün demir-3 klorür ve sülfürik asit ile verdiği ve miktarla orantılı olan kırmızı menekşe renk reaksiyonuna dayanır.Reaktifler :1-) FeCl3 ( 84 mg FeCl3 bunun yerine 140 mg FeCl36H2O alınır, 100 ml glasial asetik asit içinde eritilir. Koyu renkli cam kapaklı şişede saklanır. )2-) Sülfirik asit d:1,84 p.a.3-) Dijitonin çözeltisi, %0.5 gr. ( 0.5 gr dijitonin %50’ lik alkolde eritilir.)4-)...

http://www.biyologlar.com/zak-metodu-ile-serum-kolesterol-tayini

BLOOR METODU İLE <b class=red>KOLESTEROL</b> ANALİZİ

BLOOR METODU İLE KOLESTEROL ANALİZİ

Prensip :Kloroformda eritilmiş kolesterolün, asetik asit anhidridi ve sülfirik asit ile verdiği ve kolesterol miktarı ile orantılı olan renk reaksiyonuna dayanır.Reaktifler:1) Bloor ayıracı ( 3 hacim etil alkol + 1 hacim eter karıştırılır.)2) Kloroform ( saf )3) Asetik asit anhidridi4) Sülfirik asit5) Asetilan karışım ( 24 ml kloroform + 15 ml asetik anhidrid + 1 ml sülfirik asit karıştırılır, soğuduktan sonra kullanılır. ) Her defasında taze hazırlanır.6)...

http://www.biyologlar.com/bloor-metodu-ile-kolesterol-analizi

MODİFİYE ZAK METODU İLE <b class=red>KOLESTEROL</b> ANALİZİ

MODİFİYE ZAK METODU İLE KOLESTEROL ANALİZİ

Serum proteinleri presipite edilir ve kolesterol etanol ile ekstrakte edilir. En çok kullanılan numune serumdur. Antikoagülan olarak heparin kullanılmışsa hücreler ve plazma arasında su kaymasına yol açmadığından plazma kullanılabilir. Genellikle bir koruyucu gerekmez. Kolesterol oda ısısında 5 güne kadar, buzdolabında ise –20 oC 5 yıla kadar dayanıklıdır.Reaktifler :1-Stok demir reaktifi ( % 2.5 g FeCl3.6H2O )2.5 g demir 100 ml % 87 lik fosforik asitte...

http://www.biyologlar.com/modifiye-zak-metodu-ile-kolesterol-analizi

HÜCRE ZARI

HÜCRE ZARI

Hücre zarı hücreyi bulunduğu çevreden ayıran bir yapıdır. Hücreyi kesintisiz kuşatarak hücreye şekil kazandırır. Hücre zarı, hücre membranı ya da plazmalemma olarak da isimlendirilir. Besinlerin hücre içine alımında, iyonların geçişinde ve hücrenin kendi ürünlerinin dağıtılmasında hücre zarı çok seçici bir filtre görevi oluşturmaktadır. Bu şekilde hücre içi ortamı ile dış ortam arasında iyon yönünden dinamik bir denge oluşmaktadır. Tüm...

http://www.biyologlar.com/hucre-zari-2

ARGULUS SP

Argulus spp. Diğer adıyla balık biti, tatlı su ve deniz balıklarının ektoparazitlerinden olup, tüm dünyada yaygındır. Konağın kanını ve diğer doku sıvılarını emerek beslendiklerinden ve sekonder enfeksiyon etkenlerine taşıyıcılık da yaptıklarından konakları için tehlike oluşturmaktadırlar. Kan emdikten sonra konağı terk ettiklerinden fakültetif parazittirler. Argulus, konağın derisini deldikten sonra salgıladığı maddeyi yara içine akıtmakta, deldikleri...

http://www.biyologlar.com/argulus-sp

Endoplazma Retikulumu ve Ribozomlar

Endoplazma retikulum elektron mikroskobu araştırmalarının ortaya çıkardığı organellerden birisidir. Granüllü ve granülsüz olmak üzere iki tipi bulunur. Granüllü endoplazma retikulumu membranına düzenli aralıklarla ribonükleoprotein parçacıkları (=ribozom) dizilmiştir. Ribozomlar tübülüslere tanecikli bir görünüm kazandırırlar. Ribozomların varlığı granüllü endoplazmik retikuluma bazik boyanma özelliği kazandırır. Büyük büyülmelerde, endoplazma...

http://www.biyologlar.com/endoplazma-retikulumu-ve-ribozomlar

B3 vitamini

B3 VİTAMİNİ: NİASİN Niasin, Niasinamid veya Nikotin Amid olarak da adlandırılan B3 vitamini; protein, yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli olan bir vitamindir. Yararları: 3 vitamini kan dolaşımını düzenler, sağlıklı bir deri sağlar ve santral sinir sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Beyin ve hafızanın ileri fonksiyonlarının denetlemesinden dolayı şizofreni ve diğer zihinsel hastalıklarda tedavi edici rol oynar. Son olarak yeterli B3 düzeyinin...

http://www.biyologlar.com/b3-vitamini

İlk Gen Terapisi

İlk Gen Terapisi

İnsanda ilk gen terapisi denemesini 1990'da Dr. French Anderson gerçekleştirdi.

http://www.biyologlar.com/ilk-gen-terapisi

B5 Vitamini

B5 VİTAMİNİ: Pantotenik Asit Pantotenik Asit olarak da adlandırılan B5 vitamini hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden Yunanca "heryer" anlamına gelen "pantos" sözcüğünden kökenini almıştır. Vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir. Yararları: Depresyonla savaşmakta olan faydasının yanı sıra mide bağırsak sisteminin normal çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve antikorların üretimi için...

http://www.biyologlar.com/b5-vitamini

B6 Vitamini

B6 VİTAMİNİ: Pyridoxine Pyridoxine olarak da adlandırılan B6 vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir. Diyetle veya ek vitamin olarak mutlaka alınmalıdır. Üç farklı formu vardır. Alkol, aldehit ve amin. Hayvansal ve bitkisel besinlerde düşük yoğunlukta bulunur. Yararları: Vücutta diğer birçok vitaminden daha fazla hayati fonksiyonları destekleyici rol oynar. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır. Hormonlar, kırmızı kan hücreleri, sinir...

http://www.biyologlar.com/b6-vitamini

PROBİYOTİKLER HAKKINDA BİLGİ

Değişik sebeplerden ileri gelen ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan farklı oluşumlara karşı uzun yıllardan beri değişik antibiyotikler kullanılmıştır. Antibiyotiklerin belli periyotlarda ve belli dozlardaki kullanımı neticesinde, metabolizmada gözlenen rahatsızlıklar tedavi edilebilmiştir. Ancak zaman içerisinde kullanılan antibiyotik türleri ve bunların tedavideki dozlarının insan metabolizmasında yararlı faaliyetleri olan (özellikle de intestinal...

http://www.biyologlar.com/probiyotikler-hakkinda-bilgi

Zehirli Bitkiler

Tarihin ilk çağlarından günümüze kadar insanlar bitkilerden besinlerini sağlamış ve şifa aramışlardır ve beslenmelerinin yanında önemli hastalıklarını da şifalı bitkilerle tedavi edebilmişlerdir. Ancak her bitkinin düşüldüğü kadar yararlı olmadığı ya da yararlı etkilerinin yanında zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüştür. Günümüzde de devam eden her ottan şifa arama geleneği özellikle kırsal yörelerde birçok kaza...

http://www.biyologlar.com/zehirli-bitkiler

E vitamini faydaları nelerdir?

    Bağışıklık sistemini güçlendirir    Alyuvarların oluşumuna katkı sağlar    Kanın pıhtılaşmasını önler, kan dolaşımını düzenler    Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur    Kolesterolü dengeler    Damar sertleşmesini ve tıkanıklığını önler    Yüksek tansiyonu düşürür, kılcal damar rahatsızlıklarını önler    Tümör oluşumunu engelleyebildiğinden kansere karşı koruyucudur    Hücrelerin yenilenmesini...

http://www.biyologlar.com/e-vitamini-faydalari-nelerdir

Biyokimya 2 final soruları

1-yağ asidi sentez ve yıkım arasındaki farklar 2-transaminasyon ve deaminasyon a örnek vererek açıkla 3-keton cisimciklerinin sentez ve yıkımını anlat.nerelerde olduğunu,hangi enzimlerin kullanıldığını vs. 4-kolesterol sentezindeki kontrol basamaklarını açıkla 5-koenzimler,terminojen,lipoprotein,malonil-koA,betahidroksimetilbetametilglutaril koA redüktaz ı açıkla 6-malatasoartat mekiği ile gliserol fosfat ı anlat 7-malik enzimin önemi? 8-atp nin sentezini...

http://www.biyologlar.com/biyokimya-2-final-sorulari

GDO’ LARIN POTANSİYEL FAYDALARI

Genetiği değiştirilmiş organizmaları destekleyen özel endüstri üyeleri, gıda teknolojisi uzmanları, gıda işleyicileri, distribitörler, perakendeciler, gıda uzmanları, bilim insanları, bazı tüketiciler, Amerika’lı çiftçiler, düzenleme ajansları, dünyadaki fakir ve aç insanları savunanlar ile yeşil devrim taraftarları; genetik mühendisliği teknolojisinin son yıllarda çok kolaylaştırıldığını ve bu teknolojiyle, dünya populasyonunun giderek büyümesi...

http://www.biyologlar.com/gdo-larin-potansiyel-faydalari

Medikal Biyolojiye Giriş

HÜCRE BİLİMİ En ilkel yapılı hücre prokaryotik hücredir.Nukleus zarı bulunmaz. DNA hücre sitoplazmasında bulunur.Organellere sahip değildir. Örnek bakteri hücresi verilebilir. İleri yapı göstaeren hücreler eukaryotik hücrelerdir.DNA materyali nukleus zarı ile çevrelenmiştir.Çok değişik organelleri mevcuttur. Örnek insan hücresi verilebilir. HÜCREYİ İNCELEME YÖNTEMLERİ DOKU KÜLTÜRLERİ VİTAL BOYAMA HÜCRE ORGANELLERİNİN AYRILMASI YÖNTEMİ TESPİT YÖNTEMİ...

http://www.biyologlar.com/medikal-biyolojiye-giris

XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi

XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi

Değerli Meslektaşlarım, Sizleri 25 - 28 Eylül 2012 tarihlerinde, tarih öncesi dönemden beri pek çok Anadolu Medeniyetine beşik olmuş, kucak açmış Konya’da, Hazreti Mevlana’nın kentinde yapılacak olan XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi ve Kongre öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilecek olan çalıştaylara katılmaya davet etmekten onur duyuyorum. Açılış Konferansı, kongremizin de ana konusunu oluşturan Tıbbi Laboratuvarlarda İzlenebilirlik – Standardizasyon...

http://www.biyologlar.com/xxiv-ulusal-biyokimya-kongresi

Vitamin üreten bakteriler

Değişik sebeplerden ileri gelen ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan farklı oluşumlara karşı uzun yıllardan beri değişik antibiyotikler kullanılmıştır. Antibiyotiklerin belli periyotlarda ve belli dozlardaki kullanımı neticesinde, metabolizmada gözlenen rahatsızlıklar tedavi edilebilmiştir. Ancak zaman içerisinde kullanılan antibiyotik türleri ve bunların tedavideki dozlarının insan metabolizmasında yararlı faaliyetleri olan (özellikle de intestinal...

http://www.biyologlar.com/vitamin-ureten-bakteriler

Mantarların beslenmesi, fizyolojisi ve metabolizması

Mantarların kendilerine özgü bir beslenme tarzları bulunmaktadır. Enerji kaynağı için organik bileşiklere ve biyosentez için de karbonlu kaynaklara gereksinim duyarlar. Mantarlar, genel olarak, heterotrofik organizmalar olarak kabul edilirler. Basit organik moleküller (monosakkaridler, amino asitler, organik asitler, vs.) hücre membranlarından kolayca içeri girebilirler. Buna karşın, makromoleküller ise (disakkaridler, polisakkaridler, polipeptid ve proteinler, vs.)...

http://www.biyologlar.com/mantarlarin-beslenmesi-fizyolojisi-ve-metabolizmasi

Bilimin doğuşunu ve fizik kimya biyoloji matematik olarak temel biirmler haline dönüşmesini tarihsel boyutta açıklayınız

Ortaçağ sonlarında özellikle İtalya'da, zamanın siyasal istemleri teknolojiye yeni bir önem kazandırdı. Böylece askeri ve sivil mühendislik mesleği doğdu. Leonardo da Vinci bu mühendislerin en ünlüsüydü. Dahi bir ressam olarak insan anatomisini yakından inceledi ve resimlerine gerçeğe çok benzeyen biçimler aktardı. Bir heykelci olarak, zor metal döküm tekniklerini başardı. Sahne yapıtlarının yapımcı ve yönetmeni olarak, özel efektler sağlamak amacıyla...

http://www.biyologlar.com/bilimin-dogusunu-ve-fizik-kimya-biyoloji-matematik-olarak-temel-biirmler-haline-donusmesini-tarihsel-boyutta-aciklayiniz

TOHUMLARDAKİ MİNERAL VE VİTAMİNLER

Kuru tohumların pek çoğunun besin değeri son derece yüksektir. Bunlardan kabak çekirdeği, susam ve ayçiçeği tohumları, tahıl tanelerine oranla daha fazla protein içeren besinlerdir. Örneğin kabak çekirdeği tohumları % 30'dan daha fazla protein içerirler. E vitamini açısından yüksek olan bu tohumlar aynı zamanda ağırlıklarının yarısından daha fazla yağ içermektedirler. Bunun çoğu (% 80'den daha fazlası) damar sertliğine karşı koruyucu türde olan yağlar,...

http://www.biyologlar.com/tohumlardaki-mineral-ve-vitaminler

Öd (Safra) Kesesi Nedir?

Öd (Safra) Kesesi Nedir?

Safra kesesi,karaciğerin alt yüzünde bulunan, 7-10 cm uzunluğunda, en geniş yeri 3 cm kadar olan, 30-50 mİ kadar öd denilen yeşil sarı renkli acı salgıyı salgılayan organ. Fundus, gövde ve boyun olmak üzere üç bölümden oluşur. Üst yüzü bağdokusuyla karaciğere bağlıdır. Alt yüzü ise peritonla örtülüdür. Bu periton karaciğeri örten peritondan uzanmıştır. Karaciğer hücrelerince üretilip salgılanan ödün, onikiparmak bağırsağına dökülmemiş olan...

http://www.biyologlar.com/od-safra-kesesi-nedir

BİYOKİMYA DERSİ ÇALIŞMA SORULARI ( 445 soru )

1) Biyokimyanın tanımı nasıldır? Canlı hücrelerin kimyasal yapı taşlarını ve bunların katıldığı reaksiyonları inceleyen bilim dalı… 2) Biyokimyanın amacı nedir? Canlı hücrelerle ilgili kimyasal olayların moleküler düzeyde tam olarak anlaşılmasını sağlamak 3) Biyokimyanın konuları nelerdir? Hücre bileşenlerinin doğası hakkındaki bilgilerin toplanması Hücre içinde sürekli olarak meydana gelen kimyasal dönüşümlerin incelenmesi 4) Canlı...

http://www.biyologlar.com/biyokimya-dersi-calisma-sorulari-445-soru-

Bronşioller

Bronşiol 1 mm veya daha az çapa sahip olan solunum iletim tüpleridir. Tersiyer bronşlar dallanarak geniş bronşiolleri oluştururlar. Geniş bronşioller dallanarak daha küçük çaplı terminal bronşiolleri, bunlar da dallanarak solunum bronşiollerini oluştururlar. Geniş bronşioller goblet hücresi içeren silyalı prizmatik epitel ile döşelidir, fakat daha fazla dallanıp terminal bronşioller halini aldığında epitel silyalı kübik tip haline dönüşür ve goblet...

http://www.biyologlar.com/bronsioller

Metabolik Cerrahi Nedir?

Metabolik Cerrahi Nedir?

Modern teknoloji ilerleme gösterdikçe, hiç şüphesiz bu durumdan en çok fayda sağlayan bilimler arasında tıp bilimi yer almaktadır. Bu nedenle de, tıp dünyasında her geçen gün yeni buluşlar ve tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır. Metabolik cerrahi de, bu tür yöntemler arasında kendine yer edinmiştir. Metabolik cerrahi, metabolik sendrom durumunu oluştuğu takdirde, bu sendromun ameliyat yoluyla tedavi edilmesidir. Metabolik sendrom durumunun oluşmasına ise bazı...

http://www.biyologlar.com/metabolik-cerrahi-nedir

Apoptozis ve kaspazlar

Apoptozis, organizma tarafından düzenlenen enerji bağımlı hücre ölümüdür. Programlı hücre ölümü olarak da adlandırılan bu süreç, doku homeostazının korunmasında kritik bir role sahip olduğu gibi, fetal gelişim ve erişkin dokulardaki pekçok fizyolojik olayda da önemli rollere sahiptir. Apoptozis terimi ilk kez 1972 yılında Kerr ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır (1). Kerr, fizyolojik olarak ölen hücrelerin çekirdeklerinde yoğunlaşmış kromatin...

http://www.biyologlar.com/apoptozis-ve-kaspazlar

BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ VE HORMONLARI

BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ VE HORMONLARI

Böbreküstü Bezinin Görevleri Böbreküstü bezleri nelerdir, nerede bulunur? Böbreküstü bezlerinin salgıladığı hormonlar nelerdir, ne işe yarar, görevleri. Böbreküstü bezleri, adından anlaşılacağı gibi böbreklerin üstünde yer alır. Kabuk ve öz diye iki bölümde incelenirler. Kabuk bölgesinden “kortizol” hormonu salgılanır. Bu hormon aminoasitlerden glikoz sentezini uyarır. Kana yeterli kortizol salgılanmazsa deride renk maddelerinin sayısı artar ve garip...

http://www.biyologlar.com/bobrek-ustu-bezleri-ve-hormonlari

Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

http://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir

SİNDİRİM SİSTEMİ

Sindirim sistemi, sindirim kanalı ve sindirime yardımcı organlardan (dil, dişler, tükrük bezleri, pankreas, karaciğer ve safra kesesi) oluşur. Sindirim kanalı ağızdan başlayıp anüste sonlanan uzun bir tüptür. Besin, sindirim kanalından geçişi sırasında vücudun absorbe edeceği şekilde fiziksel ve kimyasal olarak ayrışır. Bu tüp; sindirim ve absorbsiyon yönünden özelleşmiş, farklı bölümler içermesine karşın her bir bölümü histolojik olarak aynı temel...

http://www.biyologlar.com/sindirim-sistemi-1

Virusların Morfolojik ve Kimyasal Özellikleri

İnsan ve hayvanlarda infeksiyon ve/veya hastalık oluşturan viruslar (genel bir terim olarak, hayvan virusları) morfolojik özellikleri yönünden fazla çeşitlilik göstermemekle beraber, elektron mikroskopik muayenelerde olgun viruslarda bazı farklı formlar gözlemlenmiştir. Normal ışık mikroskopları ile görülebilen (1000 x veya 1500 x büyütmeli) Poxviridae familyası virusları hariç tutulursa, diğer virusların morfolojik karakterleri (olgun virus partiküllerinin genel...

http://www.biyologlar.com/viruslarin-morfolojik-ve-kimyasal-ozellikleri

YAĞLAR ve ÖZELLİKLERİ

Özellikleri Suda erimezler. Eter , alkol , aseton gibi organik çözücülerde erirler. C ve O oranından fazla olduğundan enerji verimide fazladır. Hücre zarından geçemezler. 1 mol gliserol 3 mol yağ asidin dehidrasyon ile birleşmesinden oluşur. Sentezlerinde 3 ester bağı kurulur. Sentezlerinde 3 mol H2O açığa çıkar. 3 mol H2O ile hidrolize edilirler. Yağların hidrolizi lipaz ile gerçekleşir. Sudan III ile kırmızı renk verirler. Bitki ve hayvan hücrelerinde...

http://www.biyologlar.com/yaglar-ve-ozellikleri

Kırmızı Algler ve Mantarlar

Kırmızı algler ya da Rhodophyta, (Yunancada rhodos ve phytos = kırmızı bitki); deniz alglerinin büyük bir kısmını oluşturan bir Protista âlemi şubesidir. Bu alem, yediğimiz şapkalı mantarları ve diğer organizmalarla birlikte yaşayan cıvık mantarları içerir. Bazı mantarlar, alglerle bir araya gelerek “liken” adı verilen toplulukları oluştururlar. Bazı türler de, bitkilerin köklerinde simbiyont olarak yaşarlar. Bitkilerin %90′ı, köklerinde simbiyont mantar...

http://www.biyologlar.com/kirmizi-algler-ve-mantarlar

PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

PANKREASIN HİSTOLOJİK YAPISI

Büyük, yassı bir organ olan pankreas duedonumun konkavitesi içerisinde yerleşmiştir. Posterior abdominal duvar peritonu arkasında sola doğru dalağın hilumuna ulaşacak şekilde uzanır

http://www.biyologlar.com/pankreasin-histolojik-yapisi

KARACİĞERİN HİSTOLOJİK YAPISI

Yumuşak kıvamlı olan karaciğer vücutta bulunan en ağır bezdir. Ağırlığı 1,5 kg veya daha fazla olabilen karaciğer üst abdomende, diaframın altında yerleşmiştir. Taze iken koyu kırmızı veya kırmızımsı kahverengidir; bu renkten başlıca karaciğere olan zengin kan akımı sorumludur. Karaciğer kanını çölyak (celiac) arterden köken alan arterlerden ve portal ven yolu ile intestinal yollardan alır. Venöz boşaltım inferior vena kavaya olduğundan karaciğer...

http://www.biyologlar.com/karacigerin-histolojik-yapisi

Helicobacter pylori

Helicobacter pylori (Helikobakter pilori- Hp) mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duedenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir. Önceleri Campylobacter pylori olarak adlandırılan bu bakteri, yapılan birçok araştırmanın sonucunda 1989 yılında Camplobacter ailesine ait olmadığına karar verilmiş ve kendi adıyla anılan...

http://www.biyologlar.com/helicobacter-pylori

ENDOKRİN SİSTEM

Endokrin sistem, başlıca köken aldıkları epitel ile ilişkilerini kaybetmiş bezlerden meydana gelmiştir. Bu bezlerin duktusları olmayıp salgılarını (hormonlar) direkt olarak ya kan ya da lenf dolaşımına boşaltırlar; dolayısı ile bu tip bezlere duktussuz bezler veya iç salgı bezleri denir. Vücudun endokrin salgı yapan dokuları üç ayrı şekilde görülür: 1- Bağımsız ayrı bezler halinde; bu tip bezler saf endokrin fonksiyona sahiptirler. Örneğin hipofiz, tiroid,...

http://www.biyologlar.com/endokrin-sistem

BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER, SUPRARENAL BEZLER)

Her bir böbreğin üst kutbuna birer adet olarak yerleşen, yağ doku içine gömülmüş suprarenal ya da adrenal bezler kabaca piramit şekilli yassılaşmış organlardır. Her biri 5 cm. uzunluğunda, 3 cm. genişliğinde ve 1 cm’den daha az kalınlıkta ve 7-10 gr. ağırlıktadır. Adrenal bezler steroid hormonları ve kateşolaminleri salgılarlar. Organın arterior yüzeyinde içeri doğru çöküntü şeklinde hilum görülür. Taze bir organın enine kesitinde iki bölge ayırt...

http://www.biyologlar.com/bobrek-ustu-bezleri-adrenal-bezler-suprarenal-bezler

HİSTOLOJİ LABORATUVARINDA KULLNILAN MİKROSKOPLAR

En çok kullanılan mikroskoplar, bir objenin büyütülmüş görüntüsünü oluşturan görünebilen ışığı kullanan optik mikroskoplardır. En basit optik mikroskop, kısa odak uzaklığı olan çift konveks mercektir. Çift konveks mercekler objeyi 15 kez büyütebilirler. Bileşik mikroskoplarda kapalı bir borunun iki ucuna monte edilen objektif ve oküler mercek olmak üzere 2 mercek kullanılır ve 2000 kez daha büyük büyütmelere ulaşılabilir. Klasik ışık mikroskobu,...

http://www.biyologlar.com/histoloji-laboratuvarinda-kullnilan-mikroskoplar

Lipidleri Boyama Yöntemleri

1-Yağda Çözünür Boyalar:Bunlar zayıf asidik diazo boyalardır ve suda çözünmeyen ve sadece alkolde ayrılabilen boyalardır. Lipidlerin çoğunda çözünürler ve bu nedenle dokulardaki lipidlerin gösteriminde çok kullanılırlar. Çözünürlükleri ile lipidleri renklendirdiklerinden lizokrom lar olarak adlandırılırlar. Bu boyalar: 1-Sudan III 2-Sudan IV( daha siyah) 3-Sudan Black B (en hassası) 4-Oil red O Ençok kullanılan yöntem ise: Oil red 0-trietil fosfat yöntemidir....

http://www.biyologlar.com/lipidleri-boyama-yontemleri

TIBBİ BİTKİLERİN ETKİLERİ VE KULLANIMLARI

ADAÇAYI (SALVİA OFFİCİNALİS) Taşıdığı uçucu yağdan dolayı antibakteriyel,antifungal ve antiviral etkilidir.Antiseptik etkisinden de dolayı dişeti, boğaz ve damak iltihaplanmalarına karşı etkilidir.Çayı dişeti ve ağıziçi rahatsızlıklarında da gargara şeklinde kullanılır. Östrojenik özelliğinden dolayı hormon düzenleyici olarak (ağrılı düzensiz adet şikayetlerinde) menopozda, terleme ve ateş basmasında kullanılır.Ayrıca kuvvet verici ve uyarıcı...

http://www.biyologlar.com/tibbi-bitkilerin-etkileri-ve-kullanimlari

HORMON ÜRETEN BEZLER

a) Hipofiz Bezi: Beynin tabanında hipotalamusun altında yer alır. İki kısma ayrılır. Hipofiz bezinde üretilen hormonlar ve görevleri 1. Büyüme hormonu, büyüme ve gelişmeyi sağlar. Kemik ve kas dokusunun gelişmesinde etkilidir. Bü­yüme döneminde fazla salgılanması devliğe az algı­lanması cüceliğe sebep olur. 2. Deriye renk verici maddeleri uyaran hormon hipo-fizden salınır. 3. Tiroid bezini uyararak çalışmasını sağlayan hor­monu üretir. 4. Dişilerde...

http://www.biyologlar.com/hormon-ureten-bezler

Helicobacter pylori hakkında bilgi

Helicobacter pylori (Helikobakter pilori- Hp) mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duodenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir. Önceleri Campylobacter pylori olarak adlandırılan bu bakteri, yapılan birçok araştırmanın sonucunda 1989 yılında Camplobacter ailesine ait olmadığına karar verilmiş ve kendi adıyla anılan...

http://www.biyologlar.com/helicobacter-pylori-hakkinda-bilgi

LİPİDLERİN GÖSTERİMİ

Basit tekniklerle gösterilebilen lipid miktarı genellikle kimya¬sal analizle gösterilen miktardan çok daha azdır. Adipoz dokunun depo hücrelerindeki yağ ve sinir fibrillerindeki miyelin kolaylıkla boyanır. Fakat karaciğer, böbrek ve kalp gibi organların kesitlerinde bulunan lipidler gösterilemiyebilir. Var olan fakat basit tekniklerle gösterilemeyen böylesi lipidler maskelenmiş veya bağlı lipidler olarak bilin¬mektedir. Bu lipid, özellikle protein gibi diğer doku...

http://www.biyologlar.com/lipidlerin-gosterimi

özel besin maddeleri

havuç A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir. yararları: 1- Kandaki kolesterol düzeyini düşürüyor.Bağırsakları çalıştırıyor. 2- Sarılığa, ergenlik sivilcelerine ve ses kısıklığına iyi geliyor. 3- Alzheimer hastalığının tedavisine de yardımcı olduğu kanıtlanan havuç, hücrelerin canlanmasında ve çoğalmasında olumlu bir etkiye de sahip. 4- Gözleri güçlendiriyor. 5- İçerdiği yüksek lif...

http://www.biyologlar.com/ozel-besin-maddeleri-1

HORMON ÜRETEN BEZLER

a) Hipofiz Bezi: Beynin tabanında hipotalamusun altında yer alır. İki kısma ayrılır. Hipofiz bezinde üretilen hormonlar ve görevleri 1. Büyüme hormonu, büyüme ve gelişmeyi sağlar. Kemik ve kas dokusunun gelişmesinde etkilidir. Bü­yüme döneminde fazla salgılanması devliğe az algı­lanması cüceliğe sebep olur. 2. Deriye renk verici maddeleri uyaran hormon hipo-fizden salınır. 3. Tiroid bezini uyararak çalışmasını sağlayan hor­monu üretir. 4. Dişilerde...

http://www.biyologlar.com/hormon-ureten-bezler-1

Gen Terapi

Gen terapisi hastalıklarla mücadele etmek için tıbbın üzerinde çalıştığı yeni bir yöntem. Temelinde, hasta kişinin genlerini, iyileştirici proteinler üretecek şekilde değiştirmek yatıyor. Gen terapisi denilince ilk akla gelen, ölümcül hastalıkları ve çeşitli bedensel sakatlıkları iyileştirmek olduğu halde hastalıklardan korunmak da, gen terapisi ile mümkün olacağı öngörülen hedeflerden biri. Gen terapisi henüz emekleme aşamasında. Halen bir kaç temel...

http://www.biyologlar.com/gen-terapi

Genlerin Vücuda Sokulma Yöntemleri ve İlk Gen Terapisi

Genleri vücuda sokmanın çeşitli yolları vardır: Ex vivo, in vivo ve in situ. Ex vivo gen terapisinde, hastadan alınan hücreler laboratuar ortamında çoğaltılır ve vektör aracılığıyla iyileştirici genler bu hücrelere nakledilir. Daha sonra, başarılı bir şekilde genleri içine almış hücreler seçilir ve çoğaltılır. Son aşamadaysa, çoğaltılan bu hücreler tekrar hastaya verilir. In vivo ve in situ gen terapisindeyse, genleri taşıyan virüsler doğrudan doğruya...

http://www.biyologlar.com/genlerin-vucuda-sokulma-yontemleri-ve-ilk-gen-terapisi

 
3WTURK CMS v6.0