Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 286 kayıt bulundu.
2016 yılında Kaliforniya Bilimler Akademisi tarafından bulunan 133 yeni tür

2016 yılında Kaliforniya Bilimler Akademisi tarafından bulunan 133 yeni tür

Parlayan böceklerden köpekbalıklarına, beş kıtaya ve üç okyanusa kadar uzanan ve endişe verici bir kuş virüsüne kadar, bu keşifler dünyanın yaşamına katkıda bulunuyor.

http://www.biyologlar.com/2016-yilinda-kaliforniya-bilimler-akademisi-tarafindan-bulunan-133-yeni-tur

Antibiyotik Direnci Daha Karmaşık Hale Geldi

Antibiyotik Direnci Daha Karmaşık Hale Geldi

Video kayıtlarının zaman bazlı fotoğrafları. Yeşil floresan proteini ile etiketlenmiş olan Staphylococcus bakterileri, kloramfenikol antibiyotiği için bir direnç geni ifade eder.

http://www.biyologlar.com/antibiyotik-direnci-daha-karmasik-hale-geldi

DNA Onarımı - Yaşam İçin Kimyasal Denge Sağlar

DNA Onarımı - Yaşam İçin Kimyasal Denge Sağlar

Bir kuşaktan diğerine, bir hücreden diğerine. İnsanoğlunun şekillendirilmesini yöneten genetik bilgi yüz binlerce yıl boyunca bedenlerimize borçludur.

http://www.biyologlar.com/dna-onarimi-yasam-icin-kimyasal-denge-saglar

Ökaryotların Ortak Atasına Benzeyen Yeni Mikroplar Keşfedildi

Ökaryotların Ortak Atasına Benzeyen Yeni Mikroplar Keşfedildi

Uluslararası bir araştırma ekibi, şimdiye dek sadece karmaşık yaşam formlarına özgü olduğu düşünülen genler taşıyan yeni mikroplar keşfetti.

http://www.biyologlar.com/okaryotlarin-ortak-atasina-benzeyen-yeni-mikroplar-kesfedildi

Evrim Teorisi Yeniden Değerlendirilmeli mi?

Evrim Teorisi Yeniden Değerlendirilmeli mi?

Çevirmenin sunuşu: Okuyacağınız çeviri 9 Ekim 2014 tarihli Nature dergisinde yayınlanmış, Genişletilmiş Evrimsel Sentez’i destekleyen ve karşıt bilim insanlarının karşılıklı görüşlerini alarak hazırlanmış bir tartışma yazısıdır.

http://www.biyologlar.com/evrim-teorisi-yeniden-degerlendirilmeli-mi

Bir dinozor yumurtası ne kadar sürede çatlıyordu?

Bir dinozor yumurtası ne kadar sürede çatlıyordu?

Görsel açıklaması: Araştırmacılar, dinozor Hypacrosaurus’un fosilleşmiş bir embriyosunu inceledi. © Darla Zelinitsky’nin izniyle.

http://www.biyologlar.com/bir-dinozor-yumurtasi-ne-kadar-surede-catliyordu

Albino Hayvanlar Hakkında İlginç Gerçekler

Albino Hayvanlar Hakkında İlginç Gerçekler

Tamamen beyaz renkli bir gövde, pembe veya açık mavi gözleri olan bir canlı gördünüz mü? Böyle bir canlı ile karşılaştıysanız o zaman bu canlı albino olabilir.

http://www.biyologlar.com/albino-hayvanlar-hakkinda-ilginc-gercekler

Farklı Organizmalar Arasındaki Yatay Gen Transferi Başarılı Bir Şekilde Açıklandı

Farklı Organizmalar Arasındaki Yatay Gen Transferi Başarılı Bir Şekilde Açıklandı

Bir organizmadan diğerine genlerin aktarılması, evrimin meydana gelmesi ve karmaşık yeni işlevlerin ortaya çıkması için hızlı bir yol olabilir. Ciona intestinalis(deniz fıskıyesi). Credit: University of Tsukuba

http://www.biyologlar.com/farkli-organizmalar-arasindaki-yatay-gen-transferi-basarili-bir-sekilde-aciklandi

Kelebek etkisi: Modern genetiğin söyledikleri ve Biston betularia’nın renk evrimi

Kelebek etkisi: Modern genetiğin söyledikleri ve Biston betularia’nın renk evrimi

“Sanayi melanizminin” B.betularia’daki evriminin altında yatan geni ve gendeki Carbonaria mutasyonunun 19. yüzyılda ortaya çıkışını büyük doğrulukla saptayan keşifler heyecan verici.

http://www.biyologlar.com/kelebek-etkisi-modern-genetigin-soyledikleri-ve-biston-betularianin-renk-evrimi

Dünya’da Yaşam Birden Fazla Kez Belirmiş Olabilir mi?

Dünya’da Yaşam Birden Fazla Kez Belirmiş Olabilir mi?

Dünya’nın 4,5 milyar yıllık geçmişi süresince, yaşamın sadece bir kez belirdiğini düşünüyoruz.

http://www.biyologlar.com/dunyada-yasam-birden-fazla-kez-belirmis-olabilir-mi

195 Milyon Yıllık Dinozor Kemiğinde Protein Keşfedildi

195 Milyon Yıllık Dinozor Kemiğinde Protein Keşfedildi

Lufengosaurus türü bir dinozor kemiğinde 195 milyon yıllık antik protein bulundu. Bu inanılmaz keşif, günümüze kadar korunabilen proteinlerin en eski kanıtını tam 100 milyon yıl kadar geriye çekti.

http://www.biyologlar.com/195-milyon-yillik-dinozor-kemiginde-protein-kesfedildi

Aklın Bakteriler ile İmtihanı

Aklın Bakteriler ile İmtihanı

Düşünme, karar verme, öğrenme gibi üst düzey beyin faaliyetlerimizin gerçekleştiği temel yer serebral korteks adlı 2 – 4 mm kalınlığındaki beyin dokusudur. Milimetre ölçeğindeki bu küçük doku çoğunlukla nöronların hücre gövdelerinden oluşur ve uzantıları tüm beyne yayılır.

http://www.biyologlar.com/aklin-bakteriler-ile-imtihani

Bilinmeyen Protein Yapıları Öngörülmeye Başlandı

Bilinmeyen Protein Yapıları Öngörülmeye Başlandı

Metagenomik dizilim verileri, protein modelleme yazılımının gücünü artırarak yüzlerce yeni protein yapılarını tahmin ediyor.

http://www.biyologlar.com/bilinmeyen-protein-yapilari-ongorulmeye-baslandi

Biyologlar, solunumu düzenleyen önemli bir molekülü belirledi

Biyologlar, solunumu düzenleyen önemli bir molekülü belirledi

İnsandan Cx26 eksprese eden HeLa hücrelerinin CO2'ye bağımlı boya yüklemesi. En üstteki resimler (yeşil), PCO2'nin üç farklı seviyesinde 5 (6) -CBF'nin CO2'ye bağlı yükünü göstermektedir. Cx26 C-terminalinde mCherry ile etiketlendi.

http://www.biyologlar.com/biyologlar-solunumu-duzenleyen-onemli-bir-molekulu-belirledi


Köpek balığı, Alzheimer ve Parkinson tedavisinde bir umut olabilir

Köpek balığı, Alzheimer ve Parkinson tedavisinde bir umut olabilir

Camgöz köpek balığının doğal olarak ürettiği Skualamin adındaki bir protein alzheimer ve parkinson tedavisinde umut olabilir.

http://www.biyologlar.com/kopek-baligi-alzheimer-ve-parkinson-tedavisinde-bir-umut-olabilir

Anadolu’nun İki Balığından Biri Tehlikede

Anadolu’nun İki Balığından Biri Tehlikede

Fotoğraf: Dişli Sazancık ©Murat Sağdıç Anadolu’daki sulak alanlarda 316 balık türü yaşıyor. Doğa Derneği’nin son çalışmaları, bu balıkların yüzde 54’ünün yalnız Anadolu’da bulunduğunu ve %49’unun küresel ölçekte tehlike altında olduğunu ortaya koyuyor.

http://www.biyologlar.com/anadolunun-iki-baligindan-biri-tehlikede

DNA’nızdaki Diyabet

DNA’nızdaki Diyabet

Diyabet yaşam standartlarımızı önemli ölçüde etkileyen bir sağlık problemidir. Bir tane baklava yemek için uzun süre düşünüp, ”Ah hayır o baklavayı yememeliyim! ” diyerek elimizi o tabaktan çekmemiz gerekebilir.

http://www.biyologlar.com/dnanizdaki-diyabet

Bakterilerin endüstride kullanım alanları nelerdir?

Bakterilerin endüstride kullanım alanları nelerdir?

Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu, kimi virgül şeklinde olabilir.

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-endustride-kullanim-alanlari-nelerdir

CRISPR Modeli Fajın Birlikte Evrimini Kafa Karıştırıcı Deneysel Sonuçları İle Açıklıyor

CRISPR Modeli Fajın Birlikte Evrimini Kafa Karıştırıcı Deneysel Sonuçları İle Açıklıyor

Rice üniversitesi bir çalışmasında; CRISPR gen düzenleme modeli kullanarak dizayn edilmiş bağırsak bakterisi üretmeyi planlayan araştırmacılar, mikrobiyal bağışıklık sisteminin dinamik evrimini hesaba katmaları gerekebileceğini önermektedir.

http://www.biyologlar.com/crispr-modeli-fajin-birlikte-evrimini-kafa-karistirici-deneysel-sonuclari-ile-acikliyor

Beynimiz inanılandan 100 kat daha güçlü bir yapıya sahip olabilir

Beynimiz inanılandan 100 kat daha güçlü bir yapıya sahip olabilir

California Los Angeles Üniversitesi'nden (UCLA) yapılan yeni bir araştırmada, beynimizdeki nöronların bir bölümünün önceden ortaya çıkarılamayacak kadar karmaşık olduğunu keşfettiler. (Credit: vitstudio / Depositphotos)

http://www.biyologlar.com/beynimiz-inanilandan-100-kat-daha-guclu-bir-yapiya-sahip-olabilir

Portekiz Güvesinin Gizemi 22 Yıl Sonra Çözüldü

Portekiz Güvesinin Gizemi 22 Yıl Sonra Çözüldü

This is the male (left) and female (right) of the Portuguese mystery moth, Ekboarmia miniaria. Credit: Dr Pasi Sihvonen, CC-BY 4.0

http://www.biyologlar.com/portekiz-guvesinin-gizemi-22-yil-sonra-cozuldu

Homo erectus, 500.000 Yıl Önce Dünyanın En Eski “Karalama”sını Yaptı!

Homo erectus, 500.000 Yıl Önce Dünyanın En Eski “Karalama”sını Yaptı!

Endonezya’da bulunan ve bir kabuğa kazınmış zikzak şekil bugüne kadar bulunan en eski soyut işaret. Fakat bu beş yüz bin yıllık “karalama” ile ilgili en ilginç olan şey onun olası yaratıcısıdır: insanın atası olan Homo erectus.

http://www.biyologlar.com/homo-erectus-500-000-yil-once-dunyanin-en-eski-karalamasini-yapti

Kopyalanan Genler Mayadaki Dayanıklılığı Azaltabilir

Kopyalanan Genler Mayadaki Dayanıklılığı Azaltabilir

Araştırmacılar bazı kopyalanmış maya genlerinin, bağımlılık geliştirdiğini keşfettiler- bir kopyanın kaybedilmesi diğerinin başarısızlığına yol açıyor.

http://www.biyologlar.com/kopyalanan-genler-mayadaki-dayanikliligi-azaltabilir

Bilinen En Eski Dev Penguen Fosili Bulundu

Bilinen En Eski Dev Penguen Fosili Bulundu

Uluslararası bir araştırma ekibi, 61 milyon yıl önce yaşamış ve yaklaşık 150 santimetre uzunluğunda dev bir penguen fosili bulduklarını açıkladı.

http://www.biyologlar.com/bilinen-en-eski-dev-penguen-fosili-bulundu

Yeni mikroorganizma formları bulundu: En zorda bile hayatta kalmak

Yeni mikroorganizma formları bulundu: En zorda bile hayatta kalmak

NASA’nın astrobiyoloji araştırmacıları, Meksika’nın kristal mağaralarında on binlerce yıldır uykuda bekleyen yeni mikroorganizma formları buldu.

http://www.biyologlar.com/yeni-mikroorganizma-formlari-bulundu-en-zorda-bile-hayatta-kalmak

Dünya’nın En Yaşlı Bitki Fosilleri ve Çok Hücreli Yaşamın Evrimi

Dünya’nın En Yaşlı Bitki Fosilleri ve Çok Hücreli Yaşamın Evrimi

Swedish Museum of Natural History (İsveç Doğa Tarihleri Müzesi) bilim insanları, 1.6 milyar yaşındaki çok büyük olasılıkla kırmızı alglere ait fosiller keşfetti.

http://www.biyologlar.com/dunyanin-en-yasli-bitki-fosilleri-ve-cok-hucreli-yasamin-evrimi

Işığın Değişmesi İle Algler

Işığın Değişmesi İle Algler

Yeşil algler, ışık vasıtasıyla yüzeylere yapışma ve yapışmama özelliklerini değiştirebilir. Kredi: Oliver Bäumchen, MPIDS, Göttingen / Thomas Braun, Heidelber

http://www.biyologlar.com/isigin-degismesi-ile-algler

En Yaşlı Fosilleşmiş Dev Penguen Keşfedildi

En Yaşlı Fosilleşmiş Dev Penguen Keşfedildi

Yeni Zelanda’dan araştırmacılar ile Senckenberg’den Dr. Gerald Mayr, yaklaşık bir buçuk metre boyundaki dev penguen türüne ait fosilleri tanılayarak, keşfi duyurdu. Görsel Telif: Roger Clark ARPS

http://www.biyologlar.com/en-yasli-fosillesmis-dev-penguen-kesfedildi

Dinozorların proteinleri günümüze kadar gelebilmiş mi!

Dinozorların proteinleri günümüze kadar gelebilmiş mi!

Görsel açıklaması: 195 milyon yıllık bu kaburga kemiğinin çatlaklarına yapışmış protein parçaları hâlâ korunuyor olabilir (Robert Reisz).

http://www.biyologlar.com/dinozorlarin-proteinleri-gunumuze-kadar-gelebilmis-mi


Dev Antik Yumuşakçanın Yaşayan İlk Örneği Bulundu

Dev Antik Yumuşakçanın Yaşayan İlk Örneği Bulundu

Daha önce neredeyse tamamen kabukla sarılı olduğu düşünülen dev antik yumuşakçanın yaşayan ilk örneği Filipinler de bulundu. Marvin Altamia

http://www.biyologlar.com/dev-antik-yumusakcanin-yasayan-ilk-ornegi-bulundu

Yaşlanma Karşıtı Bir Mikromolekül Bulundu!

Yaşlanma Karşıtı Bir Mikromolekül Bulundu!

Yaşımız arttıkça, beyin yaşımız da bir o kadar artar. Bilişsel yetenekler azalır demans, Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişme riski veya felç geçirme riskimiz giderek artar.

http://www.biyologlar.com/yaslanma-karsiti-bir-mikromolekul-bulundu

Kalp Atışının Arkasındaki Fizik

Kalp Atışının Arkasındaki Fizik

Konu kalp atışı gibi evrensel bir gerçek olduğunda, bilim insanlarının bunun altında yatan bilimi çok iyi anladıklarını düşünebilirsiniz. Fakat yüzyıllar boyunca kalbimizin çalışmasını sağlayan fizik, araştırmacıların meraklı gözlerinden saklanabilmiştir.

http://www.biyologlar.com/kalp-atisinin-arkasindaki-fizik

Bilim insanları kanserin kendi kendini yok edebileceğini keşfetti

Bilim insanları kanserin kendi kendini yok edebileceğini keşfetti

Kanser hastaları özellikle kemoterapinin yan etkilerinden dolayı sorunlar yaşasa da, halen kemoterapi en çok uygulanan tedavidir. Fakat pankreas kanseri gibi agresif kanserler zalimdir halen bilinen etkili bir tedavisi yoktur.

http://www.biyologlar.com/bilim-insanlari-kanserin-kendi-kendini-yok-edebilecegini-kesfetti

Otizmin Erken Teşhisini Mümkün Kılan Biyoişaretler

Otizmin Erken Teşhisini Mümkün Kılan Biyoişaretler

Otizm veya otizm spektrum bozukluğu adını verdiğimiz rahatsızlık, bugün dünya genelinde çocuklarda yüzde 1.5’luk bir etki alanına sahip ve hastalığa maruz kalan bireyler için de genel geçer ve tam etkili tedavi ve terapi yöntemleri ne yazık ki mevcut değil.

http://www.biyologlar.com/otizmin-erken-teshisini-mumkun-kilan-biyoisaretler

Grönland buzlarını eriten algler

Grönland buzlarını eriten algler

Grönland'daki algler “karpuz kar” olarak bilinen geniş kırmızı renkli alanlar oluşturuyor.

http://www.biyologlar.com/gronland-buzlarini-eriten-algler

Bakterileri Kullanarak Kirli Suyu İçme Suyuna Çevirdiler

Bakterileri Kullanarak Kirli Suyu İçme Suyuna Çevirdiler

British Columbia Üniversitesi’nden bilim insanları bakterileri kullanarak, kirli suları içme suyuna çeviren bir sistem geliştirdi. Sistemin bu hafta içinde Kanada’nın ırak bölgelerinde test edilmesi bekleniyor.

http://www.biyologlar.com/bakterileri-kullanarak-kirli-suyu-icme-suyuna-cevirdiler

Dev Virüsün Keşfi Hayat Ağacı Üzerindeki Tartışmaları Kıvılcımlandırıyor

Dev Virüsün Keşfi Hayat Ağacı Üzerindeki Tartışmaları Kıvılcımlandırıyor

Klosneuvirüs, virüslerin canlıların ayrı bir alanını oluşturduğu teorisiyle çelişiyor fakat henüz bilim adamlarının tümü ikna olmuş değil. "Klosneuvirüsün neye benzeyeceğini gösteren bir illüstrasyon. Ella Maru Stüdyo

http://www.biyologlar.com/dev-virusun-kesfi-hayat-agaci-uzerindeki-tartismalari-kivilcimlandiriyor

Dev Yumurtanın İçinde ‘Bebek Ejderha’ Dinozoru Bulundu

Dev Yumurtanın İçinde ‘Bebek Ejderha’ Dinozoru Bulundu

“Louie Bebek” olarak bilinen fosil dinozor embriyosu, artık yeni bir tür olarak tanımlandı. Bu embriyo, Beibeilong sinensis adındaki dinozor türüne ait.

http://www.biyologlar.com/dev-yumurtanin-icinde-bebek-ejderha-dinozoru-bulundu

 Kuşların neden dişleri yok?

Kuşların neden dişleri yok?

Araştırmacılar, bir dinozor türü olan Limusaurus inextricabilis'in ergenlik döneminde dişlerini kaybettiğini, yetişkinlikte ise yeni diş çıkarmadığını keşfetti. Bu bulgu kuşların neden gagaya sahip olduğunu ama dişlere sahip olmadığını açıklamakta yardımcı olabilir.

http://www.biyologlar.com/kuslarin-neden-disleri-yok

Biyolojik silah olarak kullanılabilecek ajanlar nelerdir ?

Biyolojik silah olarak kullanılabilecek ajanlar nelerdir ?

Bakteriler: Küçük-serbest yaşayan organizmalar olup çoğunluğu katı ya da sıvı kültür ortamında üretilebilirler. Bu organizmalar stoplazma, hücre zarı ve nükleer materyaller içeren bir yapıya sahiptir. Basit bölünme ile ürerler. Oluşturdukları hastalıklar genellikle özgün antibiyotik tedavilerine yanıt verirler. Virüsler: İçlerinde çoğalabilecekleri canlı organizmalara gereksinim duyan organizmalardır. Bundan dolayı da enfeksiyoz etkileri büyük oranda konak hücrelere bağımlıdır. Virüsler genellikle antibiyotik tedavilere yanıt vermeyen fakat antiviral bileşimlerin bir kısmına ve sınırlı kullanıma uygun preparatlara yanıt veren hastalıklara neden olurlar. Riketsialar: Hem bakterilerin hem de virüslerin genel karakterlerini taşıyan mikroorganizmalardır. Bakteriler gibi metabolik enzimler ve hücre zarından oluşurlar ve oksijen kullanırlar ve geniş çaplı antibiyotiklere karşı duyarlıdırlar. Yaşayan hücreler içinde üremelerinden dolayı da virüsleri andırırlar. Klamidya: Kendi enerji kaynaklarını üretemediklerinden zorunlu hücre içi parazitlerdir. Bakteriler gibi geniş spekturumlu antibiyotiklere yanıt verirler. Çoğalmak için virüsler gibi yaşayan hücrelere gereksinim duyarlar. Mantarlar: Fotosentez yapamayan, anaerobik büyüme yeteneğine sahip ve çürüyen bitkisel olgulardan besin gereksinimlerini karşılayan ilkel bitkilerdir. Toksinler: Yaşayan bitkiler, hayvanlar ya da mikroorganizmalardan elde edilen ya da üretilen zehirli maddelerdir. Bazı toksinler kimi kimyasallara da dönüştürülebilirler. Toksinlere özel antiserum ve seçilmiş farmakolojik ajanlarla karşı konulabilir. Literatürde çok sayıda biyolojik savaş ajanı belirtilmektedirler. Bu ajanların bazıları ölümcüldürler, diğerleri genellikle kapasite düşürücü olarak kullanılırlar. Literatürde klasik tedavi yöntemlerinin etki edemediği ya da belli etnik gruplar üzerinde kullanılabilen genetik mühendisliği ürünü ajanlardan söz edilmektedir. Biyolojik ajanların silah olarak kullanım potansiyelini de etkileyen bazı özellikleri; enfektivite, virülans, toksisite, patojenite ve stabilitedir. Biyolojik ajanlar, uygun çevre koşullarında ve vücutta etkilerini katlayarak artırırlar ve ortamda uzun süre kalırlar. Kimyasal silahların bütün korkunçluğuna karşın, biyolojik organizmanın çok küçük bir örneği bile çok daha ölümcül olabilir. Örneğin; Bacillus antraksis basilinin yol açtığı şarbon hastalığında solunum yoluyla havadan alınan dayanıklı sporlar akciğerler içerisinde açılarak çoğalmakta, başlangıçta soğuk algınlığı belirtiler ile kuluçka devresini geçirerek kısa sürede öldürücü tablolar ile karşımıza çıkmaktadır. Inhalasyon sonucu gelişen sistemik şarbonda mortalite %100' e ulaşmaktadır. Diğer taraftan Botulinum toksinin bir kimyasal ajan olan sarin'den üç milyon kez daha etkili olduğu belirtilmektedir. Botulinum toksinine maruz kalan kişilerde farklı derecelerde kas felci gelişmekle birlikte, olguların %60'ı ölümle sonuçlanır. Tarih boyunca doğal olarak ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar, hastalık etkenlerinin askeri operasyonlarda kullanılabilecekleri düşüncesini doğurmuştur. Biyolojik ajanlar yakın dönemde ikinci dünya savaşında sınırlı şekilde kullanılmışlardır ancak kullanımları antik çağlara dayanmaktadır; M.Ö. 6. yy'da Asyalılar düşmanlarının su kaynaklarına hastalıklı çavdar tanesi katmışlardır. Çeşitli bitkilerden ve hayvanlardan elde edilen biyolojik toksinlerin, mızrak ve okların uçlarına sürülerek insan öldürmek amacıyla kullanıldıkları da bilinmektedir. Aynı şekilde, okların dışkıya ya da çürümüş ete batırılarak kullanılması, cesetlerin ve dışkının düşmanın su kaynaklarına atılması çok eski tarihlerden beri kullanılan biyolojik savaş yöntemleridir. Tarih kayıtlarında insan vücudunun da bir biyolojik savaş aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Orta çağ savaşlarında çiçek ve veba hastalığı nedeniyle ölmüş kişilerin cesetlerinin kuşatılmış düşman kuvvetlerinin arasına mancınıkla atılması sık başvurulan bir yöntem olmuştur. Avrupalıların Amerikan yerlilerine karşı kullandıkları katliam yöntemlerinden biri de, çiçek ya da kızamık nedeniyle ölmüş kişilerin battaniyelerini onlara satmak olmuştur. 1797 yılında, Napolyon İtalya seferinde kuşattığı Mantua şehrinde yaşayanlara sıtma hastalığı bulaştırmaya çalışmıştır. Biyoteknolojik gelişmeler ile 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana geliştirilmeye başlanan biyolojik silahların her iki dünya savaşında da bölgesel kullanıldığı (Japonya, Mançurya vb.) belirlenmiş, ancak kullanıldığı taraflarca kabul edilmemiştir. Üretim: Biyolojik savaş ajanlarının üretimi, organizmanın seçimi, organizmanın küçük kültür ortamlarında geniş spektrumlu çoğaltılması ve ajanların korunması evrelerinden oluşur. Biyolojik silahların askeri güçler ve sivil halk üzerindeki caydırıcı etkileri, son 25 yılda biyoteknolojideki hızlı değişimlerin kaynağı olmuştur. Bu yeni teknoloji potansiyel kullanılabilirlik açısından şu gelişmelere yol açmıştır; 1- Hastalık yapıcı etki ve kullanım sonrası etkinlik süresini artıran gelişmeler, 2- Organizmanın topluluklar üzerine yönlendirilmesi (hedefleme), 3- Biyolojik silahlara karşı korunma, 4-Non-patojen mikroorganizmalardan patojen mikroorganizmaların genetik modifikasyonla üretilerek belirlenmesinin zorlaştırılması, 5- Immun yanıtın modifikasyonuyla patojene karşı duyarlılığın değiştirilmesi, 6- Biyolojik ajanların temel özelliklerini algılayan dedektörlerin üretilmesi. Bunları gerçekleştirmede; hücre kültürü ve fermentasyon, organizmanın seçimi, düz ya da çapraz bağlı biyopolimer ile kaplanma, genetik mühendisliği, aktif-pasif bağışıklama ve tedavi, monoklonal antikor üretimindeki özgün gelişmeler rol oynamıştır. Biyolojik Silahlardan Korunma: Biyolojik silahlardan korunma birbiriyle bağlantılı beş aşamadan oluşmaktadır; Önleme: Biyolojik silahların kullanılmasını engellemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Uluslararası silahsızlanma ve teftiş rejimleri biyolojik ajanların biyolojik savaş durumunda üretimini ve kullanımını caydırmaktadır. Istihbarat çalışmaları sonucunda potansiyel tehlikeler belirlenerek gerekli önleyici tedbirler alınabilir. Doğal olarak ortaya çıkan ajanlara karşı aşılama önemli bir önlemdir, ancak genetik mühendisliği ile bu aşıların etkisini sınırlayan ajanlar üretilmiştir. Belirleme: Körfez savaşı sırasında Birleşik Devletler ve müttefik güçler güvenilir bir biyolojik ajan keşif sisteminin yokluğunun endişesini yaşamışlardır. Bununla birlikte birkaç keşif sistemi geliştirilmiştir; - SMART (Sensitive Membrane Antigen Rapid Test)uzak kalmıştır. - JBPDS (Joint Biological Point System) - BIDS (Biological Integrated DetectionSystem) - IBAD (Interim Biological Agent Detector)

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silah-olarak-kullanilabilecek-ajanlar-nelerdir-

Çin'de 9.400 Yıl Öncesine Ait Pirinç Bulundu

Çin'de 9.400 Yıl Öncesine Ait Pirinç Bulundu

Çin'deki çeşitli kurumlara bağlı bir grup araştırmacı, Güney Çin'in Zhejiang eyaletindeki bir kazı alanından çıkarılan pirinç malzemesini yaklaşık 9.400 yıl önce geri tarihlendirdi.

http://www.biyologlar.com/cinde-9-400-yil-oncesine-ait-pirinc-bulundu

Barselona’da Modern Doku Biyoloji Merkezi Açılıyor

Barselona’da Modern Doku Biyoloji Merkezi Açılıyor

İspanya Hükümeti ve EMBL (Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı), yaşam bilimi araştırma tesisi, doku biyolojisi ve hastalık modellemesi için yeni bir merkez açılması için anlaştı.

http://www.biyologlar.com/barselonada-modern-doku-biyoloji-merkezi-aciliyor

Antik İnsanlar Hakkında Neler Biliyoruz?

Antik İnsanlar Hakkında Neler Biliyoruz?

Geçtiğimiz haftalarda, Homo naledi türünün keşfedilen kafa tası üzerinden beyni hakkında çıkarımlar yapıldı, ayrıca Neandertallerin 130.000 yıl önce Amerika’nın ilk yerleşimcileri olabileceği ile ilgili önermeler ortaya atıldı.

http://www.biyologlar.com/antik-insanlar-hakkinda-neler-biliyoruz

Uludağ Üniversitesi’nden kolon kanseri tedavisinde umut veren <b class=red>keşif</b>

Uludağ Üniversitesi’nden kolon kanseri tedavisinde umut veren keşif

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünde 2011’den bu yana yapılan TÜBİTAK destekli bir çalışma sonucunda oluşturulan ve ‘barbipalladium’ adı verilen bileşiğin, kolon kanserine karşı yüksek antikanser etki gösterebileceğine yönelik bulgular elde edildi.

http://www.biyologlar.com/uludag-universitesinden-kolon-kanseri-tedavisinde-umut-veren-kesif

Biyologlar, Bitkilerdeki 'Güvenli' Sinyal İçin Eksik Bağlantıyı Buluyor

Biyologlar, Bitkilerdeki 'Güvenli' Sinyal İçin Eksik Bağlantıyı Buluyor

Jasmonik asit hormonu, bitki bağışıklık sisteminde ve büyümenin düzenlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bilim adamları, jasmonik asidin nasıl işlediği hakkında çok şey öğrendi, ancak önemli bir bağlantı eksikti:

http://www.biyologlar.com/biyologlar-bitkilerdeki-guvenli-sinyal-icin-eksik-baglantiyi-buluyor

Bilim adamları, insanlığın doğduğu yerin Afrika değil Avrupa olduğunu keşfetti…

Bilim adamları, insanlığın doğduğu yerin Afrika değil Avrupa olduğunu keşfetti…

Bilim adamları, insanlığın doğduğu yerin Afrika değil Avrupa olduğunu keşfettikten sonra, insan evriminin tarihi yeniden yazıldı. Credit: University of Toronto

http://www.biyologlar.com/bilim-adamlari-insanligin-dogdugu-yerin-afrika-degil-avrupa-oldugunu-kesfetti

Avustralya'da 50 bin yıl önce yaşanmış mağara bulundu

Avustralya'da 50 bin yıl önce yaşanmış mağara bulundu

Kemiklerin ve eserlerin benzeri bulunmayan bulguları, anakaradaki Batı Avustralya'ya yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Barrow Adası kıyısındaki bir mağarada keşfedilmiştir.

http://www.biyologlar.com/avustralyada-50-bin-yil-once-yasanmis-magara-bulundu

Yapraklar Sera Gazı Kaynağıdır

Yapraklar Sera Gazı Kaynağıdır

Michigan Eyalet Üniversitesi bilim insanları karbon dioksitten daha güçlü sera gazı olan yeni bir azot oksit kaynağı tespit ettiler. Credit: Michigan State University

http://www.biyologlar.com/yapraklar-sera-gazi-kaynagidir

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0