Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 7 kayıt bulundu.
4. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi

4. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi

Merhabalar arkadaşlar, Bu sene de yine sizlerle güzel bir etkinlik yapmak için buradayız! Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu olarak bu yıl 4.’sünü düzenliyor olduğumuz Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi’nin konusu Evrim Karşıtlığının Neden Bilimsel Olmadığı Gerçeği. Günümüzde son hızla artmakta olan temel olarak pozitif bilim karşıtlığının en tartışmalı konusu şüphesiz ki Evrim. 3 senedir sizlere Evrim konusunda çizdiğimiz bilimsel perspektifin sonunda artık sözde bilim olarak görülen Evrim Karşıtlığının aslında neden bilimsel olmadığını kanıtlanmış gerçeklerle yine sizlere anlatacağız. Bilimsel danışmanlığını Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy hocamızın yaptığı bu seneki kongremizin konu başlıkları ise şöyle: 1- Kambriyen Patlaması ve Anlık Oluş Yanılgısı 2- Ara Form Nedir? Evrim Karşıtlığı Ne Diyor, Bilim Ne Söylüyor? 3-Yaşamın Ortaya Çıkışına İlişkin Anlık Oluş İddiası Karşısında Evrimsel Biyoloji Çalışmaları 4- Evrim Karşıtlığının ‘Tesadüf’ü ve Evrimsel Biyolojideki Rastlantısallık 5-‘Mükemmel’ Yapı , Organ ve Organizma Vurgusunun Bilim Dışılığı 6-‘İndirgenemez Karmaşıklık’ ve ‘Akıllı Tasarım’ Neden Biyolojik Gerçekliğe Uymaz? 7- Evrim Karşıtlığının Doğal Seçilim Algısının Yüzeyselliği ve Bağlam Dışılığı 8-Tür İçi Değişim Neden Türleşmeyi İzah Eder? Evrim Karşıtlığı Neden Türleşmeyi Kabul Etmez? 9-Yaşayan Fosil Olur Mu? Görünürdeki Kaba Değişmezliğin Gizlediği Evrimsel Değişkenlik 10-Bir Sosyolojik Vaka Olarak Evrim Karşıtlığının Tarihsel Gelişimi 11- Evrim Karşıtlığının İnancı Kötüye Kullanması ve Dinlerin Konuya Tarihsel Bakışı Kongre kayıtlarımız ise en kısa sürede açılacak ve panel konuşmacılarımız, kongre programımız daha sonra ilan edilecektir. İlgi duyan, merak eden herkesi kongremize bekliyoruz! Teşekkürler. https://www.facebook.com/HU.Evrimsel.Biyoloji.Ogrenci.Kongresi www.hubito.com

http://www.biyologlar.com/4-evrimsel-biyoloji-ogrenci-kongresi

Mozaik Evrim ve Mozaik Türler Nelerdir

Evrime karşı olanların tarihi, hemen hemen evrimsel biyolojinin tarihi kadar eskidir. Evrime karşıt olanların iddiaları, çok nadir bazı örnekler haricinde, neredeyse son 150 yılıdr hiçbir şekilde değişmemiştir. Bunun çok basit bir nedeni vardır: evrim karşıtlığının sahip olduğu iddialar, bilime değil, insanların olası ilkin şüphelerine dayanmaktadır. Bu şüpheler esasında son derece haklıdır, çünkü sadece "evrim karşıtlarının" aklına değil, bilim insanlarının da aklına gelmiştir. Ancak sorun şuradan kaynaklanmaktadır: son 150 yıl içerisinde, bu primitif olarak adlandıracağımız ilkel ve olgunlaşmamış şüpheler, bilim tarafından açıklanmış ve çözülmüştür. Bu, yeni şüpheler ve meraklar doğurmuştur ve bu şekilde bilim ilerleyişini sürdürmüştür. Ne yazık ki çeşitli programlar, yazılar ve kaynaklardan görüldüğü gibi, bilim 21. yüzyılın içerisinde hızla ilerlemesine rağmen evrime karşı olan kitleler halen 19. yüzyılda tıkanıp kalmış ve ileri gideceklerine sanki giderek geriye gitmektedirler. Argümanları hiç değişmemiş, asla güncellenmemiş ve giderek daha da karanlıklaşarak, art niyetler perdesi arkasında boğulmuştur. Günümüzde, bu bilim dışı tutumları nedeniyle evrim karşıtlarının neredeyse tamamı bilim camiasının dışında kalmış, bilim her onlara kulak asmaya çalıştığında, bu kitlelerin şahsi inançlarına dayanarak yaptıkları bilim dışı açıklamalar yüzünden yarı yolda kalmış ve giderek kendi köşelerine itilmişlerdir. Bu şekilde devam ettiği sürece, bilimin vazgeçilmezi ve en güçlü açıklamalarından biri haline gelmiş olan evrime hiçbir zaman farklı bir bakış getiremeyecekler ve kademeli olarak elenerek yok olmaya muhtaç olacaktırlar. Bu kadar uzun bir girizgahı, Mozaik Evrim ile ilgili bir yazıda neden yaptık? Çünkü bahsettiğimiz üzere, her ne kadar argümanlarının %99'una yakını son 150 yılda hiçbir şekilde değişmemiş ve gelişmemiş olmasına rağmen, çok nadir bazı durumlarda, modern bilimin bilgilerini çarpıtmak suretiyle karanlık ideolojilerini savunmayı sürdürmüşlerdir. Bu modern keşiflerden biri de, mozaik evrim konusudur. Evrimsel biyologlar ve paleontologların hummalı çalışmaları sayesinde, bugün bildiğimiz ve keşfettiğimiz türlerin istisnasız tamamının çeşitli evrimsel süreçlerden geçerek bugüne geldiklerini net olarak biliyoruz. Tekil olarak bazı türlerde elbette soru işaretleri, bilinmeyenler, gizemler bulunuyor. Ancak zaten bunlar da olmasaydı, bilimin ilerlemesi mümkün olmazdı. Fakat bu bilinmezlerin hiçbiri evrimsel biyoloji ile uyumsuz, evrimin gerçekliğine şüphe düşüren, evrim teorisini çürütebilecek nitelik ve nicelikte olan unsurlar değildirler. Zaten artık bu şekilde tekil örneklerle evrim teorisini çürütmek de olanaksızdır. Evrimin ise zaten çürütülemez bir doğa yasası olduğunu, evrim ile evrim teorisinin farklı konular olduğunu şuradaki yazımızda detaylıca ele almıştık; meraklı okurlarımız o yazıya göz atabilirler. Bu hummalı çalışmalar sayesinde yapılan keşifler, bazı ilginç gerçekleri de ortaya çıkarmıştır. Bazı türlerin, bir vücutsal bütünlük olarak, eş zamanlı bir biçimde, tüm özelliklerinin aynı anda değişimiyle evrimleşmediği, bazı parçalarının farklı zamanlarda evrimleşerek, farklı nitelikler kazandığı anlaşılmıştır. İşte bu şekilde, türlerin farklı vücut parçalarının ya da görevlerinin, farklı hızlarda ve zaman dilimlerinde, her birinin ayrı ayrı, binlerce nesilde evrimleşmesine mozaik evrim veya modüler evrim adı verilir. Bu şekilde evrimleşen türlere ise mozaik türler veya modüler türler denir. Mozaik türler genellikle büyük canlı grupları arasındaki geçişleri temsil ederler ve dolayısıyla bilim düşmanlarının "ara geçiş türü" olarak nitelemeye çalıştıkları, mitolojik yaratıklara benzerler. Esasında türler arası geçişleri görmek için mozaik türlere bakmaya gerek yoktur. Ele alacağınız her bir tür ve bu türün geçmişi, genleri, fiziksel özellikleri, fizyolojisi, anatomisi, morfolojisi, davranışları ve diğer tüm özelliklerinin değişimi, size evrimsel değişimi gösterecektir. Ancak mozaik türlerde bu daha bariz olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü mozaik türlerin belli yapı ve fonksiyonları, vücudun geneline göre daha fazla veya daha az evrimleşmiş olabilir. Cambridge Üniversitesi tarafından basılan Omurgalı Evrimindeki Şablonlar ve Süreçler başlıklı kitabında R. L. Carroll mozaik evrimi şu şekilde tanımlamaktadır: "Tür içerisinde ve türler arasındaki karakterlerin farklı hızlardaki evrimine mozaik evrim denmektedir." Aynı kitapta, mozaik evrimin, evrimsel biyolojinin makroevrimsel değişimlerine çok net örnekler olduğundan bahsedilmektedir. Mozaik evrim, türlerin değişimi açısından çok önemli bilgiler verdiği gibi, evrimsel tarihin köşebaşı olaylarında da kendine yer bulmaktadır. Örneğin Nature dergisinde yayımlanan bir makale, memelilerin beyinlerinde de mozaik evrimin örnekleri olduğu, bazı parçaların diğerlerinden daha hızlı ya da daha yavaş evrimleşerek geliştiğini göstermektedir. Günümüzde evrimsel biyolojiden elde edilen bu bilgi sayesinde, türlerin birbirleriyle olan ilişkisini ve beynimizin kendi içerisindeki sinirsel bağlantılarının ve gelişiminin özelliklerini çok daha net olarak algılayabilmeye başladık. Yayımlanan makalede Dr. Robert Barton ve Dr. Paul Harvey, şu sözlere yer vermektedir: "Bu makalede, mozaik değişimlerin beyin yapılarının evriminde önemli bir faktör olduğunu karşılaştırmalı veriler dahilinde analiz ediyoruz. Bazı beyin yapıları, beynin geri kalanından bağımsız olarak, tek başlarına ciddi anatomik ve fonksiyonel evrimler geçirmişlerdir. Bu, hem basit beyin alt birimleri, hem de beynin daha hassas fonksiyonel yapıları için geçerlidir. Dolayısıyla, mozaik evrimin beynin karmaşık yapıları arasındaki ilişkilerin oluşumunda önemli bir rol oynadığını görmekteyiz." Evrim karşıtları, mozaik evrim kavramını bir defa dahi okumamış olduklarını gösterir biçimde, evrimin bu kadar net bir örneğini kullanarak, az sonra bahsedeceğimiz evrimsel geçiş örneklerinin "evrimsel bir değişim göstermediğini ve sadece mozaik canlılar olduklarını" iddia etmektedirler. Bu, oldukça komik ve hoş bir hatadır. Evrimin bu kadar içinden olan bir örneği, başka türlü izah edemedikleri çok net evrimsel geçiş örneklerini "çürütmek" için kullanmak, gerçekten baş döndürücü bir yaklaşımdır. Mozaik evrim üzerinde en yoğun olarak duran araştırmacı, 2002 yılında kaybettiğimiz ünlü evrimsel biyolog Stephen Jay Gould'dur. Dawkins ve benzeri "neodarwinist" veya "adaptasyoncu evrimci" olarak tanımlanan evrimsel biyoloji ekolüne karşı olan Gould, türlerin her zaman yavaş ve kademeli bir evrimden geçmek zorunda olmadıklarını, kimi zaman meydana gelen ani değişimler etkisi altında türlerin de çok hızlı bir biçimde evrimleşebileceklerini iddia etmiştir. Günümüzde, türlerin kademeli evrimi daha yaygın olarak kabul edilen ve daha yoğun verilere sahip olan bir evrim türü olsa da, Gould'un bu yaklaşımı sayesinde birçok yeni evrimsel mekanizmanın önemi anlaşılmış ve birçok yeni evrimsel kavram geliştirilebilmiştir. Bunlardan biri olan allomorfizm, organların, yapıların ve fonksiyonların birbirlerinden farklı hızlarda gelişmesi ve olgunlaşması demektir. Yani burada evrimsel bir değişimden değil, bir bireyin doğumundan itibaren meydana gelen değişimlerin toplamı olan, gelişimden bahsetmekteyiz. Heterokronik olarak, yani birbirlerinden farklı zamanlarda olgunlaşan bu yapıların, bu farklı olgunlaşmalarına neden olan genlerindeki değişimlerin, uzun vadede önemli evrimsel sıçramalara neden olabileceği düşünülmektedir. Örneğin büyümeyi ve gelişmeyi kontrol eden bu genlerde meydana gelecek mutasyonlar, bireylerin normalde olacağından daha yavaş veya daha hızlı olgunlaşmalarına neden olabilir, bu da popülasyon içerisindeki gen dağılımını çok hızlı bir biçimde etkileyerek, birkaç nesilde önemli evrimsel değişimlere neden olabilir. Bu şekilde olan evrime, sıçramalı evrim adını veriyoruz. evrimagaci.org

http://www.biyologlar.com/mozaik-evrim-ve-mozaik-turler-nelerdir

Bitki Biyoteknolojisi

Türkiye'de genel olarak en fazla uygulaması olan doku kültürü işlemleri bakımından bile öğrenci, sanayi ve tarım kesiminde önemli bilgi eksikliklerinin olduğu görülmektedir. Bir çok ticari şirket de fide, fidan, soğan, mini, mikro yumru vb. üretimini doku kültürü ile yapmak istemekte, uygun laboratuvar alt yapısı kurmak ve bilgiye ulaşmada sıkıntı çekmektedir. Bunların olmaması durumunda ihtiyaçlar ithalatla karşılanmaktadır. Bir çok süs bitkisi, fide, fidan vb. hatta akvaryum su altı bitkileri bile halen ithal edilmektedir. Halbuki doku kültürü sistemleri yeterince uygulanabilse bu kalemlerin ithalatı önemli ölçüde azalacaktır. Dahası yeni iş imkanları ortaya çıkacak, üretimden nakliye ve son müşteriye hareket gelecektir. Bu sadece bir alandır. Biyoteknolojinin uygulanabileceği bir çok benzer alan vardır. Genetik mühendisliği tekniklerinin tarımda en çok uygulandığı konular bitkilerin (kültür veya yabani) birbirleriyle akrabalık derecelerinin tespit edilmesi, ıslaha destek için markör geliştirme çabaları, bazı bitki türlerine gen transferi protokollerinin geliştirilmesi ve uygulanması gibi konular halen Türkiye'de akademik seviyede çalışılmaktadır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GMO=GDO) için analiz labotaruvarları daha yeni oluşturulmaya başlanmıştır. Tabii hedefimiz kendi biyoteknoloji alt yapımızı geliştirmek, biyoteknolojiyle gen kaynaklarımızın genetik karakterizasyonu, bu kaynaklara ait genlerin izolasyonu klonlanması ve patentlenmesi ve kaynaklarımızın muhafazasıdır. Kamuoyunda biyoteknoloji maalesef sadece GDO'dan ibaret gibi anlaşılmaya başlanmıştır. GDO karşıtlığı biyoteknoloji karşıtlığına dönüşmek üzeredir. Bu konuda büyük bilgi eksikliği olduğu görülmektedir. Halbuki GDO'lar biyoteknolojik tekniklerle gerçekleştirilen işlemlerden sadece birisidir. Biyoteknolojik tekniklerin bitkilere uygulanmasına bitki biyoteknolojisi denir. Bitkilerin ve hücrelerin çoğaltımı doku kültürüyle, bunların genetik özelliklerinin araştırılması genetik mühendisliği, özelliklerin değiştirilmesi veya geliştirilmesi de her iki tekniğin birlikte uygulanması ve/veya bitki ıslahı teknikleriyle yapılmaktadır. Klonlama (kopyalama) terimi insan ve hayvanlar (Dolly) için daha 10 yıl önce kullanılmaya başlanmasına karşın bitkiler (Örnek: Havuç, tütün) 1950'li yıllardan itibaren klonal olarak çoğaltılmaya yani kopyalanmaya başlanmıştır. Buna rejenerasyon (organogenesis, somatik embriyogenesis, meristemlerden sürgün) veya klonal çoğaltım denilmektedir. Bir çok bitki türü hiç bir eşeysel üreme hücresi içermeyen vücut (somatik) hücrelerinden (örnek: yaprak, sap vb. doku ve organlar) çok rahatlıkla çoğaltılabilmektedir. Rejenerasyon bir hücreden başlayabileceği gibi (somatik embriyogenesis, protoplast-callus-bitki), birden fazla hücrenin birlikte oluşturduğu bir faaliyet sonucu (organogenesis) veya bir çok hücrenin organize olarak bir doku ve organları ve sonuçta bitkiyi oluşturmasıyla da ortaya çıkabilmektedir. Bitkilerin bir çoğunda uygun doku kültürü şartlarında (besin, büyüme düzenleyicileri, sıcaklık, ışık vb.) rejenerasyon ortaya çıkabilmektedir. Tek bir vücut hücrenin kendisinin alındığı ana bitkiye benzer bitkiler üretebilme yeteneğine totipotensi denilmektedir. Doku Kültürü ve Uygulamaları Bitki Doku Kültüründe Temel Laboratuvar Teknikleri (Basic lab techiques in tissue culture) Organogenesis (Organogenesis) Somatik Embriyogenesis (Somatic embryogenesis) Protoplast Kültürü ve Somatik Melezleme (Protoplast culture and somatic hybridisation) Haploid Bitki Üretimi (Haploid plant production) Kültür Bitkilerinde Apomiksi (Apomiktik bitki üretimi) (Apomictic plant production) Hastalıksız Bitki Üretimi (Production of disease free plants) Sekonder Metabolit Üretimi (Production of secondary metabolites) Mikroçoğaltım (Klonal Çoğaltım-Mikropropagasyon) ve Ticari Uygulamaları (Micropropagation and its commercial applications) Embriyo Kültürü (Embryo culture) In Vitro Tozlanma ve Döllenme (In vitro pollination and fertilisation) Somaklonal Varyasyon (Somaclonal variation) Bitki Gen Kaynaklarının Korunmasında Biyoteknoloji (Plant conservation biotechnology) Doku kültürü denemeleri planlama ve analizi (Experimental design and analyses in tissue culture) Genetik mühendisliği teknikleriyle bir çok bitki türünün genom haritası çıkarılmış ve genleri tespit edilmeye başlanmıştır. Arabidopsis adlı ilkel bir ot olan bitkinin hemen hemen tüm genetik özellikleri halen ortaya konulmuştur. Bir çok önemli bitki türünün genom haritası çıkarılmak üzeredir. Bitki Genetik Mühendisliği ve Uygulamaları DNA’nın Moleküler Yapısı ve Kromozomlar (Molecular structure of DNA and chromosomes) Genlerin Moleküler Yapıları ve Protein Biyosentezi (Molecular structures of genes and protein synthesis) Proteinler ve Protein Mühendisliği (Proteins and protein engineering) Gen İzolasyonu ve Klonlanması (Gene isolation and cloning) Agrobacterium'la Bitkilere Gen Aktarımı (Agrobacterium-mediated gen transformation to plants) Bitkilere Doğrudan Gen Aktarım Teknikleri (Direct gene transfer techniques to plants) Herbisitlere Dayanıklı Transgenik Bitkilerin Geliştirilmesi (Production of herbicide resistant plants) Böceklere Dayanıklı Transgenik Bitkilerin Geliştirilmesi (Production of insect resistant plants) Virüslere Dayanıklı Transgenik Bitkilerin Geliştirilmesi (Production of virus resistant plants) Erkek Kısır bitkilerin üretimi (bu bölüm geliştirilmesi) (Production of male sterile plants) Bitkilerde Hastalıklara Dayanıklılığın Artırılması (Enhancement of disease resistance in plants) Bitkilerde Strese Dayanıklılık Fizyolojisi (Physiology of stress resistance in plants) Bitkilerde Ozmotik Strese Dayanıklılığın Artırılması (Enhancement of osmotic stress resistance in plants) Bitkilerde Besin Değerinin Artırılmasında Biyoteknoloji (Biotechnology for enhanced nutritional contents in plants) Transgenik Bitkilerde İnsan Tedavisinde Kullanılan İlaçların ve Aşıların Üretilmesi (Production of edible vaccines and pharmaecuticals in transgenic plants) Antisens RNA Teknolojisi (Antisense RNA technology) PCR Teknolojisi ve Biyoteknolojik Araştırmalarda Kullanımı (PCR technology) Genetik Markörler ve Analiz Metodları (Molecular markers and analyses methods) Genom Sekanslama (Genome sequencing) Bitki Islahında Moleküler Markörler (Molecular markers in plant breeding) İşlevsel Genomik ve Proteomik Çalışmaları (Functional genomics and proteomics) Sinyal iletimi ve biyoteknoloji (Signal transduction and biotechnology) Biyoinformatik (Bioinformatics) Bitki Biyoteknolojisinde Moleküler Sitogenetik Teknikler (Molecular and cytogenetic techniques) Teknoloji Koruma Sistemi (Terminatör Teknolojisi) (Terminator technology) Gen kaynakları ve biyoteknoloji (Genetic resources and biotechnology) Transgenik bitkiler ve biyogüvenlik (Transgenic plants and biosafety) Biyoteknolojinin Ahlaki ve Hukuki Yönleri (Moral and ethical issues in biotechnology) Genetiği/Genetik olarak Değiştirilmiş Organizmalar (GDO veya GMO) (bitki, hayvan, insan veya mikroorganizmalar) çeşitli biyoteknolojik metotlarla genetik yapıları bir veya daha fazla özellik (gen) bakımından değiştirilmiş organizmalar, bunlardan elde edilen ürünlere ise Genetiği Değiştirilmiş (GD) ürünler veya gıdalar, içerisinde belirli sınırın üzerinde GD içeren ürünlere ise GD’li ürünler adı verilmektedir. Genetiği değiştirilmiş bir canlıya ‘gen transferi yapılmış’ anlamında 'transgenik' de denilir. Biyoteknoloji sadece GD veya GM demek değildir. GDO, GD’li ürünler çeşitli soru işaretleri olmasına karşın Türkiye’de çeşitli kampanyalar nedeniyle çok tehlikeli ürünler gibi anlaşılmaktadır. Benzer bir tartışma hormonlar konusunda da mevcuttur. Biyoteknolojinin Faydaları ve Uygulama Alanları Biyoteknoloji ile yüksek besin içeriği, hasat sonrası dayanıklılık, hastalık, zararlı, kuraklık ve ot ilacına genetik dayanıklılığın artırılması, yenilebilir aşılar (elma, muz), bitkilerce biyolojik olarak ayrışabilir plastik üretimi vb. gibi transgenik (GDO) üretimi yanında; Hücre, doku ve organ kültürü ile tohum (sentetik), fide, fidan, yumru, miniyumru, soğan üretimi (klonal çoğaltım veya mikroçoğaltım), Sentetik tohum üretimi, Somaklonal varyasyonların oluşturulması, In vitro tozlanma, Protoplast izolasyonu ve somatik melezlemeler, Hücre seleksiyonu, Apomiktik bitkilerin oluşturulması, Haploit bitkilerin oluşturulması ve embriyo kültürü ve kurtarması, Biyoteknolojik germplazm muhafazası (özelikle Türkiye endemik bitki türlerinin korunması amacıyla çok gereklidir), Tıbbi amaçlı protein ve sekonder metabolit üretimi, Moleküler markörlerin geliştirilmesi yoluyla seleksiyon ve ıslahta klasik ıslaha destek sağlanması, Yabani ve kültür bitkilerinde genom sekanslaması ve genetik-moleküler özelliklerinin ortaya konulması, Sinyal iletim mekanizmalarının belirlenmesi, Endüstriyel ürünlerin (proteinler, yağ, vitaminler, enzimler vb.) üretilmesi, Biyoyakıtların üretilmesi, Moleküler test, tanı ve tedavilerin yapılması gibi bir çok işlem yapılabilmektedir.

http://www.biyologlar.com/bitki-biyoteknolojisi

Nükleer silahlanma, insanlığı tehdit ediyor

Nükleer silahlanma, insanlığı tehdit ediyor

“Nükleer Silahların Yıkıcı Sonuçları” konferansı, 4-5 Mart 2013 tarihlerinde Oslo'da yapıldı.

http://www.biyologlar.com/nukleer-silahlanma-insanligi-tehdit-ediyor

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar: Genel Bakış, Ürünlere Örnekler ve Dikkat Edilmesi Gereken Sorunlar

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar: Genel Bakış, Ürünlere Örnekler ve Dikkat Edilmesi Gereken Sorunlar

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili tartışmalar aralıklarla gündeme gelse de, bu tartışmalardan yola çıkarak gerçek anlamıyla bilimsel bir algının halk arasında yaratılmasının oldukça güç olduğu görülmektedir.

http://www.biyologlar.com/genetigi-degistirilmis-organizmalar-genel-bakis-urunlere-ornekler-ve-dikkat-edilmesi-gereken-sorunlar

Robert Hooke Kimdir ? Yaşamı ve Çalışmaları Nelerdir ? Mikroskobu nasıl İcat etmiştir ?

Robert Hooke Kimdir ? Yaşamı ve Çalışmaları Nelerdir ? Mikroskobu nasıl İcat etmiştir ?

Robert Hooke Doğum: 28 Temmuz 1635 – Ölüm ; 3 Mart 1703), İngiliz doğa filozofu, mimar ve birden fazla branşta ihtisas sahibi olmuş bilge birisiydi.

http://www.biyologlar.com/robert-hooke-kimdir-yasami-ve-calismalari-nelerdir-mikroskobu-nasil-icat-etmistir-

Aşı ve Aşı <b class=red>Karşıtlığı</b>

Aşı ve Aşı Karşıtlığı

Evrensel, güncel, önemli, ilgi çekici, tartışmalı, ekonomiyle ilintili, önemli sağlık sorunlarını henüz ortaya çıkmadan çözdüğü düşünülüyor, kendisinin bir sağlık sorunu olduğu düşünülüyor… Görsel Telif: Yuganov Konstantin / Shutterstock

http://www.biyologlar.com/asi-ve-asi-karsitligi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0