Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 199 kayıt bulundu.
Kök Hücre Nedir?

Kök Hücre Nedir?

2013 yılında Cell‘de yayımlanan bir araştırmada, bilim insanları ilk defa olarak insan deri hücrelerinden embriyonik kök hücreleri üretmeyi başardılar. Görsel Telif: Juan Gaertner

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-nedir-1

Viral vektörlerin kullanım alanları

Viral vektörlerin kullanım alanları

Viral vektörler ilk olarak moleküler genetik deneylerinde çıplak DNA ile transfeksiyona alternatif olarak geliştirildiler.

http://www.biyologlar.com/viral-vektorlerin-kullanim-alanlari

Viral vektör tipleri nelerdir?

Viral vektör tipleri nelerdir?

Retrovirüsler Retrovirüsler gen terapisi uygulamalarının ana konularından biridir. Moloney mürin lösemi virüsü gibi rekombinant retrovirüsler, konak genomun içine stabil şekilde entegre olabilirler. Taşıdıkları ters transkriptaz bu virüslerin konak genom ile bütünleşmesini sağlar. Retroviral vektörler ikileşim-yeterli veya ikileşim-kusurlu olabilirler. İkileşim kusurlu vektörler deneysel çalışmalar için en yaygın seçenektir çünkü viral ikileşme ve paketleme için gerekli genler çıkarılmış veya başka genlerle değiştirilmiştir. Bu virüsler hedef hücrelerini enfekte edebilir ve taşıkdıkları yükü teslim edebilirler ama hücrenin parçalanması ve ölümü ile sonuçlanacak tipik bir litik bir yolak takip etmekten acizdirler. Benzer şekilde, replikasyon-yetkin viral vektörler virion sentezi için gerekli tüm genlere sahiptirler ve enfeksiyon başlayınca kendilerini çoğaltmaya devam edebilirler. Bu vektörlerdeki viral geno0mlar çok daha uzun olduğu için, hücre içine ulaştırılmak istenen DNA ensersiyonun uzunluğu sınırlıdır, replikasyon kusurlu viral vektörlerdekine kıyasla. Viral vektöre bağlı olarak, maksimum DNA parça uzunluğu genelde 8-10 kB kadardır. Bu durum çoğu genomik dizinin kullamını kısıtlasa da, cDNA dizileri rahatlıkla sığar. Moloney retrovirüs gibi retrovirüslerin başlıca sakıncası, transdüksiyon olabilmesi için hücrelerin aktif olarak bölünüyor olma gereksinimidir. Bunun sonucu olarak, nöron gibi hücreler retrovirüs enfeksiyonu ve transdüksiyonuna çok dirençlidir. Ayrıca, ensersiyon mutagenezi bir endişe konusudur, çünkü konak genomunun içine entegrasyon kansere yol açabilir. Lentivirüsler Lentivirüsler retrovirülerin bir alt grubudur. Bölünmeyen hücrelerin genomlarına entegre olma özellikleri onları diğer retrovirüslerden farklı kılar. Virüs hücre içine girdikten sonra, RNA'dan oluşan viral genom ters transkripsiyona uğrayıp DNA üretir, bu da viral bir entegraz enzimi sayesinde genom içinde rastgele bir yere girer. Bu aşamada provirüs olarak adlandırılan vektör genom içinde kalır ve hücre bölününce yavru hücrelere aktarılır. Entegrasyon yeri öngörülemez olması sorun yaratabilir. Provirüs, hücresel genlerin işlevini bozabilir ve kanser gelişimine yol açan onkogenlerin aktivasyonuna yol açabilir, bu yüzden lentivirüslerin gen terapisi için uygulanmalarına çekince getirebilir. Ancak, lentivirüslerin kansere yol açabilecek yerlere entegre olma eğilimlerinin daha düşük olduğu bulunmuştur, gama-retroviral vektörlere kıyasla. Kansere eğilimli bir fare suşu üzerinde yapılan bir çalışmada lentiviral vektörlerin tümör insidansının artmasına veya tümörlerin daha erken belirmesine neden olmadığı bulunmuştur. Üstelik, klinik denemelerde, HIV tedavisi için lentiviral vektörle gen terapisi yapıldığında mutagenik veya onkolojik olaylara rastlanmamıştır. Güvenlik nedenleriyle de lentiviral vektörler çoğalmaları için gerekli olan genler taşımazlar. Bir lentivirüs üretmek için bir paketleme hücre suşu (genelde HEK 293) içine birkaç plazmidin transfeksiyonu yapılır. Paketleme plazmidi olarak adlandırılan bir veya birkaç plazmit, gerekli virion proteinlerini (kapsit ve ters transkriptaz gibi) kodlar. Başka bir plazmit, vektör içine dahi edilmesi gereken genetik malzemeyi taşır. Bu genin transkripsiyonu yapılınca tek iplikli RNA viral genom üretilir ve ψ (psi) dizisini içerir. Bu dizi genomun virion içine paketlenmesini sağlar. Adenovirüsler Lentivirüslerden farklı olarak adenoviral DNA genoma içine entegre olmaz ve hücre bölünmesi sırasında ikileşmez. Bu özellik onların temel araştırmada kullanılmasını sınırlar ama adenoviral vektörler bazen in vitro deneylerde kullanılırlar. Bunların başlıca uygulaması gen terapisi ve aşılamadır. Adenovirüsler solunum yolu, sindirim yolu ve göz enfeksiyonlarına yol açar. İnsanlar genelde adenovirüslerle sık sık karşılaştıkları için bu virüsler hızla immün tepkilere yol açar, bunun da potansiyel olarak tehlikeli sonuçları olabilir. Bu problemin üstesinden gelmek için bilim insanları hâlen insanların bağışıklığı olmayan adenovirüsler üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir. Adeno ilişkili virüsler Adeno-ilişkili virüs (AİV) insan ve bazı primat türlerini enfekte edebilen küçük bir virüstür. AİV'nin bir hastalığa neden olduğuna dair bir bilgi yoktur ve dolayısıyla çok mülayim bir immün tepkiye neden olur. AİV hem bölünebilen hem de bölünmeyen hücreleri enfekte edebilir ve genomunu konak hücre içine entegre edebilir. Bu özellikler AİV'yi gen terapisinde kullanılacak viral vektör üretimi için cazip bir aday kılmaktadır. Nanotasarlanmış özdekler Ormosil gibi viral olmayan özdekler (substanslar) da DNA vektörü olarak kullanılmıştır ve DNA kargolarını canlı hayvanlarda spesifik olarak hedeflenmiş hücrelere ulaştırabilir. (Ormosil, organik modifiye edilmiş silikat veya silika anlamına gelir.)

http://www.biyologlar.com/viral-vektor-tipleri-nelerdir

DNA Onarımı İçin Bir Moloküler Plaster

DNA Onarımı İçin Bir Moloküler Plaster

Rif1 DNA'yı çobanlaştırıyor. Rif1'in muhafaza edilen N-terminal alanının kristal yapısı, bir çobanın katliamını andıran olağanüstü biçimde uzatılmış bir şekli ortaya çıkarmaktadır.

http://www.biyologlar.com/dna-onarimi-icin-bir-molokuler-plaster

Tıbbi Bitkilerin Dünü, Bugünü ve Yarını  Bölüm 1

Tıbbi Bitkilerin Dünü, Bugünü ve Yarını Bölüm 1

Gelişmekte olan dünyada tibbi bitkiler yaygın olarak kullanılmakta. Üstelik dünyanın pek çok yerinde sentetik ilaçlara göre daha geniş ve uygun fiyatlı bir alternatif sunmaktalar.

http://www.biyologlar.com/tibbi-bitkilerin-dunu-bugunu-ve-yarini-bolum-1


Yeni nanodiskler tümörün kökünü kazıyor!

Yeni nanodiskler tümörün kökünü kazıyor!

Kanser sizi hayatınızın herhangi bir anında yakalayabilecek tedavisi zor bir hastalıktır. Dünyada her yıl neredeyse 13 milyon insan kansere yakalanıyor ve büyük çoğunluğu yeterli tıbbi yardımı alamıyor.

http://www.biyologlar.com/yeni-nanodiskler-tumorun-kokunu-kaziyor


Binlerce Nadir Mutasyon Kanser İle İlişkilendirildi

Binlerce Nadir Mutasyon Kanser İle İlişkilendirildi

Bilim insanları daha önce bir anlamda görmezden gelinmiş olan veya göz ardı edilmiş ve aslında son derece nadir olan binlerce mutasyonun kanser gelişimi ve kanserli dokunun büyümesi ile ilişkili olabileceğini gösterdi.

http://www.biyologlar.com/binlerce-nadir-mutasyon-kanser-ile-iliskilendirildi

Google Verily Project Baseline ile <b class=red>Kansere</b> Çare Arayacak

Google Verily Project Baseline ile Kansere Çare Arayacak

Google Verily Project Baseline ile 10 bin kişinin verilerini inceleyerek kanser gibi ölümcül hastalıkların ilk belirtilerini saptamak için uğraşıyor.

http://www.biyologlar.com/google-verily-project-baseline-ile-kansere-care-arayacak

<b class=red>Kansere</b> Yol Açan Virüs Ustaları Hücre Çoğaltması Ve  Ölümsüzlüğü

Kansere Yol Açan Virüs Ustaları Hücre Çoğaltması Ve Ölümsüzlüğü

Virüsler ana operasyonları devralma ve onları kendi avantajları için kullanma konusunda kötü üne sahipler. Credit: National Cancer Institute

http://www.biyologlar.com/kansere-yol-acan-virus-ustalari-hucre-cogaltmasi-ve-olumsuzlugu

İnsanda ölüm riskini artıran genetik etmenler

İnsanda ölüm riskini artıran genetik etmenler

Nikotini tanıyan bir proteinin sigara bağımlılığını artıran tipi (aleli) yaşla beraber azalıyor (Kaynak: Mostafavi vd 2017)

http://www.biyologlar.com/insanda-olum-riskini-artiran-genetik-etmenler

Life Length Telomere Analysis Test (T.A.T.) Testi Nedir ?

Life Length Telomere Analysis Test (T.A.T.) Testi Nedir ?

Muhtemelen telomer ve telomeraz hakkında sayısız makalenin yayınlandığını duymuşsunuzdur. En az 20.000 makale olduğu bilinmektedir.

http://www.biyologlar.com/life-length-telomere-analysis-test-t-a-t-testi-nedir-

Bakteriler <b class=red>Kansere</b> Yol Açar mı?

Bakteriler Kansere Yol Açar mı?

Kanserin ne olduğunu az çok biliyorsunuzdur. Bir grup hücrenin isyana kalkışması ve yeni yerler keşfederek kendi bağışıklık sistemine saldırmasıdır.

http://www.biyologlar.com/bakteriler-kansere-yol-acar-mi

Üzüm Bazlı Bileşikler Farelerde Kolon Kanseri Kök Hücrelerini Öldürüyor

Üzüm Bazlı Bileşikler Farelerde Kolon Kanseri Kök Hücrelerini Öldürüyor

Üzümden gelen bileşikler, bir araştırmacı ekibine göre hem bir petri kabında hem de farelerde kolon kanseri kök hücrelerini öldürebileceği gözlemlendi. Credit: Patrick Mansell

http://www.biyologlar.com/uzum-bazli-bilesikler-farelerde-kolon-kanseri-kok-hucrelerini-olduruyor

<b class=red>Kansere</b> ve Rejenerasyona Yardım Eden Nöronlar

Kansere ve Rejenerasyona Yardım Eden Nöronlar

Nöronların daha önce kendileriyle ilişkili olmayan birçok süreç için yaşamsal öneme sahip oldukları bulunmuştu.

http://www.biyologlar.com/kansere-ve-rejenerasyona-yardim-eden-noronlar

Güneş Işınları <b class=red>Kansere</b> Neden Olabilir

Güneş Işınları Kansere Neden Olabilir

Son zamanlarda artan sıcaklıklara bağlı olarak vücudumuz güneş ışınlarından daha çok veya direk olarak etkileniyor.

http://www.biyologlar.com/gunes-isinlari-kansere-neden-olabilir

Akciğer Kanseri

Akciğer Kanseri

Akçiğer Kanseri nedir?Akciğer vücudumuzun oksijen gereksinimini sağlayan organımızdır. Her organ gibi akciğerimiz de birçok hücreden oluşur. Bu hücreler akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak oranlara yayılarak (karaciğer, kemik,beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir. Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre iki ana guruba ayrılır. 1. Küçük hücreli (yulaf hücreli) akciğer kanseri 2. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri. Bunlar mikroskop altında izlenen kanserli hücrenin görüntüsüne göre ayrılıır.Küçük Hücreli Dışı Akciğer KanseriTüm akciğer kanserlerinin %75' ini oluşturur. Yassı epitel hücreli, büyük hücreli ve adeno kanser olarak üç gruptan oluşur.Küçük Hücreli Akciğer KanseriDaha nadir görülen bu tür, oldukça hızlı seyirlidir ve tanı konduğu zaman çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak karşımıza çıkar.Risk Faktörleri Nelerdir? Akçiğer Kanseri nedir? Akciğer vücudumuzun oksijen gereksinimini sağlayan organımızdır. Her organ gibi akciğerimiz de birçok hücreden oluşur. Bu hücreler akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak oranlara yayılarak (karaciğer, kemik,beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir. Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre iki ana guruba ayrılır. 1. Küçük hücreli (yulaf hücreli) akciğer kanseri 2. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri. Bunlar mikroskop altında izlenen kanserli hücrenin görüntüsüne göre ayrılıır. Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tüm akciğer kanserlerinin %75' ini oluşturur. Yassı epitel hücreli, büyük hücreli ve adeno kanser olarak üç gruptan oluşur. Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Daha nadir görülen bu tür, oldukça hızlı seyirlidir ve tanı konduğu zaman çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak karşımıza çıkar. Risk Faktörleri Nelerdir? - Asbest: Madenlerde, gemi yapımında, yalıtım malzemesi yapımında kullanılır. Solunum yollarında uzun süreli tahriş oluşturur.- Radon: Evlerde, toprakta doğal olarak bulunan,kokusuz radyoaktif bir gazdır.- Verem hastalığı (tüberküloz): Bu hastalığın yerleştiği akciğer alanında sonradan akciğer kanseri gelişebilir.- Daha önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Bir kere akciğer kanseri nedeniyle ameliyat olmuş, veya ışın tedavisi uygulanmış olanlarda ikinci bir kanser gelişme riski vardır. Sigara içmek bu riski ayrıca arttırır.Erken Tanı Mümkün müdür?Akciğer kanserinin ileri evrelere gelmeden erken teşhis edilmesi için şimdiye kadar düz akciğer filmleri balgamda tümör hücrelerinin aranması (sitoloji) ve yüksek riskli insanlarda bronkoskopi denilen ucu ışıklı bir boruyla solunum yollarının incelenmesi gibi yöntemlerin kullanıldığı birçok çalışma yapılmıştır. Bunların hiçbiriyle akciğer kanserine bağlı ölümlerin azaltılamadığı görülmüştür.Belirtileri Nelerdir?Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikayete yol açmayabilir. Bu sinsi karakter, akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapan en önemli faktördür. Eğer sigara kullanan ve buna bağlı kronik bronşiti olan biriyseniz, mevsimsel öksürük ve balgam şikayetlerinin süreklilik kazanması, balgamda kan görülmesi, giderek artan nefes darlığı, özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına veya omuzlara yayılan batıcı nitelikte göğüs ağrısı kanser için şüphe uyandırması gereken şikayetlerdir. Ancak hastalığın ilk aşamalarında ,çoğunlukla bunların hiçbiri olmadan, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı ve terleme gibi şikayetler görülmektedir.Hiçbir bulgu vermeyen hasta grubu da az değildir.Tanı Nasıl Konulur?Düz akciğer röntgenleri ile akciğerde kitle görülen hastalara,öncelikle bilgisayarlı tomografi çekilir.Elde edilen üç boyutlu görüntü ile kitleye nasıl ulaşılabileceğine karar verilir.Hastadan ya tomografi rehberliğinde ya da bronkoskopi dediğimiz ince bükülebilir bir tüple akciğerine ulaşılarak iğneyle parça alınır.Bu işleme biyopsi adı verilir. Kanser tanısı bu biyopsi örneğinin patoloji kliniğinde incelenmesi sonucunda kesinleşir. Doktorunuz şikayetlerinize göre ayrıca karın veya beyine yönelik bilgisayarlı tomografi veya magnetik rezonans görünüleme ve kemik taraması (tüm vücut kemik sintigrafisi) gibi tetkikler isteyebilir. Hastalık Aşamaları Nelerdir? (Evreleme) Kanser tanısı konduktan sonra hekiminiz öncelikle hastalığın yaygınlığını veya bir başka deyişle hangi aşamada olduğunu (evre) saptayacaktır. Hastalık;- sadece akciğerin küçük bir bölümündeyse evre I,- en yakın lenf bezelerine atlamışsa evre II,- akciğer içinde akciğeri saran zara veya iki akciğer arasındaki mediasten denen boşluğa veya buradaki bezelere yayılmışsa evre III,- karaciğer, kemik, böbrek üstü bezi gibi uzak organlara yayılmışsa evre IV, olarak adlandırılır.Doğru evreyi saptamak için hekiminizin akciğer röntgeni, toraks ve batın bilgisayarlı tomografi veya magnetik rezonans görüntülemesi, kemik taraması veya beyin bilgisayarlı tomografisi istemesi gerekebilr.Hastalığın amaliyat için uygun evrede olup olamdığını anlamak için mediastinoskopi denilen, boyundan yapılan bir kesiyle mediasten boşluğuna ışıklı boruyla bakılması ve bu işlem sırasında lenf bezelerinden örnek alınmasını içeren bir tetkik ayrıca yapılabilir.Eğer akciğer zarının iki yaprağının arasında sıvı birikmişse, hekiminiz kaburgaların arasından bir iğneyle girerek bu sudan patolojik inceleme için örnek alacaktır .Bu işleme ise torasentez adı verilir.Nasıl Tedavi Edilir? Küçük   hücreli dışı akciğer kanseri tedavisi:  Hastalığın erken evrelerinde (evre I ve II, bazı evre III hastalar)   ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku çıkarılarak, bazen   tüm bir akciğer lobu alınarak temizlenebilir. Genel olarak ameliyatla tamamen   çıkarıldığı ve çevrede hiç hastalık kalmadığı durumlarda başka tedaviye gerek   yoktur. Ameliyat sonrası hekiminiz sizi düzenli aralıklarla kontrole   çağıracaktır. Nadiren ameliyat sonrasında bazı hastalara ışın tedavisi   (radyoterapi) tavsiye edilebilir. Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan evre III akciğer kanserinin esas   tedavisi ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) ve   radyoterapidir.Bu hastalarda iki yöntem sırayla uygulanır.Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tedavisi: Hastalığın erken evrelerinde (evre I ve II, bazı evre III hastalar) ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku çıkarılarak, bazen tüm bir akciğer lobu alınarak temizlenebilir. Genel olarak ameliyatla tamamen çıkarıldığı ve çevrede hiç hastalık kalmadığı durumlarda başka tedaviye gerek yoktur. Ameliyat sonrası hekiminiz sizi düzenli aralıklarla kontrole çağıracaktır. Nadiren ameliyat sonrasında bazı hastalara ışın tedavisi (radyoterapi) tavsiye edilebilir. Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan evre III akciğer kanserinin esas tedavisi ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) ve radyoterapidir.Bu hastalarda iki yöntem sırayla uygulanır. Evre IV akciğer kanserinde kemoterapi yaşam sürenizi 3-6 ay kadar uzatacak ve hastalığa ait şikayetlerin azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu evrede kesin tedavi kararı siz ve aileniz ile görüşüldükten sonra verilmelidir. Yaşamı çok uzatması beklenmeyen bir tedavi seçeneğinin yan etkileri nedeniyle hayat kalitenizi bozma olasılığı varsa hekiminizle bu konuyu tartışmanız uygun olacaktır. Evre IV hastalıkta, ışın tedavisi kansere bağlı ağrı, kanama veya kemiğe ,beyine yayılma söz konusu ise uygulanır.Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Tedavisi:Bu kanser türünün tedavisine hastalığın sınırlı veya yaygın oluşuna göre karar verilir. Sınırlı hastalıkta kemoterapi ve radyoterapi ardışık veya eşzamanlı olarak uygulanır. Hastalığın beyine yayılma olasılığı yüksek olduğundan ayrıca beyine koruyucu amaçlı radyoterapi yapılır. Nadiren çok küçük çaplı tümörlerde cerrahi uygulanabilir.Yaygın hastalığın tedavisi ise kemoterapidir. Kemoterapiye çok duyarlı bir tümör olmasına rağmen tekrarlama riski çok yüksektir. Kemoterapi sonrası tekrarlamalarda hastanın şikayetlerine veya hastalığın yayılım bölgelerine göre radyoterapi uygulanabilir.Kaynak: Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) web sayfasından alınmıştır.Buradaki metin genel bir bilgilendirme olup, hastalıklar  değişkenlik gösterebileceğinden kişisel değerlendirme için uzmanınızla görüşünüz. <http://kanser.gov.tr/kanser/kanser-turleri/39-akciger-kanseri.html> - Sigara, puro, pipo (tütün) içimi: Akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan   en önemli risk faktörüdür. Sosyoekonomik düzeyi gelişmiş ülkelerde sigara   içiminin başarılı olarak önlenmesi sayesinde, bu ülkelerde akciğer kanseri   sıklığı oldukça azalmıştır. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra risk azalmakta,   ancak tamamen bitmemektedir. Sigarayı içmeyen ancak çevresinde içilen kişiler   de aynı şekilde bu riski taşırlar.Bu nedenle akciğer kanserini önlemenin en   iyi yolu sigaraya hiç başlamamaktır.- Sigara, puro, pipo (tütün) içimi: Akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan en önemli risk faktörüdür. Sosyoekonomik düzeyi gelişmiş ülkelerde sigara içiminin başarılı olarak önlenmesi sayesinde, bu ülkelerde akciğer kanseri sıklığı oldukça azalmıştır. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra risk azalmakta, ancak tamamen bitmemektedir. Sigarayı içmeyen ancak çevresinde içilen kişiler de aynı şekilde bu riski taşırlar.Bu nedenle akciğer kanserini önlemenin en iyi yolu sigaraya hiç başlamamaktır.

http://www.biyologlar.com/akciger-kanseri

Mide Kanseri

Mide Kanseri

Mide kaburgaların altında karnın üst bölgesinde yer alan içi boş büyük bir organdır. Yiyecekler ağızdan özefagus (yemek borusu) aracılığıyla mideye ulaşırlar.

http://www.biyologlar.com/mide-kanseri

Prostat Kanseri

Prostat Kanseri

Prostat kanseri ABD’de erkeklerde ikinci sıklıkta görülmektedir. Her yıl kanser tanısı konulan üç erkekten biri prostat kanseridir.

http://www.biyologlar.com/prostat-kanseri

Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri) Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri)

Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri) Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri)

Serviks kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Smear/Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkündür.

http://www.biyologlar.com/serviks-kanseri-rahim-agzi-kanseri-serviks-kanseri-rahim-agzi-kanseri

Kanser Hücreleri Hakkında 10 Gerçek

Kanser Hücreleri Hakkında 10 Gerçek

Çağımızın hastalığı olan kanseri gerçekten tanıyor musunuz? Günümüzde artık her 10 kişiden 6’sı bu hastalığa yakalanıyor ve bu sayı her geçen yıl giderek artıyor. Peki bize bu kadar yakın olan hastalık hakkında ne biliyorsunuz?

http://www.biyologlar.com/kanser-hucreleri-hakkinda-10-gercek

Özefagus Kanseri

Özefagus Kanseri

Özefagus (yemek borusu) yiyecek ve içecekleri boğazdan mideye taşıyan içi boş tüp şeklinde bir organdır.

http://www.biyologlar.com/ozefagus-kanseri

Kanser Hücreleri Birbirini Yiyebiliyor!

Kanser Hücreleri Birbirini Yiyebiliyor!

Bölünme sürecindeki bir hücre. DNA mavi renkte gösterilir ve hücreler arasındaki bağlanmaya neden olan bir protein yeşil renkte gösterilir. Credit: Dr Jo Durgan, Babraham Institute

http://www.biyologlar.com/kanser-hucreleri-birbirini-yiyebiliyor

Melanoma nedir?

Melanoma nedir?

Cilde rengini veren melanositlerden kaynaklanan bir cilt tümörüdür. Melanositler, cilde rengini veren melanin pigmentini yaparlar.

http://www.biyologlar.com/melanoma-nedir

Kalın Bağırsak Kanseri

Kalın Bağırsak Kanseri

Kolon ve rektum, sindirim sisteminin kalın bağırsak denen kısmını oluşturur. Son 20 cm’lik kısmı rektum, buradan ince bağırsaklara kadar olan kısmı ise kolon olarak adlandırılır.

http://www.biyologlar.com/kalin-bagirsak-kanseri

Meme Kanseri

Meme Kanseri

Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir.

http://www.biyologlar.com/meme-kanseri

Cilt Kanseri

Cilt Kanseri

Cilt dokularından kaynaklanan kanserlerdir. Birden fazla türü vardır.

http://www.biyologlar.com/cilt-kanseri

Böbrek Kanseri

Böbrek Kanseri

Böbrekler kırmızı-kahverengi renkte ince bir kapsülle örtülü fasulye biçiminde iki organdır. Böbrekler karın üst bölgesinin arka kısmında bulunurlar. Sırt adaleleri ve alt kaburga kemiklerince dış etkilere karşı korunurlar.

http://www.biyologlar.com/bobrek-kanseri

Kanser Risk Faktörleri Nelerdir

Kanser Risk Faktörleri Nelerdir

Belli bir tür kansere yakalanma olasılığını artıran her şey risk faktörüdür.

http://www.biyologlar.com/kanser-risk-faktorleri-nelerdir

Kanserde Beslenme

Kanserde Beslenme

Protein ve Kanser: Yüksek miktarda hayvansal protein alımı kanser ile ilişkilendirilmektedir. Bunun nedenlerinden birisi yüksek miktarda hayvansal protein alındığında doymuş yağ tüketiminde de artış olmasındandır.

http://www.biyologlar.com/kanserde-beslenme

Her Nöron 1000’den Fazla Mutasyon Taşıyor Olabilir

Her Nöron 1000’den Fazla Mutasyon Taşıyor Olabilir

Vücudun tüm hücreleri doğumdan sonra aynı kaldığı sanılır ancak organlar gibi hücre genomları da çok hareketlidir.

http://www.biyologlar.com/her-noron-1000den-fazla-mutasyon-tasiyor-olabilir

Bağışıklık Hücrelerini Yeniden Programlamak

Bağışıklık Hücrelerini Yeniden Programlamak

Bağışıklık sisteminin, tüm canlılar için geçerli olmak üzere, genel dengesi kaybolduğu zaman; Görsel Telif: NIAID

http://www.biyologlar.com/bagisiklik-hucrelerini-yeniden-programlamak

Lösemi Gen Düzenleme Tekniği ile Tedavi Edilecek

Lösemi Gen Düzenleme Tekniği ile Tedavi Edilecek

Kansere yakalanan insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Hastanelerin onkoloji bölümündeki hasta sayısında da gözle görülür bir artış var.

http://www.biyologlar.com/losemi-gen-duzenleme-teknigi-ile-tedavi-edilecek

Biyolojide Mutajen Ne Anlama Gelir ? Mutajen Nedir ?

Biyolojide Mutajen Ne Anlama Gelir ? Mutajen Nedir ?

ABD Sağlık ve İnsan Kaynakları Departmanına göre, sigara dumanı otuzdan fazla kanserojen tipini içeriyor. Image: Science Picture Co./Corbis

http://www.biyologlar.com/biyolojide-mutajen-ne-anlama-gelir-mutajen-nedir-

Kanser Araştırmalarında, DNA Yanlış Eşleşme Onarım Mekanizması İnceleniyor

Kanser Araştırmalarında, DNA Yanlış Eşleşme Onarım Mekanizması İnceleniyor

Kansere karşı geliştirilen tedaviler, son yıllarda bağışıklık sistemi elemanlarını güçlendirmek ve kanser hücrelerine karşı verdikleri yanıt sürelerini uzatmak üzerine geliştiriliyor. HHMI BioInteractive

http://www.biyologlar.com/kanser-arastirmalarinda-dna-yanlis-eslesme-onarim-mekanizmasi-inceleniyor

Bir Hücrenin Kanser Hücresine Dönüşmesi İçin Kaç Mutasyona İhtiyaç Var?

Bir Hücrenin Kanser Hücresine Dönüşmesi İçin Kaç Mutasyona İhtiyaç Var?

Kanser, doğal seçilimin çirkin yüzüdür. Mutasyonlar tekil organizmalar için nadiren iyi olsa da, aynı şeyi vücudumuzun içinde kontrolden çıkmış şekilde evrimleşen hücreler için söyleyemeyiz.

http://www.biyologlar.com/bir-hucrenin-kanser-hucresine-donusmesi-icin-kac-mutasyona-ihtiyac-var

Hayvanlar Hakkında Yanlış Bildiğimiz 14 Efsane

Hayvanlar Hakkında Yanlış Bildiğimiz 14 Efsane

Hayvan krallığı, birbiri ardına önemli bir gerçeğe ev sahipliği yapıyor. (Ondrej Prosicky/Shutterstock.com)

http://www.biyologlar.com/hayvanlar-hakkinda-yanlis-bildigimiz-14-efsane

Vücutta Kanserli Hücreleri Yok Eden Eski Bir Mekanizma Bulundu

Vücutta Kanserli Hücreleri Yok Eden Eski Bir Mekanizma Bulundu

Kanser çağımızın en ölümcül hastalıklardan biri olsa da vücudumuzun gelişmiş bir bağışıklık sistemi var. Peki milyonlarca yıl önce çok hücreli canlılar kansere karşı nasıl savaşıyordu.

http://www.biyologlar.com/vucutta-kanserli-hucreleri-yok-eden-eski-bir-mekanizma-bulundu

Bilimsel Yöntem Basamakları

Bilimsel Yöntem Basamakları

Nitel gözlemler yapılırken ölçü birimleri ve sayısal ifadeler kullanılmaz, bu nedenle nitel gözlemler kişiden kişiye değişir. Örneğin “Bakteriler hızlı çoğalır.” ifadesi bir nitel gözlemdir. Nicel gözlemler yapılırken ölçü araçları ve sayısal ifadeler kullanılır, kişiden kişiye değişmez, daha objektif çalışmalardır. Örneğin “Bakteri hücresi her 30 dakikada bir bölünür” ifadesi nicel gözlemdir. Yeterince veri toplayan bilim insanı verileri tablo ve grafikler şeklinde yansıtabilir. Elde edilen verilerin mantıksal yorumu yapılır, sebep sonuç ilişkisi araştırılır ve bilimsel problemin geçici cevabı bulunur. Bu aşamaya hipotez veya varsayım denir. Ortaya konulan hipotez doğru olabileceği gibi, yanlış da olabilir. Bilimsel hipotezden mantık yolu ile çıkarılan sonuca tahmin veya yargı denir. Tahmin cümlesi “Eğer…….ise……….. dir” kalıbına göre oluşturulur. Tahminin doğru veya yanlış olduğunu anlamak amacı ile yapılan çalışmaya kontrollü deney denir. Kontrolü deney yapılırken faktörlerden birisi değişken, diğerleri sabit tutulur. Kontrollü deneyde “Evet” veya “Hayır” cevabı çıkar. Hayır cevabının çıkması tahminin yanlış olduğu anlamına gelir. Tahmin yanlış ise hipotez de yanlıştır. Bu nedenle “Hayır” cevabı çıkması halinde eski hipotezin yerine yeni bir hipotez ortaya konulur. Kontrollü deneyden “Evet” cevabı çıkması tahminin, dolayısıyla hipotezin de doğru olduğu anlamına gelir. Elde edilen sonuçlar diğer bilim insanlarıyla paylaşılır. Teori: Doğada gerçekleşen olaylar hakkında yapılan ve arkasında güçlü deliller bulunan açıklamalardır. Doğal olayların “neden” gerçekleştiğine cevap vermeye çalışırlar.Örneğin; Evrim Teorisi Kanun:Doğal olayların belli şartlar altında “nasıl” gerçekleşeceği sorusuna cevap verirler.Örneğin;Mendel Kanunları Örnekle konuyu ele alalım.Bilim adamlarının akciğer kanserinin nedenleri araştırılırken  bilimsel yöntem basamakları aşağıdaki gibi izlenir. Akciğer kanseri ile ilgili çalışma yapan bilim insanı “Akciğer kanserinin en önemli sebebi nedir?” diyerek bilimsel çalışmanın ilk adımını atmış olur. Bu sorunun cevabını bulabilmek için konuyla ilgili veri toplar. Örneğin hastanelerin onkoloji bölümlerinden akciğer kanseri hastaları ile ilgili bilgiler edinir. Elde edilen verileri tablolar ve grafikler şeklinde yansıtır. Yapılan çalışmalardan bir sonuç ortaya çıkar, örneğin “Akciğer kanserinin en önemli nedeni bol miktarda yağ tüketilmesidir” sonucu çıkarılmış olabilir. Bu cümle bir hipotezdir. Hipoteze dayalı olarak “Eğer akciğer kanserinin en önemli sebebi yağlı yiyecekler ise, daha fazla yağlı besinlerin verildiği kobaylarda akciğer kanseri daha sık gözlenmelidir” diyen bilim insanı bilimsel tahminde bulunmuş olur. Farelerde ve insanlarda akciğer kanserinin sebeplerinin ortak olduğu varsayımını kabul eden bilim insanı kontrollü deneyler düzenler. Aynı yaşta olan kobayları eşit sayıda dört gruba ayırır. Farelerin bulundukları koşullar aynıdır, yalnız yağ farklı dozlarda verilir. Kobaylara besinlerle farklı miktarlarda yağ verilmesine rağmen, akciğer kanseri görülmesi açısından fark yoksa kontrollü deneyden “Hayır” cevabı çıkmış olur. Bilim insanı hipotez oluşturma aşamasına geri döner, verileri tekrar gözden geçir dikten ve araştırmalar yaptıktan sonra yeni bir hipotez ortaya koyar. Örneğin yeni hipotez “Akciğer kanserinin en önemli sebebi nikotindir” olabilir. Bu hipotezden “Eğer akciğer kanserinin en önemli nedeni nikotin ise, daha fazla nikotin verilen kobaylarda daha sık kanser gözlenmelidir.” diyerek bilimsel tahminde bulunmuş olur. Tekrar kontrollü deneyler düzenlenir, tüm koşullar aynı, tek değişken nikotin olur. Deneyler tamamlandığında en fazla nikotin verilen grupta, diğerlerine göre daha fazla sayıda kansere yakalanmış kobay varsa, kontrollü deneyden “Evet” cevabı çıkar. Bu şekilde hipotez kanıtlanmış olur. Bulguların değerlendirilmesi ve sonuç çıkarma işlemine göre nikotin farelerde akciğer kanserine yakalanma riskini artırdığı için nikotinin sağlık açısından zararlı olduğu belirlenmiş olur. http://www.yardimcikaynaklar.com/bilimsel-yontem-basamaklari/

http://www.biyologlar.com/bilimsel-yontem-basamaklari


Kanser Aşısı Farelerde Tümörü Ortadan Kaldırdı

Kanser Aşısı Farelerde Tümörü Ortadan Kaldırdı

Fotoğrafta görünen fare gövdesinin her iki yanındaki tümörler (ön kollarının hemen arkasında) büyümeye devam ediyor Sagiv-Barfi et al./Science Translational Medicine

http://www.biyologlar.com/kanser-asisi-farelerde-tumoru-ortadan-kaldirdi

Refrakter Kanser Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Refrakter Kanser Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Genel kullanımdaki "refrakter" kelimesi inatçı ya da zor anlamına gelir ve tıpta özellikle tedaviye cevap vermeyen hastalıklarda kullanılır. Fotoğraf: Lymphoma cells.

http://www.biyologlar.com/refrakter-kanser-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir

Rus biyologlar, kanser hücrelerini 'aç bırakarak' yok etmeyi başardı

Rus biyologlar, kanser hücrelerini 'aç bırakarak' yok etmeyi başardı

Moskova Devlet Üniversitesi’nden (MGU) bilim insanları, kanser hücrelerine sürekli açlık çektirip kendini yok etmekten alıkoyan proteinleri üretmesini engelleyerek büyümeyi bastırmakta başarı elde etti. Fotoğraf © REUTERS/ Aly Song

http://www.biyologlar.com/rus-biyologlar-kanser-hucrelerini-ac-birakarak-yok-etmeyi-basardi

Kırmızı et tüketimi ile ilşkili kanseri tetikleyen gen bulundu

Kırmızı et tüketimi ile ilşkili kanseri tetikleyen gen bulundu

Kırmızı et yediğimizde kanseri tetikleyen gen bulundu. Sonunda nerede bulduğunu ve nereye bağlandığını biliyoruz. (the_alp_photography/Unsplash)

http://www.biyologlar.com/kirmizi-et-tuketimi-ile-ilskili-kanseri-tetikleyen-gen-bulundu

Alkolün Doğrudan DNA Hasarına Yol Açabileceğine Dair Yeni Bulgular

Alkolün Doğrudan DNA Hasarına Yol Açabileceğine Dair Yeni Bulgular

Alkol tüketimi ile DNA hasarı ve kanser riskinin artması arasında bir bağlantı olabileceğini gösteren birçok veri bulunuyor. Görsel Telif: Igor Klimov / Shutterstock

http://www.biyologlar.com/alkolun-dogrudan-dna-hasarina-yol-acabilecegine-dair-yeni-bulgular

'Likit biyopsi' kanseri erken teşhis etmeyi vaat ediyor

'Likit biyopsi' kanseri erken teşhis etmeyi vaat ediyor

Yeni bir kan testi, bu pankreas kanseri hücreleri gibi tümör hücreleri tarafından yayılan DNA’ları arıyor. Anne Weston / Kanser Araştırması İngiltere / Visuals Unlimited, Inc.

http://www.biyologlar.com/likit-biyopsi-kanseri-erken-teshis-etmeyi-vaat-ediyor

Virüsler ve Kanser

Virüsler ve Kanser

Araştırmacılar uzun zamandır virüslerin kansere neden olabilecek rolünü aydınlatmaya çalışıyorlar. Dünya çapında, kanser virüslerinin insanlardaki tüm kanserlerden% 15-20'sine neden olduğu tahmin edilmektedir.

http://www.biyologlar.com/virusler-ve-kanser

Sitokin

Sitokinler hücreler arası sinyal mekanizmasında görev alan hücrelerin davranışını değiştirebilen proteinlerdir. Bir sitokin bağışıklık sistemini düzenleyici olarak görev alabilir ve otokrin, parakrin veya endokrin salgılama yöntemiyle diğer hücrelere dağıtabilir. Sitokinler özellikle bağışıklık sisteminde çok önemli rol oynarlar. Doğuştan gelen ve sonradan kazanılan bağışıklık sisteminde hücrelerin immün yanıtlarını düzenlerler. Makrofajlar, B lenfositleri, T lenfositleri, mast hücreleri, endotelyal hücreler ve fibroblastlar sitokin sentezleyebilirler. Sitokinler reseptörler aracılığıyla hedef hücre üzerinde etkili olurlar. Bu reseptör-ligand ilişkisi bağışıklık sisteminin yabancı maddeleri (patojen vs.) tanıması açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu moleküller lenfositlerin büyüme ve farklılaşmasında, antijenlerin ortadan kaldırılmasında ve hematopoetik hücrelerin gelişiminde rol oynarlar. Sitokinler enfeksiyonlara karşı savaşmada ve diğer bağışıklık sistemi tepkilerinde hücrelere çok yardımcı olur. Ancak inflamasyon, travma ve sepsis durumunda bozulabilir ve işlevsiz kalabilirler. Sitokinler şizofreniden kansere kadar pek çok hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Hazırlayan: Çağlayan Taybaş https://sinirbilim.org/sitokin/

http://www.biyologlar.com/sitokin

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0