Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 8234 kayıt bulundu.

Ampulla lorenzini

Köpek balıklarında duygu epiteli içeren, lümen ve kanalı jelatmimsi sıvı ile dolu, sıcaklığa, elektriksel ve kimyasal maddelere cevap veren organ. Ampulsü organ.

http://www.biyologlar.com/ampulla-lorenzini

Ana atardamar

Kanı vücuda taşımak üzere kalpten çıkan büyük atardamar. Aort.

http://www.biyologlar.com/ana-atardamar

Anadrom

Her yıl çoğalmak için (som balığı, çığa balığı, deniz alası gibi) denizden (tuzlu sudan) nehirlere (tatlı suya) çıkan balıklar için söylenir.

http://www.biyologlar.com/anadrom

Anaerobik prosesler

Oksijenin olmadığı ortamda faaliyet gösteren sistemlerdir. Bu sistemlerde arıtma işleminin hızlandırılması için mekanik karıştırıcılar ve ısıtıcılar kullanılabilir

http://www.biyologlar.com/anaerobik-prosesler

Anamorf

Yumurtadan çıkan, henüz eklemleri ve ayakları tamamlanmamış olan bazı çok ayaklılar için söylenir. Bunlarda vücudun arka kısmı sonraları farklılaşır.

http://www.biyologlar.com/anamorf

Anizositoz

Kırmızı kan hücrelerinin boylarında görülen değişiklikler.

http://www.biyologlar.com/anizositoz

Antikoagülan

Kanın pıhtılaşmasını önleyen madde.

http://www.biyologlar.com/antikoagulan

Antropojen

Doğal bitki örtüsünün insanların çeşitli etkinlikleri sonunda özelliklerini yitirmesiyle ortaya çıkan yeni bitki örtüsü.

http://www.biyologlar.com/antropojen

Aort

Kalbin vücuda kan pompaladığı büyük atardamar; ana atardamar.

http://www.biyologlar.com/aort

Arkus hemalis

Kuyruk bölgesi omurlarının ventralinde yer alan, içinden kan damarlarının geçtiği kemer biçimindeki yapı.

http://www.biyologlar.com/arkus-hemalis

Arkus nöralis

Omurların dorsalinde omuriliğin geçtiği kanalın üstünde yer alan kemer biçimindeki yapı.

http://www.biyologlar.com/arkus-noralis

Atık su

Her türlü üretim ve tüketim işleminde kullanıldıktan sonra alıcı ortama geri verilen veya üretim işlemi sırasında ortaya çıkan ve herhangi bir arıtım işlemi yapmaksızın kullanımı mümkün olmayan sulardır.

http://www.biyologlar.com/atik-su

Baca gazı

Yanmadan sonra, bacalardan çıkan ve azotoksitler, karbonoksitler, su buharı, sülfüroksitler, parçacıklar ve birçok kimyasal kirletici madde içeren, duman.

http://www.biyologlar.com/baca-gazi

Alel frekansı (sıklığı)

Toplumda bir genin alelini taşıyan bireylerin oranı.

http://www.biyologlar.com/alel-frekansi-sikligi

ABO kan (grubu) tiplemesi

Kırmızı kan hücrelerinin yüzeyindeki proteinlere (A, B ya da bunların yokluğunda) dayanarak bir bireyin kanını karakterize etme (tanımlama) metodu.

http://www.biyologlar.com/abo-kan-grubu-tiplemesi

Adaptör hipo tezi

İlk kez Crick tarafından ileri sürülen, protein sentezi sırasında  her  bir  amino  asitin  uygun  (adaptör)  bir tRNA  ile  mRNA  kalıbına  taşınması.  Bu  hipotezin doğruluğu tRNA keşfedildikten sonra kanıtlanmıştır

http://www.biyologlar.com/adaptor-hipo-tezi

Akrolein testi

Gliserolün  kantitatif  tayini;  katı  potasyum  hidrojen fosfat  ile  ısıtma  sonucu  akroleinin  oksidatif dehidrasyonuna dayanır.

http://www.biyologlar.com/akrolein-testi

Albümin

Karacigerde sentezlenen ve toplam kan proteirılerinin % 60'ını  oluşturan önemli  bir plazma proteini

http://www.biyologlar.com/albumin

Allantois

Sürüngenler,  kuşlar  ve  bazı  memeli  embriyolarının metabolik  atıklarını  depolayan  ve  gaz  değişimini sağlayan  ekstaembriyonik  membran.  İnsanlarda  bu plesantal kan damarlarını ve idrar kesesini oluşturur.

http://www.biyologlar.com/allantois

Balanus

Sülükayaklıların Balanidae familyasından, dünyanın her tarafında, denizlerin yaladığı kayalıklara tutunarak yaşayan bir kabuklu türü. Volkancık.

http://www.biyologlar.com/balanus

Balıklar

Omurgalılar dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğukkanlıdırlar. Tamamen suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları aracılığıyla solurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş olup üzeri pullarla örtülü veya çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya...

http://www.biyologlar.com/baliklar-1

Barbus ve Abramis zonu

Akarsuların yavaş akan bölümlerini içeren tabaka.

http://www.biyologlar.com/barbus-ve-abramis-zonu

Basıölçer

- Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. - Akışkanların basıncını ölçen araç.

http://www.biyologlar.com/basiolcer

Başkalaşım

- Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri. - Başkalaşım (mutasyon): Genetik materyali oluşturan nükleotidlerin sıralanması, sayısı ya da çeşidinde ortaya çıkan çok seyrek fakat kalıcı değişikliklerdir.

http://www.biyologlar.com/baskalasim

Bazofil

- Yangı esnasında hızlıca histamin salgılayan beyaz kan hücreler - Alkali özelliği üstün toprakları seven.  - Bazik bir boya olan metilen mavisi ile boyanan iri granüllü lökositler.

http://www.biyologlar.com/bazofil

Benzen

Kanser yapan endüstriyel çözücü.

http://www.biyologlar.com/benzen

Bergmann Kuralı

Çeşitli coğrafik bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvan türlerinin sıcak yerlerde küçük boylu, soğuk yerlerde büyük olması kuralı.

http://www.biyologlar.com/bergmann-kurali

Birincil arıtma

Arıtma tesisine giren atık suyun BOİ5’inin en az %20 ve askıda katı maddelerin en az %50 oranında gideriminin sağlandığı fiziksel/mekanik ve/veya kimyasal işlem/işlemler ya da diğer işlemlerle arıtılması.

http://www.biyologlar.com/birincil-aritma

Biyokalorimetri

Biyolojinin organik etkinlik sonucu ortaya çıkan ısısal olayları inceleyen bölümü.

http://www.biyologlar.com/biyokalorimetri

Biyolojik kalkan

Bir nükleer reaktörün personelini ve çevresini korumak amacıyla, nötronları ve gamma radyasyonu absorbe etmek (soğurmak) için nükleer reaktörün merkezi etrafında inşa edilen koruyucu kalkan ya da kalın beton duvar.

http://www.biyologlar.com/biyolojik-kalkan

Biyomekanik

Canlılara özgü olayları mekanik açıdan ele alan biyoloji bölümü.

http://www.biyologlar.com/biyomekanik

Bölüm

Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terimdir. Bir bölümlemeden sonra ortaya çıkan kümelerin her biri. Tabiat bilgisinde bölümler sınıftan başlayarak ve sırası ile takım, familya, cins, tür ve çeşitten geçerek bireyde sona erer.

http://www.biyologlar.com/bolum

Bölüt

- Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka. - Zigotun bölünmesinden sonra ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri.

http://www.biyologlar.com/bolut

Baskılayıcı genler

Aleli olmayan genleri baskılayarak normal fenotipte belirmelerini önleyen genler. Bunların tipik örneği, ABO kan grubuna ilişkin bombay fenotipidir.

http://www.biyologlar.com/baskilayici-genler

B lenfosit

Antikor molekülleri salgılayan beyaz kan hücreler. Plazma hücreleri olarak da adlandırılır.

http://www.biyologlar.com/b-lenfosit

Pleotropi

- Tek bir genin veya gen çiftinin birden fazla fenotipik etkisi. - Tek bir gen lokusundaki alellerle ortaya çıkan iki ya da daha fazla karakter üzerinde pozitif ya da negatif etki.

http://www.biyologlar.com/pleotropi

Dizi

- DNA veya RNA parçalarında nükleotid dizilimi. - Klinik genetikte; farklı etiyolojilere başlı olarak ortaya çıkan dismorfik expresyonunu değitirerek fenotipi etkilemesi.

http://www.biyologlar.com/dizi

Sekans

- DNA veya RNA parçalarında nükleotid dizilimi. - Klinik genetikte; farklı etiyolojilere başlı olarak ortaya çıkan dismorfik expresyonunu değitirerek fenotipi etkilemesi.

http://www.biyologlar.com/sekans

Downstream

Genin 3’ ucunda yer alan sekanslar.

http://www.biyologlar.com/downstream

Dendrit

Bir nöronun hücre gövdesinden çıkan kısa, ince uzantısı: Sinyal giriş bölgesi

http://www.biyologlar.com/dendrit

Dendritik hücre

Antijen sunucu beyaz kan hücresi tipidir

http://www.biyologlar.com/dendritik-hucre

HGB

Hemoglobin. Kanda bulunan toplam hemoglobin miktarını göstermektedir. Kanda varolan oksijenle birleşmiş alyuvarlardır.

http://www.biyologlar.com/hgb

HCT

Hematokrit. Kandaki hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir.

http://www.biyologlar.com/hct

MPV

Kanda bulunan trombositlerin ortalama büyüklüğünü gösterir.

http://www.biyologlar.com/mpv

si RNA

Ökaryotlarda gen ekspresyonu, “RNA interference” olarak adlandırılan RNA’ya başlı bir mekanizmayla transkripsiyon sırasında veya sonrasında kontrol edilmektedir. “small interference RNA” (siRNA) olarak adlandırılan küçük inhibe edici RNA’lar, çift zincirli RNA’nın (ds RNA) hücresel enzimler ile parçalanması sonucunda oluşur. siRNA’lar heterokromatin oluşumu, dış kökenli nükleik asitlerin parçalanması gibi önemli hücresel görev üstlenmektedirler....

http://www.biyologlar.com/si-rna

PDW

Kandaki trombositlerin dağılım genişliğini gösterir.

http://www.biyologlar.com/pdw

MCV

Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğüdür. Tam kan sayımında yer alan önemli olan bir bulgudur.

http://www.biyologlar.com/mcv

MCH

Kırmızı kan hücrelerindeki (yani eritrositlerdeki) toplam hemoglobin miktarını gösterir.

http://www.biyologlar.com/mch

WBC

Beyaz kan hücrelerinin lökosit sayısı. Beyazküreler yanı akyuvarlarımızın sayısını belli eder. Vücudun savunmasında ve bağışıklığında görevlidir.

http://www.biyologlar.com/wbc

Üçlü tekrarlar

Trinükleotid sekansları gen içinde rastgele yerlerde birçok kez tekrar eder. Bireyler arsında Klinik önemi olmadan tekrar sayılarında normal polimorfik varyasyonlar olabilir. Anormal büyük aleller büyüklüklerine göre sırasıyla mutable normal alel, azalmış penetrans alel, tam penetrans alel diye sınıflandırılır.

http://www.biyologlar.com/uclu-tekrarlar

 
3WTURK CMS v6.0