Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 8279 kayıt bulundu.

Kompleks kalıtım

Multigenik kalıtım, çok faktörlü kalıtım, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkan hastalıklardır. Mendelyen kalıtım esaslarına uymayan bu hastalıklarda tekrarlama riskleri tek gen hastalıklarına göre düşük olmakla birlikte değişkenlik gösterir. Kesin tekrarlama risklerini hesaplamak zordur. Bu nedenle de bu hastalıklarda ampirik riskler söz konusudur. Özellikle diyabet, hipertansiyon, Alzheimer gibi toplumda sık görülebilen hastalıklar...

http://www.biyologlar.com/kompleks-kalitim

Klinik heterojenite

Klinik çeşitlilik, bir gende meydana gelen aynı mutasyonun farklı bireylerde farklı kliniğe yol açması durumudur. Bazı lizozom depo hastalıkları ve kanserlerde görülmektedir.

http://www.biyologlar.com/klinik-heterojenite

Kimerik

Eski Yunanda aslan kafalı, keçi gövdeli ve serpent kuyruklu yaratık. Genetik olarak farklı zigotlardan köken almış olan hücrelerin aynı organizmada bulunması durumudur. İki fertilize yumurtanın füzyonu ile ortaya çıkabilir. İlaveten gebelikte fetal hücrelerin annenin dolaşımına karışması, kemik iliği ya da organ nakilleri sonrası ortaya çıkan tablo da kimerik olarak değerlendirilir

http://www.biyologlar.com/kimerik

flüvyal

Açık bir kanal içerisinde, yüzey dalgalarının yayılma daha yavaş akan su akışı için kullanılır.

http://www.biyologlar.com/fluvyal

havuz balığı

Kemiklibalıklar takımının, Sazangiller familyasından bir balık türü. Uzunluğu 10-25 cm. Anayurdu Çin’dir. Kanallarda, bataklık sularında yaşar; havuzlarda ve akvaryumlarda yetiştirilir. Güzel kırmızı renkli olan bu balık sıcak sularda (havuz, akvaryum) rengini muhafaza ettiği halde, soğuk sularda (dere, göl) kırmızı rengini yitirir. Rengi kirli beyaz renk alır. Bundan yapma olarak küçük, kırmızı-turuncu ırklar elde edilmiştir. Süs...

http://www.biyologlar.com/havuz-baligi

Dominat gen

Baskın gen, gen ve alleller arasındaki ilişki sonucunda ortaya çıkan genetik durumdur. Aynı lokusta bulunan allellerden biri diğerinin etkisini maskeleyerek fenotipte etkili olmasını engeller. Basitçe iki allelik form varsa (A ve B) bu allelik formların 3 olası yenibileşimi mevcuttur: AA, AB ve BB. AA ve BB (homozigot) farklı fenotipte farklı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasına neden olurken, AB (heterozigot) allelik yapı ortaya çıkarsa baskın olan allelin etkisi...

http://www.biyologlar.com/dominat-gen

Antisipasyon

- Bazı genetik hastalıkların yeni kuşaklarda daha erken yaşta ve/veya daha ağır klinik bulgularla ortaya çıkmasıdır. Dinamik mutasyonlar (2-3-4’lü nükleotid tekrarları) sonucunda ortaya çıkan hastalıklarda görülür (Huntington hastalığı ve miyotonik distrofi gibi). - Belirli genetik hastalıkların gelen kuşaklarda daha erken yaşlarda başlaması veya daha ciddi klinik bulgular göstermesi.

http://www.biyologlar.com/antisipasyon

Kök Hücre Naklini Anlamak Sözlük 30 31 Alkilleyici ajan : Allojenik (allogref) kök hücre nakli

Bir bağışçıdan alınan ve hastaya verilen kök hücreleri ifade etmektedir. Çoğu allojenik kök hücre nakilleri bağışçının periferik kan kök hücreleri kullanılarak yapılmaktadır. Miyelom hastaları için konvansiyonel allojenik nakiller, hastaya getirdiği aşırı risk nedeniyle ABD’de nadiren gerçekleştirilmektedir. Daha yeni ve miyelom için daha güvenli bir teknik (aşağıda ele alınan), hâlen klinik araştırmalarla değerlendirilmekte olan, non-miyeloablatif...

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-naklini-anlamak-sozluk-30-31-alkilleyici-ajan-allojenik-allogref-kok-hucre-nakli

Aferez / Lökoferez

Bazen lökoferez de denilen aferez, bir hasta veya bağışçıdan kan alınan ve plazma, akyuvar hücreleri ve trombositleri içeren kısmının ayrıldığı bir işlemdir. Alyuvar hücreleri bağışçıya geri verilir. Akyuvar hücrelerini içeren bölüm, nadir kök hücrelerini içerir.

http://www.biyologlar.com/aferez-lokoferez

Otolog periferik kan transplantasyonu

Bakınız Otolog Kök Hücre Transplantasyonu) Bir hastanın kanının aferez ile toplandığı, saklandığı ve yüksek-doz kemoterapiyi takiben geri verildiği bir prosedür.

http://www.biyologlar.com/otolog-periferik-kan-transplantasyonu

Beta-2 mikroglobülin

Kanda bulunan bir küçük protein. Aktif miyelomu olan hastalarda yüksek düzeyler ortaya çıkar. Erken miyelom ve/veya inaktif hastalığı olan hastalarda düşük veya normal düzeyler ortaya çıkar. Hastaların yaklaşık % 10’unda beta-2 mikroglobülin oluşturmayan miyelom vardır. Bu hastalar için, hastalığı izlemek için beta-2 mikroglobülin testi kullanılamaz. Nüks esnasında, beta-2 mikroglobülin miyelom protein düzeyinde herhangi bir değişiklik olmadan önce...

http://www.biyologlar.com/beta-2-mikroglobulin

Kan kök hücreleri

Kandan elde edilen, daha hızlı hematolojik toparlanmaya yolaçan, kök hücreler

http://www.biyologlar.com/kan-kok-hucreleri

Kemik iliği transplantı

Hasta veya bağışçının kemik iliğinden elde edilir. Periferik kan kök hücrelerinin mevcut olması nedeniyle artık çok az sayıda kemik iliği transplantasyonu gerçekleştirilmektedir. Nadiren, periferik kanlarından yeterli sayıda kök hücre toplanamayan hastalar için kemik iliği toplanabilir.

http://www.biyologlar.com/kemik-iligi-transplanti

CD34+

Bu kan akımınızdaki kök hücreleri ayırmak ve sayısını belirlemek için kullanılan laboratuar belirtecidir. Bir nakil prosedürünü güvenli şekilde desteklemek için gerekli olan belli bir asgari CD34+ sayısı söz konusudur.

http://www.biyologlar.com/cd34-

debimetre

Bir borudan akan sıvı veya gaz halindeki akışkanın hacim veya kütle cinsinden verdisini kontrol eden, ölçen veya düzenleyen cihaz.

http://www.biyologlar.com/debimetre

hemal ark

Omurgalılarda kan damarının geçmesine yarayan ventral kemer.

http://www.biyologlar.com/hemal-ark

Kemoterapi

Kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan ilaçlar

http://www.biyologlar.com/kemoterapi

Koloni-stimülan faktör (CSF)

Kan hücrelerinin gelişimi ve çoğalmasını uyaran proteinler. Neupogen, Neulasta ve Leukine aferez öncesinde kök hücrelerin kemik iliğinden kan akımına doğru harekete geçirmek için kullanılan koloni stimülan faktörlerdir. Bunlar nakil sonrasında kan sayımının toparlanmasını hızlandırmak için de kullanılabilirler.

http://www.biyologlar.com/koloni-stimulan-faktor-csf

hemati

Kanın hemoglobinle renklenmiş al yuvarı.

http://www.biyologlar.com/hemati

hematik

Kanla ilgili, kana ait.

http://www.biyologlar.com/hematik

Engraftment (tutma)

Nakledilen kemik iliği veya periferik kandaki kök hücrelerin hastanın kemik iliğine giderek orada çoğalmaları ve yeni akyuvar, alyuvar ve trombositler oluşturması süreci

http://www.biyologlar.com/engraftment-tutma

hematofaj

Canlı hayvan kanıyla beslenen.

http://www.biyologlar.com/hematofaj

Bağışıklık sistemi sözlük anlamı

Vücudu hastalık organizmaları, diğer yabancı canlılar ve kanserlerden koruyan bir dizi ilişkili vücut organlarının fonksiyonu

http://www.biyologlar.com/bagisiklik-sistemi-sozluk-anlami

dekante

Bir kapta (silindir veya beherde) bulunan suspansiyonda çökelme olduktan sonra, berrak çözeltinin bir başka kaba aktarılma işlemidir.

http://www.biyologlar.com/dekante

hemodilusyon

İçindeki hücrelere ve erimiş maddelere oranla kan plazmasındaki su miktarının arttırılması.

http://www.biyologlar.com/hemodilusyon

hemoklazi

Kan plazmasının fizyokimyasal durumunun bozulması.

http://www.biyologlar.com/hemoklazi

ırmak

Oldukça belirli bir yatak içinde, devamlı veya aralıklı olarak okyanus, deniz veya göllere, karalardaki çukurlara, bataklık veya diğer su yataklarına doğru akan sudur. Nehir.

http://www.biyologlar.com/irmak

M protein (M dikeni)

Miyelom hastalarının kan veya idrarında alışılmadık yüksek miktarlarda bulunan antikorlar veya antikor parçaları. M dikeni, elektroforezde bir M proteini mevcut olduğundaki sivri örüntüyü ifade eder. Monoklonal protein ve miyelom proteini ile eş anlamlı.

http://www.biyologlar.com/m-protein-m-dikeni

hemolitik

Kan hücrelerine zarar veren.

http://www.biyologlar.com/hemolitik

iç deri

- Gastrulanın iç tabakası; hayvanlarda sindirim ve solunum kanallarının iç yüzünü ve sindirim kanallarına bağlı bezleri astarlayan örtü dokusu. - Bitkilerin kök, sap ve yapraklarında kabuğun iç kısmı.

http://www.biyologlar.com/ic-deri

Multipl Miyelom

Kemik iliğindeki plazma hücrelerinin bir kanseri. Multipl miyelom bulunan hastalardaki plazma hücreleri muhtemelen kemik, kemik iliği ve diğer organlara zarar veren anormal antikorlar oluştururlar.

http://www.biyologlar.com/multipl-miyelom

hemopirol

Kuvvetli bir asidin hematine etkimesi sonucunda ortaya çıkan oksijensiz bileşik.

http://www.biyologlar.com/hemopirol

Periferik kan kök hücresi (Peripheral blood sten cell; PBSC)

Kandan toplanan kök hücreler. Bu hücreler kemik iliğinde bulunan kök hücrelere benzer. Periferik terimi hücrelerin kemik iliği dışında kandan geldiğini ifade eder.

http://www.biyologlar.com/periferik-kan-kok-hucresi-peripheral-blood-sten-cell-pbsc

ısıl kirlenme

Soğutma sularının yüzeysel sulara deşarjı sonucunda ortaya çıkan sıcaklık artışı.

http://www.biyologlar.com/isil-kirlenme

hemosiyanin

Yumuşakça ve bazı kabukluların kanlarında bulunan, kana mavi renk veren, oksijenin taşınmasında rol oynayan solunum pigmenti.

http://www.biyologlar.com/hemosiyanin

Plazmasitoma

Kanserli plazma hücrelerinden oluşan bir tümör

http://www.biyologlar.com/plazmasitoma

delikli kanal

Genel olarak elektrosatik gradiyent ve bir hormonun, bir ileticinin-ya da diğer moleküler sinyalin bağlanmasındaki bir değişiklik sonucu oluşan bir sinyale tepki olarak açılan ya da kapanan bir membran kanalı.

http://www.biyologlar.com/delikli-kanal

iç salgı

Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışacak şekilde çıkardıkları salgı.

http://www.biyologlar.com/ic-salgi

madreporid

Denizyıldızları, yılan yıldızları ve denizkalalereleri gibi derisidikenlide bulunan su kanalına deniz suyu geçişi sağlayan kalbur gibi delikli plaka.

http://www.biyologlar.com/madreporid

Trombosit

- Pıhtılaşma ve yaraların kapanması için gerekli olan, küçük tanecikler içeren hücre parçaları. Trombositler bağışıklık yanıtında da rol oynar. - Kanda bulunan 2-4 mikron çapında çok küçük, çekirdeksiz gözeler. Bir mm 3 insan kanında 200-300 bin kadar bulunur. Kan pulcuğu. - Kanda dolaşan hücre fragmenti; Pıhtı oluşumunda rol oynar. Platelet

http://www.biyologlar.com/trombosit

hepatit B

Kan yoluyla bulaşan ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açan bir tür virüs.

http://www.biyologlar.com/hepatit-b-1

iç salgı bezi

Salgısını bir kanal aracılığı olmaksızın doğrudan kana veren bezlerden herhangi biri. Endokrin bez.

http://www.biyologlar.com/ic-salgi-bezi

Kök hücre (hematopoietik kök hücre)

Normal (hematopoietik veya kan-yapıcı) kök hücreler alyuvar, akyuvar ve trombositleri içeren normal kan bileşenlerini oluştururlar. Bu kök hücreler normal olarak kemik iliğinde yer alırlar ve bir nakil için hasat edilebilirler.

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-hematopoietik-kok-hucre

olintus

Süngerlerde amfiblastula larvasından gelişen son embriyonik dönemi olup larva haline geldiğinde substratuma yapışır ve dışarıya açılan porlar görünmeye başlar. Por kanallarının basit bir sistemi vardır.

http://www.biyologlar.com/olintus

Kök hücre seçilmesi

Kök hücreden zenginleştirilmiş bir ürün elde etmek ve böylelikle transplanttaki kanser hücrelerini azaltmak için kullanılan bir hücre işleme teknolojisi. Miyelom hastaları için başarıyla kullanılmamaktadır.

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-secilmesi

herkogami

Çiçek tozlarının tepecikte birikmesini önleyen ve böylece çiçeğin kendi kendini döllemesini imkansız kılan anatomik engel ve düzeneklerin tümü.

http://www.biyologlar.com/herkogami

K vitaminleri

Kanın pıhtılaşmasında gerekli olan, protrombin oluşmasında görev alan, yeşil yapraklarda ve bazı balıklarda bulunan, bağırsaklarda bakteriler tarafından sentezlenen K1 (alfa filokinon), K2 (beta filokinon, farnokinon), K3 (menadiyon) gibi tipleri bulunan vitamin.

http://www.biyologlar.com/k-vitaminleri

Makrofaj

- Spesifik  olmayan  savunma  ve  bağışıklıkta  rolü  olan fagositik beyaz kan hücresi. - Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi.

http://www.biyologlar.com/makrofaj

radyasyon tehlikesi

Radyoaktif maddelerin yaydıkları parçacıkların ve ışınların yol açtığı tehlike; büyük dozlar hızlı ölüme neden olur, buna karşılık düşük düzeyde radyasyona maruz kalınması, kanser riskinde artışa yol açar.

http://www.biyologlar.com/radyasyon-tehlikesi

Transplantasyon

Kök hücreler çok yüksek-doz kemoterapi ve/veya radyasyon tedavisi sonrasında hastanın kan-oluşturma potansiyelini kurtarmak için kullanılır. Nakil bir tedavi değil, yüksek-doz kemoterapi tedavisini mümkün kılmak için bir destek yöntemidir.

http://www.biyologlar.com/transplantasyon

 
3WTURK CMS v6.0