Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 305 kayıt bulundu.

Dünyanın Oluşumu Ve Yapısı

Yer'in oluşumu sorunu,yüzyıllar boyunca insanı düşündüren ve düşündürmeye devam etmekte olan,önemli bir bilimsel sorundur.Gerçi Yer'in oluşumu konusunda,bugün geçmişe oranla ,daha çok şey bilmekteyiz.Ancak yine de,problemle ilgili görüşler,hipotez düzeyindedir. Bunların delilleri güçlü olmakla birlikte,kesin birtakım sonuçlara ulaşıldığı ileri sürülemez.Yer’in yaşının 4,5 ile 5 milyar yıl dolayında olduğu sanılmaktadır.Bunun 10 milyar yılı...

http://www.biyologlar.com/dunyanin-olusumu-ve-yapisi

Jeomorfoloji Nedir

Güneş Sistemi’nin Oluşumu Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde Güneş oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler...

http://www.biyologlar.com/jeomorfoloji-nedir

Balıklarda Üreme

Balıkların üreme organları genellikle gonadlar olup, bunlar dişide ovaryum, erkekte ise testis adını alırlar. Ovaryumlar (dişi üreme organları) genellikle bir çifttir. Büyüklük ve ağırlıkları türlere göre değişmekle beraber, olgun oldukları zaman balık ağırlığının % 25’i kadar olabilirler. Genellikle üreme mevsimi yaklaşmış ergin bir balıkta ovaryumlar açık sarı veya kahverengimsi bir renk alır, daneli bir görünüş kazanır ve yüzeyinde bol...

http://www.biyologlar.com/baliklarda-ureme

Bilimin Önünü Açmak İçin Biyologlara Kulak Verin

Bilimin Önünü Açmak İçin Biyologlara Kulak Verin

Dünyada önde gelen meslek gruplarından olan biyologlar, ülkemizde özlük hakları açısından yaşadıkları mağduriyetleri Sağlık Dergisi’ne ileterek çözüm önerisinde bulundular. Türkiye Biyologlar Derneği Üyesi Yalçın Dedeoğlu, “Özellikle gelişmiş ülkelerde bilimsel problemleri çözenlerin başında biyologlar geliyor. Türkiye’de ise biyologlara önem verilmiyor” dedi. Bütün canlı varlıkları, birbirleri ve çevreleri ile olan etkileşimlerini, bilimsel...

http://www.biyologlar.com/bilimin-onunu-acmak-icin-biyologlara-kulak-verin

Kserofitlik ve Su Ekonomisi Ökofizyolojisi

Protoplazmanın susuzluğa dayanıklılığı özellikle likenler, yosunlar, eğreltiler ve ciğerotlarında görülürse de yüksek bitkilerde susuz koşullara karşı geliştirilmiş olan daha karmaşık mekanizmalar etkili olur. Grup olarak bazı otsular, koniferler ve sklerofillerde yüksek dayanıklılık görülür. Susuzluk toleransı varyete ve genotipler düzeyinde bile büyük açılımlar gösterebilir. Örneğin ciğer otları türlerinde aynı düzeydeki su eksikliğine dayanma...

http://www.biyologlar.com/kserofitlik-ve-su-ekonomisi-okofizyolojisi

KENELER BİYOLOJİK SİLAHMI

Türkiye`de 120 kişinin ölümüne neden olan keneler, biyolojik silah olarak kullanılıyor mu? Bilim adamları bu sorunun cevabını aradı. Kaynak:Haber Merkezi Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) Türkiye`de ilk kez 2002`de görüldü ve 28`i bu yıl olmak üzere toplam 120 kişinin ölümüne yol açtı. Bu yılın ilk 3 ayında 206 kişinin kene ısırması şikâyetiyle hastanelere başvurması, hastalığı `salgın` boyutuna taşıdı. Türkiye ile birlikte Afrika, Asya, Balkanlar...

http://www.biyologlar.com/keneler-biyolojik-silahmi

Eklembacaklılar (Artropoda)

Eklembacaklılar (Artropoda) Tüm omurgasızlar arasında en başarılı ve çeşitli olanlar, kuşkusuz eklembacaklılardır. Bunların vücutlarının dış kısmı, sert parçalı bir dış örtü (dış iskelet) ile kaplıdır. Üyeleri eklemlidir. Böcekler Örümcekler, Akrepler, Çokbacaklılar Ve Kabuk¬lular günümüzün eklembacaklılarındandır. Fosil¬ler arasında bugün, soyları tükenmiş olan Trilobitomorflar ve Öyripteridler veya dev su akrepleri bu¬lunmuştur. Bütün bu...

http://www.biyologlar.com/eklembacaklilar-artropoda

Arid zon ve Çöl Toprakları

Aridizoller: Arid topraklar yılda 0-25 veya 0-50 cm yağış alan topraklardır. Sıcaklık ve yağış ilişkisi en önemli etmendir. Günlük, aylık ve mevsimsel açılımlar evapotranspirasyon, vejetasyon ve toprak mikroflorasını yakından etkiler. Vejetasyon seyrek ve kısa ömürlüdür. Toprakta organik madde birikimi yok veya çok azdır. U.S. Soil Conservation Service çöl topraklarını - Aridisol’leri okrik epifedonu ve tipik olan argillic-killi, natric-tuzlu, cambic; kalsik,...

http://www.biyologlar.com/arid-zon-ve-col-topraklari

CANLILARDA DAVRANIŞ VE UYARLAMA

Tüm canlılar yaşadıkları çevre ile uyum içerisinde yaşarlar. Organizmalar acaba çevresindeki değişimlere karşı nasıl davranırlar? Aynı tür canlılar birbirleri ile karşılaştı-ğında nasıl tepki gösterirler? Canlılarda kalıplaşmış ve değişmez davranışlarla mı doğar yoksa çevrenin ve yaşadığı alanın özelliklerine göre bu davranışlar sonradan mı kazanı-lır? İnsanlar bu tür sorulara hem yanıt ararlar hem de bu tür soruları artırırlar. Etoloji =...

http://www.biyologlar.com/canlilarda-davranis-ve-uyarlama

KITALARIN VE KARA PARÇALARININ KONUMLANMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE KURAMLAR

Mevcut hayvan yayılışının açıklanmasında Kararlılık, Köprüler ve Kıtaların kayma kuramı olmak üzere üç temel kuramdan yararlanılmıştır. Bunlar: 1. Kararlılık (Permanenz) Kuramı Dünyadaki kıtaların ve bununla ilgili olarak ana karaların ve deniz tabanlarının oluşumundan beri ufak abzı değişiklilikerin dışında durumunu ve konumunu koruduğu ve değişmediğini varsayılmıştır. Bu kuramın en önemli savunucularından olan Wallace (1876) zoocoğrafik...

http://www.biyologlar.com/kitalarin-ve-kara-parcalarinin-konumlanmasi-ile-ilgili-gorus-ve-kuramlar

ÇEVRE KİRLENMESİ

ÇEVRE KİRLENMESİ

I – HAVA KİRLENMESİ a) İnsana ve Çevreye Etkisi b) Sonuçları (Asit Yağmurları)   Asit Yağmurlarının Toprağa Etkisi   Asit Yağmurlarının Sulara Etkisi   Asit Yağmurlarının Yapılara Etkisi   Asit Yağmurlarının Bitkilere Etkisi   Asit Yağmurlarının İnsan Sağlığına Etkisi c) Çeşitli Gazların İnsan ve Çevresine Etkisi   İnsan Sağlığına   Hayvan ve Bitkilere   İklime d) Ormanların ve Yeşil Alanların Çevre Kirliliğini...

http://www.biyologlar.com/cevre-kirlenmesi

16 Nisan Biyologlar Günü

16 Nisan Biyologlar günü münasebetiyle, Biyologlar Birliği Derneği olarak bazı konularda hatırlatmalar yapmayı uygun gördüm. Değerli meslektaşlarım ve basın mensupları; biyoloji üç temel bilimden biridir. Bu nedenle yok sayılamaz. Son yıllarda kendimizi yeterince anlatamadığımızdan haklı olarak kamuoyu biyologların öneminin farkında değil. Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde lisans eğitimleri; Viroloji, Bakteriyoloji, Ekoloji, Hidrobiyoloji gibi...

http://www.biyologlar.com/16-nisan-biyologlar-gunu

Laboratuvarda Kullanılan Cam Eşyaların Temizlenmesi ve Balkımı

Cam eşyalar fabrikadan yeni çıkmış gibi olsa dahi üzerinde bir yağ tabakası bulunur. Bu kaba kir herhangi bir deterjanla giderilebilir. Önce çeşme suyu sonra saf sudan geçirilir. Eğer cam kaplar reçine veya parafin gibi maddelerle kirliyse o zaman toluen veya ksilol ile temizlenir. Sonra sabunlu sıcak sudan geçirilir. Daha sonra da soğuk su ve saf sudan geçirilir.   Bu iş için boya serilerinde kullanılmış olan artık ksilolün saklanması gerekir. Erimeyen organik...

http://www.biyologlar.com/laboratuvarda-kullanilan-cam-esyalarin-temizlenmesi-ve-balkimi

BİYOLOJİK AJANLARIN ETKİLERİ

Biyolojik ajanlar ya yaşayan organizmalar ya da ölüm veya hastalıklara sebep olan toksin gibi türevlerden oluşur. Yaşayan organizmalar etkilerini gösterene kadar yaşayan hedeflerde çoğalırlarken, toksinlerini üremezler. Toksinler genellikle daha öldürücüdür, birkaç dakika veya saat gibi çok çabuk ölüm veya saf dışı bırakmaya neden olurlar. Yaşayan organizmalar enfeksiyon ve hastalık belirtileri görünmesi arasında 24 saat ila 6 hafta arasında kuluçka devri...

http://www.biyologlar.com/biyolojik-ajanlarin-etkileri

Balık hastalıklarında kullanılan tedavi yöntemleri

Balık hastalıklarında kullanılan tedavi yöntemleri sekiz tanedir.Bunlar aşağıda belirtilmiştir: 1.Fizyoterapi 2.Psikoterapi 3.Ameliyat 4.Diyet ve Beslenme Tedavisi 5.Çevrenin düzenlenmesi 6.Bağışıklık Kazandırma (Aşı) 7.Hormon tedavisi 8.Hastalıktan korunma usulü Fizyoterapi: Balık hastalıklarında fizyoterapi başlıca kullanım şekli, patojenik organizmaların hayat döngüsünü hızlandırmak için temparatürün yükselmesi,öyle ki bir ilaç parazitin hayat...

http://www.biyologlar.com/balik-hastaliklarinda-kullanilan-tedavi-yontemleri

Fosil Yaşlarının Hesaplanması

Arkeolojide kullanılan tarihlendirme yöntemlerini radyoaktif olan ve radyoaktif olmayan diye kabaca iki bölüme ayırmak mümkündür. Radyoaktif olan yöntemler yine kendi içinde iki ayrı bölümde incelenir. Bunlardan birincisi radyoaktif maddelerin miktarının zamanla azalmasına dayanan, Karbon-14 ve Potasyum/Argon gibi yöntemlerdir. İkincisi ise, radyoaktiviteden dolayı çıkan enerjinin madde içinde biriktirilmesi olayına dayanır ki elektron spin rezonans bu tür...

http://www.biyologlar.com/fosil-yaslarinin-hesaplanmasi

Biyolojik Silahlar

Kimyasal ajanlar gibi, biyolojik silahlar da neyse ki popüler kültürdeki şöhretlerine yakışır şekilde kullanılmış değiller henüz. 1971′de Kazakistan’daki bir iaboratuvardan kaçan ve silah olarak kullanılmak üzere hazırlanan çiçek hastalığı mikrobu yüzünden ölenlerin sayısı yalnızca 3. Üstelik hastalık salgın halinde ilerleme de göstermemiş. 1979′da şimdiki adı Ekaterinburg oian Sverdiovsk’taki bir fabrikadan sızan şarbon mikrobu içeren bir...

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silahlar-1

BİTKİLERDE TERLEME VE DAMLAMA

Terleme, otların biçildikten sonra kuruması olayında açıkça görülür. Kesilen yeri tıkansa bile biçilen bitkilerin otsu kısımları hemen pörsür. Demek ki bitkilerin bütün yüzeyi su kaybetmektedir. Bu su kaybı bitkinin belli bir süre içinde kaybettiği ağırlıkla ölçülebilir.Bu ölçümler şiddetli terleme döneminde nemcil bitkilerde saatte desimetrekare başına 10 gram su, mezofitlerde 1 gram ve kurakçıl bitkilerde 0,1 gram su atıldığını gösterir; 15 metre...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-terleme-ve-damlama

BİYODİZEL NEDİR?

Ayçiçek, soya, kolza ( kanola), aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya hayvansal yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir ürün Biyodizel olarak adlandırılır. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir. Enzimatik ve süper kritik yöntemle de biyodizel elde etmek mümkün olmasına rağmen Biyodizel üretiminde...

http://www.biyologlar.com/biyodizel-nedir

DENİZ EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMALAR

Deniz ekosistemlerindeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsuz etkiler. Bazı varlıkların azalması diğer bazı varlıkların azalmasına da neden olur. Madde döngülerinin gerçekleşmesi zorlaşır. Sonuçta doğadaki enerji tükenmeye doğru gider. 1. Dünya Coğrafyasının Değişmesi Ekosistemin yapı ve işleyişini oluşturan iklim, toprak, hava, bitki hayvan gibi faktörlerin olumsuz yönde değişmesi çevrenin ekolojik özelliklerini de değiştirir. -...

http://www.biyologlar.com/deniz-ekosistemlerindeki-bozulmalar

ÇEVRECİ ÖRGÜTLER VE DERNEKLER

Birleşmiş Milletler Çevre Programı www.unep.org Birleşmiş Milletler çevre aktivitelerini koordine eden, gelişmekte olan ülkelere çevre politikaları konusunda yardımcı olan ve çevreye duyarlı kalkınma yöntemleri öneren BM kuruluşu. Haziran 1972'deki İnsan Çevresi üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı sonrasında kuruldu. Merkezi Nairobi, Kenya'da. UNEP'in ayrıca altı bölge ofisi ve çok sayıda ülke ofisi var. Yeşil Barış / Greenpeace www.greenpeace.org/turkey ...

http://www.biyologlar.com/cevreci-orgutler-ve-dernekler

Ekosistem Çeşitleri

Belirli bölgede bulunan ve birbiri ile dolaylı ya da dolaysız ilişkide olan canlılarla bu canlıların yer aldığı cansız çevre Ekosistemi oluşturur. Doğada büyük ekosistemler ve bunların içerisinde de daha küçük ekosistemler bulunur. Tabiat farklı özellikte pek çok ekosistemin birleşmesinden oluşur Kara ve su ekosistemi olmak üzere başlıca iki çeşit ekosistem bulunur. Kara ekosistemlerini çayırlar çöller, mağara, step, tundra, ova, dağ gibi daha küçük olan...

http://www.biyologlar.com/ekosistem-cesitleri

Ulusal ve Uluslar arası Çevre Koruma Kuruluşlar ve Amaçları

Çevre sorunlarının birçoğu insanın var olması ile birlikte başlamıştır. Önceleri nüfusun az olması ve teknolojinin günümüzdeki boyutlarına ulaşmamasından dolayı insanlar doğayla uyum içinde yaşamışlardır. Ancak sanayi ve endüstrileşme, nüfus artışı, teknolojik gelişmelerle bir­likte insanlar doğayı hızla tahrip etmeye başlamışlardır. Bunun sonu­cunda sera etkisi, küresel ısınma, asit yağmurları, çarpık kentleşme ve ik­lim değişiklikleri gibi...

http://www.biyologlar.com/ulusal-ve-uluslar-arasi-cevre-koruma-kuruluslar-ve-amaclari

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye)

Doğa koruma kuruluşu olan bu vakıf iş dünyasından pek çok şirketle işbirliği içindedir. Panda logosu ile tanınan, uluslararası bir doğa koru­ma kuruluşu olan WWF, Lafarge, HSBC, Nokia, Nike gibi şirketlerle or­taklık yapmıştır. Bu ortaklıkların temelinde sürdürülebilir gelişmeye da­yalı ve hayal gücüne yönelik projeler yürütmek vardır. Doğal Hayatı Koruma Vakfı, sürdürülebilirliğe uzun vadeli bir katkı sağlamak için küresel ısınmayla mücadele...

http://www.biyologlar.com/dogal-hayati-koruma-vakfi-wwf-turkiye

V.ULUSAL LİMNOLOJİ SEMPOZYUMU

V.ULUSAL LİMNOLOJİ SEMPOZYUMU

Değerli Katılımcılar; Yaşamın sürekliliğinde temel ilke olan çevresel denge yönünden kaynakların yenilenebilir, dizgelerin sürdürülebilir olması bir zorunluluktur. Bu açıdan bakıldığında doğal kaynakların ve çevrenin yoğun bir şekilde tüketildiği, küresel ısınmanın bir sonucu olan iklim değişimlerinin geleceğimizi kararttığı, ender canlı türlerinin yaşam alanlarından silindiği, insanın yalnızlık çağını yarattığı görülmektedir....

http://www.biyologlar.com/v-ulusal-limnoloji-sempozyumu

Biyoteknoloji ve Tarım Güvencesi

Hızla artmakta olan dünya nüfusunun 2025 yılı itibariyle 8 milyarı geçmesi ve bu artışın % 95’inin gelişmekte olan ülkelerde oluşması beklenmektedir. Gelişmiş ülkelerde önemli bir tarımsal üretim fazlası bulunmakla beraber, halen 830 milyon insanın yeterli ve dengeli beslenemediği gelişmekte olan bazı ülkeler yeni tarım teknolojilerini kullanarak tarımsal üretimlerini artırmada yeterli olamamaktadırlar. Özet Hızla artmakta olan dünya nüfusunun 2025 yılı...

http://www.biyologlar.com/biyoteknoloji-ve-tarim-guvencesi

İnsan Aklının Evrimi

4.5 milyon yil önceden sonra fosil kayitlari gelistiginde, australopithecinelerin Dogu Afrika’da ve muhtemelen bu kitanin baska herhangi bir yerinde yerlesmis olduklarini görürüz. A. aferensis, hem agaçlar üzerinde hem de karada sürdürülen yasam biçimine saglanan uyumu sergiler. 3.5 ile 2.5 milyon yil önceye ait fosiller, beyin boyutlari açisindan bu dönemin bir denge dönemi oldugunu gösterir. Devamli gelisen bir sosyal zekanin ve bunun sonucu büyüyen beyin yönündeki spiral...

http://www.biyologlar.com/insan-aklinin-evrimi

Küresel ısınma kapıda

Dünya, İkinci Dünya Savaşı`ndan bu yana artan bir sanayileşme ve gelişim süreci yaşıyor. Teknoloji ilerliyor, yeni fabrikalar kuruluyor, trafiğe çıkan araç sayısı her geçen gün artıyor. Amaç insanoğlunun yaşam kalitesini artırmak. Ancak insanlığı, hatta tüm canlıları tehdit eden `küresel ısınma` yine bu sürecin bir sonucu. Eriyen buzullar. Kuruyan su kaynakları. Doğal ortamları yok olan ve günden güne sayıları azalan canlı türleri... Bunlar,...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-kapida

Fosil Nedir

Fosilleri inceleyen bilim dalına paleontoloji, fosil toplayıp bunlar üzerinde çalışma yapan kişilere de paleontollog denir. Fosiller bir polen tanesi küçüklüğünde ya da dev bir dinazorun kemiği büyüklüğünde olabilir. Bir hayvan ya da bitkinin fosilleşmesi için milyonlarca yıl devam eden bir süreç gerekmektedir. Genellikle hayvan ya da bitkilerin sert kısımları bu uzun süreç boyunca dayanıklılık gösterebilir. Jeolojik zamanlarda yaşamış olan canlıların...

http://www.biyologlar.com/fosil-nedir

Evrimleşmeyi Sağlayan Düzenekler

Doğal Seçilim Bir populasyon, kalıtsal yapısı farklı olan birçok bireyden oluşur. Ayrıca, meydana gelen mutasyonlarla, populasyondaki gen havuzuna (türün üreme yeteneğine sahip tüm bireylerinin oluşturduğu genler) yeni özellikler verebilecek genler eklenir. Bunun yanısıra mayoz sırasında oluşan Krossing-Over'lar (Mayoz bölünmede gen parça değişimi) ve rekombinasyonlar, yeni özellikler taşıyan bireylerin ortaya çıkmasını sağlar. İşte bu bireylerin...

http://www.biyologlar.com/evrimlesmeyi-saglayan-duzenekler

BİYOLOJİK SİLAH NEDİR ?

BİYOLOJİK SİLAH NEDİR ?

Biyolojik silah kavramını açıklayabilmek için "biyoloji" ve "silah" kavramlarının tanımlanması gerekmektedir.

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silah-nedir-

CANLILAR ARASI ETKİLEŞİM VE EKOLOJİK NİŞ

CANLILAR ARASI ETKİLEŞİM VE EKOLOJİK NİŞ

Her tür kendi tarzı yaşamını sürdürebilmek için doğa ve diğer canlılarla mücadele etmek zorundadır.

http://www.biyologlar.com/canlilar-arasi-etkilesim-ve-ekolojik-nis

Küresel Isınma Nedir ? Küresel ısınmayı engellemek için neler yapmalıyız ?

İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde çeşitli insan aktivitelerinden...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-nedir-neler-yapmaliyiz-

Küresel ısınmanın sebepleri nelerdir?

İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinmanin-sebepleri-nelerdir

Küresel ısınma sebepleri

Doğal Nedenler : Güneşin Etkisi: ESA bilim adamlarından Paal Brekke; iklim bilimcilerinin uzun süredir Güneş beneklerinin 11 yıllık döngüsel hareketini ve Güneş'in yüzyıllık süreçler içinde parlaklık değişimini incelediklerini belirtmiştir. Bunun sonucunda Güneş'in manyetik alanı ve protonlar ile elektronlar biçiminde ortaya çıkan güneş rüzgarının, Güneş sisteminde kozmik ışımalara karşı bir kalkan görevinde olduğu açıklanmaktadır. Güneş'in...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-sebepleri

Böceklerde Vücut Isısı

Böceklerin vücut ısısı genel olarak dış ortam ısısına eşittir. Ancak uçus ve faaliyet halinde vücut isisi (40 dereceye kadar) yükselebilir. Böcekler genel olarak düsük isilarda hareketsiz kalir, havanin isinmasi ile faaliyete baslar. Böceklerin optimal isi derecesi 260 C olarak kabul edilmistir. Bu derecede, bütün fizyolojik olaylar en aktif halde devam eder. Bunun üstündeki isilarda böcekler daha aktif olur. 350 C' nin üstünde rahatsiz olurlar. 400 C' den sonra...

http://www.biyologlar.com/boceklerde-vucut-isisi

Dünya 4 derece ısınsa yaşam nereye gider

Dünyamızın 4 derece ısınması durumunda – ki içinde bulunduğumuz yüzyılda çok büyük bir olasılık- insan türü hayatta kalmak için çok büyük bir savaş verecek. Su baskınları, kuraklık, açlık, susuzluk nedeniyle dünyanın büyük bir kısmı yaşanamaz hale gelirken, Kanada, Sibirya, Grönland ve Antarktika`nın batı kıyıları gibi çok az bölge, insan türünün yaşamını sürdürebilmesine izin verecek. En fazla bir milyon kişinin barınabileceği bu dünyada,...

http://www.biyologlar.com/dunya-4-derece-isinsa-yasam-nereye-gider

Jeolojik Zamanlar Hakkında Bilgi

Hadeen (4,6 – 4,0 milyar yıl) Dünya’nın bir gezegen olarak şekillendiği ve gezegen haline dönüştüğü dönemdir. Bu dönemde yeryüzüne sürekli bir meteor yağışı görülürken volkanlar da çok aktifti. Aktif olan volkanların püsküttüğü metan, amonyak, su buharı, hidrojen sülfür, kükürt gibi gazlardan oluşan zehirli bir atmosfer bulunuyordu. Canlılığın temel yapıtaşı olan aminoasitler, DNA ve RNA moleküllerinin ilk kez bu dönemde ortaya çıkması ile...

http://www.biyologlar.com/jeolojik-zamanlar-hakkinda-bilgi

KİMYASAL MADDELER NERELERDE KARŞIMIZA ÇIKAR?

Sigara kullanmayanlar, pasif içiciler de dahil olmak üzere yukarıda sayılanlardanbaşka ne gibi kimyasal maddelerle haşır neşirler hiç düşündüler mi acaba? En basit yoldan şunu sorabiliriz kendimize insan beslenmeden yaşayabilir mi? Elbette hayır. Peki vücudumuza giren kimyasalların besin yolunu da kullandıklarını biliyor muyuz? O şahane görünen şekerler, pastalar, sucuk, salam, buz gibi kola, kostiklizeytinler, cipsler ve daha sayamadığımız neler neler…Oysa...

http://www.biyologlar.com/kimyasal-maddeler-nerelerde-karsimiza-cikar

Doğa Tarihi Çalışmaları Kronolojisi

MÖ 2500-600: Babiller matematik çalışmalarına başlamışlardı. Bir çemberi 360 dereceye bölmüşler, 60 dakika ve 60 saniyeyi belirlemişlerdir. Tarımsal faaliyetlerini düzenlemek için sel baskınlarını hesaplamaya yönelik bir takvim oluşturmuş ve bir yılı 4.5 dakikalık yanılma payı  ile  hesaplamışlardı.  MÖ  2000  e  gelindiğinde  arkeolojik  kayıtlardan  ele  geçen papirüslerde Mısırlıların tedavi yöntemleri geliştirdiklerini görüyoruz....

http://www.biyologlar.com/doga-tarihi-calismalari-kronolojisi

EKOLOJİK TERİMLER

Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamıdır. Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye yönelik çalışmaların bütünüdür. Çevre kirliliği: Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını,...

http://www.biyologlar.com/ekolojik-terimler

BALIKLARDA ÜREME SİSTEMİ

Balıkların üreme organları genellikle gonadlar olup, bunlar dişide ovaryum, erkekte ise testis adını alırlar. Ovaryumlar (dişi üreme organları) genellikle bir çifttir. Büyüklük ve ağırlıkları türlere göre değişmekle beraber, olgun oldukları zaman balık ağırlığının % 25’i kadar olabilirler. Genellikle üreme mevsimi yaklaşmış ergin bir balıkta ovaryumlar açık sarı veya kahverengimsi bir renk alır, daneli bir görünüş kazanır ve yüzeyinde bol...

http://www.biyologlar.com/baliklarda-ureme-sistemi-1

NASTİLER

Nastik hareketler, bitki organlarının uyartı yönüne bağlı olmaksızın uyartıya karşı daima aynı yönde yaptıkları hareketlere denir. Nastik hareketler genellikle turgor asimetrisine dayanır. Bazıları da büyüme asimetrisinden kaynaklanır. Büyüme asimetrisine dayanan nastik hareketlere en tipik örnek "epinasti" ve "termonasti" hareketleridir. Turgor asimetrisinden kaynaklananlara ise "niktinasti" ve "tigmonasti" örnek verilebilir. Turgor asimetrisiyle meydana gelen...

http://www.biyologlar.com/nastiler

NÜKLEER SANTRALLERİN ÖNEMİ,YARARLARI ve ZARARLARI

1)Santral Türleri Bir ülke Elektrik enerjisini hemen hemen her alanda kullanır.Bu elektrik enerjisini santrallerden sağlanır.Santraller üç gruba ayrılır. a)Hidroelektrik santralleri b)Termik santraller c)Nükleer santraller Hidroelektrik santrallerde Suyun potansiyel enerjisinden, termik santrallerde yakacaklar yakılmasından ve nükleeer santrallerde Atomun çekirdeğinin parçalanmasından açığa çıkan enerji kullanılılır. 2)Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi Nükleer...

http://www.biyologlar.com/nukleer-santrallerin-onemiyararlari-ve-zararlari

Asit yağmuru nedir?

Çeşitli endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan yakıtlar, fosil yakıtlara dayalı olarak enerji üreten termik santraller ile egzoz gazları havayı kirletmekte ve kükürtdioksit (SO2), azotoksit (NO), hidrokarbon ve partikül maddeler havada 2-7 gün asılı kalabilen bu kirleticiler, su partikülleri ile tepkimeye girerek asit meydana getirmekte ve yağmurlarla birleşerek yeryüzüne asit yağmurları olarak inmektedir. Asit Yağmurlarının...

http://www.biyologlar.com/asit-yagmuru-nedir

Deniz timsahları

Her şey bundan tam 200 milyon yıl önce başlıyor. O tarihlerde de var olan timsah, henüz bir kara hayvanı... Ayakları üstünde yükselen gövdeleri ve gittikçe daralan yüz yapılarıyla, timsahtan çok yarış köpeklerini anımsatıyorlardı. Sadece içlerinden bir tanesi, bilinmeyen bir nedenle ayaklarından birini sudan hiç çıkarmıyordu. Bu türün su aşkı, aradan geçen 200 milyon yıla karşın hâlâ sürüyor. Dün, tek ayağını suya daldırmakla yetinen "Crocodylus...

http://www.biyologlar.com/deniz-timsahlari

MİNERAL (İYON) METABOLİZMASI

Bitkilerin kimyasal kompozisyonu: Bitkilerin % 75 su ve % 25 kuru madde Kuru maddenin % 90’ ı organik % 10’ u inorganik Organik maddelerin başlıcalarını karbonhidrat, yağ ve protein olduğu, yağ ve karbonhidratların C, H, O ve N’ dan oluştuğu yani organik maddelerin 4 temel elementten meydana geldiği bilinmektedir. Bu 4 elementi sırasıyla P, S, K, Ca ve Mg izler. Yapılan analizlerde bitkilerde 60’ dan fazla elementin bulunduğu test edilmiştir. Bunlardan 16 elementin...

http://www.biyologlar.com/mineral-iyon-metabolizmasi

Avrupa'da sıtmanın durumu

Sıtmanın Güney Avrupa ve Balkanlardaki etkisi Kuzey Avrupa ülkelerinde olandan çok daha fazladır. Bununla birlikte Güney Avrupa'da hastalık oldukça önemlidir (Bruce-ChWatt and Zulueta, 1980). Avrupa'nın değişik bölümlerindeki sıtma durumu Alman ordusu tarafından 1917-1918 tarihleri arasında belirlenmiştir. Buna göre, o yıllar itibariyle, kıtanın batısında 2.600, doğusunda 12.800, Balkanlarda 132.400 ve Türkiye'de 183.700 sıtma vakası tespit edilmiştir. Bruce-Chwatt...

http://www.biyologlar.com/avrupada-sitmanin-durumu

Türkiye'de sıtmanın durumu

Sıtma Türkiye için tarihler boyunca sorun yaratmış bir hastalıktır. Ancak konunun hemen başında söylemek gerekirse Türkiye, ılıman zonun son ülkesi olarak, bilimsel temellere oturtulmuş, teknoloji destekli ve kapsamlı, sosyo-ekonomik yönden de desteklenmiş entegre mücadele programı ya da programlarıyla, dünya üzerinde sıtmanın eradike edilebileceği nadir ülkelerdendir. Anadolu'nun geçmişinde sıtma, salt yaygın olmakla katmamış, aynı zamanda medeniyetleri de...

http://www.biyologlar.com/turkiyede-sitmanin-durumu

Balıklarda Üreme sistemi

Balıkların üreme organları genellikle gonadlar olup, bunlar dişide ovaryum, erkekte ise testis adını alırlar. Ovaryumlar genellikle bir çifttir. Büyüklük ve ağırlıkları türlere göre değişmekle beraber, olgun oldukları zaman balık ağırlığının %25 i kadar olabilir. Genellikle üreme mevsimi yaklaşmış, ergin bir balıkta ovaryumlar açık sarı veya kahverengimsi bir renk alırlar. Daneli bir görünüş kazanır ve yüzeyinde bol miktarda kılcal kan damarları...

http://www.biyologlar.com/baliklarda-ureme-sistemi

 
3WTURK CMS v6.0