Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 982 kayıt bulundu.

Mantarlar ( Fungi)

Mantarlar (Fungi), çok hücreli ve tek hücreli olabilen ökaryotik canlıları kapsayan bir canlılar alemi ve şapkalı mantarların tümüne halk arasında verilen genel addır.

http://www.biyologlar.com/mantarlar-fungi

HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞİ

Hücre zarının en önemli özelliği, canlı ve seçici – geçirgen olmasıdır PASİF TAŞIMA (ENERJİ HARCANMAZ) Difüzyon (Yayılma) Madde moleküllerinin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama doğru yayılmalarıdır. Difüzyon sırasında enerji harcanmaz ve canlılık şart değildir. Bazı durumlarda difüzyona uğrayacak madde bir taşıyıcı proteinle hücreye alınabilir. Buna ise kolaylaştırılmış difüzyon denir. Hücre zarı korundan geçebilecek maddeler;...

http://www.biyologlar.com/hucre-zarindan-madde-gecisi-1

Kök Hücre Çalışmaları Kanseri Ortadan Kaldırabilecek mi?

Kök Hücre Çalışmaları Kanseri Ortadan Kaldırabilecek mi?

Kanseri tedavi etmenin yolunun kanser kök hücrelerini yok etmekten geçtiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi İç hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Gülbaş, kanser hastalarında kök hücre uygulamalarıyla ilgili Medical Tribune’ün sorularını yanıtladı. MT: Kök hücre tedavisi ile ilgili yeni gelişmelerden bahsedebilir misiniz? Önceki yıllarda, kanseri dokudaki olgun hücrelerin yaptığını düşünüyorduk ama bugün kansere neden olan bir kök...

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-calismalari-kanseri-ortadan-kaldirabilecek-mi

Sonuçta o kadar da farklı değiliz; İnsanlardaki hücreler ve sağlam mikroplar ortak bir atayı paylaşıyor

Sonuçta o kadar da farklı değiliz; İnsanlardaki hücreler ve sağlam mikroplar ortak bir atayı paylaşıyor

Bir araştırma ekibi, arkeal ve ökaryotik hücrelerin genetik materyalini nasıl paketlediğini ve depoladıklarını gösteren çarpıcı paralellikler buldu. Credit: Santangelo and Luger Labs

http://www.biyologlar.com/sonucta-o-kadar-da-farkli-degiliz-insanlardaki-hucreler-ve-saglam-mikroplar-ortak-bir-atayi-paylasiyor


Virüslerin Kesifi

Virüs latince zehir anlamına gelir. Virüsler 19. Yüzyılın sonlarına doğru keşfedilmiştir. Robert KOCH, Louis PASTAEUR ve diğer bakteriyologlar , canlılarda görülen birçok hastalıklara bakterilerin sebep olduğunu bulmuşlardır. Fakat bazı hastalıklar onları çok şaşırtıyordu. Çünkü hastalığın meydana geldiği organizmada, bu hastalığa sebep olabilecek bir bakteri bulunamıyordu. Araştırmacıların dikkatini çeken böyle bir hastalığa tütün yaprağında...

http://www.biyologlar.com/viruslerin-kesifi

Dünyada Patolojinin Gelişimi

Patolojinin gelişimi insan bedenini ve işleyişini araştıran diğer bilim dallarındaki gelişmelerden etkilenmiştir. Önce insan anatomisi ayrıntılarıyla ortaya konulmuş, sonra histoloji, biyoloji, fizyoloji ve biyokimya hakkındaki bilgiler derinleşmiştir. Hastalıkların nedenlerinin anlaşılması için mikrobiyoloji, dahili ve cerrahi tıp dalları, son olarak da genetik ve moleküler biyoloji alanındaki atılımlar bilimin ve patolojinin yolunu aydınlatmıştır. Tıp...

http://www.biyologlar.com/dunyada-patolojinin-gelisimi

Histolojide Kullanılan Özel Yöntemler

Freeze-Fracture-Etch(Dondurup Kırma ve Asitle Eritme)Hücre zarının ve hücrelerarası bağlantıların incelenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Esası sıvı nitrojen gibi bir ortamda dokuyu kristalleşme olmadan çabucak dondurduktan sonra vakum altında kırmaktır. Bu kırılma esnasında iki lipid tabakalı hücre membranı ortasındaki hidrofobik yüzlerinden ayrılır. Daha sonra hücre yüzeyleri ince bir metal tabakası ile kaplanır.Organik kısımlar bir asit ile eritilip...

http://www.biyologlar.com/histolojide-kullanilan-ozel-yontemler-1

KÖK HÜCRELERE BAKIŞ:TANIMLAR, KAVRAMLAR ve SINIFLANDIRMALAR

KÖK HÜCRELERE BAKIŞ:TANIMLAR, KAVRAMLAR ve SINIFLANDIRMALAR

İki binli yıllarla beraber kök hücrelerin rejeneratif tıp (yenileyici tıp) alanındaki öneminin giderek arttığını ve tıbbın geleceğini şekillendirme potansiyelini gözlemlemekteyiz.

http://www.biyologlar.com/kok-hucrelere-bakistanimlar-kavramlar-ve-siniflandirmalar

Patojenlerin Farklı Türleri İçin Bir Kılavuz

Patojenlerin Farklı Türleri İçin Bir Kılavuz

Patojenler, hastalığa neden olan mikroskobik organizmalardır. Farklı patojen türleri arasında bakteri, virüs, protistler(amip, plazmodyum,vb.) ,Mantarlar, parazit solucanlar(yassı kurtlar ve yuvarlak kurtlar) ve prionlar bulunur.

http://www.biyologlar.com/patojenlerin-farkli-turleri-icin-bir-kilavuz

CANLILAR NASIL OLUŞTU VE GELİŞTİ

Yakın geçmişteki atalarımız acaba nasıl bir canlıydı?Daha önce neydik? Oksijenli ortamdaki yaşam nasıl bir canlıyla başladı? Bilim çevrelerinde, insanların ve hayvanların atasının, bir barsak paraziti (giardia)ne benzer bir canlıdan türediği görüşü ağırlıkta. Dünya var olduğundan beri üzerinde milyarlarca canlı, yaşam sürdü. Bu gün de en az 30 milyon tür yaşamını sürdürüyor. Elbette tüm canlıları birer birer sayma ve sınıflandırma olanağı yok....

http://www.biyologlar.com/canlilar-nasil-olustu-ve-gelisti

BİYOLOJİK DOZİMETRİ VE İLGİLİ GELİŞMELER

Radyasyonun Biyolojik Etkileri Radyasyonun organizmaya olan etkileri akut ve kronik şekilde olmaktadır. Akut etkiler insanda radyasyona maruz kalındıktan kısa bir süre sonra klinik bulgular ile ortaya çıkmaktadırlar. Bunlar merkezi sinir sistemi (100 Sv ve üzeri), gastrointestinal (10-100 Sv) ve hemato­poietik (2-10 Sv) sendromlardır. Sendromların ortaya çıkışı absorbe edilen dozla ilişkilidir.4 Bu sendromlar bir süre sonra bireyi ölüme götürür. Radyasyonun kronik...

http://www.biyologlar.com/biyolojik-dozimetri-ve-ilgili-gelismeler

HİSTOLOJİDE KULLANILAN ÖZEL YÖNTEMLER

1.Freeze-Fracture-Etch (Dondurup Kırma ve Asitle Eritme) Hücre zarının ve hücrelerarası bağlantıların incelenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Esası sıvı nitrojen gibi bir ortamda dokuyu kristalleşme olmadan çabucak dondurduktan sonra vakum altında kırmaktır. Bu kırılma esnasında iki lipid tabakalı hücre membranı ortasındaki hidrofobik yüzlerinden ayrılır. Daha sonra hücre yüzeyleri ince bir metal tabakası ile kaplanır. Organik kısımlar bir asit ile eritilip...

http://www.biyologlar.com/histolojide-kullanilan-ozel-yontemler

HÜCREYE AİT GENEL ÖZELLİKLER

Hücre terimi ilk kez 1665'te Robert Hooke tarafından kullanılmıştır. Hooke, basit bir mercekle incelediği şişe mantarındaki bal peteğini andıran boşluklara "Cellula" isimini vermiştir. Robert Brown (1831) orkide yaprak hücrelerini incelemiş ve her hücredeki nukleusu keşfetmiştir. 1838 yılında Botanikçi Matthias Schleiden, 1839 yılında Zoolgo Theodor Schwann daha önce başlatılan araştırmalar doğrultusunda hücre teorisine son şeklini vermişlerdir. Bu teoriye...

http://www.biyologlar.com/hucreye-ait-genel-ozellikler

Patoloji'nin Gelişiminde Teknoloji

Hücresel ve moleküler patoloji, özellikle optik sanayisindeki gelişmeler olmaksızın ilerleyemezdi. Mikroskopun ve optik sanayisinin gelişimi hücrenin ve hastalıkların yol açtığı hücre değişikliklerinin görülmesine olanak sağlamış, günümüzde hastalıklarla ilgili bilgiler moleküler düzeyde anlaşılır duruma gelmiştir.1270 yılında Roma'da ilk kez okumak için mercek kullanıldığı bildirilmektedir. İlk mikroskop ise Hollanda'da 1600'lü yılların başında...

http://www.biyologlar.com/patolojinin-gelisiminde-teknoloji

Mutasyon

Mutasyon, canlının genetik yapılarında meydana gelen değişmelerdir. Bireyin kalıtsal özelliklerinin ortaya çıkmasının sağlayan genetik şifre herhangi bir nedenden dolayı (X ışını, radyasyon, ultraviyole, bazı ilaç ve kimyasal maddeler, ani sıcaklık değişimleri ) bozulabilir. Bu durumda DNA’nın sentezlediği protein veya enzim bozulur. Böylece canlının, proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı metabolizması değişebilir. Mutasyonlar spontan ya da...

http://www.biyologlar.com/mutasyon

Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

Zika Enfeksiyonunun İnsan Hücresini Nasıl Değiştirdiğini Görün...

Bu görsel özet, hem insan hepatomu hem de nöronal progenitör hücrelerde Zika virüsü enfeksiyonunun hücresel mimarinin önemli yapısal değişikliğe neden olduğunu gösteren Cortese ve arkadaşlarının bulgularını göstermektedir.

http://www.biyologlar.com/zika-enfeksiyonunun-insan-hucresini-nasil-degistirdigini-gorun-

Ökaryotik Kromatinin Fonksiyonu

Ökaryotik Kromatinin Fonksiyonu

Vücudunda belirgin bulan genetik özellikler uzak atalarınızdan miras alınmıştır; milyonlarca yıl geriye uzanan kesintisiz bir nesil kuşağından gelmektedir.

http://www.biyologlar.com/okaryotik-kromatinin-fonksiyonu

GENETİK KOPYALAMA

İşçilerin tulumları beyazdı; ellerinde soğuk, kadavra rengi kauçuk eldivenler vardı. Işık donuktu, ölüydü: Bir hayalet sanki!.. Yalnız mikroskopların sarı borularından zengin ve canlı bir öz akıyor, bir baştan bir başa uzanan çalışma masalarının üzerinde tatlı çizgiler yaratarak, parlatılmış tüpler boyunca tereyağ gibi yayılıyordu. "Bu da" dedi Müdür kapıyı açarak, "döllenme odası işte..." Doğal olarak, ilkin döllenmenin cerrahlığa dayanan...

http://www.biyologlar.com/genetik-kopyalama

Hücre bölünme kontrolü bozulursa ne olur?

Hücre bölünme kontrolünün ortadan kalkması sonucunda ya kanserlerde olduğu gibi aşırı hücre çoğalması ve buna bağlı hızlı hücre ölümleri, ya da hücre bölünmesinin yavaşlamasına bağlı doku kayıpları görülecektir.Yetişkin bir insanda, kan hücreleri dışında yaklaşık 1013-14 kadar hücre bulunmaktadır. Sayıları oldukça fazla olan bu yapı birimlerinde büyüklük açısından farklar da gözlenir. Örnek olarak, insanın en büyük hücresi dişi yumurta...

http://www.biyologlar.com/hucre-bolunme-kontrolu-bozulursa-ne-olur

Evrim Konusunda ilk Düşünceler

Dini Düşünceler: Düşünebilen insanin, dogadaki çeşitlenmeyi, canilar arasindaki benzerliklerin ve farkliliklarin derecesini gözledigi an evrim konusunda ilk düşünceler başlamiş demektir. İlk yaygın düşünceler, Asur ve Babil yazıtlarında; daha sonra bunlardan köken alan Ortadoğu kökenli dinlerde görülmüştür. Hemen hepsinde insanın özel olarak yaratıldığı ve evrende özel bir yere sahip olduğu vurgulanmış; türlerin değişmezliğine ve sabitliğine...

http://www.biyologlar.com/evrim-konusunda-ilk-dusunceler

HÜCRE ZARI

HÜCRE ZARI

Hücre zarı hücreyi bulunduğu çevreden ayıran bir yapıdır. Hücreyi kesintisiz kuşatarak hücreye şekil kazandırır. Hücre zarı, hücre membranı ya da plazmalemma olarak da isimlendirilir. Besinlerin hücre içine alımında, iyonların geçişinde ve hücrenin kendi ürünlerinin dağıtılmasında hücre zarı çok seçici bir filtre görevi oluşturmaktadır. Bu şekilde hücre içi ortamı ile dış ortam arasında iyon yönünden dinamik bir denge oluşmaktadır. Tüm...

http://www.biyologlar.com/hucre-zari-2

1933 Reformu ve Hamdi Suat Aknar Sonrası (Patoloji'de Alman etkisi)

1933 Reformu sırasındaNazi Almanya'sından kaçarak ülkemize gelen Prof. Philip Schwartz (1894-1978) ve Prof. Siegfried Oberndorfer (1876-1944) uzun yıllar patolojik anatomi eğitimi vermişler, pek çok öğrenci ve patolog yetiştirmişlerdir. Prof. Schwartz patolojik anatomi kürsüsünün başına gelerek, öğrenci ve asistan eğitiminde makroskobi, mikroskobi ve otopsi konusunda pratik uygulamaya önem vermiş, Türkiye'de ilk kez klinikopatolojik dersleri 1942'de başlatmış, bugün...

http://www.biyologlar.com/1933-reformu-ve-hamdi-suat-aknar-sonrasi-patolojide-alman-etkisi

Canlıların Ortak Özellikleri

Canlı ve cansızların aynı kimyasal ve fiziksel yasalara bağlı olduğuna inanan felsefeye Materyalizm ya da mekanik görüş, buna karşılık canlıların farklı yasalar altında hareket ettiğini ve canlılığın mistik bir güç ile meydana geldiğini benimseyen görüşe de Vitalizm ya da kadercilik denir. Her iki görüşün de temelinde belirli kimyasal ve fiziksel ilkelerin yattığı bir gerçektir. Canlılk ile cansızlığı virüslerde birbirinden ayırmak oldukça zordur...

http://www.biyologlar.com/canlilarin-ortak-ozellikleri-2

Mutasyonlar

Mutasyon, DNA içindeki dört tür nükleotid halkasından bir veya daha fazlasında değişmedir. Bir tek halkada bile değişiklik anımsayacağınız gibi DNA mesajında bir harfin değişmesi demektir.DNA’dan kopya alan mesajcı RNA değişikliği içerecektir ve protein yapmakta olan makine tarafından farklı okunacaktır. Ortaya değişmiş bir protein çıkacak ve amino asit zincirinde bir halka farklı olacak, sonuç olarak da proteinin işlevi değişecektir. Mutasyonların en...

http://www.biyologlar.com/mutasyonlar

Virüslerin Özellikleri

1-Canlı ve cansız arasında geçit oluştururlar. 2-Protein kılıf ve nükleik asitten oluşurlar.(DNA veya RNA) 3-Kristalleşebilirler 4-Kompşex enzim sstemleri yoktur. 5-DNA taşıyanlar bakterileri yiyebilir bunlara bakteriyofaj veya faj denir. 6-Grip, nezle, kızamık, frengi, kabakulak gibi hastalıkları yaparlar. 7-Virüs bir canlı hücrenin (örneğin bakterinin) çeperine yapışır. 8-Virüs DNA’si bakterinin içine enjekte olur. 9-Bakteri DNA’sının eşlenmesi durur....

http://www.biyologlar.com/viruslerin-ozellikleri

Canlı Biliminin Önemli Dalları

Canlıların dünya üzerinde çok çeşitli olması nedeniyle değişik bilim dallan gelişmiştir. Bu bilim dalları şu şekilde sıralanabilir. Botanik: Bitkiler alemini inceleyen bilim demektir. Bitkilerin yapısı, yayılışları ve çeşitlerini inceler. Botaniğin ilgilendiği konu alanına göre alt bilim dalları gelişmiştir. Örneğin; Kriptogamlar: Çiçeksiz Bitkiler, Tohumsuz Bitkiler Fanerogamlar: Tohumlu Bitkiler Gymnospermler: Açık Tohumlu Bitkiler Angiospermler:...

http://www.biyologlar.com/canli-biliminin-onemli-dallari

Fotosentez

Dünya, canlı yaşamına en uygun olacak şekilde, özel olarak tasarlanmış bir gezegendir. Atmosferindeki gazların oranından, güneşe olan uzaklığına, dağların varlığından, suyun içilebilir olmasına, bitkilerin çeşitliliğinden yeryüzünün sıcaklığına kadar kurulmuş olan pek çok hassas denge sayesinde dünya yaşanabilir bir ortamdır. Yaşamı oluşturan öğelerin devamlılığının sağlanabilmesi için de hem fiziksel şartların hem de bazı biyokimyasal...

http://www.biyologlar.com/fotosentez

Tatlı Su Protozoonları ve Önemi

Protozoa tek hücreli, ökaryotik mikroorganizmalardır. Özellikle bakteri, tek hücreli alg ve diğer protistler üzerinden beslenirler. 80.000’in üzerinde protozoon türü tanımlanmıştır. Bunların yarıdan fazlası fosil, yaklaşık 10.000 kadarı da simbiyonttur [1]. Protozoon türleri uzun yıllar sadece insanlara verdikleri zarar düşünülerek, parazitolojik açıdan ele alınmış, serbest yaşayan protozoonlar ihmal edilmiştir. Gerçekte çok sayıda parazit protozoon...

http://www.biyologlar.com/tatli-su-protozoonlari-ve-onemi

Sucul Bitkilerde Üreme

1)-TOMURCUKLANMA VEYA ÇELİKLENME ( VEGETATİF ) ÜREME Bu üreme tipinde özel üreme hücreleri yoktur.Basit hücre bölümleri veya ana hücreden ayrılan bağımsız bireyler halinde gelişebilen vejetatif yapılarla meydana gelen üreme tipidir.Vejetatif yapılar ise üreme ile ilgili olmayan kısımlardır.Genaratif yapılar ise üreme ile ilgili olan kısımlardır. Vejetatif üreme tipleri: a)-İkiye bölünme yolu ile üreme: Tek hücreli organizmaların basit olarak ikiye...

http://www.biyologlar.com/sucul-bitkilerde-ureme

Canlılarda Üreme ve Çoğalma

Üreme:Canlıların soylarının devamı için kendilerine benzer yavrular meydana getirmelerine denir.Eşeyli ve eşeysiz olarak iki şekilde olur. Eşeysiz üreme:Eşey hücrelerine gerek olmadan yapılan üreme şeklidir. Yavrular tamamen ana bireye benzerler. Eşeysiz üreme çeşitleri: 1.Bölünme:Monera, protista ve mantarlarda görülür. 2.Tomurcuklanma:Maya hücrelerinde ve bazı protistlerde görülür. 3.Sporlanma:Parazit bir hücreli, mantar ve bazı ilkel bitkilerde...

http://www.biyologlar.com/canlilarda-ureme-ve-cogalma

Bakteriyofaj Nedir ?

Bakteri yiyen canlı bakterilerin büyümesine engel olan onları eriten ve ancak elektron mikroskopla görülebilen bir ültravirüs. Süzgeçlerden geçen ve kültürden kültüre nakledilmesi mümkün olan bu ultra- virüs bakteri kolonilerinde görülebilen değişiklikler yapabilmekte ve bakteri hücrelerini hiç bir artık bırakmadan eritebilmektedir. bakteriyofajlar ın bilhassa zararlı bakterilerden meydana gelen çeşitli salgınlarda bakterileri yok etmek suretiyle önemli rolleri...

http://www.biyologlar.com/bakteriyofaj-nedir-

HÜCRELERARASI BAĞLANTILAR

Epitel hücreleri birbirlerine sıkıca yapışmıştır, ayırmak için oldukça büyük bir mekanik güç gerekir. Hücrelerarası yapışma özelliği, çekme kuvvetine ve basınca maruz kalan epitelyal dokularda (deri) belirgindir. Yapışma; kısmen plazma membranının membran proteinlerinden olan glikoproteinlerin bağlayıcı özelliğinden (cell adhesion molecules) ve az miktardaki hücrelerarası proteoglikanlarla sağlanır. Bazı glikoproteinler, ortamda Ca++ bulunmadığında...

http://www.biyologlar.com/hucrelerarasi-baglantilar

SİTOPLAZMA

Hücre zarı ve çekirdek arasında yer alan sitoplazma saydam, jel kıvamında madde ve bu madde içinde yüzen şekilli unsurlardan oluşmuştur. Sitoplazmayı oluşturan yapılara aşağıda olduğu gibi değişik isimlendirmeler yapılır: -Esas plazma (Hyaloplazma): Sitoplazmada hücre organelleri arasındaki sıvıdır. Bu sıvı bütün hücrelerde bulunur. Protein, su, enzimler, hormonlar, mineraller, yağlar ve karbonhidratlardan oluşmuştur. -Metaplazma: Hücrenin fonksiyonu için...

http://www.biyologlar.com/sitoplazma

Yatay gen transferi

Yatay gen transferi, bir organizmanın, ikinci bir organizmadan türemeden, o ikinci organizmaya ait genetik malzeme edinmesini sağlayan herhangi bir süreçtir. Buna karşın, dikey transfer bir organizmanın kendi atalarından (yani ebeveynlerinden) genetik malzeme edinmesidir. Genetik bilmi bu iki transfer biçiminden daha yaygını olan dikey transfere odaklanmış olmakla beraber, yakın zamanda yatay transferin de anlamlı bir olgu olduğu bilincine varılmıştır. Yatay gen...

http://www.biyologlar.com/yatay-gen-transferi

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler.

http://www.biyologlar.com/virusler-hakkinda-bilgi

Fonksiyonlarına Göre Hücrelerarası Bağlantılar

Tutturucu Bağlantılar: Hücrelere mekanik kuvvet sağlayan bağlantılardır ( Zonula adherens ,desmozom, hemidesmozom ) Geçirgen olmayan bağlantılar: Hücreler arasında geçirgen olmayan bir bariyer oluşturur (zonula occludens ). İletişim sağlayan bağlantılar: Moleküllerin hücreler arasında geçişini sağlar (Gap junction ). EPİTEL DOKUSU Örtü (Koruyucu), Bez (salgı) ve Duyu Epiteli (nöroepitel) olmak üzere 3 tipi bulunur. ÖRTÜ EPİTELİ Vücut iç ve dış...

http://www.biyologlar.com/fonksiyonlarina-gore-hucrelerarasi-baglantilar

BEZ EPİTELİ

Kan ve hücrelerarası maddeden farklı özellikte olan salgı maddesini üretmek üzere farklanmış epitel dokusuna bez epiteli denir. Protein (pankreas) lipid (adrenal ve yağ bezleri ), karbonhidrat ve protein (tükrük) içerikli salgılar yaparlar. Gelişimi:Örtü epitelinin proliferasyonu ve altındaki bağ dokusu içine invazyonu ile ortaya çıkar. Dış salgı (ekzokrin) bezleri yüzey epiteli ile bağlantılarını sürdürür. Bağlantı, epitel hücreleriyle döşeli duktuslarla...

http://www.biyologlar.com/bez-epiteli

Endoplazma Retikulumu ve Ribozomlar

Endoplazma retikulum elektron mikroskobu araştırmalarının ortaya çıkardığı organellerden birisidir. Granüllü ve granülsüz olmak üzere iki tipi bulunur. Granüllü endoplazma retikulumu membranına düzenli aralıklarla ribonükleoprotein parçacıkları (=ribozom) dizilmiştir. Ribozomlar tübülüslere tanecikli bir görünüm kazandırırlar. Ribozomların varlığı granüllü endoplazmik retikuluma bazik boyanma özelliği kazandırır. Büyük büyülmelerde, endoplazma...

http://www.biyologlar.com/endoplazma-retikulumu-ve-ribozomlar

LÖKOSİT FORMÜLÜ (PERİFERİK YAYMA)

Gerekli Malzemeler:1-Mikroskop2-Lam3-Lamel4-Lanset, alkol, pamuk5-May-Grünwald, Wright veya Giemsa boyası6-Distile suYayma Preperatının Hazırlanması:a) Lam metodu:1- Lam, alkol ve sıcak su ile yıkanıp kurulanır. Temizlenen lam kirlenmemesi için kenarından tutulur.2- Kan alınacak parmak alkol ile temizlenerek, hafifçe sıkılır. Steril lansetle delinir. Kuru pamukla ilk damla silinir.3- Parmak aşağı doğru çevrilir. Lama değdirmeden mercimek tanesi büyüklüğünde kan...

http://www.biyologlar.com/lokosit-formulu-periferik-yayma

TESPİT EDİLMİŞ DOKULARI BOYAMADAKİ GENEL FAKTÖRLER

1-Fiksasyonun Boyama Üzerine Etkileri: Fiksasyon, dokularla boyaların etkileşimine yardım eder. Formaldehit ve civa klorür, bazik boyaları tercih ederken, trikloroasetik asit, pikrik asit ve krom bileşikleri asidik boyaların hareketini kolaylaştırır. Etil alkol veya asetik asitle fiksasyondan sonra hem asidik hem de bazik boyalar dokular tarafından kolaylıkla alınır.Çekirdek boyası olan carmalum, civa klorür fiksasyonundan sonra daha çok, formalinden sonra ise daha az boyar....

http://www.biyologlar.com/tespit-edilmis-dokulari-boyamadaki-genel-faktorler-2

Serum Protein Analizleri

Proteinler azot, karbon,oksijenin yani sira fosfat,kukurt ve diger bazi elementleri de tasiyan organik bilesiklerdir.Hucrenin kuru agirliginin ¾ unu olustururlar.Enzimatik aktivite, savunma,tasima,depolama,mekanik hareket,mekanik destek,biyolojik sinyal,buyume ve farklilasma iletimi gibi fonksiyonlarinin yani sira yapisal bilesen olarak da davranirlar. Proteinler,amino asit polimerleridir.Protein yapisinda yer alan aminoasitlerin belirli sayi ve sirada dizilisi ve daha sonra uc boyutlu yapinin...

http://www.biyologlar.com/serum-protein-analizleri-1

BİTKİLERDE BESİN ALIMI

Su içinde serbest yaşayan bitkilerin besinlerini doğal olarak suda çözünmüş halde bulunan gaz ve katı maddeler oluşturur ve difüzyon, osmoz yolları ile alınır. Yüksek su bitkileri ise buna ek olarak zemine tutunmalarını sağlayan sualtı gövdeleriyle topraktan da beslenirler. Gaz halinde bulunan besinler tüm bitkiler tarafından yayınım - difüzyonla alınır. Canlılık için sürekli kullanılması gereken temel besinler olduklarından, bu gazlardan yararlanma yeteneği...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-besin-alimi

SALGININ KİMYASAL YAPISINA GÖRE BEZLER

Seröz (Albuminöz ) Bezler: Seröz salgı, berrak, sulu ve protein yapısındadır. Çoğu seröz glandlar, sindirim enzimlerinden bir veya birkaçını içerirler. Asinuslardaki salgı hücreleri genellikle piramidal şekilli, yuvarlak nukleuslu hücrelerdir. Bazal infranükleer bölgede bu hücreler yoğun bazofili gösterir (GER+polizomlardan dolayı ) (muköz bezlerden ayırma ölçütü), Apikal kısımda iyi gelişmiş Golgi kompleksi ve yuvarlak membranlı salgı granüllerini içerir....

http://www.biyologlar.com/salginin-kimyasal-yapisina-gore-bezler

Patolojinin Tarihçesi

İlk çağlarda; hastalıkların tanrıların insanları cezalandırmak için kullandıkları bir araç olduğuna inanılıyordu. Her hastalık bir günahın, suçun cezasıydı. Bu inanç, din adamlarının etkinliğini ve gücünü de artırıyordu. Batı Anadolu ağırlıklı eski Yunan uygarlığında ve sonraları ibni Sina'nın yaklaşımlarında, hastalıklar ile tanrı(lar) arasındaki bağı koparma çabaları olmuştur. Atardamarlarda hava değil, kan bulunduğunun anlaşılması...

http://www.biyologlar.com/patolojinin-tarihcesi

STOK ERİYİKLER

Bunlar çalışma anında el altında bulundurulması için daha önceden hazırlanan eriyiklerdir. Biyoloji yönünden eriyikler 3 grup altında toplanabilir;İzotonik eriyikler : Osmatik basıncı hücre ile aynı olan eriyiklerHipotonik eriyikler : Osmatik basıncı hücreninkinden daha az olan eriyiklerHipertonik eriyikler : Osmatik basıncı hücreninkinden daha fazla olan eriyikler.İzotonik eriyiğe konan hücre ya da dokularda hiçbir değişme görülmediği halde, hipotonik bir...

http://www.biyologlar.com/stok-eriyikler

110 Soruda Yaratılış ve Evrim Tartışması

Evrim Teorisi ve Yaratılış inancı arasındaki ideolojik kavganın sorularına bu kitapta cevap bulabileceksiniz... Klavyenin tuşlarına saniyede bir defa rast gele basan birinin, yalnızca bir defa `evrim hipotezi` yazabilmesi için yaklaşık 317 milyar yıl uğraşması gerekir... ` diyor Prof. Dr. Arif Sarsılmaz ve bugüne dek bilimselliği tartışılan evrim karşıtı eserlerin tersine evrim dayatmasını bilimsel verilerle sorgulayarak bilime rağmen evrim teroisinin doğruluğunu...

http://www.biyologlar.com/110-soruda-yaratilis-ve-evrim-tartismasi

SALGININ HÜCREDEN ATILMASINA GÖRE BEZLER

Merokrin Bezler: Bezlerin çoğu bu tiptedir. Salgı granülleri hücre apikal membranına kaynaşıp, o noktanın açılmasını sağlar ve içeriğini dışarı aktarır (Ekzositoz ). Hücrede sitoplazma kaybı olmaz (Örn:Tükrük bezleri, ter bezleri, ekzokrin pankreas salgısı) Apokrin Bezler: Salgı ürünü, apikal sitoplazmanın bir kısmı ile birlikte atılır. Kayıp, yeni bir salgılama siklusu başlamasından önce rejenere edilir (Süt bezleri, koku bezleri (koltukaltı)). ...

http://www.biyologlar.com/salginin-hucreden-atilmasina-gore-bezler

HİSTOLOJİ PREPARATLARI BOYAMA TEKNİKLERİ VE BOYALAR

Belki de alınmamaktadır. Negatif boyamada yapıların şekilleri boyanın penetre olrnasından değil boya ile çevrelendiğinden gösterilmektedir. Bazen boyalar yenir. Daha kusursuz olarak, boya reaktifleri organizmanın fizyolojik aktivitelerine bağlı olan değişik yollarla canlı hücre içine alınabilir. Bu ise vital boyama ve supra-vital boyama olarak adlandırılır.Daha da genellersek, boya alınımı, boya-doku veya reaktif-doku affiniteleri nedeniyledir. Bazı doku...

http://www.biyologlar.com/histoloji-preparatlari-boyama-teknikleri-ve-boyalar

Yayınım - Difüzyon ve Geçişme - Osmoz

Yayınım olayında ise olayın başladığı ve bittiği veya dengeye vardığında atom ve moleküller arası ilişkileri farklıllık gösterir. Uçucu maddelerin sıvı veya katı formdan gaz faza geçerek yayınması ve suyun buharlaşması buhar basıncı farkı sonucunda başlayıp yürüyen bir yayınım olayıdır ve DH = 0 olduğunda net, gözlenebilir, ölçülebilir yayınım durur. İki kapalı kap arasında yayınımı sağlayacak bir açıklık oluştuğunda gazların bağıl...

http://www.biyologlar.com/yayinim-difuzyon-ve-gecisme-osmoz

 
3WTURK CMS v6.0