Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 9 kayıt bulundu.
Gebeyken yapmamanız gereken 10 şey

Gebeyken yapmamanız gereken 10 şey

Yaklaşık 40 hafta süren gebelik boyunca birtakım kurallara uymak gerekiyor. Her ay yeni umutlar ve sürprizlerle yol alınan gebelik serüveninde en önemli şey anne adayının sağlıklı beslenmesi ve düzenli doktor kontrolünden geçmesi. Anne adaylarının kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Turhan gebelikte yapılmaması gereken en önemli maddeler hakkında bilgi verdi.· Çift Kişilik Beslenmek: Gebelik döneminde anne adaylarının almaları gereken ideal kilo 9 ile 12 kilo arasında olmalıdır.  Bunun için günlük fazladan 300 kalori yeterli olmaktadır. Geleneksel yaklaşım ile iki kişilik beslenmek; anne ve bebek sağlığına zarar verecek, diğer taraftan kilo kontrolünü de zorlaştıracaktır. · Bilinçsiz spor: Gebeliğin özellikle ilk üç ayında, profesyonel kontrol altında olmadan yapılan sporlarda yanlış bir hareket düşüğe sebep olabilir.· Alkol ve sigara: Gebelikte alkol ve sigara tüketimi yalnızca anne sağlığını olumsuz etkilemekle kalmaz, erken doğum, fetüs ölümü, bebekte gelişim gecikmesi, düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme, zeka geriliği, yüzde deformasyon gibi sorunlara neden olduğu gösterilmiştir. Anne adayları gebelik sürecinde alkol ve sigaradan tamamen uzak durmalıdır.· Asitli içecekler: Asitli ve gazlı içecekler, aslında sindiremeyip atılacak besinlerin de parçalanarak depolanmasına sebep olduğundan, fazla kilo alımında ciddi rol oynarlar. Fit ve sağlıklı bir gebelik için bu içeceklerden uzak durulması gerekiyor.· Bol şeker ve tatlı: Saf şeker hiçbir besin değeri olmayan enerji kaynağıdır. Gebelikte şeker tüketimi, ideal kiloyu korumaya engel olmakla kalmıyor, yüksek şeker ile tetiklenen düşüklere, bebek ölümlerine, bebeğin doğum ağırlığında artmaya bağlı zor doğum ve sezaryen ile doğum olasılığının yükselmesine, doğum sırasında bebeğin kan şekerinde düşme, kandaki kalsiyum seviyesinin düşmesi, akciğerlerinde gelişme sorunu yüzünden solunum güçlüğü çekilmesi, sarılık gibi ciddi semptomlara da sebep olabiliyor.· Fazla kahve ve çay: Gebelik sürecinde yüksek miktarda kafein tüketiminin, bebeklerin beyin gelişimini olumsuz yönde etkilediği, düşük, bebekte büyüme geriliği ve çocuğun ileriki yaşamında uzun yıllar devam eden davranış bozukluklarına neden olabileceği konusunda tartışmalar devam etmektedir.· İşlenmiş besinler: Sosis, salam gibi işlenmiş gıdalarda konan katkı maddeleri toksik maddelerin oluşumuna sebep olduğundan hem bebek hem anne için zararlıdır.· Fazla tuz: Fazla tuz tüketimi ödem oluşması ve şişliğe neden olur. Anne adaylarının yeterli miktarda tuz tüketmesi böbrek sağlığı açısından önemlidir. Gebelikte aşırı tuz kullanımı tansiyonu yükseltebildiği için preeklampsi denilen gebelik zehirlenmesine neden olabilir. Preeklampsi tedavi edilmezse anne ve bebek ölümlerine neden olabilir.· Dar kıyafetler: Karın bölgesini içine almayacak ve uterus üzerine baskı yapmayacak tipte çorap ve tayt giyilebilir. Sutyenler asıcı nitelikte olmamalıdır.· Aşırı sıcak ve güneş: Gebelik sırasında sauna, kaplıca, hamam ve uzun süre güneşlenmek gibi vücudu aşırı ısı artımına maruz bırakacak durumlardan kaçınmak gerekir. Bebek üzerine teratojen etkiler yaratabileceği gibi annede aşırı terleme ile sıvı ve elektrolit kaybı ve tansiyon düşmesine bağlı bayılmaya yol açabilir. Tansiyonun düşmesi bebeğe giden kan akımını da azaltacaktır.

http://www.biyologlar.com/gebeyken-yapmamaniz-gereken-10-sey

Nükleer Silahlardan Korunma ve İlk Yardım

Nükleer silahlar, yüzlerce kilo ağırlığında konvasiyonel patlayıcı içerir. Patlamalar tek bir büyük patlama veya küçük patlamalar şeklinde olabilir. Nükleer silahlar, aynı anda bir çok etki yapan, çok geniş alana yayılabilen ve radyolojik etkilere sahip silahlardır. Nükleer silahların etkileri çarpma, termal radyasyon, yüksek ısı, elektromanyetik dalga etkileri ve radyoaktif serpintidir. Çarpma etkisi insanları, yıkılan binaların enkazı altında bırakarak ya da fırlatarak ciddi yaralanmalara neden olur. Yüksek basınç nedeniyle de özellikle, hava içeren iç organlarda hasar oluşturur. Isı etkisi ise deri yanıklarına ve körlüğe neden olur. Nükleer silahlarla ortaya çıkan en büyük tehlike patlama ve yangınların çeşidiyle bağlantılı olmaksızın ortaya çıkan iyonize radyasyondur. Korunma, İlkyardım ve Acil Yardım Nükleer silahlarla olan patlama ve yangınlara diğer konvansiyonel patlama ve kazalardaki gibi müdahale edilir. Nükleer silahların bu etkilerine karşı uygulanan ilkyardım, diğer sebeplerle oluşan yaralanmalar ve yanıklarda olduğu gibidir. 1. İlk iş olarak çalışma alanları belirlenmeli, patlamanın veya kazanın olduğu “sıcak alan”a dikkatle yaklaşılmalıdır. Sadece özel eğitimli kişiler sıcak alana girebilir, diğer görevliler ve araçlar bu alana en az 50 metre uzaklıkta ve yüksek bir alanda veya kalkan rolü yapacak bir duvarın arkasında, temiz çalışma alanında olmalıdır. 2. 112, Acil Servis ve güvenlik için polis, askeri yetkililere haber verilmelidir. 3. Profesyoneller, özel koruyucu elbise giymeli ve maruz kalınan radyasyon dozunu ölçen dozimetreler takmalıdır. Özel koruyucu elbiseler yoksa mevcut giysiler güçlendirilmelidir. Bu amaçla, varsa ikinci bir herhangi giysi giyilebilir. Herhangi bir bez parçası maske olarak kullanılmalı, ceketler, yakalar iliklenmeli, pantolon paçaları çorapların içine yerleştirilmeli, baş herhangi bir kumaş parçası ile sarılmalı, saçlar gizlenmeli, gözler herhangi bir gözlükle korunmalıdır. Gebeler bölgeye girmemelidir. Radyasyon toz, duman ve sıvı ile bulaşmış olabileceğinden, kirli bölgede sigara içilmemeli, yemek yenilmemeli –içilmemelidir. 4. Yaralılar, travma olasılığına karşı dikkatlice ve uygun transport teknikleriyle sıcak alandan uzaklaştırılmalıdır. Yaralının boynunda, belinde, kol veya bacaklarında kırık olabileceği düşünülerek dikkatlice tesbit edilmelidir. Yaralının boynunun korunması çok önemlidir. Boyunda bulunan omur kemiklerinin arasından sinir ve dalları geçer. Yaralı bir kişide eğer boyun kemiklerinde kırık ya da çatlak varsa, taşınma sırasında boyun korunmaz ve kontrolsüz hareketlerle sarsılırsa bu kırık ya da çatlak daha büyük bir kırık haline gelir. Böylece bu kırık, keskin bir bıçak halini alıp sinir dalını tamamen veya kısmen keser. Bu da yaralının çok basit bir kazadan sonra bile yanlış taşınma nedeniyle sakat kalmasına yol açabilir. Bu amaçla boyunluk kullanılabilir. Elinizin altında boyunluk yoksa, boynun korunmasını bir havlu, ceket, battaniye, kazak ile de yapabilirsiniz. Yaralının boynunun etrafına bu sayılanlardan birini dolayarak boynu koruma altına alabilirsiniz. 5. Çalışan görevlilerin kendini koruması için sıcak alanda kalış süresini kısa tutması, 2-3 dakikayı geçirmemesi gerekir. 6. Sıcak alandan çıkar çıkmaz, hasta süratle değerlendirilip hayatı tehdit eden yaralanmalar belirlenmeli ve temel yaşam desteği uygulanmalıdır. 7. Hava yolu açık, solunum yeterli, kanama kontrol altında ise dekontaminasyonun ilk aşaması uygulanmalıdır: Dekontaminasyon, radyoaktif materyalin tehlike oluşturmasını engellemek üzere uzaklaştırılması, temas yerindeki miktarının azaltılması işlemidir. Bu amaçla hasta giysileri çıkarılmalı ve özel radyasyon geçirmeyen kaplara konmalıdır. Kaplar sıkıca kapatılıp radyasyon uyarısı ile işaretlenmeli ve kirli alanda bırakılmalıdır. Bu şekilde dekontaminasyonun %95’i tamamlanır. İkinci dekontaminasyon aşamasında hastanın yüzü ve elleri yıkanır. Böylece dekontaminasyonun %98’i tamamlanır. Üçüncü aşama ise saç ve saçlı derinin yıkanmasıdır. 8. Hasta Acil Servise götürülür. Görev biter bitmez ambulans personeli kendilerini dekontamine etmelidir. 9. Hastane acil servisine girmeden kirli çalışma alanında başlanan dakontaminasyon işlemi giysileri çıkarılmış hastanın vücut yüzeyleri ve saçları su ve sabunla yıkanarak tamamlanmalıdır Uz. Dr. Ülkümen Rodoplu Acil Tıp Derneği Genel Bşk.

http://www.biyologlar.com/nukleer-silahlardan-korunma-ve-ilk-yardim

IoT ve Ağ Tabanlı Tıbbi Cihazlarda Kritik Bir Özellik Olarak Güvenlik

IoT ve Ağ Tabanlı Tıbbi Cihazlarda Kritik Bir Özellik Olarak Güvenlik

Intel Security, Atlantik Konseyi’nin Sağlığa Yönelik Nesnelerin İnternetinde Zorluklar ve Fırsatlar Raporu Washington -2015 – Intel Security ve Atlantik Konseyi tarafından bugün yayımlanan yeni bir rapora göre, nesnelerin İnternetine (IoT) bağlı ağ tabanlı tıbbi cihazlar, güvenliğin en baştan dahili olarak sağlanması halinde büyük umut vaat ediyor.  Sağlığa Yönelik Nesnelerin İnterneti: Ödüller ve Riskler başlıklı raporda, tıbbi tedavi, ilaç tedavisi ve genel olarak sağlık ve esenlik hizmetleri için insan vücuduna giyilebilir, geçici olarak yutulabilir ve hatta dahili olarak yerleştirilebilir nitelikteki cihazlar dâhil olmak üzere, ağ tabanlı tıbbi cihazların güvenlik zorlukları ve toplumsal fırsatları ele alınıyor. Raporda endüstri dünyası, yasal düzenleyiciler ve tıp profesyonelleri için, hastalara sunulan değeri en üst düzeye çıkarırken, ağlar ve cihazlar arasında yazılım, donanım ve iletişim teknolojisinden kaynaklanan güvenlik zorluklarını en aza indirmelerine yardımcı olmak amacıyla tavsiyeler sunuluyor. Ağ tabanlı tıbbi cihazlar bedensel formdalığı, tıbbi sonuçları ve yaşam kalitesinin geliştirilmesini destekliyor. Rapora göre, bu teknolojilerin 15 yıllık bir süre içerisinde sağlık maliyetlerinde 63 milyar Dolar tasarruf ve hastanelerin donanım maliyetlerinde yüzde 15 ila 30’luk bir azalma sağlayabileceği öngörülüyor.  Ancak, raporda ağ tabanlı sağlık hizmetlerinin faydalarının, kişisel bilgi hırsızlığı ve cihazlara zarar vermeye yönelik kasıtlı müdahale, geniş kapsamlı kesintiler ve kazara oluşan arızalar gibi çeşitli endişeleri de beraberinde getirdiği belirtiliyor.   Intel Security bünyesinde Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Ağ Güvenliği Genel Müdürü olarak görev yapan Pat Calhoun, “Ağ tabanlı sağlık hizmetleri, Nesnelerin İnternetini çok kişisel bir hale getirebilir,” diyor. “Ağ tabanlı bir tıbbi cihazı bir kişiye bağladığınızda alabileceğiniz sağlık bilgileri, sağlık hizmetlerinde büyük bir gelişme sağlayabilir, ancak gizlilik ve ağ güvenliği ile ilgili müdahaleler de aynı derecede büyük bir risk oluşturuyor. Güvenlik, cihazdan ağa ve veri merkezine kadar sağlık ekosisteminin bütününe dahili olarak sağlanmalı.” Raporda, inovasyonu desteklerken, güvenlik risklerini en aza indirmek amacıyla çeşitli tavsiyeler sunuluyor: Güvenlik sistem kurulduktan sonra değerlendirilecek bir husus olmaktan ziyade, cihazlara ve ağlara en baştan gömülü olarak sağlanmalı Endüstri dünyası ve devletler, temelde yatan riskleri ele almak için, ağ tabanlı tıbbi cihazlara yönelik kapsamlı güvenlik standartlarını veya en iyi uygulamaları yürürlüğe koymayı değerlendirmeli Özel-özel ve kamu-özel işbirlikleri gelişmeye devam etmeli Tıbbi cihazlara ilişkin hukuki alışılagelmiş onay süreci iyileştirilerek, hem inovasyonların daha iyi bir şekilde teşvik edilmesi hem de sağlık kurumlarının resmi politika amaçlarını karşılaması ve kamu menfaatini koruması sağlanmalı ve hastaların ve ailelerinin kendi görüşlerini ifade edebilmesi için, kamuoyuna bağımsız bir söz hakkı verilmelidir.  Buradaki amaç, tüketicilerin cihazlarla ilgili uygulama ve işletim çalışmalarında, etkili olması kullanılabilirlik ve güvenlik arasında bir denge kurmaktır.   Raporun tam metnini http://www.mcafee.com/us/resources/reports/rp-healthcare-iot-rewards-ris...(link is external) adresinden yükleyebilirsiniz.   http://www.medical-tribune.com.tr

http://www.biyologlar.com/iot-ve-ag-tabanli-tibbi-cihazlarda-kritik-bir-ozellik-olarak-guvenlik

Vücuttaki oksijen seviyesini ölçen elektronik deri üretildi

Vücuttaki oksijen seviyesini ölçen elektronik deri üretildi

Japonya’da vücuttaki oksijen seviyesini ölçebilen elektronik deri üretildi. E-deri, ameliyat anında iç organların oksijensizlikten çökmesini önleyecek.

http://www.biyologlar.com/vucuttaki-oksijen-seviyesini-olcen-elektronik-deri-uretildi

2015’e Damgasını Vuran Türk Bilim İnsanları

2015’e Damgasını Vuran Türk Bilim İnsanları

2015 ‘e Türk bilim insanları damgasını vurdu. 2015 yılında ilk kez bir Türk bilim insanı Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Bilim alanında aldığımız bu nobel yurtdışında Türkiye’yi temsil ettiğinden büyük önem taşıyor.

http://www.biyologlar.com/2015e-damgasini-vuran-turk-bilim-insanlari

 Tıbbi cihazlarda ciddi güvenlik endişesi

Tıbbi cihazlarda ciddi güvenlik endişesi

Birçok büyük internet sitesini etkileyen DDos saldırılarını sıcak koltuğumuzdan izlerken doğru soruları sormayı ihmal mi ediyoruz? “Acaba sağlık bilgilerim güvende mi?

http://www.biyologlar.com/tibbi-cihazlarda-ciddi-guvenlik-endisesi

2017 Yılında Bilimde Bizleri Neler Bekliyor?

2017 Yılında Bilimde Bizleri Neler Bekliyor?

Geride bıraktığımız yıllar, bilimsel ilerleyişin bir sonraki adımına hazırlanılan zeminlerin tasarlanması için yapılan araştırmalara zaman sahipliği yaptı.

http://www.biyologlar.com/2017-yilinda-bilimde-bizleri-neler-bekliyor

Diyabet hastaları dövme ile izlenebiliyor

Diyabet hastaları dövme ile izlenebiliyor

Diyabet hastaları için mükemmel bir olay CGI of a colour-changing tattoo. Credit: DermalAbyss/Vimeo

http://www.biyologlar.com/diyabet-hastalari-dovme-ile-izlenebiliyor

Bitkilerde Su Kullanım Seviyesini Ölçen <b class=red>Giyilebilir</b> Sensör Tasarlandı

Bitkilerde Su Kullanım Seviyesini Ölçen Giyilebilir Sensör Tasarlandı

Iowa Eyalet Üniversitesi’nden bitkibilimci (botanikçi) Patrick Schnable ve çalışma arkadaşları tarafından düşük maliyetli, kolay üretilebilir ve bant şeklinde yapıştırılabilen grafen tabanlı bir biyosensör üretildi. Görsel: Liang Dong/Iowa State University

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-su-kullanim-seviyesini-olcen-giyilebilir-sensor-tasarlandi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0