Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 324 kayıt bulundu.

HÜCRE ZARINDAN MADDE GEÇİŞİ

Hücre zarının en önemli özelliği, canlı ve seçici – geçirgen olmasıdır PASİF TAŞIMA (ENERJİ HARCANMAZ) Difüzyon (Yayılma) Madde moleküllerinin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama doğru yayılmalarıdır. Difüzyon sırasında enerji harcanmaz ve canlılık şart değildir. Bazı durumlarda difüzyona uğrayacak madde bir taşıyıcı proteinle hücreye alınabilir. Buna ise kolaylaştırılmış difüzyon denir. Hücre zarı korundan geçebilecek maddeler;...

http://www.biyologlar.com/hucre-zarindan-madde-gecisi-1

Göç nedir ?

Kuşlarda göç, tanımlanmış iki coğrafi bölge arasında düzenli tekrarlanan nüfus hareketi olarak tanımlanabilir. Pek çok kuş türünde görülen ve üreme sonrası genç bireylerin çevreye yayılmalarını tanımlayan “saçılma” ve besin kaynaklarının bazı yıllarda yetersizliği sonucu baykuşlarda ve çaprazgagalarda olduğu gibi güneye ani hareketlenme ile tanımlı “işgal” göç sayılmazlar. Neredeyse her göçmen tür için farklı olan göç rota ve...

http://www.biyologlar.com/goc-nedir-

ALADAĞLAR MİLLİ PARKI

ALADAĞLAR MİLLİ PARKI

İli : ADANA Adı : ALADAĞLAR MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1995 Alanı : 54.524 ha. Konumu : Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir. Ulaşım : Niğde ili Çamardı ilçesine yaklaşık 15 km., Kayseri ili Yahyalı ilçesine ise 30 km. uzaklıktadır. Kaynak Değerleri :           Aladağlar Milli Parkı jeolojik yapı açısından değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon Mesozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun...

http://www.biyologlar.com/aladaglar-milli-parki

Jeomorfoloji Nedir

Güneş Sistemi’nin Oluşumu Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde Güneş oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler...

http://www.biyologlar.com/jeomorfoloji-nedir

Güneybatı Anadolu'nun Endemizmi

Güneybatı Anadolu'nun Endemizmi

"Batı Toros Dağları, jeolojik olarak Alp-Himalaya orojenik kuşağında yer alır ve önemli bir biyocoğrafi bölge, yüksek tür çeşitliliği ve endemizmi ile bir biyoçeşitlilik odağıdır.

http://www.biyologlar.com/guneybati-anadolunun-endemizmi

Türkiye'nin Gölleri ve Özellikleri

Yerkabuğunu çanak şeklindeki çukurlarını kaplayan göllerin oluşabilmesi için göl sularının beslenmesinin su giderlerinden daha fazla olması gerekir. Bunun sonucunda sıcak ve kurak bölgelerde yer alan bazı göl çanakları yılın ancak bazı dönemlerinde suya sahip olurlar bu şekilde göllere GEÇİCİ GÖL denir. Türkiye'nin gölleri ve genel özellikleri * Göllerin deniz seviyesinden yükseltileri farklılık gösterir. * Ülkemizde genelde yükselti batıdan doğuya...

http://www.biyologlar.com/turkiyenin-golleri-ve-ozellikleri

İNSANIN EVRİMİ

19. yy’ın ortalarıydı. 1859' yılında Türlerin Kökeni adlı bir kitap yayınlandı.Kitap Darvin imzasını taşıyordu : Charles Darwin ( 1809-1882). Darwin, 19. yüzyılın dahilerinden biriydi. 1871 de ise İnsanın İnişi yayımlandı. İşte Darvin' in bu kitapları insanın doğuşunun bilimsel anlamda ilk açıklama bildirileriydi. İnsanın Afrika' da ve Ekvator yakınında "doğduğu" artık kesinleşmiştir diyebiliriz. (İnsanın Yücelişi, s: 25) Dünya, böyle gelmiş...

http://www.biyologlar.com/insanin-evrimi

Ekolojik Kirlilik

En geniş anlamıyla çevre "ekosistemler" ya da "biyosfer" şeklinde açıklanabilir. Daha açık olarak çevre, insanı ve diğer canlı varlıkları doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etmenlerin tümüdür.İnsanları çevre kirliliği konusunda duyarlı hale getirebilmek için 1997 yılı çevre yılı olarak kutlandı. Çevrenin doğal yapısını ve bileşiminin bozulmasını, değişmesini ve böylece insanların olumsuz yönde...

http://www.biyologlar.com/ekolojik-kirlilik

Eklembacaklılar (Artropoda)

Eklembacaklılar (Artropoda) Tüm omurgasızlar arasında en başarılı ve çeşitli olanlar, kuşkusuz eklembacaklılardır. Bunların vücutlarının dış kısmı, sert parçalı bir dış örtü (dış iskelet) ile kaplıdır. Üyeleri eklemlidir. Böcekler Örümcekler, Akrepler, Çokbacaklılar Ve Kabuk¬lular günümüzün eklembacaklılarındandır. Fosil¬ler arasında bugün, soyları tükenmiş olan Trilobitomorflar ve Öyripteridler veya dev su akrepleri bu¬lunmuştur. Bütün bu...

http://www.biyologlar.com/eklembacaklilar-artropoda

Göllerin Jeolojik Yapıları

Göller göl çukurlarının meydana geliş şekillerine göre ikiye ayrılır. Doğal göller: Doğal çukurlarda suların toplanmasıyla oluşan göllerdir. Tektonik göller: Kıtalar arası kaymayla oluşan çatlakların, çukurların su ile dolmasından meydana gelmiş büyük ve derin göllerdir . Örneğin; Afrika’daki Tanganika gölü,Takoe gölü Asyadaki Baykal gölü, Aral gölü Türkiye’de Burdur, Eğridir, Acıgöl, Tuz gölü Hazar, Sapanca gölleri vardır . Ülkemiz...

http://www.biyologlar.com/gollerin-jeolojik-yapilari

AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI

AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI

İli : AĞRI Adı : AĞRI DAĞI MİLLİ PARKI Kuruluşu : 2004 Alanı : 87.380 ha. Konumu : Ağrı ve Iğdır ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Doğubeyazıt – Gürbulak ilçesi devlet karayolu ve Iğdır İli Nahçıvan sınır kapısı arasındaki devlet karayolu ile Milli Parka ulaşılabilir. Kaynak Değerleri :           2002 yılının uluslararası düzeyde “Dağlar Yılı” olarak kutlanması ve Türkiye’nin kutlama etkinlikleri çerçevesinde...

http://www.biyologlar.com/agri-dagi-milli-parki

CANLILARDA DAVRANIŞ VE UYARLAMA

Tüm canlılar yaşadıkları çevre ile uyum içerisinde yaşarlar. Organizmalar acaba çevresindeki değişimlere karşı nasıl davranırlar? Aynı tür canlılar birbirleri ile karşılaştı-ğında nasıl tepki gösterirler? Canlılarda kalıplaşmış ve değişmez davranışlarla mı doğar yoksa çevrenin ve yaşadığı alanın özelliklerine göre bu davranışlar sonradan mı kazanı-lır? İnsanlar bu tür sorulara hem yanıt ararlar hem de bu tür soruları artırırlar. Etoloji =...

http://www.biyologlar.com/canlilarda-davranis-ve-uyarlama

BAZI ÖZEL HİSTOLOJİK PREPATATLARIN YAPIMI

1-KAN PREPARATI: Omurgalı kanı iki türlü incelenir.a-Canlı olarak b-Tespit edilmiş ve boyanmış olaraka.Canlı olarak preparat hazırlanması: Doğrudan doğruya parmaktan lama alınan kan incelenir veya % 0.9’luk fizyolojik su içine kan damlatılıp , incelenir. Eritrositler birbirinden ayrıldığı için iyi görülür.Ayrıca 300 mg Ruj.nötr 100 cm3 saf suda eritilir. Bir damla lam üzerine konur sonra diğer bir lamın kısa kenarı ile bu sıvı lam üzerine yayılır ve...

http://www.biyologlar.com/bazi-ozel-histolojik-prepatatlarin-yapimi-1

Mutasyonlar

Mutasyon, DNA içindeki dört tür nükleotid halkasından bir veya daha fazlasında değişmedir. Bir tek halkada bile değişiklik anımsayacağınız gibi DNA mesajında bir harfin değişmesi demektir.DNA’dan kopya alan mesajcı RNA değişikliği içerecektir ve protein yapmakta olan makine tarafından farklı okunacaktır. Ortaya değişmiş bir protein çıkacak ve amino asit zincirinde bir halka farklı olacak, sonuç olarak da proteinin işlevi değişecektir. Mutasyonların en...

http://www.biyologlar.com/mutasyonlar

Senozoyik

(3. zaman) . Memeli ve Ot devri 65 milyon önce başlamış, 2 milyon yıl önce sonlanmıştır. Yaklaşık olarak 63 milyon sürmüştür. Senozoik tersiyer ve kuaterner olmak üzere iki döneme ayrılarak incelenir. Tersiyer başında ikinci toplu yok oluşun ardından yeryüzünde her şey yeniden başladı. Yaşam tümüyle normal hale gelinceye kadar yaklaşık 10 milyon yıl geçmişti. Büyük felaketten keseli ve plasentalı memelilerin ilkel tipleri az bir kayıpla kurtulmuştu....

http://www.biyologlar.com/senozoyik

Fotosentez

Dünya, canlı yaşamına en uygun olacak şekilde, özel olarak tasarlanmış bir gezegendir. Atmosferindeki gazların oranından, güneşe olan uzaklığına, dağların varlığından, suyun içilebilir olmasına, bitkilerin çeşitliliğinden yeryüzünün sıcaklığına kadar kurulmuş olan pek çok hassas denge sayesinde dünya yaşanabilir bir ortamdır. Yaşamı oluşturan öğelerin devamlılığının sağlanabilmesi için de hem fiziksel şartların hem de bazı biyokimyasal...

http://www.biyologlar.com/fotosentez

Evrim Nedir

“Bilimler, düşündügümüzün tam tersi bir düzen içinde geliştiler. Bize en uzak olan şeylerin yasalari en önce bulundu, sonra yavaş yavaş daha yakinlara sira geldi: Ilkin gökler, arkadan yer, sonra hayvanlarla bitmkilerin yaşami, sonra insan gövedesi en sonra da (Yine de en yarim yamala) insan zihni. Bu durumun anlaşilamayaca bir yani yoktur... Yalniz teme doga yasalarinin bulunmasi degil, dünyanin uzun süreli gelişmesiyle ilgil ögretinin kurulmasi da gökbilimle başladi;...

http://www.biyologlar.com/evrim-nedir

KITALARIN VE KARA PARÇALARININ KONUMLANMASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE KURAMLAR

Mevcut hayvan yayılışının açıklanmasında Kararlılık, Köprüler ve Kıtaların kayma kuramı olmak üzere üç temel kuramdan yararlanılmıştır. Bunlar: 1. Kararlılık (Permanenz) Kuramı Dünyadaki kıtaların ve bununla ilgili olarak ana karaların ve deniz tabanlarının oluşumundan beri ufak abzı değişiklilikerin dışında durumunu ve konumunu koruduğu ve değişmediğini varsayılmıştır. Bu kuramın en önemli savunucularından olan Wallace (1876) zoocoğrafik...

http://www.biyologlar.com/kitalarin-ve-kara-parcalarinin-konumlanmasi-ile-ilgili-gorus-ve-kuramlar

Bakteriyofaj Nedir ?

Bakteri yiyen canlı bakterilerin büyümesine engel olan onları eriten ve ancak elektron mikroskopla görülebilen bir ültravirüs. Süzgeçlerden geçen ve kültürden kültüre nakledilmesi mümkün olan bu ultra- virüs bakteri kolonilerinde görülebilen değişiklikler yapabilmekte ve bakteri hücrelerini hiç bir artık bırakmadan eritebilmektedir. bakteriyofajlar ın bilhassa zararlı bakterilerden meydana gelen çeşitli salgınlarda bakterileri yok etmek suretiyle önemli rolleri...

http://www.biyologlar.com/bakteriyofaj-nedir-

Anadolu Ve Neandertaller

Anadolu Ve Neandertaller

09 Ağustos 2016 da Neandertallerin son buzullararası dönemdeki (120-140 bin yıl önce) ekolojik nişi ve coğrafi dağılımı üzerine bir çalışma yayınlandı (1).

http://www.biyologlar.com/anadolu-ve-neandertaller

AKDENİZ KARA KÖPRÜLERİ

Palaeoloxodon antiguus (cücefil)'un Sardunya, Sicilya, Malta, Girit ve Kıbrıs Adaları'nda son buzul devrinden önceki katmanlarda fosillerinin bulunmuş olması, ana kıta ile bunlar arasında en az iki ya da daha fazla kara köprüsünün oluştuğunu gösterir (Post Villa-Franchial fauna).

http://www.biyologlar.com/akdeniz-kara-kopruleri

Tatlısu hapitatları

Tatlısu hapitatları Deniz suyunda ise binde 35 oranında tuz bulunur. Acı sularda tuz oranıbinde 5 ile 30 arasındadır. Tatlı sular binde 5 daha az tuz taşıyan karalarıniçlerinde bulunan su kütleleridir. Temel olarak Akarsular lotik ve göller lentikolarak iki kısıma ayrılabilir.Bir akarsu kaynağından denize kadar 5 ana kısıma ayrılabilir bu ayrımdabaskın olan balık türleri kullanılmıştır Alabalık zonu Thymalus zonu Barbus zonu Abramis zonu Acısu zonuGöller...

http://www.biyologlar.com/tatlisu-hapitatlari

STOK ERİYİKLER

Bunlar çalışma anında el altında bulundurulması için daha önceden hazırlanan eriyiklerdir. Biyoloji yönünden eriyikler 3 grup altında toplanabilir;İzotonik eriyikler : Osmatik basıncı hücre ile aynı olan eriyiklerHipotonik eriyikler : Osmatik basıncı hücreninkinden daha az olan eriyiklerHipertonik eriyikler : Osmatik basıncı hücreninkinden daha fazla olan eriyikler.İzotonik eriyiğe konan hücre ya da dokularda hiçbir değişme görülmediği halde, hipotonik bir...

http://www.biyologlar.com/stok-eriyikler

SOYA KÖPRÜSÜ

En azından Pleistosenin başında, Japonya ile Asya ana kıtası arasında bir kara köprüsü vardır; çünkü Japonya'daki Pleistosen'in alt katmanlarında, özellikle ana kıtada yaygın bulunan birçok hortumlumemeli türü (Proboscidia) bulunmuştur. Deniz düzeyi bugünkünden 60 m. aşağıya düşünce Amur Nehrinin alt bölgelerinden Sibirya'nın kıyılarına, Sakhalin adası aracılığıyla bir köprü kurulmuştur. Bununla birlikte, Pre-Pleistosen'de, buzullaşmaya bağlı deniz...

http://www.biyologlar.com/soya-koprusu

Avrupa'da Son <b class=red>Buzul</b> Maksimum'da İnsan Populasyon Dinamikleri

Avrupa'da Son Buzul Maksimum'da İnsan Populasyon Dinamikleri

Buzullararası dönemlerin buzul dönemleri birbirinden ayırdığı (veya tersi) buzul buzullararası döngüler, ilk kez Kuvaterner (yaklaşık 2,6 milyon yıl öncesinden günümüze kadar geçen devir) başlangıcında belirmiştir.

http://www.biyologlar.com/avrupada-son-buzul-maksimumda-insan-populasyon-dinamikleri

PANAMA KANALI

Kuzey Amerika'daki (Alaska'ya kadar) Pleistosen faunası içerisinde Güney Amerika'ya özgü hayvanlar (tembel hayvanlar) bulunur. Güney Amerika'da da yalnız Kuzey Amerika'dan gelebilecek at ve geyikler bulunmuştur. Bu nedenle. Kuvaterner boyunca, devamlı olmasa da, faunanın alış verişini gerçekleştirebilecek Panama Kıstağı mevcuttu. Bugün, bu geçişin gerçekleştiği yerde, 300 km. uzunluğunda yağmur ormanı ve bir çeşit turbalık-bataklık vardır. Böyle bir arazi,...

http://www.biyologlar.com/panama-kanali

Yayınım - Difüzyon ve Geçişme - Osmoz

Yayınım olayında ise olayın başladığı ve bittiği veya dengeye vardığında atom ve moleküller arası ilişkileri farklıllık gösterir. Uçucu maddelerin sıvı veya katı formdan gaz faza geçerek yayınması ve suyun buharlaşması buhar basıncı farkı sonucunda başlayıp yürüyen bir yayınım olayıdır ve DH = 0 olduğunda net, gözlenebilir, ölçülebilir yayınım durur. İki kapalı kap arasında yayınımı sağlayacak bir açıklık oluştuğunda gazların bağıl...

http://www.biyologlar.com/yayinim-difuzyon-ve-gecisme-osmoz

HİSTOLOJİ KESİT ALMA VE PREPARAT GÖMME HATALARI

Mikrotom denilen aletle doku parçasını içeren parafin bloklarından 5-10 mm kalınlıklarında kesitler alınır. Bunun için, mikrotomda kullanılan bıçağın çok keskin olması ve uygun açıda kullanılması şarttır. Kesitler, jelatin solusyonu ihtiva eden 4O-50 C lik su banyosuna atılırlar. Jelatin, kesitlerin lamlara yapışmasına yardım eder. Böylece su banyosuna atılan kesitler ısının tesiri ile açılırlar. Sonra birer birer lamlara alınarak kurumaya terkedilirler....

http://www.biyologlar.com/histoloji-kesit-alma-ve-preparat-gomme-hatalari

Darwin Neyi Öğretti

Darwin Türlerin Kökeni`ni yazdığı sıralarda insanlar, yeryüzünün ve canlıların geçmişte nasıl yaratılmışlarsa aynı biçimde hiç değişmeden var olmaya devam ettiklerine inanıyorlardı. Yüce bir irade dünyaya `ol` demişti ve o, en tamam haliyle oluvermişti. Bu değişmez doğa inancı insanlığı 19. yüzyıla kadar idare etti. Sonra Darwin`in kitabı çıktı ortaya. Tam da büyük altüst oluşlarla insanlığın makus talihinin değişmeye başladığı dönemdi. Ve...

http://www.biyologlar.com/darwin-neyi-ogretti

Kıtaların Kayma Kuramı (=Continental Drift)

Günümüzde Wegener (1912)’ın kıtaların kayma kuramı genel bir kabul görmektedir. Bu kuram özet olarak dünya yaklaşık olarak 200-250 milyon yıl önce tek bir kıtadan oluştuğunu ve daha sonra bu kıtanın parçalaranark günümüzdeki kıtaları oluşturduğu şeklinde ifade edilebilir. . Wegener bu bütün kıtaya “Dünya Kıtası” anlamında Pangea adını vermiştir. Tek kıtadan bahsedilince, tek bir okyanustan da bahsetmek gerekir. Okyanuslarda, “Bütün Okyanuslar”...

http://www.biyologlar.com/kitalarin-kayma-kurami-continental-drift

FİKSATİFLER VE HAZIRLANIŞLARI

Fiksatifler kullanımlarına göre iki gruba ayrılabilir.l-Mikro-anotomik fiksatifler: Bu fiksatifler doku tabakaları arasındaki bağlantıları ve geniş hücre kümelerinin diğeri ile bağlantılarını tam olarak korumak amaçlandığında kullanılır. Normal ve patolojik histolojinin rutin çalışmalarının çoğu bu tip fiksatiflerle yapılmaktadır. 2-Sitolojik fiksatifler: Hücreyi oluşturan elementleri korumak istendiğinde kullanılırlar. Penetre olma gücü, büyük doku...

http://www.biyologlar.com/fiksatifler-ve-hazirlanislari-1

Bitki Ve Hücrelerde Boşaltım

Hücrelerde metebolizma sonucu ortaya çıkan zararlı maddelerin dışarı atılmasına boşaltım denir. Organizmada boşaltımla görevli bütün organların veya yapıların meydana getirdiği sisteme ise boşaltım sistemi denir. Boşaltım sisteminin diğer önemli bir görevi de organizmadaki hücrelerin yaşamasına uygun ve dengeli bir iç ortamın devamını sağlamaktır. Hücrelerde Boşaltım : Hücre zarları su ve suda çözünen mineral tuzların büyük moleküllere göre daha...

http://www.biyologlar.com/bitki-ve-hucrelerde-bosaltim

HİSTOLOJİK PREPARAT TESPİT AJANLARI

A-SIVI TESPİT AJANLARI: Tek ya da diğer sıvılarla ve katılarla karıştırılarak kullanılan en çok kullanılan sıvı tespit ajanları, alkol, aseton, formalin, gluter aldehit ve asetik asittir. Trikloroasetik asit daha az kullanılır. Son yıllarda trikloroasetik asit hem fiksatif hem de dekalsifiye ajanı olarak kullanılmaktadır.1-Absolu Alkol: 78 C de kaynayan, renksiz, tutuşabilen bir sıvıdır. Glikojeni iyi korur ancak çekirdek detayının kaybına ve sitoplazmanın...

http://www.biyologlar.com/histolojik-preparat-tespit-ajanlari

Tetis(Tethys) Denizi ve Bağlantılarının Oluşumu

Paleozoyikten Tersiyerin başlarına (Oligosen'e kadar) kadar dünyayı kuşak gibi saran ilkin denizlerden birisiydi . Bu denizin tortullarından, Himalaya, Toroslar, Dinarlar ve Alpler oluştu. Alplerin oluşumuyla, Tetisin varlığı sona erdi. Bugünkü Akdeniz Tetis denizinin bir kalıntısıdır. Bu denizin en tipik fosili Nummulitlerdir. Oligosende Anadolu’yu oluşturan kara parçası hemen hemen deniz seviyesinin altındaydı ve büyük bir olasılıkla birkaç küçük adadan...

http://www.biyologlar.com/tetistethys-denizi-ve-baglantilarinin-olusumu

ULUDAĞ MİLLİ PARKI

ULUDAĞ MİLLİ PARKI

İli : BURSA Adı : ULUDAĞ MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1961 Alanı : 12.732 ha. Konumu : Marmara Bölgesi’nde, Bursa ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Bursa’dan 34 km’lik yaz-kış açık kara yolu ile veya teleferikle 20 dakikada Sarıalan’a çıkılarak, oradan da minibüslerle oteller bölgesine ulaşılır. Özel helikopter servisi ile İstanbul’dan 25 dakikada milli parka varılabilir. Kaynak Değerleri :           Yer kürenin derinliklerinden...

http://www.biyologlar.com/uludag-milli-parki

SİTOLOJİK TESPİT SOLUSYONLARI

A – Champy Karışımı % 3 ‘lük potasyum dikromat …………….………7 cc% 1 ‘lik Kromik asit ……………………………7 cc% 3 ‘lik Osmium tetraoksit (O5O4)………..……4 cc Fiksatif hazırlanıp saklanabilir. Doku parçaları 6 -24 saat kadar tespit edilir. Bu süre kadar akarsuda yıkanır. B- Hirschler Fiksatifi% 3 ‘lük potasyum dikromat …………….… ….1 cc% 1 ‘lik Kromik asit …………………………….1 cc% 3 ‘lik Osmium tetraoksit...

http://www.biyologlar.com/sitolojik-tespit-solusyonlari

HAYVANLARI TOPLAMA VE SAKLAMA TEKNİKLERİ

Her hayvan grubu için farklı yöntemler kullanılarak hayvanlar doğal ortamlarından toplanırlar. Salyangozları, midyeleri, zar kanatlılar dışında kalan diğer bütün böcekleri, keneleri, kırkayakları, kurbağaları, tespih böceklerini, toprak solucanlarını, deniz şakayıklarını el ile tutabiliriz. Çıyan, örümcek, kelebek tırtılları ters yüzen   sokucu ve zehirli hayvanları pens ile tutabiliriz.Su böcekleri, kurbağa ve kurbağa yavruları ile çekirge gibi...

http://www.biyologlar.com/hayvanlari-toplama-ve-saklama-teknikleri

Endosporlar

Endosporlar

Endospor, bir bakterinin uygun olmayan koşullar altında sitoplazma yüzeyini minimuma indirerek metabolizmasını en düşük halde çalıştırmasıyla ortamın dış etkilerinden korunması amaçlı olarak aldığı haldir.

http://www.biyologlar.com/endosporlar

TUNDRA

Kutuplarda, toprakları sürekli don olan dağların yüksek kesimlerinde ve yaz aylarında kısa bir vejetasyon dönemine sahip olan bölgelerde görülür. Sıcaklık 0°C'lik bir izoterm gösterir; arktik yani alpinik vejetasyon (likenler, yosunlar ve bodur çalılıklar) yaygındır; ağaçlar sürekli büyüme yeteneğini yitirmişlerdir. Soğuk ve berrak sular, bu donmuş topraklarda derinlere süzülüp akamadıklarından, gölet, turba ve bataklıklar oluştururlar. Aşırı iklim...

http://www.biyologlar.com/tundra

Hayvanlar Alemi ve Hayvanların Sınıflandırılması

İnsanoğlunun isim kullanmaya başlaması sistematiğin başlangıç noktası olarak kabul edilir. MÖ 383- 322 yıllarında Aristo "hayvanlar yaşam şekillerine, hareketlerine, vücut yapılarına, alışkanlıklarına göre sınıflandırılabilir" diyerek bu bilimin temelini oluşturur. Bu düdşünce 2000 yıl sürmüştür. 1627- 1705 yıllarında John Ray sınıflandırmada doğal sistemi ileri sürmüştür. Linne yazdığı Systema Natura adlı kitabıyla zoolojik nomenklatürün...

http://www.biyologlar.com/hayvanlar-alemi-ve-hayvanlarin-siniflandirilmasi

GÖLLER VE ÖZELLİKLERİ

Göl : Karalar üzerindeki çukur alanlarda birikmiş ve belirli bir akıntısı olmayan durgun su kütlelerine göl denir. Göller tek tek bulundukları gibi yan yana birden fazla da bulunabilirler. Göllerin yan yana bulundukları bölgelere göller yöresi denir. Göllerin Özellikleri Göllerin bulundukları bölgenin iklimi, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri; Gölün büyüklüğü : Dünya üzerindeki göllerin büyüklükleri değişkendir. Hazar Gölü Dünya’nın en büyük...

http://www.biyologlar.com/goller-ve-ozellikleri-1

TAİGA

İğneyapraklı tundra ormanlarının güneyinde yer alır. İklimi, sürekli don olan topraklardaki gibi değildir. Fakat sürekli düşük sıcaklık tipiktir. Taiga faunası içinde soğuğa dayanıklı orman sakinleri artmıştır. Tüm tundra hayvanlarını bulundurmasının ötesinde, ilave olarak belirli bir zenginlikte orman faunasını da barındırır. Böyle bir ortamda, rengeyiklerinin ekosistemdeki en önemli diğer hayvan türlerinden, parazitlerden, düşmanlardan ve besin...

http://www.biyologlar.com/taiga

Paleolimnoloji Nedir

Paleolimnoloji eski zamanlarda var olmuş göllerin geçmiş durumlarını yataklardaki Göl Alm.See, Teich (m), Fr. Lac, étang (m), İng. Lake.Karayla çevrili, oldukça derin ve geniş su alanı. Arâzi yapısı îtibârıyle akıntısı bulunan veya bulunmayan çukur yerlerde, zamanla su birikmiş ve göller teşekkül etmiştir. Göl çukurları, birbirine benzemeyen muhtelif olaylar netîcesinde ortaya çıkmıştır. Eski vâdi buzullarının aşındırdıkları yerlerde, kraterlerin...

http://www.biyologlar.com/paleolimnoloji-nedir

GÖLLLER VE OLUŞUM ŞEKİLLERİ

Karalar üzerindeki çukurlarda birikmiş durgun sulara göl denir. Bulundukları bölgenin iklim jeolojik ve jeomorfolojik yapısına bağlı olarak farklılık gösteren dünyanın hemen her tarafına dağılmış irili ufaklı bir çok göl bulunur. Dünyanın en büyük gölü Asya kıtasında Hazar ve en derin gölü de yine bu kıtada Baykal gölüdür. Göller yağışlarla göle dökülen akarsularla ve kaynaklarla beslenirler. Eğer bir göle buharlaşma yoluyla kaybettiğinden daha...

http://www.biyologlar.com/golller-ve-olusum-sekilleri

DOKUDAKİ SUYUN ALINMASI (Dehidrasyon-Dehidratasyon)

Su ihtiva eden fiksatifte tespit edilen ve suda yıkanan dokularda aşırı miktarda su bulunur. Bazı durumlar haricinde ( dondurma ve suda eriyen gömme materyali ) dokudaki bu suyun çıkarılması (dehidratasyonu) gerekir. Tespit ve yıkama sırasında doku çok yumuşaktır. Çabuk parçalanabilir, kesilmez. O nedenle doku içindeki su yerine geçecek, hücre içini ve hücreler arasını doldurup dokuya birkaç mikron kalınlığında kesilebilecek kadar sertlik kazandıracak bir ortama...

http://www.biyologlar.com/dokudaki-suyun-alinmasi-dehidrasyon-dehidratasyon

Bitki Fizyolojisi Bölüm 2

Bilindiği gibi fizyoloji organeller, hücre ve dokular ile organ ve organizmaların canlılığını sağlayan işlevlerini, ilişkilerini ve cansız çevre ile etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Bitki fizyolojisi de bu çerçevede mikroalglerden ağaçlara kadar tüm bitkilerde bu konuları araştırır. Günümüzde bilgi birikiminin ve iletiminin çok hızlı artışı nedeniyle bilim dallarının sayılarındaki artış yanında sürekli yeni ara dalların ortaya çıkması...

http://www.biyologlar.com/bitki-fizyolojisi-bolum-2

BİTKİ FOSİLLERİNİN ANLAMI

Fosillerin ve fosilleşmenin süreci içinde, bitki fosillerinden hiç söz etmedik. Ne var ki, geçmişin bu kalıntıları, yeryüzünün paleontolojik tarihinde özel bir rol oynarlar. Kara ve denizlerdeki canlı bitkisel madde, her zaman hayvansal maddeden çok olmuştur. Geçmişte olduğu gibi, bugün de, bitkiler hiç değilse niceliksel bakımdan dünyaya egemendirler. Bu nedenle, kayalar arasında çok sayıda bitki fosiline rastlanacağı düşünülebilir. Oysa gerçekte böyle bir...

http://www.biyologlar.com/bitki-fosillerinin-anlami

Böceklerin Kökeni ve Evrimi

Prekambriyumdan önce monofiletik ikiz grup olusturan Mandibulata (Crustacea) ve Tracheata (Myriapoda ve Insecta) büyük bir olasilikla suda yasayan ve spermalari spermatofor içinde toplanan ana kök daha sonra ikiye ayrilmis, bir grubu sularda kalarak Crustacea'yi (kabuklular), ikinci grup karaya çikarak Tracheata'yi meydana getirmistir > prekambriyumda ayrilmistir. Tracheata'ya geçis sirasinda, ikinci maksil, labium halinde kaynasarak bir agiz boslugu meydana gelmis, ikinci antenler...

http://www.biyologlar.com/boceklerin-kokeni-ve-evrimi

Set Gölleri

Set Gölleri: Çöküntü çukurlarının, vadilerin ya da koyların önünün bir setle kapatılması sonucu oluşan göllerdir. Set gölü çeşitleri a. Volkanik Set (Lav Seti) Gölü: Volkanik olaylar sırasında çıkan lavların bir çukurluğun önünü kapatmasıyla oluşan göllerdir. Ülkemizde Van, Erçek, Nazik, Çıldır, Haçlı ve Balık gölleri ülkemizdeki volkanik set gölleridir. VAN GÖLÜ ÇILDIR GÖLÜ ERÇEK GÖLÜ b. Heyelan Set Gölü:Heyelanlar sonucu...

http://www.biyologlar.com/set-golleri

Küresel ısınma kapıda

Dünya, İkinci Dünya Savaşı`ndan bu yana artan bir sanayileşme ve gelişim süreci yaşıyor. Teknoloji ilerliyor, yeni fabrikalar kuruluyor, trafiğe çıkan araç sayısı her geçen gün artıyor. Amaç insanoğlunun yaşam kalitesini artırmak. Ancak insanlığı, hatta tüm canlıları tehdit eden `küresel ısınma` yine bu sürecin bir sonucu. Eriyen buzullar. Kuruyan su kaynakları. Doğal ortamları yok olan ve günden güne sayıları azalan canlı türleri... Bunlar,...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-kapida

 
3WTURK CMS v6.0