Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 1834 kayıt bulundu.

İNSANIN KÖKENİ NEREDE YADA İNSAN NEREDEN GELDİ?

Hepimiz zaman zaman bu ve benzeri soruları kendi kendimize sormuş ve cevap aramaya çalışmışızdır. Bu sorular insan için yeni şeyler değil. İnsan merak eder. İnsan, insan olmaya başladığı zaman ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini, evrendeki yerini kendi kendine sordu ve o zamanlardan günümüze kadar bu sorulara farklı biçimlerde cevaplar verdi. Bu cevaplara göre çeşitli dinler ve felsefi akımlar ortaya çıktı. Bilimsel olarak, ilk kez Fransız doğa...

http://www.biyologlar.com/insanin-kokeni-nerede-yada-insan-nereden-geldi

Kalp

Kalp

Kalbin ana görevi kanı pompalama görevidir. İnsan, kuş ve memelilerde kalp birbirlerinden bölme ile tamamen ayrılmış dört boşluktan oluşur.

http://www.biyologlar.com/kalp

Virüslerde Litik ve Lizogenik Enfeksiyonu Karşılaştırınız

LİTİK EVRE: 1-Virüsün bakteriye tutunması 2-Virüs nükleik asitinin bakteriye girişi 3-Virüs nükleik asitinin çoğlaması 4-Virüs nükleik asitinin yeni sentezlenen protein kılıfla çevrilmesi 5-Bakteri hücre duvarının erimesiyle yeni virüslerin serbest kalması LİZOGENİK EVRE: 1-Virüs nükleik asitinin serbest kalması 2-Virüs DNA'sının bakteri DNA'sına entegre olması 3-Profaj oluşumu 4-Bakteri hücresinin bölünmesi 1913 te Britan yalı bakteriyolog Frederick...

http://www.biyologlar.com/viruslerde-litik-ve-lizogenik-enfeksiyonu-karsilastiriniz


Hücre zedelenmesinin nedenleri ve zedelenmeye karşı hücrenin verdiği uyum yanıtları nelerdir; hasara uğrayan dokunun onarılması nasıl gerçekleşir?

Hücre Zedelenmesinin Nedenleri Hücre zedelenmesinde pek çok etken söz konusudur. Trafik dahil pekçok kazanın neden olduğu gözle görülen fiziksel travmalardan, belli bazı hastalıklarda neden olabilen defektli enzimleri oluşturan gen mutasyonlarına kadar sıralanabilir. Zedeleyici etkenler aşağıdaki gibi, sınıflanabilir. Oksijen Kayıpları: Hipoksi (oksijen azlığı- oksijen yetersizliği), hücre zedelenmesi veya ölümünün en önemli ve en çok görülen nedenidir....

http://www.biyologlar.com/hucre-zedelenmesinin-nedenleri-ve-zedelenmeye-karsi-hucrenin-verdigi-uyum-yanitlari-nelerdir-hasara-ugrayan-dokunun-onarilmasi-nasil-gerceklesir

Biyoloji Olimpiyatı Seçme Sınavı Soruları

1. Eşey hormonlarının kimyasal yapısı aşağıdaki bileşiklerden hangisine uyar? A) Karbonhidrat B ) Protein C) Lipit D) Steroit E) Mukopolisakkarit 2. Bir bitki hücresi hipertonik bir çözeltiye konulduğunda ilk olarak aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir? A) Hücre porlarının kapanması B ) Hücrenin patlaması C) Plazmoliz D) Ozmotik basıncın dengelenmesi E) Metabolik işlevlerin durması 3. Aşağıdakilerden hangisi prokaryotik hücreler için geçerli değildir? A)...

http://www.biyologlar.com/biyoloji-olimpiyati-secme-sinavi-sorulari

Akdeniz anemisi nedir?

Akdeniz anemisi nedir?

Akdeniz anemisi nedir: Tıpta Talasemi adıyla da bilinen Akdeniz anemisi, anne ve babadan çocuklara geçen, Akdeniz ülkelerindeki ırklarda görülen genetik bir tür “kansızlık” hastalığıdır. Kandaki alyuvarlarda yer alan globin geninin yapısındaki bozukluk kansızlığa sebep olur. Eğer anne-babadan geçen gen sağlıklıysa çocuk da sağlıklı, biri yapısal bozukluğa sahipse çocuk taşıyıcı, ikisi de bozuksa çocuk talasemi hastası olur. Kesin tanının koyulabilmesi...

http://www.biyologlar.com/akdeniz-anemisi-nedir

Acidovorax avenea subsp. Citrulli

Acidovorax avenea subsp. Citrulli, kısa adıyla (Aac) olarak bilinen karpuz ve kavunlarda “karpuz meyve yanıklığı” olarak da bilinen bakteriyel bir hastalıktır. Bu hastalık 1989 yılındanberi ABD başta olmak üzere karpuz yetiştiriciliği yapılan pek çok ülkede büyük zararlara neden oldu. NAKTUINBOUW Laboratuarları 2005 yılındanberi bu etmenin doğru ve hızlı teşhisi üzerinde çalışmakta. Bu laboratuarın yaptığı araştırma sonuçlarına göre Aac etmeni ile...

http://www.biyologlar.com/acidovorax-avenea-subsp-citrulli

İnsanlarda Mutasyon ve Doğal Seçme

İnsanlar daha basit canlı biçimlerinden, mutasyon ve cinsel karışımla evrimleştiler; tıpkı bakteri ve pervanelerde olduğu gibi. Şimdi bile işleyen olgunun bazı yönlerini görebiliriz İnsanlarda bazı mutasyonlar, bedende önemli bir işlevi olan bir proteinin neden olduğu bir hastalık biçiminde ortaya çıkabiliyor. Proteinin işlevim yerine başaramaması bir hastalık nedeni olabiliyor. Bugün bu nedenle oluştuğu bilinen bir sürü genetik hastalık var; her birinde...

http://www.biyologlar.com/insanlarda-mutasyon-ve-dogal-secme

İnsanlarda Mutasyon ve Doğal Seçme

İnsanlar daha basit canlı biçimlerinden, mutasyon ve cinsel karışımla evrimleştiler; tıpkı bakteri ve pervanelerde olduğu gibi. Şimdi bile işleyen olgunun bazı yönlerini görebiliriz İnsanlarda bazı mutasyonlar, bedende önemli bir işlevi olan bir proteinin neden olduğu bir hastalık biçiminde ortaya çıkabiliyor. Proteinin işlevim yerine başaramaması bir hastalık nedeni olabiliyor. Bugün bu nedenle oluştuğu bilinen bir sürü genetik hastalık var; her birinde...

http://www.biyologlar.com/insanlarda-mutasyon-ve-dogal-secme-1

Kuşların Kökeni ve Evrimi

Yeryüzünde bizimkine nazaran çok uzun bir geçmişe sahip olan kuşlara, insanlık tarihi boyunca mitolojik figür, sanat esini, barış, güç, bilgelik sembolü olarak rastlamamız, kuşların insanlar için salt besin kaynağı olmamış olduğuna işaret eder. Ikarus’u hatırlarsak, kuşların birçok hikâyenin kaynağında yer almalarının nedeni belki de insanlığa hayranlık veren uçma yetenekleridir. Yine de kuşlarla ilgili en sürükleyici hikâyenin, zaman tünelinde...

http://www.biyologlar.com/kuslarin-kokeni-ve-evrimi

Bakterilerin sınıflandırılması

Bakterilerin sınıflandırılması türler arasında bulunan akrabalık ilişkilerine göre yapılan ökaryot sınıflandırılmasına pek benzemez. Bakteriler için tür kavramı genetik bir gerçeklikten çok kavramsal bir anlayıştan kaynaklanır. Bugün bilinen binlerce türün sınıflandırılması herşeyden önce benzerliklere dayanır. Bu bakteri sistematiği kurmak için kullanılan ölçütler sitofizyozlajik özelliklerin tümüne dayalı bir hiyerarşiden kaynaklanır. Üç...

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-siniflandirilmasi

Jeoloji Bilimi ve Jeolojik Devirler

Ordovisyen, Paleozoik dönemin geri kalanında okyanusları dolduracak olan faunanın kurulduğu dönemdir. Kambriyen döneminde ortaya çıkan hayvanların pek çoğu aynı dönem içinde gerçekleşen yok oluşlar sonucunda tamamen ortadan kalktı. Bu yok oluşlardan yara almadan ya da hafif bir zararla kurtulabilenler ise gidenlerden kalan yerleri işgal ederek oldukça çeşitlendi. Deniz omurgasızlarında görülen bu büyük çeşitlenme"Ordovisyen uyumsal açılımı" olarak bilinir....

http://www.biyologlar.com/jeoloji-bilimi-ve-jeolojik-devirler

İnfeksiyonun Mekanizması

Doğada çok yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardan ancak çok az bir bölümü insan ve hayvanlar için hastalık yapıcı niteliktedirler (patojenik mikroorganizmalar). Geri kalan büyük bir bölümü ise infeksiyon veya hastalık oluşturamamaktadırlar (apatojenik mikroorganizmalar). Ancak, genellikle hastalık oluşturmadığı bilinen bazı etkenler de, fazla stres nedeniyle konakçının direncinin kırıldığı hallerde veya bazı özel durumlarda, (immun yetmezlik...

http://www.biyologlar.com/infeksiyonun-mekanizmasi

Bakterilerde Okaryotik Prokaryotik Hucre

Mikroorganizmaların Hücre Yapıları Ökaryötik Hücre Nedir; Ökaryötik yapılı canlı hücresinin (alg, maya, mantar, protozoon, ve gelişmiş canlılar) temel özelliği, genetik şifreleri taşıyan DNA’nın bir zarla çevrili olan çekirdekte bulun­masıdır. Prokaryotik Hücre Nedir; Prokaryotik yapıdaki hücrelerde (Bakteriler) ise hücre duvarların kompleks olması ve tek kromozomdan ibaret olan genetik materyalin sitoplazma içerisinde dağınık bir şe­kilde...

http://www.biyologlar.com/bakterilerde-okaryotik-prokaryotik-hucre

Örümceğimsiler

Arachnidalar, Arthropoda (eklembacaklılar) filumunun, başta örümcekler, akrepler, akarlar, keneler ve uyuz böcekleri olmak üzere, 70 bin kadar etçil ve karada yaşayan omurgasız türüdür.. Arachnida üyelerinin en belirgin özellikleri, iyi gelişmiş bir baş bölümü ile sert (kitinleşmiş) bir dış iskeletten oluşan bölütlü gövde yapısı ve çift sayıdaki eklemli gövde uzantılarıdır. Büyüme sürecinde birkaç kez kabuk (dış iskelet) değiştiren bu hayvanların...

http://www.biyologlar.com/orumcegimsiler

Evrime bir kanıt: Reseptör G-Proteinleri

Bu yazımızda, 2011 yılında bir proje olarak tamamlanmış reseptör G-Proteinleri projesinden bahsedeceğiz. Bu proje evrimsel bir kanıt olarak sunulmaktadır. Bir çoğumuzun yeni duyduğu bu terimi aslında birçok canlı türü hücrelerini dış katmanlardan koruyan hücre zarlarında milyonlarca yıldır kulanmaktadırlar. Birçok üniversiteden bilim adamlarının ortak yürüttüğü 100 canlı türünde yapılan çalışmada hücre zarların da yer alan reseptör G-Proteinlerinin...

http://www.biyologlar.com/evrime-bir-kanit-reseptor-g-proteinleri

Escherichia Coli (E.coli) Salgınları

Escherichia Coli (E.coli) Salgınları

Son günlerde Amerika’da yaşanan bir salgın ile kendini tekrar hatırlatan Escherichia Coli –E.coli- , Centers for Disease Control and Prevention (CDC)’un verilerine göre 2006’dan beri neredeyse her yıl Amerika’da salgınlara sebep olmaktadır.Bakteri insanların ve memeli hayvanların bağırsak florasında yaşar. Bu bakteriyi eğer su ya da besinlerden izole ediyorsak işte o zaman büyük bir sıkıntımız var demektir. Zira buralardan izolasyon su ya da besinlere dışkı...

http://www.biyologlar.com/escherichia-coli-e-coli-salginlari

Atom Altı Parçacıklar Bölüm 1

Bu yazımızda, günümüzde Fizik Bilim İnsanlar'ının da en çok araştırma yaptıkları konulardan birine değineceğiz: Atom altı parçacıklardan. Yüzyıllarca insanların zihinlerini şu sorular sürekli meşgul etmiştir; maddeler nasıl meydana geldi? Maddeler nelerden oluşurlar? Ancak bu sorular hiçbir zaman bitmeyecek gibi de durmaktadır. Çünkü her yeni araştırma beraberinde cevaplanmamış yeni bir soruyu da getirmektedir. Bilindiği gibi maddelerin en küçük yapı...

http://www.biyologlar.com/atom-alti-parcaciklar-bolum-1

Tahtakurusu (Hemiptera ) Sınıflandırılması

Yarımkanatlılar (Hemiptera), böcekler (Insecta) sınıfından böcek takımı. İnsanda kan emen tahtakurusu (Cimex lectularius) üzerinde Aristophanes (MÖ 25)’in gözlem yaptığı bilinmektedir. En azından belli gruplarının pis koku çıkarması, bu hayvanların insanlar tarafından kolayca tanınmasını sağlamıştır. Genel tanımları : Hemen her zaman dört kanatlıdırlar. Tüm yaşam ortamlarına yayılarak çeşitli vücut yapıları kazanmışlardır. Tipik olarak...

http://www.biyologlar.com/tahtakurusu-hemiptera-siniflandirilmasi

Dentin Doku

Dentin kemiğe benzer bir dokudur, ancak büyük oranda (%80) kalsiyum tuzlarını içermesi nedeniyle daha serttir. Mine ve sementumun derininde yer almaktadır. Dentinde hidroksiapaptit oranı mineden az olmasına (yaklaşık %70) rağmen, kemik ve sementumdakinden fazladır. Kalsiyum tuzları hidroksiapatit kristalleri şeklinde bulunur. Dentin dişin depolanabilir ilk mineralize edilmiş komponenti olup Odontoblastlar tarafından üretilir. Dentinin en dış kısmı olan dentin kabuğu...

http://www.biyologlar.com/dentin-doku

Hava kirletici emisyonlar

İnsanlara ve diğer canlı organizmalara zarar veren veya doğal çevrenin zarar görmesine neden olan kimyasalların veya biyolojik maddelerin atmosfere atılması anlamına gelen ‘hava kirliliği’ne sebep olan kirleticiler ve kaynakları ile, emisyon verilerinin ölçümü ve raporlaması konusunda sizlere ışık tutmayı hedefleyen çalışmamızı incelemelerinize sunuyoruz. EMİSYON NEDİR? NELERDEN KAYNAKLANIR? Emisyon, havaya bırakılan veya çeşitli kaynaklardan yayımı...

http://www.biyologlar.com/hava-kirletici-emisyonlar

ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI

JEOTERMAL ENERJİi: (jeo-yer, termal-ısı) yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır. Jeotermal Enerji de bu jeotermal kaynaklardan ve bunların oluşturduğu enerjiden doğrudan veya dolaylı yollardan faydalanmayı kapsamaktadır. Jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmez, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür. Sıcak su ve buhar, diğer yaraltı ve...

http://www.biyologlar.com/alternatif-enerji-kaynaklari

Minimum Yasası

Liebig'in Minimum Yasası 1840 yılında Liebig tarafından ortaya konan bu kurala göre, bitkilerin büyümeleri, ihtiyaç duyduğu besin elementlerinden toprakta en az bulunanına bağlıdır. Doğal çevrede bitkiler için gerekli olan elementlerin bir bölümü (karbon, hidrojen, oksijen vb.) bol miktarda bulunduğu hal*de, topraktakilerin bazıları bitkilerin gereksinimlerini karşılayacak dü*zeyde bulunmayabilir. Örneğin bor elementi bitki gelişimi için gerekli olmakla beraber,...

http://www.biyologlar.com/minimum-yasasi

Güneş Enerjisi

Dünya, güneşten yaklaşık 150 milyon km. uzakta bulunmaktadır. Dünya hem kendi çevresinde dönmekte, hem de güneş çevresinde eliptik bir yörüngede dönmektedir. Bu yönüyle, dünyaya güneşten gelen enerji hem günlük olarak değişmekte, hem de yıl boyunca değişmektedir. İlave olarak, Dünyanın kendi çevresindeki dönüş ekseni, güneş çevresindeki dolanma yörüngesi düzlemiyle 23.50 lik bir açı yaptığından, yeryüzüne düşen güneş şiddeti yörünge...

http://www.biyologlar.com/gunes-enerjisi

Kın kanatlılar

Kınkanatlılar (Coleoptera), böcekler (Insecta) sınıfından boyları 1 mm - 15 cm arası olan, böcek takımı. En kalabalık böcek takımıdır; bilinen 350.000 kadar türü vardır. Renk ve biçimleri farklılık gösterir. Ortak özellikleri, ön kısımlarının sert ve kalın kanat örtülerine dönüşmüş olmasıdır. Antenleri çeşitli şekildedir. Ağızları ısırıcı ve çiğneyicidir. Mağarada yaşayanlar hariç hepsinin gözü vardır. Kın kanatlılar, zar gibi ince ve...

http://www.biyologlar.com/kin-kanatlilar

EVRİMİN MEYDANA GELMESİNDE ROLÜ OLAN FAKTÖRLER

1- Ortam Koşulları Canlılar, yer ve onu çevreleyen atmosferin “biyosfer” olarak tanımlanan dar bir kalınlığında yaşarlar. Toprakta tüm canlılık, ağaç köklerinin ulaşabildiği derinliğe kadar uzanır. Biyosfer içinde yaşam, belli başlı deniz, tatlı su, ve kara ortamlarında yer almaktadır. Hava, kaldırma kuvvetinin zayıflığı nedeniyle sürekli kullanılan bir yaşam ortamı olmamıştır. Bu ortamlar içinde, canlılığın gelişmesi için en uygun olanın,...

http://www.biyologlar.com/evrimin-meydana-gelmesinde-rolu-olan-faktorler

Kübik simetrili Zarflı RNA virusları

Toga- ve Flaviviridae Arbovirus (artropod born), kan emen artropod konakçılar ile omurgalı konakçılarda çoğalma siklusuna sahip viruslar için kullanılan bir deyimdir. Artropodlarla bulaşan çok sayıda virus, önceleri serolojik yöntemler ile sınıflandırılmış daha sonra fizikokimyasal ve morfolojik özellikleri belirlenerek Togaviridae familyası içinde ayrı ayrı Alfavirus ve Flavivirus olmak üzere iki ana serogrupta toplanmışlardır. Diğer serogrup ve serolojik olarak...

http://www.biyologlar.com/kubik-simetrili-zarfli-rna-viruslari

DİŞİN GELİŞİMİ

Her diş bir mezodermal ve bir ektodermal komponente sahiptir. Ektodermal komponent sadece mineden oluşur. 5-6. haftalarda oral ektoderm alt ve üst çenede atnalı şeklinde linear kalınlaşmalar gösterir. Bu labiodental laminalar başlangıçta solid ve ortadan ikiye ayrılmış olup alttaki mezoderme doğru uzanırlar. Dış labial kenar, dudak ile çene kemiğinin alveolar çıkıntısı arasında bir oluk oluşturmak üzere yarılırken (gelecekteki vestibül) iç kenar, dental lamina,...

http://www.biyologlar.com/disin-gelisimi

EVRİM TEORİLERİ

İnsanoğlu kendini ve çevresinde algıladıklarını tanımaya başladıktan sonra, bu olağan üstü varlıkların nasıl meydana geldiğini düşünmüştür. M.Ö. VI. Yüzyılda yaşamış olan Şyonya‟lı filozoflardan Thales, tüm nesneler gibi canlıların da sudan oluştuğunu; Anaximander, canlıların kaynağının deniz olduğunu, başlangıçda balık olan atalarımızdan bugünkü şeklimize evrimleşerek ulaştığımızı; Herakleitus, canlıların gelişmesinde aralarındaki...

http://www.biyologlar.com/evrim-teorileri

EVRİMİN KANITLARI

Temel bilimlerin önemli karakteri, ortaya atılan bir düşünce ya da teorinin bilimsel yöntemlere dayalı olarak yapılan gözlemlerle kanıtlanmasıdır. Buna göre, bir temel bilim olan biyolojide de teorik olarak verilen bilgilerin, laboratuvar koşullarında yapılan bilimsel gözlemlerle doğrulanması gerekmektedir. Ancak, evrimin süreklilik göstermesi ve çok yavaş ilerlemesi, bu konuda ortaya atılan teorilerin gözlemlerinin yapılmasını; bir başka deyişle evrimin...

http://www.biyologlar.com/evrimin-kanitlari

Evrenin oluşumu

Bilindiği gibi enerjisini kendi üreten ve ışık kaynağı durumunda olan gök cisimlerine “yıldız”, bir yıldızın ışığı ile aydınlanan ve aldığı ışığı yansıtarak görünen gök cisimlerine “gezegen” denilmektedir. Buna göre, içinde bulunduğumuz güneş sisteminde, güneş yıldız; etrafındaki uydular gezegendirler. Güneş, evrende var olan sayısız galaksilerden “samanyolu” olarak bilinen galaksi içindeki yıldızlardan sadece biridir. Bugün için...

http://www.biyologlar.com/evrenin-olusumu

Yerin oluşumu

Aralarında yerin de bulunduğu güneş sistemindeki (Şekil 15) gezegenlerin oluşumu ile ilgili olarak bugüne kadar çeşitli teoriler ileri sürülmüştür. Bunlardan biri, güneş ve etrafındaki gezegenlerin aynı düzlem üzerinde, aynı yönde dönmelerine dayanılarak savunulmuş olan ve güneş çevresindeki gezegenlerin, güneşin kendi ekseni etrafında dönmesi sırasında kopan parçalar (bilinen 9 gezegen) şeklinde meydana geldiği düşüncesidir. Ancak, dönmekte olan bir...

http://www.biyologlar.com/yerin-olusumu

Yerin hareketli yapısı

Günümüzden yaklaşık 200 milyon yıl önce, bugünkü kıtaların birleşik halde bulundukları ve dünya karasının tek ve büyük bir kıtadan ibaret olduğu; arada geçen zaman sonunda kıtaların bugünkü görünümlerini aldıkları düşünülmektedir. Örneğin Güney Amerikanın doğu kıyıları ile Afrikanın batı kıyıları arasındaki uyum, bu iki kıtanın eskiden bitişik olduğunu düşündürmüş, her iki kıtanın karşılıklı kıyılarında bulunan fosillerin...

http://www.biyologlar.com/yerin-hareketli-yapisi

HASTALIK YAPAN BAKTERİLER

Eğer bakteriler başka organizmalarla parazitik ilişkiler kurarlarsa patojen olarak sınıflandırılırlar. Patojen bakteriler insan larda ölüm ve hastalığın başlıca nedenidir; neden oldukları enfeksiyonlar arasında tetanoz, tifo, tifüs, difteri, frengi, kolera, besin kaynaklı hastalıklar, cüzzam ve veremmide ülseri hastalığı ve Helicobacter pylori durumunda olduğu gibi. Bakteryel hastalıklar tarımda da önemlidir, bakteriler bitkilerde yaprak beneği, ateş yanıklığı...

http://www.biyologlar.com/hastalik-yapan-bakteriler

Canlılık nerede ve nasıl meydana gelmiş olabilir

Canlı, değişen ve kendiliğinden çoğalan yapı olarak tanımlanabilir. Bu tanım, onların işlevleri dikkate alınarak yapılmıştır. Çünkü, yan yana getirilen bir canlı ile cansız arasında kimyasal ve fiziksel özellikleri bakımından önemli bir fark yoktur. Yani, canlılar, cansız yapılarda bulunmayan bir element içermezler ve cansızlar için geçerli olan fizik kanunları canlılar için de geçerlidir. Aralarındaki fark, canlılarda yukarıdaki işlevleri yapılabilir...

http://www.biyologlar.com/canlilik-nerede-ve-nasil-meydana-gelmis-olabilir

ÇEVRE SORUNLARI

Hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve artan deterjan gibi kimyasal maddelerin kullanımı giderek çevre kirliliğine neden olarak çevre sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak kirlenen hava, su ve toprak canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutlara ulaşmıştır. Genel olarak...

http://www.biyologlar.com/cevre-sorunlari

Çekirgeler, Düz kanatlılar (Orthoptera)

Çekirge, düz kanatlılar (Orthoptera) takımından Caelifera alt takımının sıçrayıcı üyelerine verilen genel ad. Anadolu'da yaşayan çekirgeler türlerine göre, 4-5 cm arasında değişen büyüklüklerde değişmektedir. Bilinen en küçük çekirge türü 2 cm olup şimdiye kadar tespit edilen en büyük çekirgelerin boyları 20 cm kadar olup, özellikle göçmen çekirge türlerinin diğerlerine göre 5 - 10 cm daha büyüktür. Çekirgeler, özellikle sıcak çöllere yakın...

http://www.biyologlar.com/cekirgeler-duz-kanatlilar-orthoptera

DAMAK (PALATE)

Damak olarak bilinen ağız boşluğu tavanı aynı zamanda nazal boşluğun tabanıdır. Sert damak olarak adlandırılan anterior kısım kemiklere sahiptir (maksillanın palatin çıkıntıları ve palatin kemikler) ve dolayısı ile rijid bir yapıdadır. Yumuşak damak adındaki posterior kısım ise kuvvetli fibröz doku özüne sahip olduğundan hareket edebilme yeteneğindedir. Sert damak dile karşıt sert bir yüzey oluşturduğundan (dil kuvvetli bir muskuler organdır) gıda...

http://www.biyologlar.com/damak-palate

ÇEŞİTLİ BİTKİLERDEN ELDE EDİLEN ÇÖZELTİLERİN SENTETİK HORMON OLARAK KULLANILMASI

Çeşitli Bitkilerden Elde Edilen Çözeltilerin Sentetik Hormon Olarak Kullanılabilirliğinin Araştırılması PROJENİN AMACI Son yıllarda gerek tarımsal ilaçların gerekse gübrelerin kullanılmasıyla bitkisel üretimde artış meydana gelmiştir. Bununla birlikte gübrelerin ve tarımsal ilaçların bilinçsizce kullanılması insan sağlığını tehdit edecek ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tarımsal gübrelerin bilinçsizce kullanımı nedeniyle toprağın...

http://www.biyologlar.com/cesitli-bitkilerden-elde-edilen-cozeltilerin-sentetik-hormon-olarak-kullanilmasi


Canlılığın ortaya çıkışında kilin olası rolü

Toprağın önemli bileşenlerinden olan kil, basit monomerlerden kendiliğinden meydana gelen katyonik ve anyonik polimerlerin oluşturduğu kompleks yapılardır. Büyük bölümü, silikatlar halinde meydana gelir. Silikatlar, iki boyutta kovalent bağlar oluşturabildiklerinden, tabaka meydana getirmek üzere iki boyutta çoğalabilirler. Tipik bir silikat kristali, monomerlerin doğrudan bağlanmasıyla kaolen; araya giren su molekülleriyle kaolinit (Al2O3. 2SiO22H2O); K, Mg, Fe, Al gibi...

http://www.biyologlar.com/canliligin-ortaya-cikisinda-kilin-olasi-rolu

Bakterilerin Sınıflandırılması

Bakterilerin Sınıflandırılması - Şube: Acidobacteria - Şube: Actinobacteria - Şube: Aquificae - Şube: Bacteroidetes - Şube: Chlamydiae - Şube: Chlorobi - Şube: Chloroflexi - Şube: Chrysiogenetes - Şube: Cyanobacteria - Şube: Deferribacteres - Şube: Deinococcus-Thermus - Şube: Dictyoglomi - Şube: Fibrobacteres - Şube: Firmicutes - Şube: Fusobacteria - Şube: Gemmatimonadetes - Şube: Nitrospirae - Şube: Planctomycetes - Şube: Proteobacteria - Şube: Spirochaetes - Şube:...

http://www.biyologlar.com/bakterilerin-siniflandirilmasi-1

Kapalı Tohumlu veya Çiçekli Bitkiler (Angiospermae)

Zamanımızda tür sayısı bakımından dünyanın en zengin bitki grubu olan çiçekli bitkiler, dünya vejetasyonunda da egemen bir rol oynarlar. Çiçekli bitkiler, bu özelliklerini Türkiye’de de devam ettirirler. Çiçekli bitkiler, Gymnosperm’ler ile birlikte, Türkiye bitkilerinin en iyi bilinen grubu olmakla beraber, ülkenin batı yarısı, doğu yarısına göre, floristik açıdan daha iyi incelenmiştir. Gerek flora ve gerekse bitki sosyolojisi ve ekolojisi...

http://www.biyologlar.com/kapali-tohumlu-veya-cicekli-bitkiler-angiospermae

Çiçeksiz Bitkiler(Tohumsuz Bitkiler)

Tohumun meydana geldiği organ çiçektir. Dolayısıyla çiçeksiz bitkilerde tohum bulunmaz. Çoğalmaları sporlarla gerçekleşir. Çiçekli bitkilere göre daha basit yapılıdırlar. Suda ve nemli yerlerde yaşarlar. 1- Su yosunları (Alg'ler) : • Nemli ortamlarda , denizlerde ve tatlı sularda yaşarlar. • Su yosunlarına algler de denir. • Tek ve çok hücreli olanları vardır. • Gerçek kökleri olmamasına rağmen basit köksü yapıları olan basit yapılı bitkilerdir....

http://www.biyologlar.com/ciceksiz-bitkilertohumsuz-bitkiler

Siyanobakteriler (Cyanobacteria veya Cyanophyta)

Siyanobakteriler (Cyanobacteria veya Cyanophyta) aynı zamanda mavi-yeşil algler, mavi-yeşil bakteriler olarak da bilinen enerjilerini fotosentez yolu ile elde eden bir bakteri dalıdır. İsmi bakterinin renginden gelir. (Yunanca: κυανός (kyanós); mavi demektir.) Denizdeki nitrojen çevriminin önemli bir bileşeni ve okyanusun pek çok yerinde özbeslenendir (ing: autotroph / Türkçe’de ototrof) ve ayrıca karada da bulunmaktadır. 2.8 milyar yıl öncesine ait fosilleşmiş...

http://www.biyologlar.com/siyanobakteriler-cyanobacteria-veya-cyanophyta

Açık ve Çıplak Tohumlu Bitkiler (Gymnospermae)

Tohumlarının etrafında meyve teşekkülü olmadığı için bu isimle anılan bitkiler, tür sayıları az olmakla birlikte, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geniş alanlar kaplar ve ormanların büyük bir kısmını meydana getirirler. Çiçekli bitkilerin (Angiosperm’lerin) hızlı bir şekilde yaygınlaşmaları sonucu, gerek kapladıkları alan ve gerekse tür sayısı açılarından bütün dünyada gerilemeye başlayan bu bitki grubunun türlerinden büyük bir kısmı,...

http://www.biyologlar.com/acik-ve-ciplak-tohumlu-bitkiler-gymnospermae

Bitkilerde evrimsel gelişim

Siluriyen devrinin üst serilerinde elde edilen bulgulara göre, bitkilerin kara ortamına geçişi günümüzden 420-430 MYÖ meydana gelmiştir. Buna göre, ilk ökaryot hücrenin oluşumundan sonra, bitkilerin evrimleşip, çeşitlenmesi yaklaşık 1 milyar yıl boyunca su ortamında sürmüştür. Buna karşılık, hayvanların kara ortamına geçişleri günümüzden 345-420 milyon yıl öncesine karşılık olan devoniyen devrine rastlamaktadır. Aktüel bitkilerle fosil bitkiler...

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-evrimsel-gelisim

Hayvanların evrimsel gelişimi ( Omurgasızların evrimi )

Çok hücreli hayvanlar arasında Mesozoa sınıfı (süngerler) (Şekil 39), 600 MYÖ sine kadar (prekambriyen) var olduğu bilinen en ilkel gruptur. Bir süngeri meydana getiren hücreler yapısal ve işlevsel olarak farklı olmakla birlikte bu hücreler doku düzeyinde organize olamamışlardır. Nitekim, hücrelerine ayrılan bir sünger tekrar ortamına bırakıldığında, bu hücrelerden tekrar bir sünger meydana gelebilmektedir. Bu da bize organizmanın hücre düzeyinde bir...

http://www.biyologlar.com/hayvanlarin-evrimsel-gelisimi-omurgasizlarin-evrimi-

Omurgalıların evrimi

Bugün için, canlıların evrimsel gelişiminin, zaman içinde düz bir çizgi üzerinde değişmeleri sonunda meydana geldiği şeklinde düşünülmemektedir. “Doğal derecelenme” olarak tanımlanan bu eski görüş Darwin tarafından değiştirilerek, evrimsel gelişmenin dallanma şeklinde meydana gelen bir çeşitlenme sonunda oluştuğu ileri sürülmüştür. Bu düşünce, halen biyologlar arasında yaygın olarak benimsenmektedir. Buna bağlı olarak, omurgalı hayvanların da,...

http://www.biyologlar.com/omurgalilarin-evrimi

 
3WTURK CMS v6.0