Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 5360 kayıt bulundu.

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ

Solunum kelimesi iki anlamda kullanılabilir. Hücresel düzeyde, hücresel oksidatif Matabolizma anlamındadır. Organizma düzeyinde ise, gaz değişim yüzeylerinin, yani akciğerlerin atmosfer havası ile havalanması demektir. Solunum sistemi, dolaşım sisteminin atmosferle olan bağlantısını sağlar. Amfibian denilen kurbağa gibi hem karada hem de suda yasayan canlılarda ¤¤¤¤bolizma düşük olduğu için cilt solunumu yeterlidir. Eğer insanlarda kurbağalar gibi cilt solunumu...

http://www.biyologlar.com/solunum-sistemi-fizyolojisi

ÇEVRE KİRLENMESİ

ÇEVRE KİRLENMESİ

I – HAVA KİRLENMESİ a) İnsana ve Çevreye Etkisi b) Sonuçları (Asit Yağmurları)   Asit Yağmurlarının Toprağa Etkisi   Asit Yağmurlarının Sulara Etkisi   Asit Yağmurlarının Yapılara Etkisi   Asit Yağmurlarının Bitkilere Etkisi   Asit Yağmurlarının İnsan Sağlığına Etkisi c) Çeşitli Gazların İnsan ve Çevresine Etkisi   İnsan Sağlığına   Hayvan ve Bitkilere   İklime d) Ormanların ve Yeşil Alanların Çevre Kirliliğini...

http://www.biyologlar.com/cevre-kirlenmesi

DİPHYLLOBOTHRİUM LATUM

Erişkini insan, kedi, köpek, domuz gibi balık yiyen hayvanların ince bağırsağında yaşayan, balıkta larva dönemini geçiren en büyük cestodtur. Cestodların vücudu yassı, halkalara ayrılmış, uzun ve şerit şeklindeki helmintlerdir. Vücutları fonksiyon bakımından üç kısım içerir. 1)Baş (skoleks) 2)Boyun 3)Halkalar Baş üzerindeki vantuz ve çengelleri parazitin bağırsak duvarına tutunmasını sağlar. Boyun bölgesi ince ve segmentsizdir. Halkalar boyundan...

http://www.biyologlar.com/diphyllobothrium-latum

Bakteriyofaj Nedir ?

Bakteri yiyen canlı bakterilerin büyümesine engel olan onları eriten ve ancak elektron mikroskopla görülebilen bir ültravirüs. Süzgeçlerden geçen ve kültürden kültüre nakledilmesi mümkün olan bu ultra- virüs bakteri kolonilerinde görülebilen değişiklikler yapabilmekte ve bakteri hücrelerini hiç bir artık bırakmadan eritebilmektedir. bakteriyofajlar ın bilhassa zararlı bakterilerden meydana gelen çeşitli salgınlarda bakterileri yok etmek suretiyle önemli rolleri...

http://www.biyologlar.com/bakteriyofaj-nedir-

Biyolojik Silahlar

Kimyasal ajanlar gibi, biyolojik silahlar da neyse ki popüler kültürdeki şöhretlerine yakışır şekilde kullanılmış değiller henüz. 1971′de Kazakistan’daki bir iaboratuvardan kaçan ve silah olarak kullanılmak üzere hazırlanan çiçek hastalığı mikrobu yüzünden ölenlerin sayısı yalnızca 3. Üstelik hastalık salgın halinde ilerleme de göstermemiş. 1979′da şimdiki adı Ekaterinburg oian Sverdiovsk’taki bir fabrikadan sızan şarbon mikrobu içeren bir...

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silahlar

Örümcek Türleri

Örümcek, eklembacaklıların örümceğimsiler (Arachnida) sınıfının örümcekler (Araneida) takımından türlerine verilen genel ad. Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşarlar. 63.000 kadar türü vardır. Baş ve göğüs kaynaşmıştır. Karın, göğüse ince bir bel (pedisel) ile bağlanmıştır. Aynı büyüklükte başka bir canlının beli bu kadar ince değildir. İçinden sindirim borusu, kan damarları nefes boruları ve sinir sistemi geçer. Örümceklerin boyları,...

http://www.biyologlar.com/orumcek-turleri

HÜCRELERARASI BAĞLANTILAR

Epitel hücreleri birbirlerine sıkıca yapışmıştır, ayırmak için oldukça büyük bir mekanik güç gerekir. Hücrelerarası yapışma özelliği, çekme kuvvetine ve basınca maruz kalan epitelyal dokularda (deri) belirgindir. Yapışma; kısmen plazma membranının membran proteinlerinden olan glikoproteinlerin bağlayıcı özelliğinden (cell adhesion molecules) ve az miktardaki hücrelerarası proteoglikanlarla sağlanır. Bazı glikoproteinler, ortamda Ca++ bulunmadığında...

http://www.biyologlar.com/hucrelerarasi-baglantilar

Bitki Fizyolojisi

Hücreler yaşamlarını devam ettirebilmek için gerekli olan besin ve oksijeni dışardan almak, metabolizma sonucu meydana gelen azotlu artıkları ve karbondioksiti uzaklaştırmak zorundadır. Yüksek yapılı canlılarda besin ve oksijenin bütün hücrelere taşınması ve hücrelerde oluşan metabolizma artıklarının boşaltım organlarına taşınarak dışarıya atılmasını sağlayan sistem taşıma sistemidir. Tek hücreli ve koloni gibi canlılarda özelleşmiş bir taşıma ve...

http://www.biyologlar.com/bitki-fizyolojisi-1

Rutin histopatolojik uygulamalar

Tespit (fiksasyon) Dokular insan vücudundan ayrıldıkları anda canlıdırlar ve taşıdıkları hastalığın (varsa) morfolojik bulgularını sergilerler. Tespit, dokuların o andaki görünümünün ısı, nem ve enzimlerin etkisiyle değişmesini, bozulmasını önlemek amacıyla yapılır. Tespit edilmeyen dokulardaki hücreler bir süre sonra bakterilerin ve içerdikleri sindirici enzimlerin etkisiyle otolize uğrar, morfolojik özelliklerini yitirir ve tanısal amaçlı incelemelerde...

http://www.biyologlar.com/rutin-histopatolojik-uygulamalar

SINIFLANDIRMA SİSTEMİNİN GELİŞİMİ

Canlılar; monera, protista, fungi, bitki ve hayvan olmak üzere gözle görülmeyen çok küçük organizmalardan dev ağaçlara ve binalara kadar bir dağılım gösterirler.Bu büyük hayat çeşitliliğini tanıyabilmek için, büyük grupları daha küçük gruplara ayırmak gerekir.Biyologlar dünyadaki canlıları sınıflandırmamış olsalardı, bu kadar çeşitli olan canlılara ulaşmak mümkün olmayacaktı. Sınıflandırmanın amacı, canlıları bir sistematiğe oturtmak ve...

http://www.biyologlar.com/siniflandirma-sisteminin-gelisimi

PROTOZOONLARIN SUCUL EKOSİSTEMLERDEKİ GÖREVLERİ

Protozoonlar sucul ekosistemlerde madde ve enerji döngüsünün önemli organizma grubunu oluşturur. Hızlı büyüme yetenekleri, alg, bakteri ve çözünmüş besin kaynaklarını kullanabilmeleri, kendilerinden daha büyük diğer yaşam formlarına av oluşturmaları nedeni ile sucul besin ağında anahtar role sahiptirler. Bazı üyeleri fotosentetik yolla besinlerinin bir kısmını sentezleme yeteneğine sahip olmakla birlikte, serbest yaşayan formların tamamı kendilerinden daha...

http://www.biyologlar.com/protozoonlarin-sucul-ekosistemlerdeki-gorevleri

SU BİTKİLERİNİN ÖNEMİ

Sucul ortamın asıl üreticileri olan su bitkileri bir hücreliden çok hücrelilere kadar çeşitli şekilleri olan ve klorofil içeren canlılardır. Ortamın dengesinin korunmasındaki önemleri büyüktür. Birincil üreticiler (Primer prodüktör) olarak tanımlanan yeşil bitkiler ve fitoplanktonik organizmalar klorofilleri sayesinde su ve suda eriyik halde bulunan karbondioksiti ışık enerjisi kullanarak fotosentezolayı sonucu organik madde üretimini sağlarlar.Böylece bitkisel...

http://www.biyologlar.com/su-bitkilerinin-onemi

Toplanan Diptera Örneklerinin Öldürülmesi

Çeşitli yöntemlerle toplanmış olan erginler siyanürlü, etilasetatlı veya kloroformlu öldürme kavanozlarına alınarak öldürülürler. Alkol diptera örneklerini bozduğundan asla alkolde öldürülmezler. Ancak parazit olan Hippoboscidae, Nycteribiidae ve Streblidae türleri morfolojik çalışmalarda avantaj sağlamasından dolayı alkolde öldürülür. Öldürme kavanozlarında terleme ve kavanozun öldürücü etkisini yitirmesi gibi arzu edilmeyen durumlarla karşılaşmamak...

http://www.biyologlar.com/toplanan-diptera-orneklerinin-oldurulmesi

Beyaz köpek balığı (Carcharodon carcharias)

Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Chondrichthyes(Kıkırdaklı balıklar) Takım: Lamniformes Familya: Lamnidae Cins: Carcharodon (Smith, 1838 ) Tür: C. charcharia Beyaz köpek balığı (Carcharodon carcharias), Lamnidae familyasından bir köpek balığı türü. Boyu 6 (nadiren 7) metreye ağırlığı 1.7 tona kadar ulaşabilen bu köpek balığı, bütün dünyadaki ılıman sularda, dolayısı ile Türkiye'nin Akdeniz, Ege ve Marmara kıyılarında...

http://www.biyologlar.com/beyaz-kopek-baligi-carcharodon-carcharias

16 Nisan Biyologlar Günü

16 Nisan Biyologlar günü münasebetiyle, Biyologlar Birliği Derneği olarak bazı konularda hatırlatmalar yapmayı uygun gördüm. Değerli meslektaşlarım ve basın mensupları; biyoloji üç temel bilimden biridir. Bu nedenle yok sayılamaz. Son yıllarda kendimizi yeterince anlatamadığımızdan haklı olarak kamuoyu biyologların öneminin farkında değil. Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde lisans eğitimleri; Viroloji, Bakteriyoloji, Ekoloji, Hidrobiyoloji gibi...

http://www.biyologlar.com/16-nisan-biyologlar-gunu

OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI

OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI

İli : ANTALYA Adı : OLİMPOS - BEYDAĞLARI SAHİL MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1972 Alanı : 34.425 ha. Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde, Antalya ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Antalya-Kemer-Kumluca devlet karayolu ile ulaşılır. Kaynak Değerleri :           Batı Toroslar’ın genç dağlar kuşağını içine alan yörenin jeolojik yapısı, genellikle kalker ve serpantin kayaçlarından meydana gelir. Akdeniz Bölgesi’nin bütün ekolojik şartlarına...

http://www.biyologlar.com/olimpos-beydaglari-sahil-milli-parki

II. BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ 2016

II. BİYOLOJİ ÖĞRENCİ KONGRESİ 2016

Kongre Tarihi: 10-12 Mart 2016 Kongre Merkezi : Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komşuoğlu Kültür ve kongre merkezi

http://www.biyologlar.com/ii-biyoloji-ogrenci-kongresi-2016

Tahta balığı (Blicca bjoerkna)

Tahta balığı (Blicca bjoerkna)

Tahta balığı (Blicca bjoerkna), sazangiller (Cyprinidae) familyasına ait bir balık türü. Tahta balığı çapak balığına çok benzer ve sıkca bununla karıştırılır. İkisini birbirinden ayırt edebilmek için tahta balığının daha büyük olan gözlerine dikkat etmek gerek. Ayrıca yüzgeçlerinin uçları hafif kızılımsı olur, çapak balığının yüzgeçleri gri renkdir. Tahta balığı en fazla 40 cm uzunluğuna ulaşır, ve böylece çapak balığından...

http://www.biyologlar.com/tahta-baligi-blicca-bjoerkna


“Dinlerin evrimi” mi “Evrimin dini” mi?

Sık sık duyarsınız bu iki kelimeyi “Dinlerin Evrimi.” Öyle ki pekçok kaynakta neredeyse bilimsel bir gerçeklik gibi sunulur. Nedir bu “dinlerin evrimi” meselesi? 19.yüzyılıın sonundan itibaren darwinizm, büyük bir hızla kabul gördü ve biyolojiden başlayıp ekonomi, psikoloji, sosyoloji, antropoloji ve tarih gibi hemen her alanı yaygın bir biçimde etkiledi. Bu, “din” olgusuna da “dinlerin evrimi” olarak yansıdı. Böylelikle de insanlığın son derece...

http://www.biyologlar.com/dinlerin-evrimi-mi-evrimin-dini-mi

Lactarius Kanlıca mantarı

Alem: Fungi Bölüm: Basidiomycota Sınıf: Homobasidiomycetae Alt takım: Russulales Familya: Russulaceae Cins: Lactarius Tür: Lactarius salmonicolor Lactarius salmonicolor, Kanlıca mantarı olarak da bilinir, Russulaceae ailesinden yenebilir bir mantar türü. Şapka büyüklüğü 5-15 cm kadardır. Mantar gençken ortası hafifçe çukurdur, kenarı içeri kıvrıktır, büyüdükçe ortası daha da çukurlaşarak hemen hemen huni şekline döner, rengi turuncudur, açık sarıdan...

http://www.biyologlar.com/lactarius-kanlica-mantari

Primer Tasarımı ve Biyoinformatik

Primer tasarımı hakkında daha detaylı bilgi almak ve Primer-BLAST adlı web tabanlı primer tasarım aracını öğrenmek için bu yazının yanı sıra yeni hazırladığım Primer Tasarımı yazı dizisine de bir göz atabilirsiniz. Primer tasarımı her ne kadar birçok kişi için korkutucu olsa da, aslında birkaç noktaya dikkat edildiğinde gayet kolayca başarılabilen kolay bir tasarım. Primer3Plus gibi ücretsiz ve çevrimiçi araçların varlığında ise neredeyse çocuk...

http://www.biyologlar.com/primer-tasarimi-ve-biyoinformatik

LİKENLERİN DİĞER KULLANIM ALANLARI

Likenler jeolojik keşifler içinde pratik kullanımlı indikatörlerdir. Açık limon sarısı renkli Cetraria türlerinin özellikle de Cetraria tilesii’nin varlığı büyük oranda mermer ve kireç taşı yataklarının varlığı ile ilişkilidir. Kaliforniya’da bulunan Lecanora cascadensis bakır tuzu ihtiva ettiğinde renk değiştirir ve bakır minerilizasyonu için yararlı bir indikatördür. Likenlerin garip kullanımlarından biride Eski Mısır’da mumyalar için paketleme...

http://www.biyologlar.com/likenlerin-diger-kullanim-alanlari

ENERJETİK VE BİYOENERJETİK

Adından anlaşılacağı üzere enerji bilimi olan enerjetiğin temel dalı olan termodinamik ısı, sıcaklık, iş enerji dönüşümleri ve türleri arasındaki ilişkileri, bu arada meydana gelen yan olayları inceler. Fiziğin bir anadalı olan termodinamiğin fiziksel özellikler ile enerji arasındaki ilişkiler de konusudur. Kimyasal termodinamik ise fiziksel özellik değişimleri yanında meydana gelen kimyasal dönüşüm ve değişimleri inceler. Termodinamik olgu ve olayları...

http://www.biyologlar.com/enerjetik-ve-biyoenerjetik

ÇEVRE TAHRİBATININ NEDENLERİ

Çağımızda Çevre kelimesinin yepyeni bir anlamı doğmuş ve insanlığın hal ve özellikle geleceği üzerinde sonsuz etki yapabilir bir durum ortaya çıkmış bulunmaktadır. Hızlı gelişme ile beraber meydana gelen Çevre kirlenmesinden söz edildiği zaman bunun önemini dimağına yerleştirilmiş kimseler derin , derin düşünmektedirler, zira gelecekte çok önemli ekolojikdeğişikliklerin görülebileceğini tahmin edebilmektedirler. Çevre kirlenmesinin önemi sanayileştirme...

http://www.biyologlar.com/cevre-tahribatinin-nedenleri

ARGULUS SP

Argulus spp. Diğer adıyla balık biti, tatlı su ve deniz balıklarının ektoparazitlerinden olup, tüm dünyada yaygındır. Konağın kanını ve diğer doku sıvılarını emerek beslendiklerinden ve sekonder enfeksiyon etkenlerine taşıyıcılık da yaptıklarından konakları için tehlike oluşturmaktadırlar. Kan emdikten sonra konağı terk ettiklerinden fakültetif parazittirler. Argulus, konağın derisini deldikten sonra salgıladığı maddeyi yara içine akıtmakta, deldikleri...

http://www.biyologlar.com/argulus-sp

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüsler Hakkında Bilgi

Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler.

http://www.biyologlar.com/virusler-hakkinda-bilgi

BİYOLOJİK AJANLARIN ETKİLERİ

Biyolojik ajanlar ya yaşayan organizmalar ya da ölüm veya hastalıklara sebep olan toksin gibi türevlerden oluşur. Yaşayan organizmalar etkilerini gösterene kadar yaşayan hedeflerde çoğalırlarken, toksinlerini üremezler. Toksinler genellikle daha öldürücüdür, birkaç dakika veya saat gibi çok çabuk ölüm veya saf dışı bırakmaya neden olurlar. Yaşayan organizmalar enfeksiyon ve hastalık belirtileri görünmesi arasında 24 saat ila 6 hafta arasında kuluçka devri...

http://www.biyologlar.com/biyolojik-ajanlarin-etkileri

DENİZ ATI

Dünya ve ülkemiz sularinda nesli tükenmekte olan bir çok tür bulunmaktadir. Akdeniz foku , deniz kaplumbagalari , mercan türleri , deniz memelileri ve denizatlari nesli tükenmekte olan canlilar arasinda yer alir.Bizler size bu ilk yazimizda bu canlilardan biri olan Sngnathidae familyasi hakkinda bilgilerimizi paylasacagiz. Syngnathidae familyasi üyeleri yüzgeç durumlarina göre 2 ye ayrilir : - Pektoral yüzgeçleri (gögüs yüzgeci) ve anal yüzgeçleri olmayanlar ; Synganathus ve...

http://www.biyologlar.com/deniz-ati

Fonksiyonlarına Göre Hücrelerarası Bağlantılar

Tutturucu Bağlantılar: Hücrelere mekanik kuvvet sağlayan bağlantılardır ( Zonula adherens ,desmozom, hemidesmozom ) Geçirgen olmayan bağlantılar: Hücreler arasında geçirgen olmayan bir bariyer oluşturur (zonula occludens ). İletişim sağlayan bağlantılar: Moleküllerin hücreler arasında geçişini sağlar (Gap junction ). EPİTEL DOKUSU Örtü (Koruyucu), Bez (salgı) ve Duyu Epiteli (nöroepitel) olmak üzere 3 tipi bulunur. ÖRTÜ EPİTELİ Vücut iç ve dış...

http://www.biyologlar.com/fonksiyonlarina-gore-hucrelerarasi-baglantilar

Botaniğin Tarihçesi

Bugünkü sistematik botanik adına yaşanan en büyük ilerlemeler, 20. yüzyılın ikinci yarısında meydana gelmiştir. O dönemlerin kötü koşulları ve maddi sıkıntılarına rağmen, dünyanın bir çok yerindeki çok sayıda flora yazarı, önemli çalışmalar başlatmış ve bu konuda büyük adımlar atmışlardır. Dünya tarihinde, bilinen ilk Flora yayınları, küçük bir alanda yetişen bitkilerin isim listesinden bile daha dar kapsamlıydı. Bugün ise, en iyi ve modern...

http://www.biyologlar.com/botanigin-tarihcesi

SUCUL VE BATAKLIK ORTAMINDAKİ BİTKİ GRUPLARI

Bir göl kıyısındaki bitkilere bakıldığında yaşam ortamlarına göre üç grup altında sınıflandırılabilir. a) Suda yüzen bitkilerin oluşturduğu grup:Hidrofit topluluk. b) Kıyıya yakın bir kısmı su içinde , bir kısmı karada gelişen bitki grubu:Amfibi topluluk. c)Islak nemli ortamlarda gelişen bitki grubu: Helofit topluluk. a)Hidrofit topluluklar: Tamamen sucul ortamlarda yaşamaya uyum göstermiş türlerden oluşur.Genellikle bitkinin kök, gövde ve yaprakları...

http://www.biyologlar.com/sucul-ve-bataklik-ortamindaki-bitki-gruplari

Sivriburun camgöz (Isurus oxyrinchus)

Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Chondrichthyes Takım: Lamniformes Familya: Lamnidae Cins: Isurus Tür: I. oxyrinchus Sivriburun camgöz (Isurus oxyrinchus), dikburungiller (Lamnidae) familyasından bir köpekbalığı türü. Sivriburun camgözlerin ortalama uzunlukları 1,82 - 3,2 m arasında değişebilir. Ağırlıkları 60 - 200 kg arasında değişebilir. En büyük sivriburun camgözün 1 ton ağırlığında, 4 m uzunluğunda olduğu söylenir. En...

http://www.biyologlar.com/sivriburun-camgoz-isurus-oxyrinchus

TIBBİ ATIKLARIN YÖNETİMİ

Prof. Dr. Günay Kocasoy Katı Atık Kirlenmesi Araştırma ve Denetimi Türk Milli Komitesi Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü Tıbbi atıklar miktar olarak az olmalarına rağmen, yüksek oranda risk taşıyan çok önemli bir atık grubudur. Bu atıklar enfekte olmalarının yanısıra tehlikeli kimyasallar, ilaçlar, toksinler, radyoaktif maddeler gibi çok miktarda tehlikeli maddeleri de içerirler. Tüm dünyada olduğu gibi tıbbi atıkların yönetimi ve...

http://www.biyologlar.com/tibbi-atiklarin-yonetimi

Antikorlar: Mutasyonlara Hiç Bu Kadar İhtiyaç Duyulmamıştı

İnsanoğlu tarihi boyunca hastalıklardan pek çok sıkıntı çektiği gibi, hala bu sıkıntıları aşmak için yollar aramakta. Kimi zaman ciddi enfeksiyonlar, kimi zamanda basit enfeksiyonlar geçirsek de, hepimiz hemfikiriz ki; hastalıklar can sıkıcıdır! Peki bizim için can sıkıcı bu sürece sebep olan virüsler ve bakteriler gibi dış etmenleri vücudumuz nasıl önce nasıl tanıyor ve nasıl hafızasında tutuyor? Hastalıklar konusunda büyük bir avantajımız var ki,...

http://www.biyologlar.com/antikorlar-mutasyonlara-hic-bu-kadar-ihtiyac-duyulmamisti

KÖPRÜLÜ KANYON MİLLİ PARKI

KÖPRÜLÜ KANYON MİLLİ PARKI

İli : ANTALYA Adı : KÖPRÜLÜ KANYON MİLLİ PARKI Kuruluşu : 1973 Alanı : 36.614 ha. Konumu : Akdeniz Bölgesi’nde Antalya ili, Manavgat ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım : Milli parka, Antalya – Manavgat karayolunun 49. km’sinden ayrılan asfalt bir yol ile gidilir. Bu yol Akdeniz sahillerinden ayrılıp Taşağıl’dan geçerek Beşkonak’a ulaşır. Kaynak Değerleri :           Milli parkın rekreasyonel dokusunu Köprü Irmağı teşkil...

http://www.biyologlar.com/koprulu-kanyon-milli-parki

Lokosit Sayımı

1mm³ kanda bulunan lökosit sayısını hesaplamaktır.Gerekli Malzemeler:1.Mikroskop: Bu deneyde 10’luk ve 40’lık büyütmeler kullanılacak, immersiyon yağı ile kullanılan 100’lük büyütme ise kullanılmayacaktır.2. Turck Solüsyonu: Bu solüsyon içinde bulunan asetik asit sayesinde eritrositler ortadan kalkar ve sadece lökositler kalır. Yine bu solüsyon içinde bulunan metilen mavisi ile de lökositlerin çekirdekleri hafif boyanmış olarak görülürler. Böylece...

http://www.biyologlar.com/lokosit-sayimi

Helmintlerde Tespit, Boyama ve Kalıcı Preparat Yapımı

Ahmet GÖKÇENHarran Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Parazitoloji Anabilim Dalı, Şanlıurfa, TürkiyeÖZET: Helmintlerin toplanma, gevşetilme, tespit, boyanma ve kalıcı preparat halinde saklama teknikleri parazitologlar için büyük önemarz eder. Parazitlerin, canlı olarak toplanmaları ve direkt tespit edilmeleri gerekir. Bu süreç, parazitlerin iç ve dış yapılarının uygun şekildekorunmalarını sağlar. Helmintlerin gevşetilmesi ve normal şekillerinin korunması için...

http://www.biyologlar.com/helmintlerde-tespit-boyama-ve-kalici-preparat-yapimi-1

HİSTOLOJİDE KULLANILAN BOYALARIN SINIFLANDIRMASI VE STANDARDİZASYONU

Histolojide kullanılan boyaların büyük bölümü 3 temel chromoforik gruptan (quino-noid halka, azo-grup veya nitro grup) tan birine dahildir. Quinonoid boyalar çok geniş ve önemli bir gruptur ve quinonoid yapının özel tiplerine bakılarak alt gruplara ayrılırlar.Histolojide boyalar ya boyaların uygulama tarzlarına bakılarak direkt veya mordant boya; ya da genel kimyasal özelliğine bakılarak asit veya bazik boya olarak sınıflarıdırılırlar. Bazı boyalar light green...

http://www.biyologlar.com/histolojide-kullanilan-boyalarin-siniflandirmasi-ve-standardizasyonu-1


Genetik Yapımız ve Davranışlarımız Arasındaki İlişki

Daha doğum anından itibaren bebeğin annesine mi yoksa babasına mı benzediğini merak ederiz. Yeni doğan bebeği görenler, öncelikle bu benzerlik konusundaki kanaatlerini açıklama gereği hissederler ya da gerçekten ortada öylesine bir benzerlik vardır ki, kendilerini bu konuda bir şey söylemekten alıkoyamazlar. Çoğu zaman "Hıh, deyip birisinin burnundan düşmüş"üzdür Kime benzediğimiz, fiziksel özelliklerimizi, bazı huylarımızı kimden aldığımız yaşamımızın...

http://www.biyologlar.com/genetik-yapimiz-ve-davranislarimiz-arasindaki-iliski

Halüsinojen mantarlar

Halüsinojen mantarlar, anormal bilinç durumları meydana getiren psilocybin ve psilocin maddelerini içeren bütün mantarlara verilen addır. "Sihirli mantarlar" olarak da bilinirler.

http://www.biyologlar.com/halusinojen-mantarlar

Zeitgeist ve Biyoinformatik

Zamanın ruhu. Enteresan bir kavram. Bu kavramın biyoinformatikle olan ilişkisini anlatabilmek için bu konuyu iki ayrı yazıda ele alacağım. Geçen gün sıradışı bir belgesel izledim: "How Earth Made Us: Winds". Rüzgarların medeniyetleri nasıl şekillendirdiğini anlatıyordu. Birbirini bu kadar az çağrıştıran iki kavramın birbiriyle belki hiç bir şeyin olmadığı kadar içiçe olması çok şaşırtıcı geldi bana; ve bunu ancak bu yüzyılda keşfedebilmemiz de bir o...

http://www.biyologlar.com/zeitgeist-ve-biyoinformatik

Bitki Örneklerin Toplanma Zamanı ve Şekli

Toplanacak bitkiler kolaylikla taninabilir büyüklükte olmalidir. Ayrica bitkilerin tanisinda resimli teshis kitaplarina ihtiyaç vardir (Aichele, 1975; Rauh, 1954; Schindelmayr, 1968; Olberg, 1963; Volger, 1962; Bursche, 1963; Rytz, 1989; Özer ve ark., 1996). Yeni baslayanlar için hata yapmak kolaydir. Fazla miktarda toplanan bitkilerin Laboratuvarda götürülmesi kolay degildir. Bitkiler kisa zamanda pörsüyerek bozulabilirler. Ayrica, bitkileri toplamak veya preslemek, daha sonra...

http://www.biyologlar.com/bitki-orneklerin-toplanma-zamani-ve-sekli

Bitkilerde Beslenme Fizyolojisi

Bitkilerde Beslenme Fizyolojisi

Bilindiği gibi canlıların ortamdan sağladığı, olduğu gibi tüketerek kullandıkları besin maddeleri büyük canlı gruplarında farklılıklar gösterir.

http://www.biyologlar.com/bitkilerde-beslenme-fizyolojisi

BEZ EPİTELİ

Kan ve hücrelerarası maddeden farklı özellikte olan salgı maddesini üretmek üzere farklanmış epitel dokusuna bez epiteli denir. Protein (pankreas) lipid (adrenal ve yağ bezleri ), karbonhidrat ve protein (tükrük) içerikli salgılar yaparlar. Gelişimi:Örtü epitelinin proliferasyonu ve altındaki bağ dokusu içine invazyonu ile ortaya çıkar. Dış salgı (ekzokrin) bezleri yüzey epiteli ile bağlantılarını sürdürür. Bağlantı, epitel hücreleriyle döşeli duktuslarla...

http://www.biyologlar.com/bez-epiteli

Endoplazma Retikulumu ve Ribozomlar

Endoplazma retikulum elektron mikroskobu araştırmalarının ortaya çıkardığı organellerden birisidir. Granüllü ve granülsüz olmak üzere iki tipi bulunur. Granüllü endoplazma retikulumu membranına düzenli aralıklarla ribonükleoprotein parçacıkları (=ribozom) dizilmiştir. Ribozomlar tübülüslere tanecikli bir görünüm kazandırırlar. Ribozomların varlığı granüllü endoplazmik retikuluma bazik boyanma özelliği kazandırır. Büyük büyülmelerde, endoplazma...

http://www.biyologlar.com/endoplazma-retikulumu-ve-ribozomlar

Dipteraların Preparasyonu

Dipterlerin Preparasyonu Birçok çift kanatlı gruplarında genital organlar üzerine yapılan çalışmalar türleri güvenilir olarak tanımladığı için son derece cazip ve tamamıyla gerçektir. Bununla beraber bu genital yapıların karakterleri diğer yapısal karakterler gibi değişime maruz kaldığı için not edilmelidir. Ayrıca farklı yüzeylere sahip ve tanınması zor olan çok sayıda grubun veya oldukça birbirlerine benzeyen tür çiftlerinin ayırt edilmesindeki çıkış...

http://www.biyologlar.com/dipteralarin-preparasyonu

Büyük camgöz (Cetorhinus maximus)

Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Chondrichthyes(Kıkırdaklı balıklar) Takım: Lamniformes Familya: Cetorhinidae Cins: Cetorhinus Tür: C. maximus Büyük camgöz (Cetorhinus maximus), dünyanın en büyük balığı olan balina köpek balığından sonra gelen, dünyanın 2'nci büyük balığıdır. 10 metre uzunluğa ve 3 ton ağırlığa ulaşabilir. 12 ya da 15 metre uzunluğunda olan dahada büyükleri görüldüğü anlatılmıştır ama bunlar bugüne...

http://www.biyologlar.com/buyuk-camgoz-cetorhinus-maximus

Gen Terapi

Hastalıkları tedavi etme ya da fiziksel etkilerini azaltma amacıyla hastanın vücuduna genetik materyalin sokulması, tıp tarihinde bir devrim olmuştur. İlk başlarda genetik hastalıkların tedavisi amacıyla planlanan gen terapisi artık, kanser, AIDS gibi diğer pek çok hastalığın tedavisi için de kullanılmaya başlanmıştır. Genlerin tanımlanması ve genetik mühendisliğinde kaydedilen önemli gelişmeler sonunda bilim adamları artık hastalıklarla savaşabilmek ve...

http://www.biyologlar.com/gen-terapi-1

 
3WTURK CMS v6.0