Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 5305 kayıt bulundu.

Periferik yayma preparatı yaparken dikkat edilecek hususlar

- Yayma yaparken kuru ve temiz lam - lameller kullanılır. Aksi hâlde yaymanın bozulmasına sebep olur.- Kan yayması esnasında kanın, lama eşit yayılmasını sağlamak için kullanılan lamların kenarlarının düzgün olmasına dikkat edilir.- Periferik yayma yaparken lam veya lamele konulan kandamlasının normalden büyük veya küçük olmamasına dikkat edilir. Kandamlası büyük olursa yayma kalın olur ve hücrelerin morfolojik incelenmesi mümkün olmaz. Kandamlası küçük...

http://www.biyologlar.com/periferik-yayma-preparati-yaparken-dikkat-edilecek-hususlar

Biyolojik Silah Nedir ve Nasıl Uygulanır ?

Biyolojik Silah Nedir ve Nasıl Uygulanır ?

Üzerinde sıklıkla durulan biyolojik silahlar, herhangi bir saldırıda kullanıldıklarında benzeri nadir görülen insan yapımı bir salgına neden olmaktadırlar;

http://www.biyologlar.com/biyolojik-silah-nedir-ve-nasil-uygulanir-

Çok bacaklılar, Diplopoda, kırkayaklar , Chilopoda, çıyanlar

Çok bacaklılar, Diplopoda, kırkayaklar , Chilopoda, çıyanlar

Çok bacaklılar, çok ayaklılar olarak da bilinir. Omurgasızların Arhropoda (eklembacaklılar) filumundan Diplopoda (kırkayak) , Chilopoda (çıyan), Psuropoda ve Symphyla sınıfları ile soyu tükenmiş Achipolypoda grubunun üyelerine verilen ortak addır. Bazı uzmanlar bu hayvanları Myriapoda sınıfı altında toplar ve yukarıda sözü edilen sınıfları birer altsınıf olarak kabul eder. Küçük bir grup olan çok bacaklıların günümüze değin 11 bin yaşayan türü...

http://www.biyologlar.com/cok-bacaklilar-diplopoda-kirkayaklar-chilopoda-ciyanlar

ENDEMİZM

Bir bitkinin yayılış aşanına o bitkinin “areali” denir. Yayılış alanı geniş olan bitkiye “Kozmopolit”, dar olana yani yer yüzünün belirli ve dar bir bölgesinde doğal olarak yetişen bitkiye de “Endemik” bitki denir. Endemik Yunanca Endos-yerlikelimesinden gelir. Buna göre Endemizm: Bir bitki, türünün dar bir bölgede sınırlanmış halde bulunmasıdır. Yani bu deyim, belirli bir bölgeye veya ülkeye özgü bitki taksonu (Subsp. Species, Genus, Familya gibi)...

http://www.biyologlar.com/endemizm

Böceklerde Boşaltım Sistemi

Metabolizma artiklarinin vücuttan uzaklastirilmasi bosaltim adi altinda toplamaktadir. C02' in elimine edilmesi büyük ölçüde solunum (respirasyon) ile olmaktadir. Böceklerde bosaltim suyun fazlasi, tuz, nitrojen artiklari (ürik asitin gibi) ve birtakim vücutça istenmeyen organik birlesiklerdir. Böceklerde Malpiki tüpleri bilinen ana bosaltim organidir. Buna ilaveten bir takim bosaltim maddeleri kuticulada pigment maddesi olarak birikebilir. Thysanura' da salgi bezlerinin (salivary...

http://www.biyologlar.com/boceklerde-bosaltim-sistemi

Yağmurcungiller (Charadriidae)

Kolyeli küçük yağmurcunu, Halkalı küçük cılıbıt (Charadrius dubius) Kolyeli büyük yağmurcunu, Halkalı cılıbıt (Charadrius hiaticula) Akça cılıbıt (Charadrius alexandrinus) Moğol cılıbıtı (Charadrius mongolus) Büyük cılıbıt, Çöl yağmurcunu (Charadrius leschenaultii) Doğu cılıbıtı, Asya yağmurcunu (Charadrius asiaticus) Dağ cılıbıtı, Dağ yağmucunu (Eudromias morinellus) Küçük altın yağmurcun (Pluvialis fulva) (G) Amerika altın yağmurcunu...

http://www.biyologlar.com/yagmurcungiller-charadriidae

Funguslar

Funguslar (funguslar); eukaryotik, tipik olarak filamentli (ipliksi) yapıda olan canlılardır. Bitkiler gibi hücre duvarına sahiptirler ve hemen hemen tümü hareketsizdir. Fotosentetik pigment içermezler, bu nedenle besinlerini diğer canlıların hazırladığı organik maddelerden genellikle absorbsiyonla alırlar. Aerobik olarak gelişirler ve enerjiyi organik maddelerin oksidasyonundan temin ederler. Şekil, davranış ve hayat devri bakımından birbirine uymayan çok sayıda...

http://www.biyologlar.com/funguslar

Wallacea Bölgesi

Oriyentalis ile Avustralya arasında bir geçit bölgesidir. Genelde, Oriyentalis'in doğusunda, zoocoğrafik bir bölge olarak da kabul edilir. Wallacea bölgesinin şu andaki faunasının bileşimi, onun Oriyentalis ya da Avustralya bölgelerinden birine dahil edilmesine olanak vermemektedir. Bölgenin batıyla olan bağlantısı Wallacae hattı olarak isimlendirilmiştir (Bakınız harita). Avustralya'ya ait hayvan gruplarının, örneğin kuskusla birlikte keseli memelilerin en kuzeydeki...

http://www.biyologlar.com/wallacea-bolgesi

Küresel ısınmanın sebepleri nelerdir?

İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinmanin-sebepleri-nelerdir

Toprak solucanları ve önemleri

Toprak solucanları, toprak içinde açtıkları galerilerde yaşıyor ve galerilerinin bulunduğu toprak katmanına göre Epijeik, Endojeik ve Anesik olmak üzere üç gruba ayrılıyorlar. "Epijeik" türler yüzeye yakın yaşıyor ve buradaki organik maddelerle besleniyor. Mineral toprak katmanında (üstten 20 cm.) yaşayan türlere ise "Endojeik" türler deniyor. Bu türler toprağa işlemiş organik madde ile besleniyor ve toprağın havalanmasında çok etkili olmuyorlar. "Anesik"...

http://www.biyologlar.com/toprak-solucanlari-ve-onemleri

HIV Virüsü ( Human Immunodeficiency Virus )

HIV Virüsü ( Human Immunodeficiency Virus )

HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü), AIDS'e yol açan virüs. HIV virüsü, bağışıklık sistemine zarar vererek hastalığa neden olur. Vücudu mikroplardan koruyan bağışıklık sistemi çalışmadığında, mikroplar daha kolay hastalığa neden olabilir. Kanında HIV virüsü bulunmayan kişiler HIV negatif kişilerdir. Kanında HIV virüsü bulunan kişilere "HIV pozitif" veya "HIV enfeksiyonlu" denir. Bu kişiler aynı zamanda...

http://www.biyologlar.com/hiv-virusu-human-immunodeficiency-virus-

Solucanlar; Platyhelminthes ( Yassı ), Anelida (halkalı ), Aschelminthes (yuvarlak solucanlar)

Solucan sınıfı Platyhelminthes (yassı solucanlar), Anelida (halkalı solucanlar), Aschelminthes (yuvarlak solucanlar) ve Pogonophora (sakallı solucanlar) filumlarını kapsar. Bazen Aschelminthes grubunu oluşturan Nematoda (iplik solucanlar), Rotifera, Gastrotricha, Kinorhyncha ve Pripalida sınıfları filum düzeyine yükseltilerek sınıflandırılmaktadır. Yer solucanları, Oligochaeta sınıfından halkalı solucanların karada yaşayan en tanınmış üyeleridir. Solucanların...

http://www.biyologlar.com/solucanlar-platyhelminthes-yassi-anelida-halkali-aschelminthes-yuvarlak-solucanlar

PREPARAT BOYAMA TEKNİKLERİ VE BOYALAR

Belki de alınmamaktadır. Negatif boyamada yapıların şekilleri boyanın penetre olrnasından değil boya ile çevrelendiğinden gösterilmektedir. Bazen boyalar yenir. Daha kusursuz olarak, boya reaktifleri organizmanın fizyolojik aktivitelerine bağlı olan değişik yollarla canlı hücre içine alınabilir. Bu ise vital boyama ve supra-vital boyama olarak adlandırılır.Daha da genellersek, boya alınımı, boya-doku veya reaktif-doku affiniteleri nedeniyledir. Bazı doku...

http://www.biyologlar.com/preparat-boyama-teknikleri-ve-boyalar

BİTKİ ANATOMİSİ ÇALIŞMA NOTLARI

1-Çimlenmekte olan bitkinin besin gereksinimi kotiledonlarda yada özel dokularda depolanan besinlerden sağlanır. 2-Kök ve gövdenin büyümesi büyüme noktalarındaki meristamatik dokuların yeni hücrelerin oluşması ve büyüme ve farklılaşması ile olur. 3-Yapraksız ve köksüz yapraksı yapıya tallus denir.Bu tür bitkilere detallafita gurubu denir. 4-Tohumlu bir bitki dallanmış eksen içeren bir yapı gösterirse yaprak kök ve gövdeden oluşan yapıya kormus denir.Bu tür...

http://www.biyologlar.com/bitki-anatomisi-calisma-notlari

Bitki Toplama Yöntem ve Teknikleri

Pratik nedenlerle yeryüzü florasının sınıflandırılması esas olarak Herbaryum materyali ve onunla ilgili literatüre dayanır. Herbaryumlar; kurutulmuş ve usullerine göre hazırlanmış bitki örneklerinin muhafaza edildiği merkezlerdir. Sınırlılığına rağmen, bir herbaryum, canlı kolleksiyonlardan daha avantajlara sahiptir. Bir cinsin bütün türlerini, aynı yer, aynı durum ve aynı zamanda karşılaştırma olanağına herbaryumlarda sahip oluruz. Bitki toplama genellikle...

http://www.biyologlar.com/bitki-toplama-yontem-ve-teknikleri

Çullukgiller (Scolopacidae)

Büyük kum kuşu, Kırmızı göğüslü kum kuşu (Calidris canutus) Ak kum kuşu (Calidris alba) Küçük kum kuşu (Calidris minuta) Sarı bacaklı kum kuşu (Calidris temminckii) Kızıl kum kuşu (Calidris ferrugina) Kara karınlı kum kuşu (Calidris alpina) Ak sokumlu kum kuşu (Calidris fuscicollis) (G) Çizgili kum kuşu (Calidris melanotos) (G) Sürmeli kum kuşu (Limicola falcinellus) Dövüşken kuş (Philomachus pugnax) Küçük su çulluğu (Lymnocryptes minimus) Su çulluğu...

http://www.biyologlar.com/cullukgiller-scolopacidae

Transplantasyon immünolojisi

TRANSPLANTASYON İMMÜNOLOJİSİ VE TARİHÇESİ İmmünoloji İnsan İmmün (Bağışılık) sistemi zararlı olan organizmaları vücuttan uzaklaştırmaktadır. Bu sistem, vücudumuzun yaklaşık iki trilyon hücresini koruyan, antibadi ve sitokinler üreten hareketli askerleridir. Virüs, bakteri ve tümör hücreleri veya transplante edilmiş hücreler gibi yabancı ya da vücuda ait olmayan hücrelerle koordineli bir biçimde hızlıca çok yönlü bir atağa geçmektedir. Her ne...

http://www.biyologlar.com/transplantasyon-immunolojisi

Akkuyu, Sinop, İğneada Fukuşima Olmasın!

Akkuyu, Sinop, İğneada Fukuşima Olmasın!

TEMA Vakfı, Japonya’da yaşanan Fukuşima nükleer santral faciasının 2. yıldönümünde, nükleer enerjinin doğada ve insan hayatında yarattığı yaralara bir kez daha dikkat çekti. Fukuşima’da toprağa, suya ve havaya karışan radyasyonun etkilerinin, Çernobil’den çok daha fazla olduğunun altını çizen TEMA, ülkemizin enerjide önceliği enerji verimliliği ile temiz ve yenilenebilir enerji olmalı açıklamasını yaptı. Japonya’da 11 Mart 2011 tarihinde yaşanan...

http://www.biyologlar.com/akkuyu-sinop-igneada-fukusima-olmasin

DONDURMA YÖNTEMİ

Bu yöntem zaman geçirmeden hemen sonuç alınması gereken durumlarda örneğin hastanelerde teşhis amacı ile tümör olduğundan şüphe edilen dokularda acele kesit alınmasında ve dokudaki yağ enzim ve bazı radyo izotopların kayba uğramadan araştırılması istendiğinde kullanılır. Dondurma yönteminin uygulanması sırasında basit dondurma mikrotomu kullanılır. Dondurma ya sıvı karbondioksit ile yada freon 12 gazı ile yapılır. Bu yöntemin bir kusuru dondurma ve  ...

http://www.biyologlar.com/dondurma-yontemi

DENİZLERİN ZOOCOĞRAFYASI

Yeryüzünün büyük bir kısmı okyanuslarla kaplıdır. İlk canlılar denizlerde ortaya çıkmış, daha sonra karalarda evrimleşmesine hızlı bir şekilde devam etmiştir. Yaklaşık iki milyon hayvan türünün %10'u denizlerde yaşar. Deniz faunasındaki bu oransal tür fakirliği deniz koşullarının heterojen olmamasından ve aralarında kesin bariyerler oluşturamamasındandır. Yalıtım ve doğal seçilim için seçenekleri azdır. Halbuki karalardaki canlıların yaşam...

http://www.biyologlar.com/denizlerin-zoocografyasi

ENERJETİK VE BİYOENERJETİK NEDİR

Adından anlaşılacağı üzere enerji bilimi olan enerjetiğin temel dalı olan termodinamik ısı, sıcaklık, iş enerji dönüşümleri ve türleri arasındaki ilişkileri, bu arada meydana gelen yan olayları inceler. Fiziğin bir anadalı olan termodinamiğin fiziksel özellikler ile enerji arasındaki ilişkiler de konusudur. Kimyasal termodinamik ise fiziksel özellik değişimleri yanında meydana gelen kimyasal dönüşüm ve değişimleri inceler. Termodinamik olgu ve olayları...

http://www.biyologlar.com/enerjetik-ve-biyoenerjetik-nedir

Küresel ısınma sebepleri

Doğal Nedenler : Güneşin Etkisi: ESA bilim adamlarından Paal Brekke; iklim bilimcilerinin uzun süredir Güneş beneklerinin 11 yıllık döngüsel hareketini ve Güneş'in yüzyıllık süreçler içinde parlaklık değişimini incelediklerini belirtmiştir. Bunun sonucunda Güneş'in manyetik alanı ve protonlar ile elektronlar biçiminde ortaya çıkan güneş rüzgarının, Güneş sisteminde kozmik ışımalara karşı bir kalkan görevinde olduğu açıklanmaktadır. Güneş'in...

http://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-sebepleri

Halkalı Solucanlar

Halkalı Solucanlar

Denizlerde tatlı sularda ve karada yaşarlar. Trocophora larvası görülür. Genellikle vücut uzun ve segmentlidir. Segmentler iç kısmında enine bölmelere ayrılmıştır. Sölomları mezoderm orijinli ve şizosöl tiptedir.

http://www.biyologlar.com/halkali-solucanlar

Embriyogenez

Biyolojinin bütün problemleri arasında en büyüleyici ve en zor olanı embriyogenez yani embriyonun yaratılmasıdır. Embriyogenez; tek hücrenin döllenmiş yumurtanın, hedef aldığı çok hücreli karmaşık organizmaya ulaşırken attığı adımlarla ilgilidir. Bu hedef bütün ince ayrıntılarıyla, gelişme olayının orkestrasyonu üzerine talimatları içeren, DNA'da yazılıdır. Bu harikulade işin nasıl olduğunu henüz anlayamamış olduğumuzu hemen söyleyebilirim, ama en...

http://www.biyologlar.com/embriyogenez

ASİDİK- BAZİK VE NÖTRAL BOYALAR NELERDİR

Asidik ve bazik boyalar, solusyon hazırlandığında iyonize olurlar.Tipik bir bazik boya, katyonik veya pozitif yüklü boya iyonları ve negatif yüklü, renksiz klorid iyonları oluştururlar. Halbuki asidik bir boya anyonik veya negatif yüklü renkli boya iyonları ve pozitif yüklü renksiz sodyum iyonları oluştururlar. Boyalara uygulanan bu ''asidik'' ve ''bazik'' terimleri pH ile ilgili değildir ve bazik boya için katyonik boya; asidik boya içinse anyonik boya terimlerini...

http://www.biyologlar.com/asidik-bazik-ve-notral-boyalar-nelerdir

BİTKİNİN KISIMLARI

1. Kök * Topraktaki su ve minarelerin alınmasında kökte bulunan emici tüyler görevlidir. Emici tüyler kökteki epidermis hücrelerinin farklılaşarak dışa doğru uzamasıyla meydana gelen kısa ömürlü yapılardır. * Emici tüylerdeki organik madde yoğunluğu toprak suyundaki çözünmüş madde yoğunluğundan büyüktür. Böylece toprak emici tüy hücrelerine göre hipotonik kalır. * Su çok yoğun olan topraktan az yoğun olan emici tüylere osmos ile geçer ve kabuk...

http://www.biyologlar.com/bitkinin-kisimlari

Denizlerde dinozorlar var mıydı?

Çok büyük boyutlu devler denizlerde yaşıyordu. Bunlar karada da yaşayabiliyor ama avlanmak için denize giriyorlardı. Jura devrinin sonlarında yaşayan 3 metre boyundaki Plesiosaurus, Orta Jura – Üst Jura arasında yaşayan 15 metre uzunluğundaki Liepleurodon, Jura sonlarında yaşayan 14 metre uzunluğundaki Elosmosaurus bu deniz sürüngenlerinin en ünlüleriydiler. Ancak 2006 yılında keşfedilen bir deniz sürüngeni Jura sonlarında okyanuslarda 15 metre uzunluğunda, 45 ton...

http://www.biyologlar.com/denizlerde-dinozorlar-var-miydi

Korsanmartıgiller (Stercorariidae)

Kütkuyruklu korsan martı (Stercorarius pomarinus) Kutup korsan martısı (Stercorarius parasiticus) Uzunkuyruklu korsan martı (Stercorarius longicaudus) Büyük korsan martı (Catharacta skua)

http://www.biyologlar.com/korsanmartigiller-stercorariidae

Osteoartrit hastasının yeni umudu "CH ALPHA" Türkiye'de

Osteoartrit hastasının yeni umudu "CH ALPHA" Türkiye'de

Eklem kıkırdağının doğal yenilenmesini sağlayarak kullanıcısına doğal ve sınırsız hareket etme yetisini geri kazandıran, eklemlere esneklik ve güç veren dünyadaki ilk patentli ürün CH Alpha Türkiye’de! 19.03.2013, İstanbul CH Alpha, gücünü ve esnekliğini yitirmiş kıkırdak doku sonucunda işlevini yerine getiremeyen eklemleri güçlendirerek, kullanıcısına hayat kalitesini yeniden kazandırmaya yardımcı olan dünyanın ilk doğal ürünüdür. Laboratuar...

http://www.biyologlar.com/osteoartrit-hastasinin-yeni-umudu-ch-alpha-turkiyede


Cansız materyal inceleme için doku örneği alımı

Histolojik amaçlarla insanlardan materyal alınması her zaman mümkün değildir. Genellikle ameliyatlarla dışarı alınan bazı patolojik doku ve organların etrafında bulunan sağlıklı doku kısımları histolojik incelemeler için değerlendirilir. Deney hayvanlarından ise doku parçaları öldükten hemen sonra alınır, iyi preparasyonlar için hayvanlardan doku parçalarının anestezi altında alınması en uygun yoldur. İncelenecek parçanın alınması ya organizma canlı...

http://www.biyologlar.com/cansiz-materyal-inceleme-icin-doku-ornegi-alimi

HAYVAN GÖÇLERİ

Hayvanların bir kısmında bir dizi düzensiz yer değiştirme hareketleriyle, bir başka biyocoğrafik bölgeye kayma görülmektedir. Bunun yanısıra memeli, kuş, balık ve böceklerin zaman zaman göç ettikleri bilinmektedir. Göçün eski çağlarda da ortaya çıktığı, yazılı ve sözlü kaynaklardan anlaşılmaktadır. Örneğin; çekirge, kuş, sıçan ve lemming göçleri gibi. Göçte çok sayıda birey hareket eder. Göçü ortaya çıkaran en önemli nedenlerin başında...

http://www.biyologlar.com/hayvan-gocleri

BESLENME FİZYOLOJİSİ

Bilindiği gibi canlıların ortamdan sağladığı, olduğu gibi tüketerek kullandıkları besin maddeleri büyük canlı gruplarında farklılıklar gösterir. Bitkiler aleminde de özellikle su bitkilerinin sudan, kara bitkilerinin topraktan sağladığı inorganiklerin çeşitleri ve özellikle oranlarında farklılıklar görülür. Tipik bitki besini olarak kullanılan elementlerin hepsi inorganik formdadır. Ancak bitki köklerinin organik maddelerden de yararlandığı...

http://www.biyologlar.com/beslenme-fizyolojisi

Yuvarlak Solucanlar

Karada tatlı sularda denizlerde serbest olarak yaşayanların yanında bitki parazitleri de vardır. Genellikle silindirik ve segmentsizdirler. Vücutları sil taşımayan kutikula ile örtülüdür. Epidermis içinde 4 veya daha fazla sinir şeridi vardır. Sadece boyuna kas tabakaları vardır. Boşaltım sistemleri 1 veya 2 bez hücresi veya kanallar halindedir. Vücut sabit sayıda hücreden oluşur. Uzun bir yutakları vardır. Üreme kanalları erkeklerde "Rectum" denen bir bölgeye...

http://www.biyologlar.com/yuvarlak-solucanlar

Kabuklular ( Crustacea) Istakozlar, Yengeçler

Kabukluların iki çift duyargaları, birleşik gözleri, çoğunlukla göğüsle kaynaşmış bir başları vardır. Bu sınıfa ıstakoz, yengeç gibi solungaçlarla donanan eklem bacaklılar dahildir. Kabuklular temel özellikleriyle öbür hayvanlardan ayrılır. Bedenleri bir baş ile iki ayrı bölgede toplanan (göğüs ve karın) bir dizi bölüt (yada halka) içeren bir gövdeden oluşur. Bölütlerin sayısı gelişmiş kabuklularda 19 yada 20’dir. Çoğunlukla bir yada birçok...

http://www.biyologlar.com/kabuklular-crustacea-istakozlar-yengecler

Karayosunları

Kara yosunları (Bryophyta), ciğer otları, boynuz otları ve yapraklı kara yosunlarını kapsayan bitkiler bölümü. "Bryopsida" tek sınıfını kapsar. Sistematikdeki yeri değişkenlik gösteren bir gruptur. Çok hücreli, fotosentetik bitkilerdir. Kara yosunlarının iletim sistemleri ve gerçek kök, yaprak ve gövdeleri yoktur. Çoğu yapraklı olan küçük yapılı türler içerirler. Kök yerine bir ya da çok hücreden oluşan rizoidler (köksü yapılar) bulunur. Kara...

http://www.biyologlar.com/karayosunlari

Etobur Dinozorlar Hangileridir

Tyrannosaurus – Rex (T-Rex):Dinzorların kralı olarak isimlendirilir. Üst Kretase’de (90-65 milyon yıl önce) egemen olan bu yırtıcı kuzey Amerika’da yaşamıştı. Boyu 14 -15, yüksekliği de yaklaşık 6- 6.5 metre olan bu olağanüstü dinozor karadaki en yırtıcı dinozordu. Kafatasının uzunluğu 1.5 metreden fazlaydı. Ağırlığı ise 5-7 ton arasında değişiyordu. Dişlerinin uzunluğu yaklaşık 20 santimetre civarındaydı. Bu tür meteor çarpması sonunda diğer...

http://www.biyologlar.com/etobur-dinozorlar-hangileridir

Martıgiller (Laridae)

Beyaz gözlü martı (Larus leucophthalmus ) (T) Büyük karabaş martı (Larus ichthyaetus) Akdeniz martısı (Larus melanocephalus) Küçük martı (Larus minutus) Karabaş martı (Larus ridibundus) İnce gagalı martı (Larus genei) Ada martısı (Larus audouinii) (T) Küçük gümüş martı (Larus canus) Kara sırtlı martı (Larus fuscus) Gümüş martı (Larus michahellis) Hazar martısı (Larus cachinnans) Doğu martısı (Larus armenicus) Kutup martısı (Larus hyperboreus) Büyük...

http://www.biyologlar.com/martigiller-laridae

Deniz hıyarları (HOLOTHUROİDEA)

Deniz Hıyarı (Holothuroidea) Bilimsel Sınıflandırma Alem: Animalia - Hayvanlar Familya: Echinodermata - Derisidikenliler Sınıf: Holothuroidea - Deniz hıyarları Deniz hıyarları adının çağrıştırdığı gibi bir bitki değil, derisidikenlilerden omurgasız bir deniz hayvanıdır. Ama silindir biçimindeki yumuşak ve tombul gövdesi öbür derisidikenlilerde, örneğin denizkestanesinde olduğu gibi dikenlerle değil, siğili andıran küçük pürtüklerle kaplıdır. ...

http://www.biyologlar.com/deniz-hiyarlari-holothuroidea

Evrim ve Termodinamiğin İkinci Yasası

Evrim kuramına karşı çıkanlar, inançlarını daha bilimsel bir ambalajla sunmak için termodinamiğin ikinci yasasını çarpıtıyorlar.Termodinamiğin ikinci yasası, doğada hangi süreçlerin olup olamayacağını öngörür. Birinci yasanın (enerjinin korunumu yasası) izin verdiği tüm işlemlerde sadece bazı enerji dönüşüm türleri mümkün olabilmektedir. Aşağıdaki süreç örnekleri, termodinamiğin birinci yasası ile uyumludur; fakat ikinci yasayla kontrol edilen bir...

http://www.biyologlar.com/evrim-ve-termodinamigin-ikinci-yasasi

Fungusların Sınıflandırılması

ALEM : MYCETEAE ( =FUNGI ) 1. BÖLÜM : Gymnomycota 2. BÖLÜM : Mastigomycota 3. BÖLÜM : Amastigomycota 1. Altbölüm : Zygomycotina 2. Altbölüm : Ascomycotina 1. Sınıf : Ascomycetes 3. Altbölüm : Basidiomycotina 1. Sınıf : Basidiomycetes 4. Altbölüm : Deuteromycotina 1. Form-sınıf : Deuteromycetes Gymnomycota (Cıvık mantarlar): Cıvık mantarlar diğer funguslardan fagotrofik beslenmeleri ile ayrılırlar. Somatik yapılarında hücre çeperi yoktur. Protoplastları plazma...

http://www.biyologlar.com/funguslarin-siniflandirilmasi

HAYVANLARIN YAYILIŞI VE İNSAN

İnsan ve hayvan arasındaki ilişkiler aslında ekolojinin konusudur. İnsanlar, ekonomik nedenlerle, hayvanların dünya üzerindeki yayılışını sınırlayan, daraltan ve genişleten önemli bir etken olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle dolaylı olarak hayvan coğrafyasını ilgilendirmektedirler. 1. Av Olarak Hayvanlar İnsanların bugün olduğu gibi geçmişte de bitkisel besinlerin yanısıra, hayvansal besinlerden de yararlanmış oldukları fosillerden anlaşılmaktadır....

http://www.biyologlar.com/hayvanlarin-yayilisi-ve-insan

Tıbbi Atıklara Çözüm

Mikro dalgalar, buhar, sıcak hava ve gaz yıkayıcılar biyomedikal artıkları temizlemektedir. Çevre Koruma Kurumu'na göre Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hastane ve klinikler her yıl 600.000 ila bir milyon ton atık üretmektedir ve bunun yüzde 15 kadarı potansiyel bir enfeksiyon tehlikesi içermektedir. Uzun yıllar boyunca, hastaneler tüm patojenlerin yok edilmesini sağlamak üzere kontamine şırıngalar, iğneler, kağıt, plastik, cam, bez ve insan dokularını ya sahada...

http://www.biyologlar.com/tibbi-atiklara-cozum

Simbiyoz yaşam

1) Mutualismus: Birlikte yaşayan 2 canlı birbirlerine karşılıklı yarar sağlarlar. Buna örnek olarak geviş getirenlerin rumeninde yaşayan kirpikli(ciliata)ler verilebilir. Bu canlılar, konağın yediği sellülozu, salgıladıkları sellülaz ve sellobiyoz adlı enzimleri ile parçalayarak sindirirler ve çoğalırlar. Çok hızlı çoğalma yeteneğinde olan bu protozoonlar ortalama 24 saat yaşar ve bu süre sonunda ölürler. Ölen bu canlıların vücutlarındaki azot ve glikojen...

http://www.biyologlar.com/simbiyoz-yasam

Primatların Biyolojik Özellikleri

14 aile, 55 cins ve 170'e varan tür sayısı ile primat dünyası bize son derece zengin ve çeşitli örnekler sunar. Primatları tanımlarken kullanacağımız biyolojik özelliklerin hepsi kuşkusuz her primatta bulunmaz; varolan özellikler de farklı gelişme dereceleriyle karşımıza çıkar (Schultz, 1972). Primat türleri bedensel irilik açısından geniş bir yelpaze oluşturur. Madagaskar'da yaşayan microcebus'larda (prosimiyen ailesinden) boy 13 cm ve ağırlık 60 gr kadar...

http://www.biyologlar.com/primatlarin-biyolojik-ozellikleri

HİSTOLOJİDE KULLANILAN BOYALARIN SINIFLANDIRMASI VE STANDARDİZASYONU

Histolojide kullanılan boyaların büyük bölümü 3 temel chromoforik gruptan (quino-noid halka, azo-grup veya nitro grup) tan birine dahildir. Quinonoid boyalar çok geniş ve önemli bir gruptur ve quinonoid yapının özel tiplerine bakılarak alt gruplara ayrılırlar. Histolojide boyalar ya boyaların uygulama tarzlarına bakılarak direkt veya mordant boya; ya da genel kimyasal özelliğine bakılarak asit veya bazik boya olarak sınıflarıdırılırlar. Bazı boyalar light green...

http://www.biyologlar.com/histolojide-kullanilan-boyalarin-siniflandirmasi-ve-standardizasyonu

Otobur Dinozorlar Hangileridir

Böylesine yırtıcı dinozorlarla aynı dönemde yaşayan Otobur dinozorların yaşam koşulları çok zordu. Bir kısmı kaçarak kurtulurken, daha yavaş olanlar ise farklı savunma sistemleri geliştirmişlerdi. Yırtıcı dinozorlar da daha çok sürünün en zayıf ve yaşlı olanına saldırdıkları ise kendiliğinden bir doğal ayıklama sistemi de gelişmişti. Stagosaurus: Jura döneminin sonlarında yaşayan bu dinozorun özel bir savunma sistemi vardı. Uzunluğu 9 metre...

http://www.biyologlar.com/otobur-dinozorlar-hangileridir

BÖCEKLERDE DİĞER ÜREME ŞEKİLLERİ

A- Heterogonie: Döllemli ve döllemsiz çogalma sekilleri birbirini izlerse bu tip çogalmaya heterogonie adi verilir. Ör. Bazi Aphididae türleri (yaz boyunca döllemsiz olarak ürerler, sonbaharda erkek ve disi arasinda çiftlesme olur ve döllenmis kislik yumurta meydana getirilir). B- Polyembrionie: Germinogonie adi da verilen bu sekil üremede bir yumurtadan birden fazla (genellikle pekçok) yavru meydana gelir. Ör: Parazit Hymenoptera'lar (Braconidae ve Ichneumonidae). C-...

http://www.biyologlar.com/boceklerde-diger-ureme-sekilleri

Synflorix aşısının invazif pnömokok hastalıklarını önlemede etkili olduğu gösterildi

Synflorix aşısının invazif pnömokok hastalıklarını önlemede etkili olduğu gösterildi

Avrupa'da yürütülen bir çalışmada NTHI Protein D Konjüge aşısı Synflorix'in invazif pnömokokkal hastalığı önlemede % 93 - 100 gibi yüksek bir oranda etkili olduğu tespit edildi.GlaxoSmithKline'ın (GSK) geliştirdiği konjüge pnömokok aşısı Synflorix'in hastalık üzerindeki etkisini incelemek için Avrupa'da yürütülen ilk randomize klinik araştırmasının sonuçları TheLancet tarafından yayınlandı. Yapılan çalışmalar sonucunda GSK'nın geliştirdiği...

http://www.biyologlar.com/synflorix-asisinin-invazif-pnomokok-hastaliklarini-onlemede-etkili-oldugu-gosterildi

 
3WTURK CMS v6.0