Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 88 kayıt bulundu.
İnsan Gen Terapisi  '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

İnsan Gen Terapisi '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

Gen terapisi, hastalıkların tedavi edilmesi ya da hastalıkları önlemek amacıyla çeşitli insan genlerinin hedef hücrelere etkili bir şekilde aktarılmasına ve ekspresyonuna dayanan bir yöntemdir.

http://www.biyologlar.com/insan-gen-terapisi-ilac-olarak-genlerin-kullanimi-kaderimiz-genlerimizde-mi

Dünyada Patolojinin Gelişimi

Patolojinin gelişimi insan bedenini ve işleyişini araştıran diğer bilim dallarındaki gelişmelerden etkilenmiştir. Önce insan anatomisi ayrıntılarıyla ortaya konulmuş, sonra histoloji, biyoloji, fizyoloji ve biyokimya hakkındaki bilgiler derinleşmiştir. Hastalıkların nedenlerinin anlaşılması için mikrobiyoloji, dahili ve cerrahi tıp dalları, son olarak da genetik ve moleküler biyoloji alanındaki atılımlar bilimin ve patolojinin yolunu aydınlatmıştır. Tıp...

http://www.biyologlar.com/dunyada-patolojinin-gelisimi

Mendel Yasaları

Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel 'in genetik ilmiyle ilgili olarak bulduğu biyoloji kanunları. Manastırın bahçesinde bezelye leri birbirleriyle çaprazlama|çaprazlayarak (eşleştirerek) kalıtım için ilgi çekici sonuçlar buldu. Bugün bu sonuçlar Mendel kanunları adıyla anılmaktadır. Çalışmalarını yaptığı dönemde kromozom ve genlerin varlığı bilinmemesine rağmen, özelliklerin "faktör" adını verdiği birimlerle nesilden nesile aktarıldığını...

http://www.biyologlar.com/mendel-yasalari-2

KENELER BİYOLOJİK SİLAHMI

Türkiye`de 120 kişinin ölümüne neden olan keneler, biyolojik silah olarak kullanılıyor mu? Bilim adamları bu sorunun cevabını aradı. Kaynak:Haber Merkezi Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) Türkiye`de ilk kez 2002`de görüldü ve 28`i bu yıl olmak üzere toplam 120 kişinin ölümüne yol açtı. Bu yılın ilk 3 ayında 206 kişinin kene ısırması şikâyetiyle hastanelere başvurması, hastalığı `salgın` boyutuna taşıdı. Türkiye ile birlikte Afrika, Asya, Balkanlar...

http://www.biyologlar.com/keneler-biyolojik-silahmi

Osmanlılarda Patoloji

Selçuklularda ve Osmanlılarda sağlık merkezleri, hastaların tedavisiyle uğraşırken aynı zamanda tıp eğitimi de veriyordu. Bu şifahanelerde 19. yüzyıla kadar tıp eğitimi medreselerde din eğitimi ile birlikte yapılıyordu. Osmanlı İmparatorluğunda 1800 lerde başlayan batılılaşma çabalarından tıp dünyası da etkilendi. Padişah II. Mahmut , 14 Mart 1827'de Şehzadebaşı'nda ordunun ihtiyacı olan hekimleri yetiştirmek amacı ile Tıphane-i Amire adıyla bir tıp...

http://www.biyologlar.com/osmanlilarda-patoloji

Biyocoğrafik kanıtlara dayalı olarak Kuvaterner'de oluşan bazı kara köprüleri

İngiliz Kanalı Fransa-Britanya İrlanda kanalı Britanya-İrlanda Akdeniz Köprüsü (birkaç tane) Avrupa-Afrika Bering Köprüsü Sibirya-Alaska Soya Köprüsü Sibirya-Japonya 60 Sunda Şelfi Malaya-Sumatra-Java-Bornea Bass Köprüsü Avusturya-Tasmanya Torres Köprüsü Avusturya-Yeni Gine Cook Köprüsü Güney İzlanda-Yeni Zellanda Palk Köprüsü Hindistan-Seylan

http://www.biyologlar.com/biyocografik-kanitlara-dayali-olarak-kuvaternerde-olusan-bazi-kara-kopruleri

Botaniğin Tarihçesi

Bugünkü sistematik botanik adına yaşanan en büyük ilerlemeler, 20. yüzyılın ikinci yarısında meydana gelmiştir. O dönemlerin kötü koşulları ve maddi sıkıntılarına rağmen, dünyanın bir çok yerindeki çok sayıda flora yazarı, önemli çalışmalar başlatmış ve bu konuda büyük adımlar atmışlardır. Dünya tarihinde, bilinen ilk Flora yayınları, küçük bir alanda yetişen bitkilerin isim listesinden bile daha dar kapsamlıydı. Bugün ise, en iyi ve modern...

http://www.biyologlar.com/botanigin-tarihcesi

Prof. Dr. Elif Dağlı’dan izlenimler

Prof. Dr. Elif Dağlı’dan izlenimler

Eylül 2012’de  Viyana’da gerçekleştirilen Avrupa Solunum Derneği Yıllık Kongresi’ne katılan Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Kongre izlenimlerini Medical Tribune ile paylaştı. Prof. Dr. Elif Dağlı, Avrupa Solunum Derneği Kongresi’ne bu yıl Türkiye’den 589 hekimin katıldığını söyleyerek şu bilgileri verdi: “ Türk hekimler olarak 180 bildiri sunduk ve içimizden 8 hekim de oturum başkanlığı yaptı. Kongrede öne çıkan farklı...

http://www.biyologlar.com/prof-dr-elif-daglidan-izlenimler

Canlı Sistemlerde Süreklilik

İlk biyoloji bilginleri, hayvanların ya sperma ya da yumurta içinde önceden oluşmuş biçimde bulunduklarına inanıyorlardı. Kari Ernst von Baer'in mikroskoptan yararlanarak, önceden oluşmuş embriyolar bulunmadığını kanıtlamasıyla, embriyobilim doğdu.Kalıtımın araştırılması olan genetik, ilk bulgularını 1866'da yayınlayan Gregor Johann Mendel'le başladı. Mendel'in bezelyelerle yaptığı ayrıntılı deneyler, her temel özelliğin bir çift fiziksel birim (genler)...

http://www.biyologlar.com/canli-sistemlerde-sureklilik


TÜRKİYE'DE YAŞAYAN YILAN TÜRLERİ

TÜRKİYE'DE YAŞAYAN YILAN TÜRLERİ

1.Familya:Boidae Eryx jaculus: Mahmuzlu Yılan; Genel Özellikler: Boğa Yılanları ailesinden (en büyük yılan türleri ailesi) olan bu türün en büyük özelliği zehirsiz olmaları ve avlarını boğarak öldürmeleri. Benekli olan sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverengi ve tonlarında olur. Beneklerinin rengiyse sarımsı beyaz. Karın bölgesi kirli beyaz, bazen küçük koyu benekler olabilir. Besinlerinin büyük bir kısmını fare gibi kemiriciler oluşturur. Bunun...

http://www.biyologlar.com/turkiyede-yasayan-yilan-turleri

Doğa Tarihi Çalışmaları Kronolojisi

MÖ 2500-600: Babiller matematik çalışmalarına başlamışlardı. Bir çemberi 360 dereceye bölmüşler, 60 dakika ve 60 saniyeyi belirlemişlerdir. Tarımsal faaliyetlerini düzenlemek için sel baskınlarını hesaplamaya yönelik bir takvim oluşturmuş ve bir yılı 4.5 dakikalık yanılma payı  ile  hesaplamışlardı.  MÖ  2000  e  gelindiğinde  arkeolojik  kayıtlardan  ele  geçen papirüslerde Mısırlıların tedavi yöntemleri geliştirdiklerini görüyoruz....

http://www.biyologlar.com/doga-tarihi-calismalari-kronolojisi

CANLI SİSTEMLERDE SÜREKLİLİK

İlk biyoloji bilginleri, hayvanların ya sperma ya da yumurta içinde önceden oluşmuş biçimde bulunduklarına inanıyorlardı. Kari Ernst von Baer'in mikroskoptan yararlanarak, önceden oluşmuş embriyolar bulunmadığını kanıtlamasıyla, embriyo bilim doğdu.Kalıtımın araştırılması olan genetik, ilk bulgularını 1866'da yayınlayan Gregor Johann Mendel'le başladı. Mendel'in bezelyelerle yaptığı ayrıntılı deneyler, her temel özelliğin bir çift fiziksel birim (genler)...

http://www.biyologlar.com/canli-sistemlerde-sureklilik-1

Avrupa'da sıtmanın durumu

Sıtmanın Güney Avrupa ve Balkanlardaki etkisi Kuzey Avrupa ülkelerinde olandan çok daha fazladır. Bununla birlikte Güney Avrupa'da hastalık oldukça önemlidir (Bruce-ChWatt and Zulueta, 1980). Avrupa'nın değişik bölümlerindeki sıtma durumu Alman ordusu tarafından 1917-1918 tarihleri arasında belirlenmiştir. Buna göre, o yıllar itibariyle, kıtanın batısında 2.600, doğusunda 12.800, Balkanlarda 132.400 ve Türkiye'de 183.700 sıtma vakası tespit edilmiştir. Bruce-Chwatt...

http://www.biyologlar.com/avrupada-sitmanin-durumu

Arı Zehiri Ve Apiterapi

Arı zehirinin birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır. Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir. Arı zehiri ile herhangi bir tedaviye başlamadan önce mutlaka arı zehiri alerji testi yaptırılmalıdır. Arı zehiri tedavisi, tüberküloz, bel soğukluğu,...

http://www.biyologlar.com/ari-zehiri-ve-apiterapi


Anopheles Türlerinin Biyolojisi

Larvaları her çeşit durgun veya yavaş akan tatlı sularda gelişebilmektedirler. Larvaların yaşayabildikleri durgun sular, büyük, küçük, derin ya da sığ olabilirler. Ayrıca, güneşli-güneşsiz, pirinç tarlaları, bataklık, meralar üreme ve gelişme habitatları arasındadır. Larvalar ince su yosunlarının ya da değişik su bitkilerinin bol olduğu bu sularda rahatça yaşar ve gelişirler. Sıcak bölgelerde biraz tuzlu olan sularda da bulunabilirler. Yazın kurak...

http://www.biyologlar.com/anopheles-turlerinin-biyolojisi

Çeşitlilik açıklanıyor

Darwin değişkenlerin nereden geldiğini söyleyememenin yanısıra yeni özelliklerin bir sonraki nesillerde nasıl yayıldığını da açıklayamadı. Yavrunun ebeveynlerin özelliklerinin karışımını aldığı karma kalıtıma (blending inheritance) inanıyordu. Ancak Darwin bile bu kuramın sorunlu olduğunu anlamıştı, çünkü eğer özellikler gerçekten karışmış olsaydı, herhangi nadir ve yeni bir özellik, bu özelliği taşımayan bireylerin nesiller boyu çoğalmasıyla...

http://www.biyologlar.com/cesitlilik-aciklaniyor

Natrix natrix -Yarı sucul yılan

Natrix natrix -Yarı sucul yılan

Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Reptilia (Sürüngenler) Takım: Squamata (Pullular) Alt takım: Serpentes (Yılanlar) Familya: Colubridae Cins: Natrix Tür: N. Natrix Yarı sucul yılan (Natrix natrix), Colubridae familyasından Avrupa'da görülen zehirsiz bir yılan türü. Vücüt boyu 150 cm kadar olabilen bu türün boynu bariz şekilde incedir. Gözbebeğı yuvarlak sırt pulları karinalıdır. Sırt tarafı gri veya esmer kahverengi, nadiren tamamen...

http://www.biyologlar.com/natrix-natrix-yari-sucul-yilan

Natrix tessellata - Damalı su yılanı

Natrix tessellata - Damalı su yılanı

Alem: Animalia (Hayvanlar) Şube: Chordata (Kordalılar) Sınıf: Reptilia (Sürüngenler) Takım: Squamata (Pullular) Alt takım: Serpentes (Yılanlar) Familya: Colubridae Cins: Natrix Tür: N. tessellata Damalı su yılanı (Natrix tessellata), Colubridae familyasından Avrupa'da görülen zehirsiz bir yılan türü. Dişiler erkeklerden daha büyüktür. Maksimum büyüklüğü 1.0-1.3 m arasındadır. Rengi grimsi yeşil ila kahverengimsi veya siyaha yakın, sırtında koyu benekler...

http://www.biyologlar.com/natrix-tessellata-damali-su-yilani

Atom Altı Parçacıklar Bölüm 2

''Lepton'' da ne şimdi? Hele ki bu sıcakta?! Kimimizin aklına Lipton'un soğuk şeftalili meyve suyunun, kimimizin aklına ise direkt olarak kuantum fiziğinin geldiğini düşünüyoruz. Neden bundan bahsetmeliyiz; çünkü atomların karakteristiklerini belirleyen ve bize bir periyodik tablonun sunulmasında rol oynayan elektronlar ve yakın zamanda ışık hızını geçtiklerinden şüphelenilen, ancak bu şüphelerin yersiz olduğu, üzerlerinde yapılan detaylı araştırmalardan...

http://www.biyologlar.com/atom-alti-parcaciklar-bolum-2

EVRİM TEORİLERİ

İnsanoğlu kendini ve çevresinde algıladıklarını tanımaya başladıktan sonra, bu olağan üstü varlıkların nasıl meydana geldiğini düşünmüştür. M.Ö. VI. Yüzyılda yaşamış olan Şyonya‟lı filozoflardan Thales, tüm nesneler gibi canlıların da sudan oluştuğunu; Anaximander, canlıların kaynağının deniz olduğunu, başlangıçda balık olan atalarımızdan bugünkü şeklimize evrimleşerek ulaştığımızı; Herakleitus, canlıların gelişmesinde aralarındaki...

http://www.biyologlar.com/evrim-teorileri

SALYANGOZ BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

SALYANGOZ BİYOLOJİSİ VE YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Salyangozlar simetrik olmayan, genellikle konik bir merkez etrafında dolanan veya kolon halinde tek kabuklu yumuşakçalardır. Kabukları değişik sayıda kıvrımlar içerir. Kabuğun tepesi yassı ve dar, son kıvrımı geniş olup kenarları dairevi, oval ve açıktır. Salyangozların başı belirli, tentaküllerinde iki göz bulunur. Karın tarafında yassı ve iyi gelişmiş olan ayak sürünerek hareketi sağlar. İç organlar, sırt tarafa kıvrık kabuk içinde bulunur. Sırt...

http://www.biyologlar.com/salyangoz-biyolojisi-ve-yetistirme-teknikleri

Kalıtım ve Kalıtsal Hastalıklar

Kalıtım ve Kalıtsal Hastalıklar

KALITIM Canlılar arasındaki benzerlik ve farklılıkların, ortaya çıkmasını sağlayan, bunların anne babadan çocuğa nasıl geçtiğini, kalıtsal hastalıkları ve tedavileri inceleyen bilim dalıdır.Aynı tür canlılar kendi aralarında görünüş olarak farklılık gösterirler(saç rengi, göz rengi vb. ).Kalıtımın diğer bir adı da soyaçekimdir. Bütün canlılarda görülür. KALITSAL HASTALIKLAR Genlerle yavrulara geçen özelliklere kalıtsal özellikler denir (kan...

http://www.biyologlar.com/kalitim-ve-kalitsal-hastaliklar

SPELEOLOJİNİN TARİHÇESİ

Speleoloji dünyada 1700’lü yılların ortalarından itibaren gelişme göstermiştir. Bilimsel anlamda ilk araştırmalar, 1743 yılında Nagel’in Morovya’da kot farkı olarak 136 metre derinliği bulunan Macosha uçurumuna inmesiyle başlamıştır. 1770 yılında Lloyd İngiltere’de Derbyshire’de Eldon-Hole Mağarasına girmiştir. 1774 yılında Alman Esper Almanya’da bazı mağaralarda bulduğu büyük hayvanlara ait kemikleri incelemiş ve bunların bugün nesli tükenmiş...

http://www.biyologlar.com/speleolojinin-tarihcesi

Escherichia coli (E.coli) Nedir?

Bir bakteri çeşidi olan Escherichia coli Avusturya asıllı bir doktor olan ve enterobacteriaceae familyasına ait bu bakteri türünü ilk olarak izole eden Thedor von Escherich (1857-1911) tarafından isimlendirilmiştir.

http://www.biyologlar.com/escherichia-coli-e-coli-nedir

Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis

Belirtiler 1-Bulaşık tohumlardan oluşan fideler sağlıklı olarak gelişebilir olgunluk aşamasında bitkilerde sera koşulları altında ilk belirtilerini oluşturur. 2-Sıcak havalarda yapraklarda ters solma meydana gelir . 3-Yapraklar üzerinde ilk olarak beyaz interveinal alanlar daha sonra kahverengi nekrotik lezyonlara dönüşür. Bitkide geriye dönüşü olmayan solgunluk oluşur. 4-Yaprak damarları arasında ani solgunluk ,ve yanıklıklar gözlenebilir. 5-Meyvelerin...

http://www.biyologlar.com/clavibacter-michiganensis-subsp-michiganensis

İlk Genetik Deneyi, Mendel ve Klasik Genetik

Mendel ve Klasik Genetik Modern genetik biliminin kökü, Avusturyalı (Alman-Çek) bir Augustin’ci keşiş ve bir botanikçi olan Gregor Johann Mendel’in gözlemlerine dayanır. Günümüzün bu popüler biliminin babası olarak kabul edilen Mendel, bitkilerde kalıtım özellikleri üzerine ayrıntılı çalışmalar yapmıştır. Mendel 1856 yılından itibaren çeşitli bezelye (Pisum sativum) varyetelerine ait tohumları toplamaya ve onları manastır bahçesinde yetiştirerek...

http://www.biyologlar.com/ilk-genetik-deneyi-mendel-ve-klasik-genetik

Kök hücre nedir?

Kök hücre nedir?

Kök hücreler hayatın temel taşları ve insan vücudunu oluşturan ana hücrelerdir. Kök hücreler sınırsız bölünme, her türlü vücut hücresine dönüşme ve yeni görevler üstlenme imkanına sahip hücrelerdir. İnsan vücudundaki cilt, kaslar, kemikler, sinirler ve kan hücreleri gibi tüm organlar bu kök hücrelerinden oluşur. İnsan vücudunda hastalıklar ve yaralanmalar nedeniyle oluşan hasarları onarır ve iyileştirirler. Hangi tip dokuya ihtiyaç varsa ona...

http://www.biyologlar.com/kok-hucre-nedir

Mendel Yasaları

Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel 'in genetik ilmiyle ilgili olarak bulduğu biyoloji kanunları. Manastırın bahçesinde bezelye leri birbirleriyle çaprazlama|çaprazlayarak (eşleştirerek) kalıtım için ilgi çekici sonuçlar buldu. Bugün bu sonuçlar Mendel kanunları adıyla anılmaktadır. Çalışmalarını yaptığı dönemde kromozom ve genlerin varlığı bilinmemesine rağmen, özelliklerin "faktör" adını verdiği birimlerle nesilden nesile aktarıldığını...

http://www.biyologlar.com/mendel-yasalari

Sera Gazları

Su buharı (H2O), CO2, CH2, N2O ve ozon (O3) ...Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2 KARBONDİOKSİD, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.) Sanayi devriminin başlangıcı...

http://www.biyologlar.com/sera-gazlari

Tarım Ürünlerinde Kalıntı Problemi

Besin maddelerinin üretim, tüketim ve depolanmaları sırasında; besin değerini bozan ve tahrip eden hastalık ve zararlıları, yabancıotları, mikroorganizmaları yok etmek için kullanılan kimyasal maddelere tarım ilaçları (pestisit) denir. Pestisit terimi; insektisitler ve akarisitleri, insekt ve akarların repellentlerini, fungisitleri, herbisitleri, nematositleri, rodentisitleri, maluskusitleri, kuş ve vahşi hayvan repellentlerini, bakterisitleri, defoliantları ve bitki...

http://www.biyologlar.com/tarim-urunlerinde-kalinti-problemi

Dünya'da Organik Tarım Süreci

İnsanlığın varoluşundan bu yana bilinmekte olan tarım, yüzyıllar boyunca insanoğlu ile birlikte değişime uğramıştır.Tarımdaki değişim, teknolojinin ve sanayinin gelişimi ile hız kazanmıştır. Özellikle hızlı nüfus artışı ile birlikte 1960-70’li yıllarda tarımda yeşil devrim adı verilen değişim başlatılmıştır. Bu amaçla değişimde sadece verim artışı hedeflenmiş, sentetik kimyasal tarım ilaçları ve mineral gübrelerin kullanımı artmıştır....

http://www.biyologlar.com/dunyada-organik-tarim-sureci

Gregor mendelin çalışmaları ve bilim dünyasına katkıları

Gregor mendelin çalışmaları ve bilim dünyasına katkıları

Mendel genetiği ya da Mendel kanunları, Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel'in genetikgenetik kanunları. Mendel, manastırın bahçesinde bezelyeleri birbirleriyle çaprazlayarak (eşleştirerek) kalıtım için ilgi çekici sonuçlar buldu. Çalışmalarını yaptığı dönemde kromozom ve genlerin varlığı bilinmemesine rağmen, özelliklerin "faktör" adını verdiği birimlerle nesilden nesile aktarıldığını söyledi. Bahçe bezelyeleriyle yıllarca yapmış olduğu...

http://www.biyologlar.com/gregor-mendelin-calismalari-ve-bilim-dunyasina-katkilari

PANGENEZİS VE GERM-PLAZMA KURAMLARI

PANGENEZİS VE GERM-PLAZMA KURAMLARI

PANGENEZİS Çoğu insan, bulunan eşey hücreleri]]ne rağmen, hala vücut parçalarının kalıtıma etki ettiğine inanılmaktaydı. Lamarck da bu görüşü desteklemiş, kazanılmış özelliklerin aktarıldığı yönünde fikirler ileri sürmüştür. Bununla beraber Darwin de ilk zamanlarında bu görüşü desteklemiş ve pangenezis denilen kuramı ileri sürmüştür. Pangenezisde her vücut hücresinin kana küçük bir gemmula ya da pangenezis denilen yapılar verdiği, bunların...

http://www.biyologlar.com/pangenezis-ve-germ-plazma-kuramlari

HERBARYUM TEKNİKLERİ

Herbaryum en kısa ve açık tanımı ile, sıkıştırılarak kurutulmuş bitki ömekleri kolleksiyonudur. Ancak bu ömeklerin, kabul edilmiş belli bir sınıflandırma sistemine göre düzenlenmiş ve bilimsel araştırmalara ışık tutucu olabilmesi için, belirli yöntemler ve tekniklere göre toplanmış olması gerekmektedir. Bu bilgilerin ışığı altında oluşturulmuş bir herbaryum biyoloji, tıp, eczacılık, ziraat ve daha değişik bir çok konularda çalışacaklara bir...

http://www.biyologlar.com/herbaryum-teknikleri-1

Gen Aktarımlı Canlılar - Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar - GDO / GMO

Son yılların en gözde tartışmalarından biri genetik olarak değişikliğe uğratılmış organizmalar üzerinedir. Kısa adıyla GMO ya da GDO (Genetically Modified Organisms-Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar), genetik müdahale yöntemleriyle genetik yapısına bitki, bakteri, virüs vb. herhangi bir başka canlıdan alınan gen veya genlerin aktarılmasıyla elde edilen yeni organizmalardır. Ekimi en yaygın genetiği değiştirilmiş bitkiler soya, mısır, pamuk ve kanoladır....

http://www.biyologlar.com/gen-aktarimli-canlilar-genetigi-degistirilmis-organizmalar-gdo-gmo

GDO’NUN DÜNYA’DAKİ ve TÜRKİYE’DEKİ YERİ

GDO’nun Dünya’daki Yeri AB’de GDO’nun üretiminin adım adım yasaklanmıştır. Avusturya, Yunanistan, Macaristan ve Polonya GDO konusunda açık ve net olup ekimi yasakladı. Fransa 2007’de aldığı bir kararla 2008 yılında GD mısır ekimine izin vermedi. Almanya Tarım Bakanı, 2009’da yaptığı açıklamayla Almanya’da 2009’da GD mısır ekimi yaptırmayacaklarını açıkladı. Böylelikle AB’nin lokomotifi konumundaki 2 ülke Fransa ve Almanya GDO tarımından...

http://www.biyologlar.com/gdonun-dunyadaki-ve-turkiyedeki-yeri

Organik Tarım Nedir?

Hiçbir şekilde yapay (kimyasal) gübre, ilaç ve hormon kullanılmaz. Ürün miktarı değil, kalite önceliklidir. Her türlü kaynaktan en ekonomik şekilde yararlanmak amaçlanır. Anlaşmalı üreticiler tarafından uygulanır. Müfettişlerce kontrol edilir. Ürünlerin tüketime sunulması için sertifika alınması mutlaka gereklidir. İngiltere'de organik, Almanya'da ekolojik, Fransa'da biyolojik tarım olarak isimlendirilen, ayrıca alternatif tarım ya da anlaşmalı üretim olarak...

http://www.biyologlar.com/organik-tarim-nedir-1

VARYASYON VE MUTASYONLAR

Karakteristik özellikler Her türün kendine özgü yani karakteristik yapısı vardır. Bu karakteristik özelliklerden yararlanılarak canlılar arasında sınıflandırma yapılmıştır. Aynı ailede bulunan insanlar benzer karakteristik özelliklere sahip olurlar. Örneğin; saç rengi, çilli olup olmamaları gibi. Anne ve babadaki karakterlerin yavruya aktarılmasına kalıtım adı verilir. Genler ile yavruya aktarılan özelliklere ise kalıtsal özellikler denir. Bu özelliklerin...

http://www.biyologlar.com/varyasyon-ve-mutasyonlar

Genler Karakterimizi Etkiliyor Mu?

Genler Karakterimizi Etkiliyor Mu?

Avusturyalı papaz Mendel 1860 yılında genetik bilimin temelini atmıştır. Günümüzde genetiğin kromozonlara dayandığı biliniyor. Bir canlı varlık hücrelerden yani çevresi bir zarla kuşatılmış canlı madde parçacıklarında oluşmaktadır. Her hücrede bir çekirdek, çekirdeğin içindele kromozom denilen mikroskobik çubuklar bulunur. Spermatozoit yani erkek döl hücresi, yumurtalık yani dişi döl hücresi genetikte en önemli rol oynamaktadır. Bu hücrelerde anne ve...

http://www.biyologlar.com/genler-karakterimizi-etkiliyor-mu

Mendel'in kalıtıma kazandırdıkları

Kalıtsal özelliklerin oğul dölleriyle nasıl aktarıldığını ilk inceleyen bilimadamı Gregor Mendel bezelyeler üzerinde çalışmış ve bezelyelerde karakterlerin nasıl taşındığını araştırmıştır. Mendel'in çalışmalarında bezelye bitkisini seçmesinin sebepleri şunlardır; 1-)Bezelye bitkisi kolay yetişir ve bir yılda birden fazla ürün verebilir. 2-)Bezelye bitkisi çift eşeylidir yani dişi ve erkek organ bir çiçekte bulunur.3-)Taç yaprakları kapalı...

http://www.biyologlar.com/mendelin-kalitima-kazandirdiklari

Zentiva Lüleburgaz Üretim Tesisleri Türkiye’yi Dünyanın İlaç Üretim Üssüne Çeviriyor

Zentiva Lüleburgaz Üretim Tesisleri Türkiye’yi Dünyanın İlaç Üretim Üssüne Çeviriyor

Zentiva Lüleburgaz Üretim Tesisleri sahip olduğu uluslararası kalite onaylarıyla tüm dünya için üretim yapıyor. Sanofi Grubu, şu ana kadar yurtdışında ürettiği 30 milyon ambalaj ürünü Türkiye’ye transfer edecek. Avrupa ilaç sektörünün lider firması Sanofi Grubu bünyesinde faaliyet gösteren eşdeğer ilaç kuruluşu Zentiva, Türkiye’nin en büyük üretim merkezlerinden biri olan Lüleburgaz’daki tesislerini dünyanın ilaç üretim üssüne dönüştürüyor....

http://www.biyologlar.com/zentiva-luleburgaz-uretim-tesisleri-turkiyeyi-dunyanin-ilac-uretim-ussune-ceviriyor

Genetiğin Dünya da ve Türkiye de Tarihsel Gelişimi

Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. "Gen" terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır. Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar tutarak,...

http://www.biyologlar.com/genetigin-dunya-da-ve-turkiye-de-tarihsel-gelisimi

Hayvanların Kan grubu Nedir

Çeşitli kan kayıplarında yaşam kurtarıcı olarak, canlıya kan verilmesi ya da bazı olaylarda tüm kanın değiştirilmesi gerekmektedir. Böyle durumlarda, gelişigüzel yapılan kan aktarmalarında, bazı kez hiçbir şey olmadığı halde, bazı kez ölümlerle sonuçlanan belirtiler görülmüştür. Komplikasyonların nedenleri üzerinde yapılan araştırmalar sonunda, alyuvarların birbirleriyle birleşerek yığınlar yaparak çöktükleri(aglütinasyon),ve daha sonra da...

http://www.biyologlar.com/hayvanlarin-kan-grubu-nedir

Genetik çalışmalarda kullanılan organizmalar ve çalışma metodları

Mendelin denemeleri sonucunda ortaya koyduğu bulgular Mendel kanunları olarak ifade edilir bu kanunlara göre aynı karakterin iki ekstrem formuna halis saf hatların melezlerinden elde edilen döllerin tümü genotipleri birbirinin aynıdır. Bu olgu üniformite kanunu olarak ifade edilir. Böyle melez döller gamet meydana getirirken her gamet her özellik için bir çift olan allel genlerden sadece birini alır. Gametlerde hangi genlerin bir arada bulunacağı tamamiyle şansa bağlıdır....

http://www.biyologlar.com/genetik-calismalarda-kullanilan-organizmalar-ve-calisma-metodlari

Genetiğin Dünyada ve Türkiyedeki Tarihi

Dünyada hayatın başladığı kabul edilen 4.6 milyar yıl önce, DNA(deoksiribonükleikasit) yaşamın hücresel metabolik aktivasyonlarını ortaya koyan genetik yapı olarak hizmet etmiştir. “Gen” terimi 1900. yıllara kadar kullanılmamasına rağmen genin fonksiyonu ile olan araştırma 1800 lü yıllarda başlamıştır. Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye varyetelerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar...

http://www.biyologlar.com/genetigin-dunyada-ve-turkiyedeki-tarihi

Erasmus Öğrenci Değişimi Programı Nedir?

Erasmus Avrupa’da yükseköğretim kalitesini artırmak amacı taşıyan ve üniversiteler arasında ülkelerarası işbirliğini teşvik ederek “üniversite öğrencisinin uluslararası hareketliliğini” öngören bir yüksek öğretim programıdır. Erasmus programı Avrupa Birliği tarafından finanse edilir. (Avrupa Birliği Erasmus Sayfası) Bu program için Avrupa Birliği ülkelere fon ayırır. Bazı ülkelerde değişim programına katılmak isteyen öğrenci sayısının...

http://www.biyologlar.com/erasmus-ogrenci-degisimi-programi-nedir

BİYOLOJİNİN GELECEĞİ VE İNSANLIĞA KATKILARI NELERDİR

Bütün yaşam bilimleri için de tıbbın veya tarımın ayrılmaz bir parçası olarak düşünülüyordu. Çünkü insan olgunun doğaya donuk ilgisi her şeyden önce yaşamını sürdürmesi sağlayacak şeyler yönetilmişti (yaşam) anlamındaki yunanca bios ve (bilim) anlamındaki logas kelimelerinden üretilen biyoloji terimine ancak 14. yüzyılında bilim dünyasına armağan edildiyse de bu bilim ilgilendiği konular antik çağdan beri gündemdedir. Aristileos in benimsenmiş...

http://www.biyologlar.com/biyolojinin-gelecegi-ve-insanliga-katkilari-nelerdir

TÜRKİYEDE BİYOLOJİNİN GELECEĞİ

Biyolojinin deneysel bir bilim olarak doğuşu, M.Ö. 4. yüzyılda Yunan bilginleriyle başlar. Daha eski uygarlıkların tarım ve hayvancılık konusundaki bilgilerini Eski Yunanlıların yeryüzündeki yaşamın başlangıcına ilişkin görüşleri biyolojinin doğuşunu daha erken tarihlere götürürse de, ilk biyoloji bilgini olarak ARİSTO’ nun adı anılır. Eski Yunanistan’ın en büyük bilgin ve düşünürlerinden biri olan Aristo, birçok hayvanı keserek yapısını...

http://www.biyologlar.com/turkiyede-biyolojinin-gelecegi

 
3WTURK CMS v6.0