Biyolojiye gercekci yaklasimin tek adresi.

Arama Sonuçları..

Toplam 4 kayıt bulundu.

Ormanların Yaşamsal Faydaları

Türkiye'de, yılbaşından bu yana çıkan bin 165 yangında 3 bin 32 hektarlık orman alanı kül olurken, bunun bin 195 hektarı son 10 günde çıkan yangınlarda yitirildi. Yangunlardan çoğu, ihmal ve dikkatsizlik sonucu başlarken 108'i kasıtlı olarak çıkarıldı. Orman Genel Müdürlüğü yetkililerine göre, bu yılın başından temmuz ayının ikinci haftasına kadar yurt genelinde bin 165 orman yangını çıktı. Bu yangınlarda 3 bin 32 hektarlık orman alanı yok oldu. Yangınların çoğuna insanların ihmal ve dikkatsizliği, anız yakma, çoban ateşi, sigara ve piknik ateşinin neden olduğu belirlendi. Orman yangınlarından 108'inin ise kasıtlı çıkarıldığı, bu yangınlarda da 120 hektar orman alanının zarar gördüğü tespit edildi. Yılbaşından bu yana çıkan orman yangınlarında zarar gören 3 bin 32 hektarlık orman alanının bin 195 hektarı 1-11 Temmuz günleri arasında yitirildi. Bu dönemde yanan orman alanının yaklaşık 800 hektarı Bodrum ve Manavgat'taki yangınlarda kaybedildi. Aşırı sıcaklar, nem oranının azlığı ve rüzgar gibi faktörler, yangınlarda yitirilen orman alanı miktarının artmasına yol açtı. Yangınların fonksiyonel zararı Türkiye Ormancılar Derneği Genel Sekreteri İsmet Bayraktar, Türkiye'nin orman yangınlarıyla sadece maddi zarara uğramadığını aynı zamanda orman yangınlarıyla birlikte erozyonu engelleme, toprak koruma, su rejimini düzenleme, havadaki zararlı maddelerin bir kısmını tutma, oksijen üretme, gürültü kirliliğini azaltma gibi birçok fayda sağlayan fonksiyonel değerlerin de yok olduğunu belirtti. Orman yangınlarının, ağaçları kül ederken toprağın biyolojik yapısını da bozduğuna dikkati çeken Bayraktar, "Yangınların ardından tahrip olan toprak yeniden ağaçlandırılabilir ama toprağın yeniden canlanması ve o bölgenin tekrar orman görünümü almasının uzun yıllar alır" dedi. Bayraktar, orman yangınlarının toprak rantı sağlamak için kasıtlı olarak da çıkarıldığını iddia ederek, bu nedenle yanan alanların kısa süre içinde ağaçlandırılması gerektiğini kaydetti. Ormanların yaşamsal faydaları Son günlerde birbiri ardında çıkan yangınlarda yitirdiğimiz ormanların, insanlar ve doğal dengenin korunması açısından pek çok faydası bulunuyor. Bir hektar ladin ormanı yılda 32 ton, bir hektar kayın ormanı 68 ton ve bir hektar çam ormanı da yılda 30-40 ton toz emerken, 100 yaşındaki bir kayın çevresindeki yaz sıcaklığını 5-8.5 santigrat arasında azaltabiliyor, kış sıcaklığını 1.5-2.8 santigrat arasında artırabiliyor. Bir metreküp orman, toprağı 100 kilometre uzunluğundaki ağaç kökleriyle sararak erozyondan koruyor. 15-20 adet orman ağacının ya da 150 metrekarelik toplam yüzeye sahip ağaç yapraklarının bir yılda ürettiği oksijen miktarı, bir insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Açık alanda 100 kilometre olan rüzgarın hızı ise ormanlık alanda 50 kilometreye kadar düşüyor. Ormanlar tepe taçları ve gövdeleriyle yağmurların toprağı tahrip etmesini önlerken, orman toprağı da yağış sularını emerek, yeraltı su kaynaklarını destekliyor. Ormanların sunduğu faydalar: * Kayın ağacı, bir yıl içinde 7 kilogram toz ve 300 kilogram zehirli gazı emip, dışarı süzüyor, gövdesinde meydana gelen bozulmalarla havadaki kirlenme miktarı hakkında bilgi veriyor * Ormanlar, yakınından geçen 50 metre genişliğindeki bir otobanın trafik gürültüsünü 20-30 desibel oranında azaltıyor * Yapraklı ağalardan meydana gelen bir bölgede en az 50 kuş türü yaşayabiliyor * 25 metre boyunda ve 100 yaş civarında bir kayın ağacı, kökleri ve kılcal damarları aracılığıyla yılda 30 bin litre su çekerek ve toprağın akmasını önlüyor * Günümüzde hava kirliliğinin yaklaşık yüzde 50'si ormanlar tarafından temizlenip dezenfekte ediliyor * Ormanlar, ağaçsız bir alana göre 8 kat fazla humus oluşturarak topraktaki canlıların yaşamasına olanak sağlıyor * 25 metre boyunda ve 15 metre tepe çatısına sahip bir kayın ağacı saatte 1.5 kilogram oksijen üretiyor * Ormanlar aynı zamanda yapacak ve yakacak hammadde kaynaklarıdır. Bunun yanı sıra bitkisel nitelikli tohum, çiçek, kozalak ve benzeri kaynaklar ile mineral nitelikli çakıl, kum gibi hammadde kaynaklarının bir kısmı da ormanlardan elde edilmektedir. Ormanlar işsizliği önlemede rol oynuyor * Bitkiler ve hayvanlar için doğal bir su kaynaklarıdır. Kar ve yağmur biçimindeki yağışı yapraklı, dalları, gövdesi ve kökleri ve tutarak sellerin ve taşkınların oluşmasını önler. Ayrıca yeraltı sularının oluşmasına yardım eder * Yaban hayatı ve av kaynaklarını korurlar. Nesli tükenmekte olan hayvanların üretimi, korunması ve barınmasında koruma alanları oluştururlar. Bu sahalar milyonlarca canlının yuvasıdır * Radyasyonu önler * Su buharını yoğunlaştırarak yağmur haline gelmesini sağlar * Ormanlar, eğlenme, dinlenme ve boş zamanları değerlendirme imkanı sağlar. Havası, suyu, doğal görünümleri ve sakin ortamı ile özellikle şehirlerde yaşayan insanları kendisine çeker. Bu yönüyle insanların beden ve ruh sağlığı üzerinde olumlu rol oynar * Orman içinde ve dışında yaşayan insanlara çeşitli iş alanları sağlar, işsizliği önlemede etkin rol oynar, böylece köyden kente göçü azaltır * Ulusal savunma ve güvenlik bakımından da çok önemlidirler. Askeri birliklerin savaş tesisleri ile araç ve gereçlerinin gizlenmesinde, savaş ekonomisi bakımından değer taşıyan reçine, katran ve tanenli maddelerin elde edilmesini sağlarlar * Ayrıca ormanlar barajların ekonomik ömrünü uzatır, doğal afetleri önler, ülke turizmine katkıda bulunurlar.

http://www.biyologlar.com/ormanlarin-yasamsal-faydalari

Tiazolidindionlar ile Uzun Süreli Tedavi Mesane Kanseri Riskini Artırabilir

Tiazolidindionlar ile Uzun Süreli Tedavi Mesane Kanseri Riskini Artırabilir

Bir tiazolindion (TZD) türevi olan pioglitazonun  kullanımı tip 2 diyabetli hastalarda mesane kanseri riskini artırabiliyor. Yapılan bir çalışmada, TZD'lerin kullanımı ile pioglitazon ve başka bir alternatif TZD olan rosiglitazon ile mesane kanseri riskinin ilişkisi değerlendirildi. İngiltere Sağlığı Geliştirme Ağı veritabanı kullanılarak, tip 2 diyabeti olup tedavisine TZD türevleri (n=18.459 hasta) veya sülfonilüre (SÜ) (n=41.396 hasta) başlananların dahil edildiği bir retrospektif kohort çalışma gerçekleştirildi. Yeni kanserler, 196.708 kişi-yıllık izlemde tespit edildi. Zarar/risk oranlarının tahmininde Cox oransal azalmalı risk modelleri kullanılarak %95 güven aralığında mesane kanseri riski yönünden TZD kullanımı ile SÜ kullanımı karşılaştırmalı olarak incelendi. Riskin, ilaca maruz kalma (kullanım) süresi ile ilişkisi de değerlendirildi. Çalışmada, SÜ kohortunda 137 ve TZD kohorttunda 60 yeni mesane kanseri olgusu belirlendi. Sonuçlar, bu iki kohort çalışması arasında mesane kanseri riski açısından anlamlı bir ilişki göstermedi (TZD'ye karşılık SÜ, HR = 0.93,%95 GA = 0.68-1.29). Bununla birlikte, ilaca maruz kalma açısından bir değerlendirme yapıldığında, en uzun süreli SÜ tedavisi karşılaştırıldığında mesane kanseri riskinin, TZD tedavisiyle arttığı gözlemlendi (kullanım ≥ 5 yıl, HR=3.25, %95 GA= 1.08-9.71). Buna ilaveten, tedaviye başlandıktan bu yana en uzun süre ile ilaç kullanımı olanlar arasında (ilk kullanımdan itibaren ≥ 5 yıl), mesane kanseri riski de, SÜ tedavisine göre TZD tedavisiyle artmış bulundu (HR=2.53, %95 GA=1.12-5.77). Yine mesane kanseri riski, pioglitazon ve rosiglitazona başlama süresi uzadıkça arttı (pioglitazon için, Ptrend <0.001) ve rosiglitazon Ptrend =0.006). Pioglitazon ile rosiglitazon arasında kanser riski açısından anlamlı fark olmadığı da gösterildi ( P =0.49). Çalışmanın sonucuna göre, tip 2 diyabetli hastalarda uzun süreli TZD tedavisi (≥ 5 yıl)   mesane kanseri riskinde artışla ilişkili olabilir. http://www.medical-tribune.com.tr/node/3093

http://www.biyologlar.com/tiazolidindionlar-ile-uzun-sureli-tedavi-mesane-kanseri-riskini-artirabilir

4 Milyar Yıl Önceki ‘RNA Dünyası’ Yeniden Canlandırıldı

4 Milyar Yıl Önceki ‘RNA Dünyası’ Yeniden Canlandırıldı

Yaşamın temel hususlarından birisi, kendini eşleyebilme özünden çıkan üreme ve üreyebilme özelliğidir.

http://www.biyologlar.com/4-milyar-yil-onceki-rna-dunyasi-yeniden-canlandirildi

Beyin damarları nöral kök hücre sayısını <b class=red>artırabiliyor</b>

Beyin damarları nöral kök hücre sayısını artırabiliyor

Los Angeles California Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar kan damarlarının anne karnında bebeğin beyin gelişimi üzerindeki birçok etkisini daha keşfetti.

http://www.biyologlar.com/beyin-damarlari-noral-kok-hucre-sayisini-artirabiliyor

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0