Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 2166 içerik listeleniyor

  • HERBARYUM TEKNİKLERİ

    Herbaryum en kısa ve açık tanımı ile, sıkıştırılarak kurutulmuş bitki ömekleri kolleksiyonudur. Ancak bu ömeklerin, kabul edilmiş belli bir sınıflandırma sistemine göre düzenlenmiş ve bilimsel araştırmalara ışık tutucu olabilmesi için, belirli yöntemler ve tekniklere göre toplanmış olması gerekmektedir. Bu bilgilerin ışığı altında oluşturulmuş bir herbaryum biyoloji, tıp, eczacılık, ziraat ve daha değişik bir çok konularda çalışacaklara bir...

    https://www.biyologlar.com/herbaryum-teknikleri-1
  • HERBARYUM TEKNİKLERİ

    Herbaryum en kısa ve açık tanımı ile, sıkıştırılarak kurutulmuş bitki ömekleri kolleksiyonudur. Ancak bu ömeklerin, kabul edilmiş belli bir sınıflandırma sistemine göre düzenlenmiş ve bilimsel araştırmalara ışık tutucu olabilmesi için, belirli yöntemler ve tekniklere göre toplanmış olması gerekmektedir. Bu bilgilerin ışığı altında oluşturulmuş bir herbaryum biyoloji, tıp, eczacılık, ziraat ve daha değişik bir çok konularda çalışacaklara bir...

    https://www.biyologlar.com/herbaryum-teknikleri-1
  • Güneş Enerjisinden Sıvı Yakıt Üretilecek

    Güneş Enerjisinden Sıvı Yakıt Üretilecek

    Bilim insanları, güneş enerjisinden sıvı yakıt üretilmesini sağlayacak yeni bir yöntem üzerinde çalışıyor. Al Jazeera’nin haberine göre, Harvard Üniversitesi araştırmacıları güneş enerjisinden sıvı yakıt üretilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdiklerini açıkladı. Bilim insanları yaşanan gelişmenin güneş enerjisine yapılacak yatırımları ciddi ölçüde artıracağına inanıyor. Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde...

    https://www.biyologlar.com/gunes-enerjisinden-sivi-yakit-uretilecek
  • Akdeniz Plastik Atık Çöplüğüne Dönüşüyor

    Akdeniz Plastik Atık Çöplüğüne Dönüşüyor

    Bilim insanları Akdeniz’de bin ila üç bin ton plastik atık biriktiğini saptadı. Biriken bu atıklar hem insan hem hayvan hayatını tehlikeye atıyor.İspanyol bilim insanları, Akdeniz’de yaptıkları kapsamlı araştırma sonucu deniz yüzeyinde şişe, çanta, ambalaj parçalarından oluşan bin ila 3 bin ton küçük plastik atığın yüzmekte olduğunu saptadı.Plastik atık birikiminin Akdeniz’in biyolojik zenginliği için zararlı olduğunu kaydeden bilim insanları,...

    https://www.biyologlar.com/akdeniz-plastik-atik-coplugune-donusuyor
  • Organlar Kendini Nasıl Yeniler

    KALP 20 YIL Yıllarca kalp hücrelerinin doğduktan sonra değişmediği sanıldı. Ancak, New York Üniversitesi’nden Dr. Piero Anversa tersini ispatladı ve kalbin kendini 20 yılda yenilediğini belirtti. SAÇLAR 3-6 YIL Yaklaşık 100 bin adet seç telinin her biri ayda 1.25 santimetre uzuyor. Dolayısıyla saçların kaç yaşında olduğu da saçın uzunluğuna göre değişiyor. MİDE DUVARI 3-5 GÜN Midedeki hücrelerin asite dirençli olmadığını belirten İsveç-Karolinska...

    https://www.biyologlar.com/organlar-kendini-nasil-yeniler
  • ‘Küresel Isınma 6 Canlı Türünden Birisini Yok Edebilir’

    ‘Küresel Isınma 6 Canlı Türünden Birisini Yok Edebilir’

    Küresel ısınma mevcut hızında devam ederse her altı canlı türünden birisinin soyununtükeneceği uyarısı yapıldı.ABD’nin Connecticut Üniversitesi’nden Mark Urban’ın küresel ısınma ve risk altındaki canlı türlerini incelediği araştırması, dünya üzerindeki türlerin yüzde 16’sının soyunun tükeneceği sonucuna varıyor.Science dergisinde yayınlanan araştırma en çok Güney Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki türlerin tehlike altında olduğu ifade...

    https://www.biyologlar.com/kuresel-isinma-6-canli-turunden-birisini-yok-edebilir
  • Havadaki Karbondioksitten Sanayi Malzemesi Üretildi

    Havadaki Karbondioksitten Sanayi Malzemesi Üretildi

    ABD’li bilim insanları havadaki karbondioksitten pahalı bir imalat malzemesi olan karbon nano-lif üretme yolu buldu.Güneş enerjisiyle çalışan sistem sıcak erimiş tuzun karbondioksidin emilmesini ve oluşan lifin elektrot üzerinde toplanmasını sağlıyor.Sistem henüz bir saatte 10 gram lif üretiyor.Uzmanlar bu yöntemlerini temel alan daha büyük boyutlu sistemlerin atmosferdeki karbondioksit seviyesini azaltabileceğini söylüyor.Ancak bazı uzmanlar, bunun maliyetinin...

    https://www.biyologlar.com/havadaki-karbondioksitten-sanayi-malzemesi-uretildi
  • Cop 12’de “Ekolojik Restorasyon” Oturumu

    Cop 12’de “Ekolojik Restorasyon” Oturumu

    BM Çölleşmeyle Mücadele 12. Taraflar Konferansı yan etkinlikleri kapsamında 14.10.2015 tarihinde, “Ekolojik Restorasyon” konulu oturumda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü uzmanlarınca çeşitli sunumlar yapıldı. Oturumun moderatörlüğünü Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Aydoğdu ile Biyolojik Çeşitlilik Dairesi Başkanlığı’ndan Şube Müdürü Ergül Terzioğlu yaptı.Oturumun açılışında Orman ve Su işleri Bakanlığı Müsteşar...

    https://www.biyologlar.com/cop-12de-ekolojik-restorasyon-oturumu
  • Gen Haritası Nedir?

    Popüler bilim, araştırmalarındaki sınırsızlığını çağımızın belki de en önemli nedenine “gen” lere yönelterek devam ettirmeye çalışıyor. İnsan gen haritası projesi, bitiş çizgisine geldi. Bu Proje, 250 milyon dolarlık maliyeti ile bugüne dek gerçekleştirilen en pahalı, en kapsamlı bilimsel çalışma. Araştırmayı destekleyenler, haritanın tümüyle çıkartılması sonucunda, ömrün uzamasının yanı sıra, kanserden kellik sorununun çözümüne,...

    https://www.biyologlar.com/gen-haritasi-nedir
  • İnsan gen haritasının tamamlanması ne anlama geliyor?

    MIT'nin Whitehead Enstitüsü'nden Eric Lander, bu çalışmayı 1800'lü yılların sonunda hazırlanan elementlerin periyodik tablosuna benzetiyor. ''Genomik, bence biyolojinin periyodik tablosu'' diyen Lander, bilim adamlarının tüm olayları bu liste yardımıyla açıklayacaklarını öne sürüyor. Bu liste bir CD-ROM'a sığabiliyor. Halihazırda, hastalardan DNA örnekleri alan bilim adamları, floresan moleküller bağladıkları örneği cam bir çip üzerine serpiştiriyor. Cam...

    https://www.biyologlar.com/insan-gen-haritasinin-tamamlanmasi-ne-anlama-geliyor
  • Ekolojinin Politikası: Yeni Sınırlar, Yeni Aktörler konferansından notlar

    Ekolojinin Politikası: Yeni Sınırlar, Yeni Aktörler konferansından notlar

    “Bugünkü sorunlarımızın temelinde olan ama pek görünmeyen, marjinal olduğu düşünülen ya da nüve halindeki radikal ve eleştirel pratikleri nasıl görünür kılarız, bu pratiklerin gelişmelerine nasıl destek oluruz, onları nasıl teorize ederiz?” sorusundan çıktı Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Ekolojinin politikası: Yeni Sınırlar, Yeni Aktörler” konferansı. Geçen hafta sonu (27-28 ) Kasım’da iki gün boyunca  bizim de Yeşil Gazete olarak...

    https://www.biyologlar.com/ekolojinin-politikasi-yeni-sinirlar-yeni-aktorler-konferansindan-notlar
  • Kuraklıktan etkilenen yağmur ormanlarında en uzun ağaçlar en önce ölüyor

    Kuraklıktan etkilenen yağmur ormanlarında en uzun ağaçlar en önce ölüyor

    Amelia Urry tarafından Grist‘te yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Merve Ayparlar‘ın çevirisiyle paylaşıyoruz.Yağmur ormanları deyince muhtemelen aklınıza ilk gelen şey kuraklık değil. Ama olmalı. Çünkü bu ikisi hem düşündüğümüzden çok daha ilişkili, hem de – Nature’ dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre – tropikal yağmur ormanları kuraklık zamanlarında ilk önce en heybetli ağaçlarını kaybediyor.İklim...

    https://www.biyologlar.com/kurakliktan-etkilenen-yagmur-ormanlarinda-en-uzun-agaclar-en-once-oluyor
  • 1986 Çernobil Nükleer Faciasından Yıllar Sonra Vahşi Yaşam Geri Döndü

    1986 Çernobil Nükleer Faciasından Yıllar Sonra Vahşi Yaşam Geri Döndü

    1986’da yaşanan Çernobil Nükleer Faciası’ndan sonra binlerce insan, nükleer serpinti nedeniyle bir daha dönmemek üzere evlerini terk etti. Bölgede yeni yapılan bir araştırmaya göre Çernobil’de kanada geyiği, kızıl geyik, karaca,  yaban domuzları ve kurtların sayısında artış var. Elde edilen bulgular vahşi yaşamın kendi haline bırakıldığında eski haline döndüğünü gösteriyor. Ayrıca elde edilen bulgular, Fukushima faciasının etkilerin uzun süreli...

    https://www.biyologlar.com/1986-cernobil-nukleer-faciasindan-yillar-sonra-vahsi-yasam-geri-dondu
  • ODTÜ, Kıbrıs’a güneş santrali kuruyor

    ODTÜ, Kıbrıs’a güneş santrali kuruyor

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü’de 1 Megawatlık foto-voltail güneş enerji santrali kuruluyor.Gündem Kıbrıs’ta yer alan habere göre Ertek ve Solar Power Konsorsiyumunun üstlendiği güneş enerji santralinin kurulumunun Şubat ayı sonunda tamamlanması hedefleniyor. KIB-TEK’in onayının ardından üretime başlayacak olan santral, iki yıl boyunca yüklenici firma tarafından işletilecek.Bir yıl boyunca yapılan ölçümler ve modellemeye dayalı...

    https://www.biyologlar.com/odtu-kibrisa-gunes-santrali-kuruyor
  • Kuş Gribi Virüsü Nasıl Ortaya Çıktı

    Bu sürece dair bilgiler, ancak şu ana kadar bildirilen olgu­lar üzerinden tanımlanmıştır ve sınırlıdır. Virüs bulaşan kişide 2-17 gün sonra hastalık ortaya çıkabilir. Genellikle ilk şikayetler 38 derecenin üzerinde seyreden ateş, kas ağrısı, nefes darlığı, öksürük, balgam vb.’dir. Üst solunum yolu bulguları da (örneğin boğaz ağrısı) zaman zaman eşlik edebilir. İshal ve göz enfeksiyonu görülebilir. Bir seri olguda hastalığın başlangıcından...

    https://www.biyologlar.com/kus-gribi-virusu-nasil-ortaya-cikti
  • Hücre Döngüsü ve Polimorfizm

    Hücre Döngüsü ve Polimorfizm

    Gen değişimleri, onkogenlerin aşırı ifade edilmesi ve hücre döngüsü düzenleyicileri tümör gelişiminde önemli rol oynayan faktörlerdendir 1. Bunlardan hücre döngüsünün denetimi, çoğu biyolojik sürecin ve kansere yolaçabilen kontrolsüz hücre çoğalmasının anlaşılmasında asıl ilgi odağı durumundadır. Hücre döngüsünü düzenleyen sistemlerin pek çok bileşeninin kanserle bağlantısı olduğundan kanser, bir hücre döngüsü düzensizlik hastalığı...

    https://www.biyologlar.com/hucre-dongusu-ve-polimorfizm
  • TRANSGENİK BİTKİLER (GDO) 'İN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

    Transgenik bitkiler ya da diğer bir ifadeyle Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)'ın insan sağlığı üzerine olası etkilerini allerjik, antibiyotik dayanıklılık, yabancı DNA'nın yenmesi, karnabahar mozaik virüsü ve gıda kalitesi açısından incelemek mümkündür. Transgenik Bitkilerin Olası Allerji Etkileri. Belirli gıdalara karşı allerjisi bulunan bireyler, herhangi bir ürünü satın aldıklarında bunun içeriğini inceleyerek allerjik reaksiyona sebep olan...

    https://www.biyologlar.com/transgenik-bitkiler-gdo-in-insan-sagligina-etkileri
  • TRANSGENİK BİTKİLERDEKİ RİSKLER VE ENDİŞELER

    Dünya’da en yaygın olarak ticari üretime geçmiş olan bazı transgenik bitkilere ( mısır, pamuk soya ve kanola) Bacillus thuringiensis bakterisinden izole edilen Bt endotoksin geni ve Streptomyceses hygroscopicus bakterisinden izole edilen bar geni transfer edilmiştir. Bt geni bitkilere aktarıldığında bazı böceklere toksik olan bir protein üreterek bitkileri böceklere dayanıklı hale getirmektedir. Bar geni ise aktarıldığı bitkiyi bazı herbisitlere (ot öldürücülere)...

    https://www.biyologlar.com/transgenik-bitkilerdeki-riskler-ve-endiseler
  • BİTKİLERDE GEN AKTARIMININ NEDENLERİ

    İnsanlar eskiden beri bitkilerin genetik özelliklerini ıslah yöntemiyle değiştirmeye çalışmışlardır. Bu yöntemle de oldukça başarılı sonuçlar almışlardır. Ancak bu yöntem birbirine yakın türdeki bitkiler arasında gerçekleştirilebilmektedir. Yani farklı türler arasındaki gen aktarımı, gen teknolojisi bulunana kadar mümkün değildi. Gen teknolojisi sayesinde bu sorun ortadan kalktı. Bilim insanları bitkilerdeki çeşitli genlerde değişiklik yapabilme imkânı...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerde-gen-aktariminin-nedenleri
  • GDO’NUN DÜNYA’DAKİ ve TÜRKİYE’DEKİ YERİ

    GDO’nun Dünya’daki Yeri AB’de GDO’nun üretiminin adım adım yasaklanmıştır. Avusturya, Yunanistan, Macaristan ve Polonya GDO konusunda açık ve net olup ekimi yasakladı. Fransa 2007’de aldığı bir kararla 2008 yılında GD mısır ekimine izin vermedi. Almanya Tarım Bakanı, 2009’da yaptığı açıklamayla Almanya’da 2009’da GD mısır ekimi yaptırmayacaklarını açıkladı. Böylelikle AB’nin lokomotifi konumundaki 2 ülke Fransa ve Almanya GDO tarımından...

    https://www.biyologlar.com/gdonun-dunyadaki-ve-turkiyedeki-yeri
  • GDO' LU üRÜNLERE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER

    Dünyada genetik yapısı değiştirilmiş canlıların ve bunlardan elde edilen gıdaların dağılımı hızla artmaktadır. Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar; bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofletler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvanlardan elde edilen gıdalar ile pamuk GDO’lu olma riski taşıyan tarımsal...

    https://www.biyologlar.com/gdo-lu-urunlere-karsi-alinabilecek-onlemler
  • AKIL HASTALIĞI TEDAVİSİNDE UMUT IŞIĞI

    Bilim dünyasında önemli gelişme! Bilim adamlarının yeni araştırmaları akıl hastalığı tedavisinde umut ışığı oldu. Bilimadamları, aile geçmişinde akıl sağlığı sorunları bulunan kişilerden toplanan hücrelerden beyin hücresi geliştirdiklerini açıkladı. Edinburgh Üniversitesi Biyolojik Psikiyatri Profesörü Andrew McIntosh, bipolar bozukluk ve şizofreni tanısı konmuş kişilerden alınan deri örneklerinden farklı türde beyin hücreleri ürettiklerini...

    https://www.biyologlar.com/akil-hastaligi-tedavisinde-umut-isigi
  • Belleğin Temel Taşı RNA

    1960'lı yıllarının ortalarında Houston (Texas), Baylor Üniversitesinde farmakolog olan Prof. Georges Ungar ilginç bir seri deneme yapmıştır. Fanus içerisine kapatılan beyaz bir fare, belirli aralıklarla fanusun üzerindeki bir gonkla rahatsız edilmekteydi. Fakat fare alışmaya yatkın bir hayvandır. Günler ve haftalarca devam eden bu gonk sesine belirli bir süre sonra alışmaya başlamıştır. Bu şekilde alıştırılmış yüzlerce farenin beyni dondurularak saklanmış ve...

    https://www.biyologlar.com/bellegin-temel-tasi-rna
  • ERKEK SİNEKLER KENDİNİ ALKOLE VURUYOR

    Dişilerin reddettiği erkek meyve sineklerinin kendilerini 'Alkole vurduğu' belirlendi. ABD'nin California Üniversitesi'nden bilim adamlarının yaptığı araştırmada, ''Sirke sinekleri'' de denilen meyve sineklerinin (Drosophila melanogaster) beynindeki nöropeptid F molekülünün, hayvanlar ''Tatmin'' olduğunda arttığı, aksi durumda azaldığı, dolayısıyla, ''Mutlu erkek sineğin'' alkol oranı yüksek yiyecekleri genellikle tercih etmediği ve beynindeki molekül seviyesinin...

    https://www.biyologlar.com/erkek-sinekler-kendini-alkole-vuruyor
  • Zonguldak'ta Reishe Mantarı Bulundu

    Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, kanser ve alzheimer hastalıklarının tedavilerinde kullanılan ve 'parlak derili' anlamına gelen Reishi mantarı bulundu. Uzun yaşam mantarı olarak da bilinen Reishi mantarı, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Strateji Geliştirme Daire Başkanı Veli Eliçora’nın bir yakını tarafından Devrek ilçesi kırsalında fark edildi. Cilalı bir görünüm arz etmesinden şüphelenen vatandaşın haber verdiği Eliçora, incelemesi için ZKÜ...

    https://www.biyologlar.com/zonguldakta-reishe-mantari-bulundu
  • KALITIM KROMOZOM TEORİSİ

    Hücre bilimi olan sitoloji mendelin çağında henüz emekleme dönemindeydi.Daha iyi mikroskoplar yapıldığında bile henüz uygun deneysel araştırmalar geliştirilemediği için kromozomlar keşfedilememişti.Çekirdek içerisinde özel birtakım şeylerin varlığına ilişkin ilk kımıldanmalar mendelin çalışmalarını yapılmasından üç yıl kadar sonra,1869’da Friedrich Miescher isimli genç bir isviçreli öğrenci hücre çekirdeğinde nüklein adını verdiği bazı...

    https://www.biyologlar.com/kalitim-kromozom-teorisi
  • Otizmin Genleri İlk Kez Tespit Edildi

    ABD'li bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırmalar sonucu otizmin genlerin mutasyona uğramasıyla oluştuğu ortaya çıktı Bağımsız çalışan bir grup bilim insanı, tıp dünyasında ilk kez, çocuklarda otizme neden olan birçok genetik mutasyonu tespit ettiklerini açıkladı. Nature dergisinde yayımlanan araştırmalar, geçmişteki sayısız bulguya da göz önüne alarak, beyin gelişiminde yüzlerce, hatta binlerce genetik farklılığın olumsuz rol...

    https://www.biyologlar.com/otizmin-genleri-ilk-kez-tespit-edildi
  • ET YİYEN BAKTERİ

    ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan Robert Vaughn, “et yiyen bakteri”nin üç hafta içindeki üçüncü kurbanı oldu. Vaughn şu an kendisi için yardım kampanyaları düzenlenen bakteri kurbanı Aimee Copeland’le aynı hastanede tedavi görüyor. Et yiyen bakteri başına bela oldu Copeland, Küçük Tallapoosa Irmağı’nda el yapımı bir asma köprü üzerinden geçerken bacağında oluşan sıyrık dolayısıyla et yiyen bakteri olarak da bilinen “necrotizing fascitiis”...

    https://www.biyologlar.com/et-yiyen-bakteri
  • Fazla Çay Erkeklere Zarar

    Fazla çay içen erkeklerde prostat kanseri riskinin artabileceği belirtildi. ANKARA BBC'nin haberine göre, İskoçya'nın Glasgow Üniversitesi'nden bilimadamlarının araştırmasına 21-75 yaşındaki 6 binden fazla erkek katıldı. Bilimadamları, 37 yıl boyunca katılımcılardan çay, kahve, alkol ve sigara alışkanlıklarıyla ilgili anketi doldurmalarını istedi ve dönem dönem bu kişileri kanser testine tabi tuttu. Araştırmacılar, günde 7 fincandan fazla çay içen...

    https://www.biyologlar.com/fazla-cay-erkeklere-zarar
  • B12 Eksikliği Uyarısı

    Ufuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Demirtaş, gençler arasında çok sesiz bir şekilde B12 eksikliğinin arttığı söyledi. ANKARA - Yıldız Aktaş Ufuk Üniversitesi'nde bilişsel bozuklukların tespite yönelik yapılan araştırma, gençlerdeki konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, halsizlik gibi şikayetlerin B12 vitamini eksikliğinden kaynaklandığını ortaya koydu. Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Demirtaş,...

    https://www.biyologlar.com/b12-eksikligi-uyarisi
  • Nanoteknoloji Ve Kullanım Alanları

    Nanoteknoloji Ve Kullanım Alanları

    "Nano" Yunancadan ve Latinceden alınmış bir sözcüktür ve anlamı cüce demektir. Ayrıca kısaltma olarak milyarda bir olarak da kullanılır.

    https://www.biyologlar.com/nanoteknoloji-ve-kullanim-alanlari
  • Van Gölü'nde yeni canlı türü

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Naime Arslan, 1.5 yıldır Van Gölü'nün 35 ayrı noktasında yaptıkları çalışmalar sonucunda yeni canlı türünü tespit ettiklerini söyledi. Doç. Dr. Arslan, Gözle görülebilen bu solucana, Van Gölü'nde yaşadığı için 'Enchytraeus vanii' adını vermeyi düşünüyoruz. Bu solucan türü dünyanın en eski sakinlerindendir dedi. Türkiye'de 3 bin...

    https://www.biyologlar.com/van-golunde-yeni-canli-turu
  • MİKROORGANİZMALARLA GENETİK MADDE AKTARIMI - GEN TRANSFERİ

    Bakterilerde genetik materyalin küçük veya büyük bir bölümü bir bakteriden diğerine çeşitli mekanizmalar aracılığı ila aktarılıp, sonunda önemli genetik değişiklikler oluşabilmektedir. Verici bakteriden alıcı bakteri hücresine, bakteri genomunun aktarılması sonucu her iki bakteri hücresinin genetik özelliklerini birlikte içeren melez bakteriler meydana gelirler. Bakterilerde görülen bu olaylar sırasında, yüksek canlılarda olduğundan farklı olarak, iki...

    https://www.biyologlar.com/mikroorganizmalarla-genetik-madde-aktarimi-gen-transferi
  • Grönland’da Yaşamkalım Uzmanı Bir Bakteri

    Yeni tanımlanan bir bakteri türü Grönland’da 120.000 yıldır içinde sıkışıp kaldığı buzdan canlı çıkmayı başardı. Pensilvanya Devlet Üniversitesi’nden Jennifer Loveland-Curtze ve arkadaşları, Grönland buzullarında yaklaşık üç kilometre derinden çıkardıkları buz örnekleri içinde son derece küçük, bugüne kadar tanımlanmamış yeni bir bakteri türü keşfetti. 120.000 yıl önce oluşmuş buzul tabakasının içinde, o günden bu yana düşük...

    https://www.biyologlar.com/gronlandda-yasamkalim-uzmani-bir-bakteri
  • Domatesler neden artık eskisi gibi lezzetli değil?

    Domatesler neden artık eskisi gibi lezzetli değil? ABD’nin Florida Üniversitesi’nde araştırmacı Harry Klee on yıl boyunca domateslerdeki lezzet farklılıklarını araştırdı Domatesler neden artık eskisi gibi lezzetli değil? Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada 100 farklı domates cinsi 170 gönüllü tarafından test edildi. Sonuçlara göre domatesin lezzetinde iki faktör rol oynuyor; şeker ve bitkiye kokusunu veren bileşenler. Araştırma domates...

    https://www.biyologlar.com/domatesler-neden-artik-eskisi-gibi-lezzetli-degil
  • 500 milyon yıllık geni canlandırdılar!

    500 milyon yıllık geni canlandırdılar! Ağustos Çarşamba, Bilim insanları, “paleo-deneysel evrim” adı verilen bir yöntem kullanarak, 500 milyon yıllık bir bakteriden alınan geni, canlı bir bakteriye aktardı. ABD’nin Georgia Tech Üniversitesi’nde gerçekleştirilen deneyde, bilim insanları yüz milyonlarca yıl öncesine ait ‘antik genleri’ bir bakteri fosilinden alarak Escherichia Coli (E.Coli) bakterisine aktarmayı başardı. Yapılan deneyle, bin nesildir...

    https://www.biyologlar.com/500-milyon-yillik-geni-canlandirdilar
  • Şüpheli cinayetlerin aydınlatılmasında kullanılan böceklerin, Türkiye genelinde haritaları çıkarılacak.

    Şüpheli cinayetlerin aydınlatılmasında kullanılan böceklerin, Türkiye genelinde haritaları çıkarılacak. Şüpheli cinayetlerin aydınlatılmasında hızlı ve etkin ilerleme sağlayan ''leş böcekleri''nin haritası çıkarılacak. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Hancı, olayların aydınlatılmasında saç teli, kan ve terin uzmanlara yardımcı olduğunu, bunun yanında ceset üzerindeki böceklerin de adli...

    https://www.biyologlar.com/supheli-cinayetlerin-aydinlatilmasinda-kullanilan-boceklerin-turkiye-genelinde-haritalari-cikarilacak-
  • HIV'E MOLEKÜL ENGELİ

    Teksas Üniversitesi kimyagerleri, insan DNA’sına 16 gün boyunca bağlı kalabilecek spesifik bir dizilime sahip molekül üretmeyi başardı. Molekülün, AIDS’e neden olan virüs ve kanser gibi genetik hastalıkların önüne geçilmesinde devrim niteliği taşıdığı belirtildi. Bilim insanları, yapılan keşfin, hatalı DNA’ların tedavi edilmesinde rol oynayacak ilaçlar üretilmesinde kullanılabileceğini düşünüyor. Teksas üniversitesi kimyageri ve biyokimya uzmanı...

    https://www.biyologlar.com/hive-molekul-engeli
  • Göz seğirmenizi hayra yormayın

    Göz seğirmelerinin sık aralıklarla ve uzun süre devam etmesinin, ciddi nörolojik hastalıkların habercisi olabileceği bildirildi Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Tunç, göz seğirmelerinin ve kasılmalarının sık rastlanan bir rahatsızlık olduğunu dile getirerek, bazen tek taraflı bazen iki taraflı görülebildiğini, günlerce hatta aylarca sürebildiğini söyledi. Göz seğirmeleri arasında tek bir kas lifinin...

    https://www.biyologlar.com/goz-segirmenizi-hayra-yormayin
  • Sabun, macun ve deodoranttaki tehlike

    16 Ağustos 2012 Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları ve kozmetiklere katılan triklosanın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları ve kozmetiklere katılan ve sağlık üzerine pek çok olumsuz etkileri olan triklosanın yeni bir marifeti daha ortaya...

    https://www.biyologlar.com/sabun-macun-ve-deodoranttaki-tehlike
  • Gen tedavisiyle koku alabildiler

    Michigan Üniversitesi'nden Dr. Jeffrey Martens ve ekibinin, hücre yüzeyinde yer alan sil adlı uzantıların olmaması nedeniyle koku almayı engelleyen Anozmi adlı genetik bozukluğa sahip fareler üzerinde yaptığı gen tedavisi başarılı oldu. Bozukluğun, IFT88 proteininin eksikliğinden kaynaklandığını belirten bilimadamları, bir grip virüsüne, içinde IFT88 bulunan normal gen dizilerini yerleştirdi. 3 gün süren tedaviden sonra farelerin hücrelerinin yüzeylerinde...

    https://www.biyologlar.com/gen-tedavisiyle-koku-alabildiler
  • Sağırlık için kök hücre tedavisi umudu

    Yapılan en son araştırmalarda, iç kulaklarına insan kök hücresi enjekte edilen sağır farelerin işitme duyusunu kısmen kazandığı görüldü. İngiltere’nin Sheffield Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, kulaklarına insan kök hücresi enjekte edilerek tedavi edilen sağır farelerin işitme duyusu kısmen onarıldı. Bir çöl faresi türü olan gerbiller üzerinde yapılan deneyi yürüten Marcelo Rivolta, alınan sonuçlar hakkında, “Kök hücresiyle...

    https://www.biyologlar.com/sagirlik-icin-kok-hucre-tedavisi-umudu
  • Domateste ‘böceksavar’ gen bulundu

    Domateste ‘böceksavar’ gen bulundu Yapılan en son araştırmada, tarımsal olarak yetiştirilen domateslerin, böceklerden korunabilmek için yabani kuzenlerinden öğrenebileceği beceriler olduğu ortaya çıktı. Michigan Eyalet Üniversitesi’nde (MSU) yapılan son araştırmada, bilim insanları, domateslerin böceklere karşı savunmasında rol oynayan geni keşfederek, daha sağlıklı bitkilerin yetiştirilmesinde önemli bir adım attı. Tarımsal olarak uzun sürede...

    https://www.biyologlar.com/domateste-boceksavar-gen-bulundu
  • Kistik Fibrozis Nedir

    Kistik Fibrozis kalıtsal (ailevi geçiş gösteren) bir hastalıktır. Doğumdan itibaren birden çok organımızı etkileyerek bu organlarda fonksiyon (işlev) bozukluklarına yol açar. Kistik fibroziste esas olarak etkilenen organlarımız dış salgı bezlerinin bulunduğu organlarımızdır. Akciğer, pankreas, barsak, ter bezleri dış salgı bezlerinin en çok yer aldığı organlardır. Normalde dış salgı bezlerinin ince ve akışkan salgısı vardır. Bu salgılar ile akciğerlerin...

    https://www.biyologlar.com/kistik-fibrozis-nedir
  • Laboratuvar ortamında tiroit oluşturuldu

    Laboratuvar ortamında tiroit oluşturuldu. Brüksel Üniversitesi'nden Sabine Costagliola ve ekibi, kısaca "iPS" adı verilen pluripotent kök hücrelerinden laboratuvar ortamında ilk tiroidi oluşturmayı başardı. Laboratuvar ortamında oluşturulan tiroit, bir fareye nakledildi. Fareye nakledilen tiroit, uzun süre, etkili ve düzenli olarak tiroit hormonu salgıladı ve hipertiroit (tiroit bezinin fazla çalışması) hastası fare iyileşti. Bilimadamları, yeni çalışmanın...

    https://www.biyologlar.com/laboratuvar-ortaminda-tiroit-olusturuldu
  • TRİPLET YAPIDAKİ NÜKLEOTİDLERİN SIRALANIŞI

    Nasıl ki bir sanat sanatkâr sahibini gösteriyorsa bir harfte elbette ki kâtibine işaret eder. Dolayısıyla amino asitlerin dizilişi DNA’nın varlığını ortaya koymaktadır. Buradan hareketle nükleotid dizilişinin anlam kazanabilmesi için DNA ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Nitekim triplet yapıda nükleotidlerin dizilişi hakkında Nrenberg, Mathei ve Khorona birbirlerinden bağımsız olarak çalışmışlar ve birbirlerini destekleyen sonuca ulaşmışlardır. ...

    https://www.biyologlar.com/triplet-yapidaki-nukleotidlerin-siralanisi
  • Philadelphia Deneyi

    RAINBOW PROJESI ( PHILADELPHIA EXPERIMENT ) RIMENT "YOK OLDU" ve 640 Km UZAKTA ORTAYA ÇIKTI. MOLEKÜL TRANSFERİ GERÇEKLEŞTİ Mİ? 28 Mart 1943 ; ABD'li bilim adamı Dr. Morris Jessup'ın, Einstein'ın birleşik alanlar kuramına dayanarak bir "ışınlama" deneyi yaptığı iddia edildi. 'Philadelphia deneyi" adıyla bilinen ve askeri gizlilik içersinde gerçekleştirilen olayda, 104 mürettebatlı "USS Eldridge" adlı askeri gemi, tanıkların iddialarına göre Philadelphia deniz...

    https://www.biyologlar.com/philadelphia-deneyi
  • Nörofibromatozis'in Genetiği (Kalıtımı)

    NF otozomal dominant bir hastalıktır. Otozomal demek, NF geninin otozom adı verilen 22 çift kromozomdan bir çiftinde bulunması demektir (NF1 geni 17 numaralı kromozomda, NF2 geni 22 numaralı kromozomda bulunmaktadır). Bu kromozomlar (17 ve 22) hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunduğu için NF her iki cinsiyette de görülür, yani hasta olan anne ya da babadan hastalık kız ya da erkek çocuklarına geçebilir. Dominant (baskın) terimi ise kromozom çiftinde bulunan hastalık ile...

    https://www.biyologlar.com/norofibromatozisin-genetigi-kalitimi
  • Erkeklerde doğurganlığı etkileyen genlerin belirlenmesini ve bu sayede yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini amaçlayan uzmanlar, 9 yeni gen bulduklarını açıkladı.

    Erkeklerde döl verimliliğini artırmaya aday olan genler üzerine ABD’de yayınlanan “İnsan Genetiği” dergisinde yer alan makaleye göre, yaklaşık 270 çiftin ve 123 erkeğin DNA yapısındaki farklılıkları inceleyen uzmanlar, bulunan 9 genin, erkeklerde doğurganlık genlerinin belirlenmesinde etkin rol oynadığını tespit etti. Araştırmayı yürüten ekipten Northwestern Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Gülüm Kosova, üzerine bulundu. Kısırlığın...

    https://www.biyologlar.com/erkeklerde-dogurganligi-etkileyen-genlerin-belirlenmesini-ve-bu-sayede-yeni-tedavi-yontemlerinin-gelistirilmesini-amaclayan-uzmanlar-9-yeni-gen-bulduklarini-acikladi-
  • Boy Uzamasını Belirleyen Gen

    Harvard ve Oxford üniversitelerinin katkılarıyla yapılan bir araştırmada, insanlarda boyu belirleyen gen bulundu. 35 bin kişinin DNA'larını inceleyen uzmanlar, bazı insanların diğerlerinden daha uzun olmasının nedeninin genetik şifrelerinde yer alan tek bir harfte kaynaklandığını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, boyu belirleyen "HMGA2" adlı genin, şifresinde T yerine C harfi bulunan bir kopyasının çocuğa geçmesi halinde, bu kişinin boyunun yarım santimetre...

    https://www.biyologlar.com/boy-uzamasini-belirleyen-gen
3WTURK CMS v8.1